Rusya'da Tarım

Rusya, 17 milyon kilometrekare ile dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi. Ülke topraklarının yaklaşık yarısı ormanlık alanlardan oluşuyor.

Tarımsal araziler toplam toprak varlığının yaklaşık %13’ünü (2.210.000 km²) oluşturuyor ve bu oran dünya ortalamasının yaklaşık üçte birine denk geliyor.

Toplam tarımsal arazinin % 80’inde yağışların yetersiz kaldığı Rusya’da, sulanabilir arazilerin oranı 2008 yılında % 2 seviyelerinde iken, 2010-2020 döneminde bu oran %8’e kadar yükseldi.

Rusya'nın ortalama tarım arazisi büyüklüğü 269 hektar(2690 dekar). Türkiye’de yaklaşık 5 hektar(50dekar).

Rusya’nın büyük tarımsal işletmelerinde ortalama arazi büyüklüğü 12 bin hektar(120bin dekar).

İzmir Büyükşehir Belediyesinden, Tarladan Sofraya Üretim Modeli

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, Aziz Kocaoğlu dönemindeki " Yerelden Kalkınma/ İzmir Modelini" daha kapsamlı bir çalışmayla bir adım öteye taşımayı planlıyor. Yeni proje ile özellikle kuraklık üzerinde durulacak. Tarladan sofraya Belediyecilik ilkesi yine sürecek. Kuraklık azaltıcı, az su isteyen bitkilerin üretimi alım ve satım garantisi ile teşvik edilecek. Tunç Soyer, son 2 yılda içme suyunun %75 dolaylarında tarımda kullanıldığının üzerinde durdu. Yeni proje ile Belediyenin ortak çalıştığı çiftçilerin su kullanımının %50 azalacağı; şehirde yaşayan vatandaşların suya ulaşımı güvence altına alınıp, önümüzdeki yıllarda olası büyük kuraklıktan etkilenmemeleri planlanıyor.

Ayrıca bu projenin hedeflerinden 2.si ise yoksullukla mücadele. Belediye yetkililerinin yaptığı açıklaya göre sadece Ödemiş çiftçisine 2020 yılında 101 milyon TL tarımsal destekleme pirim ödemesi yapıldı.

Sloganı “Başka Bir Tarım Mümkün/İzmir Tarımı” olan projenin ilk sunumu, tanıtımı bu Ocak ayında içinde yapılmıştı.

Bu projenin planlaması şu şekilde:

1- Ürün envanteri ve planlaması
2- Çiftçiye sağlanacak destekler:
3- Lojistik, işleme ve markalaşma
4- Satış, pazarlama ve ihracat
5- Araştırma – Geliştirme, eğitim ve sertifikasyon süreçleri
6- Agro-turizm


4C41EE05-05C6-4D76-B6B1-62613BEE8271-scaled.jpeg

Sütaş yatırımı ile Bingöl’ün kişi başı GSYH sıralamasında 73. Sıradan, 38. Sıraya yükselmesi bekleniyor

Bahar aylarında tamamlanması beklenen Sütaş Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesisleri yatırımının, Bingöl ve çevresine ekonomik ve sosyo ekonomik etkilerini içeren “Bölgesel Etki Analiz Raporu” 29 Ocak’ta, Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımıyla gerçekleşen bir toplantı ile kamuoyuyla paylaşıldı. Sütaş’ın, Karacabey, Aksaray ve Tire’den sonra, 4. entegre tesisi olacak Bingöl Entegre Tesisleri yatırımı hızla ilerliyor. Bahar aylarında açılışa hazırlanan Bingöl Entegre Tesisleri’nin Bingöl ve çevresine yönelik ekonomik ve sosyal etkilerini inceleyen "Sütaş Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi - Bingöl Entegre Tesisleri Yatırımının Sosyo-Ekonomik Etkileri: Bölgesel Dinamik Girdi-Çıktı Analizi (2018-2033)" raporu, 29 Ocak’ta Tarım ve Orman Bakanı Sn. Bekir Pakdemirli ile Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sn. Mustafa Varank’ın katıldığı bir toplantı ile kamuoyuyla paylaşıldı. Sütaş yatırımı ile Bingöl’de kişi başına düşen gelir %40 artacak Yatırımın Bingöl ve çevresine olan etkilerini geniş bir şekilde inceleyen ve Türkiye’de ender rastlanan nitelikteki “Bölgesel Etki Analizi Raporu”, Prof. Dr. Erinç Yeldan ve Bölgesel Kalkınma Uzmanı Kamil Taşçı tarafından iki yıl süren yoğun bir çalışma ve araştırma dönemi sonunda ortaya çıktı. Raporda, Sütaş’ın faaliyetlerine başlamasıyla birlikte bölgede üretim teknolojisinde değişim, işsizliğin azalması, iş gücü niteliğinde gelişim, hane gelirlerinde artış, dışarıya göçün durması, hatta nitelikli nüfusun geriye dönmesi, gelir dağılımında dengelenme ve sosyal ve kültürel dönüşümün hızlanması gibi bölgeyi önemli ölçüde değiştirecek gelişmeler beklendiği belirtiliyor. Raporda, Sütaş Bingöl Entegre Tesisleri yatırımı, az gelişmiş ve gelişmiş bölgeler arasında yakınsamayı sağlayan bir bölgesel kalkınma projesi olarak tanımlanıyor. Oluşturacağı ekosistem ve refah artışı sayesinde sıçrama etkisi yapması beklenen projenin öngörülen rakamsal sonuçları da çok çarpıcı. 2033 yılında Bingöl’ün GSYH’sının %61’ine denk gelen 1.3 milyar dolarlık kısmı, Sütaş’ın doğrudan ve dolaylı etkileri sayesinde oluşacak. Sütaş yatırımı olmaksızın 2033 yılında Bingöl’de fert başı gelirin 7.322 dolar olması beklenirken, bu rakam %40 fazlasıyla, 10.221 dolar olarak gerçekleşmesi, böylece Bingöl, Türkiye’de fert başı gelir açısından 73’üncü sıradan 38’inci sıraya yükselmesi bekleniyor. SÜTAŞ yatırımı sonrasında Bingöl ekonomisindeki büyüme ve canlanma ile ilden 2033 yılı itibariyle yıllık 404 milyon USD vergi geliri elde edilmesi mümkün olabilecek. SÜTAŞ’ın ödeyeceği 1 birim vergi ödemesine karşılık yatırım ve üretim faaliyetlerinin uyarma etkisiyle Bingöl’de tahakkuk edecek vergi tutarı 2,5 katına erişecek. Yapılan bir başka hesaplamaya göre ise Sütaş’ın oluşturacağı 1 kişilik istihdam, bölgede 8 kişilik ilave istihdam oluşturacak. Bingöl’den çevreye yayılan etki Bingöl ve çevresindeki altı ilde tarım ve hayvancılık faaliyetlerinin gelişmesinde önemli rol oynayacak yatırımın, tarım ve hayvancılığın yanı sıra, makine ekipman üretimi, ambalaj malzemeleri üretimi, inşaat, lojistik, tarımsal teknolojiler ve destek hizmetleri gibi çok değişik alanlardaki faaliyetleri harekete geçireceği öngörülüyor. Sütaş Grubu Başkanı Yılmaz: “Sütaşkı’mızı Türkiye aşkımız ile birleştirerek, yatırımlarımıza devam ediyoruz.” Sütaş Yönetim Kurulu Başkanı Muharrem Yılmaz, sütçülük etrafında oluşan değer zincirinin bereketli ve birçok sektörü harekete geçiren bir iş olduğunun altını çizerek, Sütaş’ın “çiftlikten sofralara” iş modelinin; ekonomik, sosyal etkileri ve kapsayıcı özellikleri ile bir “Bölgesel Kalkınma Modeli” niteliğinde olduğunu belirtti. Bu model ile hayata geçirilen “Sütaş Güney Marmara Sütçülük Projesi - Karacabey Entegre Tesisleri”, “Sütaş Orta Anadolu Sütçülük Projesi - Aksaray Entegre Tesisleri” ve “Sütaş Ege Sütçülük Projesi - Tire Entegre Tesisleri”nin, kendi bölgelerinde yarattığı ekonomik ve sosyal etkilerle bölgelerinin kalkınmasına önemli katkılarda bulunduğunu vurguladı. Hazırlıkları tamamlanmakta olan “Sütaş Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi”nin bölgeye katkısını önemli verilerle paylaştı; “1 milyar 115 milyon TL yatırım bedelli “Doğu Güneydoğu Anadolu Sütçülük Projesi Bingöl Entegre Tesisleri” kapsamında; süt hayvancılığı eğitim merkezi ve eğitim çiftliği, damızlık süt sığırı çiftlikleri, düve yetiştirme çiftliği, besi çiftliği, yem bitkileri tarımı, yem fabrikası, süt ürünleri fabrikası, biyogaz elektrik üretim tesisi ve organomineral gübre tesisi bulunuyor. Ayrıca hayvan sağlığı ve nesil ıslah konularına odaklanacak bir Ar-ge merkezi yer alıyor.” Sütçülüğün; üretim sürecinde kullandığı doğal kaynakları geri dönüştürebilen özelliğiyle de çevresel sürdürülebilirlik açısından iyi bir örnek olduğunu belirten Yılmaz; Sütaş’ın bitkisel üretimden başlayarak, gübre ve enerji üretimine kadar uzanan iş modelinin; çevresel, sosyal, ekonomik ve kurumsal boyutlarıyla özgün bir sürdürülebilirlik modeli oluşturduğunu belirtti. Sütaş’ın, sütçülüğe odaklanarak, bu alanda uzmanlaşıp büyürken, “Çiftlikten Sofralara” güçlü bir tedarik zinciri yapısına ulaştığını, ayrıca gıda güvenliği ve güvenilirliği bakımından çağın beklentilerini karşılayabilen bir örnek haline geldiğini vurgulayan Yılmaz; “Çiftlikten Sofralara Entegre Modeli” ile ineğin beslendiği yemden başlayarak, tüketicinin sofrasına kadar giden süreci yönetiyor ve kontrol altına alıyoruz. Pandemi dönemi ile birlikte bu modelin önemi bir kez daha ortaya çıktı. İnsanlar güvenilir gıdaya olan ihtiyaçlarını bu dönemde bir kez daha kuvvetle hissettiler. Ayrıca tedarik zinciri güvencesinin önemi de tekrar fark edildi. Biz çok şükür çiftlikten sofralara modelimizle böyle bir modele sahip olduğumuz için avantajlıyız. Bu iş modelimizle hem tedarik güvencesi hem de tüketicilerimizin beklediği gıda güvencesi sağlanmış oluyor.” dedi. Tesislerde, 1.012 kişiye doğrudan istihdam sağlanacağını belirten Yılmaz; 8 yıldan beri Bingöllü gençlerin Karacabey Meslek Yüksekokulu’nda eğitim gördüğünü, Sütaş’ın Karacabey ve Aksaray tesislerinde çalışarak bu proje için hazırlandığını, Şimdi Bingöl’e döndüklerini ve bu tesislerde görev yapacaklarını belirtti. Bingöl tesislerindeki süt ürünleri fabrikasının günde 1.000 ton kapasite ile çalışacağını belirten Yılmaz, tesis tam kapasite ile çalıştığında bölgede ; Yıllık 1 milyar 22 milyon TL süt hasılası sağlanacağını Projenin yılda 1 milyar 554 milyon TL hayvancılık hasılası ve yem üretimleriyle 905 milyon TL bitkisel üretim hasılası oluşturması hedeflendiğini, Personel ücretleri, taşıma, dağıtım giderleri ve diğer mal, hizmet alımlarıyla beraber Sütaş yatırımının bölgede yaratacağı doğrudan ekonomik faaliyetin toplamının yıllık 2 milyar 945 milyon TL olmasının beklendiğini belirtti. Sütün iyiliğini ve bereketini yaymak için Sütaşkıyla çalıştıklarını belirten Yılmaz; “Yatırımlarımızla ülkemizin kalkınma ve refahına katkıda bulunmaya, Sütaşkı’mızı Türkiye aşkımız ile birleştirerek devam ediyoruz” dedi. Kaynak:Tarım Pusulası

Rusya Domates Kotasını Yükseltti

Geçmişten beridir domates ihracatı yaptığımız, kimi zaman tolere edilen sınırların üzerinde pestisit barındıran ürünler nedeniyle aramızda krizin yaşandığı Rusya; ihraç ettiğimiz domates kotasını yıllık 200bin tondan 250bin tona çıkardı. Bu karar özellikle Antalyalı domates üreticileri ve ihracatçıların yüzünü güldürdü. Yeni kotayla sevkiyatın ay sonuna kadar başlayacağı belirtildi. Ancak yıllık 13 milyon ton civarında domates üretimimizin yanında halen çok küçük bir payda da (%1,9) kalıyor.

Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, herhangi sınırdaki kotanın ticarette en büyük engel olduğunu vurguladı. Hem Ticaret Borsası yönetimi hem de Türkiye'nin önde gelen ihracat firmaları; önümüzdeki süreçte kotanın tamamen kalkmasını ve rahat şekilde üretim yapılmasını temenni ediyor.

1611949077762.png

Erdoğan Gıda Fiyatları Hakkında Konuştu

Erdoğan, Cuma namazı sonrası medyanın sorularını yanıtladı.

Gıda fiyatları üzerinden gelen bir soruya, "Gerek sebze, gerek meyve ve bakliyatta çok ciddi fiyat farkları olduğunu görüyoruz, bunun için Ticaret Bakanlığı yoğun çalışma içinde, önümüzdeki bir ay içinde çok daha kontrollü bir şekilde yürüteceğiz. Bütün bu esnaflarıma da sesleniyoruz siz bu süreci eğer böyle devam ettirecek olursanız, çok ağır cezalar sizleri bulabilir. Bunun için de yaptığınız işi lütfen hakkıyla yapın ve vatandaşa da zulmetmeyin" diye cevap verdi.

Bu konuda gıda komitesi geçtiğimiz günlerde sıkı takibe başlamıştı. Sizce yapılan incelemeler sonucunda çiftçiye ucu dokunur mu?

Toptan 30 ton sut ureten 5 tl ye mi satiyor

ciftci tv sunucusu cengiz cayli danismanligini yaptigi ahir projesi icin basvuru da bulunmus ve onun aciklamasini yaziyim

Gunluk 4 ton sut ureten sanayici sattigi sutu 4.029krs tan satiyor

30 40 ton sut ureten sanayici ise 5 tl den sattigini soyluyo

Kisa yaziyorum sanayiciler 5 10 inek besleyen hayvancilik yapan ciftciye bu isi yapmayin diyolar zarar edersiniz girmeyin diyerek burda buyuk isletmelere sitemini dile getirmis

Ve bunlari soyledi diye asil uyelik teklif etmisler kabul etmemis prim istenilecekse destek verilecekse kucuk isletmelere verilmesini dile getirmis buyuk.sanayiciler zaten kazaniyor ekmegine yag surdurmeyelim diyor paylasimi paylasabilirim

4 ton ureten 4 tl den
30 ton uretenler gercekten 5 den mi veriyor bunu ogrenmek istiyorum.bilginiz varmi

Ziraat Bankası kredi komisyonu

Değerli arkadaşlar, ziraat bankasından kullandıgım traktör kredisi için bakiyenin yüzde 3 ü kadar komisyon adı altında para aldı benden, biraz araştırdım 2019 da yüzde 1 miş, 2020 başlarında yüzde 2 yapmışlar, 2020 Kasım gibi de yüzde 3 e çıkarmışlar, bu kesintinin yasal olup olmadığı geri alınıp alınamayacağı konularında daha önce girişimde bulunan veyahut bilgisi olan var mıdır?

Siyes buğdayı.

Arkadaşar bu sene babamın merakı yüzünden 2-3 dönüm siyes buğdayı ektim. Ben normal buğday gibi bekliyordum. Ancak yulaf gibi bir tohumu olduğunu gördüm. Sormak istediğim aşağıda fotolarda da göründüğü üzere bir boy olmadılar. Sanki farklılık var. Kimi kökler çabuk gelişti. Kimisi geçe kaldı. Karışık tohum diye düşündüm ama ben saçtım karışık bişey de yoktu. Yerden geldi diycem yer geçen sene nadastı. Gübre istekleri, ot ilacı atılabilirliği vs gibi farklılığı varmı. Sitede baktım ama çok bişey bulamadım.

Resimler ve ekler

  • C551EA22-F6D5-4177-BE2A-969E87FB9887.png
    C551EA22-F6D5-4177-BE2A-969E87FB9887.png
    1.2 MB · Görüntüleme: 55
  • ABF13FA1-4245-400E-8482-25A24CFB5033.png
    ABF13FA1-4245-400E-8482-25A24CFB5033.png
    1.2 MB · Görüntüleme: 53

Meksika GDO'lu mısır ve total herbisit yasağı getiriyor

Dünyada üretiminin en fazla Amerika'da yapıldığı GDO'lu mısır ve total herbisit (yeşil kurutan) olan glifosat aktif maddesi Meksika'da kademeli olarak yasaklanıyor. 2024'de tamamen yasaklanacak.

GDO'lu mısırın üreticilerce ekilme sebeplerinin başında verim geliyo
r. Ekim alanlarını kısıtlamak için normal ıslah edilen mısırlara fazladan destek verilebilir.

Glifosat maddesi ise ülkemizde de yonca sürümü öncesi tarla kurutma ve ekim öncesi yabancı otları kontrol etmede kullanılıyor. Toprağa değmesinden sonra kimyasal olarak parçalanıyor. Bu amaçlarla kullanıldığında sonradan tarladan kaldırılacak ürüne zararı olmuyor fakat tarımı gelişmiş ülkelerde total herbisitlere dayanıklı çeşitler kullanılıyor. Total herbisitle tarla temizleniyor fakat ana ürüne zararı olmuyor. Ancak bu herbisitin öldürmediği bitkilerin insan ve hayvan beslemesinde kullanımı geçmişte dünya çapında Roundup krizine neden olmuştu.

Bu nedenlerden ötürü devletler yasaklama yolunda.


GDO Mısır Üzerinde 20 Yıldan Uzun Süredir Yapılan 6.000 Çalışma İncelendi: GDO  Mısır Güvenli - Popular Science

Sahte Gübre Üretip Satan Kadın Ziraat Mühendisi Yakalandı

Bursa'nın Gürsu ilçesinde 41 yaşındaki ziraat mühendisi kadın S.Ö alınan şikayetlerle deşifre edilip, Jandarma ekiplerince tutuklandı ve mahkemece suçlu bulundu.

Yalova'dan temin ettiği barkod numaralı GÜBRETAŞ Potasyum nitrat torbalarının içindeki gübreyi bir yere boşaltıp, içlerine tuz ve benzer görünümlü maddeler koymuş.

Yapılan operasyonla 247 çuval ve binek arabası ele geçirildi. Bu gübre internet üzerinden perakende halde 300TL civarında satılıyor! Elindekilerden hariç satmış olduğu gübreleri de hesaba katarsak...

ciftciyi_dolandiran_ziraat_muhendisi_tutuklandi_2_dda463507287676ccf11.jpg
ciftciyi_dolandiran_ziraat_muhendisi_tutuklandi_3_dd35622c75582cd733b5.jpg

Traktör kabinine telefon iPad vs bağlama aparatı ?

Selamlar hayırlı akşamlar
Arkadaşlar cep telefonu tablet veyahut PC bağlamak cama takılan telefoncularda satılan plastik elemanlar çok dayanıklı olmuyor kaliteli değiller

sizin kullandığınız yada gördüğünüz bağlama Elemanı varmı sağlam metalden vs

mesela videolarda gördüğümüz ekranların bağlandığı sağlam metal ayaklara nasıl ulaşabiliriz

266g depo kac litre bakim vs hakkinda

İyi günler arkadaşlar 266g 2006 model sağdan egsozlu yakıt deposu kaç litre bide yeri gelmişken sorayım filtre dahil kaç litre yag alıyor yag olarak castrol petrol ofisi mobil hangisi iyidir petrol ofisi 18lt 250 liraymış 15 40 iyi midir bide yag bozulur mu 1 senede 20 40 koysak daha iyi olur mu direksiyon filtresi oluyor mu varsa nerededir a dan z ye bi bakim yapmak istiyorum

Claas Balya Makinalarında Kış Kampanyası

Claas Türkiye'nin web sitesinde paylaşılan kampanyaya göre;

- İhtiyaca göre 120x90x300 boyutlarında bağlama
- Yeni nesil dizayn
- 25 bıçaklı Haşbay
- Balya odasında %8 artış
- Hidrolik olarak ayarlanabilir 2.35m toplayıcı ve fan sistemi
- Yeni bağlama grubu ve bilgilendirme ekranı
- Otomatik basınç kontrol sistemi
- Yeni sıkıştırma ünitesi

özelliklerine sahip Quadrant 5300 büyük balya makinalarına KDV ( +%8) hariç 138.000 Euro fiyat veriliyor.


1611843460954.png

Adıyaman'da Yeni Bitki Türü Keşfedildi

Adıyaman'ın kuzeydoğusundaki dağlık arazilerde yeni bir bitki türü keşfedildi. Bu tür şüphe üzerine incelenip, tespit edildi. Normalde bu tür "Işkın" isimli bitkiler grubuna dahil. Dünya üzerinde 60 farklı türü var. Türkiye'de yaşayan sayısı bununla beraber 2 oldu.

Işkın bitkilerinin tıbbi ve ekonomik değeri yüksek. Kanser hücrelerinin durdurulması işlevi akademik yönden kanıtlanmıştı.

Türk Patent ve Marka Kurumuna da müracaat edildi. Ayrıca bulunan yeni tür ‘Phytotaxa’ isimli dünyaca ünlü dergide yayınlandı.

1611780601220.png


1611780626246.png

Salgında iç tüketim azaldı, patates-soğan depoda kaldı

Dünya Gazetesi


  1. Dünya Gazetesi
  2. Ekonomi Haberleri

Salgında iç tüketim azaldı, patates-soğan depoda kaldı​

Soğan ve patates yetişen bölgelerde ürünlerin yüzde 30'unun çürümeye yüz tuttuğu belirlendi. 1 liraya mal olup 60 kuruşa bile satılamayan patates ve soğanın tüketiminin artması için pandemi nedeniyle kapalı bulunan lokanta ve kafelerin açılması istendi.​

ANKARA Haber Merkezidunya@dunya.com
GÜNCELLEME27 Ocak 2021 07:16


Takip Et

İki sezon önce kilosu iki haneli rakamlara çıkan patetes ve soğan şimdi de fiyat düşüşü ile endişelendiriyor. Çiftçinin elinde kalan soğanın yüzde 20’sinin çürüdüğü, patatesin ise nisan ayına kadar satılmadığı takdirde çürümeye başlayacağı belirtildi. Patates ve soğan üretiminde önde gelen bölgelerin Ziraat Odası Başkanları durumun çok ciddi olduğunu, her iki üründe ihracat yollarının bir an önce açılması gerektiğini söyledi.
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök, Türkiye’nin soğan ihtiyacının yüzde 36’sını karşılayan Ankara’nın Polatlı İlçesinde, ekonomik kriz ve COVID-19 salgını nedeniyle soğan üreticilerinin ellerinde kalan ürünlerin yüzde 20’sinin çürüdüğünü söyledi.
Bu konuda Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin yanıtlaması istemiyle soru önergesi veren CHP’li Gök, “Çiftçilerimiz ürünlerinin yüzde 20’sinin çürüdüğünü ifade etmektedir. Marka tescilini gerçekleştiren Polatlı soğanının küresel çapta tanıtımının sağlanması ve yüksek kâr payları ile ihraç edilmesi için yürütülen çalışmaları açıklar mısınız? Geçtiğimiz yıl soğanda meydana gelen fiyat artışları sebebiyle üreticilerimiz üretimlerini yüzde 10 oranında artırmışlardır. Soğanda ithalatın serbest olmasına rağmen ihracat için getirilen sınırlamalar ürünlerin zayi olmasına sebep olmaktadır. Bu kayıpların sona erdirilmesi için Bakanlığınızca yürütülen çalışmalar nelerdir?” diye sordu.
CHP’li Gürer: 1 liraya mal edilip 60 kuruşa bile satılamıyor
CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer de, Niğde’nin en çok patates yetiştirilen iller içinde olduğunu, yılda ortalama 830 bin ton patates üretildiğini, bu rakamın kayıt dışı ile beraber 1 milyon tonu bulduğunu belirterek şunları söyledi: “Üretici 1 TL’ye mal ettiği patatesi 60 kuruşa dahi satamadığından dolayı depolamak zorunda kaldı. Depolanan bu patatesler, mart ve nisan aylarına kadar satılmadığı takdirde çimlenme ve çürüme başlayacaktır. Bu konuda Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) bir an önce alım yapmalıdır."


ACİLEN YENİ PAZARLARA YÖNELMELİ

Soğan ve patates yetişen bölgelerde depolarda kalan ürünlerde yüzde 30 oranda çürümenin başladığını belirten üretici temsilcileri, tüketimin artırılması için restoran ve kafelerin açılmasını istedi. Ayrıca depolarda bulunan ürünlerin acilen yeni pazarlarla ihracata kanalize edilmesini talep eden üretici temsilcileri, aksi takdirde sıcaklıkların artmasıyla depolarda bulunan patates ve soğanın tamamının çürüyeceğine dikkat çekti. Üretici temsilcileri bu konuda şu değerlendirmeleri yaptı:
✓ AHMET KOCAAĞA
ÖDEMİŞ ZİRAAT ODASI BAŞKANI

Patateste bu yıl hasat bolluğu var. Bölgemiz daha çok iç pazara yönelik ürün tedarikinde bulunuyor. Konya, Nevşehir, Niğde ve Afyon ihracata yönelik ürünlerin elde bulunduğunu biliyoruz. Bölgemizde toprak altında kiloda 70 ila 80 kuruş arasında fiyatla patates satışı yapılıyor.
✓ VELİ KENAR
NİĞDE ZİRAAT ODASI BAŞKANI

Bölgemizde patates depolarında ülkemizin yüzde 70 ürünü yeraltı soğuk hava depolarında muhafaza ediliyor. Bu yıl salgın nedeniyle talepte bir düşüş bulunuyor. Normal sezonda bölgemizde 600 bin ton patates depolanır. Önceki yıllarda bu dönemde depolarda 250 bin tona yakın ürün bulunur. Bu yıl ise 450 bin tona yakın ürün depolarda yer alıyor. Şu an patateste bir çürüme yok ama fire kaybı yaşanıyor. Patates depoda ortalama 60 kuruştan satılıyor. Restoren, otel ve yurtların kapalı olması nedeniyle patatese olan talep de az. Söz konusu işletmelerin açılması, iç piyasada tüketimin artmasını sağlayabilir. İhracat şu an yok denilecek kadar az ve talep de yok. En çok ihraç etiğimiz ülkeler Irak, Azerbaycan ve Gürcistan gibi komşu ülkeler. Geçen yıl sezonda 150 bin ton ihracat yapılırken bu yıl bu oran 80 bin tonda kalmış bulunuyor
✓ ERHAN ERDEM
KARACABEY ZİRAAT ODASI BAŞKANI

Soğanda çok büyük sıkıntı yaşanıyor. Soğan ve patatesin depolarda çürümesini istemiyoruz. Çünkü geçen seneki gibi ihracat da kota dolaysıyla kan ağlıyor. Depolardaki soğanımız çürüyor ve önümüzde nisan ayında yeni ürün çıkacak. Geçen yıl birçok çiftçi soğanı hasat etmedi ve tarlada kaldı. Yine patateste de çürüme var. Bu yüzden şimdiden ihracatın önü açılmalı.
✓ ADNAN ÖKSÜZ
AMASYA SULUOVA ZİRAAT ODASI BAŞKANI

Depolarda soğan çürümesi az da olsa yaşanıyor. Depolardaki soğanın fazlası ziraat odaları veya tarım il müdürlükleri aracılığıyla ivedilikle tespit edilip, iç tüketim fazlası ürünün ihracata kanalize edilmesi gerekiyor. Bölgemizde depolarda yaklaşık 30 bin ton ürün bulunuyor ve kilosu 70 kuruşa satışı yapılıyor. Söz konusu ürünün yüzde 20’sinin çürüdüğü tahmin ediliyor.
✓ MAHMUT ÇALIŞKANER
NEVŞEHİR ZİRAAT ODASI BAŞKANI

Nevşehir ülkemizin soğuk hava deposu olarak yer almasından dolayı diğer illerde üretilen ürünler de bölgemizde depolanıyor. Şu an 1 milyon 300 bin ton patates depolarda bulunuyor ve bunun acilen tüketilmesi gerekiyor. Depolarda şu ana kadar çürüme yok ama havaların ısınmasıyla patateste çürüme meydana gelebilir. İhracata yönelik ajanslara özellikle (TİKA) aracılığıyla Afrika ülkelerine ihtiyaç sahibi ülkelere ihracatının açılmasını istiyoruz. Bunun yanı sıra iç pazarda da belediyeler aracılığıyla bu ürünlerin alınıp ihtiyaç sahibi kesimlere dağıtılması hem çiftçiyi hem de birlik beraberlik içinde hareket edilmesi önemli olacaktır.
✓ ABDULHAY DENİZLİ
ANTAKYA ZİRAAT ODASI BAŞKANI

Bölgemizde yaklaşık 20 bin ton patates depolarda bulunuyor. Söz konusu ürünün yüzde 30’a yakınının çürüdüğünü söyleyebiliriz. Depolardaki ürünü ihraç etmemiz lazım. İhracat ile ilgili vergilerin de indirilmesi gerekiyor. Aksi takdirde depolarda bulunan ürünün çoğu çürüyecek.
✓ ZEKAİ KÖSEOĞLU
POLATLI ZİRAAT ODASI BAŞKANI

Bölgemizde depolarda 180 bin ton civarında ürün bulunuyor. Fiyatı depodan çıkışı 70 ila 80 kuruş arasında değişiyor. Patates ihracatının artırılması lazım. Şu an ürünün yüzde 10’nu çürümüş bulunuyor. Acilen pazar bulunup ihracatın 100 bin tona çıkarılması gerekiyor. (MEHMET H. GÜLEL /İSTANBUL)

Tarım Aydınlatma Platformu" oluşturuluyor

Sabırsız okuyucularımız varsa çok merakta bırakmadan yazımızın en başında TAP'ın açılımını yazalım: Tarım Aydınlatma Platformu

Kısaltmaya dair merakları giderdikten sonra gelelim TAP ile ilgili detaylara...

Türkiye Ürün İhtisas Borsa, tarım sektörü açısından kritik bir misyona sahip olan önemli bir oluşum.

Dolayısıyla lisanslı depoculuk, Ürün İhtisas Borsası ve elektronik ürün senedi piyasası gibi başlıklar özellikle hububat piyasası başta olmak üzere depolanabilir pek çok tarımsal emtia açısından sistemin parçalarını oluşturuyor ve önemli bir entegrasyonu içinde barındırıyor.

Tarım emtia piyasasında söz sahibi olan ülkeler açısından Ürün İhtisas Borsalarının işlevi ve etkisi kritik önemde.

Bugün özelikle tarımsal üretimde arz-talep-fiyat dengesini sağlamak adına önemli bir işlev ve role sahipler.

Bloomberg HT ekranlarında her Çarşamba yayınlanan Tarım-Analiz programında bu alandaki son gelişmeleri Türkiye Ürün İhtisas Borsası Başkanı Ali Kırali ile konuştuk.

Ali Kırali, sohbetimiz sırasında tarım sektörü adına çok önemli bir projeden bahsetti.

Sermaye piyasası ve Borsa mevzuatı uyarınca kamuya açıklanması gerekli bildirimlerin elektronik imzalı olarak iletildiği ve kamuya duyurulduğu elektronik sistem olan Kamuoyu Aydınlatma Platformu’nun (KAP) bir benzerinin tarım piyasaları için oluşturulduğunu açıkladı.

Türkiye Ürün İhtisas Borsası Genel Müdürü Ali Kırali, "Tıpkı KAP gibi, tarım alanında da benzer bir projeyi Borsamız aracılığıyla hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu projeye “Tarım Aydınlatma Platformu” (TAP) diyoruz. Açıklanması gereken arz ve talebin, alım ve satım kararını verenlerin bilmesi gereken bütün bilgilerin, verilerin tek elden piyasaya sunulacağı bu platformu da önümüzdeki aylarda devreye almak istiyoruz. Bütün bunlar etkin fiyat oluşumu için çok önemli faktörler. Bunların hepsini borsanın çatışı altında hayata geçirmek için çalışıyoruz" dedi.






"Tarım ve finansal piyasaları bir çatı altında toplayacak bir kurumuz" diyen Ali Kırali, personel yapısının da bu şekilde olduğunu ifade etti.

Kırali, "Finans tarafından gelen pek çok arkadaşımız olduğu gibi ticaret borsalarımızdan kurucu takımımızda yer alan arkadaşlarımız da var. Ticaret borsalarımızla da yakinen çalışıyoruz" derken bu çalışmalar sırasında finansal taraftan gelenler olarak Borsa’da bir şeyi fark ettiklerinin ve gözlemlediklerinin altını çiziyor.

Kırali diyor ki, "Yatırım kararları verilirken finansal taraftaki veri ve bilgi akışını tarım tarafıyla kıyasladığımızda içerik zenginliği ve yoğunluk açısından çok ciddi farklar var. Tarım tarafında da bir takım veriler üretiliyor ama bunlar gerçekten çok dağınık ve insanlar bu konuda bir yatırım kararı, üretim, satın alma, satış yapma kararı alırken nereye bakacağını gerçekten bilemiyor. Çünkü bir dağınıklık söz konusu. Bu konuda gerçekten tarım piyasasında bir açlık ve arz eksikliği var. Bunu TAP ile kapamak istiyoruz. Olan veriyi bir çatı altında harmonize edip, sunabilmek istiyoruz. Olmayan bazı dataları da özellikle bizim borsamızda işlemler arttıkça bu işlemlere ilişkin verileri ve dataları da oluşturup, bu konuda akademik çalışma yapmak isteyenler ya da alım satım kararlarında kullanmak isteyenler için bir platform altında şeffaf şekilde bir araya getirip sunabilmeyi hedefliyoruz. Tarım Aydınlatma Platformu projemizin amacı bu" diye özetliyor.

Bu platform sayesinde şeffaflık ve izlenebilirliğin daha da artacağını söylemek mümkün.

Örneğin, depolarda bulunan ürünlerin miktarı gün be gün açıklanabilecek...

Hangi ürünlerin olduğu, dağılımı izlenebilecek.

Bölgesel olarak nerede olduğu, mevsim etkkisi dahil pek çok faktörler ışığında veriler analiz edilebilecek.

Bu proje ilgimizi çekince Ali Kırali'den TAP projesine dair biraz daha detaylı bilgi talep ettik.

Kendisi bizlerle şu bilgileri paylaştı:

"Türkiye Ürün İhtisas Borsası A.Ş. (TÜRİB) tarım piyasasında güvenilir ve öngörülebilir bir piyasa hedeflemekte ve TÜRİB ve lisanslı depoculuk sistemi tarafından üretilen veriler ile tarım piyasası katılımcılarının ihtiyaç duyduğu diğer verilerin işlevsel bir şekilde yayımlamak amacıyla Tarım Aydınlatma Platformu’nu hayata geçirilmesinin planlamaktadır.

TÜRİB tarafından sektöre kazandırılması hedeflenen Tarım Aydınlatma Platformu (TAP) ile tarımsal piyasa katılımcılarının tarım piyasalarına yönelik olarak yurt içi ve yurt dışı faaliyetlere ilişkin bilgiye erişiminin kısıtlanmadığı ve tüm katılımcıların bilgiye eşit şekilde ulaşarak asimetrik bilginin ortadan kaldırıldığı bir sistem oluşturulması planlanmaktadır.

TAP ile birlikte oluşturulacak veri portalı özelliği ile tarım piyasalarına ilişkin veri setlerinin akademisyenler, araştırmacılar, girişimciler ve yatırımcılar tarafından kullanılmak üzere birçok kategoride paylaşılması hedeflenmektedir. Ayrıca bu proje ile ekonomi alanında; yenilikçi hizmetlerin geliştirilmesine ve yeni iş modellerinin oluşturulmasına katkıda bulunuyor.

TAP bilgi portalı özelliği ile yatırımcıların yatırım kararlarını almasında ve piyasada fiyat oluşumunun anlaşılmasında yardımcı olacak bir araç olarak planlanmaktadır. Ek olarak, akademisyenler ve araştırmacılar tarafından hazırlanan araştırma raporları ile tarıma ilişkin bilgilerin tek bir yerden anlaşılır ve işlevsel bir şekilde piyasa katılımcılarının erişimine sunulması hedeflenmektedir.

TAP aydınlatma portalı özelliği ile lisanslı depo işletmeleri, yetkili sınıflandırıcı işletmeler, aracı kuruluşlar ve tarımsal piyasalar için önemli kurum ve kuruluşlara ilişkin güncel genel bilgilere tek kanaldan hızlı ulaşım imkanı, TAP internet sitesinden anlık veya geçmişe dönük bildirimlere ücretsiz erişim imkanı ve tarımsal piyasa paydaşlarının ihtiyaçları doğrultusunda bildirimlerde bulunması gereken asgari unsurlar tanımlanarak, bilgi kalitesinin artırılması, tam, anlaşılır, ihtiyaca uygun ve doğru bilginin kamuya açıklanmasının sağlanması hedeflenmektedir."

Özetle, Tarım Aydınlatma Platformu'nun sektör adına önemli bir proje olduğunu düşünüyoruz.

Umarız en kısa sürede hayata geçer ve olumlu çıktılarına hep birlikte şahit oluruz.

RUSYA MİLLİ POLİTİKA İLE TARIMDA MUCİZELER YARATIYOR

Rusya, 2030 yılı tarım ürünleri ihracat hedefini 45 milyar dolar olarak belirledi. “Tarımsal Kalkınma Ulusal Projesi” çerçevesinde üreticilerin verimlilik artışına yönelik yatırım projelerinin finansmanına ilişkin kredi programları (ihracat performansına dayalı) uygulanıyor. Bu kapsamda, 2019 yılında ayrılan 318 milyar rublelik (4,3 milyar dolar) bütçenin %98’i harcandı.
Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-
7:15 | 27 Ocak 2021


Rusya-hasat-696x464.jpg


Türkiye’nin tarım ve gıda dış ticaretinde Rusya’nın çok önemli bir yeri var. Tarım ve gıda ithalatımızda ilk sırada, ihracatımızda ise 3. sırada. 2020 yılının ilk 11 aylık döneminde Rusya’ya ihracatımız 1 milyar 167 milyon dolar, ithalatımız 2 milyar 772 milyon dolar oldu.
Bu nedenle Rusya Federasyonu’nun tarım konusundaki gelişmelerin çok yakından izlenmesi gerekiyor. Bu nedenle, Türkiye tarımı kadar Rusya’daki gelişmeleri de izleyerek siz okurlarımıza sunmaya çalışıyoruz.
Türkiye’nin Moskova Büyükelçiliği Ticaret Müşavirliği, Rusya tarımı ile ilgili kapsamlı bir rapor hazırladı. Rapordaki bilgilere bakıldığında, Rusya’nın son yıllarda milli politika ile tarımda adeta mucizeler yarattığı görülüyor. Batı ülkeleri Rusya’ya yönelik gıda ambargosu başlatınca, “Tarımsal Kalkınma Ulusal Projesi” ile kendi kaynaklarına dönerek, tarımsal üretimde kendine yeterlilik konusunda önemli başarılar elde etti.
Rapordan derlediğimiz bilgilere göre, Rusya’nın son yıllarda milli politika ile tarımda elde ettiği başarıları şöyle sıralayabiliriz:

Rusya ve Türkiye için tarımın önemi​

1- Tarım sektörü, Rusya’da, özellikle 2000’li yıllardan önce inişli çıkışlı bir performans sergilerken, yeni milenyumdan itibaren küresel tarım piyasalarıyla eklemlenme düzeyini hızla artırdı. Rusya Federal Devlet İstatistik Servisi (ROSSTAT) verilerine göre, kırsal kesimde yaşayanlar toplam nüfusun yaklaşık dörtte birini oluşturuyor. Tarım sektörünün 2019 yılında yarattığı katma değer 70 milyar dolar. Türkiye’nin 48 milyar dolar. Tarımın, Gayri Safi Milli Hasıla’ya katkısı yaklaşık %3,8. Türkiye’de bu oran %5,8. Tahıl üretimine oldukça duyarlı olan tarımsal ekonomide 2019 yılında % 0,6’lık bir reel gerileme yaşanırken 2020’de beklenen reel büyüme yüzde 3. Türkiye, tarımda 2019’da %3,25 büyüdü. Toplam istihdamda tarımın payı Rusya’da %5,8, Türkiye’de %17,3 olurken, tarım sektöründe çalışan sayısı Rusya’da 4,2 milyon, Türkiye’de 5,1 milyon kişi.
2- Rusya, 17 milyon kilometrekare ile dünyanın en büyük yüzölçümüne sahip ülkesi. Ülke topraklarının yaklaşık yarısı ormanlık alanlardan oluşuyor. Tarımsal araziler toplam toprak varlığının yaklaşık %13’ünü oluşturuyor ve bu oran dünya ortalamasının yaklaşık üçte birine denk geliyor. Toplam tarımsal arazinin % 80’inde yağışların yetersiz kaldığı Rusya’da, sulanabilir arazilerin oranı 2008 yılında % 2 seviyelerinde iken, 2010-2020 döneminde bu oran %8’e kadar yükseldi. Ülkenin ortalama tarım arazisi büyüklüğü 269 hektar. Türkiye’de yaklaşık 5 hektar. Rusya’nın büyük tarımsal işletmelerinde ortalama arazi büyüklüğü 12 bin hektar.

Tahıl ülkesi​

3- Rusya, 130 milyon tona yaklaşan tahıl rekoltesiyle dünyanın en önemli ilk 5 üreticisi arasında yer alıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre arpa ve yulaf üretiminde birinci, karabuğday üretiminde ikinci, buğday ve çavdar üretiminde ise dünya üçüncüsü. 2017 yılında 134 milyon tonu aşan rekor tahıl üretiminin (buğdayda 86 milyon ton) elde edildiği Rusya’da, 2020 yılına yönelik rekolte beklentileri 120 – 128 milyon ton aralığında değişiyor. Ayrıca; arpada 19 milyon, mısırda 15 milyon, karabuğday da ise yaklaşık 900 bin tonluk bir rekolte tahmin ediliyor. Buğday ihracatında dünya lideri.
4- Rusya, 50 milyon tonu aşan rekolteyle şeker pancarı üretiminde dünyada lider ülke konumunda. Kuru bezelye ve ayçiçeği tohumu üretiminde ise sırasıyla Kanada ve Ukrayna’yı takip etmektedir. 20 milyon tonu aşan üretimiyle patateste dördüncü sırada bulunan Rusya, tarla üretiminin yoğun olarak gerçekleştirildiği sebze ürünlerinden karnabahar ve havuçta da küresel ölçekte ilk dört ülke arasında yer alıyor. Meyve ürünlerinden ahududu ve vişne üretiminde lider ülke konumunda bulunan Rusya, çam fıstığında da başlıca üretici ülkeler arasında.

Seracılıkta hedef, kendine yeterlilik​

5-Tarla üretiminin yanı sıra, artan örtü altı üretimiyle birlikte Rusya salatalık ürününde de küresel ölçekte ilk 4 ülke arasındaki yerini sağlamlaştırdı. Son beş yılda 1.200 hektarı aşan yüksek teknolojili sera yatırımıyla toplam sera alanlarını 2.500 hektarın üzerine çıkararak, bu alandaki üretimini %88 oranında artıran Rusya, tarla üretiminin yanı sıra, örtü altı sebze üretiminde de potansiyelini geliştiriyor. Rusya’da, Tarım Bakanlığınca 2025 yılı itibarıyla örtü altı üretimin 1,6 milyon tona çıkarılması hedefleniyor.

Hayvancılıkta her alanda üretim artıyor​

6- Rusya, hayvansal ürünlerden bal, süt, sığır ve domuz eti ile yumurta ve tavuk eti üretiminde dünyada ilk 8 ülke arasında yer alıyor. 2019 yılında ülkede inek sütü üretimi %2,4’lük bir artışla 31,3 milyon tona ulaşırken 1 inekten elde edilen yıllık süt miktarı ise ortalama 6.335 litre. 2019 yılında ayrıca 524 bin ton peynir ve 260 bin ton tereyağı üretimi gerçekleştirildi.
7- Kırmızı et üretiminin ise %5,7 oranında artarak 2,7 milyon tona ulaştığı Rusya’da, ayrıca yaklaşık 676 bin ton konserve et, 2,3 milyon ton sosis ve 3,6 milyon da yarı mamul ve et içeren soğutulmuş-dondurulmuş ürün üretildi. 2019 yılında yaklaşık 5 milyon ton kanatlı, 4 milyon ton da domuz eti üretimi gerçekleştirildi. Yaklaşık olarak 545 milyon adet kanatlı, 25,2 milyon adet domuz, 19 milyon adet büyükbaş ve 22,5 milyon adetlik küçükbaş hayvan varlığına sahip olan Rusya, yetiştiricilik faaliyetlerinde giderek ön plana çıkıyor.

İhracat artarken ithalat azalıyor​

8- Rusya’nın son dönemde agresif bir politika ve ithal ikameci bir anlayış izlediği en stratejik alanlardan biri tarım ve gıda ürünleri üretimi ve ihracatı. Rusya’nın 2019 yılı tarım ihracatı 2017 yılına kıyasla yaklaşık %20 oranında artarak 24,8 milyar dolara ulaştı.
9- Yaklaşık 1,6 trilyon dolarlık küresel tarım ihracatından 2019’da %1,6’lık bir pay alan Rusya’nın sektör ihracatının %40’a yakını tahıl ürünlerinden oluşuyor. Anılan yıl, buğdaydan 6,3 milyar dolar, arpadan 760 milyon dolar, mısırdan 611 milyon dolar, su ürünlerinden (Alaska mezgit, morina, yengeç vb) 4,7 milyar dolar, ham ayçiçeği yağından ise 1,7 milyar dolarlık döviz girdisi elde etti..
10- Tarım ürünleri ithalatı 2013 yılında 43 milyar doları aşarken, 2019 yılında 29,8 milyar dolara geriledi. 2019 yılında küresel ölçekte 13’üncü sırada yer alan Rusya’nın, toplam tarım ithalatındaki payı %1,88 seviyesinde gerçekleşti. Yaş meyve sebze (6,1 milyar dolar), alkollü içkiler (2,7 milyar dolar), su ürünleri ($2,2 milyar dolar) ve süt mamulleri (2,6 milyar dolar) tarım ithalatındaki başlıca ürün gruplarını oluşturuyor. Ayrıca, meyve sebze mamulleri (1,4 milyar dolar) ve kırmızı et ürünleri (1,3 milyar dolar) diğer önemli ithal kalemleri arasında yer alıyor.

Tarımda dış ticaret açığını kapatıyor​

Dünyanın en kalabalık ilk 10 ülkesi arasında yer alan Rusya, tarım sektöründe dış ticaret hacminin 60 milyar dolara dayandığı 2013 yılında 27 milyar dolarla sektörde en çok dış ticaret açığı veren dördüncü ülke olmuştu.
Rusya, 2000’li yılların başında binde 3’ler seviyesinde olan küresel tarım ihracatından aldığı payı kriz dönemini müteakip %1,6’ya çıkarmayı, ithal ikameci politikaların etkisiyle azalan ithalat sonucu ise dış ticaret açığını 5 milyar dolara indirmeyi başardı. Ülke, son iki yıldır 55 milyar dolara yaklaşan dış ticaret hacmiyle tarım sektöründe küresel piyasa dinamikleri açısından önemli bir aktör konumunda.

2030 hedefi 45 milyar dolar ihracat​

Rusya, 2030 yılı tarım ürünleri ihracat hedefini 45 milyar dolar olarak belirledi. Tarımda uluslararası rekabetçiliğinin artırılmasına yönelik olarak “Tarımsal Kalkınma Ulusal Projesi” çerçevesinde üreticilerin verimlilik artışına yönelik yatırım projelerinin finansmanına ilişkin kredi programları (ihracat performansına dayalı) uygulanıyor. Bu kapsamda, 2019 yılında ayrılan 318 milyar rublelik (4,3 milyar dolar) bütçenin %98’i harcandı. Projenin 5 ana hedefi çerçevesinde, 2019 yılında tarımsal üretim endeksinde hedef %2,8, kırsal kesimde kişi başı harcanabilir gelir düzeyinde (20 bin ruble) ise hedef %6,5 oranında aşıldı.
Özetle, Rusya, tarımda milli politika ile önemli başarılar elde etti. Türkiye, Rusya’nın en önemli pazarı oldu. Milli Tarım, Tarımda Milli Politika diyerek ithalata dayalı politika uygulayan Türkiye’nin Rusya’dan alacağı çok ders var

Hattat Periyodik Bakım Cetveli

Firmanın internet sitesinden tek tip de olsa bir cetvel paylaşılmış.
Ürettiği tüm traktörlerde perkins motor ve yöneticilerinin belirttiğine göre kendi aktarma organlarını kullandığını düşünürsek, bu cetvelin tüm modellerde kullanılma gibi bir ihtimali var.
1611770414085.png


Günlük bakımları ise akrostiş olarak kodlamışlar.

Hava kontrolleri
Akaryakıt ikmali
Yağ seviye kontrolleri
Radyatör temizliği ve su kontrolü
Elektrik aksamı kontrolü ( yola çıkmadan tüm aydınlatma ve stopların kontrolü)
Tedbir almak (Frenleme öncesi ayak uyucuyla fren testi ve tekerlek somunları kontrolü)

İlaçlama Makinesi İçin Harici Karıştırıcı Yaptık (maliyeti sudan ucuz)

İlaçlama makinesine çoktandır düşündüğüm harici karıştırıcı sistemini nihayet hayata geçirdim. Son derece büyük kolaylık sağlıyor. Fabrika çıkış maliyeti 2000-3000 bin lira olan bu sistemi sadece 150-200 liraya mal ettim. Ayrıntılar; video açıklama bölümünde.

Medyayı görebilmek için giriş yapınız

  • Anket
Bir Kanun Çıksa.. Ve "Tarlayı İşleyen Hissedar, Bankaya parayı yatırıp diğerlerinin Hissesini alsa"...


Biliyoruz ki yaklaşık 2 milyon çiftçi olmasına rağmen 38 milyon civarı hissedar bulunmakta ve bu kişilerin çoğu tarla ile köyle hiç işi olmayan kişilerdir. Şehirde oturan milyonlarca kağıt üzerinde hissedar bulunmaktadır. Bir tarla almak için onlarca hissedarı bir araya getirmek gerekmekte, hisseli tarlasını işleyenler ÇKS'de tamamını göstermemektedir. Bunun gibi birçok sorun var. Benim sorum şu;

Bir Kanun Çıksa.. Ve tarlayı işleyen tapu hissedarı; raiç bedel üzerinden, diğer hissadarların payına düşen parayı bankaya yatırsa; direk tek tapusunu alsa iyi mi olur? Kötü mü olurdu?

Ankette "Kötü olur" diyenlerdenseniz, yorum yapıp nedenlerinizi açıklar mısınız?..

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt