İşte AB’nin hava, su ve toprakta sıfır kirlilik için eylem planı!

İşte AB’nin hava, su ve toprakta sıfır kirlilik için eylem planı!​

19 Haziran 2021

3 dakikada okunabilir.

İşte AB’nin hava, su ve toprakta sıfır kirlilik için eylem planı!


“Hava, Su ve Toprak için Sıfır Kirliliğe Doğru” başlıklı eylem planı, AB Komisyonu tarafından kabul edildi.
AB Komisyonu tarafından kabul edilen “Hava, Su ve Toprak için Sıfır Kirliliğe Doğru” başlıklı eylem planı, 2050 yılına kadar kirliliğin insan sağlığına ve doğal ekosistemlere zarar vermeyen seviyelere indirildiği bir dünyaya erişmek hedefiyle, atılması gereken adımları belirliyor.
Yeşil Mutabakat’ın önemli bir çıktısı olarak kabul edilen “Hava, Su ve Toprak için Sıfır Kirliliğe Doğru” başlıklı eylem planı, AB Komisyonu tarafından kabul edildi.
ab-komisyonu.jpg
Sıfır Kirlilik için Eylem Planı

2050 yılına ulaşıldığında kirliliğin insan sağlığına ve doğal ekosistemlere zarar vermeyen seviyelere indirildiği bir dünyaya erişmek üzere bütünlükçü bir bakış açısı ile, söz konusu hedefe ulaşmak için atılması gereken adımları belirleyen Plan, dijital çözümlere de odaklanarak, doğa kirliliğini önlemek için ilgili tüm AB politikalarını bir araya getiriyor.
AB’nin sıfır kirlilik ve zehirsiz bir çevreye sahip olması için 2020 yılında kabul edilen “Sürdürülebilirlik İçin Kimyasallar” stratejisi ile uyumlu hedef ve eylemler içeren Eylem Planı kapsamında ayrıca, konuya ilişkin yasal çerçevenin gözden geçirilmesi sağlanarak, mevzuat boşluklarının giderilmesi amaçlanıyor.
hava-kirliligi.jpg
Kirliliği kaynağında azaltmak için 2030 hedefleri

Plan, “Sağlıklı insanlar için sağlıklı gezegen” hedefi kapsamında, mevcut duruma kıyasla kirliliği kaynağında azaltmak için 2030 hedeflerini de belirliyor:
  • Hava kirliliğinin neden olduğu erken ölümlerin sayısını %55 oranında azaltmak amacıyla hava kalitesinin iyileştirilmesi;
  • Denizlerdeki tüm atıklar ve plastik çöpler (%50) ile çevreye salınan mikroplastiklerin (%30) azaltılması sayesinde su kalitesinin iyileştirilmesi;
  • Kimyasal pestisit kullanımının %50 azaltılması ve toprak kalitesinin iyileştirilmesi;
  • Hava kirliliğinin biyolojik çeşitliliği tehdit ettiği AB ekosistemleri sayısının %25 azaltılması;
  • Ulaşım kaynaklı gürültüye sürekli olarak maruz kalan nüfus oranının %30 azaltılması;
  • Evsel atıkların %50 oranında azaltılması.
trafik-hava-kirliligi.jpg
Eylem planı kapsamındaki girişimler

Bu hedeflere erişim için planda yer verilen girişimler ise şöyle:
  • Hava kalitesi standartlarının Dünya Sağlık Örgütü’nün en son önerileriyle daha uyumlu hale getirilmesi;
  • AB nehirleri ve denizleri dahil olmak üzere su kalitesi standartlarının gözden geçirilmesi;
  • Toprak kirliliğinin azaltılması;
  • AB atık yasalarının temiz ve döngüsel ekonomi ilkelerine uyarlanması amacıyla gözden geçirilmesi;
  • Üretim ve tüketimde sıfır kirliliğin teşvik edilmesi;
  • Bölgeler arasında sıfır kirliliği teşvik etmek için AB bölgelerinin yeşil performansını gösteren bir puan tablosu oluşturulması;
  • Üçüncü ülkelerde zararlı, toksik etkileri olan ürün ve atıkların ihracatını kısıtlayarak AB’nin kendi sınırları dışındaki kirlilik ayak izinin azaltılması;
  • Yeşil ve dijital çözümler ile sıfır kirlilik için “Living Labs” (yaşayan laboratuarlar) girişiminin başlatılması;
  • Sıfır kirliliğin daha güçlü bir şekilde uygulanması için çevre ve diğer alanlardaki resmi makamlar arasındaki işbirliğinin geliştirilmesi.
Kaynak: www.gidahatti.com






AB üyesi olmasakta orda yapılan değişiklikler bizi doğrudan ilgilendirecek. Mesela; senin hava kaliten düşük, fazla kimyasal, ilaç, gübre vs. kullanıyorsunuz deyip sebze meyve almayı tamamen kesebilirler. Zaten şuan bile sebze meyveyi dünya fiyatının yarı parasına verirsek anca alım yapıyorlar. İleride alımı tamamen durdurabilirler.

Durum ciddi, umarız gerekli hazırlıklar planlamalar çalışmalar yapılırda, Türk Çiftçisini yeni krizlerle boğuşturmazlar. Yoksa ülkeyi yönetenler "AB'nin şartlarını sadece büyük işletmeler eliyle yürütürüz" derlerse, küçük çiftçi kalmaz bu şartlarda, mülkiyet tamamen el değiştirirde, bu ülkenin tarlasını John, Bill, Hans sürer !..

  • Makale
Bankaların tarım kredileri

Bankaların tarım kredileri​

31 Mayıs 2021
Cengiz Çakır


Tarım dışı iş kollarında kâr oranları azaldığından, bankalar alternatif gelir kaynaklarına yönelmektedir. Avrupa Birliği sürecinin etkisiyle yabancı sermayeli bankalar, tarım kooperatifleri, sigorta şirketleri gibi para ve sermaye piyasası aktörlerinin tarımın finansmanında etkili olduğu bir dönem yaşanmıştır.

BANKALAR​

“2018 yıl sonu itibariyle ülkemizde faaliyet gösteren 3 adet kamu bankası, 10 adet özel banka, 12 adet yabancı sermayeli banka, 7 adet şube bazında hizmet veren yabancı banka ve 13 adet kalkınma yatırım bankası bulunmaktadır.
2004 yılından sonra, tarım kredisi başlığı altında olmasa dahi, tarımsal faaliyetlere ve çiftçilere hizmet ve kredi vermekte olarak özel bankaların mülkiyetinde azımsanmayacak değişimler olmuştur. Söz konusu hisse ve sahiplik değişimleri günümüzde de devam etmektedir.”
(Topuzoğlu:s.107).
Resmi kayıtlara göre kamu bankalarının tümü, 7 özel banka, 3 yabancı sermayeli banka tarım kredisi kullandırmaktadır. (Topuzoğlu:s.110).



BİLDİRİLEN TARIMSAL KREDİLER​

fb943e48-65d8-4393-86e5-971fd1401ca3.png

Piyasada tarımsal kredi deneyimlerinin genel olarak bankalar açısından kârlı olduğu aşikârdır.
Çizelge 3’te yabancı özel bankaların tarımsal kredilere diğer kesimlerden daha fazla önem verdiği görülmektedir. Toplam kredi hacmi yerli özel bankalardan 279 milyar lira az olan yabancı bankalar, yerli özel bankalardan 9,2 milyar lira daha fazla tarımsal kredi vermişlerdir. Yabancı bankaların tarıma olan bu ilgisi, gerçekten ilgi çekicidir.

f6b6033d-9014-44bb-b257-a2f58f3860b1.png

Konuyu açıklığa kavuşturmak için “takipteki kredileri” izleyelim. Çizelge 1’de kamu bankaları tarafından verilen 100,4 milyar lira tarımsal kredinin yüzde 2’sine karşılık gelen 2,0 milyar lirası takibe düşmüştür. Yerli özel bankaların takibe düşen kredi oranı yüzde 6,9’dur. Yabancı özel bankaların takibe düşen tarımsal kredi oranı yüzde 7,2 olmuştur. Yabancı bankaların takipteki kredi oranı, onlardan 4,41 kat fazla kredi veren kamu bankalarının takipteki kredi oranına yakındır. Yabancı bankaların kredilendirme konusunda gevşek, tahsilat konusunda katı davranmaları dikkat çekicidir.




GÜVENCELER​

“Kırsalda üretim yapmakta olan üreticilerin ödeme ahlaklarının, diğer ticari faaliyet yürütmekte olan kredi müşterilerine nazaran daha yüksek olduğu belirtilmektedir. Genelde tarım kredilerine teminat olarak taşınmaz (özellikle tarım arazisi) ipoteği yapılmaktadır. Başka bir çiftçinin kefil alınması, sorunlu hale gelen kredilerin tahsil kabiliyetini arttırmaktadır. Bütün bu hususlar özel bankaların kendilerini görece güvende hissetmelerine neden olmaktadır.”



OYUNBOZANLIK​

“Türkiye’de faaliyet göstermekte olan özel bankaların pek çoğunda tarım kredisi konusunda uzun vadeli planlama ya da strateji bulunmamaktadır. Piyasalarda olumsuz koşulların artması durumunda krediler erken geri çağrılabilmekte, faiz oranları çok hızlı olarak değiştirilebilmekte, kredi vadeleri ve taksit koşulları yine ani olarak revize edilebilmektedir.
Tarımsal faaliyetlerin nakit girişi sağlaması için en iyi ihtimalle 6 ay gerekmektedir. Böyle bir piyasada bunun gibi ani politika/koşul değişiklikleri, tarımsal işletmeler ve tarım kesimi üzerindeki olumsuzlukları artırmaktadır” (Topuzoğlu: s.108 ).



SONUÇ:​

Kredi açılırken, başvuru yapan kişinin küçücük harflerle yazılmış sayfalar dolusu kredi sözleşmesinin altına el yazısı ile “Okudum, anladım” yazarak imzalaması isteniyor. Çoğu ilkokulu bitirme olanağı bulamamış insanların, bankada bulunduğu kısa sürede sözleşmeyi okuması olanaksızdır. Defalarca okusa bile yarısı frenkçe, yarısı Osmanlıca terimlerle dolu karmaşık parasal işlemleri ve hukuksal süreçleri anlaması mümkün değildir. Satır aralarında kredi veren kuruluşu her zaman haklı çıkaracak ayrıntılar gizlidir. İmzası alınarak borçlandırılan şahsın eli kolu bağlanmıştır. Haciz kararı aldırıp mallarına el konulabilir. Eskiden olduğu gibi birkaç dönüm tarla satarak borçtan kurtulma olanağı da kalmamıştır. Toprak Koruma Kanunu uyarınca tarlaların 20 dekardan küçük parçalara bölünmesi yasaklanmıştır. Köy yerinde herkes birbirinden beter borç içinde yüzerken icra yoluyla satışa çıkarılan büyük tarlayı kimlerin alacağı bellidir. Böylece köylüyü yerinden yurdundan uzaklaştırmanın yasalara uygun (!) yöntemi bulunmuş olmaktadır. Komşularının gözü önünde evindeki eşyaları haczedilerek götürülen insanların çekeceği acıyı düşünün. Böyle onur kırıcı bir duruma katlanamayıp, canına kıyanlar bile olmaktadır.

Kaynak: İpek Topuzoğlu, Seçilmiş Bazı Ülkelerde ve Türkiye’de Bankaların Tarımsal Finansman Uygulamalarının Analizi, Yüksek Lisans Tezi, Ege Üni. Fen Bil. Ens. İzmir, 2019. Öğrencim ve meslektaşım olan Zir. Yük. Müh. İpek Topuzoğlu’na teşekkür ederim.

Türkiye bu ürünlerde dünyada birinci sırada

Türkiye bu ürünlerde dünyada birinci sırada​


Türkiye bu ürünlerde dünyada birinci sırada

Dünyada fındıktan kiraza, incirden kayısıya, ayvadan haşhaşa kadar çeşitli ürünlerin üretiminde ilk sırada yer alan Türkiye, geçen yıl bitkisel üretimini yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının olumsuz etkilerine rağmen bir önceki yıla göre yüzde 7,6 artırmayı başardı.​




AA muhabirinin Tarım ve Orman Bakanlığından edindiği bilgiye göre, Türkiye, tarımsal hasıla bakımından son 10 yıldır Avrupa'da ve dünyada ilk sıralarda bulunuyor. 2005-2019 dönemi itibarıyla tarımsal hasılada Avrupa'da birinci olan ülke, dünyada 7'nci sırada bulunuyor.

Türkiye'de tarımsal hasıla geçen yıl, bir önceki yıla kıyasla yüzde 20 artarak 333,3 milyar liraya yükseldi ve bu rakam Cumhuriyet tarihinin rekoru olarak kayıtlara geçti.


Bitkisel üretimde de Kovid-19 salgınının olumsuz etkilerine karşın geçen yıl, bir önceki yıla göre yüzde 7,6 artış sağlandı ve 126,1 milyon ton üretim yapıldı.

Bitkisel üretim değeri de aynı dönemde yüzde 24,2 yükselerek 245,2 milyar liraya ulaştı. Tarla ürünlerinde yüzde 11,9, meyvelerde yüzde 5,8, sebzelerde yüzde 0,3 artış gerçekleşti. Geçen yıl 6,5 milyon ton mısır ve 278 bin ton kuru fasulye üretimiyle Cumhuriyet tarihinin bu ürünlerde üretim rekoruna ulaşıldı.


TÜRKİYE'NİN ÜRETİMDE DÜNYADA İLK SIRALARDA YER ALDIĞI ÜRÜNLER
https://www.arabam.com/trink-sat?ut...6mR9JRLtY6We4yNXmDsXDmGaCDh-kworM7E9J7c1bTrAQ
Türkiye fındık, kiraz, incir, kayısı, ayva ve haşhaş üretiminde dünyada birinci,
kavun, karpuz, vişne, hıyar, keçiboynuzu ve nohut üretiminde ikinci,
Mandarin ve elma üretiminde üçüncü,
Antepfıstığı, çilek, kestane, ceviz ve mercimek üretiminde ise 4'üncü sırada yer alıyor.
Şekerpancarında 5'inci,
Limonda ve üzümde 6'ncı olan ülke,
Kütlü pamuk üretiminde 7'nci sırada bulunuyor.



Dünyada yılda yaklaşık 1,1 milyon ton fındık üretilirken bunun yüzde 69'u Türkiye'de yetiştiriliyor. Ayva üretiminde 666,6 milyon tonluk üretimin yüzde 26'sı da Türkiye'den karşılanıyor. Kiraz üretimi yaklaşık 2,6 milyon ton olarak hesaplanırken bunun yüzde 26'sı Türkiye'de üretiliyor. Dünya incir üretimi 1,3 milyon tonu bulurken, Türkiye yüzde 24 payla bu üründe de ilk sırada yer alıyor.
Türkiye, dünya kayısı üretiminin de yaklaşık yüzde 21'ini gerçekleştirerek bu alanda da birinci durumda bulunuyor.
Öte yandan Türkiye, buğday unu ihracatında dünyada birinci, makarna ihracatında ikinci sıradayken, meyve üretiminde 5'inci, sebze üretiminde ise 4'üncü sırada yer alıyor. Ayrıca Türkiye, geçen yıl 205 ülkeye 1982 çeşit tarımsal ürün ihraç ederek 20,7 milyar dolar gelir sağladı.

Böcek Ekolojisi bilinerek, zararlı böcek mücadelesi nasıl yapılır?

Böceklerin etkilerini direkt ve indirekt olarak gördüğü en büyük etkenlerden biri sıcaklıktır. Eğer bir sera veya tarlada zarar oluşturan böceğin düşük sıcaklığa mı (oligothermal), yüksek sıcaklığa mı (polythermal) yoksa esnek sıcaklık değerlerine (eurythermal) mi toleranslı olduğunu bilirsek ve kapalı ortamlardaki sıcaklığı hedef böcek türünün tolere etmeyeceği düzey olarak değiştirip, bir süre boyunca ortamı bu sıcaklıkta tutarsak, bazı böceklerle mücadele etmiş oluruz. Aynı şekilde doğal olarak gerçekleşen donlar ve yüksek sıcaklıklar da bazı böcek türleriyle doğal mücadele aracıdır. Ancak unutmamak gerekir ki, çok düşük ve yüksek sıcaklıklar yetiştirdiğimiz bitkileri de etkiler. Bu bölümden anlaşılacağı gibi; bitkimizin sıcaklık isteklerini ve hedef böceğin sıcaklık grafiğini iyi bilerek mücadele edebiliriz. Yine bu sıcaklık grafiğinden yararlanarak bazı böceklerin uyku/inaktif olduğu zamanı denk getirerek ağaçlarda silkeleme ile böcekler toplanabilmektedir. Ayrıca bazı böcek türleri yaşamsal faaliyetlerini devam ettirecekleri sıcaklık aralığının alt sınırlarında daha az yumurta bırakır ve bu yumurtalardaki bireylerin erkek oranı daha fazla olur ve 1 yıldaki döl sayısı da azalır. Böylece böcek popülasyonundaki hızlı artış bir nebze de olsun engellenebilir.


Bir diğer mücadele yöntemi olarak ise bazı türler için yüksek ışıklandırmayı ele alabiliriz. Örneğin elma iç kurdu bireyleri gün batımına yakın, alacakaranlıkta çiftleşmektedir. Gün batımından birkaç saat önce ortama yüksek ışık şiddeti verilirse, hedef böceğe olan olumsuz etkisinden dolayı çiftleşme sekteye uğrar. Bir döl dönemi boyunca bu işlem yapılırsa, bir sonraki böcek generasyonu hiç yumurtlanmamış olur, elde sadece eski yetişkin bireyler kalır. Bunun dışında ışığa yönelen böcek türleri de vardır. Ortama bir yerden, o böceğin ilgisini çeken dalga boyundaki ışık verilirse hedef böcekler oraya yönelecek ve bir tuzak mekanizmasıyla yakalanabilirler. Işığın bazı dalga boyları, yani farklı ışık renkleri bazı böceklerin başta yumurtalama gibi aktivitelerini zayıflatıp, üreme hızını düşürmektedir. Gün içerisinde güneşten gelen farklı dalga boylu ışıklar ve bizim ortama vereceğimiz, böceğe zararlı dalga boylu olan ışıklarla böceklerle kısmi mücadele yapılabilir.
1624049806146.png



Ortamdaki yüksek su da bazı böcek türleri için öldürücü etki oluşturur. Burada dikkat etmemiz gereken; böceğin suyu geçirgen bir kabuğa sahip olması ve onlara barınak olan toprak gibi bir deponun bulunmasıdır. Eğer toprak zerrecikleri suya doyacak kadar sulanırsa, ortamda çok az oksijen kalır. Söz konusu hassas böcekler yüksek su oranı ve oksijensizlikten dolayı ölür. Tabiki suya doygun haldeki toprak, bir miktar kuruyuncaya ve oksijen içeriği artıncaya kadar bitkilerin besin alımı yapacağı özelliği kaybetmiş olur, aşırı sulamanın dezavantajı budur, bu yöntem tarlanın boş olduğu zamanda yapılabilir. Ayrıca yağmur ve dolu havadan yeryüzüne düşerken böceklere mekanik olarak zarar verir, bu ölüme kadar gidebilmektedir. Yine kanatları ıslanan böcekler eğer çiftleşme döneminlerse, bu dönem bir süre aksar. Yine seralardaki %100'e kadar varan nem, böceklerin çiftleşme istek ve verimlerini arttırdığından dolayı; kapalı alanlarda yetiştirilen bitkilerin iyi havalandırılması gerekmektedir. Bazı türler ise belirli nem değerlerinde diyapoz evresine geçer, bunun için genelleme yapamayız.


Çok yüksek şiddetteki rüzgarlar böcekleri taşıdığından dolayı, çok düşük şiddetli rüzgarlarda ise dişilerin salgıladığı feromonun taşınmamasından dolayı çiftleşme verimi azalmaktadır. Ortama suni rüzgar verilir veya rüzgar tamamen kesilir ise çiftleşmeyi aksatıp, bir sonraki generasyonun daha az olmasını sağlayabiliriz.


Ayrıca bir bölgeye ekilen yeni bir kültür bitkisinin, bölgeye yeni bir böcek türü getirip getirmeyeceği de "ölüm diyagram" larından anlaşılabilmektedir. Bu diyagramlarda bir böceğin sıcaklık-yağış/ölüm ve sıcaklık-nem/ölüm ilişkisi verilir. Bölgenin iklim koşulları da göz önüne alınarak, dışardan o bölgeye girecek böcek türü doğal olarak iklime yenik düşeceği bilimsel olarak öngörülür.

1624049725212.png



Bazı böcek türleri ortamdaki yüksek CO2'den gelişme ve yumurtlama olarak olumsuz etkilenir. Seralara sabah verilen CO2 tüpleri, bitkilerin daha verimli fotosentez gerçekleştiği için verildiğinden, bu yöntemin uygulanışında bitkilere zarar gelmemektedir (gece harici). C4 bitkilerinin; C3 bitkilerine oranla ,yüksek CO2'i daha fazla sevdiği de bilinmektedir.
1624049695727.png


Toprak yapısının kumlu olması da böceklerin kabuklarını çizdiğinden dolayı toprakta böcek aktivitesinin azalmasına neden olur. Ancak unutmamak gerekir ki; kil, silt ve kumun topraklarda eşit olarak %33 oranında bulunması en ideal ölçüdür. Böcekler, pH'ın 6-7 arası olduğu toprakları genel olarak daha çok sever. Ancak sırf böcekler ölsün diye, bitki besin elementlerinin alımının en uygun olacağı bu pH düzeyini, gereksiz kireçleme yaparak arttırmamalıyız! Ayrıca iyi beslenen, iyi ıslah edilmiş topraklar bitkilerini iyi beslemekte ve bitkilerde başta böcek zararlarını tolere ederek sağlıklı kalabilmektedir. Yeterli düzeyde kireç, potasyum, kalsiyum ve silisyum gübrelemelerinde böceklerin verdiği zararların azaldığı; azot verildiği durumlarda ise bitki hücrelerinin daha gevşek olmasından dolayı böcek zararının arttığı tespit edilmiştir.

1624049650830.png



Bunların dışında yetiştiriciliğini yaptığımız bitkilere zarar veren böceklerin doğal düşmanı olan memeli veya böcekleri (parazitoid, predatör) doğru zamanda ortama salarsakda mücadele etmiş oluruz.

1624049624774.png



Böceklerin, en çok tercih ettiği bitkilerin yerine, mecburiyetten farklı alternatiflere yönelmesi bazı türlerde yumurta sayısının azalmasına ve bazı türlerde de ölüme neden olmaktadır. Bu fikir ile de ana ürünümüzü ekeceğimiz tarlaya münavebe uygulanabilir veya hedef böcekler için hedef tuzak bitkilerin ekimi yapılabilir.

1624049588396.png



İnsan faktörü ise yaptığı toprak işleme faaliyetleriyle böceklerin rahat olduğu alanı bozarak onların ölmesine sebep olabilir ve çevreye verdiği zararlardan dolayı da indirekt olarak böcekleri öldürebilir.

1624049530885.png


KAYNAKLAR:
-Dr.Öğr. Üyesi Hüseyin ÇETİN'in Böcek Ekolojisi notu ve ders anlatımı
-Prof.Dr. Mehmet ZENGİN'in Bitki Besleme ve Gübreleme kitabı ve ders anlatımı
-Prof.Dr. Levent ÜNLÜ'nün Genel Entomoloji ders notu ve ders anlatımı

Hayvancılık ve Kripto Para Madenciliği Zıtlığı

Hayvancılık ile kripto para madenciliği ilk bakışta size de çok zıt geldi değil mi? Ne bağlantısı olabilir diye düşünebilirsiniz. Bildiğiniz gibi son zamanların trendi kripto paraları duymayanınız yoktur. Oldukça karlı bir iş gibi görünen kripto paranın en büyük iki maliyeti, güçlü bilgisayarlar ve bu bilgisayarların sürekli çalışması sonucu tükettiği yüksek elektrik. Her iki maliyet de azımsanmayacak düzeyde.

Bu iki maliyetin en azından birisini dert olmaktan çıkaran bir kişiden bahsedeceğiz. Philip Hughes. Büyük bir çiftçiliğe sahip...

Devamı: https://portal.trakkulup.net/sadece-sigir-ciftligi-degil-kripto-para-ciftligi-2776

Resimler ve ekler

  • _118820909_p1055257.jpg
    _118820909_p1055257.jpg
    96.7 KB · Görüntüleme: 11

8 milyon metrekarelik alanda üretime başladı ithal cevize cephe açtı

8 milyon metrekarelik alanda üretime başladı ithal cevize cephe açtı​

Vahap MUNYAR

Vahap MUNYAR
18 Haziran 2021 Cuma

ALPER Apaydın, 2000 yılında lisans üstü eğitimi sırasında Londra’da ticarete de başladı. Türkiye, KKTC ve İspanya bağlantılı çalıştı, gayrimenkul danışmanlığında uzmanlaştı:
- 2008 yılına kadar ciddi satışlar gerçekleştirdik.
Gayrimenkul alanında işleri büyütürken bir taraftan da tarım projelerine kafa yormaya başladı:
- Ailemiz Bosna kökenli. Büyükbabamın amcası Zekai Apaydın, Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Tarım Bakanı’dır. Yani, Mustafa Kemal Atatürk döneminin Tarım Bakanı. Köklerimdeki tarım ilgisi beni de sektöre çekti.


API Group’u kuran Alper Apaydın’ın en büyük ideali katma değeri yüksek olan işler yapmaktı.

İspanya, Portekiz ve ABD’de tarımı inceledi, kararını verdi:
- Türkiye, ciddi düzeyde ceviz ithal ediyor. Ceviz üretimine girmekte yarar var.
İlk denemelerini 2012’de Fethiye’de yaptı. Ceviz konusunda önemli çalışmaları olan Prof. Yaşar
Akça’dan danışmanlık aldı, strateji belirledi:
- İlk denemelerden anladık ki, topraktaki mineraller ve su, ceviz üretiminde önemli rol oynuyor. Badem, ceviz kadar su istemiyor.
Ceviz yetiştirmeye en uygun alan olarak Manisa ve ilçelerini saptadı:
- 8 milyon metrekare alanı ceviz, 2 milyon metrekare alanı da badem bahçesine dönüştürdük. Ayrıca 350 dönüm alanda da zeytin üretimine girdik.
Alper Apaydın’la geçenlerde görüntülü platformda buluştuk. Apaydın, tarıma dönük yatırımı bulunan İspanya’dan bağlandı:
- Konsept Tarım olarak arazi yatırım, geliştirme, yönetim, fabrika, makine, fidanlık, hayvancılık ve yumurta tesislerine toplam 35 milyon lira harcadık. 140 kişi istihdam ediyoruz. Hasat ve dikim zamanlarında istihdam artıyor.
Bahçelerinde 260 bin dolayında ceviz ağacı bulunduğunu belirtti:
- Konsept Tarım olarak yılda 500 ton yeşil kabuklu ceviz üretmeyi planlıyoruz. Ayrıca markamız “Güzel Köyden” bünyesinde 200 tonu kabuklu ceviz, 25 tonu iç ceviz olmak üzere 225 ton üretim hedefliyoruz.
Yıllık 3 bin 500 ton üretim kapasiteli ceviz işleme fabrikası kurduklarını kaydetti:
- 2022 yılı sonuna kadar 30 ülkeye ihracat da planlıyoruz.
Güzel Köyden markasıyla yüzde 100 yerli üretim yaptıklarının altını çizip, ekledi:
- Türk markası adı altında şu an piyasada olan ürünlerin paketleri incelendiğinde ceviz ve badem gibi ürünlerin menşeinin Şili, ABD, Ukrayna gibi ülkeler olduğu görülüyor.
“Fidanlık” markasıyla kendi fidanlarını yetiştirdiklerini bildirdi:
- Manisa’da ve Fethiye’de kendimize ait iki fidanlığımız bulunuyor.
Kendini Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Tarım Bakanı Zekai Apaydın’ın torunu olarak gören Alper Apaydın, özellikle ceviz ve badem üretiminde iddialı hedeflerle yol alıyor.
Aldığı ilk sonuçlar, hedeflerine ulaşabileceğinin işaretlerini veriyor.

Fidan dikerken GPS kullanıyor​

API Group CEO’su Alper Apaydın, Türkiye’de dikim sırasında fidan aralıklarının ip çekilerek saptandığını belirtti:
- Biz fidan dikimi sırasında GPS kullanıyoruz. Traktörün arkasındaki cihaz GPS yardımıyla yönelen komutla fidanın dikileceği yeri belirliyor.
“Duyargalı” çapa makineleri ile çapa yaptıklarını vurgulayıp, kullandıkları teknolojilerden örnekleri sıraladı:
· Telefonla yönetilebilen damlama sulama sistemleri kullanıyoruz.
· Arazilerde durum tespiti için drone desteği alıyoruz.
· İlaçlamayı da drone ile yapacağız.

Ot mücadelesi için küçükbaş hayvan yetiştiriyor​

API Group CEO’su Alper Apaydın, arazilerinde “agroforestry” modelini kullanarak ot mücadesi için küçükbaş hayvanları kullandıklarını bildirdi:
- Bu sayede otla mücadelede ilaç miktarını azaltmayı hedefliyoruz.
Otla mücadele için ilaç kullanılmasının ağaçlara da zarar verebildiğini vurguladı:
- Hayvancılık için 5.5-6 milyon lira yatırım yaptık. Şu anda 3 bin 500 küçükbaş hayvanımız var. Yüzde 99 et hayvancılığı yapıyoruz. Hayvancılık tarafında artık artıya geçtik.
“Agroforetry” modeli çerçevesinde arıcılık da yaptıklarını kaydetti:
- Badem bahçelerimizde arıcılık yaparak, ceviz bahçelerimizde lavanta yetiştirerek birbirini destekleyici ve sürdürülebilir üretim modeli uyguluyoruz.

İspanya’da 2 milyon metrekare badem bahçesi sahibi oldu​

API Group CEO’su Alper Apaydın, İspanya’daki tarım faaliyetlerine 2018’de başladıklarını bildirdi:
- İspanya’da çok kısa sürede 2 milyon metrekare dikili badem arazisine ulaştık.
İspanya ile ilgili şu izlenimini aktardı:
- İspanya’da tarımda teknolojinin kullanım yaygınlığını görünce Türkiye’nin bu alanda 20 yıl geride olduğu kanısına vardım.
Aile köklerinin uzandığı Bosna’ya işaret etti:
- Bosna’da da donmuş gıda, donmuş patates fabrikası yatırımlarımız bulunuyor.
İspanya’daki yatırımının parasal boyutunu merak ettim, yanıtladı:
- 6.5-7 milyon Euro’yu buldu. İspanya’da daha hızlı yol aldık.

API Group neler yapıyor?​

API Group CEO’su Alper Apaydın, tarım ve gıda dışındaki işlerini şöyle sıraladı:
· Uluslararası gayrimenkul yatırım danışmanlığı, aracılık hizmetleri
· İnşaat ve proje geliştirme
· Turizm
Ana faaliyetlerinin Türkiye, Bulgaristan ve İngiltere merkezli yürüdüğünü kaydetti:
- İspanya, Karadağ, Bosna, ABD ve Çin dahil 10’u aşkın ülkede şubelerimiz faaliyet gösteriyor.
“Villa Burada” markasıyla 2012 yılından beri Türkiye’nin farklı bölgelerinde kısa dönem villa kiralama hizmeti verdiklerini belirtti:
- “Villa Burada”nın portföyünde 400’den fazla villa bulunuyor.


Not: 8 milyon metrekare=8 bin dekar yapmaktadır.

Sizlerin yorumları bizim için önemli . Yeni nesil tarım sitesi edafik.com

Edafik ile Bitki ve Hayvan Sağlığına Akıllı Çözümler!​

Edafik.com bitki ve hayvan sağlığı için gerekli olan ürünleri sizler için bir araya getirerek kullanımları konusunda en etkili yöntemleri de sizler için sunuyor.

Bitki ve hayvan sağlığı için en önemli etkenler birisi besleyicilerdir. Bitkilerde ve hayvanlarda yaşamı devam ettirebilmenin püf noktaları arasında ortamın daha yaşanabilir olması vardır. Bakıldığında bitki ve hayvan için sürdürülebilir yaşam koşulu organik beslenmeden geçer. Ancak birçok bitki ve hayvan sever; bu canlıların bakımı konusunda yeterli bilgiye sahip olmadan bakımını üstlenir.

Hayvan ve bitki bakımı konusunda her ne kadar diğer ürün ve hizmet sağlayıcılar satış imkanı sunsa da bu noktada kullanıcıları eksik bilgilendirmektedir.

Edafik.com sektörde sadece satış noktasında değil, alıcıları bilgi noktasında da yetkin hale getirecek tüm akıllı çözümleri de siteyi ziyaret eden herkesle paylaşmaktadır. Bu hali ile bitki ve hayvan sağlığına yönelik tüm ürünlerin satışı yanında kullanıcıları her noktada bilgilendiren çok daha kapsamlı bir platform niteliğindedir.

Edafik.com ile Hangi Ürünlerin Temini Mümkündür ?​

Edafik.com ile bitki ve hayvan yaşamını sürdürülebilir kılan bir çok besleyici ürünün temini mümkündür. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

1 – Gübre​

Edafik.com ile birçok gübre çeşidine ulaşabilmeniz mümkün. Üstelik her gübre çeşidine özel kullanım detayları ve ekilecek alanın ve bitki türünün özelliğine göre de kullanım şeklini daha profesyonelce yapabilme imkanı ile!

2- Tohum​

Özellikle çiftçilerin en çok ihtiyaç duydukları tohum türlerini edafik.com da bulabilmeniz mümkün. Edafik.com da yer alan tohumun kullanılabilirliği ve verim yükseltmeye yönelik akıllı çözümleri ile siz de toprağınızda çok daha yüksek verim elde edebilecek bilgi donanımına sahip olabilirsiniz.

3- Yem​

Küçükbaş, büyükbaş ve kanatlı hayvanların beslenmesi için önemli yeri olan yem türlerini bir araya getiren edafik.com aynı zamanda süre bazında çok daha verim sağlayacağınız yem kullanma önerileri ile de alıcıların tam destekçisi!

4- Hayvan Sağlığı Ürünleri​

Hayvan sağlığı ürünleri özellikle hayvanı huzursuz eden durumları ortadan kaldırmak adına en akıllı çözümler arasında yer alır. Burada önemli olan hayvandaki sağlık sorununu doğru tespit edip doğru sağlık ürününü almaktır. Bu konuda edafik.com sizler için hayvan sağlığında doğru tespit nasıl yapılır, hayvan sağlığına göre hangi malzemeler uygundur gibi konularda akıllı çözümler de sunmaktadır.

5- Kedi Köpek Mamaları​

Evinde kedi köpek besleyen hayvan severlerin belki de en çok önem verdikleri konu mamadır. Hayvanınız için en uygun mama seçimini yapmadan önce miktar ve kullanım şekli konusunda mutlaka edafik.com akıllı çözümler ile işinizi kolaylaştıracak bilgileri not edin.

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt