2005 TD 65 hidrolik fren sistemi arızası.

Selamün Aleyküm arkadaşlar. 2005 TD 65 traktöruümüzün hidrolik fren yağ kaçırıyor ve usta fren merkezleri bozulmuş dedi. İlk TD serilerinin fren merkezleri top gibi, yeni serilerden farklı ve maalesef tanesi 3500 TL. İkisi 7000 ve işçilik hariç, gözümüze pahalı geldi.
Hangi yılda değişmiş bilmiyorum fakat yeni modellerin fren merkezleri tanesi 500 TL. Mesele yeni modellerin fren sistemini bizimkine uyarlayabilir miyiz, daha önceden yaptıran oldu mu?
Ustamız hidroliği iptal edip mekanik sisteme çevirmeyi önerdi fakat bizim köy çok eğimli, fren lazım. Arada kaldık. İlk fotoğraf bizim eski tip fren merkezi, 2. fotoğraf yeni modellerin fren merkezi.

Resimler ve ekler

  • IMG-20210711-WA0002~2.jpg
    IMG-20210711-WA0002~2.jpg
    143.2 KB · Görüntüleme: 123
  • Screenshot_20210711-134647.png
    Screenshot_20210711-134647.png
    139.3 KB · Görüntüleme: 125

Su: hak mı, ürün mü?

Su: hak mı, ürün mü?​


Berk Filcan
Su. Bu sıvıyı "en temel yaşam kaynağı" diye betimlemek ve insanın en temel haklarından biri diye varsaymak oldukça doğal geliyor. Konu, "Kaç canlı, suya ihtiyaç duymadan yaşayabiliyor?" gibi sorulara gelince insan bu denli hayati bir maddeye bedava ulaşamamayı da enteresan buluyor. Üzücü bir haber: aynı şekilde düşünmeyen birileri var.

Suyun şişelenmesinin tarihi, 19. yüzyılın sonlarında "kaynak sularının şifalı etkisi"nin artan popülerliğiyle başlıyor. Evian, Perrier gibi adına aşina olduğumuz su markaları, isimlerini bu kaynaklardan alıyor. Önemli bir dönüm noktası, 1973 yılında DuPont firmasının plastik şişeleri icat etmesi oluyor. 2020 yılında 218 milyar dolar hacmine ulaşmış "su piyasası," Danone, Nestlé, PepsiCo ve Coca-Cola tarafından domine edilen bir sektör hâline geliyor.

Olağan şüpheli: Nestlé

Su piyasasına Perrier ve San Pellegrino gibi "elit" markalarla giren Nestlé, 1990'larda kendi su markasını üretmeye başlayıp dünyanın çeşitli yerlerindeki su kaynaklarını işletmeye başlıyor. İşletiyor işletmesine — bu esnada yerel halkı yani suyun asıl sahiplerini mağdur etmiş ve dolayısıyla da sularına el koymuş oluyor. Bunun en güncel örneklerinden biri Toronto'ya 90 kilometre uzaklıktaki Six Nations Kızılderili Rezervi'nde yaşanan su sıkıntısıydı.

Nestlé, bu bölgeden günde 3,6 milyon litre temiz su çıkarıyor ve Kanada hükümetine milyon litre başına yalnızca 390 dolar ödüyordu. Yerel halk, ödemeden yararlanamadıkları gibi, temiz suya ulaşmakta yaşadıkları sıkıntılar yüzünden çeşitli hastalıklarla boğuşuyor. Bölge sakinlerinin çağrısı, Kanada kamuoyunda yankı buluyor ve "Boycott Nestlé" kampanyasının sonucunda şirket, Kanada'daki su faaliyetlerini yerel şirketlere devretme kararı alıyor.
Şaşılmayacak üzere, Nestlé'nin vukuatları, Six Nations'la sınırlı değil. 2013–2015 yılları arasında Pakistan'ın Bhati Diwan köyünde şirketin su çıkarma faaliyetlerinden ötürü yaşanan kıtlık ve temiz suya ulaşamamaktan kaynaklı hastalıklardan dolayı gerçekleşen çocuk ölümleri tepki çekse de Pakistan hükümeti bu konuda bir adım atmamıştı.

Bir insan hakkı olarak su

2000 yılında Hollanda'da düzenlenen Dünya Su Forumu, suyun bir insan hakkı olarak kabul edilmesi konusunda önemli bir kırılma noktasıydı. Nestlé'nin öncülük ettiği su şirketleri, "Bir ihtiyaç mı? Yoksa istek mi?" sorusuna karşılık "bir istek" olduğu argümanını destekleyerek su kaynaklarının özelleştirebilmesine giden yolu açtılar.


Nestlé'nin eski CEO'su Peter Brabeck-Letmathe, 2012 yılında verdiği bir röportajda suyun "pazarlanabilir bir ürün" olduğu için "kamusal bir hak" olarak nitelendiremeyeceğini dile getirmişti. Sonradan bu ifadeyi "25 litreye kadar evrensel bir hak olarak nitelendirilmesi gerektiği" ancak "sulama için kullanım gibi durumların bu kapsama girmeyeceği" yönünde düzeltmesine rağmen açıklaması, direkt olarak uluslararası su şirketlerinin zihniyetini bir yansımasıydı.

Hükümetler bazında, suyun özelleştirilmesine karşı gözle görülür önlemler alınmasa da su ve arıtma hizmetlerinin yerel yönetimlerin kontrolüne dönmesini savunan yeniden-belediyeleştirme (remunicipalization) politikaları git gide popülerlik kazanıyor.

2000–2015 yılları arasında 234 vakada belediye ve yerel yönetimler su faaliyetlerini yeniden kamu tekeline almayı başardılar. İnsanlığın ve devletlerin bundan sonraki hedefi, "Bırakınız şişelenmiş su içsinler!" diyen Golyat'lara karşı Davud gibi cesur olup suyu yeniden temel bir hakka dönüştürmek olmalı.

Tohum Yapılacak Tarlanın Verimi ve Durumu Önemli mi?

Herkese iyi bayramlar,

Ankarada kuru tarım yapmaktayız. Buğday da 300 civarı verimler bizim için çok iyi verimlerdir. Malum bu sene yağışlar iyi gitmediği için 150 civarı anca biçeriz gibi.

Tarlalarımızdaki tohumların hepsini sıfır aldık. Elekten geçirip ekeriz seneye yeni tohum almayız diye düşünüyorduk. Fakat yağışlar iyi gitmedi. Tabi yine tohumluk çıkaracak kadar mahsul var.

Sizce 150 kg alınan bir tarla ile 600 kg alınan bir tarladan çıkan ürün tohum olarak kullanıldığında çok farkeder mi?

Yani aklımızdaki şu kendimiz mi tohumu kullanalım yoksa yine sıfır mı alalım.

Yeni aldığım pulluğu denedim

Herkese bereketli sezonlar. Uzunköprü Tuncay Tarımdan almış olduğum 4 lü 12” pulluğu denedim. Pulluğun batması, çevirmesi, çalışması oldukça güzel. İlk baş motoru tutacağını düşündüm aksine hiç tutmuyor çok güzel iş çıkarıyor gerçektwn kaliteli işçilik yapmışlar herkese tavsiye ederim.

Resimler ve ekler

  • DAF99852-1892-47F0-BAC6-E8D111C6FB96.jpeg
    DAF99852-1892-47F0-BAC6-E8D111C6FB96.jpeg
    538.7 KB · Görüntüleme: 367
  • 7FFA83C1-A5D5-4BEE-A52F-4366334B79ED.jpeg
    7FFA83C1-A5D5-4BEE-A52F-4366334B79ED.jpeg
    412.6 KB · Görüntüleme: 350
  • 181113F0-9DFE-4C84-AA20-8F6FECD652E4.jpeg
    181113F0-9DFE-4C84-AA20-8F6FECD652E4.jpeg
    392.7 KB · Görüntüleme: 359

Yeşil Mutabakat Eylem Planı: Tarımda pestisit ve kimyasal gübre kullanımı azaltılacak

Yeşil Mutabakat Eylem Planı: Tarımda pestisit ve kimyasal gübre kullanımı azaltılacak​




Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanan "Yeşil Mutabakat Eylem Planı"na göre, Türkiye tarımda pestisit ve kimyasal gübre kullanımını azaltacak. Pestisitler yerine biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin kullanımı yaygınlaştırılacak. Ar-Ge çalışmalarıyla kimyasal gübreler yerine gübreleme programına organik gübreler dahil edilecek.​


20 Temmuz 2021 12:42
https://i.dunya.com/storage/files/images/2021/05/27/tarim-fn2n_cover.jpg
Türkiye, tarımda sürdürülebilirliğin sağlanması ve ihracatın sekteye uğramaması için pestisit (zararlı organizmaları engellemek, kontrol altına almak ya da zararlarını azaltmak için kullanılan madde ya da maddelerden oluşan karışımlar) ve anti-mikrobiyaller ile kimyasal gübre kullanımını azaltacak.
Ticaret Bakanlığı tarafından, Türkiye'nin, iklim değişikliğiyle mücadele politikalarına adaptasyonunu sağlamayı hedefleyen ve ihracatta rekabetçiliği güçlendirecek bir yol haritası niteliğinde olan "Yeşil Mutabakat Eylem Planı" yayımlandı.
Yeşil Mutabakat Eylem Planı'ndan yapılan derlemeye göre, Avrupa Birliği'nin (AB) Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında alacağı önlemlerin Türkiye'nin AB ile tarım ticaretini sekteye uğratmaması açısından ülkede sürdürülebilir tarıma yönelik eylemler gerçekleştirilmesi önem taşıyor.
Bu kapsamda, AB hedefleriyle uyumlu şekilde Türkiye'de pestisit ve anti-mikrobiyallerin kullanımının azaltılması sağlanacak. Bu süreçte, biyolojik ve biyoteknik mücadele yöntemlerinin kullanımı yaygınlaştırılacak.
Türkiye'de organik tarım üretim alanları ve üretim miktarları artırılacak. AB'nin organik tarım mevzuatının uyumlaştırma çalışmaları tamamlanacak. Türkiye ile AB arasında organik tarım ticaretini desteklemek amacıyla AB ile organik tarım alanında karşılıklı tanıma sağlanabilmesi için AB nezdinde girişimler yürütülecek.

Kimyasal gübre kullanımı azaltılacak ve AB'nin bu alandaki hedef ve politikaları doğrultusunda çalışma yapılacak.
Ar-Ge çalışmaları sonucunda ham madde bakımından dışa bağımlı üretilebilen kimyasal gübrelerin kullanım miktarı azaltılacak, yeni nesil ve yavaş salınımlı gübrelerin kullanım miktarları belirlenecek.
Gübreleme programına organik gübreler dahil edilerek sürdürülebilir toprak verimliliği sağlanacak.
Arazi toplulaştırma faaliyetleri yürütülecek ve 2023 yılı sonuna kadar 8,5 milyon hektar alanda toplulaştırma tescil faaliyetleri bitirilecek.

Yenilenebilir enerji tarımda da kullanılacak​

Tarımda yenilenebilir enerji kullanımı artırılacak. Aydın, Denizli, İzmir ve Ağrı'da kurulan tarıma dayalı ihtisas organize sanayi bölgelerinde jeotermal kaynaklardan faydalanılarak bitkisel üretim yapılacak.
Yenilenebilir enerji kullanan seralar ve üretim tesisleri desteklenecek.
Tarımsal üretimde atık ve artıkların tekrar değerlendirilmesi konusunda Ar-Ge çalışmaları yürütülecek.
Desteklenen Ar-Ge projeleriyle tarımsal atıkların enerji olarak değerlendirilmesi amacıyla atık ve artık yönetiminin geliştirilmesine katkı sağlayacak araştırmalar yapılacak.
Gıda atık ve artıklarının geri dönüşümünün sağlanmasına yönelik farkındalık yaratma ve tüketicinin bilinçlendirilmesi çalışmaları gerçekleştirilecek.
Satış ve toplu tüketim hizmetleri sağlayan yerlerde işletmecilere yönelik gıda israfıyla mücadele amacıyla kontrol listeleri hazırlanacak.
Avrupa Komisyonunca açıklanan "Tarladan Sofraya ve Biyoçeşitlilik Stratejileri"ne ilişkin bilgilendirme faaliyetleri yapılacak.




Yeşil Mutabakat Eylem Planı Yayımlandı​

Yeşil yatırımların ülkemize çekilmesi ve ilgili tüm politika alanlarında yeşil dönüşümün desteklenmesini hedefleyen bir yol haritası niteliğindeki Eylem Planına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 16.07.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

16 Temmuz 2021
Ülkemizin, uluslararası ticaret düzeninde son yıllarda ivme kazanan iklim değişikliği ile mücadele politikalarına adaptasyonunu sağlamayı hedefleyen ve ihracatta rekabetçiliğimizi güçlendirecek bir yol haritası niteliğinde olan “Yeşil Mutabakat Eylem Planı” yayımlandı.

-Uluslararası ticaretin öne çıkan aktörlerinden yeşil dönüşüm hedefleri
Son yıllarda dünyada hız kazanan yeşil dönüşüm politikaları, iklim değişikliğiyle bağlantılı politikaları uluslararası ekonomi ve ticaret gündeminin merkezine yerleştirdi.
AB’nin 11 Aralık 2019’da açıkladığı Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında 2050 yılında karbon-nötr ilk kıta olma hedefini ortaya koyması bu politikalara ivme kazandırdı.
Covid-19 salgınının da pekiştirdiği sürdürülebilirlik algısı ile birlikte AB’nin yeşil dönüşüm hedeflerini açıklamasının ardından, uluslararası ticaretin önde gelen aktörleri de benzer hedefler açıklamaya başladı.

-9 ana başlık altında toplam 32 hedef ve 81 eylem
“Yeşil Mutabakat Eylem Planı”, uluslararası ticaret ve ekonomide meydana gelen bu değişim ve dönüşüm karşısında ülkemizin kalkınma hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir ve kaynak-etkin bir ekonomiye geçişini desteklemeyi amaçlamaktadır.
Bu doğrultuda, ekonomimizin lokomotifi olan ihracatımızda rekabetçiliğimizin korunması ve geliştirilmesi, ülkemizin Gümrük Birliği sayesinde AB ile sağlamış olduğu bütünleşmenin derinleştirilmesine katkı sağlanması hedeflenmektedir.
En önemli ticaret ortağımız olan AB tarafından açıklanan Avrupa Yeşil Mutabakatı ile öngörülen kapsamlı değişiklikler başta olmak üzere bu alandaki dönüşüme zamanlıca uyum sağlanması ve karşı karşıya kalacağımız risklerin fırsata çevrilmesi amacıyla Bakanlığımız liderliğinde kamu kurum ve kuruluşları ve özel sektör işbirliği içerisinde hazırlanan Eylem Planı 9 ana başlık altında toplam 32 hedef ve 81 eylemi içermektedir.
Eylem Planı, ülkemizin küresel tedarik zincirlerine sağladığı entegrasyonun güçlendirilmesi ve yeşil yatırımların ülkemize çekilmesi bakımından da büyük önem arz etmektedir.

-Eylem Planı’na ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi
İhracatımızda rekabetçiliğimizin geliştirilmesinin yanı sıra, ülkemizin küresel tedarik zincirlerindeki yerinin korunması ve güçlendirilmesi ile yeşil yatırımların ülkemize çekilmesi bakımından da önem arz eden ve ilgili tüm politika alanlarında yeşil dönüşümün desteklenmesini hedefleyen bir yol haritası niteliğindeki Eylem Planına ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 16.07.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.
Bu çerçevede, Eylem Planı kapsamında yer alan hedef ve faaliyetlerin Avrupa Yeşil Mutabakatı Çalışma Grubu kapsamında kamu, özel sektör ve ilgili tüm paydaşlar ile etkin bir şekilde yürütülmesi hedeflenmektedir.
Yeşil Mutabakat Eylem Planı için tıklayınız



aycicegi hümik asit kullaniminin kurakliga etkisi

nisan ayinda aycicegi yerlerini hazirlamadan once dekara 3.5 litre humik asit attim ve komsumla ayni gun ayciceklerini ektik. o ilacsiz ekti ben pioner 130 ilacli ektim. onun cikis ve gelişimi cok hizli oldu. Yağmur yagmadi son zamanlar ve bircok tarladaki cicekler yapraklarini saldi. fakat su tutma ozelligin etkisinden dolayi sanirim attigim humik asit ciceklerin yapraklarini hala canli tutuyor. sizlerle paylasmak istedim.
son 2 resim komsunun tarla.

Resimler ve ekler

  • 20210721_122931-1.jpg
    20210721_122931-1.jpg
    561.8 KB · Görüntüleme: 218
  • 20210721_122913-1.jpg
    20210721_122913-1.jpg
    583.4 KB · Görüntüleme: 201
  • 20210721_123023.jpg
    20210721_123023.jpg
    624.9 KB · Görüntüleme: 203
  • 20210721_122905.jpg
    20210721_122905.jpg
    653 KB · Görüntüleme: 211
  • 20210721_123205.jpg
    20210721_123205.jpg
    736.4 KB · Görüntüleme: 198
  • 20210721_123155.jpg
    20210721_123155.jpg
    237.1 KB · Görüntüleme: 205

Az Su İsteyen Bitki Önerileri

Merhaba abilerim kardeşlerim. Beni tanımayanlar için kısaca; 2011'den beri yer altı sularının göz göre göre çekildiği Aksaray/Eskil'de çiftçilik yaptığımızı belirtmek isterim. Aradan geçen bu 10 senenin ardından bazı köylerde yer altı suyu tamamen bitti, geri kalanı ise kuyu kazdırma ve boru eklemeyle tarladan kazandığını kuyuya döküyor. Bu yüzden bizim köylülerden geleneksel takılanlar artık alternatif bitkilere yönelmek istiyor.

Benim çevremden ve kendi ekimimizden gördüğüm kadarıyla, azdan çoğa doğru benim sıralamam şu şekilde:

Kanola - Arpa - Buğday - Yağlık ayçiçeği - Çerezlik ayçiçeği - Mısır

Mısır konusunda ekleme yapmak istiyorum. Gördüğüm kadarıyla mısır sulamada istikrar isteyen bir bitki, bir kere susadıktan sonra suyun içine atılsa da istenilen performansı göstermiyor. Peki neden bu listeye dahil ettim? Çünkü depolama şansının oluşu ve her zaman aktif bir piyasasının olmasından dolayı gerekirse %50 daha az ekilip, su idare edilebilir.

Sizin sıralamanız nedir, su sıkıntısı çeken bölgeler için hangi bitkileri önerirsiniz? Buyrun tecrübelerimizi aktaralım.

1626807025831.png

  • Soru
Ön Lastik Seçimi (BKT)

Herkese merhaba. BKT lastik kullanan var mıdır? Traktörümün ön lastikleri Petlas marka 10 yıllık 1900 saat kullanılmalarına ve dişleri olmasına rağmen yanaklar çatlak içinde. Şu an bir tanesi yanaktan hava kaçırıyor. Petlas ve Özka almak istemedim. BKT ilgimi çekti. Sakarya bir firma tanesini 1.950 TL gibi bir rakama satıyor. Açıkçası durumum olmamasına rağmen kafamın rahat etmesi için borca girip almayı düşünüyorum. Ya da 280/70/18 iç lastik alıp lastikler radial olmasına rağmen kısa süreli bir çözüm bulacağım. Herkesin öneri ve görüşlerine açığım. Lastiğin linki https://www.kaynarcalastik.com/urun/bkt-280-70r18-agrimax-rt765-7-50r18-radyal-traktor-lastigi/

Yoğun basınçlı balye makinesi için motor grafiği tercihi nasıl olmalıdır?

Optum 300 CVX , Magnum 340 CVX , NH T8 380 veya T8 410 hangi model daha uyumlu olabilir.
Ek güç üretimi devrede olduğu zaman motor gücünün 1500 rpm gibi sabit tork aralığının sonunda mı olması tercih edilmeli yoksa 1840 rpm gibi motor anma gücü devrinde mi olması tercih edilmelidir?

Kıraçta Kuraklığa ve soğuğa dayanıklı buğday/Arpa onerileriniz

Çiftçi dostlar Ankara/Kalecik ilçesinde çiftçilik yapmaktayım 3 yıldır enolo buğday ekiyorum bu sene verimler düşüktü ve tohumda yaşlandığı için istediğim sonucu alamadım bu sene buğday olarak ekiz ve aldino
Arpa olarakta Arcanda/tarim92/emon
Çeşitleri arasında kaldım kıraç ve susuz araziler için ekilebilecek çeşit için görüş ve önerileriniz nelerdir teşekkür ederim

Kuraklık Desteği...!

Sevgili çiftçi dostlar geçtiğimiz aylarda hükümet 100 TL ye kadar.... Destek verilecek demişti bu destekten faydalanan oldumu..? Ben Ankara kalecikte böyle bir destek alanı duymadım ayrıca diğer bir konu TMO hasat devam ederken küfür eder gibi ithalat yapıyor ayıptır yazıktır günahtır evet kuraklık var bunu herkes biliyor bildiginiz halde düşük fiyat verip çiftçiyi tüccara simsara mecbur bırakıyorsunuz kısaca siz bu işi yapmayin Burak'ın giein deniliyor biz buğdayı ithal ederiz qhem kendimiz hem yandaşlarının kazanırız diyorlar 100 TL ye kadar olan destek nerede 20 TL mı 50 TL mı 100 TL mi daha o bile net değil geçen yıl 21 ilde çiftçiye %75 hibe tohum dağıtıldı Ankara neden yok ayrıca geçen sene yazlık arpa yerine kışlık arpa tohumu dağıtıp çiftçiyi tekrar mağdur ve ettiler.
Mansur başkan sebze fidesi nohut arpa buğday fidesi dağıtıyor ziraat odaları bunu çiftçiye duyurmuyor duyursada son gün .. o zamana kadar başvurular doluyor kota doluyor koydeki gariban yaşlı çiftçi nerden duysun nereden bilsin.
Bırakın kısır siyasetinizi çiftçiye destek olun çiftçinin yanında olun destek olun çiftçi uretemezse bu ülke ayakta duramaz nereye kadar ithalat..? İthalat parayla olur para varmı para..?
Hükümetin acilen cifciye mazot ve gübre fiyatlarında sübvansiyon uygulmasi ayrıca kuraklık desteğini fazlasıyla yapması ve yine tohum desteğinde bulunması ülkemizin vatanımızın milletimizin tek bekâsı budur diğer bekâlar beni bağlamaz.
Gübre'yi bu sene kaç TL den kaç çiftçi alıp atabilecek kaç çiftçi kredisini icarını kirasını borcunu odeyebilecek..
Allah güneşin 35/40 derece sıcağın -15/-5 derece doğunun altında çalışan her şartta şükür eden üreten çiftçimizin yar ve yardımcısı olsun

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt