GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR


Arkadaşlar çevemde çiftçilik yapanların çoğu 40 yaşın üzerinde ve babanın yanında yetişme.
Yeni yetişen 25 yaş altı çiftçi adayı yok gibi, hayvancılkta buna benzer.
Bundan sonrası için diyorum benim 14 yaşında oğlumda dahil nasıl yetiştirecez .
Ziraat mühendisliğimi okutacaz , veterinerlikmi, bu arada geleneksel çıraklık kalfalık işleri nasıl oluyor sizlerde.
Okul iş dengesini güzel kuran arkadaşlar var sitemizde, ikisinide güzel götüren.
Sizde bir şeyler yazmak istermisiniz bu konuda.
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

bence çocuğu okul haricinde evde bırakmayacan boş olduğu zaman tarlaya götürecen çekirdekten yetişme ile 20 25 yaşından sonra çiftciliğe başlaması arasında çok fark var
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

ismail_17 link=topic=69224.msg788099#msg788099 date=1382722496' Alıntı:
Arkadaşlar çevemde çiftçilik yapanların çoğu 40 yaşın üzerinde ve babanın yanında yetişme.
Yeni yetişen 25 yaş altı çiftçi adayı yok gibi, hayvancılkta buna benzer.
Bundan sonrası için diyorum benim 14 yaşında oğlumda dahil nasıl yetiştirecez .
Ziraat mühendisliğimi okutacaz , veterinerlikmi, bu arada geleneksel çıraklık kalfalık işleri nasıl oluyor sizlerde.
Okul iş dengesini güzel kuran arkadaşlar var sitemizde, ikisinide güzel götüren.
Sizde bir şeyler yazmak istermisiniz bu konuda.
Abi eğer tarla bitkisiyle uğraşacaksan ziraat okutacan...ama hayvancılık yapacaksan veteriner okutacan...tabi bu arada tarlada çalıştırmaya devam ett çünkü küçüklükten alışırsa işini sever...
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

egitimli olmak veya olmamak üniversite okumak veya okumamak çokda önemli degil
elbet faydası olur
fakat asıl önemli olan sevgi ve para dengesini iyi kurarsan köyde dogmuş büyümüş bir çocuk babasıda tarım ve hayvancılıkla ugraşıyorsa çok kolay ve çok rahat bir şekilde bu meslege adapte olur ve başarılı olur
yok eger sade para pompalarsan yan gelip yatmaya alışır bu işte asla başarılı olamaz
yada sadece sev ve sevdigin için bu meslegi yap parada az veya kısıtlı karnın doyar zorunlu ihtiyaçlarını karşılarım dersen yine başarılı ve verimli olmaz
yaptıgı veya yapacagı işlere göre çocugun cebine belirli aralıklarla yaptıgı iş kadar para koymak en cezbedici yöntem şuanda
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

ben 22 yaşındayım hem açıköğretimden işletme hemde çiftçilik yapıyorum. Ufaklığımdan beri tarlaya gidip gelirim ilk önce yolda tarlaya giderken traktörü kullandırarak aşıladılar bana bu çiftçiliği zamanla tarlada iş yapmaya başladım ilk tarla işçiliğim gobleyle oldu sonuçta kolay bir iş sürekli tarla sonuna geldin mi sola dönüp duruyorsun :) bence yavaş yavaş tarlaya götürerek çiftçiliği sevdirebilirsiniz tabi içinde bu işe karşı bir nefret varsa işten kaçacaktır işten sonra daha çok para vererek ödüllendirebilirsiniz. ziraat mühendisliği okursa daha güzel olur şehirde bitane dükkan açar sertifikalı tohum ilaç vb şeyler satarakta ek gelir elde eder.
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

YAVUZ_13 link=topic=69224.msg788118#msg788118 date=1382723164' Alıntı:
egitimli olmak veya olmamak üniversite okumak veya okumamak çokda önemli degil
elbet faydası olur
fakat asıl önemli olan sevgi ve para dengesini iyi kurarsan köyde dogmuş büyümüş bir çocuk babasıda tarım ve hayvancılıkla ugraşıyorsa çok kolay ve çok rahat bir şekilde bu meslege adapte olur ve başarılı olur
yok eger sade para pompalarsan yan gelip yatmaya alışır bu işte asla başarılı olamaz
yada sadece sev ve sevdigin için bu meslegi yap parada az veya kısıtlı karnın doyar zorunlu ihtiyaçlarını karşılarım dersen yine başarılı ve verimli olmaz
yaptıgı veya yapacagı işlere göre çocugun cebine belirli aralıklarla yaptıgı iş kadar para koymak en cezbedici yöntem şuanda
söylediğiniz çok doğru parayla sevdirme yöntemi en güzeli :) beni babam hala parayla kandırabiliyor :) 20li yaşlarda da arabayla kandırırsanız bu ona 25 30 yaşına kadar gider zaten o arada bir kız bulup evlenme düşüncesi başlar :)
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

Abi herkesin derdi ayrı... bizimki daha 1-2 haftalık abisi 3-4 yaşında :)

Her gece altını ıslatmasın diye gece yarısı büyüğü çişe tutuyom, küçüğe herşey serbest :) bunları düzene koymanın derdindeyiz.

Senin çocuklar büyümüş maşallah senin derdin de bi başka...

Şka bi yana... uygulama, icraat, çalışma, terleme gerisi hikaye. İsterse okudukça okusun, ölene kadar okusun, icraat-el becerisi-pratik uygulama yoksa boş derim...

Ha bide 'çekirdekten yetişmenin' yerini hiç bişe tutmaz... ne okuyacağına kendi karar versin isterse alaksız bişey okusun eğer virüsü almışsa 'toprak çeker' tıp okuyan bi mısırlı tanıdık vardı ankarad tanışdık, dedsinin köyünü, tarllarını hatta eşeklerini anlatıp dururdu :)

Ayrıca ülkemizde 'gönüllü ziraatçiler' 'akademik-okullu ziraatçilerden' önde gidiyor... Bereket ' in kurucusun ilahiyatçı-televizyoncu olmalı, babası arıcı (hatta bizim burya konar yazları) virüs ordan gelmiş :)

Açıklaması zor ama TOPRAK ÇEKER :)

**************

Parayla kandırma ha, sizi gidi üçkağıtçılar, çok güldüm :) ama evet ödül/ceza önemli...
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

Arkadaşlar ben işle ilgili ve ekonomik konularda memnunum sabah erken kalkmakta dahil her sabah kaldırırım sabah namazına benim için önemli . fakat okolun dersin önemini anlatamıyorum.
Bende önemsemiyordum dersleri orta okuldan sonra okumadım.
Fakat belli yaştan sonra kıymetini anlıyorsunuz okulun .Buradan bakıncada yüksek okul okuyanların hali başka.
 

Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

İsmail abi tarım fuarlarına-gezilerine, veteriner-ziraat fakültelerine-çiftliklerine götürmek işe yarayabilir... Bereket tv başta tarım kanalları tarımı epey sevdirdi... işe yarayabilir.
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

ismail_17 link=topic=69224.msg788143#msg788143 date=1382724324' Alıntı:
Arkadaşlar ben işle ilgili ve ekonomik konularda memnunum sabah erken kalkmakta dahil her sabah kaldırırım sabah namazına benim için önemli . fakat okolun dersin önemini anlatamıyorum.
Bende önemsemiyordum dersleri orta okuldan sonra okumadım.
Fakat belli yaştan sonra kıymetini anlıyorsunuz okulun .Buradan bakıncada yüksek okul okuyanların hali başka.
Aga, dertlerimiz ortak beyaw. Bu akşam konuştuk evlatla, orta sonda ; Tarım Meslek Lisesine gidecem falan diyor.:) Şimdilik elim ayağım oldu, başka hangi işe yönlendirsek bilemiyorum.
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

ismail_17 link=topic=69224.msg788143#msg788143 date=1382724324' Alıntı:
Arkadaşlar ben işle ilgili ve ekonomik konularda memnunum sabah erken kalkmakta dahil her sabah kaldırırım sabah namazına benim için önemli . fakat okolun dersin önemini anlatamıyorum.
Bende önemsemiyordum dersleri orta okuldan sonra okumadım.
Fakat belli yaştan sonra kıymetini anlıyorsunuz okulun .Buradan bakıncada yüksek okul okuyanların hali başka.
okumadan tabiki olmaz en azından lise mezunu olması lazım. yaşamadan anlayamaz söylemekle olmuyorsa uygulayacaksınız okuldan sonra gelip sizinle çalışıcak ağır işler vereceksiniz yardım etmiceksiniz sonrada derslerini düzeltirsen bunları yapmazsan deyip dersleri düzeldiğinde fazla iş vermeden cebinede güzel para koyarak ödüllendirceksiniz zaten bu yaşlarda aklı başından gider lise 2 3 gibi aklı başına gelir. Babam bana böyle yaparak toparladı o deli çağlarım yüzünden 1 sene sınıfta kalmıştım :)
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

Tarım meslek lisesi ülke genelinde ÇOK az kaldı...ama ÇOK yararlı, zaten koca bi çiftlik aslında :) eskiden mezun oldumu hemen atanıyordun, şimdiyi bilemiyom...

Ziraat-veteriner fakültelerinde köy kökenliler ve tarım lisesi kökenliler ÇOK önde olurlar...
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

ismail abi özel bir kurumda ingilizce öğretmeniyim kendimi bildim bileli toprakla uğraşıyoruz. işler ayrılınca babamın şahsına aldığı 480 fiattan bugunlere geldik çok şükür. ilkokulda okuldan çıkınca eve gelirdik arkadaşlarım sokağa top oynamaya çıkarken ben babamın yanına tarla işi yardımına giderdim. 2. traktörü aldığımız zamanlarda ,1995 gibi , annem dahi babamla tarla sürmeye tırmık çekmeye vs her işe giderdi traktöre atlayıp. şimdi de öyle tohum zamanı işler sıkışırsa bazen sabaha kadar ben yer hazırlıyorum gündüz babamlar ekiyor.gündüz kurumda öğretmenliğe devam elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. biçerdöveri ben kullanıyorum sezon kapanınca balyaya başlıyoruz onun da çoğuna ben kullanıyorum. . mesleğimi de çok seviyorum. çiftçiliği daha çok ama. iş çıkışı arabaya atlayıp direk tarlaya, haftasonları da. . ben ikisini de bir arada götürebiliyorum. iyi bir çiftçi bence çekirdekten yetişmeli. işin ruhu burda.. babadan oğula devam ediyor çünkü mal mülk babadan kalıyor.. sonradan çiftçi olanlar işin kadrini kıymetini pek bilmez. günümüzde herkes şehire kaçma gayretinde, bu durum tarımla uğraşanların yaş ortalamasını yükseltiyor. çoğu zaman görüyorum 65-70 yaşında amcalar tarla işi yapmaya çalışıyorlar, boynunu çevirip arkaya bakamıyor yada duyma görme sorunları olmasına rağmen mecburiyetten iş yapmak zorunda kalıyor. traktörlerle trakfikte tehlikeli bir şekilde seyrediyorlar. bunun yanında çoğu zaman görüyorum 15-16 yaşında genç babası tarlaya yollayınca zoraki gidip ekipmanın orasını burasını kırıp iş kalsın da şehirde arkadaşlarıyla gezmeye gitsin diye. herşeyin başı eğitim. çekirdekten yetişme, özveri.
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

Sadece bizim işlerde değil aslında diğer bizim işlerin yan kollarıda böyle parçacıya gidiyoruz en beğendiğimiz parçacının devamı yok tamirciye gidiyoruz onunda devamı yok çocukları okutuyor herkes.Mühendisler yapacak herhalde bu işleride.
Bizde okutçaz mecbur, bu arada bizim işide sevdirmeğe çalışıyorum ki benden daha iyi deha geliştirerek yapsın sizlerinde dediği gibi.
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

doktorsihirbaz link=topic=69224.msg788127#msg788127 date=1382723555' Alıntı:
söylediğiniz çok doğru parayla sevdirme yöntemi en güzeli :) beni babam hala parayla kandırabiliyor :) 20li yaşlarda da arabayla kandırırsanız bu ona 25 30 yaşına kadar gider zaten o arada bir kız bulup evlenme düşüncesi başlar :)
mesela benim köydek, abimin 2 çocugu var ikside erkek
biri busene zor bela liseyi bitirdi diger küçük olan ilkögretim, b,t,rnce bıraktı daha okumam dedi
sebep açık
çocuk sayısı az
baba çocukların beynine aşılamış mal mülk para sizin kafanıza göre takılın
sonuç ortada
çocuklar para kazandıkları için çiftçilik diyor başka birşey demiyor
egitim yok genel kültür sosyal hayat vsvs sıfır
veya kendimi örnek vereyim
ben liseyi bitirdigimde biz yaşayan 8 kardeştik ben en küçüktüm lisede yukarısı yoktu bizimkilerde bende biraz ekonomik açıdan sıkıştırılmam sonucu yani oaln malı mülkü yaşım itibariyle kullanamama ve tarlalrda çalışan normal bir işçi gibi onlarla aynı şartlarda çalışınca ve elimede maddi olarak pek birşey geçmeyince yani karın tokluguna çalışmak diyebiliriz birnevi
ve sonuç
buralar bana göre degil dedim ve üniversiteye gittim
oda bitti yüksek lisans
oda bitti
tabi ben lisans ve yüksek lisans dönemlerinde güze paralar kazandım bekar bir genç için iyi sayılabilecek paralar giriyordu cebime böyle oluncada herkonuda rahattım :D
busefer illa köye gel denildi
aşırı ısrar baskı vs
tabi o arada yaş 25-26 oldu
neyse geldim yine eski usule yakın bir düzen ekonomik konularda sıkmaya başladılar oarada askerlik vs derken sene 2010 oldu yaş 29 oldu
masaya yumrugumu vurdum ve yönetimde tabiri caizse darbe yaptım
ogün bugündür beni evlendirmeye ugraşıyorlar ama nafile :D
tabi böyle gidecek diye bir kanun yok ilalki evlenecegim tabi kafama uygun birini bulursam :D
 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

Şimdi zurnanın zırt dediği nokta bu yorum işte!

Tarım sadece bi meslek değil nesilden nesile YAŞAYAN Bİ KÜLTÜR! babadan-oğula, nesilden nesile geçecek başka yolu yok. Kesinti oldumu BİTER!

Bu da parayla-eğitimle ÖĞRENİLEMEZ! Yaşamaktan başka yolu da YOK! Yaşa ki öğrenesin o kadar... Analık-babalık öğrenilmez-anlatılmaz yaşanır...

Zaten bu yüzden onlarca tarım-veterinerlik fakültesi varken tarımımız kör-topal. Buralarda okuyanların çoğunluğu severek gelmemiş, mezuniyetten sonrada işini yapmayacak zaten!

Şimdi toprağı bırakmış İstanbula göçmüş birinin nesline gel maaş+sigorta+ne istersen de gene köyüne-toprağa dönemez, dönse ne yapacağını bilemez! Bilse yapamaz, yapsa başaramaz... Yaşayan kültür öldü mü DİRİLMEZ artık. Ruhuna fatiha...

Tarıma sadece para-maliyet veya yurtdışından daha ucuza et-süt alırız diye bakan okumuşlara-akademiklere-siyasetcilere BİN selam olsun!!!

Ölmüş bi tarımı, tarım kültürünü diriltmek ölmüş birini diriltmek kadar zor! vesselam...

Tarım korunmalı, kollanmalı, yaşatılmalı...
 

Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

Şunu yazmadan edemiyecem...

Olaya biraz geniş bi pencereden bakarsak;

Ademoğlunun kişiliği, huyu-suyu, ahlağı...vs %90 oranında ilk 3-5 yaşında temelleniyor! İlk çocukluk ÇOK önemli, mesela o dönemde sevmediğin bi yemeği ölene kadar sevemezsin artık :)

O yüzden İLK deneyimler, yaşananlar ÇOK önemli geriye dönüşü YOK. Birini toprağa-köyüne küstürürseniz altın yumurtlayan tavukta versen artık geri gelmez, ilkten toprak-köy virüsünü kapanda Amerikalarda okusa gene bi şekilde toprağa döner...

TOPRAK ÇEKER hemde yerçekiminden çok fazla :) Doğu, anadolu 50 senedir görmediği köyünün mezarlığına gömülenlerle dolu :) Son arzusu köyüne gömülmek, neden acaba!

'Doğadaki Son Çocuk' diye bi kitap var. Amerikalı biri yazmış, destan gibi, tuğla gibi... okumaya gözüm korktu hala o bana ben ona bakıyom... zaten bi göz atınca olayı anladım bende hepsini okumadım :) özeti şu;

Doğadaki-köydeki-topraktaki çocuk nesli tükenmekte olan bi canlı-tür gibidir. Korumalı, kollanmalı... büyük dehalar, adamlar, icatlar-buluşlar hep topraktan-kırsaldan ilham almış yada oralardan gelenler bunu başarmış... insan yaradılış olarak toprağa-suya-çamura yakın orada huzur bulur... metropoller insanı insanlıktan çıkarırken dünyayı savaşa-ateşe atar-atabilir...

************************

Doğadaki Son Çocuk - Ciltsiz

Çocuk ve doğa hareketi şu temel fikirden güç alıyor: Doğadaki çocuk, soyu tehlike altında olan bir türdür ve çocukların sağlığı ile Yeryüzü’nün sağlığı birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.” Richard Louv Çocuklarının doğayla anlamlı bir bağ kurmadan büyüyen bir kuşağa ait olmasını istemeyen anne babaların başucu kitabı olan Doğadaki Son Çocuk, tüm dünyada hızla yayılan doğaya dönüş hareketinin biçimlenmesinde ve yaygınlaşmasında önemli roller üstlenmiş bir kitap. Richard Louv Doğadaki Son Çocuk’ta çocuklarda ve gençlerde obezite, dikkat bozukluğu, depresyon gibi vakalarda büyük artış yaşanması ile çocukların yaşamında doğanın giderek daha az yer alması arasında bir ilişki olduğunu örneklerle kanıtlarken aynı zamanda içinde bulunduğumuz bu durumu tersine çevirebilecek bir yol haritası sunuyor.

 
Ynt: GÜNÜMÜZDE İYİ BİR ÇİFTÇİ NASIL YETİŞİR

Avrupadaki ciftliklerin hic abartisiz en yenisi birkac yuzyilliktir..Toprak mirasla bolunmez,mal mulk en buyuk cocuga,digerlerine cuzzi bir ucret odendikten sonra, kalir..Nice basbakanlar,bakanlar,profesørler en sonunda aile ciftligini devralmak icin geri dønerler..Bir ciftligin prestiji sadece tarimsal yada hayvansal urunlerdeki verimle olculmez. Ayni zamanda yetistirdigi bilimadamlariyla,politikacilariyl,sanatcilarla olculur..Bizde hatirladigim kadariyla sadece Menderes doneminde biraz itibar goren bir meslekti.Malesef son yillarda koylu olmak,tarimla ugrasmak cahil olmakla esdeger tutuluyor..Ciftcilige gerekli mesleki itibari yeniden kazandirabilmeliyizki genclerde heves etsin..
 

Benzer Konular