Hayvan Satışları Artık İnternetle Yapılabilecek !

E-tarım platformu ile il içi hayvan alım ve satımları dijital ortamdan yapılabilecek. Tarım ve Orman Bakanlığının paylaştığı bilgilere göre platform şu şekilde kullanılacak:



"İl içinde hayvanlarını dijital ortamda pazarlamak isteyen üreticiler, https://etarim.gov.tr/ sayfasında bulunan "Hayvan Satış Bildirimi" butonuna tıklayarak işlem yapabilecekler.

Satıcı, gerçek kişi ise TC kimlik numarasıyla tüzel kişi ise vergi kimlik numarasıyla sisteme girerek hayvan satışı yapmak istediği işletmeyi seçecek.

Alıcının şartları sağlayıp sağamadığı sistem üzerinden kontrol edilecek. Alıcının şartları sağladığı durumda satıcı satmak istediği hayvanları sistem üzerinden seçecek. Seçim listesinde karantina ve kısıtlama tedbiri olan hayvanlar kırmızı ile gösterilecek. Küpesi olmayan hayvanın seçimine izin verilmeyecek.

Seçim işleminin ardından satışı yapılmak istenen hayvanlar listelenerek alıcının telefonuna mesaj olarak gidecek. Alıcı, alış işlemini kabul ederse satışa konu hayvanlara ilişkin bilgileri kendi hesabında görecek. Böylece il içi hayvan satış bildirimi tamamlanmış olacak."


dijital%20ortamda%20hayvan%20sat%c4%b1%c5%9f%20vitrin.jpeg

Nihat Çelik : "Hayvanlarımızın %30'u küpesiz"

Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği (TÜDKİYEB) Genel Başkanı Nihat Çelik, KONTV'de konuk olarak şu sözleri söyledi:


" Et fiyatları kasapta ve markette farklı, hatta sokak ve caddede bile ayrıdır
. Bu durum yetiştiricilerimizi, bizi üzüyor, biz diyoruz ki bir ölçü olsun. Bizim 55 liraya verdiğimiz et tüketiciye varıncaya kadar 100-120 liraya çıkıyor. Bizim muzdarip ve tüketicinin rahatsız olduğu konu budur.”

Ülkemizde şu an yüzde 30 oranında hayvanımız küpesizdir. Bir yetiştirici kendi işletmesindeki küpesiz hayvanını kimliklendirme için on defa tarım ilçeye gitmek zorunda kalıyor. Birliklerimize kimliklendirme küpe takma yetkisi de verilmiyor. Bunun kime faydası var. Tarım ilçe müdürlüğüne gidildiğinde yeterli eleman yok. Yüzlerce, binlerce işsiz atama bekleyen veteriner ve teknikerlerimizin sektörümüze kazandıralım, atamalarını yapmamız lazım.” dedi.

1626121080759.png

Bugün Almanyada ki ekili bugdayların durumu

münihten akrabam bugun bana video cektip atti. bugdayin cesidini merak ediyorum. ogrenip bana soyliyecek. basaklar cok uzun. 8 ila 12 kardes yaptiklarini soyledi. havalar 25 28 derece serin gidiyor dedi ve hala toprak nemini koruyor. sizlerle paylasmak istedim.

Resimler ve ekler

  • Screenshot_2021-07-12-22-33-34.png
    Screenshot_2021-07-12-22-33-34.png
    1.1 MB · Görüntüleme: 200
  • Screenshot_2021-07-12-22-33-29.png
    Screenshot_2021-07-12-22-33-29.png
    1 MB · Görüntüleme: 192
  • Screenshot_2021-07-12-22-33-26.png
    Screenshot_2021-07-12-22-33-26.png
    986 KB · Görüntüleme: 186
  • Screenshot_2021-07-12-22-33-23.png
    Screenshot_2021-07-12-22-33-23.png
    1 MB · Görüntüleme: 183
  • Screenshot_2021-07-12-22-33-05.png
    Screenshot_2021-07-12-22-33-05.png
    1,009.6 KB · Görüntüleme: 177
  • Screenshot_2021-07-12-22-32-49.png
    Screenshot_2021-07-12-22-32-49.png
    804.9 KB · Görüntüleme: 181
  • Screenshot_2021-07-12-22-32-41.png
    Screenshot_2021-07-12-22-32-41.png
    989.3 KB · Görüntüleme: 172
  • Screenshot_2021-07-12-22-32-34.png
    Screenshot_2021-07-12-22-32-34.png
    1 MB · Görüntüleme: 199

İNEKLERİNİZİ KESTİRMEYİN

kaba yem/saman sıkıntısı var,
bu durumda, kaba yem ihtiyacı nereden karşılanmalı?
hem kabayem, hem de kesif yem sınıfında olan mısır silajı imdada yetişir.
saman, yonca, arpaotu, buğdayotu, çayırotu gibi uzun gövdeli/uzun saplı
kabayemlerden, biri kullanılarak, miktarını en az seviyede tutarak, inekler beslenebilir.
kabayem ihtiyacını büyük kısmı mısır silajın karşılanır.
sütyeminden tasarruf yapılır, ancak soyaküspesi ya da çiğit/pamuk küspesi rasyona girer
sonuçta, ineklerden elde edilen süt miktarı (ortalama süt miktarı (30-35 kg) olur.
makul seviyede sütten bir kazanç elde edilir (sütstışı-yemgideri, yaklaşık 50-55 lira/inek/gün).
yıllık, 15 000 lira/inek.
buzağı satışından (3500 lira-kurdönemyemgideri/1500 lira), 2000 lira elde edilir.

soru: rasyonda mısr silajının oranı en çok %kaç olmalı (kuru yem temelinde):
%30
%40
%50
%55

soru:
650 kg inek için, aşağıdaki yemlerden inek başına günde kaç kilo verilir?
soyaküspesi
saman ya da yonca ya da arpaotu
mısırsilajı
sütyemi
rasyon tuz, dikalsiyum fosfat, mermer, soda, magnezyum oksit, vitamin-A,D,E,
ile desteklenir

bilgi amaçlı verildi.

kuru (sağılmayan) ineklerin yemlenmesi?

ineklerin, sağlığını, süt verimini, dölverimini/gebekalmasını etkileyen kurudönem yemlemesi,
nasıl yapılmalı?
ineklerde, 300 günlük sağımdönemi sonunda, sağımın kesilmesinden sonra,
ineklere hangi yemler, ne kadar verilmeli?
sağım kesildiğinde (=kuruya çıkarma=ineğin buzağılamasına 60 gün kaldığında), ineklerin vücut kondüsyon puanı (şişmanlık durumu, yağlılık durumu nasıl olmalı?
hedef kondüsyon puanının, üstünde olan inekler (yağlı inekler), hedef kondüsyon puanının altında olan inekler, nasıl yemlenmeli, bu inekler doğumdan sonra, ne tür hastalıklara yakalanır?
kuruya ayrılan ineklere, ne kadar yem vermeli? (vücut ağırlığının %kaçı kadar %2'si? %2.2'si?)
bu dönemde, yemdeki enerji ne kadar olmalı (inek yaşama payı+buzağı payı+hareket etme payı= %100), bu dönemde, yemde günlük ne kadar protein olmalı?
bu dönemde, yemde mineral (kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum) ne kadar olmalı?
kurudönem rasyonuna, magnezyum eklenmesi gerekli mi?
buzağılamadan sonra, görülen;
süt felci (ineklerin ayağa kalkmaması)
ketoz (ineklerin yem yememesi)
metrit (buzağı zarlarının atılmaması, buna bağlı dölyatağı iltihaplanması)
mastit (meme iltihablanması)
midenin yerdeğiştirmesi (midedönmesi)
ineklerin düşmesi ve yaralanması
az süt verimi
ineklerin gebe kalmaması (döltutmaması)
(bu durumlar, çoklukla, buzağılamadan sonra süt felci geçiren ineklerde görülür)

kuru döneme, çoklukla 2 dönem olarak bakılır.
-birinci dönem (buzağılamadan önceki 60 gün-->20 gün=40 gün)(buzağılamaya uzak dönem),
-ikinci dönem (buzağılamadan önceki 20 gün-->0gün, 0gün=buzağılama günü)(buzağılamadan önceki 20 günlük dönem)

ikincidönem başında (buzağılamaya 20 gün kaldığında), ineğin kondüsyonu,
yukarıda sayılan düzensizliklerin, muhtemelen yaşanıp-yaşanmayacağını gösterir.

sonuç:
-kuru dönemde, ineklerin hedeflenen vücut kondüsyonunda olmaları önemli, inekler ne şişman (aşırı yağlı) olmalı, ne de zayıf olmalı
-ineklerin vücut kondüsyonu ayarlaması, buzağılamadan önce, sağımın yapıldığı son dönemde ve kuru ayrıldıktan sonraki bir ayda, yem ayarlaması ile yapılır (rasyonun enerjisi saman verilerek azaltılır, tahıl =arpa-mısır, mısır silajı, verilerek artırılır).
-kuru dönemde, yemdeki kalsiyum, fosfor, magnezyum, sodyum (tuz) miktarı önemlidir, özellikle, günlük 30-35 gram magnezyum oksit ilavesi yapılabilir.
-kuru dönemde, ineklere sodyum bikarbonat=soda, verilmez. buzağılamadan önceki son 20 günde, toz mermer verilmez.
ineklerin, gebe düvelerin vücut kondüsyonunun tespitinde, nasıl yapıldığı konusunda, bu konuda tecrübeli, veterinerlerden, zooteknistlerden, yardım alabilirsiniz.

çiftçiler, kuru dönem yemlemesini nasıl yapmaktadır?
verilen yem çeşitleri (saman, çayırotu, arpaotu, buğdayotu, mısırsilajı, ayçiçekküspesi, pamukküspesi, soyaküspesi, arpa, mısır) nedir?, günlük verilen yem miktarları (kg/inek/gün) nedir?

bilgi amaçlı verildi...

Ziraat Odaları Birliği: "Hayvancılıkta kriz kaçınılmaz olacak"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar; Twitter üzerinden yaptığı açıklamada,

"Bir yılda üretici maliyetlerinde önemli ağırlığı olan DAP gübresi yüzde 141,üre gübresi yüzde 95,tarımsal ilaçlar yüzde 87,besi yemi yüzde 62, süt yemi yüzde 67 arttı. Girdi desteklerinde üreticilere can suyu olacak farklı paketler uygulamaya konulmalıdır. Hayvancılığın bel kemiği süt hayvancılığıdır. Bizde yüz litre çiğ süt fiyatı 27,49 Euro iken, ABD’de 33,86 Euro, AB’de ortalama 35,57 Euro'dur. Çiğ süt fiyatları önümüzdeki dönem bu şekilde devam ederse hayvanlar kesime gidecek, yeni bir kriz kaçınılmaz olacak." dedi.

1626036187233.png

Çinko Gübrelemesi Tavsiyesi ve Gübre Çeşitleri | Hangisini Kullanmalı?

Türkiye topraklarında alınabilir çinko; %13,9 çok az, %48,79 az, %30,3 yeterli, %4,7 fazla, %2,28 olarak tespit edilmiştir (Özbahçe, 2018). Toprak analizi sonuçlarına göre bitki beslemede ideal olması için toprakta 0.7-2.4 ppm, yaprak analizlerine göre kuru maddede 25-80 ppm olması gerekmektedir. Eğer toprakta 0.7 ppm değerinden daha az olursa çinko gübrelemesine gerek duyulurken, 2.4 ppm’den yüksek olursa da topraktan demir, mangan ve bakır alımları antagonisttik olarak azalmaktadır. Bitkilerce alımını etkileyen faktörler ise topraktaki çinko bakımından ideal pH olan 5.5-6.5 bandından uzaklaşmak, toprak analizlerinde çıkan %10’dan fazla kireç; toprakta ve yapraktaki yüksek demir, mangan ve bakır konsantrasyonlarıdır. Ayrıca toprak sıcaklıklarının çok düşük olması ve köklerin topraktaki oksijen yetersizliğinden dolayı boğulması da çinko alımını sınırlamaktadır.

1626035468990.png




Çinko gübrelemesinde genellikle Şelatlı çinko (Zn – EDTA / HEDTA) , Çinko sülfat ve Çinko oksit kullanılmaktadır. Şelatlı çinko (%6-14 Zn); yüksek kireç ve pH’a sahip topraklarda çinkonun karbonat, bikarbonat ve hidroksil ile bağlanmasını önleyerek kökten sağlıklı şekilde alınımını sağlamaktadır. EDTA ile şelatlanmış çinko 7-9 pH aralığındaki topraklarda bağlanmadan kalabildiği gibi HEDTA şelatlı çinkonun da belli bir pH aralığında stabil, bağlanmadan kaldığı bilinmektedir. Çinko şelatı’nın bitkinin gelişme dönemi başlangıcında taban gübreleriyle ve 1.damla veya yağmurlama sulamayla 0.5 – 2kg/dekar verilmesi tavsiye edilir, yapraktan uygulamaları, ucuz olan Çinko sülfata erişilebilirse tavsiye edilmez.

1626035280180.png



Çinko sülfat (%23 Zn) ise toprağa verildikten sonra yüksek kireçten (+%10) dolayı karbonat, bikarbonat ve hidroksil iyonlarına bağlandığından dolayı ya toprak şartlarının daha iyi olduğu tarlalarda tek başına 0.5 -3 kg/dekar dozda veya toprakta yüksek kireç şartlarında dekara 3 litre ile beraber , hümik asidin şelatlayıcı etkisinden yararlanılarak verilir. Çinko sülfat, aynı zamanda yapraktan gübrelemede en çok tercih edeceğimiz çinko gübresidir. Bitkinin gelişme dönemi başında, 500kg/dekar dozundaki üre (bitki yaprağının dış kısmındaki kütikula tabakasını yumuşatıp, mikroelementlerin alımını arttırdığı için kullanılır) ve 150g/dekar dozundaki Çinko sülfat pülverizatöre yayıcı yapıştırıcı katılıp homojen şekilde karıştırılmasını sağladıktan sonra, tercihen yelpaze memeler ile, çok ince zerrecikler haline getirmeyecek kadar basınçta, akşamüstü serin ve rüzgârsız koşullarda verilir. Uygulamanın 2 hafta ara ile 2-3 kez yapılması tavsiye edilir. Yapraktan çinko uygulamasının, topraktan verilen çinko şelatına ek olarak uygulandığını unutmamak gerekir, tek başına yapıldığı durumlarda etkisi daha az olur.

1626035314258.png



Çinko oksit (%78-80 Zn) gübrelemesi daha çok pH’ı düşük Karadeniz topraklarında rağbet görmektedir. Çünkü bileşikteki oksijen anyonu sadece pH’ı 6.5’den düşük topraklarda çinkodan bağını koparıp, çinkonun bitki kılcal kökleriyle alınımını sağlamaktadır. İç Anadolu’nun yüksek pH ve kireçli topraklarında çinko zaten bu formda yarayışsız olarak bulunduğu için toprakta çözülmeyeceğinden dolayı Çinko oksit gübrelemesini yüksek pH ve kireç koşullarında yapmak gereksizdir. Ayrıca Çinko oksit suda iyi eriyen bir gübre olmadığı için sadece katı halde tabana verilmelidir, yaprak gübresi olarak kullanılmamalıdır.

1626035395967.png


- KAYNAKLAR -
-Prof. Dr. Mehmet ZENGİN. BİTKİ BESLEME ve GÜBRELEME kitabı. Konya, 2021
-Prof. Dr. Mehmet ZENGİN’in Bitki Besleme ve Gübreleme dersi anlatımı.
-Doç.Dr. Aynur ÖZBAHÇE. TÜRKİYE TOPRAKLARININ BAZI VERİMLİLİK ve ORGANİK KARBON (TOK) İÇERİĞİNİN COĞRAFİ VERİTABANININ OLUŞTURULMASI. Ankara, 2018.

Danelik mısır yetiştiriciliği

Selamlar arkadaşlar
Bu sene danelik mısır işine girdik. Yan tarladaki mısırlar 2 metre boyunda kalın saplı yekpare hepsi birbirine denk ama bizim mısır 1 metre kadar çok dalgalı büyüyor tecrübeli arkadaşlar yardımcı olursanız teşekkürler

Resimler ve ekler

  • IMG_20210711_112035.jpg
    IMG_20210711_112035.jpg
    141.8 KB · Görüntüleme: 98
  • IMG_20210711_111906.jpg
    IMG_20210711_111906.jpg
    97.5 KB · Görüntüleme: 94

Bakanlıktan Sertifikalı Kanola Tohumuna %50 Destek

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli bugün Tekirdağ'da buğday ve kanola hasatına katılıp, biçerdöver ile buğday biçimi yapmıştı. Bir kaç saat sonra da resmi hesaplar üzerinden kanola bitkisinin sertifikalı tohumlarının %50'sinin bakanlık tarafından karşılanacağı paylaşıldı.

*Acaba bu kararda ne etkili olmuş olabilir?


1625944072661.png


1625944093990.png

  • Anket
(Anket) - Çiftçi işçi midir? Yoksa patron mudur?


Sizce yanında ücretli işçi çalıştırmayan, kendi tarlasını eken yada kendi hayvanını bakan çiftçiler İşçi midr? Yoksa Patron mudur?

Meclis kuyu seferberliği talep etti

Meclis kuyu seferberliği talep etti​

Bülent Sarıoğlu

Bülent Sarıoğlu​



 Meclis kuyu seferberliği talep etti

Meclis İklim Komisyonu, savaş, afet, kuraklık gibi zor dönemlerin stratejik rezervi olan yer altı sularını tüketen 100 bini aşkın kaçak kuyu ve kirletici etkenlere karşı seferberlik istedi.​




Meclis Küresel İklim Değişikliğini Araştırma Komisyonu, savaş, afet, kuraklık gibi zor dönemlerin stratejik rezervi olan yer altı sularını tüketen 100 bini aşkın kuyu ve kirletici etkenlere karşı seferberlik istedi. Çalışmasının sonuna gelen komisyon taslak raporunda yer altı su kaynaklarının korunmasına yönelik önemli uyarılarda bulundu. Komisyon, bazı bölgelerde kaçak kuyuların “kümes, tarımsal yapı” gibi gösterilip, elektrik aboneliği yapıldığını tespit etti. Komisyon raporundan bazı öneriler şöyle:

SUNİ BESLEME YAPILMALI
“Yer altı suyu kuraklık, savaş ya da doğal afet durumlarında hızla kullanıma sunulması gereken ve kirlilikten en az etkilenen kaynaktır. Yer altı sularının stratejik bir depolama olarak kullanılması amacıyla önlemler alınmalı. Yer altı suyu suni besleme çalışmalarına devam edilmeli, arıtılmış suların yer altı suyu beslenmesinde kullanılması sağlanmalı. Yer altı sulama kooperatifleri ‘sulama birlikleri’ adı altında toplanmalı. Yer altı suyu sıkıntısı yaşandığı havzada, aşırı su tüketen ürünler üretilmemeli. Yer altı suyu yetersiz alanlarda, yer altı suyuna dayalı sanayi bölgesi kurulmasına izin verilmemeli. Arıtılmış atık su kalitesini ve miktarını artıracak tesisler kurulmalı ve bu suları biriktirecek depolama tesisleri yapılmalı, depolanan suyla belli oranda ağaçlandırma ve peyzaj sahalarının ihtiyaçları karşılanarak, temiz suda tasarrufa gidilmeli.”

Meclis kuyu seferberliği talep etti


SURUÇ OVASI BÖYLE KURUDU

DSİ Müfettişi ve Yeraltı Suları Dairesi Eski Başkanı Kemal Karakuş, kuyuların yer altı rezervlerine oluşturduğu tehdidi şöyle anlattı:
“Yer altı suları konusunda 167 tane kanun DSİ’ye mutlak yetki vermesine rağmen, bürokrat olarak en çok muzdarip olan biziz. Çünkü neredeyse görevimizi yapamaz durumda kalıyoruz. Vatandaşın açtığı kaçak kuyulara maalesef müdahale edilemiyor. Zaten Konya için 19 tane eylem planı hazırlandı; maalesef başarılı olamadı. Yer altı sularını tek başına DSİ’nin halletmesi mümkün değil. Ben 10 yıl Urfa’da çalıştım, o zaman Suriye’den geliyorlardı -o darbeli sondajlar bir günde 150 metre kazabiliyor- kazıp gidiyorlardı. Ruhsat da yok, hiçbir şey de yok. Bu şekilde Suruç Ovası kurudu, ama şimdi yüzey suyu götürdüğümüz için tekrar toparladı. Yani yer altı suları böyle, çok yüklendiğiniz zaman bitiyor. Bunun topyekün seferberlikle kaldırılması lazım.”




Sizin düşünceleriniz nedir TrakKulup üyeleri?

Tire Süt Kooperatifi, geleceğin lider yöneticilerini yetiştirecek

Tire Süt Kooperatifi, geleceğin lider yöneticilerini yetiştirecek​

Tarımda Kooperatifleşme - Tarım Analiz​

10 Temmuz 2021

Büyükbaş, GTVideo, Hayvancılık, Hayvancılık, Süt sığırcılığı, Tarım


Tarım-Analiz programına konuk olan Tire Süt Kooperatifi Başkanı Mahmut Eskiyörük, Bloomberg HT Tarım Editörü İrfan Donat’ın sorularını yanıtladı. Kooperatifin lider yönetici yetiştirmek konusunda proje hazırladığını kaydeden Eskiyörük, kooperatif ortaklarının çocuklarına yönelik açtıkları eğitimle geleceğin lider yöneticilerini işin mutfağında yetiştireceklerini söyledi.

Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Eskiyörük; “Ülkemizde kuruluşların kaderi genelde yöneticilerine bağlı kalıyor, yani baştaki yönetici değişince o kuruluş ilkelerinden ve amaçlarından sapabiliyor. Bu durum, kurumsallaşmanın tam anlamıyla oturmamasından kaynaklanıyor. Bu riski kooperatifimizde yaşamamak için kooperatif ortaklarımızın çocuklarına yönelik açtığımız eğitimle geleceğin yönetici kadrolarını yetiştirmeye başladık. Ne kadar çok gencimizi kooperatifçilik konusunda eğitirsek o kadar güçlü ve kurumu sahiplenen bir gelecek yaratırız” dedi. Eskiyörük, “Bu proje kapsamında 20-40 yaş arası en az lise mezunu ve ata mesleğini sürdürecek olan kooperatifimizin ortak çocuklarını kooperatifçilik konusunda eğiteceğiz. Önümüzdeki seçimde yönetim ekibimi bu gençlerin içinden uygun nitelikte olanlarla oluşturarak tekrar aday olacağım. Ortaklarımız yine görev verirse bu gençlerimizi geleceğe yönelik yetiştireceğim ve hazır olduklarına kanaat getirdiğimde görevimi teslim edeceğim” diye konuştu.


Etiketler: Mahmut EskiyörükTarım AnalizTire Süt KooperatifiVideo

Gelişmiş ülkelerde meyve ve sebzenin yarısı çöpe gidiyor!

Gelişmiş ülkelerde meyve ve sebzenin yarısı çöpe gidiyor!​

10 Temmuz 2021

Ekonomi, Meyva, Sebze, Tarım


Gelişmiş ülkelerde meyve ve sebzenin yarısı çöpe gidiyor!

‘2021 Uluslararası Meyve Sebze Yılı İlk Yarı Değerlendirme Toplantısı’ ile bir araya gelen uzmanlar, gelişmiş ülkelerde meyve ve sebzenin yüzde 50’ye yakınının hasat ve tüketim sürecinde kaybedildiğini söyledi.

Antalya Ticaret Borsası (ATB), Antalya Tarım Konseyi (ATAK), Antalya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü işbirliğiyle düzenlenen ‘2021 Uluslararası Meyve Sebze Yılı İlk Yarı Değerlendirme Toplantısı’ gazeteci Galip Umut Özdil’in moderatörlüğünde çevrimiçi yapıldı.

ATB ve ATAK Başkanı Ali Çandır, Antalya Tarım ve Orman Müdürü Gökhan Karaca’nın açılışında konuştuğu toplantıya, Birleşmiş Milletler (BM) Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Türkiye Temsilci Yardımcısı Dr. Ayşegül Selışık, Batı Akdeniz İhracatçıları Birliği Başkanı (BAİB) Başkanı Ümit Mirza Çavuşoğlu, Türkiye Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan ile Prof. Dr. Orhan Kuruüzüm konuşmacı olarak katıldı.

BM’nin 2021 yılını “Meyve ve Sebze Yılı” ilan ettiğini anımsatan Özdil, 2016 yılının da “Bakliyat Yılı” ilan edildiğini, farkındalık oluşturan o dönemde bakliyatın üretim ve tüketiminin arttığına dikkat çekti.

Özdil, “Bakliyatın tüketimi o dönem dünya genelinde yüzde 3.84 arttı. Bu yıl meyve sebze üretim ve tüketiminde de artış olmasını umuyoruz” dedi.

msb-topl-7.21.jpg


“Sağlıklı, uygun fiyatlı, erişilebilir olmalı”


FAO Türkiye Temsilci Yardımcısı Ayşegül Selışık, sağlıklı beslenme için meyve ve sebze tüketiminin önemini vurgularken, “Dünya Sağlık Örgütü her gün en az 400 gram meyve sebze tüketilmesini öneriyor.

DSÖ, 2017 yılında 3.9 milyon insanın ölüm sebebinin yeterince meyve sebze tüketmemelerinden kaynaklı olduğunu rapor etti.
Meyve sebze beslenmemizin temeli. O nedenle gıda güvenliği kuralları çerçevesinde üretilmeli, uygun fiyatlı, sağlıklı ve erişilebilir olmalı” diye konuştu.

“Meyve sebzenin yarısı çöpe gidiyor”

Selışık, 2000 yılında dünya genelinde 685 milyon ton sebze üretilirken, 2018 yılında 1 milyar ton sebze üretildiğini, aynı döneminde meyve üretiminin 577 milyon tondan, 868 milyon tona çıktığını kaydetti.
Selışık, TÜİK verilerine göre bu yıl Türkiye’de sebze üretiminin bir önceki yıla göre yüzde 0.3 azalacağının tahmin edildiğini, meyve, içecek ve baharat bitkileri üretiminde yüzde 7.1 oranında artış olacağının tahmin edildiğini söyledi.
Selışık, gıda israfına dikkat çekerken, “Gelişmiş ülkelerde meyve ve sebzenin yüzde 50’ye yakını hasat ve tüketim sürecinde kaybediliyor. Özellikle yaş sebzenin pazara erişimi sırasında büyük kayıplar oluyor. Bu kayıplar da toprak su gibi giderek azalan sınırlı kaynaklarımızın kaybına neden oluyor” diye konuştu.

gida-israfi.jpg


“Gıdanın yüzde 80’ini küçük işletmeler üretiyor”
Ayşegül Selışık, meyve sebzedeki kaybın sera gazı sorununu da artırdığını belirtirken, “İklim değişikliği riskini iyi yönetmemiz gerekiyor. Kayıp ve israf önlenirse sera gazı salınımı da azalır” dedi.
Selışık, dünya gıda üretiminin yüzde 80’inin, meyve sebze üretiminin ise yüzde 50’sinin küçük işletmeler tarafından üretildiğini belirtirken, küçük üreticinin ürününü pazara ulaştırmada yaşadığı sıkıntılara dikkat çekti. Selışık, küçük üreticinin yaşadığı sıkıntıların kooperatifler aracılığıyla giderilebileceğini belirtti.

Kaynak: www.gidahatti.com

kamyonmu ? kamyonetmi K belgeleri ilgili bilgi

slm Arkadaşlar. mitsubishi ısuzu yada iveco almayı düşünüyorum.. bunların kamyon geçenleri kasaları daha büyük kamyonetler biraz daha ufak. kendi isimde canlı hayvan yeri geldiği zaman nakliyede yapacam ruhsatında kamyon geçenler için k2 yetki belgesi alınıyor 17.000 tl 5 yıl süreli bunun için vergi levhası muhasebe gerekiyormu. yani vergi mukellefi olmamiz gerekiyormu. konuyla ilgili bilgisi olan varmi yada hali hazırda kamyonu olupta bu işlerde çalışan varmi nasıl bir yol izliyorsunuz. yada kamyonet olursa ne olur. yardımcı olursanız sevinirim.

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt