ERKUNT KUVVET 130 LÜKS CRD4 ** TRAKTÖRMETRE - AGRO TV YAYINI **

Herkese merhabalar Trakkulüp ailem :)
size bu haberi çoktan vermiş olmam lazımdı ama malum hastalık vs yüzünden çekime vs gidemedik yakın bir mesai arkadaşım pozitif çıkınca bizde test ve karantinada kaldık bizde çıkmadı şükür ama tedbir için bekledik.
Yoksa bizzat test edip çekim yapıp detaylı teknik olarak ilk burada paylaşırdım ve burdan her yere giderdi çoğu konu kaynağı biz olurduk. artık gelecek birkaç süprizi ben size hazırlarım inşallah.
Bu akşam saat 19:00da hep birlikte Agro tv, Traktörmetre youtube kanalı üzerinden detaylı anlatım ve tanıtımı yapılacak.
Erkunt Kudret 130 lüks crd4 powershuttle Bu ayrı üst seri bir erkunt olacak görüntünden belli olduğu üzere burda üretilen bir model değil henüz.
Bunun yanında yine burda üretilen 2 yeni modelde bizlerle olacak bildiğimiz erkunt tasarımı ile.
Bu arada Ömer KULOĞLU beyin tüm Trakkulüp camiasına bolca selamları var. youtube kanalına da sizleri bekliyor.
aşağıdaki linkten de izleyebileceksiniz.
Tv yayınından sonra sorularınızı alır erkunta iletirim.

Medyayı görebilmek için giriş yapınız


1.jpeg
2.jpeg
3.jpeg
4.jpeg

Bu bitkilerden hangisini eksem yetişir?

Tkdk listedeki bitkileri ekmek koşuluyla alınan ürünlere %55 ve üzeri destek veriyor. Yalnız bu ürünlerden bir kısmı asgarî 10 bir kısmı 30 dekar ve yine 5 yıl ekilmesi koşuluyla.
Şimdi sorun şu;
+ bizim için biçerdöverle yani arpa buğdayla beraber biçilebilen
+pazarı olan(çünkü satıldığına dair fatura isteniyor.)
+ ya da satılmasa dahi hayvan (sığır) yemi olabilecek. (tabi yine fatura kestirebileceğimiz.) bir ürün olmalı.
1)aspir ektik fakat eylül-ekim gibi oldu. Biçerdöver kalmıyor.
2)çörek otu hiç denemedik. Pazarı nasıl bilmiyoruz.
3)karabuğday da aynı şekilde.
4)kimyon aynı şekilde.
5)sarımsak daha önce denedik. İklim soğuk arpa buğday dahi ağustosta biçiliyor. O yüzden sarımsağa baş bağlattıramadık.
6)yoksa hiç uğraşmamalımıyız?
P00530-094516.jpg
P00530-094500.jpg
S00525-055323.jpg

çilek tarımı

merhaba arkadaşlar.
arpayı kaldırdıktan sonra çilek ekecegim. balıkesirde sebze hali toptancısıyla anlaştım. kilosu 5 tlden. sözleşme yapcagız. çilek tarımı yapan arkaşlardan bilgi ve tecrübelerini aktarmalarını rica ediyorum. çilek sırt hazırlama makinesine ihtiyacım var. temiz ikinci el de olur. satılık olan varsa bana ulaşsın.

Yeni ürün Erkunt Kuvvet 130

Yeni ürün Erkunt Kuvvet 130

-Deutz motor commonrail yakıt enjeksiyon sistemi
-Powershuttle
-4500 kg kaldırma kapasitesi
-540 750 1000 kuyruk mili devri
-4500 kg ağırlıK
-Kabin süspansiyon
-Ön hidrolik ve PTO
Ve sayılmayan birçok özellik

Fiyatının ise 395.000 TL olacağı tahmin ediliyor.

37E7385F-0191-4A66-92C1-DCBA56719F5E.jpeg

4C528903-E394-4C2F-A50F-D92EAC960896.jpeg
B825124F-19DE-483B-AB91-7701F64E3063.jpeg
072A986C-70BC-47B5-B200-52CE5484EC94.jpeg

Uzmanlardan kenevir uyarısı: Açın mucizenin önünü

Kenevir, oksijen fabrikası olmasının yanı sıra tıptan kimyaya, otomotivden inşaata, tekstilden gıdaya kadar 50 bin çeşit üründe kullanılabilen mucize bir bitki. Sümer yazıtlarında bile adı geçen ve faydaları saymakla bitmeyen kenevirin dünya piyasasındaki yeri de gün geçtikte büyüyor. 10 yıl içinde yıllık piyasasının 150 milyar dolar olacağı öngörülüyor. Bu pastadan pay alabilmek için 2016 yılında 19 ilde kenevir üretiminin önünü açan Türkiye ise ne yazık ki birçok ülkeyi geriden takip ediyor. Uzmanlar ise uyarıyor: Açın mucizenin önünü...

Kenevir yıllarca insanların zihinlerine “uyuşturucu” olarak kazındı. Oysaki insanlık asırlardır bu mucize bitkiden birçok alanda faydalandı. Sadece tıbbi amaçlı olarak en az 3 bin yıl önce kullanıldığı bilinen kenevirin ilk kullanımı ise 8 bin yıl öncesine dayanıyor.

Mucizevi olmasının yanı sıra kadim bir bitki olan kenevir Sümer tabletlerinde bile geçiyor. Dört önemli bitkiden bahsedilen tabletlerde bunlardan biri de kenevir. Doğada oksijen fabrikası, tıpta ilaç, inşaatlarda, otomotiv sektöründe, tekstilde malzeme olarak kullanılabilen ve endüstride artık ‘yeşil altın’ olarak bahsedilen kenevirin faydaları saymakla bitmiyor.

DOĞA DOSTU, OKSİJEN FABRİKASI

Bir ağacın yetişmesi için 20-50 yıl gerekiyor. Ancak kenevir dört ayda yetişiyor. Üstelik bir dönümü 25 dönüm orman kadar oksijen üretiyor. Yetiştirilmesinde de herhangi bir kimyasalın kullanılmasına gerek duyulmuyor. Bu nedenle de doğaya zarar verilmesinin önüne geçiyor.

Bir dönüm kenevirden dört dönüm ağaç kadar kağıt elde edilebiliyor. Ağaçtan elde edilen kağıt sadece üç kez dönüştürülebilirken, kenevirden elde edilen ise yedi-sekiz dönüştürülebiliyor.


Özellikle de doğanın corona virüsü salgınıyla insanlığa mesaj verdiği bu günlerde ormanları ve tabiatı koruyan kenevirin önemi sadece bu yönüyle bile oldukça dikkat çekici. Karbon negatif bir bitki de olan kenevir istatistiklere göre bir hektarlık dönümüyle hasat dönemi boyunca 22 ton karbondioksiti atmosferden çekiyor.

DNA’LARINDA NANO TEKNOLOJİ VAR

Kenevirin pamuktan 10 kat daha dayanıklı ve maliyeti az olduğu da biliniyor. Bazı araştırmalar kenevirden yapılan ipin antibakteriyel olduğunu ortaya koyarken, DNA'larında nano teknolojinin olması da ayrı bir mucize. Kenevirden uzun yıllarca giysiler için kumaş üretildi.

Hatta denizcilerin kullandığı halatların bile yüzde 90'ı kenevirden yapılıyordu. İlk kot pantolonun hammaddesi kenevirdi. İnsanlık tarihinin bilinen en eski elyafı da kenevirden yapıldı.

EN YÜKSEK PROTEİN KAYNAĞI

Kenevirin gıda olarak tüketilmesinin de faydaları oldukça çok. Tohumları dünyadaki en yüksek protein kaynaklarından biri olan, yüksek miktarda Omega 3-6 ve 9 yağ asitlerini içeren kenevir tam bir kötü kolesterol savaşçısı…

9 amino asidin tamamını içeren, E vitamini, potasyum, kalsiyum, magnezyum, çinko, demir ve fosfor gibi birçok minerali bünyesinde barındıran kenevir tohumu, yalnız başına bile gıda takviyesi olarak kullanılabiliyor. Son günlerde oldukça popüler olan chia tohumunun bir yemek kaşığında 2 gram protein varken, bu oran aynı miktardaki kenevir tohumunda ise 3.5 gram.

ÇELİKTEN BİLE SAĞLAM

İşlendiğinde çelikten bile daha sağlam olduğu kanıtlanan kenevir, otomobil üretiminde kullanıldığında gövde dayanıklılığı oldukça artıyor.


Uzmanlar bu artışın 10 kat daha fazla olduğuna dikkat çekiyor. Endüstriyel anlamda hay
unun yanı sıra mevcut tuğlalardan daha sağlam tuğlalar yapılabilir. İddialara göre bu tuğlalar da 600 yıl dayanıklı olabilir. Kenevirden doğayı katletmeden ve çok daha az maliyetle ahşap ve sunta da elde edilebiliyor.

Bunun yanı sıra mevcut tuğlalardan daha sağlam tuğlalar yapılabilir. İddialara göre bu tuğlalar da 600 yıl dayanıklı olabilir. Kenevirden doğayı katletmeden ve çok daha az maliyetle ahşap ve sunta da elde edilebiliyor.

CORONA VİRÜSÜNE KARŞI DİRENÇ OLUŞTURUYOR

Sağlık sektöründe sıkça kullanılan bir ürün olan kenevirin kansere karşı koruyucu özelliğinin olduğu da bilimsel araştırmalarla ortada konuldu. 250 hastalığın tedavisinde ilaç olarak kullanılan kenevirin, felç ve AIDS gibi hastalıklara karşı bile etkili olduğu kanıtlandı. Hatta Kanada'da kenevir araştırmacıları, kenevir bazlı ilacın corona virüsüne karşı direnç sağlayabileceğini açıkladı.

50 BİN ÇEŞİT ÜRÜNDE KULLANILABİLİYOR

Kenevir kozmetikten biyodizel yakıta kadar farklı sektörlerde 50 bin çeşit üründe kullanılan mucize bir bitki. Ancak hafızalara 50 bin yararı varken, sadece bir zararı olan uyuşturucuyla kazındı.

Sentetik ve petrol türevi ürünlerin ortaya çıkmasıyla popülerliğini yitirdi ve yasak kararları ile dayatmalarıyla birlikte de zaman içinde gözden düştü. Birleşmiş Milletler (BM) 1925'te keneviri tehlikeli ve yasadışı maddeler listesine ekledi. Bazı ülkeler üretimi durdurdu ya da azalttı, bazılarıysa devam etti, geliştirdi.

Bu yasak Türkiye'ye de lobi faaliyetleriyle 1940'lı yıllarda dayatıldı. Çiftçiler, yasal baskılara boyun eğmek zorunda kaldı, binlerce dönümlük ürünler yakıldı. 1960'lı yıllara kadar hatırı sayılır derecede üretilse de, zamanla bu miktar düştü. 1989'da 42 bin dekar olan ekili kenevir alanı, 1999'da 5 bin 360 dekara, 2009'da 66 dekarda, 2013'te ise sadece 13 dekara düştü.

DEĞERİ GEÇ DE OLSA ANLAŞILDI

Günümüzde ise kenevirin değeri yeniden anlaşıldı. Hatta son yıllarda dünyada geniş bir pazar oluştu. Şu anda Çin, İngiltere, Fransa ve Kanada dahil 32 ülke çiftçilerin endüstriyel kenevir yetiştirmelerine izin veriyor.

Çin yılda 44 bin ton kenevir üretiyor. Bu oran dünyada kenevir üretimi toplamının yüzde 40'ına denk geliyor. Güney Amerika'da Şili, Avrupa'da da Fransa en fazla kenevir üreten ülkeler.

Doğanın hammadde için katledildiği, gıdaya ulaşımın gittikçe güçleştiği bu dönemde kenevirin önemi de gittikçe artıyor. Grand View Research, Inc. tarafından yayınlanan bir rapora göre, küresel endüstriyel kenevir pazar büyüklüğünün 2025 yılına kadar 10,6 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 10 yıl içinde ise bu rakamın 150 milyar doları bulması öngörülüyor.

KENEVİR LOBİLERİ ÇIĞ GİBİ BÜYÜYOR

Başta ABD, Kanada, Almanya, Avustralya, İsrail, Hollanda, Fransa olmak üzere birçok ülke süratle üretim sahaları oluşturuyor. Hal böyle olunca da kenevir lobileri de çığ gibi büyüyor.

ABD ekim alanını yüzde 150 arttırdı. Lobiler, araştırma tesisleri ve sivil toplum kuruluşları kurulan ABD, 2013'de 581 milyon dolar olan üretim değerini arttırmayı hedefliyor.

İsrail'de, tıbbi kenevir üretimi için yapılan Ar-Ge'ler sonucunda Sağlık Bakanlığı’ndan kanun geçirildi. Medikal kullanımında dünya liderliğini elde etmek isteyen İsrail, 10 yılda 100 milyar dolarlık pazarı yönetecek çözümlerle uğraşıyor. Hollanda'da kenevirin ekim ve üretimi yüzde 200 arttırıldı. 30 bin dönüm kenevir ekimi yapılan Fransa'da 2 milyar dolarlık pazar için ekim sahalarını arttırmaya çalışılıyor.

Fransa, yemek endüstrisi, inşaat malzemeleri ve selülozu yüksek sak ve lifler üzerinde de araştırmalarına devam ediyor. Almanya ise tıbbi kenevir talebine yetişilemiyor. Yeni nesil otomobillerinde özellikle kaporta ve koruma barlarında kenevir bazlı ürünleri kullanmaya karar veren Almanya, uzun vadede 50 milyar euroluk bir kenevir endüstrisi oluşturmaya çalışıyor.

TÜRKİYE UZUN SÜRE GERİDE KALDI

Türkiye'de ise durum bu ülkelerden çok daha farklı. Kenevir üretiminde uzun süre geride planda kalan Türkiye, durumun hem ekonomik hem de ekolojik faydasının farkına yıllar sonra vardı.

2016 yılı sonunda yönetmelik değişimi yapıldı; Amasya, Antalya, Bartın, Burdur, Çorum,İzmir, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kütahya, Malatya, Ordu, Rize, Samsun, Sinop, Tokat, Uşak, Yozgat ve Zonguldak'ta kenevir üretimi serbest bırakıldı.

Hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaklaşık 16 ay önce, “Bize bir zamanlar Afyon ekimini yasaklayanların kendileri cayır cayır Afyon ekiyorlar. Gelin yeniden bir kenevir ekimi süreci başlatalım. Çünkü kenevir ekiminin çok farklı alanlarda çok farklı faydalarının olduğunu göreceğiz” açıklaması yaptı.

İşte bu yönetmelik ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklaması çiftçide heyecan yarattı. Üniversiteler çalıştaylar düzenledi, enstitü ve kooperatifler kuruldu.

Ancak devletin, güvenlik güçlerinin uyuşturucu olarak kullanılan kenevire karşı verdiği mücadelenin 10'da birini bile endüstriyel kenevirinin yetiştirilmesine yönelik vermemesi, altyapıların oluşturulmaması ve bazı bürokratların engelleri nedeniyle Türkiye henüz milyar dolarlık pastadan ciddi bir şekilde pay alabilecek noktaya gelemedi.

AYTAÇ: BAKIŞ DEĞİŞTİ ANCAK YETERLİ DEĞİL

Enstitülerden biri Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi bünyesinde kuruldu. Kenevir Araştırmaları Enstitüsü, Avrupa Birliğinin de kabul edebileceği THC içeriğine sahip kenevir yetiştirmeye çalışıyor.

Enstitü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, kenevirin çok yönlü kullanılan bir bitki olduğuna dikkat çekti. Tohum, sap, lif ve yapraklarından faydalanılabildiğine işaret eden Aytaç, bu bitkinin doğal yaşamın sürdürülebilmesi açısından oldukça önemli olduğunu vurguladı

TÜİK: Bitkisel üretimde artış bekleniyor

Türkiye İstatistik Kurumu, "2020 yılı Bitkisel Üretim 1.Tahmini"ni açıkladı
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "2020 yılı Bitkisel Üretim 1.Tahmini"ni açıkladı.

TÜİK'in ilk tahminlerine göre, bitkisel üretimin bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi.

Üretim miktarları, 2020 yılının ilk tahmininde bir önceki yıla göre tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde yüzde 7,3, sebzelerde yüzde 0,8, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 5,3 artış gösterdi.

Üretim miktarlarının 2020 yılında yaklaşık olarak tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde 68,5 milyon ton, sebzelerde 31,3 milyon ton, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde 23,5 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi.

Tahıl üretiminin 2020 yılında bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi

Tahıl ürünleri üretim miktarlarının 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 7,9 artarak yaklaşık 37,1 milyon ton olacağı tahmin edildi.

Bir önceki yıla göre buğday üretiminin yüzde 7,9 oranında artarak 20,5 milyon ton, arpa üretiminin yüzde 8,7 artarak 8,3 milyon ton, çavdar üretiminin yüzde 3,2 oranında artarak 320 bin ton, yulaf üretiminin yüzde 9 oranında artarak yaklaşık 289 bin ton olacağı öngörüldü.

Mısır üretiminde yüzde 8,3 artş ile 6,5 milyon ton üretim beklenirken, çeltikte yüzde 2 azalış ile 980 bin tonluk rekolte tahmin edildi.

Baklagillerin önemli ürünlerinden yemeklik baklanın yüzde 3,8 azalarak yaklaşık 5,3 bin ton, kırmızı mercimeğin yüzde 12,9 oranında artarak 350 bin ton, yumru bitkilerden patatesin ise yüzde 4,4 artarak 5,2 milyon ton olacağı tahmin edildi.

Yağlı tohumlardan soya üretiminin değişim göstermeyerek 150 bin ton olacağı öngörüldü. Kanola üretiminin yüzde 28,1 düşerek 129 bin 453 ton olacağı kaydedilirken, ayçiçeğinde yüzde 0,5 artış ile 2 milyon 111 bin ton rekolte beklentisi hakim.

Tütün üretiminin yüzde 14,3 artarak 80 bin ton, şeker pancarı üretiminin ise yüzde 10,6 artarak 20 milyon ton olarak gerçekleşeceği tahmin edildi.

Sebze üretiminin 2020 yılında bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi

Sebze ürünleri üretim miktarının 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 0,8 artarak yaklaşık 31,3 milyon ton olacağı tahmin edildi.

Sebze ürünleri alt gruplarında üretim miktarları incelendiğinde, yumru ve kök sebzelerde yüzde 4,3, meyvesi için yetiştirilen sebzelerde yüzde 0,3 oranında artış olurken, başka yerde sınıflandırılmamış diğer sebzelerde ise yüzde 0,1 azalış olacağı öngörüldü.

Sebzeler grubunun önemli ürünlerinden domateste yüzde 1,9, kuru soğanda yüzde 6,8, hıyarda yüzde 1,2 artış beklenirken, taze soğanda yüzde 4,6, pırasada yüzde 3,7, karpuzda yüzde 6,4, kavunda yüzde 2,2, taze fasulyede yüzde 4,4 azalış olacağı tahmin edildi.

Kırmızı pancarda yüzde 41,7 azalış beklenirken, beyaz turp tarafında ise yüzde 29,2 düşük bekleniyor.

Meyve üretiminin 2020 yılında bir önceki yıla göre artacağı tahmin edildi

Meyveler, içecek ve baharat bitkileri üretim miktarının 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5,3 artarak yaklaşık 23,5 milyon ton olacağı tahmin edildi.

Meyveler içinde önemli ürünlerin üretim miktarlarına bakıldığında, bir önceki yıla göre elmada yüzde 7,2, şeftalide yüzde 4,8, kirazda yüzde 10,2, çilekte yüzde 2,2, yenidünyada yüzde 0,1 artış olacağı öngörüldü.

Turunçgil meyvelerinden mandalinada yüzde 10,7, sert kabuklu meyvelerden antep fıstığında yüzde 217,6 oranında artış olacağı tahmin edildi.

İncir üretiminin değişim göstermeyerek 310 bin ton olacağı tahmin edildi. Muz da ise yüzde 5,4 oranında artış olacağı öngörüldü.



İrfan Donat - Bloomberg HT Tarım Editörü

idonat@bloomberght.com

John Deere 5E 3 Serileri Kullanıcıları Dikkat!

John Deere'in 3 silindirli 5E serini kullananlar, eski nesil hava filitreleri kağıttan yapıldığı için yırtılıp, motora toz gönderebiliyor. Böylece traktörler erkenden rektefiyeye gidebilir. Siz de bu tip kağıt filitreleri kullanıyorsanız, mutlaka yeni nesil hava filitrelerine geçiş yapın. Yeni tip hava filitreleri kazan ile birlikte değişiyor.

Tabi bu tür durumlar insanın midesini bulandırıyor. Markaya olan güven sarsılıyor.

New Holland BC5050 & Tümosan 74.80N | Tırtıkale Bağlıyoruz || Çırak Yetişiyor

Yağmur geleceği için biraz nemli bağlamak durumunda kaldık. Balya odasında 2 adet rende takılı, arka fazla sıkılı olmamasına rağmen balyalar 20kg civarı. Balya uzunluğu ortalama 110 cm.

Tarla sahibi ağırlıklı tırtıkale; az miktar arpa,buğday,çavdar,fiği karıştırıp ekmiş. Dar yapraklı/ geniş yapraklı oranının fazla olmasından dolayı fiğ gelişmek için pek fırsat bulamamış. 35 dekardan 2245 balya çıktı.

İyi seyirler...

Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Tavsiyenizi almak isterim.

Selamun Aleyküm
Dede toprağı dağ taş olmasın diye ayağa kalktım. Gittim 40 senedir ekilmeyen tarlaları sürdürdüm. Kuru tarımda buğday ekeceğim. Kaç aydır bir sürü tohum çeşidini internetten araştırdım. Forumlar makaleler gübrelemeler vs bir sürü şey okudum. Lakin hangi tohumu ekeyim kararını veremedim. Flamura , glosa ve golia arasında kaldım. Siz tecrübelilerin fikrini almadan tohum almak istemedim. Bölge Gümüşhane Bayburt arası , yıllık yağış 400-500 arası. O bölgede genelde bezostaja ekiliyor. Gördüğüm kadarıyla verim düşük geldi bana ya eski tohumu sürekli ekiyorlar ya da beslemeyi tam yapmıyorlar ya da yağışın az olduğu senelerde verim düşük oluyor.

İnşaattan Maliyetinden Anlayan Var mı?

İyi akşamlar arkadaşlar. Kurbanda satılacak olan küçükbaş hayvanları besiye çekmek için evin yakınına ufak çaplı bir ağıl yapmak istiyoruz. Yaylıma giden büyük koyunları ve küçük kuzularla çobanlar ilgilenirken bizde besiye çekilecek olan hayvanları burda kendimiz bakmak istiyoruz o yüzden eve yakın olsun dedik.

Evin önünde uzun bir garaj duvarımız var yüksekliği 4 metre yaklaşık. Ağılın tek tarafı bu garaj duvarı olacak. Yani garajla ağılın ortak duvarı burası olacak.
6 metre genişlik 10 metre uzunluğunda bir yer düşünüyoruz.

6m enine + 10m uzun + 6m enine yani toplamda= 22 metre uzunlukta ve 3 metre yükseklikte duvar düşünüyoruz.


Sizce bu duvarı bims alıp ördürmek mi, yoksa telefon direği vb direk dikip bu direklere panel veya ahşap gibi bir malzeme vidalayıp duvarsız böyle bir yol izlemek mi daha az maliyetli olur? Biraz uzun oldu ancak umarım anlatabildim. Şimdiden teşekkür ediyorum bu konuda fikir verecek arkadaşlara.


Ekli dosyayı görüntüle 49546
Ekli dosyayı görüntüle 49547

Sarı ile işaretlediğim yer garaj duvarı.

Nohutta çıkış sorunu

Hepinize hayırlı günler arkadaşlar. Bu siteyi biraz geç keşfettim ama iyi ki bulmuşum. Gerçekten sizlerden güzel şeyler öğrendim. Teşekkürler hepinize.
Bir sorunum var nohut ekimi gerçekleştirdik. Fakat çıkışlar çok çok az. Tarla iyi sürülmemişti. Alt tabaka biraz sert. Çıkış oranını arttırmak adına hangi işlemleri yapabilirim acaba? Bilgisi olan arkadaşlar yardımcı olurlarsa çok sevinirim.. teşekkürler simdiden

Tarımda Yapay Zeka ve Bilgisayarlı Görü - Tarım 4.0 - Move On Teknoloji

Merhaba kulüp ahalisi,

Uzun zaman oldu buraya konu açmayalı. Zaman zaman bazı üyelerimizle görüşüyor olsam da genel olarak forumdan uzak kaldım.
Bu süre zarfında kendim bilgisayar yüksek mühendisi olarak Tarım4.0 Endüstri4.0 ve Akıllı şehirler gibi konularda faaliyet göstermek üzere, temelinde bilgisayarlı görü, yapay zeka ve elektromekanik olacak şekilde hibrid çözümler sunmak için Move On Teknoloji Ltd firmasını kurdum. web sitemiz moveon.ai (sitemizin en alt footer kısmında bulunan sosyal medya linklerimiznden bizi takip edebilirsiniz)
Genel anlamıyla, kamera görüntülerinden yapay zeka yazılımları ile anlam çıkarma konusunda çalışmalar yapmaktayız. Ek olarak, fabrikalarda inline endüstriyel kalite kontrol, boyut analizi, var - yok kontrolü, ocr, barkod okuma gibi bilgisayarlı görü ile alakalı projeleri donanım altyapı tercihi / tedariği ve yazılım entegrasyonu ile birlikte gerek sistem entegratörü olarak, gerek anahtar teslim proje geliştirmesi olarak yapabilmekteyiz. Özellikle embedded vision'da ve bilgisayar tabanlı yapay zeka yazılımlarının geliştirilmesi konusunda 23 ms gibi analiz süremizle oldukça iyiyiz. Link'ten örnek videomuzu izleyebilirsiniz.

Aynı zamanda kendim çiftçilik ve tarımla iştigal olmam dolayısı ile teknolojiden aldığım bilgi birikimini baba mesleği tarıma kazandırma konusunda da çalışmalar yapmaya çalışıyorum.
Buradan sebeple sizinle örnek birkaç konu paylaşmak istiyorum.

Aşağıdaki örnek video ve fotoğraflardan da görebileceğiniz gibi tıpkı insanların görüp anlamlandırdığı şekliyle biz de insanların bu yetisini yazılıma yükleme konusunda çalışmaktayız.
Şeker pancarı tespiti ve mibzer markör çizisi takibi olmak üzere 2 konuyu sizlerin görüşlerine sunmak isterim. Bu yazılımlar yapay zeka temelli oldukları için deneyim yazılımın genelleştirilebilmesi için oldukça önemli. Çok gezen mi bilir çok gören mi bilir konusundaki çok görme işi bizim durumumuza daha fazla uyuyor yani :) Diğer bir taraftan, babalarımızın dedelerimizin çiftçilik tecrübelerinin çok önemli olduğunu söyleriz. Burda da benzer bir durum var. Tabiki gençlerin de azmi ve bu şekilde teknolojik yetileri de tecrübe kadar olmasa da önemli, unutmayalım :)

Anlattığım konularda ve tarımda yazılım/elektromekanik teknolojlerinin kullanımı gibi konularda görüşlerinizi almak isterim.
Ve yazılım geliştirme hususunda bir boş zamanınızda bizlere destek olmak isterseniz, videolarda göreceğiniz şekilde örnek pancar görüntüleri ve/veya videoları gönderebilirseniz memnun oluruz :)
Her türlü iletişim için mail adresim: omer@moveon.ai
Saygılarımla,

Medyayı görebilmek için giriş yapınız


Medyayı görebilmek için giriş yapınız



1.JPG

Resimler ve ekler

  • 2.JPG
    2.JPG
    244 KB · Görüntüleme: 88

Başak 2073-2075

Selamın aleykum arkadaşlar. Başak çiftçeker almayı düşünüyoruz. Kıraçta çiftçilik yapıyoruz. 2073 ile 2075 ve 2075plus arasındaki farklar nelerdir fiyatları da çok farklı internette çok yüksek yazıyorlar. Hangisini kaç bine kadar almak uygundur kullananların yorumları ne olur

70lik case same mccormick bunları da düşünüyoruz ama hiç bildiğim motorlar değil hangi fiyata kadar hangisi tercih edilmeli artıları eksileri nedir

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt