2022 kışı Buğday 10 TL olabilir



Tarihsel olarak, Buğday 2022 Mart'ında tüm zamanların en yüksek seviyesi 1350'ye ulaştı.​

Şu anda Buğday

1.258.25 $/kile


Yukarıda yaptığımız fincan-kulp analizine göre 1500-1600 $ seviyeleri daha gerçekleşmedi.

Şu anki 1258/2722x14,40 seviyeleriyle hesaplandığında ABD CBOT 1 kg buğday fiyatı 6,65 TL civarında, İthalat maliyeti %25 eklendiğinde 8,30 TL civarında görünmektedir. Kabaca hesapla 1500-1600 seviyelerini görmesi şuanki fiyatın %20'lik bir artış ile olur.

Yatırım tavsiyesi değildir. Herşeyin en iyisini Allah bilir.
 
Son düzenleme:

Agrı haberleri

голод

7 Mart 2022

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali dünyayı gıda kıtlığıyla tehdit ediyor​

Tarım ürünlerinin en büyük ihracatçısı olan Ukrayna, ilkbahar ekim kampanyasıyla ilgili sorunlar yaşayabilir.

Ukrayna - birçok ülkeye gıda sağlayan en büyük tarım ürünleri ihracatçılarından biridir. Örneğin, Ukrayna 2017-2021 döneminde dünya ayçiçek yağı ihracatının yaklaşık %50'sini, mısır ihracatının %15'ini, arpanın %15'ini ve buğdayın %10'unu sağladı.

İlkbahar ekim kampanyası Mart ayının sonunda başlamalıdır. Aktif düşmanlıkların yanı sıra mazot ve gübre kıtlığı, ekim kampanyasında aksamalara ve küresel ölçekte gıda sağlanmasında zorluklara yol açabilir.

İlkbahar buğdayının ekim kampanyası genellikle Mart ayının sonunda, ayçiçeği - Nisan ortasında, mısır - Nisan ayının ikinci yarısında başlar. Çalışmaya ilk başlayanlar, bugün aktif düşmanlıkların devam ettiği Güney bölgeleridir. Toplamda, 4 Mart itibariyle, Ukrayna'nın 10 bölgesi, toplamda ayçiçeği mahsullerinin %54'ünü, mısırın %42'sini ve buğdayın %52'sini oluşturan düşmanlıklarla kaplandı.

Ekimde 15-20 gün gecikme %35'e varan verim azalmasına neden olabilir. Düşmanlıklar devam ederse, bazı bölgelerde ekim kampanyası hiç yapılmayabilir.

Her şeyden önce, ayçiçek yağı ve mısır tedarikinde küresel sorunlar olabilir. Buğdaya gelince, yıl sonunda gerçekleştirilen kışlık mahsullerin toplam mahsulün %90'ından fazlasını işgal etmesine rağmen, bu ürünün Ukrayna'dan ihraç edilmesi olası değildir.

Tarım ürünleri daha pahalı hale geliyor. Mısır vadeli işlemleri 25 Şubat ile 04 Mart arasında %14, buğday - %40 arttı. Sadece Ukrayna'da değil, Afrika ve Orta Doğu'da da kötüleşen insani durumla en az varlıklı ülkelerin gıda arzı için riskler yaratıyor.

GMK Merkezi

Görüldüğü gibi başta Afrika ve Ortadoğu ülkeleri olmak üzere birçok ülke Ukrayna savaşı nedeniyle Ayçiçeği, Buğday, Mısır ve Arpa eksikliği yaşama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Bahar ekiminde Ukrayna'nın yaşayacağı sorunlar telafisi olmayan şekilde bu ülkeleri vurabilir.

Bu sene mümkünse Ayçiçeği ve Mısır ekimini arttıralım. Hem insanları kıtlıktan kurtarmış oluruz hemde iyi para kazanabiliriz.

Ben buğday yerlerinin bir kısmını hasattan sonra 2. ürün Ayçiçeği ekmeyi düşünüyorum.
 

Agrı haberleri

голод

7 Mart 2022

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali dünyayı gıda kıtlığıyla tehdit ediyor​

Tarım ürünlerinin en büyük ihracatçısı olan Ukrayna, ilkbahar ekim kampanyasıyla ilgili sorunlar yaşayabilir.

Ukrayna - birçok ülkeye gıda sağlayan en büyük tarım ürünleri ihracatçılarından biridir. Örneğin, Ukrayna 2017-2021 döneminde dünya ayçiçek yağı ihracatının yaklaşık %50'sini, mısır ihracatının %15'ini, arpanın %15'ini ve buğdayın %10'unu sağladı.

İlkbahar ekim kampanyası Mart ayının sonunda başlamalıdır. Aktif düşmanlıkların yanı sıra mazot ve gübre kıtlığı, ekim kampanyasında aksamalara ve küresel ölçekte gıda sağlanmasında zorluklara yol açabilir.

İlkbahar buğdayının ekim kampanyası genellikle Mart ayının sonunda, ayçiçeği - Nisan ortasında, mısır - Nisan ayının ikinci yarısında başlar. Çalışmaya ilk başlayanlar, bugün aktif düşmanlıkların devam ettiği Güney bölgeleridir. Toplamda, 4 Mart itibariyle, Ukrayna'nın 10 bölgesi, toplamda ayçiçeği mahsullerinin %54'ünü, mısırın %42'sini ve buğdayın %52'sini oluşturan düşmanlıklarla kaplandı.

Ekimde 15-20 gün gecikme %35'e varan verim azalmasına neden olabilir. Düşmanlıklar devam ederse, bazı bölgelerde ekim kampanyası hiç yapılmayabilir.

Her şeyden önce, ayçiçek yağı ve mısır tedarikinde küresel sorunlar olabilir. Buğdaya gelince, yıl sonunda gerçekleştirilen kışlık mahsullerin toplam mahsulün %90'ından fazlasını işgal etmesine rağmen, bu ürünün Ukrayna'dan ihraç edilmesi olası değildir.

Tarım ürünleri daha pahalı hale geliyor. Mısır vadeli işlemleri 25 Şubat ile 04 Mart arasında %14, buğday - %40 arttı. Sadece Ukrayna'da değil, Afrika ve Orta Doğu'da da kötüleşen insani durumla en az varlıklı ülkelerin gıda arzı için riskler yaratıyor.

GMK Merkezi

Görüldüğü gibi başta Afrika ve Ortadoğu ülkeleri olmak üzere birçok ülke Ukrayna savaşı nedeniyle Ayçiçeği, Buğday, Mısır ve Arpa eksikliği yaşama tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Bahar ekiminde Ukrayna'nın yaşayacağı sorunlar telafisi olmayan şekilde bu ülkeleri vurabilir.

Bu sene mümkünse Ayçiçeği ve Mısır ekimini arttıralım. Hem insanları kıtlıktan kurtarmış oluruz hemde iyi para kazanabiliriz.

Ben buğday yerlerinin bir kısmını hasattan sonra 2. ürün Ayçiçeği ekmeyi düşünüyorum.
Fiyatlar artar biraz daha İnş Türkiye hasat dönemi yaklaşınca dünyada ucuzlamaz bu fiyatlara satılmaz sa maliyet altında ezilir kalırız
 

Tarımdan Haber sitesinde yazan Tarımcı adlı yazarın yazısını paylaşıyorum.

Savaş, salgın, iklim değişikliği, kıtlık ve açlık

06 Mart 2022, 11:39
Tarımcı TÜM MAKALELERİ



***Karadeniz'deki savaş can almakla kalmıyor, buğday, yemeklik yağ, madeni yağ ve enerji maliyetini de artırıyor. Chicago'da buğday vadeli işlemlerde Salı günü, buğday fiyatları arz kıtlığı endişesiyle yaklaşık 14 yılın en yüksek seviyesine ulaştı. Bu elbette sadece Ukraynalıları ve Rusları değil, gelişmekte olan ülkelerdeki sıradan yoksulları da etkiliyor.

***Küresel tahıl alıcıları, kısa vadede tedarik sağlamak için giderek daha fazla ABD, Avrupa veya Güney Amerika'ya yöneliyor. Mevcut belirsizlik nedeniyle stoklama talebi de artıyor.

****Pandemiler yani salgınlar ile savaşlar her zaman doğal müttefiktir.
Savaşlar, hastalık bulaşmasını tetikler. Salgınlarda güç dengelerini bozulur. Salgınlar ve savaşlar biter. Bitmeyecek olan iklim değişikliğidir. Kıtlık onun sonunda giderek artıyor. Açlık geldi. Onun farkında değiliz. Ne yazık iklim değişikliğini ciddiye almıyoruz. COVID-19 pandemisinde olduğu gibi, iklim değişikliği uluslararası odaklanmanın arka planında kalmaktadır.

****İklim değişikliği ile ilgili IPCC son raporu yayınlandı.

Rapor,
küresel ısınmanın, geri dönüşü olmayan etkileri konusunda uyarıyor. Ülkemizin ve dünyamızın eğitim, sağlık ve yoksulluk konularında gerçekten hızlı ilerleme kaydetmesi çok önemlidir. Bunları çözen ülkeler iklim değişikliği ile daha kolay mücadele edecek ve risk çok daha düşük olacaktır.

****Rusya'nın Ukrayna'yı İşgali İklim Değişikliği İçin Muhtemelen Ne Anlama Gelebilir?

Ulusların yerel fosil yakıt genişlemesini sürdürmesi veya yenilenebilir kaynakları benimsemesi, karbondan arındırma çabaları üzerinde dramatik sonuçlar doğuracaktır.

****Kötü bir alışkanlığımız var. Takım tutar gibi hemen ayrılıyoruz. Sivil toplum kuruluşları, politikacılar, basın, gazeteciler ve bilim insanlarımız yine ikiye ayrıldı.

- Bir kısmı Ukrayna (AB, ABD) derken,

- Diğer kısmı Rusya (Çin, Rusya'yı destekleyen ülkeler) demektedir.


İletişim, empati, güven, okuma, araştırma ve anlamak için emek veren,

Paylaşan, bilgi kirliliği önlemeye çalışan,

Anlamadan hüküm vermeyen,

Kazanan ve kaybedeni de açıkça söyleyen,

İnsanlarımız sayısı neden az?

Bunu salgında da gördük.

****Aslında biz bu kriz dönemlerinde kazanan ve kaybedenleri biliyoruz.

***Kaybedenler, fakirler, yoksullar, kazananlar zenginler, zenginliklerinin artıran bir avuç insandır.


Ülkesini seven, fakirde olsa, geçinemese bu kahramanlarımız tribünde oturmazlar. Sahada her zaman mücadele verirler. İç ve dış güçlerle kapalı kapılar arkasında pazarlık yapmazlar. Çıkarları hep sonra gelir. Öncelikleri vatandır, ülke sevdasıdır. Bir dilim ekmekle sekiz saat çalışacağız dendiğinde, ikinci bir dilim ekmek için ne torpil ararlar, ne başka bir şekilde alma yolları denerler.

****O nedenle savaşa hayır. Bu yeter mi yetmez.. Bu krizi ekonomisi güçlü, tarıma yeterli önemi veren ülkeler daha kolay geçiriyor. Gerekli önlemleri almalıyız.

****TMO İHALELERİ


İthalat yapmaya devam ediyoruz. Fiyatlar yükseliyor diye yazıldı ve söylendi. İlgili otorite gerekli önlemler alınıyor demişti.

Fiyatlar yaklaşık 340-350 dolar/ton dan, 415-495 dolar/ton çıktı.

Görünüşe göre bazı tüccarlar savaştan para kazanıyor. İyi bir kar aralığını görüyoruz.

Her şey savaşı ve çatışmaları sonra da durumu kullanma ile ilgilidir.

Herkes uzun süreli iş ilişkisi ile bakmak gereklidir derken böyle olmadı.

Buğday satın almak için çok fırsat vardı. Herkes riskleri biliyordu. Bu kadar neden ihaleler iptal edildi.

Şimdi nereye kadar gideceği belli olmayan fiyatları kovalama zamanıdır.

Gübre, elektrik, akaryakıt ve zirai ilaç içinde bu sorunlar söz konusudur.

**** Ukrayna'nın işgali, tahıl piyasaları için yeni bir fiyat cephesinin açılmasıyla dengeleri alt üst etti.

Azak Denizi ve Karadeniz'de seyir askıya alındı. Yirmi milyondan fazla ihraç edilebilir tahıl satılamıyor. Rusya'nın Ukrayna'da başlattığı savaş, bir sonraki dünya tahıl hasadını ve pazarlamasını şimdiden tehlikeye atıyor. Ancak her şeyden önce, 2022-2023 kampanyası için mahsul ekmek için gerekli gübre arzını tehdit ediyor.

**Emtia fiyatlarındaki artış, Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana emtia piyasalarındaki belirsizliği yansıtıyor. Gıda güvenliği tehlikede!


İhracatçı ülkelerdeki tahıl stokları, önemli arz sıkıntılarını kapatmıyor. Çin, bir yıllık tahıl tüketimine eşdeğerdir, ancak Orta Krallık bir tahıl ihracatçısı değildir. Hatta dünyanın en büyük tahıl ithalatçısı ülkesi haline geldi.

Son zamanlarda Azak Denizi ve Karadeniz'de seferler askıya alındı. Bununla birlikte, Ukrayna, Avrupa Birliği'ne ve aynı zamanda dünyanın geri kalanına ihraç edilmek üzere milyonlarca ton mısıra sahiptir. Avrupa Birliği, 2021-2022 kampanyası sırasında 14 Mt mısır satın almayı planlıyor.

**Ukrayna ile Rusya arasında sadece diplomatik bir kriz olan dönemde hidrokarbon ve gübre fiyatları arttı ancak piyasaların arzı sorgulanmadı. Dünya ekonomisinin canlanması, geçen yılın ortasından itibaren hidrokarbonlar için güçlü bir talep yaratmıştı.

Ancak Ukrayna ile Rusya arasındaki silahlı çatışma gübre pazarlarına da yayılacak. Beyaz Rusya ve Rusya aslında gezegendeki küçük gübre ihraç eden ülkeler çemberinin bir parçasıdır. Rusya, ara azot, ara ve bitmiş gübre pazarlarında önemli bir paya sahiptir. Dünya potas ihracatının %40'ından fazlası Belarus ve Rusya'dan.

Rusya ve Beyaz Rusya pazarlara gübre sağlayamazsa, başka hiçbir gübre ihracatçısı ülke devralacak durumda değil.

Avrupa Birliği'ne yakın iki büyük azotlu gübre ihracatçısı olan Cezayir ve Mısır, Rusya'nın yokluğunu telafi edemiyor.

Avrupa Birliği'nde ve özellikle Fransa'da bu kampanya için gübre temini güvence altına alındı. Soru, kış mahsullerinin ekimi ve 2022-2023 hasadı için ortaya çıkıyor.

**Fransa gibi gelişmiş ülkeler, pahalı olsalar bile her zaman gübre ve hidrokarbon satın alacaklar. Ancak yükselen ve gelişmekte olan ülkeler bu yeni durumla nasıl başa çıkacak? Gübre eksikliği mahsul verimini tehlikeye atıyor ve topraklarının verimliliğini tehdit ediyor. Fransa'da gübre teslimatları şimdiden keskin bir şekilde düştü.

**Tahılları çok yüksek fiyatlardan satın almak zorunda kalan ithalatçı ülkeler için, çatışma arz zorluklarını artıracaktır.

Bu soru, çok şiddetli bir kuraklıkla karşı karşıya olan Fas'ta şimdiden sorulmaya başlandı. 2022 hasadı felaket vaat ediyor.

**Ukrayna ve Rusya, özellikle Kuzey Afrika ithalatçı ülkeleri tarafından başlatılan çok sayıda ihale çağrısına genellikle yanıt veriyor. Ancak bu hafta Mısır'ın çağrısı cevapsız kaldı. Rus ve Ukrayna menşeili ülkeleri tercih eden Cezayir, ticari stratejisinin alt üst olduğunu görüyor.

*Güney yarımküredeki veya Atlantik'in diğer ucundaki ülkelerden tedarik, satın alınan bir ton tahılın fiyatını artırıyor.

**Orta vadede, Rusya-Ukrayna ihtilafı tüm tahıl ticaretini etkileyecek.

**Bir sonraki kampanyada Rus menşeli boykot edilebilir ve Ukrayna tahıllarının ihraç edilmesi engellenebilir.

Ancak, Karadeniz havzası dünya buğday ve mısır ticaretinin %30'unu oluşturmaktadır.

**Ayrıca Rusya'ya karşı açıklanan mali tedbirler (dolar ile ticaret ve hızlı ağa erişim yasak) ülkeyi uluslararası arenada izole edecek.

**Son olarak, hububat ve emtia fiyatlarının hızla artması, tüm ihracatçı ülkelerde hayvancılık üretim maliyetlerini önemli ölçüde artırmaktadır. Fransa'da, yetiştiricilerin bu artışları ürünlerinin satış fiyatlarına nasıl yansıtabilecekleri aylardır sorulmaktadır.

****Rusya'nın Ukrayna'yı işgali siber güvenliğinizi nasıl etkileyecek?

Herkesin korktuğu çatışmanın siber saldırılarda bir artış getirmesi bekleniyor. Ancak uzmanlar tüm umutların kaybolmadığı konusunda hemfikirdir. Bu konu çok önemlidir.

****Rusya-Ukrayna çatışması buğday üreticisi Avustralya' yı nasıl etkileyecek?


Ukrayna'daki çatışma ve Rusya'ya yönelik yaptırımların, Avustralya tarımının en karlı yıllarından birini ilan etmeye hazır. Ancak çiftlik maliyetleri üzerinde daha fazla baskı oluşturması bekleniyor.

Çiftçiler, kimyasalların ve gübrelerin fiyatlarının hızla artmasıyla birlikte büyük mahsul maliyetleriyle karşı karşıyadır.

Çin'deki elektrik kesintileri ve Kış Olimpiyatları öncesinde kirliliği azaltmak için bildirilen kesintiler sorunun ana nedenidir.

Rusya, düşük maliyetli gübrenin ana tedarikçisi ve ikinci en büyük potasyum üreticisidir.

Çiftçiler tarafından hâlihazırda hissedilen gübre fiyatlarındaki büyük artışlar ve yabancı ot kimyasal glifosat ve dizel yakıt bileşeni üre gibi ürünlerdeki kıtlık nedeniyle tedarik zinciri için zor bir dönem oldu.

Rusya, küresel olarak önemli bir düşük maliyetli gübre tedarikçisidir ve mahsuller ve ürünler için temel bir besin olan potasyumun ikinci en büyük üreticisidir.

Doğu Avustralyalı çiftçiler, daha iyi hava koşulları sayesinde başka bir büyük kış mahsulü için hazırlanırken, ekim maliyeti neredeyse hiç bu kadar yüksek olmamıştı.

"Kimyasallardan
yakıta ve gübreye kadar her şey hızla yükseliyor".

Maliyet çok yükselecek, buğday fiyatları nereye gidecek belli değil..

Girdileri tedarik zincirlerinin ne zaman normale döneceği hala belirsiz görünüyor.

Yem fiyatları nereye gidecek, nasıl hayvancılık yapılacak…

Burada teknoloji kullanarak, daha az gübre atarak, sulama maliyetlerini düşürerek, daha az zirai ilaç kullanarak, işçilik masraflarını düşürerek mücadeleye daha hızlı geçiliyor.

Ukrayna krizi: Rusya'ya uygulanan yaptırımlar küresel bir enerji krizi korkusunu teşvik ederken ham petrol fiyatı yükseliyor.

Batılı ulusların Ukrayna'yı işgal etmesinin ardından Rusya'yı izole etmek için daha fazla yaptırım başlatmasının ardından enerji ve emtia piyasaları kargaşaya girerken petrol yükseldi.

İspanya tahıl piyasaları Ukrayna'daki savaş nedeniyle faaliyet göstermedi.

Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırılarına ilişkin söylentiler ve haberler endişelere neden oluyor. Bazen ne satandan ne alandan bir hareket olmuyor. Kimse bu durumun nasıl gelişeceğini bilmiyor..

Rusya ve Ukrayna iki büyük küresel tahıl ihracatçısıdır.

Tahıl açığı olan bir ülke olan İspanya, mısır ithalatının yaklaşık %30'unu ve ayçiçeği ithalatının %60'ını Ukrayna'dan alıyor.

İspanya pazarının ana mısır tedarikçisi Ukrayna'dır. Onu Brezilya izlemektedir; İş birliği tarafından sağlanan verilere göre, buğday arzında dördüncü (Fransa, Bulgaristan ve Litvanya'nın arkasında) ve ayçiçeği arzında ilk sırada yer alıyor.

Ukrayna ve Rusya çatışmasında bilmeniz gerekenler neler?

Anlaşmazlık, Avustralya tarımı için ekonomik olarak büyük önem taşımaktadır.

İzlenen üç ana alan vardır: enerji, gübre ve tahıl.


Bölge, dünyanın en büyük buğday ve sayısız bitkisel yağ üreticilerinden biridir.


Ancak ayçiçek yağı için Rusya ve Ukrayna'nın bu sezon küresel ihracatın %78'ini oluşturmasının beklendiğini açıklıyor.

Kesintinin diğer bitkisel yağlara geçme ihtiyacı anlamına gelebileceğini söyleniyor. Bu da kolza yağının yanı sıra kolza fiyatlarına da destek sağlayacaktır.

Rusya'nın Ukrayna'ya karşı savaşı küresel bir gıda krizine neden olabilir... USDA'nın 2022 gıda fiyat enflasyonu tahminleri beklendiği gibi yükseliyor... USDA şimdi 2022'de gıda fiyatları enflasyonunun geçen yıla göre %2,5 ila %3,5 artmasını, gıda fiyatlarının önceki görünümüne göre %2 ila %3 artmasını bekliyor.

Rusya-Ukrayna çatışması ABD için daha yüksek gıda ve yakıt fiyatlarına yol açabilir


Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, dünya çapındaki ekonomiler için savunmasız bir zamanda geldi ve ABD için gıda ve yakıt fiyatlarında daha fazla artışa yol açabilir.

Enflasyon zaten endişe verici bir seviyedeyken, tüketiciler temel mallar için daha fazla ödüyor ve küresel tedarik zinciri hala pandemi kesintilerinden kurtuluyor.

Jeopolitikayı alt üst eden ve Ukrayna'da insani bir krizi tehdit eden işgal, stokları hız trenine bindirdi ve Perşembe günü buğday, petrol ve diğer emtia fiyatlarını yükseltti.

Savaş, Ortadoğu'da artan gıda kıtlığına yol açabilir. Yönetimleri değiştirebilir. Mısır, Sudan, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki birçok ülke, Yemen, Suriye, Lübnan, Fas, Cezayir zorlanacak ülkeler…

Kuzey Afrika'daki ülkelerin ortak özelliği, buğdayın kuskus yapımında da yaygın olarak kullanılmasıdır.

Savaş, emtia fiyatlarında keskin bir artışa yol açar.



****Ülkeler tarımsal dayanıklılık planı açıklıyorlar.

Savaşın tarım dünyasına etkisini açık açık söylüyorlar. Çiftçilerin bununla başa çıkması için planlamalar hazırlamışlar. Planlarında;


İhracat sorunlarının çözülmesi,

Enerji maliyetlerinin düşürülmesi,

Hayvan yemi maliyeti ve arzı

Girdileri güvence altına almak

Maliyetler düşürmek var…

Bu savaş ve krizin süreceği görülüyor. Ama geride kalacak tüm krizlerin kalıcı sonuçları olacak.

Çiftçilerini destekliyorlar, kısa ve orta vadeli tepkiler oluşturuyorlar, enerji ve girdileri güvence altına almaya çalışmak için buradayız diyorlar. Hem gelir anlamında hem de kaçınılmaz olarak maliyet açısından ve bunların etkileri konusunda destek paketleri açıyorlar.









***Çiçek ihracatçıları Ukrayna savaşı nedeniyle belirsiz durumdan etkileniyorlar. Bizimde çiçekçilerimizi unutmamamız gereklidir.


***Ukraynalı Çiftçi sesleniyor; İhtiyaç Anında Yanımızda Olur musunuz?

Ukrayna, bir tahmine göre 600 milyon insanın gıda ihtiyacını karşılayabilir. Ülke küresel pazardan çekilirse gıda fiyatları her yerde yükselir.

***Mısır Alıcıları Ukrayna'dan AB'ye Geçiyor

Tüccarlara göre, özellikle Benelüks, İberya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki mısır alıcıları, Rus işgali nedeniyle Ukrayna'dan AB'ye alımlarını değiştiriyor. Romanya, Bulgaristan ve Fransa, ithalatçıların Ukrayna tedariklerini değiştirmesi için ilk seçeneklerden bazıları oldu. Bu, Avrupa mısır fiyatlarını rekor seviyelere çıkardı.

***Almanya Çiftçiler Derneği, Ukrayna savaşı nedeniyle tarım politikasının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. Alman Çiftçiler Birliği, federal hükümetin Ukrayna savaşına karşı aldığı önlemleri destekliyor. Ayrıca AB'yi tarımda daha fazla genişlemeden uzaklaşmaya çağırıyor.

İspanya tahıl krizine hazırlanıyor. İspanyol Hububat Birliği, kuraklığı ülkedeki gıda güvenliğine yönelik ana tehdit olarak görüyor

****Dünyanın bugünkü durumunu özetlemeye çalıştım. Dünya iyi değil. Sorunlar var. Çözmeye çalışıyorlar.

****Güçlü ve zayıf yönlerimiz var. Dışarıdan ve içeriden kaynaklanan tehdit ve fırsatlarımız bulunduğunu görüyoruz. Önlemler alınmalı, izlenmeli, değerlendirilmeli ve eyleme geçilmelidir.


Bilim ışığında ve küresel dünyayı yani sahayı bilmeden hazırlanan, ayakları yere basmayan projelerin, planların, politikaların ve alınacak kararların sadece zaman kaybı olduğunu artık biliyoruz.

Eli ayağı toprakla buluşan, mektepli ve alaylı olan, bilime ve bilim ışığında kaliteli eğitime önem veren, uzlaşı kültürüne önem veren, ahlaklı, terbiyeli, disiplinli, tarımda çiftçilerimizin tecrübesine saygısı olan tarımcılar daha fazla sahada, bürokraside, STK’ da yer almalıdır. Ülkemize, “Çakma Tarımcılar” çok zarar verdi ve veriyor…..



Kaynak: https://www.tarimdanhaber.com/savas-salgin-iklim-degisikligi-kitlik-ve-aclik-makale,11990.html
 

Bu arada bugün ABD Rusya'ya Petrol ve Gaz yasağı koydu. Ardından da Rusya karşılık olarak; belirlenecek ülkelere Rusya'da üretilen çeşitli hammaddelerin başka ülkelere ihracatını yasaklayan kararnameyi imzaladı.
Screenshot_20220309-034251_1.png
 
Son düzenleme:

Time dergisinin 1,5 yıl önce bahsettiği "kıyamet gibi kıtlığı" ilk olarak Müslüman ülkeler hissedecek anlaşılan.​

Ukrayna'dan en çok buğday alan ilk 10 ülkenin 9'u Müslüman ülke. Sanki özellikle dizayn edilmiş 👇

Screenshot_20220322-013355_1.png

Aşağıda anlatılanlardan en çok Müslümanlar etkilenecek.​

Ukrayna Savaşı'nın Neden Olduğu Fiyat 40 Milyondan Fazlasını Ani Yoksulluğa Çekecek: Nasıl Cevap Vermeliyiz?​

18 Mart 2022
Ian Mitchell , Sam Hughes ve Samuel Huckstep
Takip etmek
Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, enerji ve gıda fiyatlarında önemli artışlara yol açtı. Analizimiz, fiyat artışının ölçeğinin 40 milyonu aşırı yoksulluğa iteceğini gösteriyor. Bu blogda, emtia fiyatlarının görünümüne ve ayrıca açlık ve yoksulluk üzerindeki önemli etkilerine bakıyoruz ve politika yapıcıların nasıl yanıt vermesi gerektiğini ele alıyoruz.
G20 ve diğer tahıl üreticileri, etkileri yapay olarak daha da kötüleştirmekten kaçınmak için piyasaları açık tutmalı ve daha fazla aksama meydana gelse bile gıdaya yönelik yaptırımlardan kaçınmalıdır. Hükümetler ve uluslararası kuruluşların insani ihtiyaçları öngörmek ve desteklemek için hızlı ve cömert davranmaları gerekecek, ancak krizi AB ve ABD'de gıda güvenliğini baltalayan tarım politikalarında reform yapmak için bir fırsat olarak da kullanmalılar.

Geçmişteki gıda fiyatlarındaki artışların etkisi​

Son yirmi yılda, gıda emtia fiyatlarında iki önemli artış oldu. Bunlar 2007 ve 2010'da başladı. Halihazırda gıda emtia fiyatları hem nominal hem de reel olarak bu artışlarda ulaşılan seviyelerin üzerine çıktı.
Şekil 1. Gıda fiyatları, nominal ve reel 1960-2022
FAO gıda fiyat endeksini gösteren bir grafik
Kaynak: FAO Gıda fiyat endeksi , 3 Mart
BU SERİDEN DAHA FAZLASI
Ukrayna Krizi, Kuzeydoğu Afrika'daki Tehlikeli Bir Anlaşmazlığı Kötüleştirmekle Tehdit Ediyor
Ukrayna Krizine İnsani Müdahaleyi Artırmak İçin Altı Öneri
Tüketiciler, gıda fiyatlarındaki ani artışlarla açıkça daha da kötüleşiyor. Dünya Bankası araştırmacıları , 2010'daki artışın 44 milyon insan üzerinde aynı etkiyi yarattığını öne süren ayrı bir çalışma ile 2007'deki artışın fazladan 155 milyon kişiyi aşırı yoksulluğa itmiş olabileceğini tahmin ediyor . Bugüne kadar görülen fiyat artışları, 2010 artışlarına benzer büyüklükte ve analizimiz, 2022 fiyatlarındaki artışa kadar en az 40 milyon insanın aşırı yoksulluğa itileceğini gösteriyor.
Çiftçiler, özellikle gübre ve enerji olmak üzere daha yüksek girdi fiyatları ile dengelenecek olsa da, daha yüksek çıktı fiyatlarından yararlanmaktadır ; ve düşük gelirli ülkelerde birçok çiftçi aslında net gıda alıcısıdır .

İLGİLİ UZMANLAR​

Ian Mitchell
Ian Mitchell
Avrupa Kalkınma İşbirliği Eş Direktörü ve Kıdemli Politika Üyesi

Sam Hughes
Araştırma asistanı

samuel huckstep
Araştırma asistanı

Tarım ve ticaret üzerine fiyat faktörleri ve politika dersleri​

Rusya ve Ukrayna , dünya ticareti yapılan buğdayın sırasıyla yüzde 19'unu ve yüzde 10'unu ihraç ediyor. Rusya ve Beyaz Rusya'nın dünya gübre ihracatının altıda birini oluşturması , petrolün son 10 yılın en yüksek seviyelerine ulaşması ve gaz fiyatlarının şimdiden yükselmiş olmasıyla birlikte önemli tarımsal girdilerin fiyatları da yükseliyor. Ukrayna'nın sonbahar hasadı için ekiminin kesintiye uğradığı bildiriliyor ve Hükümeti birçok gıda ihracatını (buğday dahil) yasakladı . Rusya'ya yönelik yaptırımlar da ihracatı zorlaştıracak. Tüm bunların etkisi tam olarak görülmeyi sürdürüyor - ancak vadeli işlem fiyatları son günlerde gerilemiş olsa da , altı ay öncesine göre yüzde 50 civarında arttı .
2007 fiyatlarındaki artıştan alınacak dersler var. O zamanlar olduğu gibi, yükselen enerji fiyatları girdi maliyetlerini yukarı çekiyor ve üretim ve stok seviyeleriyle ilgili endişeler (aşağıya bakınız) baskıyı daha da artırıyor, ancak 2007'deki artışın en önemli itici gücü muhtemelen ihracat yasaklarıydı. Bu, pirinç pazarlarında yaşananların gösterdiği önemli bir derstir : Hindistan ve Vietnam'ın ihracatı yasaklaması nedeniyle, gerçek dünya üretim sorunlarının yokluğunda bile küresel fiyatlar iki katına çıktı. Ukrayna dışındaki diğer büyük üreticiler için, gıda ve gübre üzerindeki yaptırımlardan kaçınmak kadar, çiftçilerin yanıt vermesini sağlamak için ticareti açık tutmak çok önemlidir.
Macaristan'ın ani ihracat yasağı , küresel arz üzerinde çok az etkisi olmasına rağmen, tam olarak ne yapılmaması gerektiğini gösteriyor. Politikacılar ve politika yapıcılar , siyasi baskıya direnmeli ve toplu açıklığın değerini açıklamalıdır.
Politika yapıcılar için sinir bozucu bir şekilde, gerçekten yardımcı olan eylemler için seçenekleri sınırlıdır. “Biyoyakıt” zorunluluklarını gevşetmek için bir durum var (yakıta gıda bazlı enerjiyi dahil etme gerekliliği), ancak yüksek enerji fiyatları, bunun büyük bir fark yaratmasının pek mümkün olmadığı anlamına geliyor. Biyoçeşitlilik için ayrılan arazilerde bazı çevre standartlarını geçici olarak kaldırma çağrıları da var - ancak arzu edilirse bile bunların mevcut arz sorunlarını hafifletmek için pek bir şey eklemesi pek mümkün değil.
Politika yapıcılar için ikinci bir önemli ders, iklimle ilgili şoklar da dahil olmak üzere daha fazla şokun üstesinden gelmeye hazırlanmaktır. G20'nin gelişmiş veriler AMIS (geleneksel bilgi üzerinde) ve GEOGLAM (uydu verileri üzerinde) konusundaki girişimleri, son on yılda mahsul izlemeyi iyileştirdi ve politika yapıcıların ortaya çıkabilecek herhangi bir arz kesintisine hazır olmalarını sağlamalıdır. Kuzey yarımkürede buğday mevsiminin erken saatlerinde, ancak üretimle ilgili bazı endişeler var (aşağıdaki sarıya bakın) ve Çinli yetkililerin (mevcut) kışlık buğday koşullarının “ tarihin en kötüsü ” olabileceğini öne sürmesine rağmen , yaz hasadı çok daha umut verici görünüyor.
Şekil 2. Uydu modellemesine dayalı ürün koşulları, Şubat sonu
Uydu modellemeye dayalı mahsul koşullarını gösteren bir dünya haritası
Kaynak : GEOGLAM - https://cropmonitor.org/
G7 açık pazarlar için çağrıda bulundu ve önümüzdeki G20 toplantılarında politika yapıcılar, üreticilerin yanıt verebilmesini sağlamak için gıda ihracat pazarlarını açık tutmak ve stoklar ve lojistik hakkında bilgi paylaşmak için gerçek bir toplu taahhütte bulunmalıdır.

En fazla maruz kalan ve savunmasız ülkelere destek ve insani müdahaleyi hedeflemek​

Bu krizin etkileri en çok nereye düşecek? Kapalı ekonomiler genellikle daha fazla gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalma eğiliminde olsalar da, bu durumda Ukrayna'nın işgali, küresel pazarlara bağımlı olanlar üzerinde daha ciddi acil etkilere sahip olacaktır.
Başta Mısır olmak üzere Rus ve Ukrayna hububatlarının ikili ihracat destinasyonları için acil endişeler olsa da, ithalatçılar arz kaynaklarını değiştirip fiyatları yukarı çektikçe şokun etkisi geniş çapta hissedilecek. İthal buğday ve mısıra en çok bağımlı olan ülkelere dikkat edilmelidir: FAO verilerine göre 2018'de en az 24 düşük ve düşük-orta gelirli ülke, kişi başına 50 kg'dan fazla buğday veya mısır ithal etmiştir (önemli bir seviye: ~3500 kalori varsayılırsa) 1 kg tahıl başına bu, ithalata bağlı olarak günde yaklaşık 500 kaloriye eşdeğerdir).
İthalatçılar arasında, artan küresel tahıl fiyatlarının etkilerine karşı kırılganlık, büyük ölçüde yoksulluğa bağlı olacaktır. Daha yoksul ülkelerdeki haneler gelirlerinin çok daha fazlasını gıdaya harcarken , düşük gelirli ülkelerdeki aileler bütçelerinin neredeyse yarısını (yüzde 45) gıdaya ayırıyor. Fakir hanelerin daha düşük isteğe bağlı geliri, diğer harcamaları azaltarak gıda tüketimini sürdürme yeteneklerini sınırlar ve gıda ile diğer ihtiyaçlar arasında zor seçimler yaratır.
Ülkeler içindeki dağıtım sorunları ayrıca insanları fiyat artışlarına karşı daha savunmasız bırakabilir ve gıda güvenliği ağları - ayni veya gıda kuponları, nakit transferleri veya okul yemek programları yoluyla - en kötü şekilde etkilenmesi muhtemel olan kişilerin korunmasına yardımcı olabilir. Ekonomist İstihbarat Birimi tarafından yapılan analiz, kötü işleyen gıda güvenliği ağlarının çocuklarda daha yüksek yetersiz beslenme ve bodurluk oranlarıyla ilişkili olduğunu buldu; yine de Küresel Gıda Güvenliği Endeksleri , gıda güvenliği ağı programlarının finansmanı olmayan, sınırlı kapsamı olan ve hükümet dışı desteğe bağımlı olan (veya tamamen eksik olan) 32 ülkeyi belirlemektedir. “Sosyal korumanın genişletilmesi acil” diyorDünya Gıda Programı. Düşük gelirli ülkelerdeki politika yapıcılar için sosyal güvenlik ağlarının kapsamını ve cömertliğini genişletmek anahtar olacaktır.
Politika yapıcılar, aynı zamanda, RH Tawney'nin bir zamanlar meşhur bir adamın “bir dalganın bile onu boğmaya yetecek kadar” suya batmış olmasına benzettiği çoklu krizlerin kümülatif etkilerine de dikkat etmelidir. Bazı ülkeler şimdiden akut gıda krizleri yaşıyor; diğerleri covid-19'un yeni krizlere yanıt verme kapasitelerini sınırlayabilecek ekonomik etkileriyle karşı karşıya kalırken.
Kalkınma ajansları ve uluslararası finans kurumları, insani ihtiyaçlardaki açık artışa yanıt vermek için şimdi harekete geçmelidir. Yalnızca Dünya Gıda Programı, maliyetlerinin bu yıl 850 milyon dolar artmasını bekliyor . Yüksek gelirli hükümetler, bu kurumların gelecek krizden çok önce finanse edilmesini sağlamalıdır; ve sağlanan kaynakların sadece diğer amaçlardan yönlendirilmediğini, ek olduğunu.
Uluslararası Finans Kuruluşlarının da makroekonomik bağlamda kırılganlıkla mücadele etmesi gerekecektir—araçlar kredi değerliliğine bağlı olarak farklılık gösterebilir, ancak ülkelerin yeni ithalat finansmanı ihtiyaçları olması muhtemeldir; ve sosyal güvenlik ağlarının genişlemesinden kaynaklanan mali baskılar.

Tarım politikaları gıda güvenliğinin önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor​

İklim değişikliğiyle birlikte gıda arzının kesintiye uğraması daha olası hale gelecek ve bu, tarımsal sübvansiyonlara yeniden odaklanma ihtiyacını düşünmek için başka bir an. Bu sübvansiyonların çoğu zayıf bir şekilde odaklanmıştır ve vergi mükelleflerinin parasının büyük bir kaybıdır . Ayrıca çok büyükler: 2021'deki 168,5 milyar Euro'luk (185 milyar ABD Doları) AB tarım sübvansiyonları, o yılki küresel yardımın tamamını (161,2 milyar ABD Doları) aştı . Çiftçiler daha yüksek fiyatlardan en çok yararlananlar olurken, azaltılmış sübvansiyonlar üretim seviyelerini neredeyse hiç etkilemeyecek ve gıda maliyetleri veya artan iklim direnci ile mücadele edenler için çok daha iyi harcanacak.
Politika yapıcılar ayrıca gıda güvenliğini baltalayan politikalarla da mücadele etmelidir. Örneğin, 2018 ABD tarım faturasındaki bazı reformlara rağmen ABD , gıda yardımını ABD ürünleriyle sağlamakta hâlâ ısrar ediyor. , ancak bunun yarısının ABD gemilerinde teslim edilmesi gerekiyor (nakliye maliyetine neredeyse yüzde 50 ekleniyor ). Reform, yılda 300 milyon dolardan fazla tasarruf sağlayabilir ve on binlerce çocuğun hayatını kurtarabilir . Tahıl fiyatları ve nakliye maliyetleri tüm zamanların en yüksek seviyesindeyken, bu politikaların gıda maliyetlerine ve nakliye sıkışıklığına katkıda bulunmasının hiçbir nedeni yoktur.

Sonuçlar​

Gıda fiyatları zaten yüksek ve önümüzdeki yıl on milyonlarca insan aşırı yoksulluğa düşecek ve aç kalacak. Politika yapıcıların daha fazla aksama olmasını beklemeleri, ancak yine de kıtlığı artıran aceleci ihracat kısıtlamalarından kaçınmaları ve bunun yerine çiftçilerin ve pazarların yanıt vermesine yardımcı olacak tarım politikasında reformlar yapma fırsatını yakalamaları gerekir.
Açık pazarlarda bile, yüksek fiyatlar kaçınılmazdır ve birçok savunmasız ülke, insani ihtiyaçların üstesinden gelmek için yeni kaynaklara ihtiyaç duyacaktır.
Tüm gözler çatışmadayken, G20 ve ötesindeki politika yapıcılar daha geniş sonuçlara karşı uyanık olmalı ve buna göre hareket etmelidir.
Mark Lowcock'un önerileri için minnettarız. Her türlü görüş ve hata yazarlara aittir.

İLGİLİ KONULAR:​

Gıda, Tarım ve Biyoyakıtlar , Avrupa Kalkınma Politikası , Ticaret , Yoksulluk ve Eşitsizlik , İnsani Politika

Kaynak: https://www-cgdev-org.translate.goo...respond?_x_tr_sl=auto&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr
 



Time dergisinin 1,5 yıl önce bahsettiği "kıyamet gibi kıtlığı" ilk olarak Müslüman ülkeler hissedecek anlaşılan.​

Ukrayna'dan en çok buğday alan ilk 10 ülkenin 9'u Müslüman ülke. Sanki özellikle dizayn edilmiş 👇

Ekli dosyayı görüntüle 68662

Aşağıda anlatılanlardan en çok Müslümanlar etkilenecek.​

Ukrayna Savaşı'nın Neden Olduğu Fiyat 40 Milyondan Fazlasını Ani Yoksulluğa Çekecek: Nasıl Cevap Vermeliyiz?​

18 Mart 2022
Ian Mitchell , Sam Hughes ve Samuel Huckstep
Takip etmek
Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, enerji ve gıda fiyatlarında önemli artışlara yol açtı. Analizimiz, fiyat artışının ölçeğinin 40 milyonu aşırı yoksulluğa iteceğini gösteriyor. Bu blogda, emtia fiyatlarının görünümüne ve ayrıca açlık ve yoksulluk üzerindeki önemli etkilerine bakıyoruz ve politika yapıcıların nasıl yanıt vermesi gerektiğini ele alıyoruz.
G20 ve diğer tahıl üreticileri, etkileri yapay olarak daha da kötüleştirmekten kaçınmak için piyasaları açık tutmalı ve daha fazla aksama meydana gelse bile gıdaya yönelik yaptırımlardan kaçınmalıdır. Hükümetler ve uluslararası kuruluşların insani ihtiyaçları öngörmek ve desteklemek için hızlı ve cömert davranmaları gerekecek, ancak krizi AB ve ABD'de gıda güvenliğini baltalayan tarım politikalarında reform yapmak için bir fırsat olarak da kullanmalılar.

Geçmişteki gıda fiyatlarındaki artışların etkisi​

Son yirmi yılda, gıda emtia fiyatlarında iki önemli artış oldu. Bunlar 2007 ve 2010'da başladı. Halihazırda gıda emtia fiyatları hem nominal hem de reel olarak bu artışlarda ulaşılan seviyelerin üzerine çıktı.
Şekil 1. Gıda fiyatları, nominal ve reel 1960-2022
FAO gıda fiyat endeksini gösteren bir grafik
Kaynak: FAO Gıda fiyat endeksi , 3 Mart
BU SERİDEN DAHA FAZLASI
Ukrayna Krizi, Kuzeydoğu Afrika'daki Tehlikeli Bir Anlaşmazlığı Kötüleştirmekle Tehdit Ediyor
Ukrayna Krizine İnsani Müdahaleyi Artırmak İçin Altı Öneri
Tüketiciler, gıda fiyatlarındaki ani artışlarla açıkça daha da kötüleşiyor. Dünya Bankası araştırmacıları , 2010'daki artışın 44 milyon insan üzerinde aynı etkiyi yarattığını öne süren ayrı bir çalışma ile 2007'deki artışın fazladan 155 milyon kişiyi aşırı yoksulluğa itmiş olabileceğini tahmin ediyor . Bugüne kadar görülen fiyat artışları, 2010 artışlarına benzer büyüklükte ve analizimiz, 2022 fiyatlarındaki artışa kadar en az 40 milyon insanın aşırı yoksulluğa itileceğini gösteriyor.
Çiftçiler, özellikle gübre ve enerji olmak üzere daha yüksek girdi fiyatları ile dengelenecek olsa da, daha yüksek çıktı fiyatlarından yararlanmaktadır ; ve düşük gelirli ülkelerde birçok çiftçi aslında net gıda alıcısıdır .

İLGİLİ UZMANLAR​

Ian Mitchell
Ian Mitchell
Avrupa Kalkınma İşbirliği Eş Direktörü ve Kıdemli Politika Üyesi

Sam Hughes
Araştırma asistanı

samuel huckstep
Araştırma asistanı

Tarım ve ticaret üzerine fiyat faktörleri ve politika dersleri​

Rusya ve Ukrayna , dünya ticareti yapılan buğdayın sırasıyla yüzde 19'unu ve yüzde 10'unu ihraç ediyor. Rusya ve Beyaz Rusya'nın dünya gübre ihracatının altıda birini oluşturması , petrolün son 10 yılın en yüksek seviyelerine ulaşması ve gaz fiyatlarının şimdiden yükselmiş olmasıyla birlikte önemli tarımsal girdilerin fiyatları da yükseliyor. Ukrayna'nın sonbahar hasadı için ekiminin kesintiye uğradığı bildiriliyor ve Hükümeti birçok gıda ihracatını (buğday dahil) yasakladı . Rusya'ya yönelik yaptırımlar da ihracatı zorlaştıracak. Tüm bunların etkisi tam olarak görülmeyi sürdürüyor - ancak vadeli işlem fiyatları son günlerde gerilemiş olsa da , altı ay öncesine göre yüzde 50 civarında arttı .
2007 fiyatlarındaki artıştan alınacak dersler var. O zamanlar olduğu gibi, yükselen enerji fiyatları girdi maliyetlerini yukarı çekiyor ve üretim ve stok seviyeleriyle ilgili endişeler (aşağıya bakınız) baskıyı daha da artırıyor, ancak 2007'deki artışın en önemli itici gücü muhtemelen ihracat yasaklarıydı. Bu, pirinç pazarlarında yaşananların gösterdiği önemli bir derstir : Hindistan ve Vietnam'ın ihracatı yasaklaması nedeniyle, gerçek dünya üretim sorunlarının yokluğunda bile küresel fiyatlar iki katına çıktı. Ukrayna dışındaki diğer büyük üreticiler için, gıda ve gübre üzerindeki yaptırımlardan kaçınmak kadar, çiftçilerin yanıt vermesini sağlamak için ticareti açık tutmak çok önemlidir.
Macaristan'ın ani ihracat yasağı , küresel arz üzerinde çok az etkisi olmasına rağmen, tam olarak ne yapılmaması gerektiğini gösteriyor. Politikacılar ve politika yapıcılar , siyasi baskıya direnmeli ve toplu açıklığın değerini açıklamalıdır.
Politika yapıcılar için sinir bozucu bir şekilde, gerçekten yardımcı olan eylemler için seçenekleri sınırlıdır. “Biyoyakıt” zorunluluklarını gevşetmek için bir durum var (yakıta gıda bazlı enerjiyi dahil etme gerekliliği), ancak yüksek enerji fiyatları, bunun büyük bir fark yaratmasının pek mümkün olmadığı anlamına geliyor. Biyoçeşitlilik için ayrılan arazilerde bazı çevre standartlarını geçici olarak kaldırma çağrıları da var - ancak arzu edilirse bile bunların mevcut arz sorunlarını hafifletmek için pek bir şey eklemesi pek mümkün değil.
Politika yapıcılar için ikinci bir önemli ders, iklimle ilgili şoklar da dahil olmak üzere daha fazla şokun üstesinden gelmeye hazırlanmaktır. G20'nin gelişmiş veriler AMIS (geleneksel bilgi üzerinde) ve GEOGLAM (uydu verileri üzerinde) konusundaki girişimleri, son on yılda mahsul izlemeyi iyileştirdi ve politika yapıcıların ortaya çıkabilecek herhangi bir arz kesintisine hazır olmalarını sağlamalıdır. Kuzey yarımkürede buğday mevsiminin erken saatlerinde, ancak üretimle ilgili bazı endişeler var (aşağıdaki sarıya bakın) ve Çinli yetkililerin (mevcut) kışlık buğday koşullarının “ tarihin en kötüsü ” olabileceğini öne sürmesine rağmen , yaz hasadı çok daha umut verici görünüyor.
Şekil 2. Uydu modellemesine dayalı ürün koşulları, Şubat sonu
Uydu modellemeye dayalı mahsul koşullarını gösteren bir dünya haritası
Kaynak : GEOGLAM - https://cropmonitor.org/
G7 açık pazarlar için çağrıda bulundu ve önümüzdeki G20 toplantılarında politika yapıcılar, üreticilerin yanıt verebilmesini sağlamak için gıda ihracat pazarlarını açık tutmak ve stoklar ve lojistik hakkında bilgi paylaşmak için gerçek bir toplu taahhütte bulunmalıdır.

En fazla maruz kalan ve savunmasız ülkelere destek ve insani müdahaleyi hedeflemek​

Bu krizin etkileri en çok nereye düşecek? Kapalı ekonomiler genellikle daha fazla gıda güvensizliği ile karşı karşıya kalma eğiliminde olsalar da, bu durumda Ukrayna'nın işgali, küresel pazarlara bağımlı olanlar üzerinde daha ciddi acil etkilere sahip olacaktır.
Başta Mısır olmak üzere Rus ve Ukrayna hububatlarının ikili ihracat destinasyonları için acil endişeler olsa da, ithalatçılar arz kaynaklarını değiştirip fiyatları yukarı çektikçe şokun etkisi geniş çapta hissedilecek. İthal buğday ve mısıra en çok bağımlı olan ülkelere dikkat edilmelidir: FAO verilerine göre 2018'de en az 24 düşük ve düşük-orta gelirli ülke, kişi başına 50 kg'dan fazla buğday veya mısır ithal etmiştir (önemli bir seviye: ~3500 kalori varsayılırsa) 1 kg tahıl başına bu, ithalata bağlı olarak günde yaklaşık 500 kaloriye eşdeğerdir).
İthalatçılar arasında, artan küresel tahıl fiyatlarının etkilerine karşı kırılganlık, büyük ölçüde yoksulluğa bağlı olacaktır. Daha yoksul ülkelerdeki haneler gelirlerinin çok daha fazlasını gıdaya harcarken , düşük gelirli ülkelerdeki aileler bütçelerinin neredeyse yarısını (yüzde 45) gıdaya ayırıyor. Fakir hanelerin daha düşük isteğe bağlı geliri, diğer harcamaları azaltarak gıda tüketimini sürdürme yeteneklerini sınırlar ve gıda ile diğer ihtiyaçlar arasında zor seçimler yaratır.
Ülkeler içindeki dağıtım sorunları ayrıca insanları fiyat artışlarına karşı daha savunmasız bırakabilir ve gıda güvenliği ağları - ayni veya gıda kuponları, nakit transferleri veya okul yemek programları yoluyla - en kötü şekilde etkilenmesi muhtemel olan kişilerin korunmasına yardımcı olabilir. Ekonomist İstihbarat Birimi tarafından yapılan analiz, kötü işleyen gıda güvenliği ağlarının çocuklarda daha yüksek yetersiz beslenme ve bodurluk oranlarıyla ilişkili olduğunu buldu; yine de Küresel Gıda Güvenliği Endeksleri , gıda güvenliği ağı programlarının finansmanı olmayan, sınırlı kapsamı olan ve hükümet dışı desteğe bağımlı olan (veya tamamen eksik olan) 32 ülkeyi belirlemektedir. “Sosyal korumanın genişletilmesi acil” diyorDünya Gıda Programı. Düşük gelirli ülkelerdeki politika yapıcılar için sosyal güvenlik ağlarının kapsamını ve cömertliğini genişletmek anahtar olacaktır.
Politika yapıcılar, aynı zamanda, RH Tawney'nin bir zamanlar meşhur bir adamın “bir dalganın bile onu boğmaya yetecek kadar” suya batmış olmasına benzettiği çoklu krizlerin kümülatif etkilerine de dikkat etmelidir. Bazı ülkeler şimdiden akut gıda krizleri yaşıyor; diğerleri covid-19'un yeni krizlere yanıt verme kapasitelerini sınırlayabilecek ekonomik etkileriyle karşı karşıya kalırken.
Kalkınma ajansları ve uluslararası finans kurumları, insani ihtiyaçlardaki açık artışa yanıt vermek için şimdi harekete geçmelidir. Yalnızca Dünya Gıda Programı, maliyetlerinin bu yıl 850 milyon dolar artmasını bekliyor . Yüksek gelirli hükümetler, bu kurumların gelecek krizden çok önce finanse edilmesini sağlamalıdır; ve sağlanan kaynakların sadece diğer amaçlardan yönlendirilmediğini, ek olduğunu.
Uluslararası Finans Kuruluşlarının da makroekonomik bağlamda kırılganlıkla mücadele etmesi gerekecektir—araçlar kredi değerliliğine bağlı olarak farklılık gösterebilir, ancak ülkelerin yeni ithalat finansmanı ihtiyaçları olması muhtemeldir; ve sosyal güvenlik ağlarının genişlemesinden kaynaklanan mali baskılar.

Tarım politikaları gıda güvenliğinin önündeki en büyük engel olmaya devam ediyor​

İklim değişikliğiyle birlikte gıda arzının kesintiye uğraması daha olası hale gelecek ve bu, tarımsal sübvansiyonlara yeniden odaklanma ihtiyacını düşünmek için başka bir an. Bu sübvansiyonların çoğu zayıf bir şekilde odaklanmıştır ve vergi mükelleflerinin parasının büyük bir kaybıdır . Ayrıca çok büyükler: 2021'deki 168,5 milyar Euro'luk (185 milyar ABD Doları) AB tarım sübvansiyonları, o yılki küresel yardımın tamamını (161,2 milyar ABD Doları) aştı . Çiftçiler daha yüksek fiyatlardan en çok yararlananlar olurken, azaltılmış sübvansiyonlar üretim seviyelerini neredeyse hiç etkilemeyecek ve gıda maliyetleri veya artan iklim direnci ile mücadele edenler için çok daha iyi harcanacak.
Politika yapıcılar ayrıca gıda güvenliğini baltalayan politikalarla da mücadele etmelidir. Örneğin, 2018 ABD tarım faturasındaki bazı reformlara rağmen ABD , gıda yardımını ABD ürünleriyle sağlamakta hâlâ ısrar ediyor. , ancak bunun yarısının ABD gemilerinde teslim edilmesi gerekiyor (nakliye maliyetine neredeyse yüzde 50 ekleniyor ). Reform, yılda 300 milyon dolardan fazla tasarruf sağlayabilir ve on binlerce çocuğun hayatını kurtarabilir . Tahıl fiyatları ve nakliye maliyetleri tüm zamanların en yüksek seviyesindeyken, bu politikaların gıda maliyetlerine ve nakliye sıkışıklığına katkıda bulunmasının hiçbir nedeni yoktur.

Sonuçlar​

Gıda fiyatları zaten yüksek ve önümüzdeki yıl on milyonlarca insan aşırı yoksulluğa düşecek ve aç kalacak. Politika yapıcıların daha fazla aksama olmasını beklemeleri, ancak yine de kıtlığı artıran aceleci ihracat kısıtlamalarından kaçınmaları ve bunun yerine çiftçilerin ve pazarların yanıt vermesine yardımcı olacak tarım politikasında reformlar yapma fırsatını yakalamaları gerekir.
Açık pazarlarda bile, yüksek fiyatlar kaçınılmazdır ve birçok savunmasız ülke, insani ihtiyaçların üstesinden gelmek için yeni kaynaklara ihtiyaç duyacaktır.
Tüm gözler çatışmadayken, G20 ve ötesindeki politika yapıcılar daha geniş sonuçlara karşı uyanık olmalı ve buna göre hareket etmelidir.
Mark Lowcock'un önerileri için minnettarız. Her türlü görüş ve hata yazarlara aittir.

İLGİLİ KONULAR:​

Gıda, Tarım ve Biyoyakıtlar , Avrupa Kalkınma Politikası , Ticaret , Yoksulluk ve Eşitsizlik , İnsani Politika

Kaynak: https://www-cgdev-org.translate.goo...respond?_x_tr_sl=auto&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr

Bu 'dizayn' ı o bahsettiğiniz ülkeler kendileri yapıyor,yaratıyor olmasınlar?
Her sorunda, yetersizlikte,becerisizlikte,başarısızlıkta insanlar ve toplumlar hep başkalarını suçlarlar.Böylece, kendilerini sorgulayacak yerde, ''nerede nasıl hata yapmış olabilirim/z,hatayı nasıl düzeltebilirim/z'' diyecekleri yerde durumu komplo teorileri,haçlı ittifakı söylemleri,büyük oyun,kıskançlık gibi argümanlarla açıklamaya kalkarlar.Sebep sonuç ilişkilerine önem vermezler, böylece sorunlar çözülmez, geçici tedbirlerle sadece ileriye ötelenir.
Sözlerim şahsınızla ilgili değildir,şahsınıza karşı değildir.Siz alıntı yapmışsınız.
 
Son düzenleme:

Bu 'dizayn' ı o bahsettiğiniz ülkeler kendileri yapıyor,yaratıyor olmasınlar?
Her sorunda, yetersizlikte,becerisizlikte,başarısızlıkta insanlar ve toplumlar hep başkalarını suçlarlar.Böylece, kendilerini sorgulayacak yerde, ''nerede nasıl hata yapmış olabilirim/z,hatayı nasıl düzeltebilirim/z'' diyecekleri yerde durumu komplo teorileri,haçlı ittifakı söylemleri,büyük oyun,kıskançlık gibi argümanlarla açıklamaya kalkarlar.Sebep sonuç ilişkilerine önem vermezler, böylece sorunlar çözülmez, geçici tedbirlerle sadece ileriye ötelenir.
Sözlerim şahsınızla ilgili değildir,şahsınıza karşı değildir.Siz alıntı yapmışsınız.

Burada dizaynı kimin yaptığı çok önemli değil. Sonuca baktığımızda Mısır, Endenozya, Türkiye, Bangladeş gibi nüfusu çok olan Müslüman ülkelerin nerdeyse hiçbiri Buğday konusunda kendine yetmiyor. Yani bu ülkelerin tamamı kıtlıkla karşılaşma tehlikesi yaşayabilir.

Bizim buğdayımız kendimize yeter demekte kurtarmıyor artık 20 milyon ton ihtiyaç var, geçen sene 15 milyon ton gibi bir üretim oldu ve şimdiye kadar kendimize Un yapılsın diye 3 milyon tondan fazla buğday ithal ettik. Un makarna ihracatı için İthal edilen buğday değil bu dikkat edelim.

Mevzu Müslüman ülkelerin karşılaştığı tehlike.
 


Çok önemli bilgiler verilmiş. Videoyu tekrar tekrar izlemeli.

Çin ileride stok yaptığı ürünleri, ihtiyacı olan Ülkelere çok ağır şartlar ile verecektir. Bakın en çok ihtiyacı olan ülkelerde Çin'in yolu üzerinde ki Müslüman ülkeler
 

Ayçiçek yağını bırak - esas küresel Putin açlığı geliyor

Ayşe Özek Karasu 21.03.2022

Ukrayna’dan gelecek ayçiçek yağı gemilerinin yolunu gözleyen sadece biz değiliz. Örneğin Almanya üst seviyede sıvı yağ alarmı veren ülkelerden. Gerçi gemilerin varışı “son dakika” müjdeli haberi olur mu bilemeyiz, iktidara yakın basının yazdığı gibi bir yağ paniği yaşanmıyor halk arasında ama sektör yetkililerine göre şu sıra gemi filan gelmiyor.

Rusya’nın işgalinden önce iki ila üç haftada bir Ukrayna’dan kalkan yaklaşık 30 bin ton ham yağ yüklü gemi Rotterdam Limanı’na yanaşır sonra da iç su yollarından Avrupa’nın çeşitli ülkelerindeki rafinerilerine ulaştırılırdı. Fakat bu sevkiyat düzeneği durdu. Yağ ihtiyacının yüzde 94’ünü ithalatla karşılayan Almanya’nın önümüzdeki eylül ayına kadar Ukrayna’dan 2.5 milyon ton ayçiçek yağı alacağı var. Ortaya çıkacak büyük açığı Güney Amerika ya da Avrupa’nın güneyinden kompanse etme imkanı olmadığı da söyleniyor.

Almanya Tarım Bakanı Cem Özdemir bir yağ darboğazına girileceğini söylemiyor ama “Herkes her şeyi ihtiyacı kadar alsın. Ne ayçiçek yağını ne de tuvalet kağıdını istiflesin. Aksi takdirde fiyat artışı ve satış kısıtlamalarına yol açılır, Putin’in istediği de bu. Güvensizlik serpmek için boş raf görüntülerine ihtiyacı var. Bu nedenle, lüzumsuz yere onun propagandasına mühimmat katkısında bulunmayalım” diyor.


Özdemir’e göre, dünyayı açlık krizine sürükleyerek insanlığı rehin almak Putin’in savaş stratejisinin bir parçasını oluşturuyor.

YEMEN’DE AÇLIK DAHA NE KADAR ARTABİLİR

Bir küresel açlık krizi Putin’in savaş planlamasına dahil mi sadece kendisi bilir ama Ukrayna’yı işgalinin doğal sonuçlarından biri olacak.
Mesela yedi yıldır Husiler ile Suudi destekli yönetim arasında süren savaşta unutuluşa terk edilen Yemen’in içler acısı sefaleti daha da derinleşecek. BM’nin ifadesiyle şu an dünyanın en büyük insani felaketini yaşayan Yemen’in gıda ihtiyacı tamamen dışarıdan karşılanıyor ve buğday ithalatının üçte biri Ukrayna’dan geliyor. BM Gıda ve Tarım Örgütü FAO ve Dünya Gıda Programı yetkililerine göre bu yılın ikinci yarısında Yemen’deki açlık krizi doruk noktasına çıkacak.

Bu acil durum ortamında İsviçre ve İsveç’in önayak olmasıyla geçenlerde Yemen’e yardım için BM Cenevre merkezli bir sanal konferans düzenlendi. Sonuç büyük düş kırıklığı oldu. Hedeflenen 4 milyar Euro tutarındaki mali yardımın sadece üçte biri toplanabildi. BM Genel Sekreteri Guterres “Yemen manşetlerde olmayabilir ama bu insani acıların sona erdiği anlamına gelmez” dedi.
Dedi ama değişen bir şey yok. Aslında Yemen’de ortaya çıkacak buğday kıtlığının sadece Putin’le değil, birilerinin fazlasıyla et yemesiyle de ilgisi var.

Mesela Almanya tahıl deposu olarak kendisine fazlasıyla yetiyor ama üretimin yüzde 60’ı hayvan yemine gidiyor, sofralara konulan miktar sadece yüzde 20 oranında. Tarım Bakanı Özdemir “Bir vejetaryen olarak herkesin vejetaryenliğe geçmesini salık veremem elbette. Ama şunu söyleyebilirim: Daha az et yemek Putin’e karşı bir hareket olur. Bilinçli alışveriş ve daha az gıda israfı da aynen öyle. Almanya’daki gibi tahıl üretiminin yüzde 60’ının hayvan yemi olduğu bir sistem küresel ölçekte sürdürülebilir değildir” diyor.


Beklenen açlık krizinde Yemen’in ötesi var. Etiyopya ve Somali gibi ülkelerin de ihtiyacını karşılayan BM Dünya Gıda Programı dağıttığı buğdayın yüzde 50’sini Ukrayna’dan alıyordu. Ancak artık dengenin bozulacağı ortada. Rusya ve Ukrayna daha düne kadar başta buğday ve mısır olmak üzere dünya tahıl ihtiyacının üçte birini karşılarken, Rusya birçok ülkeye buğday ihracatını durdurdu. Arjantin daha savaş başlamadan önce aynı yola başvurmuştu. Dünyanın en büyük buğday üreticisi Çin ise olumsuz kış koşulları nedeniyle tarihin en düşük hasadını yaşıyor. Bu arada pandemi zaten tedarik zincirinde aksamalara neden olmuştu. Yani küresel gıda temini için artık yeni damarların açılması, özellikle G7 ülkelerinin görev üstlenmesi gerekiyor.

GÜBRE KRİZİ BÜYÜYECEK, TARIM KÜÇÜLECEK
Yoksul ülkelerin gıda kıtlığına sürükleneceğine dair belirtiler Putin daha Ukrayna’yı işgal etmeden önce uç vermişti. Nedeni de suni gübrenin hammaddesi azot üretiminde kullanılan doğalgazda rekor düzeyde fiyat artışlarıydı. Avrupa’daki şirketler maliyet yükü nedeniyle üretimi kıstı, Rusya ve Çin gibi büyük üreticiler de ihracat kısıtlamasına gidince gübre fiyatları yüzde 200’lere varan oranda arttı. Tarımsal üretimde ABD ve Brezilya’nın yanı sıra en büyük tüketicilerden Hindistan’da gübrenin karaborsaya düştüğüne dair haberler geliyordu.

İklim değişikliği kaynaklı kuraklık ve pandemi nedeniyle tedarik zincirlerinde yaşanan tıkanıklığın getirdiği fiyat artışlarına şimdi bir de gübre krizinin katkısı bekleniyordu. Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için geçerli fiyat artışı yoksullar için doğrudan açlık demekti.

Beslendiğimiz gıdaların temelinde, yılda kişi başına tükettiğimiz 15 kilo gübre var. FAO’ya göre bir yılda yeryüzüne dağılan 121 milyon ton azotlu gübre miktarındaki düşüş küresel gıda üretiminde gerilemeye neden olacak; 2022 itibariyle dünya genelinde gübresiz tarım faaliyeti artacak ve olumsuz hava koşulları da devreye girerse gıda darboğazı hissedilir hale gelecekti. Gübresiz üretim besinlerin kalitesini de düşürecek, örneğin buğdayın protein değeri azalacaktı.

Derken Putin Ukrayna’yı işgal edince gübre krizi güncellendi, fiyat artışları ivme kazandı. Azot ve fosforun yanı sıra temel gübre çeşitlerinden olan kalsiyum nitrat gübresinin ton fiyatı bir anda 800 dolardan 900 dolara çıktı. Aynı ürünün 2019 sonu fiyatı sadece 300 dolardı.

Kalsiyum nitrat gübresinin en büyük üreticileri Rusya ve Belarus. Dünyadaki üretimin üçte biri Uralkali ve Belaruskali şirketleri tarafından karşılanıyor. Ancak savaş nedeniyle ne Baltık ne de Karadeniz üzerinden çıkışı bulunmayan Belaruskali’nin sevkiyatı durdu. Rusya da gübre ihracatını kıstı.


ENERJİ GÜVENLİĞİ OK. – PEKİ YA GIDA GÜVENLİĞİ

Bu şartlarda, Rusya ve Belarus’un belli başlı gübre alıcıları olan Brezilya, Çin ve Hindistan’dan panik haberleri gelmeye başladı. Özellikle Brezilya soya, mısır ve kahve üretiminde tamamen Rusya ve Belarus’a bağımlı.

Brezilya’nın tarımsal üretimi ise dünyada kahve içen ya da et yiyen bütün tüketicileri ilgilendiriyor. Çünkü Brezilya’da üretilen soya unu birçok ülkede hayvan yemi olarak kullanılıyor. Ernst & Young danışmanlık firmasının tarım uzmanı Christian Janze’ye göre Brezilya’daki gübre krizi nedeniyle tarımsal üretimdeki düşüş önümüzdeki dönemde kahve ve et fiyatlarının artmasına neden olacak.

Rusya işgali başladığından beri, özellikle Putin’e yönelik yaptırımlar bağlamında siyasetin en hayati gündem maddesi enerji güvenliği. Tarım güvenliği neredeyse hiç konuşulmuyor. E&Y uzmanı Janze siyasete şu eleştiriyi getiriyor: “Tarım politikası, güvenlik politikası demektir – en az enerji politikası kadar güvenliğe dair bir meseledir. Siyasi karar vericilerin artık bu durumun farkına varması gerekir. Ne yazık ki bu konuya çok uzun zamandır stratejik gözlüklerle bakılmıyor. Bakılsaydı, devletlerin petrol rezervleri gibi gübre rezervleri de olurdu. Karadeniz havzasını tarımsal üretimden çıkarırsanız dünyanın çok önemli bir gıda sorunu var demektir.”

 



RAPOR​



Rusya'nın İstilası Küresel Tarımda 'Mükemmel Fırtına'yı Serbest Bıraktı​


Kısıtlanan hasatlar ve daha az gübre, on milyonlarca insan için açlık ve zorluk vaat ediyor.​

Dış Politika'nın editörlerinden Christina Lu tarafından yazılmıştır .

24 MART 2022, 13:37

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, küresel bir gıda krizini ateşlemekle tehdit ediyor, çünkü hasat ve küresel gübre üretimindeki eşzamanlı kesintiler gıda fiyatlarını artırıyor ve dünya çapında ekonomik şok dalgaları gönderiyor.

Rusya Ukrayna'yı İşgal Ediyor

Avrupa üzerinde büyük bir kara savaşı beliriyor .
BU KONU HAKKINDA DAHA FAZLASI

Ekonomistler ve yardım kuruluşları, bir aylık savaşın ardından dünyanın hızla küresel bir gıda acil durumuna dönüşebilecek birleşen krizlerle karşı karşıya olduğunu söylüyor. Çatışma , Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki ithalata bağımlı ülkelerde dalgalanan bir rahatsızlık olan buğday, ayçiçek yağı ve mısır gibi önemli ürünlerin Rusya ve Ukrayna ihracatını şimdiden kesti . Aynı zamanda, devam eden enerji krizi, gübre fiyatlarını ve nakliye maliyetlerini önemli ölçüde artırdı ve küresel tarımsal üretim için temel girdileri sıkıştırdı.

Chicago Council on Global Affairs'in seçkin bir üyesi ve Dünya Gıda Programı'nın eski yönetici direktörü Ertharin Cousin, bu aksaklıkların "mükemmel bir fırtınada" birleştiğini söyledi. "Bu, gıda fiyatlarında felaket bir artışa neden olabilir."
Rusya ve Ukrayna birlikte küresel buğday ihracatının yaklaşık yüzde 30'unu oluştururken, Rusya dünyanın en büyük gübre ihracatçısı. Hem gübre hem de gıda fiyatları , savaşın sevkiyatları engellemesi ve Batı yaptırımlarının Rusya'yı vurması nedeniyle şimdiden rekor seviyelere tırmandı. Çatışmanın ilk haftalarında Kiev , buğday ve diğer temel gıda maddelerinin ihracatını da yasaklarken , Moskova gübre üreticilerini ihracatı geçici olarak durdurmaya çağırdı.

Önümüzdeki aylarda, Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü, gıda fiyatlarının yüzde 20'ye kadar artabileceğini tahmin ediyor , bu da küresel gıda güvensizliğini artırabilecek önemli bir artış. Dünya Gıda Programına göre 81 ülkede yaklaşık 283 milyon insan şu anda akut gıda güvensizliği ile karşı karşıya veya yüksek risk altında ve 45 milyonu kıtlığın eşiğinde.

Cousin, Rusya'nın işgalinin dünyadaki açlık krizinde bir “devrilme noktası” olabileceğini söyledi: “Bütün küresel topluluk bundan büyük ölçüde etkilenecek.”
Artan gıda fiyatları, ithalata bağımlı ülkelerde siyasi istikrarsızlığı da tetikleyebilir. Gıda fiyatları ve siyasi huzursuzluk tarihsel olarak birbiriyle ilişkiliydi: On yıl önce, Mısır'da ekmek fiyatlarını yüzde 37 artıran, hızla artan tahıl maliyetleri Arap Baharı'na katkıda bulundu. 2008'in başlarında, yükselen fiyatlar küresel isyanları ve protestoları teşvik etti.


Chicago Konseyi'nin seçkin bir üyesi ve aynı zamanda Dünya Gıda Programı'nın eski yönetici direktörü Catherine Bertini, “İnsanlar aç olduklarında … yiyecek fiyatları kirayı karşılayamayacak kadar yükseldiğinde tepki göstereceklerdir” dedi . .
Artan fiyatlar , buğdayının yüzde 80'inden fazlasını Rusya ve Ukrayna'dan ithal eden Sudan gibi ülkelerde şimdiden huzursuzluk yarattı . Ekmek fiyatları yükselirken, binlerce Sudanlı gösterici protesto için göz yaşartıcı gaz ve kurşunla karşılaştı. Son haftalarda protestolar, yüzlerce çiftçinin artan gübre fiyatlarına karşı gösteri yaptığı Irak ve Yunanistan'ı da sarstı.
Avrupa Dış İlişkiler Konseyi ve Orta Doğu Enstitüsü'nden enerji uzmanı Michael Tanchum, bu ekonomik şokların devam etmesi halinde istikrarsızlığın dünyanın diğer bölgelerine yayılabileceğini söyledi . Tanchum, "Bu sefer sadece bir Arap Baharı olmayacak, önlemler alınmazsa sadece Kuzey Afrika olmayacak" dedi.

Küresel gıda piyasaları COVID-19 salgını tarafından zaten gergin olduğundan, ekonomistler savaşın ekonomik etkisinin özellikle acı verici olduğunu söylüyorlar - özellikle de Rusya ve Ukrayna'nın arzına büyük ölçüde bağımlı olan ülkeler için. Yaklaşık 50 ülke , buğday ithalatının en az yüzde 30'u için Rusya ve Ukrayna'ya, 26 ülke ise ithalatının yarısından fazlası için onlara bağımlı.
Cornell Üniversitesi'nden bir tarım ekonomisti olan Chris Barrett, "Bu, zaten kötü olan bir durumu bir araya getiriyor" dedi. "Şu anda asıl endişe, pandeminin neden olduğu büyük ekonomik yer değiştirmenin tümünden hala ormandan çıkmadığımız için mükemmel fırtınanın gelmesidir."

Rusya-Ukrayna Savaşı Afrika ve Asya'da Dalgalanabilir​


Ukrayna tahıl teslimatları kesintiye uğrarsa gıda fiyatlarındaki ani artışlara ve devrimlere karşı dikkatli olun.
ANALİZ | ALEX SMİTH


Hızla yükselen doğal gaz fiyatları gübre üretim maliyetlerini artırdığından, devam eden enerji krizi bu baskıları daha da yoğunlaştırdı. Azot bazlı gübrelerin temel bileşenleri olan hem amonyak hem de üre yapmak için doğal gaz gereklidir . Bu artan maliyetlerle başa çıkmak için bazı üreticiler üretimi kısma yoluna gitti. Mart ayında gübre devi Yara International , artan fiyatlara ve planlı bakıma uyum sağlamak için Avrupa'da yaklaşık yarı kapasitede çalışması gerektiğini açıkladı .

Azot bazlı gübre yapma maliyetinin yaklaşık yüzde 80'inin enerjiden geldiğini belirten Yara CEO'su Svein Tore Holsether, "Bu büyüklükte bir şok daha önce yaşanmadı" dedi. "Şu anda deneyimlediğimiz şey, değer zincirinin parçalarının tamamen kapanması."
Bu aksama, gübre ithalatının beşte birinden fazlası için Rusya'ya bağımlı olan Brezilya gibi ülkeleri zorladı. Daralan bir arzla karşı karşıya kalan Brezilya, Arjantin, Bolivya, Şili, Paraguay ve Uruguay , Mart ayında Rusya'ya yönelik Batı yaptırımlarından gübre çıkarmayı talep etti. Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro gazetecilere verdiği demeçte, "Brezilya gübreye bağımlı " dedi . "Bu bizim için kutsal bir soru ."
Kesintiler ve kıtlıklar bir sonraki ekim sezonuna girerken uzmanlar, etkilerinin önümüzdeki aylarda ve çok çeşitli mahsullerde hissedileceği konusunda uyarıyor.

Uluslararası Gıda Politikası Araştırma Enstitüsü'nde kıdemli araştırma görevlisi olan David Laborde, bu gübre krizi "dünyadaki her üretimi etkileyecek" dedi. "Sadece buğday değil."
Yardım kuruluşları şimdi dünyanın en fazla risk altındaki nüfusunu desteklemek için yeterli finansmanı sağlamak için çabalıyor. Bununla birlikte, küresel ihtiyacı karşılamak zor olabilir: Mart ayında, Dünya Gıda Programı , yeterli gıda satın almak için ayda 71 milyon dolar daha artırması gerektiğini açıkladı . Ancak ajans, kaynakları savaş tarafından gerildiğinden , Orta Doğu ve Afrika'daki mülteciler için tayınları azaltmak zorunda kaldığını söyledi .

Dünya Gıda Programı'nın yönetici direktörü David Beasley yaptığı açıklamada , "Açlıktan ölenleri beslemek için yiyecek almaktan başka seçeneğimiz yok" dedi .
Tarım ekonomisti Barrett, “Ukrayna'ya yönelik Rus saldırısı, dünyanın her yerinde gıda güvencesi olmayan insanlara yönelik bir saldırıydı” dedi. En kötü senaryoda, “on milyonlarca insanın aniden kıtlıkla karşı karşıya kaldığını göreceğiz” dedi.

Christina Lu , Foreign Policy'de editör olarak görev yapmaktadır . Twitter: @christinafei


Time dergisinde 2022 yazının kıtlık yılı olacağı yazılmıştı. Savaşla yapay olarak kıtlık yaşatılıyor dünyaya.
 

Analist, demiryollarının başa çıkmakta zorlanması nedeniyle Ukrayna'nın tahıl ihracatının durduğunu söylüyor​

Reuters

Kiev bölgesinde bir tarlada buğday başakları görüldü

Ukrayna, Kiev bölgesindeki Hrebeni köyü yakınlarındaki bir tarlada buğday başakları görüldü 17 Temmuz 2020. REUTERS/Valentyn Ogirenko/Dosya Fotoğrafı

2 Nisan (Reuters) - Analist APK-Inform Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Ukrayna'nın demiryollarının, Rusya'nın işgalinin ana Karadeniz limanlarını kapatmasının ardından tüccarların alternatif ihracat rotaları aramasıyla ülkenin batı sınırında birikmiş tahıl vagonlarıyla mücadele ettiğini söyledi.
Uluslararası Hububat Konseyi verilerine göre, Ukrayna 2020/21 sezonunda dünyanın en büyük dördüncü tahıl ihracatçısı oldu ve mallarının çoğu Karadeniz üzerinden sevk edildi.

Ancak, kıyıların büyük bir kısmında savaş devam ederken, tüccarlar demiryoluyla daha fazla tahıl taşımak için çabalıyorlar.
APK-Inform, Ukrayna Demiryollarının tüccarlar için 12 terminal açtığını, ancak vagonların yedeklendiğini ve demiryollarının bunları işleyip tüketicilere göndermek için iki veya üç haftaya ihtiyacı olduğunu söyledi.
APK-Inform, "Tüccarlar, ihracatı demiryolu veya Romanya limanları yoluyla AB'ye yönlendirme olasılığını aramaya devam ediyor, ancak kilit engeller, sınırlı bant genişliği lojistik yeteneği ve yüksek maliyeti olmaya devam ediyor." dedi.

Ukrayna tahılını Romanya'nın Köstence limanına teslim etmenin maliyetinin ton başına 120-150 avro (133-166 dolar) olduğunu söyledi. Savaştan önce tüccarlar, Ukrayna'nın Karadeniz limanlarına tahıl taşımak için yaklaşık 40 dolar ödediler.
Analistler, Temmuz ayında sezonun başlangıcından Şubat ayının sonundaki işgale kadar 43 milyon ton tahıl ihraç eden Ukrayna'nın, lojistik zorluklar nedeniyle önümüzdeki üç ayda sadece 1 milyon ton civarında ihracat yapabildiğini söylediler.

Savaştan önce hükümet, tahıl ihracatının bu sezon 65 milyon tona ulaşabileceğini tahmin ediyordu.
Rusya, Ukrayna'daki eylemlerini ülkeyi askerden arındırmak için "özel bir askeri operasyon" olarak nitelendiriyor. Batılı ülkeler buna sebepsiz bir saldırganlık savaşı diyor.
(1 dolar = 0,9047 euro)

 

“Büyük Sıfırlama” Nedir ve Küreselciler Aslında Ne İstiyor?​

3 Nisan 2022 10:11 IWB tarafından
Alt-Market.us aracılığıyla Brandon Smith tarafından yazılmıştır,


“Büyük Sıfırlama” tabirini ilk kez 2014'te duydum. O sırada IMF başkanı olan Christine Lagarde, küresel merkezileşme konusunda aniden sesini yükseltmeye başladı. Bu, genellikle kurumsal beyaz kağıtların karanlık köşelerinde ve bankacılık elitlerinin gizli toplantılarında fısıldanan bir gündemdi, ancak şimdi bu insanlar bu konuda oldukça yüksek sesle konuşmaya başladılar.



Lagarde, Dünya Ekonomik Forumu'nda bir Soru-Cevap yapıyordu ve “Sıfırlama” kavramı çok kasıtlı olarak gündeme getirildi; Projenin içerdiği şey belirsizdi, ancak bunun temel kökü, dünyanın mevcut ekonomik, sosyal ve politik modellerinden küresel olarak merkezileştirilmiş ve entegre bir sisteme dramatik bir geçiş oldu - eğer istersen "Yeni Dünya Düzeni"...

2008'de başlayan ve yıllardır piyasalarda belirsizliğe neden olmaya devam eden uluslararası bir kredi çöküşünün yangınlarından yeni atladığımızı hatırlamak önemlidir. Merkez bankaları, sadece yaşam desteğini açık tutmak için sisteme on trilyonlarca dolar değerinde teşvik harcamıştı. Alternatif medyadaki bazılarımız, bu eylemlerin ekonomiyi kurtarmak için olmadığına, sadece para birimi devalüasyonu ve enflasyon yoluyla ekonomiyi zombileştirdiğine inanıyordu. Çok geçmeden, bu zombi yaratımı bize saldıracak ve bizi canlı canlı yemeye çalışacaktı ve sadece merkez bankacıları bu tam olarak ne zaman ortaya çıkacaktı.

2008 çöküşünü Sıfırlama gündeminin 1. Aşaması olarak düşünün; küreselciler ukalalaşıyorlardı ve planlarını halka açıklamaya hazırdılar.
Lagarde'nin WEF'deki tartışması, Klaus Schwab'ın küreselcilerin gerçekten ne istediği konusunda biraz daha ileri olan 4. Sanayi Devrimi konseptini tanıttığı sıralarda da yapıldı . Gerçek bir “küresel toplum”dan ve insanların daha iyi bir yönetişim aracı olarak Yapay Zekaya (AI) yöneldiği bir dünyadan heyecanla bahsediyor. Hatta yasaların sonunda yapay zeka tarafından dikte edileceğini ve mahkemelerin robotlar tarafından yönetileceğini bile öne sürüyor.
Tabii ki, bunun, insanların ve hükümetlerin istikrar uğruna fedakarlık yapmak ya da “eski yöntemlere” tutunma adına devam eden acı arasında seçim yapmak zorunda kalacakları bir ekonomik yapısöküm dönemi olmadan gerçekleşemeyeceğini kabul ediyor. Şu açıdan bakın: Büyük Sıfırlama eylem veya kaostur ve 4. Sanayi Devrimi amaçlanan sonuç veya planlanan “düzen”dir. Yani, tasarlanmış kaostan yaratılmış yeni bir düzen.

Evet, kulağa kötü bir bilimkurgu gibi geliyor, ancak bunların siyasi liderlerimizin çoğunun bölünmemiş ilgisinden hoşlanan insanlar olduğunu ve Federal Rezerv'deki merkez bankacılarıyla dirsek temasında bulunduklarını unutmayın. Tekrar söyleyeceğim: Toplumumuzu ve yaşam tarzımızı tamamen baltalamak ve yeniden yapılandırmak isteyen Büyük Sıfırlama ve 4. kasıtlı bir çöküş yoluyla gerçekleşmesi.

Küreselciler yıllardır Yeni Dünya Düzeni gündemlerini yeniden markalaştırmaya ve yeniden paketlemeye çalışıyorlar ve Sıfırlama ile ortaya çıktılar. Kulağa zararsız gelmekten ziyade, bu terim sistemik bir karışıklığı ve geçmişin silinmesini tehdit ediyor. Bir şeyi "sıfırladığınızda" genellikle sıfıra döner – Mühendislerin kodu ve işlevleri yeniden yazmak için kullanabileceği boş bir sayfa. Ama bu gerçekten ne anlama geliyor?
Küreselciler GERÇEKTEN NE İSTİYOR? “Büyük Sıfırlama”nın gerçekte ne olduğuna ve hangi programları uygulamayı umduklarına dair kanıtlayabildiğim veya kanıtlarla destekleyebildiğim kadarıyla ayrıntılar:

Toplam Küresel Ekonomik Merkezileşme

Bazı insanlar zaten küresel ekonomik merkezileşmeye sahip olduğumuzu iddia edebilir, ancak bunun gerçekten ne anlama geldiğini anlamıyorlar. Ulusal merkez bankalarının tamamı IMF ve Uluslararası Ödemeler Bankası üyesi olup, bu kurumlardan emirleri alırken , küreselcilerin istediği şey, muhtemelen IMF aracılığıyla, açık küresel finans yönetimidir.
Diğer bir deyişle, ulusal merkez bankalarını vekil olarak kullanarak ekonomileri gizlice manipüle etmeleri yeterli değildir; istedikleri şey saklanmayı bırakmak ve kendilerinin sandıkları yüce hükümdarlar olarak gün ışığına çıkmaktır.

Tam merkezileşmenin nihai amacı, serbest piyasa fikrini ortadan kaldırmak ve bir avuç insanın ticaretin ve işin her yönünü mikro düzeyde yönetmesine izin vermektir. Bu sadece nüfuzla ilgili değil, ekonomik imparatorlukla ilgili. Ancak küresel bir merkez bankasına ulaşmak için önce tek bir dünya para birimi planını uygulamalılar.

Tek Dünya Dijital Para Birimi Sistemi

IMF, yıllardır ( en azından 2000 yılından beri ) küresel bir para biriminin temeli olarak Özel Çekme Hakları sepetlerini kullanmaktan bahsediyor . Yaklaşık on yıl önce Çin, SDR sisteminin bir üyesi olmak için trilyonlarca dolar borç almaya başladı ve IMF, her şey söylendiğinde ve yapıldığında bu sistemin dijitalleşeceğini ima etti. Tek gereken, halkı boyun eğdirmek için doğru türde bir kriz.
Küreselci kurumlar IMF'nin SDR'sinin elbette iplerle birlikte ülkeler için bir güvenlik ağı olarak kullanılabileceğini önermeye başladığında, bu, Covid pandemisine yönelik karantinaların ve ekonomik felaket tehdidinin zirvesinde belirgindi . Ancak pandeminin streslerinin ötesinde çok daha büyük bir kriz var; yani stagflasyon krizi şimdi kapımızın eşiğinde. Birden fazla ulusal para biriminin düşüşte olması ve doların dünya rezerv statüsünün giderek daha fazla sorgulanmasıyla, küreselcilerin halka dijital para birimlerini bir çözüm olarak sunma fırsatını değerlendireceklerinden şüphem yok.

Yeni sistem, bir süre için daha çok hayali bir para birimi gibi olacaktır. SDR, dijital çerçeve yaygınlaşana kadar ulusal para birimleri dolaşımda kalırken yapıştırıcı veya destek olacaktır. IMF ve arkasındaki insanlar, tüm ulusal ekonomilerin gidişatını tek bir para birimi mekanizması aracılığıyla yönlendirme gücüne sahip, fiili dünya merkez bankası haline gelecekti.

Mikro ekonomik açıdan, artık her birey ticaretteki tüm gizliliği ortadan kaldıran bir dijital para birimine veya kripto para birimine bağımlı olacaktır. Tüm işlemler izlenecek ve blok zinciri teknolojisinin ve dijital defterin doğası gereği bu gerekli olacaktır. Para seçkinleri izlemeyi açıklamak zorunda kalmayacaktı, tek söylemeleri gereken “Teknoloji böyle işliyor; defter olmadan işe yaramaz.”
yerel reklamcılık

Küresel Bir Sosyal Kredi Sistemi

Küreselleşmenin doğasında var olan kötülük, son zamanlardaki karantinalar ve tıbbi tiranlığa yönelik şiddetli baskılar sırasında kolayca belirgindi. Onlarca resmi araştırmaya göre Covid'in sadece medyan Enfeksiyon Ölüm Oranı sadece %0,27 olmasına rağmen, DEF'in politikacılar ve dünya liderlerinin oluşturduğu birlik, covid'in varlığının kendilerine toplam ölüm hakkı verdiğini ilan ederek ağızları köpürüyordu. insanların hayatlarının kontrolü.
Ayrıca bkz. Rusya Kasıtlı Olarak Bir Para Sisteminin Sıfırlanmasını Tetikledi mi?
Klaus Schwab ve WEF, pandeminin "Büyük Sıfırlama" ve 4. Sanayi Devrimi'nin başlangıcı olduğunu memnuniyetle duyurdu ve covid krizinin değişim için mükemmel bir "fırsat" sunduğunu belirtti.

Aşı pasaportları, ABD'deki çok sayıda muhafazakar kırmızı eyalet tarafından neyse ki yenilgiye uğratıldı ve bu, batı dünyasının çoğunda bu tür politikaların tamamen tersine çevrilmesine yol açtı. Birçok mavi ülke ve diğer ülkeler otoriterlikle karşı karşıya kalırken yıllarca özgürdük ve bu küreselciler için birçok soruna neden oldu. Dünyanın dört bir yanındaki insanlar ABD'deki muhafazakarlara bakıp kontroller olmadan gayet iyi yaşadığımızı gördüklerinde küresel bir tıbbi distopya kurmak zor.

Vax pasaportlarının başka bir şeye doğru atılan ilk adım olarak anlaşılması gerekiyor - Şu anda Çin'de kullanılana çok benzeyen devasa bir sosyal kredi sisteminin başlangıcı. İptal kültürünün bugün bir kabus olduğunu düşünüyorsanız, kolektivist çetenin sosyal kredi hesabınıza bir inceleme bombası atma ve sizi dokunulmaz ilan etme gücü olsaydı ne olurdu? İş bulma, bakkallardan alışveriş yapma ve hatta paranıza erişiminizi kapatma gibi bir güce sahip olduklarını bir düşünün. Topluluğa uymanız olmadan, normal hayatta kalma gereksinimlerine erişim imkansız olurdu.
Pandeminin başlangıcında açıkça kabul ettikleri gibi, küreselcilerin istediği şey budur ve biz muhafazakarlar dayanmasaydık, vax pasaportları bu teknokratik dehşete bir giriş olabilirdi.

2030'a Kadar Hiçbir Şeye Sahip Olmayacak Ve Mutlu Olacaksınız

“Paylaşım Ekonomisi” (bazen “Paydaş Kapitalizmi” ile paralel olarak atıfta bulunulur ) birkaç yıldır WEF'te dolaşan bir kavramdır. Medya her fırsatta planın olmadığını iddia ederek yalan ve dezenformasyon yaymaya çalıştı; ama yine, açıkça kabul edilmektedir.
Paylaşım ekonomisi esasen komünist bir ekonomidir, ancak Sovyetler Birliği'nde yaşayan insanların bile deneyimlemek zorunda olmadığı tuhaf bir minimalizme damıtılmıştır. Yapı, insanların ortak mutfaklar, ortak banyolar ve neredeyse hiç mahremiyet ile Bölüm 8 tarzı konutlarda yaşadığı bir tür komün temelli toplum olarak tanımlanıyor. Tüm mülkler kiralanır veya ödünç alınır. Tüm arabalar ödünç alınır ve paylaşılır, toplu taşıma araçlarının çoğu toplu taşımadır, bilgisayarlar, telefonlar ve hatta mutfak gereçleri gibi temel kişisel eşyalar paylaşılabilir veya ödünç alınabilir. WEF'in dediği gibi, hiçbir şeye sahip olmayacaksınız.
Bundan mutlu olmak başka bir şeydir.

Bu tür bir toplum için argüman, elbette, “iklim değişikliği” ve tüketici ekonomisinin zayıflıkları, yaşam standartlarımızı sıfıra yakın bir seviyeye indirmemizi ve gezegenin iyiliği için kutsal mülkiyet mülkiyeti idealinden vazgeçmemizi gerektiriyor.

Karbon temelli küresel ısınmanın bir saçmalık olduğu gerçeğini bir kenara bırakın. NOAA'ya göre , dünyanın sıcaklıkları bir yüzyıl içinde yalnızca 1 DERECE SANİYE yükseldi . Bu, iklim bilimcilerin yıllardır saklamaya veya üzerini örtmeye çalıştıkları verilerdi, ancak şimdi herkesin görmesi için orada. Küresel ısınmanın insan yapımı olduğuna dair bir kanıt yok. Hiçbiri.
Küreselciler, Club Of Rome'un 'Büyümenin Sınırları' başlıklı bir inceleme yayınladığı en az 1972'den beri çevreciliği merkezileşme için bir bahane olarak kullanmayı planlıyorlar . Yirmi yıl sonra 'Birinci Küresel Devrim' başlıklı bir kitap yayınlayacaklardı. Bu belgede küresel ısınmanın bir araç olarak kullanılmasını özellikle tavsiye ediyorlar:
Karşısında birleşebileceğimiz ortak bir düşman ararken, kirliliğin, küresel ısınma tehdidinin, su kıtlığının, kıtlığın ve benzerlerinin faturaya uyacağını düşündük. Bütünlükleri ve etkileşimleri içinde bu fenomenler, herkesin birlikte yüzleşmesi gereken ortak bir tehdit oluşturur. Ancak bu tehlikeleri düşman olarak adlandırmakla, okuyucuları önceden uyardığımız, yani semptomları sebeplerle karıştırma tuzağına düşüyoruz. Tüm bu tehlikelere, insanın doğal süreçlere müdahalesi neden olur ve bunların üstesinden ancak değişen tutum ve davranışlarla gelinebilir. O halde gerçek düşman, insanlığın kendisidir.”
Açıklama , küresel hükümete duyulan ihtiyaç konusundaki konumlarını kapsayan Bölüm 5 - Vakum'dan geliyor . Alıntı nispeten açıktır; İnsanlığı tek bir bayrak altında birleşmeye ikna etmek için ortak bir düşman çağrılmalıdır ve seçkinler, insanlığın kendisinin neden olduğu çevresel felaketi mümkün olan en iyi motive edici olarak görür.

Ortak ekonomi kavramının çözümünü yeni ve cesur bir fikirmiş gibi sunuyorlar. Bununla birlikte, küreselcilerin nihayetinde Büyük Sıfırlamaları için istedikleri şey, özgürlük ve bireysel refahtan, eski feodalizme benzer şekilde çok eski bir iş yapma biçimine dönüşen bir gelgit dalgasıdır. Seçkinlerin veya devletin sahip olduğu topraklarda çalışan bir köylü olursunuz ve o toprağa sahip olmanıza asla izin verilmeyecektir.

Tek fark, geçmişteki feodal bir imparatorlukta köylülerin sınıf sistemi yüzünden toprak sahibi olamamalarıydı. Bu sefer, toprak da dahil olmak üzere hiçbir şeye sahip olmanıza izin verilmeyecek, çünkü herhangi bir şeye sahip olmayı istemek “bencil” ve gezegen için yıkıcıdır.


Toplam Bilgi Kontrolü

Gerçek, bu günlerde nadir bulunan bir metadır, ancak bu seçkinler istediklerini elde ederse, olacağı kadar nadir değildir. Küreselciler bugün gündemleri konusunda daha önce hiç olmadığı kadar açıklar ve bunun nedeninin, Sıfırlama ortaya çıktıktan sonra cezasızlıkla bugünün olaylarının tarihini yeniden yazabileceklerine inanmalarından kaynaklandığından şüpheleniyorum. Bilgi dünyasına sahip olacaklarını ve ilerledikçe kültürel belleğimizi düzenleyebileceklerini düşünüyorlar.
Ana akım medya tüm bunlara “komplo teorisi” diyor. Ben buna komplo gerçeği diyorum. Küreselcilerin kendileri tarafından açıkça konuşulan itirafları reddetmek zordur, tek yapabilecekleri, küreselcilerin bir tasfiye olan yapılması gerekenler konusunda halkı çitin üzerinde tutmak için bilgiyi mümkün olduğunca döndürmeye çalışmaktır. ülkemiz ve belki de tüm dünya.
Bunu yapmazsak öyle bir zaman gelecek ki burada söylediğim hiçbir şey hatırlanmayacak ve Sıfırlama planının hiçbir kanıtı olmayacak. Düzen, dünyanın nasıl çöktüğüne ve küçük bir “vizyoner” küreselci örgütün yeni bir merkezileşme dini aracılığıyla onu unutulmaktan kurtardığına dair yalnızca bir fantezi hikayesi bırakarak, onunla ilgili tüm kavramları yazılı tarihten silmiş olacak.

 

“Büyük Sıfırlama” Nedir ve Küreselciler Aslında Ne İstiyor?​

3 Nisan 2022 10:11 IWB tarafından
Alt-Market.us aracılığıyla Brandon Smith tarafından yazılmıştır,


“Büyük Sıfırlama” tabirini ilk kez 2014'te duydum. O sırada IMF başkanı olan Christine Lagarde, küresel merkezileşme konusunda aniden sesini yükseltmeye başladı. Bu, genellikle kurumsal beyaz kağıtların karanlık köşelerinde ve bankacılık elitlerinin gizli toplantılarında fısıldanan bir gündemdi, ancak şimdi bu insanlar bu konuda oldukça yüksek sesle konuşmaya başladılar.



Lagarde, Dünya Ekonomik Forumu'nda bir Soru-Cevap yapıyordu ve “Sıfırlama” kavramı çok kasıtlı olarak gündeme getirildi; Projenin içerdiği şey belirsizdi, ancak bunun temel kökü, dünyanın mevcut ekonomik, sosyal ve politik modellerinden küresel olarak merkezileştirilmiş ve entegre bir sisteme dramatik bir geçiş oldu - eğer istersen "Yeni Dünya Düzeni"...

2008'de başlayan ve yıllardır piyasalarda belirsizliğe neden olmaya devam eden uluslararası bir kredi çöküşünün yangınlarından yeni atladığımızı hatırlamak önemlidir. Merkez bankaları, sadece yaşam desteğini açık tutmak için sisteme on trilyonlarca dolar değerinde teşvik harcamıştı. Alternatif medyadaki bazılarımız, bu eylemlerin ekonomiyi kurtarmak için olmadığına, sadece para birimi devalüasyonu ve enflasyon yoluyla ekonomiyi zombileştirdiğine inanıyordu. Çok geçmeden, bu zombi yaratımı bize saldıracak ve bizi canlı canlı yemeye çalışacaktı ve sadece merkez bankacıları bu tam olarak ne zaman ortaya çıkacaktı.

2008 çöküşünü Sıfırlama gündeminin 1. Aşaması olarak düşünün; küreselciler ukalalaşıyorlardı ve planlarını halka açıklamaya hazırdılar.
Lagarde'nin WEF'deki tartışması, Klaus Schwab'ın küreselcilerin gerçekten ne istediği konusunda biraz daha ileri olan 4. Sanayi Devrimi konseptini tanıttığı sıralarda da yapıldı . Gerçek bir “küresel toplum”dan ve insanların daha iyi bir yönetişim aracı olarak Yapay Zekaya (AI) yöneldiği bir dünyadan heyecanla bahsediyor. Hatta yasaların sonunda yapay zeka tarafından dikte edileceğini ve mahkemelerin robotlar tarafından yönetileceğini bile öne sürüyor.
Tabii ki, bunun, insanların ve hükümetlerin istikrar uğruna fedakarlık yapmak ya da “eski yöntemlere” tutunma adına devam eden acı arasında seçim yapmak zorunda kalacakları bir ekonomik yapısöküm dönemi olmadan gerçekleşemeyeceğini kabul ediyor. Şu açıdan bakın: Büyük Sıfırlama eylem veya kaostur ve 4. Sanayi Devrimi amaçlanan sonuç veya planlanan “düzen”dir. Yani, tasarlanmış kaostan yaratılmış yeni bir düzen.

Evet, kulağa kötü bir bilimkurgu gibi geliyor, ancak bunların siyasi liderlerimizin çoğunun bölünmemiş ilgisinden hoşlanan insanlar olduğunu ve Federal Rezerv'deki merkez bankacılarıyla dirsek temasında bulunduklarını unutmayın. Tekrar söyleyeceğim: Toplumumuzu ve yaşam tarzımızı tamamen baltalamak ve yeniden yapılandırmak isteyen Büyük Sıfırlama ve 4. kasıtlı bir çöküş yoluyla gerçekleşmesi.

Küreselciler yıllardır Yeni Dünya Düzeni gündemlerini yeniden markalaştırmaya ve yeniden paketlemeye çalışıyorlar ve Sıfırlama ile ortaya çıktılar. Kulağa zararsız gelmekten ziyade, bu terim sistemik bir karışıklığı ve geçmişin silinmesini tehdit ediyor. Bir şeyi "sıfırladığınızda" genellikle sıfıra döner – Mühendislerin kodu ve işlevleri yeniden yazmak için kullanabileceği boş bir sayfa. Ama bu gerçekten ne anlama geliyor?
Küreselciler GERÇEKTEN NE İSTİYOR? “Büyük Sıfırlama”nın gerçekte ne olduğuna ve hangi programları uygulamayı umduklarına dair kanıtlayabildiğim veya kanıtlarla destekleyebildiğim kadarıyla ayrıntılar:

Toplam Küresel Ekonomik Merkezileşme

Bazı insanlar zaten küresel ekonomik merkezileşmeye sahip olduğumuzu iddia edebilir, ancak bunun gerçekten ne anlama geldiğini anlamıyorlar. Ulusal merkez bankalarının tamamı IMF ve Uluslararası Ödemeler Bankası üyesi olup, bu kurumlardan emirleri alırken , küreselcilerin istediği şey, muhtemelen IMF aracılığıyla, açık küresel finans yönetimidir.
Diğer bir deyişle, ulusal merkez bankalarını vekil olarak kullanarak ekonomileri gizlice manipüle etmeleri yeterli değildir; istedikleri şey saklanmayı bırakmak ve kendilerinin sandıkları yüce hükümdarlar olarak gün ışığına çıkmaktır.

Tam merkezileşmenin nihai amacı, serbest piyasa fikrini ortadan kaldırmak ve bir avuç insanın ticaretin ve işin her yönünü mikro düzeyde yönetmesine izin vermektir. Bu sadece nüfuzla ilgili değil, ekonomik imparatorlukla ilgili. Ancak küresel bir merkez bankasına ulaşmak için önce tek bir dünya para birimi planını uygulamalılar.

Tek Dünya Dijital Para Birimi Sistemi

IMF, yıllardır ( en azından 2000 yılından beri ) küresel bir para biriminin temeli olarak Özel Çekme Hakları sepetlerini kullanmaktan bahsediyor . Yaklaşık on yıl önce Çin, SDR sisteminin bir üyesi olmak için trilyonlarca dolar borç almaya başladı ve IMF, her şey söylendiğinde ve yapıldığında bu sistemin dijitalleşeceğini ima etti. Tek gereken, halkı boyun eğdirmek için doğru türde bir kriz.
Küreselci kurumlar IMF'nin SDR'sinin elbette iplerle birlikte ülkeler için bir güvenlik ağı olarak kullanılabileceğini önermeye başladığında, bu, Covid pandemisine yönelik karantinaların ve ekonomik felaket tehdidinin zirvesinde belirgindi . Ancak pandeminin streslerinin ötesinde çok daha büyük bir kriz var; yani stagflasyon krizi şimdi kapımızın eşiğinde. Birden fazla ulusal para biriminin düşüşte olması ve doların dünya rezerv statüsünün giderek daha fazla sorgulanmasıyla, küreselcilerin halka dijital para birimlerini bir çözüm olarak sunma fırsatını değerlendireceklerinden şüphem yok.

Yeni sistem, bir süre için daha çok hayali bir para birimi gibi olacaktır. SDR, dijital çerçeve yaygınlaşana kadar ulusal para birimleri dolaşımda kalırken yapıştırıcı veya destek olacaktır. IMF ve arkasındaki insanlar, tüm ulusal ekonomilerin gidişatını tek bir para birimi mekanizması aracılığıyla yönlendirme gücüne sahip, fiili dünya merkez bankası haline gelecekti.

Mikro ekonomik açıdan, artık her birey ticaretteki tüm gizliliği ortadan kaldıran bir dijital para birimine veya kripto para birimine bağımlı olacaktır. Tüm işlemler izlenecek ve blok zinciri teknolojisinin ve dijital defterin doğası gereği bu gerekli olacaktır. Para seçkinleri izlemeyi açıklamak zorunda kalmayacaktı, tek söylemeleri gereken “Teknoloji böyle işliyor; defter olmadan işe yaramaz.”
yerel reklamcılık

Küresel Bir Sosyal Kredi Sistemi

Küreselleşmenin doğasında var olan kötülük, son zamanlardaki karantinalar ve tıbbi tiranlığa yönelik şiddetli baskılar sırasında kolayca belirgindi. Onlarca resmi araştırmaya göre Covid'in sadece medyan Enfeksiyon Ölüm Oranı sadece %0,27 olmasına rağmen, DEF'in politikacılar ve dünya liderlerinin oluşturduğu birlik, covid'in varlığının kendilerine toplam ölüm hakkı verdiğini ilan ederek ağızları köpürüyordu. insanların hayatlarının kontrolü.
Ayrıca bkz. Rusya Kasıtlı Olarak Bir Para Sisteminin Sıfırlanmasını Tetikledi mi?
Klaus Schwab ve WEF, pandeminin "Büyük Sıfırlama" ve 4. Sanayi Devrimi'nin başlangıcı olduğunu memnuniyetle duyurdu ve covid krizinin değişim için mükemmel bir "fırsat" sunduğunu belirtti.

Aşı pasaportları, ABD'deki çok sayıda muhafazakar kırmızı eyalet tarafından neyse ki yenilgiye uğratıldı ve bu, batı dünyasının çoğunda bu tür politikaların tamamen tersine çevrilmesine yol açtı. Birçok mavi ülke ve diğer ülkeler otoriterlikle karşı karşıya kalırken yıllarca özgürdük ve bu küreselciler için birçok soruna neden oldu. Dünyanın dört bir yanındaki insanlar ABD'deki muhafazakarlara bakıp kontroller olmadan gayet iyi yaşadığımızı gördüklerinde küresel bir tıbbi distopya kurmak zor.

Vax pasaportlarının başka bir şeye doğru atılan ilk adım olarak anlaşılması gerekiyor - Şu anda Çin'de kullanılana çok benzeyen devasa bir sosyal kredi sisteminin başlangıcı. İptal kültürünün bugün bir kabus olduğunu düşünüyorsanız, kolektivist çetenin sosyal kredi hesabınıza bir inceleme bombası atma ve sizi dokunulmaz ilan etme gücü olsaydı ne olurdu? İş bulma, bakkallardan alışveriş yapma ve hatta paranıza erişiminizi kapatma gibi bir güce sahip olduklarını bir düşünün. Topluluğa uymanız olmadan, normal hayatta kalma gereksinimlerine erişim imkansız olurdu.
Pandeminin başlangıcında açıkça kabul ettikleri gibi, küreselcilerin istediği şey budur ve biz muhafazakarlar dayanmasaydık, vax pasaportları bu teknokratik dehşete bir giriş olabilirdi.

2030'a Kadar Hiçbir Şeye Sahip Olmayacak Ve Mutlu Olacaksınız

“Paylaşım Ekonomisi” (bazen “Paydaş Kapitalizmi” ile paralel olarak atıfta bulunulur ) birkaç yıldır WEF'te dolaşan bir kavramdır. Medya her fırsatta planın olmadığını iddia ederek yalan ve dezenformasyon yaymaya çalıştı; ama yine, açıkça kabul edilmektedir.
Paylaşım ekonomisi esasen komünist bir ekonomidir, ancak Sovyetler Birliği'nde yaşayan insanların bile deneyimlemek zorunda olmadığı tuhaf bir minimalizme damıtılmıştır. Yapı, insanların ortak mutfaklar, ortak banyolar ve neredeyse hiç mahremiyet ile Bölüm 8 tarzı konutlarda yaşadığı bir tür komün temelli toplum olarak tanımlanıyor. Tüm mülkler kiralanır veya ödünç alınır. Tüm arabalar ödünç alınır ve paylaşılır, toplu taşıma araçlarının çoğu toplu taşımadır, bilgisayarlar, telefonlar ve hatta mutfak gereçleri gibi temel kişisel eşyalar paylaşılabilir veya ödünç alınabilir. WEF'in dediği gibi, hiçbir şeye sahip olmayacaksınız.
Bundan mutlu olmak başka bir şeydir.

Bu tür bir toplum için argüman, elbette, “iklim değişikliği” ve tüketici ekonomisinin zayıflıkları, yaşam standartlarımızı sıfıra yakın bir seviyeye indirmemizi ve gezegenin iyiliği için kutsal mülkiyet mülkiyeti idealinden vazgeçmemizi gerektiriyor.

Karbon temelli küresel ısınmanın bir saçmalık olduğu gerçeğini bir kenara bırakın. NOAA'ya göre , dünyanın sıcaklıkları bir yüzyıl içinde yalnızca 1 DERECE SANİYE yükseldi . Bu, iklim bilimcilerin yıllardır saklamaya veya üzerini örtmeye çalıştıkları verilerdi, ancak şimdi herkesin görmesi için orada. Küresel ısınmanın insan yapımı olduğuna dair bir kanıt yok. Hiçbiri.
Küreselciler, Club Of Rome'un 'Büyümenin Sınırları' başlıklı bir inceleme yayınladığı en az 1972'den beri çevreciliği merkezileşme için bir bahane olarak kullanmayı planlıyorlar . Yirmi yıl sonra 'Birinci Küresel Devrim' başlıklı bir kitap yayınlayacaklardı. Bu belgede küresel ısınmanın bir araç olarak kullanılmasını özellikle tavsiye ediyorlar:

Açıklama , küresel hükümete duyulan ihtiyaç konusundaki konumlarını kapsayan Bölüm 5 - Vakum'dan geliyor . Alıntı nispeten açıktır; İnsanlığı tek bir bayrak altında birleşmeye ikna etmek için ortak bir düşman çağrılmalıdır ve seçkinler, insanlığın kendisinin neden olduğu çevresel felaketi mümkün olan en iyi motive edici olarak görür.

Ortak ekonomi kavramının çözümünü yeni ve cesur bir fikirmiş gibi sunuyorlar. Bununla birlikte, küreselcilerin nihayetinde Büyük Sıfırlamaları için istedikleri şey, özgürlük ve bireysel refahtan, eski feodalizme benzer şekilde çok eski bir iş yapma biçimine dönüşen bir gelgit dalgasıdır. Seçkinlerin veya devletin sahip olduğu topraklarda çalışan bir köylü olursunuz ve o toprağa sahip olmanıza asla izin verilmeyecektir.

Tek fark, geçmişteki feodal bir imparatorlukta köylülerin sınıf sistemi yüzünden toprak sahibi olamamalarıydı. Bu sefer, toprak da dahil olmak üzere hiçbir şeye sahip olmanıza izin verilmeyecek, çünkü herhangi bir şeye sahip olmayı istemek “bencil” ve gezegen için yıkıcıdır.


Toplam Bilgi Kontrolü

Gerçek, bu günlerde nadir bulunan bir metadır, ancak bu seçkinler istediklerini elde ederse, olacağı kadar nadir değildir. Küreselciler bugün gündemleri konusunda daha önce hiç olmadığı kadar açıklar ve bunun nedeninin, Sıfırlama ortaya çıktıktan sonra cezasızlıkla bugünün olaylarının tarihini yeniden yazabileceklerine inanmalarından kaynaklandığından şüpheleniyorum. Bilgi dünyasına sahip olacaklarını ve ilerledikçe kültürel belleğimizi düzenleyebileceklerini düşünüyorlar.
Ana akım medya tüm bunlara “komplo teorisi” diyor. Ben buna komplo gerçeği diyorum. Küreselcilerin kendileri tarafından açıkça konuşulan itirafları reddetmek zordur, tek yapabilecekleri, küreselcilerin bir tasfiye olan yapılması gerekenler konusunda halkı çitin üzerinde tutmak için bilgiyi mümkün olduğunca döndürmeye çalışmaktır. ülkemiz ve belki de tüm dünya.
Bunu yapmazsak öyle bir zaman gelecek ki burada söylediğim hiçbir şey hatırlanmayacak ve Sıfırlama planının hiçbir kanıtı olmayacak. Düzen, dünyanın nasıl çöktüğüne ve küçük bir “vizyoner” küreselci örgütün yeni bir merkezileşme dini aracılığıyla onu unutulmaktan kurtardığına dair yalnızca bir fantezi hikayesi bırakarak, onunla ilgili tüm kavramları yazılı tarihten silmiş olacak.

Sıfırlama için toplumları aç bırakmak lazım buyuzden navlun fiyatlarını ve gübre fiyatlarıni yukseltiler ac insan herseyi yapar
 

Benzer Konular


Son Konular


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt