Pulluk Seçimi yardım arkadaşlar

Arkadaşlar 4080E Deutz traktör sahibiyiz,aktif olarak 4'lü deveboynu 14 ayna Alpler pulluk kullanıyorduk ama arazi şartları vs pulluk traktörü yoruyor ve ikinci el aldığımız için ayarını tutturamıyoruz sanırım sıkıntı var.Sıfır pulluk almayı düşünüyoruz aklımızda otomatik ve deveboynu var ama otomatik ağır olur sanırım deve boynu 4 13 nasıl olur sizce ve hangi markayı önerirsiniz.Kırşehirden selamlar

2026 da besicilikte kazanç var mı...

kağıt üstü hesap:
125 tl günlük yem ile 410 kg ağırlıkta bir dana 1,590 kg günlük ağırlık artışı göstersin...
30 danada 28 günde, ortalama ağırlık artışı, 1,590 kg/gün/dana olsun...
karkas fiyatı: 550 tl/kg olduğu kabul edilsin...
30 dana ile besicilik yapıldığını kabul edelim...

bu şartlarda,
28 günde bir dananın 45 kg ağırlık artışı gösterdiği hesaplanır...

simdi hesaplayalım:
1 dana 1günde 125 liralık yem yemekte...
28 günde:
125 x 28 = 3500 liralık yem yer...

30 dana: 28 günde
3500 x 30=105 000 liralık yem yer,

30 dana 28 günlük beside ne kadar karkas verir:
1 dana 1 günde 1,590 kg canlı ağırlık artışı ile ve %59 randıman ile (karkas=canlı ağırlık x randıman):
1,590 x0,59=0,938 kg karkas
28 günde 1 danadan:
0,938 kg karkas x 28 günde=26,264 kg karkas elde edilir...
30 danadan:
26,264 kg x 30=787,9 kg karkas elde edilir...

karkas fiyatı 550 tl/kg ise,
787,8 kg karkas x 550 tl/kg=433,345 lira elde edilir...

yem parası çıkarıldığında:
karkas-yem: 30 dana için 28 günde:
433,345 - 105,000 = 328,345 TL

bu hesaba öteki giderler/harcamalar dahil edilmedi...
(işçilik ve yakıt, elektrik, su, ulaşım vb hesaplanmadı)

bilgi amaçlı verildi...

Römork Ok Tertibatı Tamiri

Buğday ekiminin bitiminde başını alıp giden römorkun okunu tamir ettim, daha önce hasar gördüğü yerleri de güçlendirdim.
Çayırova'dan 1400 liraya dereceli okbaşı aldım. Bu olaydan sonra diğer römorklara da güvenim kalmadığından zamanla onları da değiştirmeyi düşünüyorum.
Hepsi ikinci el olduğundan geçmişlerini, başlarına ne geldiğini bilemiyoruz.
Bu yaz imkanlar el verirse bu iki küçük römorku elden geçirmeyi düşünüyorum. Bu da restorasyon sürecinin ilk aşaması olsun 🤠
İyi seyirler..

Römork Restorasyonu Bölüm 1 - Ok Tamiri
Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Tarımın geleceği hakkında öngörüler ve tartışma

Bu başlığı Türkiye'de tarımı ve özellikle de çoğumuzun işletmeye devam ettiği aile tipi tarımsal işletmeleri nelerin beklediği idrak etmek üzere öngörülerimizi, beklentilerimizi, fikirlerimizi yazmak için açtım.bugünlere takılıp kalırsak yarınlarda çaresiz kalacağımız ortada, onun için yarınlardan da bahsetmek gerekiyor.

Önümüzdeki 50 yıl, tarla tarımında "verimlilik" kavramının yerini "hassasiyet" ve "kaynak yönetimine" bıraktığı bir dönem olacak. Geniş ovalarda bu değişim hem teknolojik hem de yapısal bir devrim anlamına geliyor.
Gelecek projeksiyonu ve geleneksel Türk aile işletmeleri üzerindeki etkilerini şöyle analiz edebiliriz:
1. Tarla Tarımında Büyük Dönüşüm: "Otonom ve Dijital Ekosistem"
Önümüzdeki yarım asırda tarla tarımı şu üç ana sütun üzerinde yükselecek:
* Otonom Mekanizasyon ve Sürü Robotlar: Bugün kullandığınız büyük traktörlerin yerini, tarlada 7/24 çalışan, birbiriyle haberleşen küçük otonom robot sürüleri alacak. Bu robotlar toprağı sıkıştırmadan ekim yapacak, yabancı otu kimyasalla değil, lazerle tek tek yakarak imha edecek.
* Rejeneratif (Onarıcı) Tarım: Kimyasal kullanımının yerini toprak mikrobiyolojisini yönetmek alacak. Toprağın karbon tutma kapasitesi, çiftçi için buğday satmak kadar önemli bir gelir kapısı haline gelecek.
* Biyoteknoloji ve İklim Adaptasyonu: Sadece verim değil, aşırı kuraklığa veya ani don olaylarına dayanıklı, su kullanım verimliliği %50 artırılmış "akıllı tohumlar" standart hale gelecek.
2. Geleneksel Aile Tipi Türk Tarımı Nasıl Etkilenir?
Türkiye’deki ortalama işletme büyüklüğünün (yaklaşık 60 dekar) parçalı yapısı, bu teknolojik dönüşümün önündeki en büyük engel. Ancak bu durum iki farklı senaryoyu doğuracak:
A. Riskler: "Ölçek Ekonomisine Yenilme"
* Yüksek Giriş Maliyeti: Dijital tarım araçları, sensör ağları ve otonom cihazlar yüksek sermaye gerektirir. Küçük aile işletmeleri bu yatırımı yapamazsa, dekar başına maliyeti çok daha düşük olan büyük endüstriyel çiftliklerle rekabet edemez hale gelebilir.
* Veri Okuryazarlığı: 50 yıl içinde "traktör sürmek" bir yetenek olmaktan çıkacak; yerini "veri analizi" alacak. Bu dönüşüme ayak uyduramayan geleneksel kuşak, tarlasını yönetmekte zorlanabilir.
B. Fırsatlar: "Yeni Nesil Kooperatifçilik ve Uzmanlaşma"
* Dijital Kooperatifçilik: Aile işletmeleri hayatta kalmak için makine parklarını ve verilerini birleştirmek zorunda kalacak. "Paylaşımlı otonom traktör" veya "ortak veri merkezi" gibi modellerle küçük parseller sanal ortamda tek bir büyük tarla gibi yönetilebilecek.
* İzlenebilirlik ve Butik Üretim: Tüketici artık "hangi veterinerin kontrolünde, hangi ilaçla üretildiğini" bilmek istiyor. Aile işletmeleri, büyük endüstriyel tesislerin sunamadığı "hikayesi olan, yüksek kaliteli ve denetimli" ürün üretme konusunda (örneğin sizin planladığınız veteriner kontrollü üretim gibi) avantaj sağlayabilir.
3. Yapısal Değişim: "Çiftçiden Teknoloji Yöneticisine"
Geleneksel aile tipi işletmelerin 50 yıl sonraki profili muhtemelen şuna dönüşecektir:
* Tarlada fiziksel güç kullanımı minimuma inecek.
* Kararlar "tecrübe + sezgi" yerine "yapay zeka tahminleme modelleri" ile alınacak.
* Mülkiyet sahipliği devam etse de, operasyonel süreçlerin çoğu profesyonel hizmet sağlayıcı firmalara (tarım servisleri) devredilecek.
Özetle;
Tarımın kalbi olan ancak halen aile tipi işletmelerin yaygın olduğu bölgelerde, aile işletmeleri eğer bilgi teknolojilerini ve ortak makine kullanımı modellerini adapte edebilirlerse, esneklikleri sayesinde ayakta kalacaklar. Ancak geleneksel yöntemlerde ısrar eden ve ölçek büyütemeyen işletmelerin yerini kurumsal tarım şirketlerine bırakması kaçınılmaz görünüyor.

abd den patriyot mu, çinden füze mi...

türkiyenin 15 milyar dolarlık patriot alacağı söyleniyor...

türkiye nato üyesi...
türkiyeye saldırmayı kimse göze alamaz...
(nato türkiyeye saldırırsa, o başka)
bu sebeple, türkiyenin bu harcamayı yapması gerekli olmayabilir...

15 milyar doların, silahlanmaya harcanması yerine,
bu paranın, tarım hayvancılığa verilmesi...doğudan iç anadoluya su taşınması sistemlerine harcanması-sulama sistemlerine harcanması...
bunun yapılması, kuraklığa karşı bir tedbir olduğu gibi, tarımda, hayvancılıkta verim artar-verimlilik de artar...
bunun böyle yapılması, üretimin, verimin artmasında ve yiyecek güvenliğinin garantiye alınmasında faydalı olur...
hollandanın, tarım-hayvancılık ürünlerinin ihracatından elde ettiği gelir dikkate alındığında...
bunun daha doğru olduğu görülür...

dünyada, ülkelerini yönetenler, kepi önlerine koyup düşünsün...
dünyada, savaşlara bir an önce son verilsin...
ülkeleri yakıp-yıkmak...
bu gidişat, gidişat değil...
insanlar, faydalı işler yapsın...

dünyayı yakıp yıkanlara...bunlara yardım edenlere...
allah, akıl-fikir versin...

  • Soru
Arpalarda durum

Herkese hayırlı ramazanlar. Dönüme yaklaşık 30 kg arpa ektiğimiz tarlalarda bitim ve kardeşleme konusunda sıkıntı gözüküyor. Hava durumu genel olarak geceler - seviyelerinde,gündüzler ise yeni yeni ısınmaya başladı.Yaklaşık 10 gün önce üre septik tarlalara biraz hareketlenme var gibi ama fotoğraflara bakılınca sıkıntı varmı sizce ne yapılabilir. Şimdiden cevaplar için teşekkürler.

Resimler ve ekler

  • IMG_3536.jpeg
    IMG_3536.jpeg
    312.9 KB · Görüntüleme: 56
  • IMG_3534.jpeg
    IMG_3534.jpeg
    371.5 KB · Görüntüleme: 59
  • IMG_3532.jpeg
    IMG_3532.jpeg
    241.4 KB · Görüntüleme: 55
  • IMG_3528.jpeg
    IMG_3528.jpeg
    373.5 KB · Görüntüleme: 54
  • IMG_3529.jpeg
    IMG_3529.jpeg
    320.5 KB · Görüntüleme: 50
  • IMG_3526.jpeg
    IMG_3526.jpeg
    264.4 KB · Görüntüleme: 60

karaciğer kelebeği...

karaciğer kelebeği nedir, çiftlik hayvanlarındaki etkileri nedir?
karaciğer kelebeği ara konakçısı sümüklü böcek olan, sığırda, koyunda büyük üreme ve üretim kaybına sebep olan bir iç parazittir.
sulu mera alanlarında/otlaklarda, sulanan meralarda, sümüklü böceklerin yasaması için uygun meralarda yaygın olarak görülür...

hayvanlarda muhtemel etkileri:
karaciğer kelebeği, tahribatını karaciğerde yapar...
kanamaya, kan kaybına ve kansızlığa sebep olur...
karaciğerin görevini yapamaz hale gelmesine sebep olur...
hayvanların bağışıklığı azalır, hayvanlar enfeksiyonlara açık hale gelir...
iştah azalır, yem tüketimi/tüketilen yem miktarı azalır...
üremede azalma görülür..
üretim kayıpları ortaya çıkar...
hayvan ölümleri görülür...

karaciğer kelebeği tedavisi, parazit ilaçlaması nasıl yapılır...

karaciğer ne görev yapar...

sığırlarda, karaciğerin görevi nelerdir...
entansif besi çiftliklerinde, entansif süt hayvancılığı yapılan çiftliklerde,
hayvanların yüksek miktarda tahıl tüketmesinden dolayı,
ineklerde, besideki danalarda, yüksek kan şekeri (şeker hastalığı) var mıdır, görülür mü...
karaciğer yağlanması ne zaman ortaya çıkar,
karaciger yağlanmasının sebepleri ve etkileri nelerdir..nasıl önlenir,
karacigere musallat olan parazitler nelerdir...
hayvanın bağışıklığı ile karaciğer arasında bir bağlantı var mıdır...
karaciğer, bir depo organı olarak hangi besinleri ( vitaminler, mineral maddeler vb) depolar...
vücuttaki zehirli maddeleri (mesela işkembeden kana geçen amonyak) zehirsiz bir şekle dönüştürmede...
karaciger ne yapar...
hormonların yapılmasında, kandaki seviyelerin düzenlenmesinde ve hormonların parçalanmasında...
karacigerin bir görei var mıdır...
insanlar, çiftlik hayvanlarının karaciğerini yediklerinde (sığır karaciğeri, koyun karaciğeri, keçi karaciğeri)...
hangi besinleri alırlar (vitaminler, mineraller, protein, şeker)...
çiftlik hayvanlarından elde edilen, kırmızı et ile kıyaslandığında,
karaciğerde besin maddeleri (mineraller, vitaminler, protein, şeker)...daha mı çoktur yoksa daha mı azdır...
çiftlik hayvanlarından yapılan üretim (buzağı/kuzu/oğlak üretimi, etüretimi, sütüretimi, yapağı/yün-keçikılı, gübre vb) sırasında, tedavide ya da başka amaçla kullanılan ilaçların (antibiyotik, aşı, parazit ilaçları, hormonlar vb)...
vücuttan atılmasında, karaciğer ne görev yapar...
karaciğer, öteki organları ve organ sistemlerini nasıl destekler...
karaciğer, yukarıda yazılanlar dikkate alındığında, vücudun kumanda merkezi (bir üretme merkezi, bir depo merkezi, bir bertaraf etme merkezi, bir sevk ve idare merkezi) olarak kabul edilebilir...

soru,
karaciğer, vücutta ortaya çıkan ya da vücuda giren zehirli maddelerin (ilaçlar, pestisitler, küflü yemlerdeki toksinler, başka zehirli maddeler, amonyak, üre, ağır metaller vb) depolandığı bir yer midir?

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt