TARIM ARAZİSİNE KURULAN HOBİ BAHÇELERİ YIKILACAK

Tarımda “torba yasa” olarak adlandırılan 7255 Sayılı Gıda, Tarım ve Orman Alanında Bazı Düzenlemeler Yapılması Hakkında Kanun 4 Kasım 2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi.
Adından da anlaşılacağı üzere yasa ile gıda, tarım ve orman alanlarında önemli düzenlemeler yapıldı. Fakat, işin odağında hobi bahçeleri var. Her gün çok sayıda soru geliyor. “Yasa çıktı, hobi bahçeleri yıkılacak mı?” diye.
Yasanın çıkarılması konusunda büyük çaba gösteren Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarım ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Kars Milletvekili Prof. Dr. Yunus Kılıç, tarım arazilerine kurulmuş hobi bahçelerinin kesinlikle yıkılacağını söylüyor.

Yasa ne getiriyor?

Kabul edilen 7255 Sayılı Yasa ile 2005 yılında çıkarılan ve daha sonra bir kaç değiştirilen 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Yasası’nda hobi bahçeleri veya başka amaçlarla tarım arazilerinin amaç dışı kullanımına yönelik yaptırımlarda önemli düzenlemeler yapıldı. Hapis cezası dahil önemli cezalar getirildi
Özellikle hobi bahçelerini ilgilendiren o düzenlemeleri kısaca şöyle özetleyebiliriz:
1- İmar planlarında tarımsal niteliği korunacak alan olarak ayrılan yerler ile kamu yararı kararı alınarak tarım dışı amaçla kullanım izni verilen yerler, yeniden izin alınmaksızın bu amaç dışında kullanılamayacak ve planlanamayacak.
2- Tarımsal amaçlı arazi kullanımlarında, tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projelerine uyulması zorunlu olacak. Bu plân veya projelere aykırı hareket edilmesi halinde yani tarım arazisine hobi bahçesi kurulması durumunda valilikçe resen tespit yaptırılarak sorumlulara; 1000 Türk Lirasından az olmamak kaydıyla bozulan arazinin her metrekaresi için 10 Türk Lirası idarî para cezası uygulanacak.

Ovadaki yapılara iki kat ceza

3- Projeye uygunluk sağlanması için azami 2 ay süre verilecek. Hobi bahçesi büyük ova koruma alanlarında ise bu cezalar iki katı olarak uygulanacak.
4- Bu sürenin sonunda aykırı kullanımların devam etmesi durumunda; valilikçe faaliyet durdurulacak ve belirtilen idarî para cezası üç katı olarak uygulanacak.
5- İzinsiz bütün yapılar, masrafları Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından karşılanmak kaydıyla, bir ay içinde belediyeler veya il özel idareleri tarafından yıkılacak. Arazi yeniden tarımsal üretime uygun hale getirilecek. Arazinin tarımsal üretime uygun hale getirilmesi için yıkım ve temizleme masrafları sorumlulardan Bakanlıkça genel hükümlere göre tahsil edilecek.
6- Hakkında yıkım kararı alınmış olmasına rağmen bir ay içinde belediye veya il özel idarelerince yıkılmayan yapılar, yıkım masrafları Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından karşılanmak üzere Bakanlıkça yıkılabilir veya yıktırılabilir. Yıkım masrafları %100 fazlası ile ilgili belediye veya il özel idaresinden tahsil edilecek. Bu şekilde tahsil edilememesi halinde belediyelerin veya il özel idarelerinin Hazine veya İller Bankası ödeneklerinden kesilecek.

1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası

7- Toprak koruma projelerinin hazırlatılmaması, yetersizliği veya zamanında gerekli tadilatların yapılmaması sonucu arazi tahribi veya toprak kayıpları olması halinde meydana gelecek zararlardan; proje hazırlanmasına gerek olmadığına karar verenler, proje hazırlanmış ise projeyi hazırlayan ve onaylayanlar sorumlu tutulacak.
8- Tarım arazilerini, tescili mümkün olmayan fiili hisseler oluşturarak arazinin hisselere tekabül ettiği kabul edilen kısımlarının zilyetliğini, bir özel hukuk tüzel kişisinin faaliyeti kapsamında bu tüzel kişiyle üyelik veya ortaklık ilişkisi kurarak devretmek veya bu işlere aracılık etmek suretiyle arazinin bütünlüğünün bozulmasına ve amacı dışında kullanılmasına sebebiyet verenlere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis ve 100 günden 1000 güne kadar adli para cezası verilecek. Ayrıca bu tüzel kişi hakkında 50 bin Türk Lirasından 250 bin Türk Lirasına kadar idarî para cezası verilecek. Tarım arazisinin bütünlüğünün sağlanması ve tarımsal üretime uygun duruma getirilmesi halinde, bu fıkra uyarınca kamu davası açılmayacak, açılmış olan kamu davası düşecek, mahkum olunan ceza bütün sonuçlarıyla ortadan kalkacak.

Önlem alınmazsa ekim yapılacak toprak kalmayacak

Geçen hafta Umut Özdil’in moderatörlüğünde AGRO TV’de yayınlanan Gerçek Boyut programına birlikte katıldığımız Türkiye Büyük Millet Meclisi Tarım ve Köyişleri Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Yunus Kılıç, hobi bahçeleri yıkılacak mı sorusuna aynen şu yanıtı verdi: ” “Kanunun emrettiği şekliyle şu anda yıkılacak. Hiç o yana bu yana kıvırmaya gerek yok. Çok net söylüyorum. Hobi bahçelerinin böyle düzensiz, plansız böyle tarım arazilerine gelişigüzel, bir şekilde yapılmasına müsaade edersek bu alanları bir iki yıl sonra göremeyeceğiz.
Hobi bahçeleri tarımsal arazilerde çok önemli bir alanı kaplamaya başladı. Hobi bahçeleri için sadece pandemi sürecinde yüzde 500 yüzde 1000′ lik artış söz konusu oldu. Yani zapturapt altına alınmazsa ekip biçeceğimiz toprak kalmayacak.
Vatandaş şunu söyleyebilir. Yahu kardeşim niye yaptırdınız? Bugüne kadar neredeydiniz?
Bakın bunların hepsinin cevapları var. Çeşitli sayiklerle olabilir, siyasi olabilir, çeşitli ilişkilerle olabilir. Belediyeler bu konuda yol açıcı olabilir. İnsanları heves ettiren, teşvik ettiren bunlar. Ama bunun için alanları belirlememişler. Marjinal tarım alanlarını ortaya çıkarmamışlar. Altyapı götürmemişler, vatandaşlar kendi ufkuyla buralara bu yapıları yapmış. Bizim derdimiz insanların bu haklı taleplerine ket vurmak, görmezden gelmek değil. Bunları yapılması gereken alanlarda teşvik etmeliyiz. Vatandaşın bu anlamda önünde gitmeliyiz.
Arazilerin tarım dışına çıkarılması ile alakalı Toprak Koruma ve Arazi Kullanım Kanunu’nda bir takım yaptırımlar var zaten. Fakat, bunları uygulayacakların bu yaptırımları uygulamadıkları taktirde nasıl bir yaptırımla karşılaşacakları yok. Kanunu çıkarmışsınız ama emredici değilsiniz. Yani yerel yönetimler, belediyeler bu görevi yapmamış, yapmadığı taktirde biriken ve sonra çok eleştirilen imar afları, yeni yasal değişiklikler, yasaya yeni ilaveler, çıkarmalar sahada sorunları çözmeye yetmeyince yeni düzenlemeye ihtiyaç duyuluyor.”

Dönümünü 10 bin liraya alıp 200 bin liraya satıyorlar

Tarım topraklarının üretim dışına çıkarılmasının kabul edilemeyeceğini belirten Kılıç: “Tarım arazilerini amaç dışına çıkaranlar, kimler yapıyor? Mesela emlak danışmanları, çıkarıyor. Bazen muhtarlar yapıyor. Adam 10 dönümlük tarlayı alıyor. Şirket veya yapı kooperatif kuruyor. Hisse satıyor. Yani 10 bin liraya aldığı dönümü 200 bin liraya satıyor. Bunun tapuda beyanlar kısmına baktığınızda hala tarla gözüküyor. Tescil edilemeyecek şekilde satmış. Peki bunun bir cezası olmayacak mı? Bakın bunu kanun da yazdık. Buna aracılık edenler, göz yumanlar, görevini yapmayanlara cezalar getirdik. Hapis cezası var. Bugüne kadar yapılmış 3-4 bin yapı var ortada. Hobi bahçelerine kimsenin karşı çıktığı yok. Ağırlığı mutlak tarım arazilerinde, hülle yöntemiyle verimli arazilerde bunların kurulmasına karşı tedbirler getirildi.” dedi.
Özetle, yeni yasa ile tarım arazisine yapılmış hobi bahçeleri ve diğer yapıların yıkılarak bu alanların yeniden tarımsal üretime uygun hale getirilmesi öngörülüyor. Yasa aynen uygulanırsa emlak, gayrimenkul şirketlerinin, bu amaçla kurulan kooperatiflerin yöneticileri ağır cezalarla karşı karşıya kalabilir. Bu şirket veya kooperatiflerden hobi bahçesi alan yurttaşlar sıkıntı yaşayabilir. Yapılması gereken tarım arazisi olmayan, tarımsal üretimin yapılmadığı alanlarda yerel yönetimlerin hobi bahçeciliğini teşvik etmesidir. Hobi bahçesi adı üzerinde ana amaç hobi amaçlı bahçe, bostan olmalı, konut veya yapılaşma değil. Almanya örneğini daha önce yazmıştım. Bu model örnek alınabilir.

9115 maksima hakkında yardım...

Öncelikle herkese selamlar, 9115 maksima traktörü uzun zamandır dikkatimi çekiyor ama formda okuduklarım kafa karıştırıyor.Kimisi iyi diyor kimisi bulaşma diyor.Kullanıcı olan arkadaşlar var ise yardımcı olabilir mi? 2014 ve 2015 modelleri ağırlık sebebi ile ariza verdiği söyleniyor 2016 model ve üzeri modellerde hafifletme ve iyileştirme yapıldığı söyleniyor 2016 ve üzeri mi tutuluyor?

ATATÜRK DÖNEMİ TARIM POLİTİKASI

Yıllarca süren savaşlardan kalan köylüyü çiftçi yapmak temel hedeflerden birisiydi. O dönem 13 milyon nüfusun yüzde 80’i köylü. İzmir İktisat Kongresi ile tarım politikasının temel ilkesi “Milli ekonominin temeli ziraattır” şeklinde belirlenir. Uygulanacak tarım politikasının temel felsefesi ise, Mustafa Kemal Atatürk'ün "Ülkenin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki müstahsil(üretici) olan köylüdür" sözüne dayanır.
Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-
7:15 | 10 Kasım 2020


Ataturk-orman-ciftligi-14-temmuz-1929-Hanri-Benazus-kolleksiyonu2-696x525.jpg
Kendi parasıyla toprak satın alarak çiftlik kuran lider; Atatürk.

Bildiğim kadarıyla dünyada kendi parasıyla toprak satın alarak çiftçilik yapan tek bir lider var; Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Kurduğu çiftliklerle ülkesinin çiftçisine örnek olmuş Mustafa Kemal Atatürk, bağımsızlık savaşını kazandıktan sonra asıl kurtuluşun ekonomik bağımsızlıkta olduğunu söyler.
Bu nedenledir ki, cumhuriyeti ilan etmeden önce, 17 Şubat-4 Mart 1923 tarihleri arasında İzmir’de İktisat Kongresi’ni toplamaları tesadüf değildir. İzmir İktisat Kongresi ile yeni yönetimin ekonomideki yol haritası belirlenir.
Yıllarca süren savaşlardan kalan köylüyü çiftçi yapmak temel hedeflerden birisiydi. O dönem 13 milyon nüfusun yüzde 80’i köylü. İzmir İktisat Kongresi ile tarım politikasının temel ilkesi “Milli ekonominin temeli ziraattır” şeklinde belirlenir.
Uygulanacak tarım politikasının temel felsefesi ise Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ülkenin gerçek sahibi ve efendisi, hakiki müstahsil(üretici) olan köylüdür” sözüne dayanır.
İzmir İktisat Kongresi ile belirlenen yol haritası
Kongre’de “Çiftçi Grubu” 96 maddelik bir metin sunar. Bu isteklerin bir çoğu da köylünün üretim yapmasını engelleyen, yabancılara mahkum kılan uygulamaların kaldırılmasına yöneliktir. Çiftçi Grubu’nun talepleri arasında Aşar vergisinin kaldırılması, tütün ekimi ve ticaretinin serbest bırakılması, tütünde Reji İdaresi’nin kaldırılması, tarımsal kredilerin düzenlenmesi, hayvan hastalıklarıyla mücadele, tarım alet ve makinalarının standartlaştırılması, yüksek öğretim görenlerin bir süre köylere gönderilmesi gibi çok temel istekler var. Bunların önemli bir bölümü kısa zamanda gerçekleştirilir.
Daha önce, Dışişleri, Ticaret, Maliye, İktisat bakanlıkları bünyesinde olan tarım, ilk kez ayrı ve bağımsız bir bakanlık olarak 1924’te kuruldu.
Ürünün onda birinin devlete verilmesini öngören “Aşar vergisi” 1925’te kaldırıldı.
Aynı yıl, tütünde yabancı egemenliğinin kurumsal yapısını oluşturan Reji İdaresi kaldırıldı.
İlk tohum ıslah istasyonları kuruldu.
Tefecilere karşı, Ziraat Bankası A.Ş. şeklinde yapılandırılarak etkinleştirildi. Çiftçiye kredi, destek sağlayan bir yapıya kavuşturuldu. Buğday alımı ile görevlendirildi.
Şekerpancarı üretimi yaygınlaştırılarak 1926’da ilk şeker fabrikası olan Alpullu açıldı.
Hayvancılıkta ıslah çalışmalarının yapılması için 1926’da Hayvan Islah Kanunu çıkarıldı.
İlk tarım sayımı 1927’de yapıldı.
Tarımda kooperatifçiliğe büyük önem verilerek 1929’da Tarım Kredi Kooperatifleri ve 1935’te Tarım Satış Kooperatifleri Yasası kabul edildi.
Buğday üretimini ve üreticisini desteklemek ve korumak için 1938’de Toprak Mahsulleri Ofisi kuruldu. Ertesi yıl buğday ithalatı durduruldu.
Atatürk’ün öncülüğü
Atatürk, bütün bu çalışmalarda yeri gelir traktörün üzerindedir, yeri gelir kooperatifin kurucu ortağıdır. Atatürk Orman Çiftliği’ndeki çalışmaları ile örnek bir çiftçi olarak yol göstericidir.
Kooperatifçiliğe çok önem veren Atatürk, Mersin Silifke’de 36 çiftçi ile Tekir Tarım Kredi Kooperatifi’nin kurucusu ve 1 numaralı ortağıdır.
Hayvancılıkta ıslah çalışmalarını başlatmak için, Macaristan’dan Ankara’daki Gazi Çiftliği’ne 1925 yılında Simental ırkı sığır getiriliyor. Islah çalışmaları başlatılıyor. Ancak daha sonraki yıllarda bu çalışmalar durduruluyor. Atatürk’ün 1925’te büyük bir vizyoner olarak başlattığı ıslah çalışmaları devam ettirilmediği için, Türkiye, bugün milyarlarca dolar döviz ödeyerek hayvan ithal ediyor. Hayvancılığın her alanında dışa bağımlı bir ülke oldu.
Pamuk ve tekstil sanayi
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye, yaklaşık 100 bin hektar alanda 40 bin tona yakın pamuk üretiyordu. Pamuktaki üretime paralel olarak ülkenin ilk sanayi nüveleri basma, dokuma ve bez üretim tesisleri olarak kuruldu.
Adını, Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği, “Sümerbank”, 3 Haziran 1933’te kuruldu. Atatürk’ün ölümünden 13 ay önce 9 Ekim 1937 yılında açılışını yaptığı Nazilli Basma Fabrikası, cumhuriyetin ilk sanayi tesislerindendi. Devlet tarafından kurulan ilk basma fabrikasıydı. Sonra yenileri açıldı. Sümerbank, çiftçinin pamuğunu basmaya, beze dönüştüren, katma değer kazandıran pamuklu sektöründe 20 tesise ulaştı. Gittiği yerde sosyal yaşamı değiştiren, dönüştüren bir yapılanmaydı. Bir çok yararlı kuruluş gibi Sümerbank’ta 1987 yılında özelleştirme kapsamına alındıktan sonra adeta yağmalandı.
1923 yılında 3.7 milyon dolarlık pamuk ihracatı 1930’da 7.8 milyon dolara, 1950’de 69 milyon dolara kadar ulaştı. 1960’ta 46 milyon dolara gerilese de 1970’te 300 milyon dolara ve 1980’de ise 350 milyon dolara yaklaştı. Bugün Türkiye yılda yaklaşık 1 milyon ton pamuk ithal ediyor.
Pancar üretimi ve şeker sanayi
Şeker ihtiyacının karşılanması için pancar üretiminin artırılması ve şeker sanayinin kurulması temel hedeflerdendi.
Cumhuriyetin ilk yıllarında 1926’da Alpullu ve Uşak, 1933 yılında ise Eskişehir, bir yıl sonra 1934 yılında Turhal Şeker Fabrikası kurulur. Bu fabrikalar daha sonra 1935’te Kamu İktisadi Teşekkülü(KİT) olarak faaliyetlerine devam eder.
Dönüm noktası 1980 ve 24 Ocak Kararları
Cumhuriyet döneminde başlatılan tarım ve tarıma dayalı sanayide sonraki yıllarda da çok önemli atılımlar gerçekleştirildi. Türkiye, bir çok alanda kendine yeterli olduğu gibi, fındık, pamuk, tütün, üzüm, incir, zeytin ve zeytinyağı, et ve canlı hayvan ihraç edebilen ülkelerden birisiydi.
Fakat, 1980 yılında özellikle 24 Ocak Kararları ile dışa açılma politikaları adı altında tarım sektörü hiç bir önlem alınmadan dışa açıldı. Desteksiz bırakıldı. Tarımda çöküş süreci başladı.
Tarımda reorganizasyon adı altında 1985 yılında başlatılan çalışmalarla kurumsal yapı dağıtıldı. Ziraat İşleri, Zirai Mücadele, Toprak-Su, Gıda İşleri,Veteriner İşleri gibi alanında uzmanlaşmış kurumların hepsi kapatıldı veya başka kurumlara bağlandı. Etkisizleştirildi. Tarımı besleyen ana damarlar kesilmiş oldu.
Özelleştirme tarımla başladı
Dünyanın aksine Türkiye’de özelleştirme tarımla başladı Et ve Balık Kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu, Yem Sanayi özelleştirilerek üretimi destekleyen kurumlar ortadan kaldırılınca ve bir yandan da ithalat kapıları açılınca hayvancılık çöktü. Zirai Donatım, TEKEL, Şeker Fabrikaları, Türkiye Gübre Sanayi(TÜGSAŞ) gibi hem üretimi doğrudan ilgilendiren hem de girdi sağlayan kurumlar da özelleştirilince bitkisel üretim de büyük yara aldı.
Ne yapmalı?
Üretimi ithalatla terbiye anlayışı tarımda dışa bağımlılığı artırdı. Gelinen noktada , günün koşullarına uygun elbette önemli bir üretim yapılıyor. Ancak, İzmir İktisat Kongresi öncesinde olduğu gibi tarımsal üretim yapmak her geçen gün zorlaşıyor. Türkiye sahip olduğu potansiyeli yeterince değerlendiremediği için tarımdan zenginlik üretmek yerine ithalat bağımlısı bir ülke oldu.
Tarımda yeni bir kurtuluş savaşına ihtiyaç var. Tarımda, ülkenin tarımsal potansiyeline uygun, kendine yeterliliği esas alan, teknoloji destekli, kooperatifçiliği esas alan, yapısal sorunları çözecek, üretim temelli, uzun vadeli bir ulusal tarım politikasına ihtiyaç var.
Mustafa Kemal Atatürk 1. İktisat Kongresi’ndeki konuşmasının bir bölümünde ne demişti: “Bir devlet ki, tebasına koyduğu vergileri yabancılara koyamaz; bir devlet ki gümrükleri için rüsum vesaire düzenleme hakkından alıkonur, bir devlet ki yabancılar üzerinde yargı hakkını uygulamaktan mahrumdur; O devlete bağımsız denilemez.”
Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 82.yılında saygı ve özlemle anıyorum.
Atatürk dönemi tarımda atılan bazı önemli adımlar
1923
– İzmir İktisat Kongresi yapılarak yol haritası belirlendi
1924
– Köy Kanunu kabul edildi
1925
– Aşar Vergisi kaldırıldı
– Tütün Rejisi kaldırıldı
– Şeker Fabrikalarının kurulması kanunu kabul edildi
– Ankara’da Gazi Orman Çiftliği’nin kurulması çalışmaları başladı
– Bursa Dokuma Fabrikası açıldı
1926
– Alpullu Şeker Fabrikası işletmeye açıldı
– Uşak Şeker Fabrikası açıldı
1927
– Bünyan Mensucat(Dokuma) Fabrikası açıldı
1929
– Zirai Kredi Kooperatifleri Kanunu çıkarıldı
1933
– Sümerbank’ın kurulması kanunu kabul edildi
– Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü Kanunu ve Enstitü açılışı
– Sümerbank faaliyete geçti
– Eskişehir Şeker Fabrikası açıldı
1934
– İlk süt tozu fabrikası Bursa’da açıldı
– Bakırköy Bez Fabrikası açıldı
– Isparta’da Gülyağı fabrikası açıldı
– Turhal Şeker Fabrikası açıldı
1935
– Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi kuruldu
– Kayseri Bez fabrikası açıldı
– Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Yasası çıkarıldı
– Tarım Kredi Kooperatifleri Yasası çıkarıldı
1937
– Orman Kanunu kabul edildi
– Konya Ereğli Bez fabrikası açıldı
– Ziraat Bankası kanunu kabul edildi
– Nazilli Basma Fabrikası Atatürk tarafından açıldı
1938
– Gemlik Suni İpek fabrikası açıldı
– Bursa Merinos Fabrikası Atatürk tarafından açıldı
– Atatürk, çiftliklerini ulusa bağışladı
– Toprak Mahsulleri Ofisi kuruldu

30 çiftçi 810 büyükbaşı dolandırıcılara kaptırdı

Erzurum'un Şenkaya ilçesinde 30 besiciyi 810 büyükbaş hayvanını çek ve senetle alarak dolandırdığı iddia edilen şahıs kayıplara karıştı.
09 Kasım 2020, 13:254824
Bu haberi paylaş:YORUM YAP
A-A+
Erzurum'un Şenkaya ilçesinde 30 besiciyi 810 büyükbaş hayvanını çek ve senetle alarak dolandırdığı iddia edilen şahıs kayıplara karıştı.
İddiaya göre, 5 yıldır bölge çiftçisinden canlı hayvan satın alan ve bugüne kadar besicilerin parasını ödemekte sorun yaşamayan Y.B., son olarak 810 büyükbaş hayvanı senet ve çek ile satın aldıktan sonra kayıplara karıştı. Bölge çiftçisinin güvenini kazanan Y.B., Şenkaya ilçesinde 30 çiftçiden 810 adet büyükbaş hayvan alıp karşılığında vadeli çek ve senet verdi. Büyükbaş hayvanların yaklaşık değerinin 4,5 milyon lira olduğunu dile getiren çiftçiler, senetlerin ve çeklerin günü geldiğinde paralarını almak için bankaya gittiklerinde çek ve senetlerin karşılıksız olduğunu öğrenince dolandırıldıklarını anladı.
Dolandırılan çiftçilerden Lokman Kaymak, “Bankadan kredi çekerek büyükbaş hayvan ile traktör aldım. Mallarımı Y.B.’ye sattım. Paralarımızı ödemedi, çekler karşılıksız çıktı. Çekler karşılıksız çıktığı için savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Borçlarımı ödemek için traktörümü sattım ve evimi de satıyorum, arkadaşlarımla birlikte mağdur olduk. Devletimizden bize yardımcı olmalarını istiyoruz" dedi.
Çiftçi Mustafa Yıldız, “Y.B.’ye hayvanlarımızı verdik. Buradan üç beş yıl boyunca vadeli hayvan aldı ama herkesin parasını ödedi. Bilemedik ki son voleyi bizden vuracağını. Bu durum ikinci bir Çiflikbank vakası gibi oldu. Benim üç tane ahırım vardı. 35 inek, 25 tane küpeli dana olmak üzere 60 adet hayvanı 410 bin TL’ye verdim. 10 bin TL’sini gönderdi, 400 bin TL’sini 1,5 yıldır göndermedi. Hiçbir şeyim yok, hiçbir gelirim de yok. İcraya da verdik. Bizi bugün yarın diye oyaladı. Sıkıştığında ise tehdit ediyor. Burada en az 20-30 kişi hayvan verdi. Herkesin de 10'ar, 20'şer kişiye borcu var. Bu bölgeyi komple kapsadı. Biz çok mağduruz. Ben çocuklarımın harçlığı için borç alıyorum. Çocuklarım okuyor. Mağduriyetimin giderilmesini istiyoruz” diye konuştu.
Esnaf Halil Oğuz Aydın, “Şenkaya’da yem bayisi olarak esnaflık yapmaktayım. Mağdur olan çiftçilere 2 yıla aşkındır yem verdim. Yaklaşık 2 yıldır yem borçlarını toplayamadım, bende karşı tarafa mağdur oldum. Çiftçi arkadaşlarım da mallarını sattıklarını ve paralarını alamadıklarını iddia ettiler. Onlar mağdur olunca dolaylı olarak ben de mağdur oldum” dedi.
Çiftçi Kasım Bilanik, "Yıllardır Y.B. gelip buradan vadeli hayvan alıyordu ama parasını alıyorduk. Son zamanda gelip burada 810 tane hayvan alıp, bunun karşılığında çek ve senetler verdi. Çekler Serdar Y.’ye aitti. Bize ödemesini kurbanda yapacaktı. Ödeme günü geldiğinde bankaya gittik, çeklerimiz karşılıksız çıktı. Çeklerin sahibi Serdar Y.’yi aradık. Bu da dedi ki 'Y.B. çeklerimi çalmış, bu şekilde ödeme yapmıyorum' dedi. Biz de Y.B. ile görüştüğümüzde bizi tehdit ediyor, 'Gidin bildiğiniz yere şikayet edin' dedi. Bizde gidip savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Devletimizden yardım bekliyoruz. Şu an hayvanlarımız yok, ahırlarımız boş, buradaki çiftçilerimiz mağdur oldu. Herkesin bankaya borcu var, ödeme günü geldiğinde ödeme yapamıyoruz” dedi.
Sebahattin Bilanik, "Benim Y.B. ile beş altı yıl ticaretim oldu. Paramı gününde ödüyordu. Son bir buçuk yılda şebeke olduklarını sonradan anladık. İlçe ve köylerden 810 tane hayvan gitti. Kendim 108 tane hayvan verdim. Tüm arkadaşların alacağı 4.5 milyon lira yapıyor. Ben 880 bin liralık hayvan verdim. Benimle birlikte 10 kişi daha mağdur, çünkü bende karşıdan almıştım” dedi.
Şenkayalı çiftçiler, "Biz mağdur olduk, diğer illerdeki çiftçiler bu tür şahıslara inanıp da hayvanlarını çek ve senetle satmasınlar" dediler. Ayrıca bazı çiftçiler Y.B.'yi aradıklarında telefonlara cevap vermediğini belirterek, yetkililerden mağduriyetlerinin giderilmesi için yardım talep ettiler.

Arpa ve buğdaya TMO da zam yaptı! Kasım ayı satış miktarı açıklandı

oprak Mahsulleri Ofisi (TMO) müdahale amaçlı Kasım ayında satışını yapacağı buğday ve arpa miktarını açıkladı. TMO Kasım ayında piyasalara 552 bin ton ekmeklik buğday ve 100 bin ton arpa satışı yapacak. Ekim ayında ekmeklik buğdayı 1750 liradan, arpayı ise 1350 liradan satan TMO, Kasım ayında yapacağı buğday ve arpa satışlarının fiyatını artırdı.
  • Tarım
  • 09 Kasım 2020 Pazartesi 19:17
  • 2.9B
Arpa ve buğdaya TMO da zam yaptı! Kasım ayı satış miktarı açıklandı

banner200

  • TMO’nun Kasım ayında piyasaya satacağı buğday ve arpa miktarı belli oldu. Ekim ayında piyasalara 281 bin ton ekmeklik buğday, 25.7 bin ton makarnalık buğday ve 75.3 bin ton da arpa satışı yapan TMO, Kasım ayında daha yüklü bir satış yapacak.
    Kasım ayında yapılacak ekmeklik buğday miktarını yaklaşık iki kat artıran TMO, makarnalık buğday satışı yapmayacak. Arpa satışını da 100.5 bin ton yapacak.
    TMO’NUN SATIŞ FİYATLARI ARTTI
    Ekim ayında ekmeklik buğdayı 1750 TL’den satan TMO, Kasım ayında yapacağı ekmeklik buğdayı 2000 TL ile 2050 TL arasında satacak. Satışı yapılacak 552 bin ton ekmeklik buğdayın 534 bin tonu ithal buğdaydan 17.7 bin tonu ise yerli buğdaydan yapılacak. Suriye’den ithal edilen buğdayı 2000 TL’den diğer ithal buğdayı ise 2050 TL’den satacağını duyuran TMO, yerli ekmeklik buğdaydan da düşük vasıflı olanları 2000 TL’den diğerlerini ise 2050 TL’den satacağını belirtti.


    ARPA SATIŞI YETİŞTİRİCİ VE BESİCİLERE ÜÇ AY VADELİ YAPILACAK

    Kasım ayında satışı yapılacak olan 100 bin 505 kilo arpa tamamen besici ve yetiştiriciye üç ay vadeli olarak satılacak. Yetiştirici ve üreticiler büyükbaş hayvan başına günlük 5 kg, küçükbaş hayvan başına ise günlük 1 kg hesabıyla arpa alabilecek. Kanatlı hayvan besiciliği yapanlara ise arpa satışı yapılmayacak. Ekim ayında arpayı 1350 liradan satan TMO, Kasım ayında yapacağı arpa satışını 1425 liradan yapacak.
    TMO’NUN EKİM AYINDA YAPTIĞI SATIŞ FİYATLARI ETKİLEMEMİŞTİ
    TMO, piyasada artan fiyatların önüne geçmek için ürün satışına başlarken, Ekim ayında yapılan satışların piyasadaki artan buğday ve arpa fiyatlarını etkilememişti. Ekmeklik buğday fiyatları 2400 lira seviyesinde seyrederken, TMO’nun Kasım ayında 2000-2050 TL arasında yapacağı satışta piyasalardan daha çok alıcılara büyük bir avantaj sağlayacak gibi görünüyor. Söz konusu müdahalelerin piyasadaki fiyatları aşağıya çekmediği sürece yapılan satışlar bu satıştan yararlanan kesime büyük bir avantaj sağlamaktan başka bir anlam ifade etmiyor.

    TARIMDANHABER

Buğdayda prof. hocamızın yorumu

TAHILLAR DERSİ ALIYORUM DERSI VEREN HOCA PROF. İLGİ ALANI BUGDAY.. GÜBRELEME İÇİN BOLGEDEN BOLGEYE TOPRAKTAN TOPRAGA DEĞİŞMEKLE BİRLİKTE DAPI ONERIYOR VE KARDEŞLENME SONU SAPA KALKMA BAŞI ÜRE BAŞAKLANMA BAŞINDA İSE CAN VERMEMİZİ TAVSIYE EDIYOR AMA BAKIYORUM KI HERKES KARDESŞENME BASINDA VEYA ORTASINDA ÜRE ATMA TARAFTARI BANA KALIRSA KARDEŞLENME ORTASINDA ÜRE ATMAK DAHA MANTIKLI GELIYOR VE GEBELEŞME SONU BAŞAKLANMA BAŞINDA YAĞMUR YAKALAMA SANSIN VARSA CAN ATILMASINDAN YANAYIM AMA YAGMURU DENK GETIREMEME DURUMUN VARSA GEBELEŞME BAŞLANGICINDA ÜRE ATILABILIR YAPRAK GÜBRELERIYLE İLİGİLİ PEK BİLGİM YOK YAPRAKTAN ÜRE VE ZN KAÇ KG ATILIRMASI LAZIM VEYA HANGI DURUMDA HANGI DONEMDE ATILMASI LAZIM YARDIMCI OLURSANIZ SEVINIRIM

ONREK (18 SAF N KULLANILCAKSA 1/3(6KG SAF N DAP VEYA 20-20 DEN ) Ü TABANDAN..........1/3 Ü KARDEŞ SONU-SAPA KALKMA BAŞI(6 KG SAF N ÜREDEN) ........1/3 Ü GEBEŞELME SONU-BAŞAKLANMA BAŞINDA (6 KG SAF N CANDAN)

BU SENE 25 KG 20-20-0 TABAN
23 KG KARDEŞLENME ORTASI ÜRE
20 KG GEBELEŞME DONEMINDE ÜRE VERİLDİ
PESTISITLER ZAMANINDA ATILDI
120 DEKARDAN 81-82 TON VERIM ALINDA DA BASINA 680 KG A GILIYOR

Mibzer tavsiyesi olan var mı

Arkadaşlar buğday fırıldakla ekiyoruz ve çok kayıp Veriyoruz Parasıyla eken de yok
Ama çok buğday ekimi de yapmıyoruz eskisi gibi
bu yüzden ikinci el de olsa bi ürün almak istiyorum
Hiç mibzer de kullanmadım
Arayacağım ürün de olması veya dikkat etme im gereken şeyler var mı
İlanlar da piston görüyorum tam olarak ne işine yarıyor ?

TL90A Ünlü 4/14 Dönerli İle Mısır Yerinde Sürümde

Tla ile Mısır anızlarını sürmeye başladık ünlü 4/14 geniş 85 ara mısır anızında tıkama olmasın diye tercih ettik gayet memnunum takviye 2 vites 2 tavşan 3 kamlumbağa yerine göre değişiyor. Şuanki Sürümde yakıt 3 litre yakıyor Çok diyenler olacaktır mısır yeri için normal Pompa enjökter ayarlarımı yapılı...

Medyayı görebilmek için giriş yapınız
sketch-1604950756475.jpg
sketch-1604950818137.jpg
sketch-1604950897960.jpg

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt