TÜRKİYEDE İTU-İYİ TARIM UYGULAMALARI
Giriş
İTU-İyi Tarım Uygulamaları (GAP-Good Agriculturel Practices) adından da anlaşılacağı üzere ülkemize (organik tarım gibi) batıdan gelmiştir.
Tanıma geçmeden önce iyi tarım vurgusu üzerinde biraz durmakta fayda var. Burada ilk akla gelen, demekki kötü tarım diye bişeyde var olacaktır büyük ihtimalle. Peki en başta insanoğlu olarak tarımı iyi yapsaydık yada ekolojiyi bozmasaydık yine de gerek kalır mıydı tarımın iyisine yada ekolojik tarıma acaba? Bu uzun ince biraz da karmaşık konuyu geçip ülkemizde İTUda mevcut durumun ne olduğunu ortaya koymaya çalışalım şimdilik.
Ülkemizdeki tabloya geçmeden önce neden ve nereden başladı böyle bir uygulama sorusuna kısa bir yanıt verelim. Küresel ölçekte 1940lar sonrası yaşanan Yeşil Devrim ve ardından gıda güvencesi-güvenliği, ekolojiye dost-sürdürülebilir tarım arayışlarının sonunda ABD bu konuda başlangıç noktası oldu. İTUnun başlangıç noktasının ABD gibi çevreyi en çok tahrip eden ve çevre hareketlerinin ilk başladığı (Rachel Carson/Sessiz Bahar) bi ülke olması tesadüf değildir (Nitekim daha önceleri başlamış olan organik tarım hareketlerinin de başlangıcı batıdır). Zira 1962 yılında yayınlanan Silent Spring-Sessiz Bahar hem vaktiyle Nobel alan DDTnin yasaklanmasında hem de batıda çevreci hareketlerin başlamasında dönüm noktası oldu. Ayrıca İTUnun kendisinden önce başlamış olan ekolojik-organik-biyolojik tarım hareketlerinden de etkilendiğini tahmin etmek güç değildir.
1997-ABD/İTU-İyi Tarım Uygulamaları başladı,
1990ların sonu FAO/İTUnun prensipleri üzerinde çalışmaya başladı,
1999-Avrupa/EurepGAP Protokolü,
2002/Dünya Çapında ulusal ve bölgesel çalışma grupları oluştu,
2007/EurepGAP artık GLOBALGAP oldu ve küreselleşti,