• Hesabınıza giriş yaparken sorun yaşıyorsanız buraya tıklayarak lütfen şifrenizi sıfırlayınız.

TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Katılım
31.12.2014
Mesajlar
18
Konum
tekirdag

Arkadaşlar merhaba

Şarköy de yaklaşık 1.000 Ağaç Trilye cinsi zeytin ağacımız mevcut. kendim İstanbulda yaşıyorum daha önce fazla ilgilenmedik verim alamadık. Ama bu sene kısmet olursa en iyi şekilde ilgileneceğiz.
Bunun için sizlerden özellikle sinek vuruğu ve mantar ile mücadele hakkında tecrübe ve bilgilerinizi paylaşmanızı rica edeceğim.

Son yıllarda kullandığımız sineklere yönelik ilaçların etkilerinin yasal olarak azaltıldığı söylentisi var (Arıların ölmemesi içinmiş ?)

selamlar
 
Katılım
23.04.2009
Mesajlar
7,989
Konum
Bilecik
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

öncelikle aramıza hoş geldiniz bizde 4 sene önce 60 ağaç trilya diktik deneme amaçlı bizim iklime çok güzel uyum sağladı ilaç olarakta kışa girerken bordo bulamacı ilk baharda bidaha borda bulamacı ve çiçeklenme zamanı döl tutucu ilaçlar attık sonra bide böçek ilaçı attık busene 1000 ağaç dikmeyi düşünüyoduk yeride hazırdı martta dikiçektik ama kar çok yağdı 2 gün peş peşe ağaçları sılkeledik üzerindeki karları şuan vazgeçtik kardan dolayı
 
Katılım
31.12.2014
Mesajlar
18
Konum
tekirdag
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Hoş buldum İbrahim Bey

Teşekkür ederim.

zeytinler ile düzenli ilgilenemedim ancak toplam arazinizin % kaçına zeytin fidanı dikmeyi planlıyorsunuz zeytin verimini uzun süre sonra alabileceğiniz bir meyve.
Bizde bir ara bir kısım zeytinliği satmayı planladık ama 15 sene önce ellerimiz ile diktiğimiz ağacı satmaya kıyamadık. Bu sene dönümüne 3 römork olacak şekilde koyun gübresi atmayı planlıyoruz.

İnşallah hayırlısıyla tamamlarsınız bildiğim öncesinde tek pullukla derin bir şekilde sürmek gerekiyor

selamlar
 
Katılım
30.05.2014
Mesajlar
1,849
Konum
İZMİR-MANİSA
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

şimdi verdiğim bilgiler sizin bölge için geçerli olmayabilir mantar konusuna gelince bizim burada zaten görülmüyor
arkadaşında dediği gibi bordo bulamacı şart birinci uygulama yüzde 1,5 luk kış öncesi 2, uygulamada budama sonrası baharda yüzde 1 atılacak
zeytin sineğine gelirsek şu ilaç diye bişey diyemem her yıl başka ilaç getiriyorlar koyuyorlar önümüze bazı insektisitler faydalı bazıları pek etkili olmuyor o yüzden depoya iki farklı ilacı karıştırıp koymanızı tavsiye ederim desis benzeri izoldesis türü ilaçlar var korumagor safegor heryıl adı değişiyor
bu ilaçlamalara yaprak gübresi eklerseniz ürün kalitesi artar çiftlik gübresi atmak çok faydalı ama özellikle inek gübresi attıktan sonra yabancı otla mücadele zorlaşıyor

bayadır ilgenilmediğine göre budama yaptırmanız şart trilyede tane iriliği çok önemli ve budanmayan ağaçlar tane iriliği konusunda yetersiz kalıyor kalibresi düşük zeytinede para vermiyorlar bazı yıllar satamazsınız bile
ama asıl zorluğu hasatta çekeceksiniz çünkü trilyede kararma çok önemli zamanında hasat gerektiriyor ve elle hasat edildiği için toplama işi zorlaşıyor
1 işçi bulmak çok zor
2 ağaçlar tek seferde toplamaya uygun değil bizim buralarda 2 hatta 3 turda toplatan var tabi buda maliyeti artırıyor
şahsen ben olgun ürün miktarı yüzde 60 a yaklaştığı yada geçtiği zaman hasata başlıyorum tek seferde hasat edip eleyip seçip olgun olmayanları yağa gönderiyorum (bu arada hepsinin olgunlaşmasını beklemeyin ilk olgunlaşanlar bozulmaya başlar ve trilye soğuk don sevmez hemen yumuşar ve pazar değerini yitirir)
2 turda toplamakta çok maliyetli oluyor bir işçi gündeliği 45 liraydı bu yıl seçerek toplanırsa toplayabildiği üründe düşüyor bence ben o yüzden tek seferde toplatıyorum ama benim yaptığıma yanlış diyecek arkadaşlarda vardır buyursunlar tartışalım
 
Katılım
16.09.2012
Mesajlar
10
Konum
Manisa
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Merhabalar Mehmet Bey.Zeytin kısa vadeli yatırım deil uzun vade yatırım agacıdır.Benim fikrim sıfırdan dikim yapmanız ve iyi bakımla 4.yıl 5.yıl mahsül almanızdır.traktör ekipman sart iyi bir bakım icin.Bizde 2003den beri zeytincilikle ugrasıyoruz.İyi bakarsan yani sofralık satmayı hedefler ve sofralık satarsan para kazanırsın.Ama bakım zayıf olur gübreleme ve sulamayı yapamassanız yaglık ürün alırsınız ve para kazanamssınız.Zeytinde en büyük masraf toplama masrafıdır.
 
Katılım
19.04.2010
Mesajlar
6,688
Konum
Tekirdağ
Tabi ilaçlamadan daha önemli husular da var. Mesela yabancı ot mücadelesi en önemli husus.

Arazideki yabancı otlar, akla gelebilecek her alanda kültür bitkisi ile rekabete girer. Mesela araziden alınacak toplam rekolteden tane iriliğine, yağ oranından hastalık dayanıklılığına kadar her alanda zeytinin düşmanıdır.

- Ot, topraktaki azotu tüketir, azot ' un tükenmesi, doğrudan verimin tükenmesi demek.

- Ot, topraktaki nemi tüketir, bu, bitkinin en ihtiyaç duyduğu zamanda gerekli olan suyu bulamayarak strese girmesi demek.

- Ot, topraktaki fosforu tüketir, bu da daha az çiçeklenme ve dolayısı ile daha az meyva tutumu demek.

- Ot, topraktaki potasyumu tüketir, potasyum noksanlığı, hastalık, soğuk, kuraklı gibi tüm olumsuz etkenlere karşı savunmasız ve dayanıksız zeytin (hem vejitatif aksam, hem de tane) demek

- Ot, topraktaki çinkoyu tüketir, manganı tüketir, organik maddeyi tüketir, magnezyumu tüketir, boru tüketir, kalsiyumu tüketir.......... (Liste gerçekten çok uzar ve bu maddelerin her birinin bir görevi var)

- Yani ot tüketir, hem tarlayı, hem mahsülü..

İşin diğer asıl önemli yanı ise, çiftlik gübresi ile zeytinlik gübreleme, en az 2-2,5 kat daha fazla yabancı ot mücadelesi gerektirir. Yani otla mücadele etmeyeceksiniz, çiftlik gübresi işine hiç girmemeniz daha hayırlı olacaktır. Aksi taktirde onca masraf ve emek harcayarak zeytini değil, otu beslemiş de olabilirsiniz.

Özetle, 'delik çuvala darı konmaz.'

Yukarıda anlatılanlar, bitki sağlığı ve besleme ile ilgili tedbirlerdi. Otun bir de çok kişinin bilmediği zararları vardır.

Mesela zeytinlik adam boyu ot olur, içerisine o kadar az girilmiştik ki, otlar, bırakın biçilmeyi, çiğnenmemiştir bile. Temmuz ' un sonuna doğru tatlı bir lodos eserken nereden geldiği bilinmeyen bir kıvılcım çıkar:

'15 yıl önce elleriniz ile diktiğiniz zeytinlik yanar'

Mecazen yada azot fazlalığından değil.. Gerçekten yanar.


Ot konusunda da diğer deneyimli arkadaşların görüşlerini paylaşması faydalı olur.

Bunun dışındakiler zaten sıradan/standart şeyler:

1-) Mantar ve hastalık mücadelesi:
- Hastalık görülme durumuna göre 1 ve üstü sayıda bordo bulamacı
- Hastalık şartlarının oluşumunu takiben (toprak işleme, yağmur sonrası vb.) yeni riskli koşullar oluştuğunda uygun sistemik fungusitler
- Extrem iklim koşullarında hasad öncesi çürüme engelleyiciler

2-) Böcek ve zararlılar ile mücadele:
- Herkesin malumu zeytin sineği. Sistemik etkili ilaçların risk dönemi başında önleyici olarak kullanımı. Artı yine risk dönemlerinde (özellikle yağmur sonraları) hızlı ve etkili ilaçlamalar
- olası diğer zararlılar için, zararlının türüne göre seçilmiş uygun insektisitler.

3-) Besleme / Gübrleme:
Bu konu, toprak-yaprak analizleri, verim beklentisi, bitkinin yaş ve vejitatif kondisyonu, iklim, yağış miktar ve rejimi gibi birçok değişken tarafından ortaklaşa belirleneceğinden kesin birşey söylemek zor. Lakin 30 dekar bi zeytinliğin toplam ihtiyacı, 2 koyun parasını geçmez :D

Söylemeyi unuttum. Senin işin en önemli nokta 'atakan' zararlısı ile mücadele. O sorunu aşamadığın sürece beklentini düşük tut..
 
Katılım
23.04.2009
Mesajlar
7,989
Konum
Bilecik
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

sebazios link=topic=80333.msg953152#msg953152 date=1420328710' Alıntı:
Tabi ilaçlamadan daha önemli husular da var. Mesela yabancı ot mücadelesi en önemli husus.

Arazideki yabancı otlar, akla gelebilecek her alanda kültür bitkisi ile rekabete girer. Mesela araziden alınacak toplam rekolteden tane iriliğine, yağ oranından hastalık dayanıklılığına kadar her alanda zeytinin düşmanıdır.

- Ot, topraktaki azotu tüketir, azot ' un tükenmesi, doğrudan verimin tükenmesi demek.

- Ot, topraktaki nemi tüketir, bu, bitkinin en ihtiyaç duyduğu zamanda gerekli olan suyu bulamayarak strese girmesi demek.

- Ot, topraktaki fosforu tüketir, bu da daha az çiçeklenme ve dolayısı ile daha az meyva tutumu demek.

- Ot, topraktaki potasyumu tüketir, potasyum noksanlığı, hastalık, soğuk, kuraklı gibi tüm olumsuz etkenlere karşı savunmasız ve dayanıksız zeytin (hem vejitatif aksam, hem de tane) demek

- Ot, topraktaki çinkoyu tüketir, manganı tüketir, organik maddeyi tüketir, magnezyumu tüketir, boru tüketir, kalsiyumu tüketir.......... (Liste gerçekten çok uzar ve bu maddelerin her birinin bir görevi var)

- Yani ot tüketir, hem tarlayı, hem mahsülü..

İşin diğer asıl önemli yanı ise, çiftlik gübresi ile zeytinlik gübreleme, en az 2-2,5 kat daha fazla yabancı ot mücadelesi gerektirir. Yani otla mücadele etmeyeceksiniz, çiftlik gübresi işine hiç girmemeniz daha hayırlı olacaktır. Aksi taktirde onca masraf ve emek harcayarak zeytini değil, otu beslemiş de olabilirsiniz.

Özetle, 'delik çuvala darı konmaz.'

Yukarıda anlatılanlar, bitki sağlığı ve besleme ile ilgili tedbirlerdi. Otun bir de çok kişinin bilmediği zararları vardır.

Mesela zeytinlik adam boyu ot olur, içerisine o kadar az girilmiştik ki, otlar, bırakın biçilmeyi, çiğnenmemiştir bile. Temmuz ' un sonuna doğru tatlı bir lodos eserken nereden geldiği bilinmeyen bir kıvılcım çıkar:

'15 yıl önce elleriniz ile diktiğiniz zeytinlik yanar'

Mecazen yada azot fazlalığından değil.. Gerçekten yanar.


Ot konusunda da diğer deneyimli arkadaşların görüşlerini paylaşması faydalı olur.

Bunun dışındakiler zaten sıradan/standart şeyler:

1-) Mantar ve hastalık mücadelesi:
- Hastalık görülme durumuna göre 1 ve üstü sayıda bordo bulamacı
- Hastalık şartlarının oluşumunu takiben (toprak işleme, yağmur sonrası vb.) yeni riskli koşullar oluştuğunda uygun sistemik fungusitler
- Extrem iklim koşullarında hasad öncesi çürüme engelleyiciler

2-) Böcek ve zararlılar ile mücadele:
- Herkesin malumu zeytin sineği. Sistemik etkili ilaçların risk dönemi başında önleyici olarak kullanımı. Artı yine risk dönemlerinde (özellikle yağmur sonraları) hızlı ve etkili ilaçlamalar
- olası diğer zararlılar için, zararlının türüne göre seçilmiş uygun insektisitler.

3-) Besleme / Gübrleme:
Bu konu, toprak-yaprak analizleri, verim beklentisi, bitkinin yaş ve vejitatif kondisyonu, iklim, yağış miktar ve rejimi gibi birçok değişken tarafından ortaklaşa belirleneceğinden kesin birşey söylemek zor. Lakin 30 dekar bi zeytinliğin toplam ihtiyacı, 2 koyun parasını geçmez :D

Söylemeyi unuttum. Senin işin en önemli nokta 'atakan' zararlısı ile mücadele. O sorunu aşamadığın sürece beklentini düşük tut..
eline sağlık abi valla senin cevaplarına hayram
 
Katılım
31.12.2014
Mesajlar
18
Konum
tekirdag
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Yılmaz Kardeş emeklerin için teşekkür ediyorum. Keşke her şey konuştuğumuz ya da masa başı hesaplara uysa sen dahil hepimiz milyoner olmuştuk. Her şey benim olsun derken elindekinin de kıymetini kaçırabiliyor insan kanoladan sonra seni zeytin bahçelerinde de görmeyi bekliyorum :)
 
Katılım
19.04.2010
Mesajlar
6,688
Konum
Tekirdağ
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Mehmet Orhan link=topic=80333.msg953279#msg953279 date=1420378784' Alıntı:
Yılmaz Kardeş emeklerin için teşekkür ediyorum. Keşke her şey konuştuğumuz ya da masa başı hesaplara uysa sen dahil hepimiz milyoner olmuştuk. Her şey benim olsun derken elindekinin de kıymetini kaçırabiliyor insan kanoladan sonra seni zeytin bahçelerinde de görmeyi bekliyorum :)
Mehmet Abi bende 15 dekar zeytin var zaten. Lakin tamen hobi bahçesi olarak değerlendirildiğinden pek bı beklenti yok :D

Kısmette bu yıl biraz özen göstericez.
 
Katılım
31.12.2014
Mesajlar
18
Konum
tekirdag
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Önemini benden önce kavramışsın anlaşılan bak birde verim önemli bilgi filozoflarda da var ama icraat yok. yalnız sana hiç zeytin toplarken rastlamadım :)
 
Katılım
31.12.2014
Mesajlar
18
Konum
tekirdag
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Yılmaz

Sen diyorsun hayvan gübresi atma arkadaş ot çıkar diye hayvan gübresi atmamak bence enayilik her halükarda bir bahar bir de yaz girişinde sürmen gerekiyor.
Ayrıca zeytinliklere bayağı bilgin varmış iyi ki KOYUNCULUĞU :) sormadım döktürürdün bilgileri :) :p
 
Katılım
19.04.2010
Mesajlar
6,688
Konum
Tekirdağ
Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Mehmet Orhan link=topic=80333.msg953286#msg953286 date=1420379717' Alıntı:
Önemini benden önce kavramışsın anlaşılan bak birde verim önemli bilgi filozoflarda da var ama icraat yok. yalnız sana hiç zeytin toplarken rastlamadım :)
Saklanarak topluyom aga. Kimseye görünmeden :D

Şaka maka abimle bi hafta 10 gün zeytin topladık bu sene.

Ya kara tarımına odaklandığımızdan el işçiliği gerektiren alanlardan olabildiğince uzak durmaya çalışıyoruz. Yevmiye olmuş 45 lira. Kurtarmıyor.

Dedim ya, zeytinlik resmen hobi bahçesi gibi. Bunun farklı,öbazı özel nedenleri de var ama en karlı da bizimki. Senede 1 kere toplamaya gidiyoruz, hepsi o.

Geçen yıl içerisine yem bezelyesi ektiğimizden azotu yemiş, kudurmuş resmen. Bir taneler vardı, 2.5 litrelik şişenin içine girmiyorlardı.. Ama çiçek dönemi yağan aşırı yağışlar yüzünden yüm bölgede olduğu gibi rekolte düşüktü.



Mehmet Orhan link=topic=80333.msg953288#msg953288 date=1420380380' Alıntı:
Yılmaz

Sen diyorsun hayvan gübresi atma arkadaş ot çıkar diye hayvan gübresi atmamak bence enayilik her halükarda bir bahar bir de yaz girişinde sürmen gerekiyor.
Ayrıca zeytinliklere bayağı bilgin varmış iyi ki KOYUNCULUĞU :) sormadım döktürürdün bilgileri :) :p
Aga, koyunlardan çıkan gübreyi atmayın 'demiyorum'. Benim söylediklerim şunlar:

1-) Gübre attıktan sonra sürüm sayısını direk (en az) 4 ' e çıkacak. Bu yıl elini vicdanına koy, olması gereken 2 sürümü bile (çeşitli nedenlerden) zamanında yapamadınız. Yani önce kendini bilmesi gerekli insanın :D

Ben bunun altından kalkarım dersen, o zaman gübreyi atın. Ama yine de dekara 3 araba (10 ton) gibi bir rakam değil.

Topraktaki organik gübrelemeden olması gereken faydanın sağlanabilmesi için 'sulama' gerekli. Yoksa olay, çimento olmadan sadece tuğla ile bina yapmaya benzer. Doğal sonuç, yıkılır.

Fermante koyun gübresindeki azot oranı ortalama %1 civarında.

1 tonda gübrede 10kg saf azot. (22 kg üreye tekabül eder)

10 tonda 220 kg!

Bahsettiğin miktarlarda organik gübreleme ile toprağa kazandıran çok ama şok fazla azot, bitkide çok güçlü bir amino asit ve proteyin sentezlenmesine neden olur. Bunun sonucu da çok ama çok büyük miktarlarda 'su ihtiyacı' açığa çıkar.

Eğer bu açığı sulama ile karşılayamazsan (ki bazen karşılasan bile) bitkide gireceği şiddetli su stresi nedeni ile 'yanma' gerçekleşir.

Kaş yaparken göz çıkartmış olursunuz.

Yavaş yavaş verin. 2-3 ton/dekar gibi..
 
Katılım
30.05.2014
Mesajlar
1,849
Konum
İZMİR-MANİSA
Cevap: Ynt: TRİLYE CİNSİ ZEYTİN YETİŞTİRİCİLİĞİ

Saklanarak topluyom aga. Kimseye görünmeden :D

Şaka maka abimle bi hafta 10 gün zeytin topladık bu sene.

Ya kara tarımına odaklandığımızdan el işçiliği gerektiren alanlardan olabildiğince uzak durmaya çalışıyoruz. Yevmiye olmuş 45 lira. Kurtarmıyor.

Dedim ya, zeytinlik resmen hobi bahçesi gibi. Bunun farklı,öbazı özel nedenleri de var ama en karlı da bizimki. Senede 1 kere toplamaya gidiyoruz, hepsi o.

Geçen yıl içerisine yem bezelyesi ektiğimizden azotu yemiş, kudurmuş resmen. Bir taneler vardı, 2.5 litrelik şişenin içine girmiyorlardı.. Ama çiçek dönemi yağan aşırı yağışlar yüzünden yüm bölgede olduğu gibi rekolte düşüktü.





Aga, koyunlardan çıkan gübreyi atmayın 'demiyorum'. Benim söylediklerim şunlar:

1-) Gübre attıktan sonra sürüm sayısını direk (en az) 4 ' e çıkacak. Bu yıl elini vicdanına koy, olması gereken 2 sürümü bile (çeşitli nedenlerden) zamanında yapamadınız. Yani önce kendini bilmesi gerekli insanın :D

Ben bunun altından kalkarım dersen, o zaman gübreyi atın. Ama yine de dekara 3 araba (10 ton) gibi bir rakam değil.

Topraktaki organik gübrelemeden olması gereken faydanın sağlanabilmesi için 'sulama' gerekli. Yoksa olay, çimento olmadan sadece tuğla ile bina yapmaya benzer. Doğal sonuç, yıkılır.

Fermante koyun gübresindeki azot oranı ortalama %1 civarında.

1 tonda gübrede 10kg saf azot. (22 kg üreye tekabül eder)

10 tonda 220 kg!

Bahsettiğin miktarlarda organik gübreleme ile toprağa kazandıran çok ama şok fazla azot, bitkide çok güçlü bir amino asit ve proteyin sentezlenmesine neden olur. Bunun sonucu da çok ama çok büyük miktarlarda 'su ihtiyacı' açığa çıkar.

Eğer bu açığı sulama ile karşılayamazsan (ki bazen karşılasan bile) bitkide gireceği şiddetli su stresi nedeni ile 'yanma' gerçekleşir.

Kaş yaparken göz çıkartmış olursunuz.

Yavaş yavaş verin. 2-3 ton/dekar gibi..
yılmaz abi söylediklerine ekleyeceğim tek şey şu olacak
zeytini sulamak çok dikkat edilmesi gereken bir konu
çünkü sulamayla birlikte şiddeti artan bir Verticillium Solgunluğu var.
sulamada dikkat edilmesi gereken kesinlikle damlama ve benzeri modern sulama yöntemleri kullanılmalı
tabla yada karık usulü kontrolsüz sulama yapılmamalı
Sulama suyunun phsı ölçülmeli gerekli önlemler alınmalı
sulama ile birlikte topraktaki canlılığı arttıracak ve mantarı baskı altına alacak yöntemler (humik ve fulvik asit,mikorizal funguslar gibi ) kullanılmalı
sulama işi mümkün mertebe sıklıkla ve sulama miktarı düşürülerek yapılmalı
unutulmamalı ki zeytin ağacı kuraklığa karşı dayanaklı bir ağaçtır. kendini buna göre programlamıştır bol su bol gelişim bol kazanç mantığıyla sulama yapmak kesinlikle yanlıştır. toprağın su ihtiyacını ölçebilecek bir alete sahip olmak,sahip değilseniz de deneme yanılma yöntemiyle el ve gözlerinizle toprağın yeterli nemlilikte olup olmadığını kestirmeniz gerekecek bu defada az bir miktar su ile başlarsanız yine sizin avantajınız olacaktır.

diyelim ki toprak geçirgenliğiniz havanın ısı ve nemi de göz önüne alındığında bahçenizin haftalık su ihtiyacı 14 ton
ve damlatıcılarınızın kapasitesi 1ton/saat 14 saat kesintisiz sulama yapmak yerine en az haftada 2 ye bölerek 7 şer saatlik sulama yapmalısınız ama benim tavsiyem her gece 2 saat sulama yapmaktan yanadır
 
Katılım
11.05.2018
Mesajlar
47
Konum
ANKARA
Arkadaşlar merhaba

Şarköy de yaklaşık 1.000 Ağaç Trilye cinsi zeytin ağacımız mevcut. kendim İstanbulda yaşıyorum daha önce fazla ilgilenmedik verim alamadık. Ama bu sene kısmet olursa en iyi şekilde ilgileneceğiz.
Bunun için sizlerden özellikle sinek vuruğu ve mantar ile mücadele hakkında tecrübe ve bilgilerinizi paylaşmanızı rica edeceğim.

Son yıllarda kullandığımız sineklere yönelik ilaçların etkilerinin yasal olarak azaltıldığı söylentisi var (Arıların ölmemesi içinmiş ?)

selamlar
AgrOx Toz Formda Klordioksit Dünyanın en iyi fungusit ve bakterisit ürünüdür ve Türkiyedeki tek gerçek toz formda klordioksit ürünüdür. Kendiniz de araştırıp klordioksitin nasıl mükemmel bir ürün olduğunu görebilirsiniz. Zeytinde ve diğer tarımsal alanlarda mantari hastalıklarda (Verticillium) dahil %100 çözümdür. Fitotoksitesi ve Rezüdesi sıfırdır. Hiçbir şekilde yakma veya kalıntı bırakma durumu yoktur. Kesinlikle veriminizi arttırır. Şu an Zeytinde Mantari hastalıklarda bilinen en kesin ve en uygun çözümdür.

Ayrıntılı bilgi almak isterseniz arayabilirsiniz.

Saygın ÖZEN
05323153371
 
Katılım
11.05.2018
Mesajlar
47
Konum
ANKARA
Tabi ilaçlamadan daha önemli husular da var. Mesela yabancı ot mücadelesi en önemli husus.

Arazideki yabancı otlar, akla gelebilecek her alanda kültür bitkisi ile rekabete girer. Mesela araziden alınacak toplam rekolteden tane iriliğine, yağ oranından hastalık dayanıklılığına kadar her alanda zeytinin düşmanıdır.

- Ot, topraktaki azotu tüketir, azot ' un tükenmesi, doğrudan verimin tükenmesi demek.

- Ot, topraktaki nemi tüketir, bu, bitkinin en ihtiyaç duyduğu zamanda gerekli olan suyu bulamayarak strese girmesi demek.

- Ot, topraktaki fosforu tüketir, bu da daha az çiçeklenme ve dolayısı ile daha az meyva tutumu demek.

- Ot, topraktaki potasyumu tüketir, potasyum noksanlığı, hastalık, soğuk, kuraklı gibi tüm olumsuz etkenlere karşı savunmasız ve dayanıksız zeytin (hem vejitatif aksam, hem de tane) demek

- Ot, topraktaki çinkoyu tüketir, manganı tüketir, organik maddeyi tüketir, magnezyumu tüketir, boru tüketir, kalsiyumu tüketir.......... (Liste gerçekten çok uzar ve bu maddelerin her birinin bir görevi var)

- Yani ot tüketir, hem tarlayı, hem mahsülü..

İşin diğer asıl önemli yanı ise, çiftlik gübresi ile zeytinlik gübreleme, en az 2-2,5 kat daha fazla yabancı ot mücadelesi gerektirir. Yani otla mücadele etmeyeceksiniz, çiftlik gübresi işine hiç girmemeniz daha hayırlı olacaktır. Aksi taktirde onca masraf ve emek harcayarak zeytini değil, otu beslemiş de olabilirsiniz.

Özetle, 'delik çuvala darı konmaz.'

Yukarıda anlatılanlar, bitki sağlığı ve besleme ile ilgili tedbirlerdi. Otun bir de çok kişinin bilmediği zararları vardır.

Mesela zeytinlik adam boyu ot olur, içerisine o kadar az girilmiştik ki, otlar, bırakın biçilmeyi, çiğnenmemiştir bile. Temmuz ' un sonuna doğru tatlı bir lodos eserken nereden geldiği bilinmeyen bir kıvılcım çıkar:

'15 yıl önce elleriniz ile diktiğiniz zeytinlik yanar'

Mecazen yada azot fazlalığından değil.. Gerçekten yanar.


Ot konusunda da diğer deneyimli arkadaşların görüşlerini paylaşması faydalı olur.

Bunun dışındakiler zaten sıradan/standart şeyler:

1-) Mantar ve hastalık mücadelesi:
- Hastalık görülme durumuna göre 1 ve üstü sayıda bordo bulamacı
- Hastalık şartlarının oluşumunu takiben (toprak işleme, yağmur sonrası vb.) yeni riskli koşullar oluştuğunda uygun sistemik fungusitler
- Extrem iklim koşullarında hasad öncesi çürüme engelleyiciler

2-) Böcek ve zararlılar ile mücadele:
- Herkesin malumu zeytin sineği. Sistemik etkili ilaçların risk dönemi başında önleyici olarak kullanımı. Artı yine risk dönemlerinde (özellikle yağmur sonraları) hızlı ve etkili ilaçlamalar
- olası diğer zararlılar için, zararlının türüne göre seçilmiş uygun insektisitler.

3-) Besleme / Gübrleme:
Bu konu, toprak-yaprak analizleri, verim beklentisi, bitkinin yaş ve vejitatif kondisyonu, iklim, yağış miktar ve rejimi gibi birçok değişken tarafından ortaklaşa belirleneceğinden kesin birşey söylemek zor. Lakin 30 dekar bi zeytinliğin toplam ihtiyacı, 2 koyun parasını geçmez :D

Söylemeyi unuttum. Senin işin en önemli nokta 'atakan' zararlısı ile mücadele. O sorunu aşamadığın sürece beklentini düşük tut..
Elinize emeğinize sağlık çok güzel cevaplamışsınız, fakat bordo bulamacı yerine Toz klordioksit tavsiye ederim zira onlarca kat daha güçlü ve artık dünyada çok yaygın kullanılan tamamen kalıntısız %100 sonuçlu bir üründür.
Saygılar.

Saygın ÖZEN
05323153371
 
Katılım
20.05.2018
Mesajlar
49
Konum
İstanbul
Yılmaz Ustam irtibat bilgisi alabilir miyim ?

Saklanarak topluyom aga. Kimseye görünmeden :D

Şaka maka abimle bi hafta 10 gün zeytin topladık bu sene.

Ya kara tarımına odaklandığımızdan el işçiliği gerektiren alanlardan olabildiğince uzak durmaya çalışıyoruz. Yevmiye olmuş 45 lira. Kurtarmıyor.

Dedim ya, zeytinlik resmen hobi bahçesi gibi. Bunun farklı,öbazı özel nedenleri de var ama en karlı da bizimki. Senede 1 kere toplamaya gidiyoruz, hepsi o.

Geçen yıl içerisine yem bezelyesi ektiğimizden azotu yemiş, kudurmuş resmen. Bir taneler vardı, 2.5 litrelik şişenin içine girmiyorlardı.. Ama çiçek dönemi yağan aşırı yağışlar yüzünden yüm bölgede olduğu gibi rekolte düşüktü.





Aga, koyunlardan çıkan gübreyi atmayın 'demiyorum'. Benim söylediklerim şunlar:

1-) Gübre attıktan sonra sürüm sayısını direk (en az) 4 ' e çıkacak. Bu yıl elini vicdanına koy, olması gereken 2 sürümü bile (çeşitli nedenlerden) zamanında yapamadınız. Yani önce kendini bilmesi gerekli insanın :D

Ben bunun altından kalkarım dersen, o zaman gübreyi atın. Ama yine de dekara 3 araba (10 ton) gibi bir rakam değil.

Topraktaki organik gübrelemeden olması gereken faydanın sağlanabilmesi için 'sulama' gerekli. Yoksa olay, çimento olmadan sadece tuğla ile bina yapmaya benzer. Doğal sonuç, yıkılır.

Fermante koyun gübresindeki azot oranı ortalama %1 civarında.

1 tonda gübrede 10kg saf azot. (22 kg üreye tekabül eder)

10 tonda 220 kg!

Bahsettiğin miktarlarda organik gübreleme ile toprağa kazandıran çok ama şok fazla azot, bitkide çok güçlü bir amino asit ve proteyin sentezlenmesine neden olur. Bunun sonucu da çok ama çok büyük miktarlarda 'su ihtiyacı' açığa çıkar.

Eğer bu açığı sulama ile karşılayamazsan (ki bazen karşılasan bile) bitkide gireceği şiddetli su stresi nedeni ile 'yanma' gerçekleşir.

Kaş yaparken göz çıkartmış olursunuz.

Yavaş yavaş verin. 2-3 ton/dekar gibi..
Yılmaz ustam, yeni üyeyim o yüzden sistem özel mesaj atmama izin vermiyor. Size ulaşmak istiyorum, mail vs hangi yöntemi uygun görürseniz.

Bu platformda verdiğiniz bilgiler için teşekkür ederim. Konuyu takip edenlerden de araya girdiğim için özür dilerim :)
 


Üst Alt