YEM SANAYİSİ İÇİN 2019 BEKLENTİSİ AÇIKLANDI!

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (Türkiyem-Bir) Yönetim Kurulu Başkanı Ülkü Karakuş, yem sektörü açısından 2019'un “mevcut durumu koruma yılı” olacağını öngördüklerini bildirdi.

Karakuş, yaptığı açıklamada, yem sektörünün son 30 yıldır her sene ortalama %10 büyüdüğünü söyledi. Sektördeki üretimin 2018’de bir önceki yıla kıyasla %7,7 arttığını belirten Karakuş, 24,1 milyar tonluk üretim rakamına ulaşıldığını bildirdi. Karakuş, aynı dönemde kanatlı yem üretiminin %10 artışla 98 milyon tonu, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yemi üretiminin %65 yükselişle 13,7 milyon tonu bulduğunu dile getirdi.

2017 yılına kıyasla 2018’de görülen 1,7 milyon tonluk üretim artışının yarısının kanatlı, yarısının da büyükbaş ve küçükbaş hayvan yemi üretimlerindeki artıştan kaynaklandığını vurgulayan Karakuş, bu üretim artışının büyük bir kısmının kendi yemini üretenlerin kayıt altına girerek çalışmalarını Tarım ve Orman Bakanlığına bildirmesi neticesinde olduğunu düşündüklerini ifade etti.

Yem maliyetlerini etkileyen en önemli unsurun ham madde fiyatları olduğuna dikkati çeken Karakuş, "Geçtiğimiz yıl özellikle döviz kurunda yaşanan ciddi artışlar ve dalgalanmalar, yem ham madde fiyatlarının geçen yıl 2017'ye göre yüzde 34 artmasına neden olmuştur. Yem ham madde fiyatlarındaki en önemli artış Eylül 2018'de görülmüştür. Bu aydaki yem ham maddelerinin ortalama fiyatları 2018 başına göre yüzde 57 daha fazla gerçekleşmiştir. Yem ham madde fiyatları 2019 başlangıcında da bir miktar artmıştır ancak fiyatlarda geçtiğimiz yıla kıyasla daha stabil bir seyir beklemekteyiz. Hayvancılığımızın yaşadığı sorunlar yem satışlarının gerilemesine neden olmaktadır." diye konuştu.

Kamunun aldığı kararlarla sektörü korumaya çalıştığını aktaran Karakuş, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Toprak Mahsulleri Ofisi kanalıyla hububat fiyatlarının artışına yönelik aldığı önlemleri olumlu bulduklarını da sözlerine ekledi.

AİLE İŞLETMELERİ KORUNACAK!

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tarımda endüstrileşme ve mekanizasyon için çalışırken kırsaldan kente göçü önlemek amacıyla aile işletmelerini korumayı hedeflediklerini aktardı.

Pakdemirli, Fuarİzmir'de düzenlenen 14. Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen "Tarımın Geleceği" temalı "Tarım Bakanları Zirvesi"nde konuşma yaptı. Dünya nüfusunun artmasıyla tarımsal gıda üretim ihtiyacının da yükseldiğini söyleyen Pakdemirli, 2050 yılındaki gıda talebinin karşılanması için sulama suyunun yüzde 65, tarımsal arazilerinin ise yüzde 70 oranında artırılması gerektiğine dikkati çekerek "Küresel ısınma, yanlış gübreleme gibi sebeplerle tarımın geleceği tehdit altında. Bu konudaki zor ev ödevini tüm ülkeler bir araya gelerek birlikte yapabiliriz. Bu ev ödevini yaparken de 2-3 tane unsur var. Tabi ki aile işletmelerini koruyacağız. Köyden kente göçü azaltabilmek için aile işletmeleri önemli. Bunun yanında, bu talebi karşılamak için endüstrileşme ve mekanizasyon şart. Endüstri 4.0 diyoruz, tarım 4.0 uygulamalarına hayata geçirmemiz lazım. Robot sistemler, yapay zeka, kablosuz haberleşme sistemleri artık tarımda kullanmamız gereken şeyler. Değerli sektör paydaşları biliyor, biz ineklerin kulaklarını küpelemekle ilgili proje başlattık. Bu proje kapsamında kulak küpelerini normal küpe yapıyoruz ve bir cep telefonu niteliği içerecek. Bunu bir şekilde devlet olarak sübvanse edeceğiz. Hayvanımız neredeyse takibine başlayacağız." dedi.

Erozyonla mücadele konusunda Türkiye'nin dünyada lider olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, Türkiye'de 2 milyon hektar alanı daha sulamaya açmaları gerektiğini vurguladı.

Buğday ithalatında tarihi rekor

16 yıllık AKP iktidarında 73.4 milyarlık dış alım yapıldı. AKP, iktidarda olduğu 2003-2018 yılları arasında 14.1 milyar dolar değerinde 52 milyon 250 bin ton buğday ithal etti. Böylece buğday ithalatında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılmış oldu.

AKP, 16 yıllık iktidarı döneminde 52 milyon 250 bin ton buğday ithalatına tam 14 milyar 100 milyon dolar ödeyerek, Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Sadece AKP döneminde buğday ithalatına ödenen 73 milyar 411 milyon Türk Lirası (TL), 2014-2019 yılları arasında üreticilere verilen 73 milyar 891 milyon tarımsal desteğe denk geliyor. 2018 yılında hasat zamanı üreticinin piyasaya ortalama tonunu 800-900 TL’den verdiği buğday, artık yurtdışından Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla tonu 1300-1350 TL’ye ithal ediliyor.


REKORUNU EGALE ETTİ

2014 yılında 5 milyon 285 bin tonla buğday ithalatında rekor kıran AKP, 2018 yılında 5 milyon 782 bin tonla kendi rekorunu egale etti. Bu rakam, aynı zamanda 20 milyon ton olan toplam buğday üretiminin yüzde 28.91’ine denk geliyor.

2002 yılında Türkiye nüfusu 65 milyonken buğday ekim alanları 93 milyon dekar, üretim ise 19.5 milyon tondu. 2018 yılında ise nüfusumuz 82 milyona ulaştığı halde buğday ekim alanlarımız 16 milyon dekar azalarak 77 milyon dekara düştü. 16 yılda buğday üretimi ise yerinde saydı. 2002 yılında kişi başına 300 kilo buğday düşerken AKP’nin “üretmeme” politikası nedeniyle kişi başına düşen buğday miktarı 2018 yılında 57 kilo azalarak 243 kiloya kadar düştü.tarim-ithali-grafik.jpg

Kömür Külü

Değerli trakklup üyesi arkadaşlar.
Hep aklımda olupta araştırmaya fırsat bulamadığım bir konuydu.
Meğer hazırı varmış [emoji3].
Geçen gece bir üniversite de tez konusu olmuş yazı denk geldi.
Yanmış kömür Külünun toprak üzerindeki etkisi ne olduğuyla ilgili.cevre içinde iyi bir konu olduğunu anlatıyordu tezi hazırlayan arkadaş.
Tez yüz küsur sayfadan oluşuyor.hemen hemen tamamını okudum.en onemli kismi hep sonlarında olur tezin.
Sonuçta diyor ki: %5 civarı toprağa atılan yanmış kömür külü faydalı.yorumlarinizi bekliyorum.
Tez PDF formatında isteyen olursa tamamını atarım.her elementi tek tek yazmışlar.
''Yaptığımız deneme sonuçlarına göre kömür külünün toprağa karıştırılmasında
yönetmeliklerde belirtilen toprak kirliği parametrelerinin hiçbirinde sorun oluşturmamaktadır.
Bunun yanında bazı bitki besin elementlerince toprağı zenginleştirmesi, düşük pH’lı toprağın
pH’ını yükseltirken yüksek pH’lı topraklarda sıkıntı oluşturmaması, bitki gelişiminin daha iyi
olması ve kömür külünün tarla koşullarında araziye uygulanması durumu göz önüne alınarak
tarım topraklarına %5 dozun uygulanmasının daha olumlu etkiler yaratacağı ortaya
konmuştur. Diğer bir ifade ile kil tekstürlü topraklara 10000 kg/da, kumlu tın tekstürlü
topraklara ise 15000 kg/da’ı geçmeyen külün uygulanması önerilmektedir.
Atık madde olarak işlem gören kömür külü tarımda kullanılmasıyla çevre kirliliğinin
önlenmesi, doğal kaynaklarımızdan tasarruf edilmesi beklenmektedir. Belediyelerin sadece
apartman kaloriferlerinden çıkan kömür külünü bertaraf etmek için yapmış olduğu harcamalar
dikkate alındığında doğal olarak kömür külünün tarımda kullanımıyla birlikte gereksiz
harcamalar ve emek kaybı da ortadan kalkacaktır.''

Arkadaslar ciftlik deger tespiti icin yardim

Merhaba arkadaslar satılık bir ahılı alma olasığım var resimlerini paylasacagim bu yer 6 dönüm 6 donum 3binden 18 bin tl tarla olarak alinabiliyor su burda su sondaji 700metre yari acik ahil tam tamamlanmamis kulube ve bir konteyner var etrafina 20 cm gibi duvar cekip telle cevirmis buraya 200bin istemekte sizce bu parayi edermi indirim istedim 80 pesin 60 bidahaki kurbana 60 bidahaki kurbana dedi sizce edermi bu fiyati

Resimler ve ekler

  • received_244448613098630.jpeg
    received_244448613098630.jpeg
    246.6 KB · Görüntüleme: 90
  • received_606654429782113.jpeg
    received_606654429782113.jpeg
    258.3 KB · Görüntüleme: 88
  • received_367031650742758.jpeg
    received_367031650742758.jpeg
    297.5 KB · Görüntüleme: 94
  • received_323478711622872.jpeg
    received_323478711622872.jpeg
    242.1 KB · Görüntüleme: 80
  • received_2400303020197327.jpeg
    received_2400303020197327.jpeg
    148.1 KB · Görüntüleme: 80

Tarla Toprak Islahi

Merhaba arkadaslar.Malumunuz girdi maliyetlerinin artmasi biz ciftcileri olumsuz yonde etkiledi.Üzerine birde tarlaya ektigimiz mahsülün verimi cesitli sebeplerden dolayi az olunca isler maalesef kotuye gidiyor.Oncelikle kendi tarlamda analiz yaptirdim ve organik madde az cikti.Artik kimyasal gubre kullanmayi birakmak istiyorum.Ozellikle hasattan sonra tarlada kalan bugday sapini tarlanin organik madde miktarini artirmasi icin kullanmak istiyorum.Tratorun arkasina saman patozu baglayip saplari tarlaya heryere dengeli bir sekilde saman haline getirip dagitmayi ve uzerine cizel cekmeyi dusunuyorum.Yada balya makinasina ip baglamadan balya yapip o balyalari tarla icerisine dagitmayi dusunuyorum.Gubre olarakta artik dekara nadasa biraktigim yerlere kışa girmeden 30 kg tavuk gubresi(tonu 400tl) atmayi ayni zamandada dekara 20 kg da(tonu 600tl) granul haldeki leonardit atmayi dusunuyorum.Bunu aliskanlik haline getirip kendi tarlamin topragindaki verimi,su tutma kapasitesini artirmayi amaclamaktayim.Sizler bu konuda ne dusunuyorsunuz.Sizlerin fikirlerini almak istiyorum.Kirmizi mercimek ve bugday ,arpa ekiyorum.Daha baska nasil uygulamalar yapabilirim.

Arazi toplulaştırma da yetki Devlet Su İşlerinde

Tarım ve Orman Bakanlığının Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği, 7 Şubat 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

Arazi toplulaştırmada yetki DSİ’de

Arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile ilgili usul ve esasları kapsayan Yönetmeliğe göre, arazi etütleri ile toplulaştırma alanları belirlenecek. Arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin yürütülmesinde Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü uygulayıcı kuruluş olarak yetkili olacak. DSİ, sadece kendi yürüttüğü arazi toplulaştırma çalışmaları kapsamında yapılan iş ve işlemlerden hukuki olarak sorumlu olacak. DSİ dışındaki kurum ve kuruluşlar DSİ’nin iznine tabi olarak proje idaresi sıfatıyla arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerini yürütmeye yetkili olacaklar.

İsteğe bağlı toplulaştırma öncelikli olacak

Uygulayıcı kuruluş olarak DSİ tarafından, alınan Cumhurbaşkanı Kararı ile DSİ veya proje idaresi tarafından isteğe bağlı ya da maliklerin muvafakati aranmaksızın zorunlu arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri yapılabilecek veya yaptırılabilecek. Arazi toplulaştırması projelerinde isteğe bağlı arazi toplulaştırma projelerine öncelik tanınacak. İsteğe bağlı toplulaştırma, proje alanı içerisinde toplulaştırılması istenen arazilerin yarısından çoğuna malik bulunan ve sayıca maliklerin yarısından fazlasını teşkil eden arazi sahiplerinin veya yasal vekillerinin yazılı muvafakati ile yapılacak.

Cumhurbaşkanı Kararı “kamu yararı kararı” sayılacak

Muvafakat alınma işlemi, DSİ veya proje idaresince Cumhurbaşkanı Kararı öncesinde yapılacak ve gerekçeye eklenecek. Cumhurbaşkanı Kararı, arazi toplulaştırması ve diğer işlemler yönünden kamu yararı kararı sayılacak. Cumhurbaşkanı Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip bir ay içerisinde mahallin en büyük mülki idare amirine duyurulmak üzere bildirilecek. Bu karar DSİ veya özel arazi toplulaştırmasını gerçekleştiren proje idaresinin internet sayfalarında ve ayrıca köy veya mahalle muhtarının çalışma yerinde otuz gün süre ile ilan ettirilecek. Cumhurbaşkanı Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra yapılacak olan sabit tesisler, arazi toplulaştırmasında dikkate alınmayacak ve ihtilaf halinde bunlar tazminata konu olamayacak.

Arazi toplulaştırması sonuçlarına karşı; tescil tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde dava açılabilecek.

Toplulaştırma alanlarda tarımsal faaliyetleri kısıtlama yetkisi

Arazi toplulaştırması uygulanacak arazi üzerinde, DSİ veya proje idaresi tarafından yapılacak fiili uygulamalar, hak sahiplerinin iznine tabi olmayacak. Arazi toplulaştırması yürütülen alanlarda tarımsal faaliyetleri kısıtlamaya DSİ veya proje idaresi yetkili olacak.

Köy tüzel kişilikleri, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili arazi toplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleri durumunda; arazi etütleri ve toplulaştırma alanının belirlenmesiyle ilgili gerekçe raporları ile proje idaresi sıfatıyla DSİ’ye başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirecekler.

Arazi toplulaştırması yapmak isteyen kuruluş; bir toprak ve/veya tarımsal yapılar ve sulama bölümü mezunu ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi ile gerekli görülmesi halinde diğer meslek gruplarından gerekli teknik personeli bünyesinde bulundurmak veya proje süresince tâbi oldukları mevzuat hükümlerine uygun olarak personeli çalıştırmak zorunda olacak.

Arazi toplulaştırması yapan kurum veya kuruluşlar kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan arazi miktarını arazi toplulaştırması yoluyla karşılayabilecek.

Arazi toplulaştırması alanlarında alınacak önlemler

Toplulaştırma yapılacak alanda, uygulamayı geciktirmemek için üç yılı geçmemek üzere, yapılacak bitkisel üretimin tür ve çeşidi, kapsayacağı alan çiftçilerin de katılımıyla DSİ veya proje idaresince kararlaştırılacak. Alınan bu karar, gerekçeleri ile birlikte yerel imkânlarla duyurulacak. Bu karara uyulmaması uygulamayı geciktirmeyecek. Erozyon tehlikesi bulunan alanlarda bitki örtüsünün korunması ve geliştirilmesi için doğal dengeyi bozmamak kaydıyla DSİ veya proje idaresi tarafından yeşil bant alanları planlamak da dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınabilecek.

Uygulama sahasındaki çiftçilerin ilk yıldaki ürün kayıpları için zarar, ziyan bedelleri ile daha sonraki yıllardaki kısıtlamalardan dolayı oluşan ürün kayıp bedelleri toplulaştırmayı yürüten idare tarafından karşılanacak. Ancak, yüklenici firmanın hatalı uygulamaları ve gecikmelerinden kaynaklanan zarar-ziyan ve ürün kayıp bedeli ödemeleri yüklenici firma tarafından karşılanacak.

Toplulaştırma alanlarında tarla içi geliştirme hizmetleri

Arazi toplulaştırma projesinin araziye uygulanmasında, verimin artması, sulama randımanı ve sulama oranının yükseltilmesi, tarımsal arazilerin korunması ve değer kazanması için; tarla içi yollar, drenaj kanalları, sulama inşaatları, anların kaldırılması, sazlık, söğüt, çalı, azmak, ağaç vb. sökülmesi, kazı dolgu yapılması, arazi tesviyesi ve ıslahı gibi projelerle tarımsal kalkınmayı sağlamak maksadıyla tarla içi geliştirme hizmetleri DSİ veya proje idaresince yapılacak.


DSİ veya proje idaresi, gerekli hallerde asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki tarımsal arazileri toplulaştırabilecek veya kanun kapsamında değerlendirmek üzere kamulaştırabilecek. Arazi toplulaştırması uygulamalarında, tahsisli araziler asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki araziler ile birleştirilerek asgari büyüklükte yeni tarımsal araziler oluşturulabilecek. Bu suretle oluşturulan parseller öncelikle arazi toplulaştırmasına veya kamulaştırma konusu olan arazi maliklerine, bu kişiler satın almadığı takdirde, yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünde tarım arazisi bulunmayan yöre çiftçilerine rayiç bedeli üzerinden ve DSİ’nin veya proje idaresinin talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre satılacak.

Proje alanında tarım yapılamayacak kadar küçülmüş ve verimli işletilemeyen tarım arazileri, DSİ veya proje idaresi tarafından anlaşma yolu ile arazi maliklerinden satın alınabilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkili olacak.

arazi-toplulastirilmasi_140496_02db6.jpg

kaynak: Ulusal Tarım

Arazi toplulaştırmada yetki DSİ’de

Tarım Bakanlığı, tarımsal arazilerin toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerine ilişkin usul ve esasları belirledi. Arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin yürütülmesinde Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü uygulayıcı kuruluş olarak yetkili olacak.
Tarım ve Orman Bakanlığının Arazi Toplulaştırması ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri Uygulama Yönetmeliği, 7 Şubat 2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.



Arazi toplulaştırmada yetki DSİ’de
Arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile ilgili usul ve esasları kapsayan Yönetmeliğe göre, arazi etütleri ile toplulaştırma alanları belirlenecek. Arazi toplulaştırması ve tarla içi geliştirme hizmetlerinin yürütülmesinde Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü uygulayıcı kuruluş olarak yetkili olacak. DSİ, sadece kendi yürüttüğü arazi toplulaştırma çalışmaları kapsamında yapılan iş ve işlemlerden hukuki olarak sorumlu olacak. DSİ dışındaki kurum ve kuruluşlar DSİ’nin iznine tabi olarak proje idaresi sıfatıyla arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetlerini yürütmeye yetkili olacaklar.



İsteğe bağlı toplulaştırma öncelikli olacak
Uygulayıcı kuruluş olarak DSİ tarafından, alınan Cumhurbaşkanı Kararı ile DSİ veya proje idaresi tarafından isteğe bağlı ya da maliklerin muvafakati aranmaksızın zorunlu arazi toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri yapılabilecek veya yaptırılabilecek. Arazi toplulaştırması projelerinde isteğe bağlı arazi toplulaştırma projelerine öncelik tanınacak. İsteğe bağlı toplulaştırma, proje alanı içerisinde toplulaştırılması istenen arazilerin yarısından çoğuna malik bulunan ve sayıca maliklerin yarısından fazlasını teşkil eden arazi sahiplerinin veya yasal vekillerinin yazılı muvafakati ile yapılacak.



Cumhurbaşkanı Kararı “kamu yararı kararı” sayılacak
Muvafakat alınma işlemi, DSİ veya proje idaresince Cumhurbaşkanı Kararı öncesinde yapılacak ve gerekçeye eklenecek. Cumhurbaşkanı Kararı, arazi toplulaştırması ve diğer işlemler yönünden kamu yararı kararı sayılacak. Cumhurbaşkanı Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasını müteakip bir ay içerisinde mahallin en büyük mülki idare amirine duyurulmak üzere bildirilecek. Bu karar DSİ veya özel arazi toplulaştırmasını gerçekleştiren proje idaresinin internet sayfalarında ve ayrıca köy veya mahalle muhtarının çalışma yerinde otuz gün süre ile ilan ettirilecek. Cumhurbaşkanı Kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra yapılacak olan sabit tesisler, arazi toplulaştırmasında dikkate alınmayacak ve ihtilaf halinde bunlar tazminata konu olamayacak.



Arazi toplulaştırması sonuçlarına karşı; tescil tarihinden itibaren 10 yıl içerisinde dava açılabilecek.



Toplulaştırma alanlarda tarımsal faaliyetleri kısıtlama yetkisi



Arazi toplulaştırması uygulanacak arazi üzerinde, DSİ veya proje idaresi tarafından yapılacak fiili uygulamalar, hak sahiplerinin iznine tabi olmayacak. Arazi toplulaştırması yürütülen alanlarda tarımsal faaliyetleri kısıtlamaya DSİ veya proje idaresi yetkili olacak.



Köy tüzel kişilikleri, belediyeler, kooperatifler, birlikler gibi tüzel kişilikler veya kamu kuruluşlarının, hizmet konuları ile ilgili arazi toplulaştırması ve/veya tarla içi geliştirme hizmeti yapmak istemeleri durumunda; arazi etütleri ve toplulaştırma alanının belirlenmesiyle ilgili gerekçe raporları ile proje idaresi sıfatıyla DSİ’ye başvurarak toplulaştırma isteklerini bildirecekler.



Arazi toplulaştırması yapmak isteyen kuruluş; bir toprak ve/veya tarımsal yapılar ve sulama bölümü mezunu ziraat mühendisi ve bir harita mühendisi ile gerekli görülmesi halinde diğer meslek gruplarından gerekli teknik personeli bünyesinde bulundurmak veya proje süresince tâbi oldukları mevzuat hükümlerine uygun olarak personeli çalıştırmak zorunda olacak.



Arazi toplulaştırması yapan kurum veya kuruluşlar kamu yatırımları için ihtiyaç duyulan arazi miktarını arazi toplulaştırması yoluyla karşılayabilecek.



Arazi toplulaştırması alanlarında alınacak önlemler
Toplulaştırma yapılacak alanda, uygulamayı geciktirmemek için üç yılı geçmemek üzere, yapılacak bitkisel üretimin tür ve çeşidi, kapsayacağı alan çiftçilerin de katılımıyla DSİ veya proje idaresince kararlaştırılacak. Alınan bu karar, gerekçeleri ile birlikte yerel imkânlarla duyurulacak. Bu karara uyulmaması uygulamayı geciktirmeyecek. Erozyon tehlikesi bulunan alanlarda bitki örtüsünün korunması ve geliştirilmesi için doğal dengeyi bozmamak kaydıyla DSİ veya proje idaresi tarafından yeşil bant alanları planlamak da dâhil olmak üzere gerekli tedbirler alınabilecek.



Uygulama sahasındaki çiftçilerin ilk yıldaki ürün kayıpları için zarar, ziyan bedelleri ile daha sonraki yıllardaki kısıtlamalardan dolayı oluşan ürün kayıp bedelleri toplulaştırmayı yürüten idare tarafından karşılanacak. Ancak, yüklenici firmanın hatalı uygulamaları ve gecikmelerinden kaynaklanan zarar-ziyan ve ürün kayıp bedeli ödemeleri yüklenici firma tarafından karşılanacak.



Toplulaştırma alanlarında tarla içi geliştirme hizmetleri
Arazi toplulaştırma projesinin araziye uygulanmasında, verimin artması, sulama randımanı ve sulama oranının yükseltilmesi, tarımsal arazilerin korunması ve değer kazanması için; tarla içi yollar, drenaj kanalları, sulama inşaatları, anların kaldırılması, sazlık, söğüt, çalı, azmak, ağaç vb. sökülmesi, kazı dolgu yapılması, arazi tesviyesi ve ıslahı gibi projelerle tarımsal kalkınmayı sağlamak maksadıyla tarla içi geliştirme hizmetleri DSİ veya proje idaresince yapılacak.



DSİ veya proje idaresi, gerekli hallerde asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki tarımsal arazileri toplulaştırabilecek veya kanun kapsamında değerlendirmek üzere kamulaştırabilecek. Arazi toplulaştırması uygulamalarında, tahsisli araziler asgari tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki araziler ile birleştirilerek asgari büyüklükte yeni tarımsal araziler oluşturulabilecek. Bu suretle oluşturulan parseller öncelikle arazi toplulaştırmasına veya kamulaştırma konusu olan arazi maliklerine, bu kişiler satın almadığı takdirde, yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünde tarım arazisi bulunmayan yöre çiftçilerine rayiç bedeli üzerinden ve DSİ’nin veya proje idaresinin talebi üzerine Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen usul ve esaslara göre satılacak.



Proje alanında tarım yapılamayacak kadar küçülmüş ve verimli işletilemeyen tarım arazileri, DSİ veya proje idaresi tarafından anlaşma yolu ile arazi maliklerinden satın alınabilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı Yönetmeliğin uygulamasını sağlamak üzere her türlü alt düzenlemeyi yapmaya yetkili olacak.

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt