>>John Deere<<

thx

Katılım
15.11.2007
Mesajlar
1,883
Konum
Sivas

John Deere, 1837 yilinda demirci dükkaninda ünlü çelik sabanini hünerli elleriyle hayata getirdigi zaman bir nevi Deere & Company’nin tarihçesinin ilk sayfalarini da açmis oluyordu.

Bu öncü girisimcinin 200. dogum yildönümünü kutlarken hayatina ve geride biraktigi mirasina bir göz atmakta fayda var.

John, 7 Subat 1804’te Vermont eyaletinde Rutland kasabasinda dünyaya gözlerini açti ve hemen yakindaki Middlebury’de büyüdü. Babasi denizde kaybolup, anne Sarah Deere’yi alti erkek, bir kiz çocuguyla birlikte yalniz basina biraktiginda John henüz dört yasindaydi. Aile neredeyse sefalet içinde yasadigindan John, olabilecek en basit ve temel egitimle yetinmek zorunda kaldi.

John, annesine yardimci olmak amaciyla fakat ona haber vermeden, daha çocukluktan çikip delikanliliga merhaba dedigi ilk yillarda deri tabakçisinda ise basladi. Burada az bir miktar para, bir çift ayakkabi ve bir takim elbise karsiliginda tabaklamada kullanilan agaç kabuklarini ögütüyordu.

1821’de, yani 17 yasinda, John annesinin hayir dualarini da alarak evden ayrildi ve Middlebury’nin taninmis ve zengin demircisi Kaptan Benjamin Lawrence’in yanina çirak olarak girdi. Dört yillik çiraklik döneminde John’a ilk yil için 30$’lik ücret ödendi; bu rakam kalan yillarin için sadece 5’er dolar artacakti. Paranin yaninda kendisine oda, yemek ve bir takim giysi verildi. John için asil degerli olan husus, sert, fakat becerikli Kaptan Lawrence’in rehberliginde ögrendikleriydi. Kaptan, kendisine sadece demirciligi ögretmekle kalmamis ayni zamanda Deere’in on yili askin bir süre önce vefat etmis olan babasinin biraktigi boslugu da doldurmustu.

Çirakligini 1825 yilinda tamamlayan John, hevesli bir genç adam ve usta olarak birtakim islerde çalisti. Bu süre zarfinda becerilerini daha da gelistirdi, iyice cilaladi ve bir demircinin imzasinin isçiligi oldugunu birinci elden ögrendi.

John, atlara nal çakmaktan, çanak, çömlek ve tava imalatindan tutun da saman atmakta kullanilan çatal ve tirmiga kadar demircilikle ilgili çesitli isler yapti. Fakat o zamanlar bir demircinin en sik yaptigi is, atli arabalar ve imalathaneler için demir esya ve ürünler imal etmekti.

Iste tam o dönemde John, Middlebury’deki yatili okula devam eden genç bir bayan olan Demarius Lamb ile karsilasti. Geçmislerindeki farkliliklara ragmen ikisi 1827 yilinda evlendi. Evlendiginde John 23, Demarius ise 22 yasindaydi.

Sonraki on yil boyunca John ve git gide genisleyen ailesi, düzenli bir gelir arayisiyla Vermont eyaletinde oradan oraya dolasti. Bölgede becerikli ve yetenekli demirci sayisi hiç de az degildi ve rekabet son derece çetindi. Bir noktada John arazi satin almak üzere borç para aldi ve kendi demirci dükkanini açti; fakat tüm bu çabalari, bir degil tam iki yanginla küle döndü. John, daha yeni satin almis oldugu mülklerini satti ve mülk sahibi olma hayallerini askiya almak zorunda kaldi.

Yanginlar nedeniyle John girtlagina kadar borca gömülmüstü ve bir kere daha düzenli bir gelir arayisina girmisti. 1830’lu yillar yasaniyordu ve Vermontlularin ekonomik durumlari John’unkinden farkli degildi. Eyaletin zengin ormanlik arazileri katledilmisti; arazi degerini kaybetmek üzereydi; eskiden zengin bir yapiya sahip olan, agaçlarla korunan toprak felaket düzeyindeki bir dizi firtina ile erozyona ugramis ve yitip gitmisti. Üstelik çekirge felaketi ürün rekoltesini de düsürmüstü. Daha da kötüsü ülkenin banka sistemi, sonradan “1837 panigi” olarak adlandirilacak olan bir çöküsün esigindeydi.

Amerika’nin dogu eyaletlerinde yasayan yepyeni bir baslangica merhaba demek için halk, batiya, Ohio, Indiana ve Illinois’in büyük çayirliklarina kaçmaya basladi. John Deere’in eski bir çalisani, kuzeybati Illinois’de Rock Village’da Grand Detour adindaki küçük bir köye yerlesmisti. Eski çalisan, Ailesini getirmek üzere Vermont’a döndügü bir gün, düz, alabildigince genis çayirliklardaki firsat hikayeleri ile John’u büyülemeyi basardi.

Takvimler 1836 Kasimini gösterdiginde, John’un Leicester Köyündeki bir sulh hakiminin karsisina çikmasini emreden celpname kesin kararini vermesini sagladi. John’un 78.76$’lik bir senedi vardi ve borç veren taraf ödemeyi yapmasini istiyordu. John’un gelecegi gerçekten de son derece karanlik ve kasvetli görünüyordu. Ne yapmaliydi acaba? Vermont’ta kalip arazisini kaybetme riskini göze almali, daha da kötüsü borçlular hapishanesine mi düsmeliydi? Yoksa, ailesini geride birakip Illionis’e yerlesmeli, tutunmaya çalismali ve borçlarini ödeyecek kadar para kazandiktan sonra sevdiklerini yanina mi almaliydi?

John, hamile karisi ile dört çocugunu geride birakma gibi son derece zor bir karar alarak sansini denemek üzere batiya dogru yola koyuldu. Kanal tekneleriyle, buharli teknelerle , at arabalariyla ve cebindeki topu topu 73$ ile yollara düsen John Grand Detour’a dogru haftalar sürecek bir seyahate çikti. Grand Detour’a varmasi üzerine, nehir kenarinda bir arazi kiraladi, derme çatma küçük bir demirci dükkani açti ve birkaç gün içerisinde de çesitli isler almaya basladi.

Daha önceden bölgeye yerlesmis Vermontlu çiftçilerin, sert çayirlik topragini sürmekte zorlandiklarina dair öfke dolu hikayelerin kulagina çalinmasi çok zaman almadi. Hafif, kumlu New England topraginda is gören dökme demirden sabanlar Orta-bati Amerika’nin nemli topraklarinda neredeyse hiçbir ise yaramiyordu. Toprak, birkaç adimda bir sabanin tabanina yapisiyordu ve elle temizlenmeliydi.. Sonuçta ortaya son derece zahmetli ve zaman alici bir is çikiyordu.

Vermont’ta yasadigi sikintilara ragmen, John aslinda son derece yaratici ve becerikli bir demirciydi. Iyi cilalanmis bir yüzeye sahip bir sabanin tarlada ilerlerken kendi kendine temizlenebilecegini –ya da toprak parçalarinin saban yüzeyine yapisip kalmayacagini - fark etmesi uzun sürmedi.

1837’de bir gün John, bir biçkihanenin kösesinde kirik bir biçki agzi gördü ve sahibine bunu dükkanina götürüp götüremeyecegini sordu. Böylece John Deere dükkaninda, dünyanin ilk basarili çelik sabanini tasarlayip yaratmis oldu. Bunu yaparken de Bati Amerika’nin tarimsal gelisimine giden yolu açiyordu..

Artik ailesini getirmenin zamani gelmisti. 1838’in sonlarina dogru Demarius ve bes çocugu, çogunlukla üstü kapali atli arabalarda alti hafta sürece, batiya dogru bir yolculuga koyuldu. Ileride Deere & Company’nin baskani olarak babasinin yerini alacak olan bebek Charles, yolculugu arabanin beslenme sandiginda geçirdi.

Yilda birkaç tane sabandan fazlasini üretecek imkan ve paraya sahip olmamasina ragmen,
John Deere, gelecekteki basarisinin demircilikten ziyade saban isinde yattigini anladi. Bunun üzerine John, çelik sabanlar üretmeye koyuldu; bu arada ürününü rakip ürünlerden farkli kilabilmek için tasarimini sürekli gelistirmekteydi. Daha emekleme evresinde olan sirketine, finansal kaynak saglayacak ortaklar almaya basladi. Maliyet açisindan en yüksek kalemi, Ingiltere’den ithal etmek zorunda kaldigi yüklü miktarda çelik olusturuyordu- fakat o siralar baska bir yerden çelik temin etmesi mümkün degildi.

John, ilk ortaklarini yaraticiligindan ziyade motivasyonu, isine olan inanci ve sorunlarin üstesinden gelmekteki basarisiyla etkilemistir.

1848 yilinda John Deere, Mississippi nehrinin sundugu nakliye ve su gücü imkanlarindan yararlanarak maliyetlerini düsürmek amaciyla isletmesini Illinois’de Moline adindaki yeni kurulmus ve mütesebbis bir kasabaya tasidi. Birkaç yil içerisinde üretimi yilda 1600 sabana kadar çikti. John artik kendi arzuladigi teknik özelliklere uygun sekilde çekilmis özel çeligini Pittsburgh’deki imalathanelerden temin edebiliyordu.

Bu ilk sabanlarin çogu, tekerlekli yük arabalarina yükleniyor ve ülkenin kirsal kesimlerinde adeta kapi kapi gezdiriliyordu. Digerleri buharli gemilerle Mississippi kiyisindaki nehir kasabalarina tasiniyordu. Sabanlar, ekipler ve tekerlekli yük arabalari ile yakin köylerdeki tüccarlara götürüyordu çünkü daha o zaman demiryolu nehrin karsi kiyisina, batiya geçmemisti

John Deere, sirketinin ilk günlerinde bugün bile hala uyulan bir takim isletme ilkelerini ortaya koydu. Bunlarin arasinda en önemlisi, yüksek kaliteye verdigi ödün vermez önemdi. “Bendeki en iyi seyleri yansitmayan bir ürüne asla ismimi koymamaya yemin ettim” diyordu.

John’un ilk ortaklarindan biri, tasarimda yaptigi degisikliklerden dolayi John’u sürekli olarak elestiriyordu; ortaga göre bunlar gereksizdi çünkü çiftçilerin ne üretilirse almak disinda baska seçenekleri yoktu. John’un su cevabi verdigi söylenir: “Bizim her yaptigimizi almak zorunda degiller; elbet bir baskasi bizden daha iyisini yapacak. O zaman biz de isimizi kaybedecegiz.”

John, kendisinin alamadigi resmi egitimi, hayatta kalan en küçük oglu olan Charles’in almasini sagladi. Amaci hiç süphesiz ki oglunu isletmenin basina getirmekti. Genç Charles, Moline’deki bir dizi özel okulda egitim gördü, nehrin karsi yakasinda bulunan Davenport’taki (Iowa) Iowa College’a, sonra da Illinois’deki Knox College’a devam etti. Resmi egitimini, Chicago’daki prestijli Bell’s Commercial College’da sürdürerek bugünün MBA’ine esdeger bir derecenin sahibi oldu.

Charles egitimini tamamlayinca, 1853 yilinda muhasebeci olarak sirkete girdi. Henüz on alti yasindaydi. Çesitli konumlarda görev aldiktan sonra, kisa zamanda akilli bir is adami olarak kendini gösterdi. Dogrusu bu durum John’u çok mutlu etmis olmaliydi; bu sayede baba-ogul, en iyi olduklari noktalar üzerine yogunlasma firsati buldular - Charles isletmenin yürütülmesinden, John da satis ve üretim kisimlarindan sorumluydu.

1858’e gelindiginde John, isletmenin yönetimini tamamen Charles’a devretti. O zaman Charles henüz 21 yasindaydi. 54 yasindaki baba, artik sosyal faaliyetlere ve hayirseverlik islerine daha çok vakit ayirabilecekti.

1850’lerin baslarinda John politikayla ilgilenmeye basladi ve Demokratlarin karsisinda olan Whig partisine katildi. Ardindan Cumhuriyetçi Parti kuruldugunda John vakit gecirmeksizin aktif bir üye oldu ve Iç Savasin duygu yüklü yillarinda kölelige karsi verilen mücadelede güçlü bir karakter olarak öne çikti.

John Moline’ye itfaiye arabasi getirilmesi konusundaki çalismalara da öncülik etti. Ilk Ulusal Bankayi diger katilimcilarla birlikte ortaklasa kurdu ve Ilk Cemaat Kilisesi’nin mütevelli heyetinde yer aldi. Yerel egitim, din ve hayirseverlik kurumlarina yaptigi cömert bagislariyla tanindi.

Her ne kadar resmi olarak Deere & Company’nin baskani olarak görünse de John’un isletmedeki rolü Iç Savas sonrasinda en aza inmisti. 1860’li yillarin basinda Moline’nin dogusunda bir çiftlik satin aldi ve tescilli Jersey sigirlari ve Berkshire domuzlari yetistirmeye basladi. 1865 yilinda, 38 yillik karisi Demarius 60 yasinda vefat etti. Bir sonraki yil, John, vatani Vermont’u ziyaret etti ve Demarius’un küçük kizkardesi Lucenia ile evlendi.

Siyasi deneyimini iyi kullanan John, alkollü içkilerin yasaklanmasina yönelik mücadelenin sürdügü dönemde 1873 yilinda Moline’nin ikinci belediye baskani oldu. Içki kisitlamasini desteklemesine ragmen likör lisansiyla ilgili bir kararnamenin kabul edilmesini sagladi ve bu nedenle genis kitlelerden elestiriler aldi. Fakat Belediye Baskani olarak Deere, kaldirim ve caddeleri insa edip onardi, ayrica hastaliklarin önüne geçmek amaciyla açik kanalizasyonlarin yerine kanalizasyon künkleri ve sistemi getirerek takdir topladi.

Iki yillik görev süresi sona erdigi zaman, John, siyasi arenadaki ayak kaydirma oyunlarini geride birakmaktan son derece mutluydu. Sik sik Lucenia’yla birlikte Vermont’u ziyaret ediyordu ve daha henüz tamamlanmis olan ve ABD’nin iki yakasini birbirine baglayan demiryolu sayesinde Santa Barbara ve San Francisco’ya yaptigi seyahatler ile Orta batinin kislarindan kaçiyordu.

John Deere, neredeyse kendisinin insa ettigi büyüyüp serpilmekte olan ve artik 10.000’i askin nüfusu olan sehre tepeden bakan Red Cliff’deki muazzam evinde, 17 Mayis 1886’da 82 yasinda öldü.

Moline sehri yasa bürünmüstü. Deere & Company’nin fabrikalari ve ofisleriyle birlikte sehirdeki diger fabrika ve isyerleri siyahlarla donatildi. Bayraklar yariya indirildi ve sehir halkinin çogu evlerinin pencerelerine Deere’nin siyah perdelerle çevrelenmis fotograflarini koydu.

Üç gün sonra, 4000’ü askin insan, Deere’a karsi son görevlerini yerine getirmek üzere Ilk Cemaat Kilisesinde toplandi. Sirket isçileri, polis, matem içinde yürüyen insanlar, 11 tane atli araba ve sehrin o siradaki belediye baskani ve encümen kurulundan olusan cenaze korteji
John Deere’in ebedi uykusuna yatacagi Riverside Mezarligina hareket etti.

Esas adam ölmüstü ama mirasi hiçbir zaman tahayyül edemeyecegi sekilde asirlara sirayet etti. Torunlari veya esleri John Deere’in kurdugu sirkette 96 yil boyunca liderlik görevini yürüttü ve sirketi ileriye tasidi.

John Deere bugün, ilk yillarda yakaladigi basarinin temel degerleri olan kalite, öncülük, ise baglilik ve prensiplere baglilik (bütünsellik) ilkelerinin rehberliginde yoluna devam etmektedir.

John Deere’in yillar önce söyledigi gibi, müsteriler Deere & Company’nin elindekinin en iyisini verecegine inanmakta ve bu konuda güven duymaktadirlar. Bu, sadece John Deere’in bir mirasi degil ayni zamanda sirketin de amacidir: Müsteriler, çalisanlar ve hissedarlar için sürekliligi olan, olaganüstü ve gerçek bir deger deneyimi olusturmak ve paylasmak- yani sürekli ayakta kalan bir performans yakalamak.
 

thx

Katılım
15.11.2007
Mesajlar
1,883
Konum
Sivas

Ynt: >>John Deere<<

Saolun yorumlar için :D
 
Katılım
17.12.2007
Mesajlar
3,301
Konum
Konya
Ynt: >>John Deere<<

VERDİĞİN BİLGİLER İÇİN TŞK EDR TAHA ÇOK MAKBULE GEÇTİ...
 

Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt