Potasyumlu Gübreleme | Potas Obur Bitkiler

Toprakta yeterli potasyum olsa bile bazı bitkiler “potasyum obur” oldukları için ek potasyum gübrelemesi desteğine pozitif yanıt vermektedir. Bu bitkilere meyve bahçelerinde muz, üzüm ve ceviz örnek verilebilirken; tarla bitkilerinde ise yağlı tohumlu bitkiler olarak bilinen ayçiçeği ve kanola örnek verilebilir.

1625492396438.png



Tarla bitkilerine; eğer topraktan gübreleme yapacaksak, 5-15kg/dekar arasındaki K2O’i klasik yöntemle ekimden önce veya havalı mibzer ile banda yarısını, diğer yarısını ise 2.çapada veririz. Sulama imkanının olduğu tarlalarda ise potasyumun 2.yarısı 3.damla sulama veya 2-3. Yağmurlama sulama ile verilebilmektedir. Bir diğer deyişle; Konya bölgesinde bitkinin ön döneminin son gübresi potasyum olarak en geç 5-15 Ağustos’ta verilmelidir. Bahsettiğimiz 5-15kg K2O/dekar doz; toprak şartlarına göre farklı ölçüde verilecektir. Örneğin toprak analizi sonuçlarını göz önüne alarak; kumlu, organik maddesi düşük, Ca veya Mg’u aşırı yüksek topraklarda üst düzey potasyum gübrelemesi yani 15kg K2O/dekar gübrelemesi yapılır.



Peki hangi potasyum kaynağı gübreyi kullanmalıyız? Eğer toprağımız Konya genelindeki gibi yüksek pH ve yüksek kirece sahipse toprak gübrelemelerinde Potasyum sülfat (%44 K2O) kullanması tavsiye edilir, orta düzeyde maliyetlidir. Potasyum klorür (%52 K2O) gübrelemesi en ucuz potasyum kaynağıdır ancak klora karşı hassas olan patates ve tütün bitkilerinde sırasıyla nişasta depo mekanizmasını ve yanma kalitesini olumsuz etkilediği için önerilmemektedir. Potasyum nitrat (%46 K2O) ise; organik maddesi %0,5’in üzerinde topraklarda sülfat eksikliği görülmeyeceği kabul edildiği için, gereksiz yere potasyumla beraber sülfat gübrelemesi yapılmaması ve yerine azot desteği sunmak için tercih edilebilir ancak potasyum gübreleri içinde en pahalı olandır. Bu gübrelerin tamamı suda %100 çözündüğünden, sulama ile de verilebilmektedir. Özet olarak ekilecek bitki çeşidi, maliyetler, toprak analizini göz önünde bulundurarak tercih yapılmalıdır.

1625492438782.png
1625492450736.png
1625492472862.png


Tarla bitkilerinde toprak şartlarının kötü olduğu durumlarda, daha hızlı etki alabilmek için yapraktan da potasyum; bitkinin gelişme dönemi başında, 300gr/dekar Potasyum sülfat, Potasyum Nitrat, Potasyum Klorür ’den (klora hassas bitkilerde kullanmayarak) herhangi birini; pülverizatöre yayıcı yapıştırıcı katıp homojen şekilde karıştırılmasını sağladıktan sonra, tercihen yelpaze memeler ile, çok ince zerrecikler haline getirmeyecek kadar basınçta, akşamüstü serin ve rüzgarsız koşullarda verilir. Uygulama 1-2 hafta ara ile tekrarlanabilir.

1625492522624.png


- KAYNAKLAR -
-Prof. Dr. Mehmet ZENGİN. BİTKİ BESLEME ve GÜBRELEME kitabı. Konya, 2021
-Prof. Dr. Mehmet ZENGİN’in Bitki Besleme ve Gübreleme dersi anlatımı.
-Doç.Dr. Aynur ÖZBAHÇE. TÜRKİYE TOPRAKLARININ BAZI VERİMLİLİK ve ORGANİK KARBON (TOK) İÇERİĞİNİN COĞRAFİ VERİTABANININ OLUŞTURULMASI. Ankara, 2018.

Ziraat Odaları kapatılabilir mi?

40 yaşındayım
doğma büyüme köylü
son 9 yıldır çiftçi
ziraat mühendisi
aynı zamanda 4 yıl ziraat odasında çalışmış
sıradan bir vatandaşım.

Tecrübeme dayanarak en yalın haliyle konuyu ÖZETLEMEYE çalışacağım.


Ziraat odasının birinci ve en önemli görevi çiftçiyi hükümete/devlete karşı temsil etmektir ( diğer tüm meslek odalarının görevide budur, esnaf odası v.s ).
Dolayısıyla benim temsilcim kapatılacaksa diğerleride kapatılsın, ki bu mümkün değildir!

Şöyle;
84.000.000 ( seksen dört milyon ) luk ülkede gübre fiyatları düşük diye 10 kişi Ankara'ya şikayete giderse kusura bakmayın kimse sizi kaale almaz, hemen buyur edip oooo ""hüseyin abi gelmiş"" diyip cumhurbaşkanının karşısına da oturtmaz, hiç bir temsil vasfınız yoktur çünkü. sende cumhurbaşkanı olsan 2 milyon çiftçiyi tek tek dinleyemezsin!

Buna benzer çok örnek yaşandı daha da yaşanır rastlarsınız: ÖRNEK: https://www.tarimdanhaber.com/tarim...magdur-ciftciler-bakan-yardimcisi-h15264.html

eeeeeee ???

derdinizi ziraat odası başkanına, oda yönetimine, köyünüzdeki oda meclis üyesine, delegenize anlatacaksınız....

"""yaaa ziraat odasının kendine hayrı yok"""",

doğrudur ozaman iş yapacak adamı seçeceksiniz, emminizin oğlunu, çocuğunuzu işe almayı taahhüt edeni, muhtarlığa masa, sandalye almayı söz vereni değil.

şikayet ettik ne olacak?

Bu işler şöyle gelişir: sıkıntı gerçek bir sıkıntıysa 3-5 farklı köyden 50 - 100 kişiden tepkiler gelir, bu konu dillendirilir, oda başkanının kulağına gider bir şekilde yada dediğim gibi bizzat gider anlatırsınız, o da sizi kaale almıyorsa mesele ya çok ciddi değildir yada genel bir mesele değildir yada siz ona, onun delegesine oy vermemişsinizdir, dükkanından alışveriş yapmamışsınızdır filan tüm ihtimaller mümkün......

neyse ,

Başkan sizi duydu ciddi bir mesele var o da ikna oldu diyelim, ilçede bile olsa her ziraat odası başkanı doğrudan Şemsi Bayraktar'a ( Ankara'da Türkiye Ziraat Odaları Merkez Birliği (TZOB) başkanı ) ulaşır isterse "( İSTERSE )". Şemsi Bayraktar'a göre de durum ciddiyse cumhurbaşkanından randevu alır durumu izah eder, çözüm önerisi sunar çözüm bekler.

Fakat genelde büyük bi'sorun varsa zaten bu bilinir duyulur. Gübre,ilaç,mazot,tohum fiyatlarının yüksekliği gibi mesela.....

UNUTMAYIN, BURADA ÇİFTÇİ OLARAK BİZE DÜŞEN TEK ŞEY ÇALIŞMAYANI ÇALIŞTIRMAK SONRASINDA ARKASINDA DURMAK...

TZOB başkanı çiftçi sorununu gündeme getiriyor fakat değişen bi'şey yoksa,

TZOB başkanı isyan eder, çiftçileri hükümeti protesto etmeye davet eder... covid-19, toplanma yasağı, dış güçler, fetö, pkk filan derken bir bakar şaşkın garibim çiftçi kendini "vatana ihanet" etmek üzereyken bulur.... halbuki savaş çıktıda devlet çağırdıda biz mi kaçtık gitmedik askere diye düşünemez yada aldığı sattığı herşeyde yüzde 3 yüzde 5 ( ticaret borsası gibi mesela ) yüzde 15 vergisinin kesildiğni unutur, ekmeğini unutup SİYATSETçini kucağında bulmuştur kendini farkında bile değildir.

tabi bu arada başkan arkasını döner bakar kimse kalmamış, onunda ipi çekilir kendi başına ortalığı karıştırıyon diye :)

bu hikaye böyle devam eder...............


SONUÇ


* O aidat ödenecek karşılığında, başkandan hizmet etmesi beklenmeyecek, yakasına yapışıp işinizi yaptıracaksınız. Sonrasında başkan yollara düşünce arkasında durulacak, ortada bırakılıp kaçılmayacak. KUSURA BAKMAYIN SİZİN GÜTMEDİĞİNİZ KOYUNU KİMSE GÜTMEZ!. eeee başkanı niye seçtik o zaman? Başkanların hareket kabiliyeti kalmadı artık, dediğim gibi arkasında duran ( kuru kalabalık olsa bile ) olmazsa ipi çekilir, 3 kuruş para için kimse önünüze düşmez elini taşın altına koymaz hele hele şu zamanda!

* Çiftçi siyaset yapmayacak işine bakacak. Eskilerin dediği gibi bizim partimiz EKMEK partisi! A partisi B partisi demeyecek Hükümette hangi parti varsa isteyecek hakkını, elektrik, mazot, gübre, ilaç fiyatları sabit kalsın bunu yapan hükümet en iyi hükümettir diyecek ( 2017 Aralıkta elektirik 35 kuruştu 2020 Aralıkta 85 kuruş yoruma gerek var mı?.) , pahalıysa pahalı diyecek yada diyenin arkasında duracak HERİF gibi kahvehane köşelerinde ahkam kesmeyecek! Yapar mı bizim millet bunu SANMAM.

Neyse...

* Kaliteli mal üretecek, tarlaya saçtım tohumu mevlam ne verirse demeyecek, ilacına gübresine bakacak, dekardan yüksek verim, kaliteli mahsul almaya çalışacak, alacak ki yurtdışından gelecek mahsule kafa tutabilsin!

* Hesabını iyi yapacak, komşum aldı diye 150 beygir traktöre heveslenmeyecek, unutmayın başarı SÜREKLİ olandır bugün ata bin 3 sene sonra eşşeğe yok böyle dünya....

* İmkanları ölçüsünde tekniği takip edecek, araştıracak.

* Bakın bizim işimiz çiftçilik yani TARIMSAL ÜRETİM, devletin güvenliğini sağlamak değil yada ekonomiyi düzeltmek, dediğim gibi savaş çıktı askere çağırdılar kaçtık mı? Vergimizi mi vermiyoruz? Cenazeyi gömerken herkes mezarın içine girmeye çalışırsa ne olur? Kargaşa olur, bu yüzden herkes kendi işini DÜZGÜN yapacak HERKES!

* Son cümleyi Mustafa Kemal ATATÜRK' ün şu sözüyle bitirmek istiyorum: "" Vatanını En Çok Seven Görevini En İyi Yapandır "" ....

Saygı ve selamlarımla....

Deutz-Fahr Zamlı Fiyat Listesi | Haziran 2021

Deutz-Fahr'in en son Mayıs ayında güncellenen fiyat listesi ile bu ay başında güncellenen fiyat listesini karşılaştırırsak;

-3E, 4E, 5G serilerine ve 5125 modeline %5 zam,
-6140 modeline Euro bazında %2 zam gelmiş durumda.

*Görüşleriniz nelerdir?




3E SERİSİ:


TPL_DF_MODELTPL_DF_MODELVERSIONTPL_DF_MODELPRICE
3046E 2WDTente111.761 TL
3046E 4WDTente126.426 TL
3050E 2WDTente127.409 TL
3050E 4WDTente143.317 TL
3055E 2WDTente132.706 TL
3055E 4WDTente149.274 TL
3060E 2WDTente138.235 TL
3060E 4WDTente155.408 TL

1625491134918.png



4E SERİSİ:

TPL_DF_MODELTPL_DF_MODELVERSIONTPL_DF_MODELPRICE
4050E 2WDTente147.638 TL
4050E 2WDKabin165.535 TL
4050E 4WDTente180.187 TL
4050E 4WDKabin199.298 TL
4055E 2WDTente159.518 TL
4055E 2WDKabin175.797 TL
4055E 2WDKabin-Klima180.540 TL
4055E 4WDTente189.508 TL
4055E 4WDKabin208.357 TL
4055E 4WDKabin-Klima214.784 TL
4065E 2WDTente178.721 TL
4065E 2WDKabin-Klima197.908 TL
4065E 4WDTente217.837 TL
4065E 4WDKabin-Klima237.687 TL
4075E 4WDTente242.029 TL
4075E 4WDKabin-Klima265.185 TL
4080E 4WDTente261.915 TL
4080E 4WDKabin-Klima288.832 TL
4090E 4WDTente280.249 TL
4090E 4WDKabin-Klima307.579 TL
4100E 4WDTente297.077 TL
4100E 4WDKabin-Klima326.048 TL

1625491185019.png




5G SERİSİ:

TPL_DF_MODELTPL_DF_MODELVERSIONTPL_DF_MODELPRICE
5090 G 4WD LS (Mekanik Shuttle)Kabin-Klima424.355 TL
5090 G 4WD GS (Power Shuttle)Kabin-Klima468.696 TL
5100 G 4WD LS (Mekanik Shuttle)Kabin-Klima455.720 TL
5100 G 4WD GS (Power Shuttle)Kabin-Klima500.061 TL
5110 G 4WD LS (Mekanik Shuttle)Kabin-Klima492.044 TL
5110 G 4WD GS (Power Shuttle)Kabin-Klima536.386 TL

1625491223758.png




5125 MODELİ:

TPL_DF_MODELTPL_DF_MODELVERSIONTPL_DF_MODELPRICE
5125 Faz IVKabin-Klima647.787 TL

1625491487950.png


6 SERİSİ:

TPL_DF_MODELTPL_DF_MODELVERSIONTPL_DF_MODELPRICE
6140 Powershift (Ön Süsp.+Hid.)Kabin-Klima Faz IV91.368 Euro

TPL_DF_MODELTPL_DF_MODELVERSIONTPL_DF_MODELPRICE
6145.4 Powershift Agrotron (Ön Süsp.) Faz VKabin-Klima112.050 Euro
6155 Powershift Agrotron (Ön Süsp.+Hid.) Faz VKabin-Klima124.227 Euro
6165 TTV Agrotron (Ön Süsp.+Hid.) Faz VKabin-Klima137.214 Euro
6185 TTV Agrotron (Ön Süsp.+Hid.) Faz VKabin-Klima146.534 Euro
6215 TTV Agrotron (Ön Süsp.+Hid.) Faz VKabin-Klima154.008 Euro
6215 TTV Agrotron (Ön Süsp.+Hid.+PTO) Faz VKabin-Klima157.248 Euro
6215 TTV Agrotron Warrior (Ön Süsp.+Hid.+PTO) Faz VKabin-Klima160.758 Euro

1625491313676.png


7 SERİSİ:

TPL_DF_MODELTPL_DF_MODELVERSIONTPL_DF_MODELPRICE
7250 TTV Agrotron (Ön Süsp.+Hid.+PTO) Faz VKabin-Klima167.238 Euro
7250 TTV Agrotron Warrior (Ön Süsp.+Hid.+PTO) Faz VKabin-Klima170.748 Euro

1625491410386.png


8 SERİSİ:

TPL_DF_MODELTPL_DF_MODELVERSIONTPL_DF_MODELPRICE
8280 TTV Agrotron (Ön Süsp.+Hid.+PTO) Faz VKabin-Klima192.229 Euro

1625491447112.png


9 SERİSİ:

TPL_DF_MODELTPL_DF_MODELVERSIONTPL_DF_MODELPRICE
9340 TTV Agrotron (Ön Süsp.+Hid+PTO) Faz VKabin-Klima238.248 Euro
9340 TTV Agrotron Warrior (Ön Süsp.+Hid+PTO) Faz VKabin-Klima241.758 Euro

1625491460799.png

sütyemi kullanmadan sütineği bakılır mı?

yem fabrikasında imal edilen,
sütyemi (mısır+küspe+tuz+mineral+vitamin) kullanmadan,
sütırkı inek sürülerine bakılır mı?
mesela,
yonca/burçakotu-buğdayotu/arpaotu (1:3)
mısır silajı
küspe (soya küspesi, pamuk küspesi, atk)
tuz
dikalsiyum fosfat
vitamin-A
ile teşkil edilecek bir rasyon kullanılarak,
yıllık 35 kg süt ortalaması (10-10.5 ton süt/inek/yıl) elde edilebilir mi?
inekler bu durumda, daha sağlıklı olur mu?
inekler, bir günde, 50-55 kg mısır silajı yer mi?
bu durumda, inek sürülerinden, mevcut yem-süt fiyatları ile, makul kazanç elde edilir mi?

5083E 4*4 Frene Basınca 4*4 Geçermi, Geçmezmi ?

Arkadaşlar hepinize merhaba benim 2020 model 5083 E Traktörüm var sıfır aldım şuan 150 saate, traktörü aldığımda dururken de frene basınca 4*4 ışığı yanıyordu yolda giderken frene basınca da yanıyordu 2 ay kadar önce ışığın hiç yanmadığını fark ettim servise haber verdim geldiler baktılar şimdi yolda giderken geçiyor fakat dururken yavaş giderken geçmiyor servise söylüyorum onlar net bilgi veremiyor yeni çıkan 75 e lere baktım onlarda dururken de geçiyor yolda giderken de 105 m lere baktım onlarda öyle arkadaşımın 2016 model 93 e si var oda öyle frene basınca hemen 4*4 geçiyor servistekilere anlatıyorum durumu hala yok olmaz yolda giderken geçer dururken geçmez diye cevap veriyorlar bu konuda yardımcı olmanızı istiyorum arkadaşlar kullanan arkadaşlar kendi motorlarındaki durumu yazarsa çok sevinirim bu işi garanti bitmeden çözmem gerekiyor

  • Makale
2000 yılı Buğday Fiyatları

21 sene öncesinden bir yazı buğdayın tonu dünya piyasalarında 105 dolar civarı seyrediyor. Hükümet Türk çiftçisinin buğdayına ton başı 190-200 dolar vermek istiyor. IMF ise 150 doları geçmemesi için Hükümete baskı yapmaya çalışıyor.​


2001 krizinden önceki seneleri hatırlayanlar bilir. Çiftçi, Memur, İşçi, Esnaf güzel paralar kazanıyordu. Çünkü para tabandan tavana çıkıyordu. Krizden sonra fatura bu kesimlere kesildi. Alım gücü zayıflatıldı, ürünü para etmez vaziyete getirildi. Bankalara borçlandırılan ucuz işgücü haline getirildi insanlar.​

Buğdaya %190 fiyat verilmesinden %90 fiyat verilmesine. Nereden nereye...​


Buğdayın bir de "sosyal fiyat"ı var​

18 Mayıs 2000​

Güngör Uras




HÜKÜMETİN elinde IMF reçetesi var:
"2000 yılında buğday fiyatı (1) ya dünya fiyatının en fazla yüzde 35 üzerinde olacak (bu durumda TMO buğdayı 80 - 85 bin liradan alacak) ya da
(2) buğdayın 1 tonunun fiyatı 150 doları geçmeyecek (bu durumda da buğday fiyatı 90 - 95 bin lira olarak açıklanacak).

Geçen yıl hükümet buğdaya 80 - 90 bin lira fiyat biçmişti. Eğer IMF reçetesine uyulur ise bu yıl buğday fiyatı değişmeyecek ve de TMO buğdayı geçen yılki fiyattan alacak.
"Madem ki, IMF'ye söz verdik... O halde buğday fiyatı değişmesin abicim!.." Çok güzel... Tarım Bakanı da aynı görüşte... O da, "IMF'ye verilen taahhüdü delmeyiz" diyor.
Her şey iyi de... Bu fiyata buğday satacak olan köylünün durumunu düşünen, onun fikrini soran yok.
Acaba "- Kessin sesini... Versin buğdayını IMF'nin biçtiği fiyattan ofise, tüccara... Bir dahaki yıl işine gelmiyorsa buğday ekmesin, biçmesin... Dünyada buğday çoooookkk... Ucuz ucuza alır getiririz mi?"

Sayın okuyucularım, dünyada sadece buğday değil... Her şey çoooookkk. Dünyada sadece buğdayın değil, diğer tarım ürünlerinin, sanayi ürünlerinin de fiyatı Türkiye'deki maliyetin altında... Ne diye sadece buğday üreticisini malını dünya fiyatı ile satmaya zorluyorsunuz? Diğer mallara da aynı zorlamayı getirelim... Üreten üretir. Üretmeyenin malını dışarıdan getirtiriz.

Dışarıdan getirtiriz de ne ile getirtiriz? Hangi para ile getirtiriz? Biz neyi dünya fiyatının daha ucuzuna, dünya kalitesinde üretiyoruz ki, onun parasını çavdara, buğdaya, arpaya harcayalım?

Köylünün buğdayını dünya fiyatı ile satmasını istiyorsunuz da, acaba köylüye o üretimde kullandığı gübreyi, mazotu, ilacı dünya fiyatı ile mi satıyorsunuz? Köylüye traktörü, elektriği dünya fiyatı ile mi veriyorsunuz?

Geçen yılın buğday fiyatı esas alınarak zam yapılmak isteniyor. Bırakınız geçen yılı, geçmiş 3 yılda buğday fiyatları enflasyonun altında artış gördü.

Buğday ürünü Türk köylüsünün temel ürünü. Sadece doğrudan tarımdan geçinen nüfusun yüzde 40'ını ilgilendirmiyor. Nüfusun diğer kısmını da dolaylı olarak etkiliyor. Bu nedenle buğday fiyatını belirlemek ne IMF'nin işi, ne Tarım Bakanı'nın işi... Bu iş hükümet işi. Hükümetin doğru dürüst bir çalışma yapması gerekir.

Bu çalışmada şunlar dikkate alınacak:
(1) Buğday fiyatı sadece bir ürün fiyatı olmaktan öte, tarımdan geçimini sağlayanlar nüfusun yaşam şartlarını belirler. Bu bakımdan "gelir dağılımı" politikasının ana direğidir.
(2) Buğday fiyatı, sadece bir ürün fiyatı olmaktan öte, tarımda üretim yapısının geleceğini belirler. Fiyat yetersiz olur ise buğdayda üretim açığı ortaya çıkar. Türkiye buğday ithal eden bir ülke olmaya hazır ise böyle bir riske girilebilir.


Bu iki açıdan buğday fiyatı, IMF uzmanlarının gönlüne göre belirlenecek, "söz verdik bir kere" diye geçiştirilecek bir fiyat değildir. Tabii ki, buğday fiyatı "hesapsız - kitapsız" gelişi güzel belirlenemez. Tabii ki, "politik kaygılarla bol kepçeden fiyat biçilemez". Fakat buğdayda "ekonomik fiyat" ile "sosyal fiyatı" birlikte dikkate almakta yarar vardır.

Şehirlerde oturup "- Buğday dediğin ne ki... Köylü bir ay çalışıyor, on iki ay yatıyor. Tohum tarlada kendiliğinden buğday oluyor. Buğday fiyatı yükselince şehirli ekmeği pahalıya yiyor" demek kolay...

Unutmayınız 15 - 20 milyon insanın tek gelir kaynağı buğday... Buğdaydan gelecek para ile yaşayacaklar.






2. bir haber

Buğday fiyatlarına gözaltı​

IMF ve Dünya Bankası, 2000 yılı hububat alım fiyatlarının, ithal fiyatının en çok yüzde yüzde 40 üzerinde belirlenmesini istedi.


IMF ve Dünya Bankasının, tarımsal desteklemenin kamu maliyesi üzerindeki yükünü azaltmak amacıyla, gelecek yılın hububat alım fiyatlarının, CİF ithal bedelinin en çok yüzde 40 fazlası olarak belirlenmesini önerdiği belirtildi.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yetkililerinden edinilen bilgiye göre, IMF ve Dünya Bankası, 2000 yılı destekleme alım fiyatlarının, dünya fiyatları ile ilşkilendirilerek hesaplanmasını önerdi. Öneriye göre, 2000 yılı başlarında, hasat dönemine (Haziran-Temmuz) ayına ilişkin dünya hububat fiyatları (FOB bazında) tahmin edilecek ve bu fiyat konusunda Dünya Bankası ile mutabakat sağlanacak. FOB fiyata tahmini navlun ve sigorta giderleri eklenerek, tahmini CİF ithal fiyatı belirlenecek. Tahmini CİF değeri en fazla yüzde 40 artırılarak, destekleme fiyatı belirlenecek. Yüzde 40 oranındaki fazlalık, 2001 yılında düşürülecek.

Dünya piyasa fiyatlarında önemli derecede bir düşme söz konusu olması halinde, hesaplanacak alım fiyatı, 160 doların altında olmayacak.

Bakanlık uzmanlarının bu öneriyi dikkate alarak yaptıkları bir değerlendirmeye göre, çok sıradışı bir gelişme olmadığı takdirde, ABD piyasalarında ekmeklik buğdayın FOB fiyatının 110 dolar-ton civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Buna 20 dolar-ton navlun ve sigorta bedeli eklendiğinde, 2000 yılı için en fazla 182 dolar alım fiyatı ilan edilebilecek.

Yapılan hesaplamaya göre, 100 ile 120 dolar arasındaki FOB fiyatlar dikkate alındığında, açıklanabilecek en yüksek alım fiyatları 168-196 dolar arasında değişecek.

ALT LİMİT, 160 DOLARDAN 180-185 DOLARA YÜKSELTİLMELİ

Ekmeklik buğdayın destekleme alım fiyatının 1999 yılı için 193 dolar-ton
olarak açıklandığını hatırlatan uzmanlar, şu değerlendirmeyi yaptı: Ekmeklik buğday fiyatının dolar bazında 2000 yılında da tutturulması için, 2000 yılı hasat başında uluslararası piyasada FOB fiyatın 160 dolar olması lazım. Dünya fiyatları 90 ton-dolar olursa, alım fiyatı, taban olarak belirlenen 160 dolar olarak alınabilecek.

2000 yılı için ortalama dolar kuru 574 bin lira olarak belirlendi. buna göre 2000 yılında maksimum fiyat kg başında 91 bin 840 lira olacak. Bu da bir önceki yıla göre yüzde 14lük artış anlamına gelmektedir. Uzmanlar, alım fiyatlarının dünya fiyatları ile ilişkilendirilmesinde CİF fiyatın yüzde 40 fazlası şartının sakıncasına dikkat çekerken, IMF ve Dünya Bankasının belirlediği 160 dolarlık alt limit fiyatın da en az 180-185 dolara yükseltilmesi gerektiğini belirtti.

TMONUN SATIŞ FİYATLARI

Verilen bilgiye göre, IMF ve Dünya Bankası, TMOnun iç satış fiyatlarının da destekleme alım fiyatları ile birlikte belirlenmesini önerdi. Belirlenecek satış fiyatı, alış fiyatı+depolama giderleri+finansman giderleri toplamından ya da aynı kalitede hububatın ithal edilmesi halinde millileştirilmiş değerinden daha düşük olamayacak.

Bakanlık tarafından yapılan değerlendirmede, satış fiyatları için getirilen alt limitin, TMOnun görev zararlarını azaltmak açısından yararlı olmakla birlikte uygulanmasının mümkün olmadığı vurgulandı.





Ekli dosyayı görüntüle 64133

Balya Makinası Neden Alınma"ma"lı?

İyi akşamlar Trakkulüp ailesi. Gerek özel mesaj yoluyla benimle iletişim kuranlar gerek de forum konularında yeni balya makinası almak istediğini söyleyen üyelerin hiç üzerinde durmadığı soruyu, insanlara hayal satmamak için cevaplamak istiyorum.

Balya makinası neden alınmamalı?

Biz piyasaya 2013 yılında girmiştik. Bu sezon 9.sezonumuz oluyor ve tüm müşteri tiplerini ve makina yönünden olumsuz durumları gördüğümüzü düşünüyorum. Önce müşterilerin profilinden anlatmaya başlayayım.

1) Tarla hazırlığı konusunda zerre fikri olmayıp, bozuk tarlada toplama tırmığının sonuna kadar indirilmesini isteyenler,
2) Örneğin tarlasından 354 balyası çıkıpta, balyanın 30'u çalınmış, ben onun parasını ödemeyeyim diyenler,
3) Tırmıklamayı sadece sıra başlarında hidroliği indirip kaldırmaktan ibaret olarak görüp, top top tırmıklayanlar,
4) Örneğin tane başı anlaşılan fiyat 3 TL fiyat biçilen bir tarladan çıkarken 2.5'den ödeyenler,
5) Vadeli olarak ödemesine tolerans tanıdığımız ama borcun günü gelince telefonu kapatan ve aylarca ödemeyenler,
6) Balya bağlandığı esnada tarlasını-malını kontrole gelmeyenler
7) Yine balya bağlanırken gelmeyip, tarlanın içindeki yağmurlama borularını bize taşıttıranlar,
8) Günü gelen borcu önceden ödemiştim diyenler.
9) Islak sapa çağırıp, o kadar yola karşılık boş döndürenler.

Bölgemizdeki müşterilerin %95'i bu özelliklerden en az 1 tanesine sahip. Yiğidi öldürelim ama hakkını yemeyelim, geri kalan %5'lik kısmın işi temiz olduğu için tarla hazırlığından tutalım da ödemesine kadar her şeyi sanki tesadüf gibi düzenlidir. Bu müşterilere gerekirse piyasadan %10 daha ucuz bağlayabilirsiniz, uzun vadede karlı olur.

Şimdi gelelim balya makinasının kendi sorunlarına:

1) Arıza yönünden en dertli kısım bağlama grubudur. Ne zaman ne yapacağı hiç bir zaman belli olmaz, yanınızda her ihtimale karşı gaga, gaga pimi, bıçak kolu gibi parçalardan en az 1 tane yedek bulundurmanız iyi olur. Bazen balya makinası inat eder, en tecrübeli kişi bile sinirden acemi olur, servis bile gelse günlerce arıza bulunamaz (bir kaç kere başımıza geldi). Artık bağlama hatası çözülür diye tüm ayarlanabilir, değiştirilebilir aksamları değiştirirsiniz, bir bakmışsın arıza şans eseri çözülür ama tesadüfen çözen kişiye hiç bir tecrübe bırakmadığı için aynı arızanın tekrarlanması durumuna karşı balyacı rahat uyuyamayabilir. Ama bağlama grubundaki arızalar genel olarak parça aşınması, ip kalitesizliği gibi sebeplerden olduğu için genel anlamda sorunlar çözülür (servis varsa).

2) Her gün 300-500 balyada bir bağlama grubu, 10 çalışma saatlinde bir de makinanın tüm aksamları mutlaka yağlanmalıdır. Ben geçen gün bir hesap yaptım, makinayı yağlayışım 1000'i geçmiş. Zamanla yağlayan insanın psikolojisi bozuluyor.

3) En az 2 servisle çalışmanız lazım çünkü her an birisi dolu olacağı için arızanız hızlı çözülmez, kendim yaparım derseniz de, maalesef her bir parçanın-arızanın elinizden geçmesi lazım ki kendi arızanızı kendiniz yapabilesiniz. Yeni başlayanlar makinanın bağlama grubu haricindeki aksamlarını bile zor çözecektir.

4) Uykusuzluk. Herkes biçerdöveri aynı gün sokunca, yoncayı aynı gün biçince sizden hem SUPERMAN hem de 48 saat uykusuz kalabilmeniz beklenecek. Birini atlatsanız en azından gönül koyacak.

5) Ergonomik olmayan ve kabinsiz bir traktörünüz varsa özellikle saman tozunda çalışmaya alışmanız gerekecek. Eve gidince her tarafınız kaşınacak, bari uyuyayım bittim artık derseniz de toprak dolan gözleriniz buna izin vermeyecek.

6) Ucuz parça satanları ilk senenizde bulamazsınız büyük ihtimal, cebinizden fazla para çıkar. Ama ben size bir iyilik yapayım :) . Konya bölgesinden ucuz ve kapsamlı parçayı ÇETİNKAYA'lar satar.




***** ÖZET ******
-
Alo dediğinizde ne geç 1 gün atlatmalı şekilde tarlanıza gelen ve 20-25 kg bağlayan balyacı baş tacıdır. Eğer böyle bir rahatlık içindeyseniz akıl ve beden sağlığınız için lütfen balya makinasından uzak durun.

-Balya makinası sizi milyoner etmez(en azından güncel ekonomide) eğer kendi sapınızı bağlattırmakta sıkıntı çekiyorsanız 3-5 senede kendini amorti edecek kadar sakince çalışılabilir. Milyonerlik anca biçim-tırmık-yükleme-dikili alım satım ile olabilir. O da çok yoğun şekilde odaklanırsanız.

-2.el kapalı kutu, hiç bir zaman ne çıkacağı belli olmaz. Sıfır tercih etmeniz risksiz olur.



Unuttuğum illaki vardır, balyacı abileri de yoruma bekliyorum.

1625346021431.png

Sizin Biçerdöverciniz Nasıl Çalışıyor? Biçerdöver Sorunu

Herkese bereketli bir sezon dilerim.

Bizim köyde biçerdöverciler genelde hep bölge bölge çalışıyor. Örneğin bir tarla biçiliyorsa yanında başka biçtirecek varsa onunkini de biçiyor. Bu biçerci açısından iyi bir durum fakat bizim açımızdan 1 günde biçtirebileceğimiz tarlalarımız 1 hafta sürüyor. Bu da bize problem oluyor.

Tarlaların arası çok uzak 1 saatlik mesafeler olsa hak vereceğim fakat tarlaların arası 10 dakikalık mesafeler.

Bu yüzden biçerdöverin gün gün herkese ayrı çalışması bana mantıklı geliyor. Gerekirse biçerciye fark olarak normal biçer ücretine ek ufak ücretler verilebilir yol yaptığı için.

Sizin düşünceleriniz nelerdir?

Tarım Kredi Koopereatifleri Örgütü (Holding, Vakıf Sahibi bir Koopereatif)

Tarım Kredi Koopereatifleri Örgütü​

14 Haziran 02:00

Cengiz Çakır




TKK 2020 Faaliyet Raporu’nda yer alan örgütlenme şekli aşağıda verilmiştir:

TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ MERKEZ BİRLİĞİ (Ankara)

TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ BÖLGE BİRLİKLERİ (17 adet – Tekirdağ, Balıkesir, İzmir, Sakarya, Kütahya, Antalya, Ankara, Konya, Samsun, Kayseri, Mersin, Sivas, Gaziantep, Trabzon, Şanlıurfa, Malatya, Erzurum)

TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ (1618 Adet)

HİZMET BÜROSU (195 Adet)

BAĞLI ORTAKLIKLAR VE İŞTİRAKLER (19 Adet)

TKK’ nin bir holding çatısı altında toplanmış pek çok anonim şirketi vardır.
TARIM KREDİ HOLDİNG’E BAĞLI ŞİRKETLER

1)Gübretaş
2)Gübretaş Maden Yatırımları
3)Bereket Sigorta
4)Bereket Emeklilik
5)Bereket Tekafül
6)Bereket Katılım Sigorta A.Ş.
7)Bereket Katılım Hayat A.Ş.
8)Tarım Kredi Birlik
9)Tarım Kredi Yem Sanayii ve Tic. A.Ş.
10)Tareks (Tohumculuk)
11)Tareks Hayvancılık
12)Tarnet (Bilişim)
13)Tarkim (Bitki Koruma Ürünleri)
14)TK Lojistik
15)İmece Plastik
16)Sera
17)Lidaş (Lisanslı Depoculuk)
Kooperatifler ortaklarına hizmet sağlamak amacıyla kurulur. Şirketler ise sermaye koyan hisse sahiplerine kâr sağlamak için kurulur.

ÖVÜNÇLE DİLE GETİRİLEN HUSUSLAR​

“Tarım Kredi Kooperatifleri (kimyasal) gübre ve (karma) yem sektöründe, sektör lideri konumundadır.”
Kaynak: Tarım Kredi, Mayıs 2021, s.6

Burada Gübretaş ve Tarım Kredi Yem Sanayiinden söz edilmektedir. Gübretaş’ın hisselerinin %24’ü başka kişilere aittir. Bir anonim şirketin hisselerini alan bu insanların bir getiri beklentisi içinde olması normaldir. Bu hissedarların çıkarı üretilen kimyasal gübrelerin olabildiğince yüksek fiyattan satılmasını gerektirir. Öbür taraftan çoğunluk hissesi sahibi TKK ortak çiftçilere olabildiğince düşük fiyattan gübre tedarik etmek durumundadır. Gübretaş’ın yönetim kurulu başkanı ve TKK Genel müdürü olan Sayın Fahrettin Poyraz kimden yana olacak ve nasıl davranacaktır?

Ziraat Mühendisleri Odası İzmir Şubesinin yönetim kurulu üyesi, meslektaşım Dr. Fatih Özen:
“Tarım Kredi Kooperatiflerinin ortaklarıyla ilişkisinde bir kooperatif-ortak ilişkisinden çok şirket-müşteri ilişkisi ön plandadır” cümlesiyle durumu çok güzel ifade etmiştir.

Kaynak: https://www.karasaban.net/tarim-kredi-fatih-ozden/
Bu soru aşağıdaki satış ve pazarlaması yapılan bütün ürünler için geçerlidir.

PAZARLAMA ve SATIŞ FAALİYETLERİ​

Bitki besleme ürünlerini-Bitki koruma ürünlerini-Hayvan yemlerini-Tohumları- Fide ve fidan çeşitlerini - Canlı hayvanları- Tüketim maddelerini- Akaryakıtları - Madeni yağları- Kömürü - Tarımsal makine ve ekipmanı - Seracılık malzemelerini -Arıcılık malzemelerini- Sulama sistemleri ve ekipmanlarını - Tarımsal yapı tesisleri - Tarımsal amaçlı yan girdileri kapsamaktadır.
Halk arasında “ çatal kazık yere girmez” diye bir söz vardır.

BU NEREDEN ÇIKTI ?​

“GÜBRETAŞ Yönetim Kurulu’nun Ocak ayında madencilik faaliyetleri alanında kurmayı kararlaştırdığı, sermayesinin tamamı kendisine ait GÜBRETAŞ Maden Yatırımları A.Ş.’nin resmi kuruluş işlemleri 31 Mart 2020 tarihinde tamamlanmıştır. GÜBRETAŞ Maden Yatırımları A.Ş., ulusal ve uluslararası alanda maden yatırımlarıyla katma değer üretmeyi hedeflemektedir.”
Bir kısa haber...
“Gübretaş Madencilik Yatırımları A.Ş. Bilecik’in Söğüt ilçesindeki 109 ton altın kaynağını yerli imkânlarla kazandıracak.”
Kaynak: Tarım Kredi, Mayıs 2021, s.12
Tarım Kredi ile altın madeninin ne ilgisi var? Uzmanlık alanınıza giriyor mu?
Gübretaş Madencilik Yatırımları A.Ş.’nin sermayesi 550.000 liradan 40 milyar liraya çıkarılmıştır.
TKK 2020 Faaliyet raporunda mevcut olan 2020 bilançosunda TTK’nın özkaynakları 9,6 milyar liradır. Böyle bir özkaynak ile sadece bir şirketin sermayesini 80 kat artırmanın nasıl başarıldığı anlaşılamamıştır.
Acaba bu şirket kurulurken altın külçesi mi bulundu?
Laf aramızda kooperatifin sahibi olan ortakların bu girişimlerden haberi var mı? Şirketlerin ve holdingin kurulması için alınan kararlara katıldılar mı? Bu kuruluşların yönetiminde söz hakları var mı? Kâr veya zarardan pay alacaklar mı? Mirasçıları da yararlanabilecek mi?

KOOPERATİF MARKET​

“Ortaklarımızdan aldığımız doğal ve kaliteli ürünleri kendi tesislerimizde işleyerek veya işleterek kooperatiflerimizin yanı sıra “Kooperatif Market”lerimiz aracılığı ile tüketicilere ulaştırıyoruz.
Üreticimizin hakkını koruduğumuz gibi tüketicinin de hakkını koruyarak ucuz, kaliteli ve doğal ürünlerin hesaplı fiyatlara satışa sunulduğu marketlerimizde diğer çiftçi kooperatiflerinin ürünlerine de yer veriyoruz.
İlk şubesini 2017'de açtığımız ve başlangıçta fiyat dengesi sağlamak amacıyla büyük şehirlerde teşkilatlanan Kooperatif Marketlerimizin, tüketicilere daha yaygın bir ağ ile hizmet sunabilmek adına yurt genelinde şube sayısını artırmaya devam ediyoruz.”
Satılan ürünler
Atıştırmalık - Bal, reçel – Baharatlar – Bakliyat – Bitkisel yağlar – Çay, şeker – Dondurulmuş ürünler – İçecekler – Kuruyemişler – Salça ve konserve – Soslar – Süt ürünleri – Tahin ve helvalar – Turşular – Un ve makarnalar – Zeytin – Yumurtalar - Gıda yardım paketleri – Geleneksel ve organik ürünler
Maşallah yok yok! Esas kuruluş amacı patates soğan fiyatlarının düzene koyulmasıydı sanırım. Manav tezgâhları kaldırıldı mı?
Kocaman örgüte vakıflar da yaraşır elbette!

VAKIFLAR​

Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Sosyal Yardım Vakfı
Tarım Kredi Kooperatifleri Memurları Emekli Sandığı Vakfı (Kapalı)
Tareksav (Tarım Kredi Eğitim, Kültür ve Sağlık Vakfı)
Birinci Dünya Savaşı sırasında İstanbul’daki ilaç bulamayan bir eczanenin kapısındaki yazıyı hatırladım:
Ne ararsan bulunur derde devadan gayri!


Kaynak:

https://www.aydinlik.com.tr/haber/tarim-kredi-koopereatifleri-orgutu-247566

Potasyumun kök bitkilerinin gelişimine etkisi.

Merhabalar,Malatyada bir kaç yıldır şeker pancarı üretiyoruz.Geçen sene azotla beraber doktor tarsanın potasyumunu şeker pancarına dekara 4 kilogram olacak şekilde haziran-temmuz aylarında verdik ancak ekim sığlığı çok güzel olan pancarımızdan güzel verim alamadık.Bir süre araştırdığımda potasyumun bitki niteliğini artırırken bitkinkn gelişimini durdurduğunu duydum bir yerden açıkçası aklıma da yattı ama bilenlerden doğruluk payını öğrenmek istediğimden bu konuyu açtım,mesajlarınızı bekliyorum:)

Arpa Güvesi(yardım)

Selamın aleyküm hayırlı akşamlar ustalar geçen yılın arpası var elimde 3 ton civarı güve başladı.Arpa kurutulmuş olarak çuvaldaydı.Havalandırmak için açtık kurulukta saç çatının altında serdik 1 2 hafta kadar karıştırdık defne yaprağı odun sirkesi kullandık hala daha güve var bana arpayı ez o şekilde güveden kurtarır diyenler oldu ezildiği zaman beyazlama yapar sıkıntı olur diyenler de oldu kararsız kaldık varsa yardımcı olacak arkadaşlar şimdiden teşekkür ederim Allah razı olsun Allah’a emanet olun

90 beygire kaçlı çizel takılmalı ?

Öncelikle herkese kolay gelsin. Anızı pullukla bozmuştuk şimdi de tekrar sürüyoruz. Traktör New holland tr5.90 ekipman 7 li çizel. 5. Viteste randımanlı çekiş alamıyorum hız da 4. 4,5 civarı bu ekipman 90 beygir traktöre büyük mü Yoksa bizim traktörde ya da tr serisinde mi anormallik var ? Toprak biraz ağır bunu da söylemiş olayım.

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt