Selamlar Trakkulup ailesi. Yıllardır hayalim olan izli ekimi sonunda gerçekleştirebildim. Yaklaşık %5 tohum ve gübre az atarak 15.40 metrede bir teker izi bıraktım. İnşallah önümüzdeki sezon herbisitler için 2 defa, fungisitler için 2 defa, yapraktan demir gübrelemesi için 1 defa, gerekirse 1 defa da insektisit için gireceğim. Kafam çok rahat olacak. Ayrıca yağmurlama sulama yaparken hat değişimlerinde bu izler bize önemli bir referans olacak.
Mibzerimiz anam babam usulü olarak bilinen Özdöken HBM 22'li (308cm iş genişliği var). Ben normalde bu mibzerde izli ekimin bu kadar kolay olacağını düşünmüyordum, hatta ilk tarlada teker izine denk gelecek gözlere gübre çuvalı tıkamıştım.
Daha sonra Özdöken'in yedek parça sitesinde izli ekim için üretilen bir göz kapama sacının olduğunu keşfettim ve sipariş verdim. 1 gün sonra elime ulaştı.
Ben normalde tarlanın etrafını 5 tur dönerek ekim yaparım. Bu otomatik dümenlemeye sahip olmadan önce de böyleydi. 5 sıra dönmek otomatik U dönüşlerinde çok avantaj sağlıyor. Herneyse, ben izli ekim için bu sacları sürekli söküp takmak istemediğimden, önce tarlanın ilk 2 kenar turunu ekiyorum. Ardından 4. ve 5. kenar turlarını dönüyorum. 3. turlar boş kalıyor. Bu aşamaya kadar da genel de tohum bitiyor zaten.
Tohumu doldurunca bu iz bırakma saclarını mibzerin tohum ve gübre gözlerine takıyorum. Bu sacları takarak tohum ve gübre akışını ilgili gözlerde kesiyoruz ancak, içinde kalan tohum ve gübrenin bitmesi 30 metre'yi buluyor.
Tarlanın etrafında henüz ekmediğim 3.turu iz bırakarak ekiyorum. Ardından AGOPENGPS'de daha önceden planladığım AB hattının paralelinde 5 sırada (15.40 metre) bir tekerlek iz çizgileri bırakıyorum. 3.turun hemen ardından bu iz çizgilerini otomatik U dönüş özelliği ile birlikte sıra sonlarında 5 atlamalı şekilde ekiyorum. İzli ekim sıraları bitince sacları geri çıkartıyorum. Uygulamaya dair görseller:
İzli ekim serüvenim bu şekildeydi. İzli ekimle ektiğim ilk tarla (hani şu gözlere torba tıkadığım) çimlenmiş. Çıkışlar çok güzel. Belki onun resimlerini yarın bu konuya eklerim.
Şimdi gelelim alternatif taban gübrelemesi konusuna...
Elimde ilkbaharda ilaçlama döneminden arta kalan;
-Demir sülfat toz
-Demir sülfat granül
-Aminoasit toz
-Potasyum lignosülfonat toz
-Giberellik asit toz vardı.
Toz olanları inşaatta kullanılan harç karma makinası ile tohum kaplama yapmayı düşünüyordum. Hem de dekara denk gelecek dozlar az sonra detaylarını aktaracağım şekilde olana göre bayağı bir az olacaktı. Ancak o günlerde tanıdığımızın harç makinası dolu olduğu için; mibzerin tohum/gübre gözüne karıştırarak ekim esnasında karık içine vermek zorunda kaldım.
Gibrellik asit kullanamadım, çünkü ilaçlama ile birlikte bile dekara saf 1 gr veriliyor, onu depo içinde homojen karıştıramam diye denemede kullanmadım.
Şimdi gelelim, depo içinde sırayla neleri karıştırdım ve neden karıştırdım, nasıl zorluklar yaşadım?
1) Gübretaş'ın şelatlı demiri (Fe-EDTA %13) 400g/da - 120 TL/da maliyet. Neden EDDHA şelatlıları tercih etmedin, bu sizin toprakta bağlanır işe yaramaz diyenler olacaktır. Hatta neden özellikle demirli bir taban gübrelemesi yapıyorsun diyebilirsiniz. Tek tek açıklayayım.
Geçen yıl tüm buğday ve arpa arazilerimden kardeşlenme döneminde bitki örnekleri almıştım. Tamamının kimyasal analizlerini yaptım. Tüm tarlaların da toprak analizleri zaten elimde vardı. Aynı tarlaların tam bitki örneklerini aldığım gün için Sentinel-2 uydu görüntüleri vardı. Daha sonra bu uydu görüntülerini NDVI gibi bitki sağlığı hakkında fikir verecek farklı indekslere dönüştürdük. Özet olarak sonuç: Toprakta ve yaprakta demir eksik, uydu görüntülerinde bitki sağlığıyla en çok ilişkili element DEMİR'di. Hatta azot ve demir arasında antagonizm yakalamıştık. (Hocalarımız buğday da demir eksik olmaz diyip, bana yıllar kaybettirse de !!!)
Çalışmadan birkaç örnek görsel:
Bundan dolayı kendi araştırma sonuçlarıma göre demiri önemsiyorum. Yapraktan veya topraktan kesin vermem lazım.
Peki neden EDTA şelatlı demiri tercih ettim? Çünkü EDDHA şelatlılarda standart bir ortho-ortho oranı yok, Gübretaş gibi standart güvenilir satıcıları TR'de yok, pahalı, çoğu tamamen toz (hava uçuyor, hafif granüllü olması lazım. Ayrıca EDTA şelatlı demir topraklarımızda çok etkinlik göstermese de ben tohumun hemen yanına uyguladığım için, bitki kök rizosfer bölgesinin yakınında kalacağı için 7'den daha düşük bir pH'da konaklayabilecek. Eğer sonuç başarılı olursa da, kimyasal ithalatcımdan daha düşük fiyata zaten (4$+KDV) standart Fe-EDTA gübresi satın alabilirim. Fe-EDTA konusundaki hipotezim budur.
Uygulama görselini paylaşıyorum. Sonrasında tohumla iyice karıştırdım. Ekim esnasında mibzer için hiç bir sorun oluşturmadı.
2) Demir sülfat toz (%19 Fe) 6 kg/da- 120 TL/da maliyet: Bunu bir elekle eledikten sonra karıştırdım. Tüm dişleri ve kursakları tıkadı (resmini çekemedim ama berbat bir durumdu). Hedeflediğim tohumu 2 ekmede (2.ekimde gübreyi kapatarak) anca bitirebildim. Buna tövbeliyim. Çünkü bunun kimyasal formülü şu şekilde: FeSO4.7H2O. Formülün sonunda 7 molekül bildiğimiz su (H2O) var. Durduğu yerde bile nem hissettiren bir gübre kendisi.
Doz seçimini de Fe-EDTA ile aynı dekar maliyetinde hangisi daha etkili olacak diye merak ettiğim için bu şekilde seçtim. 3 demirli uygulamanın da dekar maliyeti 120 TL.
3) Demir sülfat granül (%16 Fe) 6kg/da - 120 TL/da maliyet: Açık ara en rahatı buydu. Bunu gübre gözüne karıştırdım. Hiç keseklerini elemedim çünkü zaten gübre gözünde elek var. Mibzerde hiç bir sorun oluşturmadı. Resmini çekmeyi unutmuşum.
Doz yine demirli gübrelerde fiyat/performans karşılaştırması için bu şekilde seçildi.
4) Potasyum lignosülfonat (800gr/da) - 50 TL/da maliyet: Potansiyel olarak çimlenmede ve çimlenmeden sonradaki gelişim dönemlerinde kök rizosfer bölgesinde şelatlayıcı etkisi nedeniyle deneme konusu oldu.
Depoda buğdayla karıştırırken ele yapışıyor. Un gibi tozumsu olduğu için de, ne kadarı rüzgardan etkilenmeden kursaktan aşağı düşüp tohumla yan yana düştü bilinmez. Bakacağız sonuca artık. Mibzerde herhangi bir probleme neden olmadı.
5) Aminoasit toz (%45) 400 gr/da - 25 TL/da maliyet: Potansiyel olarak çimlenme gücü artışı ve kardeşlenme sonuna kadar sürecek olumsuz çevre şartlarına karşı destekleyici özelliğinden dolayı tercih ettim (desem de inanmayın elimde vardı denemiş olduk işte
). Bunu karıştırırken de yine elime yapıştı. Ama tohumu gerçekten kapladı. Her bir danenin etrafında toz şeklinde aminoasit tanecikleri yapışmış haldeydi. Bu yapışkanlık başıma dert oldu, mibzerin tohum adan dişlerinin içi yapışan tohumlarla doluyordu. Dişleri temizlesem de fayda etmedi, yine 2 kez ekmek zorunda kaldım (2.ekimde gübreyi kapattım). Bu mibzere verdiği zarardan dolayı kesinlikle daha düşük dozda kullanılmalı, anlaşıldı.
Bu da AGOPENGGPS'in güzel yanı
. Tarlanın boyama, AB hatları, sınır bilgilerini içeren kml formasında ki çıktısını aldım.
Peki şimdi karşılaştırma nasıl olacak? İlk karşılaştırma çimlenme olur, 2. karşılaştırma Nisan ayında kardeşlenme döneminde hem gözle hem de Sentinel-2 uydu görüntüleri ile aşağıdaki haritayı uydu görüntüsüne oturtarak olur. 3. karşılaştırma da muhtemelen dane olum döneminde bitki sayımları Sentinel-2 uydu görüntüleri ile olur muhtemelen.
Mibzerimiz anam babam usulü olarak bilinen Özdöken HBM 22'li (308cm iş genişliği var). Ben normalde bu mibzerde izli ekimin bu kadar kolay olacağını düşünmüyordum, hatta ilk tarlada teker izine denk gelecek gözlere gübre çuvalı tıkamıştım.
Daha sonra Özdöken'in yedek parça sitesinde izli ekim için üretilen bir göz kapama sacının olduğunu keşfettim ve sipariş verdim. 1 gün sonra elime ulaştı.
Ben normalde tarlanın etrafını 5 tur dönerek ekim yaparım. Bu otomatik dümenlemeye sahip olmadan önce de böyleydi. 5 sıra dönmek otomatik U dönüşlerinde çok avantaj sağlıyor. Herneyse, ben izli ekim için bu sacları sürekli söküp takmak istemediğimden, önce tarlanın ilk 2 kenar turunu ekiyorum. Ardından 4. ve 5. kenar turlarını dönüyorum. 3. turlar boş kalıyor. Bu aşamaya kadar da genel de tohum bitiyor zaten.
Tohumu doldurunca bu iz bırakma saclarını mibzerin tohum ve gübre gözlerine takıyorum. Bu sacları takarak tohum ve gübre akışını ilgili gözlerde kesiyoruz ancak, içinde kalan tohum ve gübrenin bitmesi 30 metre'yi buluyor.
Tarlanın etrafında henüz ekmediğim 3.turu iz bırakarak ekiyorum. Ardından AGOPENGPS'de daha önceden planladığım AB hattının paralelinde 5 sırada (15.40 metre) bir tekerlek iz çizgileri bırakıyorum. 3.turun hemen ardından bu iz çizgilerini otomatik U dönüş özelliği ile birlikte sıra sonlarında 5 atlamalı şekilde ekiyorum. İzli ekim sıraları bitince sacları geri çıkartıyorum. Uygulamaya dair görseller:
İzli ekim serüvenim bu şekildeydi. İzli ekimle ektiğim ilk tarla (hani şu gözlere torba tıkadığım) çimlenmiş. Çıkışlar çok güzel. Belki onun resimlerini yarın bu konuya eklerim.
Şimdi gelelim alternatif taban gübrelemesi konusuna...
Elimde ilkbaharda ilaçlama döneminden arta kalan;
-Demir sülfat toz
-Demir sülfat granül
-Aminoasit toz
-Potasyum lignosülfonat toz
-Giberellik asit toz vardı.
Toz olanları inşaatta kullanılan harç karma makinası ile tohum kaplama yapmayı düşünüyordum. Hem de dekara denk gelecek dozlar az sonra detaylarını aktaracağım şekilde olana göre bayağı bir az olacaktı. Ancak o günlerde tanıdığımızın harç makinası dolu olduğu için; mibzerin tohum/gübre gözüne karıştırarak ekim esnasında karık içine vermek zorunda kaldım.
Gibrellik asit kullanamadım, çünkü ilaçlama ile birlikte bile dekara saf 1 gr veriliyor, onu depo içinde homojen karıştıramam diye denemede kullanmadım.
Şimdi gelelim, depo içinde sırayla neleri karıştırdım ve neden karıştırdım, nasıl zorluklar yaşadım?
1) Gübretaş'ın şelatlı demiri (Fe-EDTA %13) 400g/da - 120 TL/da maliyet. Neden EDDHA şelatlıları tercih etmedin, bu sizin toprakta bağlanır işe yaramaz diyenler olacaktır. Hatta neden özellikle demirli bir taban gübrelemesi yapıyorsun diyebilirsiniz. Tek tek açıklayayım.
Geçen yıl tüm buğday ve arpa arazilerimden kardeşlenme döneminde bitki örnekleri almıştım. Tamamının kimyasal analizlerini yaptım. Tüm tarlaların da toprak analizleri zaten elimde vardı. Aynı tarlaların tam bitki örneklerini aldığım gün için Sentinel-2 uydu görüntüleri vardı. Daha sonra bu uydu görüntülerini NDVI gibi bitki sağlığı hakkında fikir verecek farklı indekslere dönüştürdük. Özet olarak sonuç: Toprakta ve yaprakta demir eksik, uydu görüntülerinde bitki sağlığıyla en çok ilişkili element DEMİR'di. Hatta azot ve demir arasında antagonizm yakalamıştık. (Hocalarımız buğday da demir eksik olmaz diyip, bana yıllar kaybettirse de !!!)
Çalışmadan birkaç örnek görsel:
Bundan dolayı kendi araştırma sonuçlarıma göre demiri önemsiyorum. Yapraktan veya topraktan kesin vermem lazım.
Peki neden EDTA şelatlı demiri tercih ettim? Çünkü EDDHA şelatlılarda standart bir ortho-ortho oranı yok, Gübretaş gibi standart güvenilir satıcıları TR'de yok, pahalı, çoğu tamamen toz (hava uçuyor, hafif granüllü olması lazım. Ayrıca EDTA şelatlı demir topraklarımızda çok etkinlik göstermese de ben tohumun hemen yanına uyguladığım için, bitki kök rizosfer bölgesinin yakınında kalacağı için 7'den daha düşük bir pH'da konaklayabilecek. Eğer sonuç başarılı olursa da, kimyasal ithalatcımdan daha düşük fiyata zaten (4$+KDV) standart Fe-EDTA gübresi satın alabilirim. Fe-EDTA konusundaki hipotezim budur.
Uygulama görselini paylaşıyorum. Sonrasında tohumla iyice karıştırdım. Ekim esnasında mibzer için hiç bir sorun oluşturmadı.
2) Demir sülfat toz (%19 Fe) 6 kg/da- 120 TL/da maliyet: Bunu bir elekle eledikten sonra karıştırdım. Tüm dişleri ve kursakları tıkadı (resmini çekemedim ama berbat bir durumdu). Hedeflediğim tohumu 2 ekmede (2.ekimde gübreyi kapatarak) anca bitirebildim. Buna tövbeliyim. Çünkü bunun kimyasal formülü şu şekilde: FeSO4.7H2O. Formülün sonunda 7 molekül bildiğimiz su (H2O) var. Durduğu yerde bile nem hissettiren bir gübre kendisi.
Doz seçimini de Fe-EDTA ile aynı dekar maliyetinde hangisi daha etkili olacak diye merak ettiğim için bu şekilde seçtim. 3 demirli uygulamanın da dekar maliyeti 120 TL.
3) Demir sülfat granül (%16 Fe) 6kg/da - 120 TL/da maliyet: Açık ara en rahatı buydu. Bunu gübre gözüne karıştırdım. Hiç keseklerini elemedim çünkü zaten gübre gözünde elek var. Mibzerde hiç bir sorun oluşturmadı. Resmini çekmeyi unutmuşum.
Doz yine demirli gübrelerde fiyat/performans karşılaştırması için bu şekilde seçildi.
4) Potasyum lignosülfonat (800gr/da) - 50 TL/da maliyet: Potansiyel olarak çimlenmede ve çimlenmeden sonradaki gelişim dönemlerinde kök rizosfer bölgesinde şelatlayıcı etkisi nedeniyle deneme konusu oldu.
Depoda buğdayla karıştırırken ele yapışıyor. Un gibi tozumsu olduğu için de, ne kadarı rüzgardan etkilenmeden kursaktan aşağı düşüp tohumla yan yana düştü bilinmez. Bakacağız sonuca artık. Mibzerde herhangi bir probleme neden olmadı.
5) Aminoasit toz (%45) 400 gr/da - 25 TL/da maliyet: Potansiyel olarak çimlenme gücü artışı ve kardeşlenme sonuna kadar sürecek olumsuz çevre şartlarına karşı destekleyici özelliğinden dolayı tercih ettim (desem de inanmayın elimde vardı denemiş olduk işte
Bu da AGOPENGGPS'in güzel yanı
Peki şimdi karşılaştırma nasıl olacak? İlk karşılaştırma çimlenme olur, 2. karşılaştırma Nisan ayında kardeşlenme döneminde hem gözle hem de Sentinel-2 uydu görüntüleri ile aşağıdaki haritayı uydu görüntüsüne oturtarak olur. 3. karşılaştırma da muhtemelen dane olum döneminde bitki sayımları Sentinel-2 uydu görüntüleri ile olur muhtemelen.