Çöl bitkisi Jojoba Türkiye'de de yetiştiriliyor

Çöl bitkisi jojoba Türkiye ' de de yetiştiriliyor
31 Mart 2013 Pazar 12:15
Son Güncelleme: 12:17

ANTALYA - Ana vatanı Amerika kıtası olan jojoba bitkisinden elde edilen tohumun kilosunun 5 liradan alıcı bulduğu, tohumdan elde edilen yağın özellikle kozmetik sektöründe kullanıldığı bildirildi.

Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu ' nun (TÜBİTAK) 1985 yılında yayınladığı dergide jojoba bitkisi hakkında makale okuyan Hüsnü Akdeşir, araştırma yapmaya başladı. 1988 yılında Osmaniye ' de jojoba bitkisi yetiştiriciliğini yerinde gören Akdeşir, daha sonra Amerika ' da bu konuda incelemelerde bulundu.

Antalya ' nın Kumluca ilçesindeki arazisine deneme amacıyla jojoba fidanı diken Akdeşir, 2005 yılında emekli olduktan sonra bu bitkinin yetiştiriciliğini geliştirmeye karar verdi. Akdeşir, 6.5 dekar arazisinin tamamına jojoba fidanı dikti.

Akdeşir, çalımsı bir çöl bitkisi olan ve tohumlarındaki yağ kullanılan jojobanın dikildikten kısa süre sonra tohum vermeye başladığını ancak tam ürün vermesinin 6-7 yılı bulduğunu söyledi.

Bitkinin sahillerde, kıraç alanlarda yetiştirilmeye uygun olduğunu vurgulayan Akdeşir, 'Jojobanın tohumundan yüzde 50 civarında yağ alınabiliyor. Bu yağ da özellikle kozmetik alanında kullanılıyor. Tam verimli bir ağaçtan yılda 5 ile 10 kilo arasında tohum alınır. Jojobanın tohumunun kilosu 5 dolardan alıcı buluyor. Bu da dekar başına 2 bin 500 ile 4 bin dolar arasına getirisi olduğunu gösteriyor' dedi.

'Ürün iyi fiyata alıcı buluyor'

Akdeşir, 8 yıldır jojobayı üretmek ve tanıtmak için uğraştığını anlatarak, şunları söyledi:

'Üretimini yapmak isteyen çiftçilere yardımcı olmak istiyorum. Jojoba, kasım ayından itibaren çiçeklenmeye başlıyor ve eylül, ekim aylarında hasat ediliyor. Türkiye ' de jojoba yağına oldukça talep var. Ürün iyi fiyata alıcı buluyor. Bahçemdeki bazı ağaçlardan 10 kiloya kadar ürün alıyorum. Jojoba üretiminden son derece memnunum, çünkü hiç masrafı yok. Bugüne kadar bahçemde zirai ilaç veya gübre kullanmadım. Sadece kökünde su göllenmemesi ve arazinin rüzgar alması gerekiyor.'

Kumluca Ziraat Odası Başkanı Süleyman Kayhan ise jojoba bitkisinin uygun şartlarda 150-200 yıl verimli olabildiğini belirtti. Eğimli arazilerin değerlendirilmesi açısından jojoba yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılabileceğini vurgulayan Kayhan, odalarının da fidan temin etme konusunda yardımcı olabileceğini kaydetti.
 
Ynt: Çöl bitkisi Jojoba Türkiye'de de yetiştiriliyor

'Jojoba' Diye Bir Bitki...

Jojoba kozmetik ve ilaç endüstrisinin vazgeçemediği bir bitki. Şimdi ağır sanayide de kullanım alanı buluyor... Tıpkı İsrail ' de olduğu gibi ülkemizin kurak alanlarında yetiştirilmesi halinde büyük stratejik önem kazanabilir.

MOTORLARDA hareketli elemanların sürtünmesinden kaynaklanan sorunları bugüne kadar hep mineral yağlar çözdü. Kaydırıcılığı son derece yüksek olan bu yeni nesil yağlar sayesinde otomobillerde eskiden 1500 km?de bir yenilenen motor yağları şimdi 20 bin km ' de değişiyor.

İşin sırrı mineral yağlara eklenen üstün nitelikli katkılarda...

Bu katkıların bir bölümü laboratuar ortamında üretiliyor ve çoğu yine mineral kökenli.

Ancak bir bitkiden elde edilen yağ bu katkılara rağmen motor yağlarının karakterini efsanevi nitelikleriyle değiştirmeye hazırlanıyor.

'Jojoba' Diye Bir Yağ

Eğer bu yağ kimyasal polimerizasyon işlemlerinden beklenen sonuçları verirse motor yağlarında devrim niteliğinde bir gelişme olacak; arabaların ekonomik ömrü boyunca yağ değiştirmeye gerek kalmayacak.

Çalışmalar Amerika ve Fransa ' da sonuçlanma aşamasında. Japonlar ise yağı modifiye etmeye çalışıyorlar.

Bu yağın elde edildiği bitkinin adı jojoba. Yerel dillerde 'yoyoba' veya 'hohoba' da deniyor.

Jojoba tipik bir step bitkisi. Hem çölleşmiş hem de bozkır haline dönüşmüş topraklarda yetişiyor.

En önemli karakteri genetik olarak hastalıklara karşı dayanıklılığı ve kuraklığa meydan okuması...

Halen özel plantasyon alanlarında en çok Kaliforniya ve Arizona ' da kültürü yapılan bitkinin çalı biçimindeki ağaç formundan çeşitli maddeler elde ediliyor.

Kuraklığa ve tuzluluğa son derece dayanıklı... Kökleri 12 metre kadar derine iniyor.

Asıl ilginçliği gece gündüz sühunet farkından serbest atmosferde oluşan bağıl nemi soğurarak su ihtiyacını karşılaması.

1200 metreye kadar yükseltilerde yetişen bitkinin ekonomik verim açısından ömrü yaklaşık 50 yıl.

Dekar başına belli aralıkları korumak şartıyla ortalama 50 ağaç düşüyor. 50 yıl içinde her yıl dekar başına 1 ton tohum alınabiliyor. Bu ağaç başına yaklaşık 20 kg tohum üretimi demek.

Ağaçların tohum kalite verimliliği yıllar içinde değişmiyor. Dünyada yağ kalitesi yıllarca aynı kalabilen tek tohum jojoba.

Araştırmacılar bu yağdaki oksidasyonu önleyen maddeyi izole etmeye çalışıyorlar. Bu başarılabilirse zamanla evsaf yitirmeyerek hiç bozunmayan bir yağ elde edilmiş olacak.

Çok Yönlü Özellik Ve Yüksek Kazanç

Bu tohumların Amerika serbest pazarında şu andaki talep fiyatı 14001700 dolar arasında.

Tohumlar ekstraksiyon yoluyla ezilip yağı çıkarılırsa, bu yağın rafine edilmemiş ham fiyatı 3 bin 600 ila 4 bin 200 dolar/ton düzeyinde.

Jojobanın en önemli kısmı yüksek yağ verimine sahip bu sihirli tohumları...

Tohumların yüzde 42 ila 51 ' i en yüksek kalitede yağ haline dönüşebiliyor. Bu özelliğiyle hintyağı bitkisinden daha verimli...

Elde edilen yağ henüz rafine edilmemiş ham haliyle dahi son derece ilginç özelliklere sahip.

Öncelikle tüm makinelerde yüksek sıcaklık ve basınç altında moleküler yapısı bozulmuyor.

Mikronize kaydırıcılık özelliği sayesinde metal ve makine aksamlarında en ince poröz yüzeylere dahi nüfuz ediyor.
Yüksek kompresyon ve basınç altında köpüklenmiyor.

Yağın içeriğindeki metil polisiloksan benzeri doğal kimyasal yapı köpük oluşmasını önlüyor.

Jojoba yağı yüksek sürtünmeyi önlemek amacıyla füze ve uzay araçları gibi en hassas teknolojik makinelerde kullanılıyor.

Yüksek devirli turbo ve turboprop sistemlerin ise vazgeçilmezleri arasında.

Jojoba yağı genellikle yanmayan ve duman çıkarmayan tek yağ. Yüksek derecelerde bile ısınmaması ve bozunmayan stabilite si onu çelik sanayinde kullanılan tek bitkisel yağ haline getiriyor.

Diğer taraftan kolaylıkla hidrojenize edilebiliyor. Bu özelliğiyle yumuşak ve ipeksi dokusuyla kozmetik sanayinde de kullanılıyor.

Epitelyum dokusunun yenilenmesini sağlayan jojobanın bir diğer özelliği ise açıktan nem soğurması.

Bu niteliği sayesinde deri yüzeyinden su kaybını önlüyor Böylece hassas ciltleri koruyan en önemli kozmetik maddelerden biri haline geliyor. Ayrıca piyasada çok pahalı olan doğal nitelikli E vitamini (alphatocapherol) jojobadan elde ediliyor.

Jojoba yağı fiksatif olarak matbaa mürekkeplerinde ve sanat boyalarında da kullanılıyor. Jojobadan dönüşüm yoluyla elde edilen nitelikli akrilik solüsyonlar boyacılıkta devrim yaratacak kadar önemli hale gelmiş durumda.

Yağın bir diğer özelliği ise yüksek nitelikli reçinelerin koruyucu özelliklerini göstermesi. Bu niteliğiyle gemi inşa sanayi ve deniz boyalarının yapımında yer alıyor.
Yer cilaları ve ahşap koruyucu özellikleri nedeniyle de tercih ediliyor.

Yağın çıkarılması sonucu kalan posa ise çok değerli. İçinde birçok hayati aminoasitleri bulunduran bu kitleden nitelikli proteinler elde ediliyor.

Deniz Kenarından Bozkır Yaylalarına

Jojoba tuz deşarjı nedeniyle kimyasal yapısı bozulan verimsiz bozkır topraklarından deniz kenarındaki tuzlu kumluklara kadar her yerde yetişiyor. Özellikle yarı çöl niteliğindeki topraklar onun en çok sevdiği alanlar.

Toprağın yüzde 4 ' e kadar tuzlu olması halinde dahi en yüksek düzeyde verim alınabiliyor.

Jojoba ilk iki yıl uzun aralıklarla birkaç kez sulanıyor. Ondan sonra su istemiyor.

Jojobanın yağına kalite katan en büyük unsur ise sadece güneş ve kısmen çölleşmiş bozkır toprağı. Doğal zararlısı neredeyse yok. İlaç ve gübre gerekmiyor.
Başta GAP projesi kapsamı dışında kalan verimsiz araziler ile fazla yükseltisi olmayan AkdenizOrta Anadolu geçiş havzalarında iyi verim alınabileceği düşünülüyor. Ege bölgesinin verimsiz arazileri de kapsam içinde.

Bize yakın iklimlerde yetiştiği tek yer ise İsrail. İsrail, jojoba tarımını tamamen kültüre almış durumda. İsrail bu bitkiyi hem ekonomik hem de stratejik anlamda yetiştiriyor. Böylece verimsiz alanlar yeşeriyor; erozyon önlenmiş oluyor.

İsrail ' de çeliklerle çoğaltılan bitkiden her yıl ciddi kazançlar elde ediyor. Tohum ihracı ise en çok Amerika, Avustralya ve Fransa ' ya yapılıyor.

Halen başta Çin olmak üzere Hindistan ve Kuzey Afrika ülkeleri bu bitkiyi verimsiz alanlarında yetiştirmeyi planlıyorlar. Yakın bir gelecekte bitkinin enerji açığını kapatacak yakıt dönüşüm özelliği kazanacağı yönünde ciddi beklentiler de var. Jojoba yağına olan ihtiyacı şu anda Amerika, Meksika ve kısmen Avustralya karşılıyor. Ancak arz ve talep arasındaki açık günden güne artıyor.

Bugün için jojoba dünyada stratejik bitkiler arasında en ön sırada.

İlgi duyan girişimciler ve çorak arazilerinde zor koşullarda gerçekleştirdikleri tahıl tarımına alternatif bitki olarak jojobayı düşünebilirler.
Bu konuda ciddi araştırmalar yapan ve tohum adaptasyon çalışmalarını başarıyla gerçekleştiren Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi ' ne başvurmakta yarar var.

Notepad
Bilindiği gibi fastfood mutfaklarında en büyük sorun kızartma yağlarının kısa sürede yanması. Bu yüksek oksidasyon sonucu kanserojen maddelerin oluşması demek. Riski kısmen önlemek için kullanılan yağlar hidrojenize edilerek katılaştırılıyor. Ayrıca çok sert palmiye yağları da karışıma ekleniyor. Bu kez kanser riskinin yanı sıra damarlarda plak oluşma riski ortaya çıkıyor. İşte jojoba yağı yakın bir gelecekte fastfood sanayinde bu yağların iyileştirilmesinde kullanılacak. Çünkü jojoba yağı uzun bir süre yanmıyor ve katılaştırmaya gerek yok. Kullanılan yağ her zaman tazeliğini koruyor. Bu özellik hem maliyetleri düşürecek hem de olası hastalık risklerini önleyecek.

Pazarlama Penceresinden
Halen ticari anlamda jojoba tarımı yapılan ülkeler şunlar: ABD, Arjantin, Avustralya, Şili, Mısır, İsrail, Meksika, Peru... Daha fazla bilgi için 'Uluslararası Jojoba İhracat Birliği' internet sitesini ziyaret edebilirsiniz: 'http://ijec.net/get_certified.html
 

Benzer Konular