Şeker pancarı kotası - Sayfa 2

Sayfa 2/2 BirinciBirinci 12
21 sonuçtan 16 ile 21 arası gösteriliyor
  1. #16
    ALI EFE - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    03 Ocak 2009
    Şehir
    AFYONKARAHISAR
    Yaş
    48
    Mesajlar
    320
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu


    Alıntı toztoprak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    yaş 22 gözüküyor yanlış değilse, sen doğmadan ben pancar ekiyordum ve kota ilk defa bizim zamanımızda çıktı, hemen herkes ekerdi bizim köylerde, şimdi tek tük kotası olan ekiyor, ben kota işi çıktığı yıllarda bırakmıştım 97 den sonra ekmedim, o yıllarda fazlasıyla üretildiği için kota kondu ama sonra bu iş ithalatçıya yaradı, fabrikalar devam ettirilmedi yenilenmedi kapasite artırılmadı, gelinen noktada bahsedildiği gibi 2003 yılında 280 bin ton şekeri yurtdışına satarken 160 bin ton şeker alır hale gelmek demek kendine yetecek şekeri üretmemek demek o kadar net.

    Asıl mesele nedir, dünya pazar ekonomisidir, ülkemizdeki 80 milyon insanın tüketimi bir pazardır, bu insanların şeker tüketimine çiftçi diyecek bu ülke benim bu pazar benim ve bu ülkedeki tüketimi ben üreteceğim kazanacağım, ithalatçı kazanmıycak elin çiftçisi kazanmıycak demeli, aynı zamanda ülke sanayiciside bu ülkdeki 80 milyon insanımıza şekeri ben fabrika kuracağım ve benim üretitiğim satılmalı bu pazar bu ülke bizim demeli, ithalatçıya pazarı teslim etmemelidir.

    İthalatçı sadece 3 e alır getirir 5 e satar, ne kimseye istihdam sağlar nede katma değer üretir, üstelik birde döviz yurtdışına gider, geri kalan çiftçisi sanayicisi işçisi baksın otursun bu ülke benim diye, parayı kazanan kim işsiz kalan kim bu durumda? mesele burada.

    Bugün kota niye para ile devrediliyor biliyormusun? geçen yıl tonu 40 liraya çıktı bizim burada , çiftçi ekecek 40 liraya kota alması lazım önce, tabi kotayıda bulursa alır bulamazsa ne alacak? netekim alamayanlar çok oldu, demekki üretecek çiftçi ama kotası yok üretemiyor ve kotayada tonuna 40 lira para veriyorsa bu işte bir terslik var, zaten ürettiğini tonu kaç liradan verecek fabrikaya? masraftan sonra ne kalacak ona? eskiden kota yoktu ve üretiyordu çiftçi kazanıyordu.

    İnsanları böyle fareler yer falan laflarıyla kandırıyorlar üretilmesin çalışılmasın, hoop bir ithalat paralar cebe, kolay para tabiii, enseye vur lokmayı ağzından al taktiği bunlar, koskoca ülkenin terım sektöründekileri üretme para kazanma getirip satacaklar para kazanacak demezlerde yok fareler ıvır yapar fabrikalar zıvır olur uydurulur bişeyler insanlarda buna inanırsa vay halimize.
    Uydurulan yalanlari dort gozle hazmetmeyi bekleyen bir kesim var.Gerceklerden ziyade tek bir agzin sozlerine itimat edenler bu ulkenin gelecegini tehlikeye attiklarinin farkinda degiller.

  2. #17
    hkkcmgz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    09 Mart 2015
    Şehir
    Yozgat
    Yaş
    22
    Mesajlar
    457
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu


    Alıntı toztoprak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    verdiğin linkte yazıyor, Türkiyenin 1998 yılında 22 milyon ton üretimi varken 2014 yılında 17 milyon tona gerilemiş

    kota görevini yapmış üretimi geriletmiş, ama fazla geriletmişki artık dışarıdan alıyoruz, peki niye? enseye tokadı vurmuşlar sonra kimsenin sesi çıkmamış her yıl dışarıdan getiren malı götürmüştür daha ne olsun.

    Bu durum düzeltilemezmi? rahat düzeltilir ve düzeltilmelide.
    22 milyon ton üretilen 1998 senesindede kota ile üretim yaptırılmış, zaten orda yazılan rakamlar kotalı ekim ile ulaşılmış rakamlar. Noldu ne değişti bu zaman zarfında, doğrudur 22 yaşındayım belki sizin gibi 80leri görmedim, 400bin küsür olan çiftçi sayısı 2017de 120bine kadar düşmüş, bunun sebebini siz söyleyin? Sebebi bana göre, gelişen teknoloji ile insanların artık köylerde yaşamak istememesi, en azından sizinde evladınız vardır, en birincil önceliği köyden şehire gidip herhangi memur olma derdindedir, halk tabiri ile kendini kurtarma. 40 liraya kota satılıyor doğrudur bizim buralardada var demekki ekmek isteyen kadar satmak isteyende var ve burda benim biraz önce anlattığım devreye giriyor.

  3. #18
    toztoprak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29 Mart 2015
    Şehir
    Eskişehir
    Yaş
    45
    Mesajlar
    30
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu


    sebep söyle demişsin, sebep ölçek ekonomisi uygulanıyor, zamanla kırsalda yaşayan insan sayısı gelişmiş ülkelerdeki yüzdesel oranlara düşürülecek yani nüfusun % 5 bilemedin 7 si gibi bir oranı kırsal alanda yaşayacak ve kırsaldaki işleri yaparak yaşayacak, nüfusun kırsalda düşmesi içinde genç nüfus kırsalda kazanmamalı ve kazanç olmayınca şehre göç ederek mecbur çalışarak kentsel hayatın bir parçası olması gerekiyordu, yani kırsalda bireyler ekmezse biçmezse kazanamaz, kazanç olmayan yerde karın doymaz ve gider kentsel yaşamın bir parçası olur, ister okusun ister okumasın, bu durum senin bahsettiğin gibi isteyerek olmadı isteyerek olmazdıda zaten, ölçek ekonomisi yapılmaya çalışıldı.

    Tarım kesimi haksız rekabete uğratılması gerekiyorduki kazanç olmasın yada çok düşük olsun, nüfusun çoğunluğunu oluşturan tarım kesimi böylece kente göç etmeliydi, tarım ürünleri hep haksız rekabete maruz bırakıldı, şeker pancarındada kota denen şey zamanla 22 milyondan 17 milyon ton üretime kadar düşüşü sağladı, yani kota ile 22 milyona ulaşılmadı 98 yılı kotalı yılların başlangıç yılları diyebiliriz. Bu sayede dışarıdaki ucuz şeker ithal edildiğinde otomatik olarak haksız rekabet içinde az kazandıran bir ürün oluverdi, girdiler pahalı vergili ama dışarıda ucuz üretilen ve fiyatı ucuz olan ithal edilen ürün ile aynı fiyata üretip aynı fiyata satan çiftçinin kazancı düşük kaldı çünkü girdileri çok yüksek ve desteklemeleri göstermelik seviyelerde tutuldu , kırsaldaki nüfus bu durumu devam ettirmek istesede devam ettiremeyecek hale geldi.

    Sonuç kentlerdeki sözde sanayileşme projelerine gençler ucuz işgücü olarak çok hızlı göçtü, tüm bu uygulamalar gerçekleştirildi ama devamında tarım kesimi çok fazla yıl olarak ilgisiz ve haksız rekabete maruz kalmaya devam ettiriliyor, bir noktadan sonra kantarın topuzu kaçtı, çünkü bu durum bazı kesimlerin işine geliyor, örneğin ithalatçıların maması kesilmemeli noktasına geldi, bu durum iyi değil çünkü üretim düşüklüğü bu ülke insanının kazancını ve toplam istihdamını etkiler hale gelmiştir, 2 kilo domates satacaz derken dışarıdan binlerce ton şeker almak demek hem domatesi satan hem şekeri ithal eden ithalatçının işlerinin iyi olduğunu göstermekte, alır satar para kazanırlar kolay iş.

    Düşünki rusya gibi iklimi soğuk ülke artık domates almıycaz biz kendimiz üreteceğiz diyor, sense şeker pancarı üretecek potansiyelin varken abidik gubidik bahanelerle üretmiyorsun, ruslarda domatesçilik diye bişey yokken yapmanın peşindeler, sen var olanı yoketmenin bahanesindesin, e tabi uzaya gidebiliyorlar domateside üretebilirler, çalıştıktan sonra her şey olur, bir seraya bakar o kadar, bu örnek sanırım yeterli gelmiştir.

    h.ayhan, keltaşlı, MURTKAYA teşekkür etti.

  4. #19
    hkkcmgz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    09 Mart 2015
    Şehir
    Yozgat
    Yaş
    22
    Mesajlar
    457
    Adı geçen
    1 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu


    Alıntı toztoprak Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    sebep söyle demişsin, sebep ölçek ekonomisi uygulanıyor, zamanla kırsalda yaşayan insan sayısı gelişmiş ülkelerdeki yüzdesel oranlara düşürülecek yani nüfusun % 5 bilemedin 7 si gibi bir oranı kırsal alanda yaşayacak ve kırsaldaki işleri yaparak yaşayacak, nüfusun kırsalda düşmesi içinde genç nüfus kırsalda kazanmamalı ve kazanç olmayınca şehre göç ederek mecbur çalışarak kentsel hayatın bir parçası olması gerekiyordu, yani kırsalda bireyler ekmezse biçmezse kazanamaz, kazanç olmayan yerde karın doymaz ve gider kentsel yaşamın bir parçası olur, ister okusun ister okumasın, bu durum senin bahsettiğin gibi isteyerek olmadı isteyerek olmazdıda zaten, ölçek ekonomisi yapılmaya çalışıldı.

    Tarım kesimi haksız rekabete uğratılması gerekiyorduki kazanç olmasın yada çok düşük olsun, nüfusun çoğunluğunu oluşturan tarım kesimi böylece kente göç etmeliydi, tarım ürünleri hep haksız rekabete maruz bırakıldı, şeker pancarındada kota denen şey zamanla 22 milyondan 17 milyon ton üretime kadar düşüşü sağladı, yani kota ile 22 milyona ulaşılmadı 98 yılı kotalı yılların başlangıç yılları diyebiliriz. Bu sayede dışarıdaki ucuz şeker ithal edildiğinde otomatik olarak haksız rekabet içinde az kazandıran bir ürün oluverdi, girdiler pahalı vergili ama dışarıda ucuz üretilen ve fiyatı ucuz olan ithal edilen ürün ile aynı fiyata üretip aynı fiyata satan çiftçinin kazancı düşük kaldı çünkü girdileri çok yüksek ve desteklemeleri göstermelik seviyelerde tutuldu , kırsaldaki nüfus bu durumu devam ettirmek istesede devam ettiremeyecek hale geldi.

    Sonuç kentlerdeki sözde sanayileşme projelerine gençler ucuz işgücü olarak çok hızlı göçtü, tüm bu uygulamalar gerçekleştirildi ama devamında tarım kesimi çok fazla yıl olarak ilgisiz ve haksız rekabete maruz kalmaya devam ettiriliyor, bir noktadan sonra kantarın topuzu kaçtı, çünkü bu durum bazı kesimlerin işine geliyor, örneğin ithalatçıların maması kesilmemeli noktasına geldi, bu durum iyi değil çünkü üretim düşüklüğü bu ülke insanının kazancını ve toplam istihdamını etkiler hale gelmiştir, 2 kilo domates satacaz derken dışarıdan binlerce ton şeker almak demek hem domatesi satan hem şekeri ithal eden ithalatçının işlerinin iyi olduğunu göstermekte, alır satar para kazanırlar kolay iş.

    Düşünki rusya gibi iklimi soğuk ülke artık domates almıycaz biz kendimiz üreteceğiz diyor, sense şeker pancarı üretecek potansiyelin varken abidik gubidik bahanelerle üretmiyorsun, ruslarda domatesçilik diye bişey yokken yapmanın peşindeler, sen var olanı yoketmenin bahanesindesin, e tabi uzaya gidebiliyorlar domateside üretebilirler, çalıştıktan sonra her şey olur, bir seraya bakar o kadar, bu örnek sanırım yeterli gelmiştir.
    İyi hoş demişsin abide ektiği tarlanın dönümünü bilmeyen, parasının hesabını bilmeyen 10 12 traktöre sahip insanlar tanıyorum, bu adamlar çocuklarını özel okullarda okutup şehirde masada veya farklı yerde iş tutsun diye uğraşıyorlar, hiç biri isteyerek ve bilerek oğlum kızım çiftçi olup bu işlere baksın demediler demezlerde. Hadi fakiri anladık ekecek tarlası yok karnı doymuyacak ya zengin adamlar çocuklarını şehirlere gönderiyor ki bunu ölçek ekonomisi ile açıklayamazsın. 21 yy sene 2017 olmuş çağ sosyal medya çağı insanlar televizyonda cep telefonunda gördükleriyle yaşamlarını devam ettiriyorlar. İthalatı kes 500 lira yap şekerin tonunu teşvik et 20 sene ektirirsin 30 seneye nesil yaşlanır köyde adam bulamazsın siz bunu devlet böyle istiyor zannediyorsunuz, osmanlı zamanı istanbulun etrafı varoşlarla dolmuştu köyden göçenlerle, keza aynı şey roma paris viyana vb şehirler içinde geçerli. Sadece ekonomi ile açıklamak mümkün değil, şehirden akrabalarım geliyor adamlar 3 gün zor duruyorlar köyde, bu adamlarında tarlalarını sen ben ekiyoruz adamın umrundamı ölçeği ekonomisi.Çünkü senin köydeki zenginliğin onun umrunda değil. Kalan çiftçi en azından durumu yerinde olanlar kafa yapısını gitmek göç etmek yerine kalmayı çevirirse zaten devletin göç ettirme gibi politikaya ihtiyacı yok.
    Devletin muhakkak suçu var ise biz çiftçilerinde suçu var, ben bir sürü çiftçi tanıyorum tarlasını 3 sene pancar ekip tarlayı öldüren. Aynısı domates içinde geçerli. Bizler uyardılar belki üstüne düşmeden geçiştirerek eyvallah ama bizde uyarıları dinlemeyip hataya düştük. Rusya bizden Almanya üzerinden domates alıyor, biz almanlara gönderip onların laboratuvarlarında test ettiriyoruz ruslar oradan alıyorlar. Çiftçi birazda kaliteli üretmeyi öğrenmeli.

    keltaşlı teşekkür etti.

  5. #20
    toztoprak - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik Tarihi
    29 Mart 2015
    Şehir
    Eskişehir
    Yaş
    45
    Mesajlar
    30
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu


    bu tip düşünceler ülkenin ithal şeker tüketimi için geçerli sebepler değil.

    haticeye değil neticeye bakacaksın, netice ne? tarım ülkesinde ithal şeker kulanıyorsun o kadar net

    yatacaksın kalkacaksın bu durumu düzeltecek çare bulacaksın, çare ve çözüm var, ararsan var, çare aramamak için bahane üretirsen çare yok, o zaman ithal kullanırsın.

    sen devam et böyle takılmaya diyorum ve konuyu kapatıyorum.

  6. #21

    Üyelik Tarihi
    18 Kasım 2011
    Şehir
    Adana
    Yaş
    33
    Mesajlar
    505
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu


    Eski bir Pancar üreticisi olarak konuya az bir bakayım dedim. Genel Tarım politikalarına kadar ilerlemiş konu.

    Sene 2004 te son pancar ekimini gerçekleştirip, artık köyde bu işi yapabilecek ailemizden kimse kalmadığından bu işi de bıraktık. Neden bu işi yapacak bir aile ferdi kalmadı ki oysaki kota sıkıntısına rağmen sağdan soldan topladığımız kotalarla 200 tona kadar pancar verebiliyorduk,bunun yanında 200 ton kadar patates 3-5 ton beyaz fasulye, nohut, buğday, arpa ve 5-6 büyükbaş hayvan, ama sonuç şu an bu saydıklarımın hiçbirini üretebilen bir aile köyde değil. Neden kırsalda kimse kalmadı ya da kalmak istemedi. Sadece Tarım Politikaları diye gelmiş geçmiş hükümetleri suşlamaksızın Sosyolojik olarak da kabahati biraz kendimizde aramalıyız diye düşünüyorum ama yine temel sorun ve sebep hükümetlerin kırsala getirmeyi başaramadığı rafah seviyesine bağlanıp kalıyor.

    Nedir ki bu kırsala devletin getiremedikleri, benim köyüm Adana merkeze 200 km, Kayseriye 165, Maraşa 160 km mesafede. Öncelikli faktör, eğitim. Bir aile babası dışarıya çıkıp fakrlı kentlerde farklı insanları tanıdıkça diğer insanları gibi evlatları da okusun, bilsin, cahil kalmasın ister. Bunu ise yaşadığı yerdeki eğitim olanaklarının iyi olmaması ile beraber, il merkezlerinde daha iyi olacağını düşünerek çocuklarını il merkezine yerlşetirirek sağlamaya çalışır. Devamında diğer aile bireyleri de aynı yola gider. Kimisi okur, bir yerlere gelir; kimisi okuyamaz ama kent yaşantısı cazip gelir, kazancı iyi olmasa bile kırsala dönmek istemez. Kısaca kırsal ile kent arasında yaşam standartları arasında dağlar kadar fark vardır, yegane sebebi ise hükümetlerdir. İkincisi demiyorum, çünkü hepsi bir biri ile ilintili.

    Yanlış hatırlamıyorsam sene 2002 idi, 18 çuval şeker geldi evimize.. 18 çuval şekerin bir kısmını biz tüketiyoruz. Geri kalan 16 çuvalı akrabalara dağıtıyoruz. Akrabalar kent de yaşıyor. Senede tüketecekleri şeker taş çatlasa 30 kilo. Onu da kent yerine, köyden bedava alıyor. Aynı şekilde bulgur, kuru fasulye, nohut, un.. Saymakla bitmez kırsaldan kente gelen bedava gıda maddesi.. Burada market kazanmyor, tüccar kazanmıyor, ithalatçı hiç kazanmıyor, kimin işine gelir ki bu sistem, kırsaldan yukarıda saydığım gıda maddelerini temin eden aslında köylü yeni şehirli dışında. Alalım satalım, ekonimiye can katalım diye çırpınan Enflasyon Hükümetleri bunu hiç sevmez, ya destekçileri olan zengin kesim ne der?

    Kırsaldaki insanlar, 2000 li yılların ekonomik krizi sonrası kırsaldan kente göç hızlanarak devam ederken bir yandan fabrikalara asgari ücretle köle oldu insanlarımız.. Bu da yine o zengin kesmin işine geldi; ithalatçı, fabrikatör vs.. Kırsalda üretim azalınca başta et olmak üzere gıda ürünlerinde rakamlar arttı, yine olan alım gücü düşük kırsaldan kente göçen insanlarımıza oldu, zengine bir şey yok, yorgan sağlam, ense kalın.. Şimdi de et ithal ediyoruz ucuza diyorlar, İthal edilen eti kaça alıp, kaça satıyorlar acaba..

    Üretim azalcıkça ithal etme gereği doğar, ithal ederken de doların yani altının gider. Sen içeride bir şey üretip satmadıkça sürekli dışarıdan alıp hazır paranı verirsin. Doğanın yaşam döngüsünü bozduğumuz gibi, kendi yaşam döngümüzün de içine ettik.. Taş yeriz, sağlık olsun..

    Toplamak itiyorum ama iş yerindeyim, anlatabildiğim kadar artık..

    Göktürk-, manas teşekkür etti.




Sayfa 2/2 BirinciBirinci 12

Konu Bilgileri

Bu Konuya Gözatan Kullanıcılar

Şu anda 1 kullanıcı bu konuyu görüntülüyor. (0 kayıtlı ve 1 misafir)

Arama Motoru Etiketleri

traktör, tarım, çiftçilik, tarım makineleri, tarım aletleri SEO Blog

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
Yukarı Çık
Hakkımızda
TrakKulüp, Türkiye'nin en büyük çiftçi paylaşım sitesidir. Sitemizde traktörler, biçerdöverler, tarım makineleri, tarım aletleri, çiftçilik, tarım ve hayvancılık ile ilgili 1.000.000'dan fazla mesaj bulunmaktadır.

64.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Bizi Takip Edin
e-Posta: trakkulup@trakkulup.net
Whatsapp: 0 535 7845520
DMCA.com Protection Status