Adana Çiftçiler Birliği: "Tüm fedakarlığı çiftçi yapıyor, fedakarlık sırası sizde !"

⭕ Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru twitter hesabından süt üreticilerinin mevcut pariteden dertli olması hakkında 2 adet tweet paylaştı:

✅ "Süt yem paritesi 1.50’dir. Yani çiftçi 1 Kg çiğ süt satarak 1.50 Kg yem alabilmelidir. USK Bşk. sn Çallı’ya göre üreticiler ülke şartları gereği fedakarlık yapmış ve parite 1.20 hesaplanıp 4.70 TL fiyat açıklanmış. Hangi üretici temsilcisi kabul etmiş bunu ? Açıklansın. Yazık."

✅ "Tüm fedakarlığı çiftçi yapıyor, taşın altına parmağını sokan, ezilen hep üretici. Lütfen unutulmasın ki övündüğümüz süt ve süt ürünleri fabrikalarının temel harçlarında çiğ süt üreten çiftçilerimizin alın teri ve emeği de vardır. Fedakarlık sırası sizde.. Hani aynı gemideydik ?"

zRYmEvfQ_400x400.jpg

2021 Besiciler için Nasıl Bir Yıldı? | Ulusal Kırmızı Et Konseyi Raporu

⭕ 2010'dan beri faaliyet gösteren Ulusan Kırmızı Et Konseyi tarafından 2021 yılında üretici ve tüketici açısından kırmızı etin durumu değerlendirdi. Zamanı olmayanlar için önemli hususların barındıran cümleleri koyu hale getirirerek belirttik. İşte raporun tamamı:




KIRMIZI ET ÜRETİMİ AÇISINDAN

2021 YILI DEĞERLENDİRMESİ
Kırmızı et sektörüne ilişkin olarak şöyle kısaca bir özet yapılabilir;

2021 yılı da kırmızı et sektörü açısından zorlu ve sabır içinde geçen bir yıl olmuştur.

Her ne kadar kırmızı et üretimini 2021 yılındaki gelişmeler yönüyle değerlendirecek olsak da, 2018 yılından bu güne kadar ki süreci de dikkatte almak gerekir. Çünkü 2021 yılı et sektöründeki bu durum, 2018 de başlayan sürecin devamı niteliğindedir.


Kırmızı et üretimimizin içinde yaklaşık %10’luk bir paya sahip olan küçükbaş hayvan eti üretiminde genel bir memnuniyetin bulunduğunu söyleyebiliriz. Ancak aynı şeyi Sığır eti üretimi için söylemek mümkün değildir. 2018 yılında yapılan sığır eti üretimi, önceki yıllara oranla daha yüksek gerçekleşmiş ve piyasa fiyatları arz fazlalığından dolayı son çeyreğinde maliyetin çok altına düşmüştür. Üreticinin zararını düşürmeye yönelik olarak Et ve Süt Kurumu (ESK) müdahale alımlarına başlamış ve yüz binlerce büyükbaşı kesip, on binlerce ton eti stoklamaya başlamıştır. 2019 yılı da üretici açısından yüz güldürmemiş, ESK müdahale alımları bu yılın büyük bölümünde devam etmiştir. Devletin bu çabası üretici açısından tam bir çözüm sağlamamıştır. Üretici bütün umutlarını 2020 yılına taşımış ancak daha yılın başında pandemi’nin patlak vermesi bütün umutları suya düşürmüş ve talep darlığı nedeniyle et fiyatları sürekli maliyetin altında kalmıştır.

Son üç yıldır kazanamayıp zarar eden besicilerimiz, 2021 yılına gelindiğinde, aşağıda tabloda görüldüğü gibi maliyet ve piyasa fiyatı arasındaki denge besici aleyhine daha da bozulmuştur. Sonuç olarak piyasalardaki karkas fiyatları yıl boyunca maliyetlerin altında seyretmiştir.

Tablo 1 2021 Değerlendirme.jpg

Tablo 2 2021 Değerlendirme.jpg



2021 yılındaki maliyet – satış fiyatı ilişkisindeki dengesizliğin başlıca nedenlerini maliyetlerin yüksekliği ve piyasada dana etine talebin azalması olarak gösterebiliriz.

Besi maliyetlerindeki artışın temeli kesif yem fiyatlarındaki artıştır
. Tüm dünyada, yem hammaddelerindeki döviz bazındaki artışlar ülkemizdeki yem fiyatlarının artışına neden olurken, son aylardaki döviz kurlarının yükselmesi de yemdeki fiyat artışına büyük bir ivme kazandırmıştır. Yem sanayicileri tarafından ayda bir yapılan fiyat güncellemeleri artık günlük hale gelmiştir. İthal yolla tedarik edilen ham maddelerin döviz bazında artışı ve döviz kuru artışı ile birlikte anında yeme yansıtılmıştır. Yıl içerisinde zaman zaman yaşanan döviz kurlarındaki düşüşlere rağmen bu durumun yem fiyatlarında tekrar indirim olarak yansıtılmamıştır. İlgili bakanlıklarımızın yem fiyatlarındaki gelişmeleri çok yakından takip etmesini, artışlar ile gerekçeleri arasındaki ilişkiyi kontrol edip, muhtemel haksız kazancın önüne geçmesini beklemekteyiz.

Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) yıl içerisindeki yemlik arpa ve mısır satışlarının besicilerimize çok büyük bir desteği olmuştur
. Bu uygulamanın devam etmesinde çok büyük fayda görüyoruz.

Tablo 3 2021 Değerlendirme.jpg



2021 yılında yaşanan kuraklık ve ekonomik kriz kırmızı et üretiminde, artan maliyetler ve yüksek enflasyon ile küresel gıda fiyatlarının artışlarından etkilenmiştir. 2020 Yılının Aralık ayında dana karkas fiyatı 35,70 TL olup, 2021 yılının aynı döneminde 62,24 TL’ye ulaşarak % 74,34’lik artış gösterirken, kuzu eti fiyatları ise 2020 yılının aralık ayında 50,31 TL gerçekleşirken, 2021 yılında % 28,80 oranında bir artış ile 64,80 TL olmuştur.

Besi maliyetlerin artışında, yemin dışındaki diğer bir etken de besi materyali fiyatlarındaki artıştır. 2021 yılında sığır besiciliğinin kar sağlamaması nedeniyle işletmelerde kapasiteler düşürülmüş, bu nedenle 2021 yılının son çeyreğine kadar yerli besi materyali fiyatlarında bir artış gözlemlenmemiştir. Ancak dünya piyasalarında yem ham maddesi fiyatlarındaki ve navlunlardaki artış nedeniyle dolar bazında yaklaşık 30 ile 50 sentlik artış ve döviz kurlarındaki yükseliş besiye hayvan koymayı imkânsız hale getirmiştir. Bu günkü parametrelerle iç piyasadan Canlı baskül birim fiyatı 40 TL ye işletmeye giren bir sığırın birim karkas maliyeti 65-66 TL, 3,60 dolardan giren Güney Amerika malının 77 TL ve 3,60 Euro’dan giren Avrupa malının ise 75 TL ye mal olmaktadır. Yıl içerisinde karkas et fiyatlarının düşük seyretmesi nedeniyle besicilerimizde ortaya çıkan isteksizlik, ithal besilik hayvan ithalatında yapılan kısıtlamalar ve yılın son çeyreğindeki ithal besilik materyal tedariğinde ortaya çıkan maliyet artışları işletmelerin kapasite kullanımını düşürmüş ve gelecek yıl üretimi için ciddi bir risk doğurmuştur. Bu sorun sadece bu yıl için geçerli değildir. Daha öncesinde de sürekli olarak dile getirdiğimiz üzere, etçi ırklarla tohumlama yapmak üzere kullanma melezlemesinin yaygınlaştırılması suretiyle yerli hayvan kaynaklarımızı verimli kullanmalıyız. Bunun yanında gelecek yılların projeksiyonlarının iyi çizilmesi ve yurt içinden karşılanamayacak olan besilik materyalin ithalatının ihtiyaç nispetinde mutlaka yapılması sağlanmalıdır. Bu noktada yapılacak iyi bir planlama gelecekte yapılması muhtemel müdahaleleri ortadan kaldıracaktır.

Diğer yandan iki yıldır ulusal bazda kırmızı et üretimi tahminleri yansımadığından bu anlattığımız sıkıntıların üretimimizi ne ölçüde etkilediğini bilemiyoruz. Bu konuda ilgili kurumumuzun daha sağlıklı istatistik verisine ulaşmak için yöntem arayışında olduğunu biliyoruz ve bir an evvel bu çalışmaların sonuçlanmasını umut ediyoruz.

Kırmızı et piyasasında yaşanan fiyat dalgalanmalarını sadece üretici tarafından kaynaklanıyormuş şeklinde bir algı oluşturulmaktadır. .Bu yanlış bir yaklaşımdır. Kırmızı et sektörü besici, celep, sanayici, toptancı, perakendeci ve tüketiciden oluşan çok paydaşlı bir yapıdır. Sektörün tüm bileşenleri piyasa koşullarını belirlemektedir.


Çözüm önerileri:


Şuan içinde bulunduğumuz hassas ekonomik süreç tüm dünyanın içinde bulunduğu enflasyonist ortamda et sektörü üzerinde maliyet baskısı yaratmaktadır. Her zaman yerli üreticiye ihtiyacımız olacağını düşünerek bu kapsamda piyasaya müdahale edici söylem ve planlardan uzak durarak, ithalatı özendirmeden iç yapısal süreçlerimize tüm paydaşlarla birlikte odaklanmalıyız.

Şuan et fiyatının geldiği seviye temel odak ve algı olmamalıdır. Burada yapısal süreçleri hep birlikte ele almalıyız.



Yapısal süreçler olarak;

  1. Hayvan besleme girdilerin olabildiğince tümünün yurt içinden karşılanması amacı ile üreticiler özendirilmelidir
  2. Devlet destekleri gerçekçi ve günün şartlarına uygun seviyede belirlenmelidir.
  3. Tarım ve Gıda üretimi stratejik bir sektör olarak belirlenip pozitif ayrımcılıkla projeler uygulanmalıdır.
  4. Bu işle iştigal eden kooperatif ve birlikler yapısal olarak güçlendirilip etkinlikleri arttırılmalıdır.
Ana hatlarıyla değinmeye çalıştığımız sorunların, hayvan yetiştiricilerimizin, besicilerimizin, girdi tedarikçilerimizin, ilgili bakanlık birimlerimizin ve tüketicilerimizin sağduyulu, gayretli ve milli duygularla yaklaşımları ile aşılacağına inanıyor yarınlarımızın bugünden daha iyi olmasını temenni ediyoruz.

TARSİM'in 2021 Hasar Ödemesi 2.4 Milyar TL Oldu

TARSİM'in 2021 yılında Türkiye genelinde tüm tarım sigortası branşlarındaki hasar ödeme tutarı 2.4 milyar TL'ye ulaştı. 2021 yılından itibaren köy bazlı olarak uygulanmaya başlayan kuraklık verim sigortası kapsamında ise 84 bin adet poliçe üretildi. TARSİM'in şuana kadar açıkladığı verilere göre;

✅ Büyükbaş hayvan hayat sigortası branşında 238 bin adet poliçe üretildi ve 438 milyon TL hasar ödemesi,
✅ Küçükbaş hayvan hayat sigortası branşında ise 79 bin adet poliçe üretildi ve 99 milyon TL hasar ödemesi yapıldı.
✅ Üzüm ürünü için 66 bin adet poliçe üretildi. Üreticilerden alınan 190 milyon TL prim karşılığında 593 milyon TL hasar ödemesi yapıldı.
✅ Yangın sebebiyle 12 milyon TL hasar ödemesi yapıldı.

✋ 2021 yılı için TARSİM'in sigortalamadaki performansını nasıl değerleniriyorsunuz?

270828746_5369772949718766_2726415923323540056_n.jpg

  • Soru
TURBO İLAÇLAMA MAKİNESİ İLE AĞAÇ SULAMA

Merhabalar Sulama imkanı olmayan arazilerde turbo ilaçlama makineleri ile zeytin ağaçlarını yağmurlama sistemi ile yaz aylarında sulama yapmak işe yarar mı, zeytin ağacı suyunu yapraklarındanda alıyor deniliyor.İşe yararsa tahmini ne aralıklarla dönümde ne kadar su vermek gerekir?
Yoksa onun yerine tanker ile ağaç köküne su vermek mi mantıklıdır?

Kooperatifler Yeni Sistemle Şeffaflaştırılacak

⭕ Tarım ve Orman Bakanlığının resmi web sitesinde Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) tanıtıldı. Sistem 1 yıl içinde kurulacak ve kooperatiflerin bilgileri de 6 ay içinde işlenecek.

✅ Sistem tam anlamıyla kullanıma açıldığında; ortaklar tüm raporları elektronik ortamda şeffaf olarak görüntüleyebilecek.
✅ Hazirun Listesine de KOOPBİS'ten erişebilecektir.

? Bakanlık bu sistemi "Erişim kolaylığının ortakların etkin bilgi edinebilmesi ve seçim dönemlerinde adaylar arasında fırsat eşitliğinin sağlanması" açısından olumlu öngörüyor.

✋ Sizlerin konu hakkındaki görüşleri nedir?


Untitled-1.jpg

TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik'ten Sahte Dolar Yakma Eylemi

⭕ Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkan Nihat Çelik, Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde bir koyunculuk işletmesinde sahte 100'lük banknot dolarları yakma eylemi gerçekleştirdi.


✅ "Amacımız insanlarımıza mesaj vermek. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın uygulamaları ve talimatları doğrultusunda, bundan sonra hiçbir vatandaşımız döviz kurları daha yüksek olacak diye mevduatını Türk lirasından dövize çevirmeye ihtiyaç duymayacak. Bu bizim için çok değerlidir. Uygulamada bankadaki TL varlığının mevduat kazancı, kur artışından yüksekse bu getiriyi elde edecek. Ama kur getirisi mevduat kazancının üstünde kalırsa aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek. Bu kazanç stopaj vergisinden de muaf tutulacaktır. Döviz kurundaki dalgalanma sebebiyle fiyat vermekte zorlanan ihracatçı firmalarına doğrudan Merkez Bankası aracılığıyla ileri vadeli kur rakamı verilecek. Bu işlem sonunda ortaya çıkabilecek kur farkı ise Türk Lirası olarak ihracatçı firmalarına ödenecektir. Burada Türk Lirasının itibarı korunması hatta itibarının artırılmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. "

✅ "100 doların ABD'ye maliyeti 25 sent iken, Türkiye'ye maliyeti 1200 liradır. Ülke menfaatine zarar vermemek için sahte dolar yaktık. Yetiştiricilerin gerçek hayatında dolar, avro yoktur. Koyun vardır, keçi vardır. Biz bu sahte dolarları mesaj olsun diye yaktık. Milletimiz dolara değil, Türk lirasına yatırım yapsınlar. Kendi değerlerine sahip çıksınlar. Dolara heveslenen, her gün fahiş zam yapanlar, günde 3 defa fiyat etiketi değiştiren zihniyeti esefle kınıyoruz."

✅ "Geçen yıl 2 kilogram karkas etle 1 çuval yem alıyorduk. Bu yıl 3,5 kilogram karkas etle bir torba yem alamıyoruz. Geçen yıl 48-50 lira bandında seyreden karkas et fiyatı bu yıl 58-60 lira. Her şeye yüzde 100 zam yapılmışken, bizim artışımız yaklaşık yüzde 6-7 civarındadır. Bu vicdansızlar ellerini vicdanlarına koysunlar. Biz alın teri, göz nuruyla bu kadar emek veriyoruz. Bunlar bir anda çıtayı yükseltiyor. ve bu durum 84 milyon tüketicimizin canını yakıyor."

✅ "Denetimlerin sadece reyonlarda satılan ürünlerde değil, bizim ilacımızdan aşımıza, yem, gübre ve mazotta da yapılmasını ve fiyatların aşağı çekilmesini istiyoruz. Döviz düştü ama bazı kalemlerde maalesef gerileme olmadı" dedi.

1640802440383.png

Astronomik Gübre Fiyatlarına Alternatif: "Arıtma Çamuru" | Konya B.Belediyesi

⭕ Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, arıtma çamurlarının halen toprak ıslahı ve tarımsal amaçlı kullanıldığını belirterek, Konya Merkez Atık Su Arıtma Tesisleri’nde yıllık ortalama 35 bin ton arıtma çamuru üretildiğini söyledi.


✅ "Gerekli resmi onay süreçleri sonucunda alınabilen arıtma çamurlarının organik değerleri yüksek. Özellikle mısır, buğday, arpa ve yonca gibi ürünlerde organik gübre kullanımı ile verim daha da artıyor. Arıtma çamurunun bertarafı için yüksek maliyetli teknolojiler kullanılmaktayken, organik gübre değeri olan arıtma çamurunun, ekonomiye bir değer olarak kazandırılması ve atık olarak değil; hammadde olarak değerlendirilebileceği belediyemizin uygulamaları ile somut hale gelmiştir.”

✅ "'Stabilize Arıtma Çamurlarının Toprakta Kullanılmasına Dair Yönetmelik' kapsamında Konya Merkez Atık Su Arıtma Tesisinde oluşan stabilize arıtma çamurlarının talep eden kullanıcılara ücretsiz verilmesi sağlandı.“Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım İzin Belgesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan alınmıştır. Söz konusu izin belgemiz 3 yıllığına verilmiş olup yasal süreleri içerisinde belgemiz yenilenmiştir. Çiftçilerimizce alınan olumlu sonuçlar sonrasında, çiftçilerimizin stabilize arıtma çamuru talebi artarak devam etmektedir.”

✅ "Stabilize arıtma çamurları ile ilgili ülkemizdeki çeşitli kurum ve kuruluşlarla bilimsel çalışmalar da yapılıyor."

koski_gubre_0.jpg

TarımKredi'den Gübre Fiyatlarına İndirim

⭕ Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri'nin resmi internet sitesinden gübre fiyatlarıyla ilgili basın açıklaması yapıldı. İşte açıklamanın tamamı:


✅ "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kur Korumalı TL Mevduatı” açıklaması öncesinde piyasaya göre ton başına 3.800 TL’ye varan avantajlı fiyatlar oluşurken, söz konusu durum, döviz kurlarındaki düşüş trendiyle birlikte piyasanın gübre fiyatlarını indirmesinde de en önemli etken oldu.

✅ Gübre fiyatlarındaki artışlara karşı piyasayı regüle eden Tarım Kredi Kooperatifleri, ülkenin gıda güvenliğine verdiği önemi ve çiftçilerin yanında olduğunu bir kez daha göstermek üzere 25 Aralık 2021 tarihi itibariyle kimyevi gübrelerde ton başına 1.100 TL’ye varan, yavaş salınımlı gübreler ile damla sulama ve yaprak gübrelerinde ise ortalama yüzde 20 oranında indirim yaptı.

✅ Bu indirimli fiyatlar ile çiftçilerimizin maliyetlerinin düşürülmesi, tarımda verimliliğin ve kalitenin arttırılarak tarımsal üretimin sürdürülebilmesi hedeflendi."

dsc_4018.jpg

Aralık ayında bu kadar çok Yangın çıkması normal mi?

NASA'nın yangınları gösteren uygulamasından baktığımızda son 28 günde yani bu Aralık ayında Türkiye'de gerçekleşen yüzlerce orman yangını gözüküyor.

Screenshot_20211228-182215_1.png


Bu kadar yangının bu mevsimde çıkması normal mi? Bana çok tuhaf geldi.

Birde sizin bölgenizde gerçekten böyle yangınlar çıktı mı? Bilgiyi doğrulayabilir miyiz?

  • Makale
TARIMDA 2021’DE NELER OLDU?

TARIMDA 2021’DE NELER OLDU?​

Her açıdan 2021, çok zor bir yıl oldu. Üreticiler artan ürün fiyatlarına sevinemedi çünkü girdi fiyatları çok daha fazla yükseldi. Gübre, mazot, zirai ilaç, yem ve diğer girdilerdeki yüksek zamlar 2022 üretimini de olumsuz etkileyecek Hem artan fiyatlar hem de alım gücünün düşmesi ile yoksulluk arttı. Tüketici gıda fiyatlarına para yetiştiremez oldu.
Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-
7:15 | 28 Aralık 2021
https://www.tarimdunyasi.net/2021/12/28/tarimda-2021de-neler-oldu/#
bugday-basak-696x522.jpg

Kuraklık, girdi fiyatlarındaki zamlar, koronavirüs salgınının etkileri, gıda fiyatlarındaki yükselme, dövizdeki aşırı dalgalanma, orman yangınları, doğal afet ve felaketlerin yaşandığı bir yılı daha geride bırakıyoruz.
Sadece üreten çiftçiler için değil, gıda imalatçısı, ihracatçı, tüketici açısından da çok zor bir yıl oldu. Tarım ürünlerindeki fiyat artışı yine girdi fiyatlarındaki artışın gerisinde kaldı. Özellikle gübre, mazot, zirai ilaç başta olmak üzere bütün girdilerde fiyat artışları dövizdeki yükselmeye bağlı olarak kontrol edilemez seviyelerde arttı. Hem artan fiyatlar hem de alım gücünün düşmesi ile yoksulluk arttı. Tüketici gıda fiyatlarına para yetiştiremez oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Toprak Mahsulleri Ofisi’nin ürün alım fiyatları, Ofis’in buğday, arpa, mısır ithalatındaki yüksek fiyatları, un ve yemdeki regülasyonu yine çok tartışıldı.
Yaklaşık 25 yıldır her yılın sonunda geleneksel hale getirdiğimiz üzere bu yılın son yazısında da tarımda 2021’e damgasını vuran gelişmeleri hatırlayalım:

Gübre, mazot, yem zamları 2021’e damgasını vurdu​

1- Tarım sektörüne 2021 yılında damgasını vuran en önemli gelişme kuşkusuz gübre, mazot, zirai ilaç zamları oldu. Hayvancılık için ise yem fiyatlarındaki yüksek artış, buna karşın üreticinin sattığı et ve sütün fiyatının düşük kalması sürekli gündemde olan konular arasındaydı. Gübre zamları 2020’nin sonlarında başlamış ve 2021 Aralık ayı ortasına kadar artarak zirveye ulaştı. Şubat ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan 2020 yılı gübre desteğini yüzde 100 artırılarak çiftçiye ödeneceğini açıkladı. Buğday, arpa, yulaf, tritikale ve çavdarda üreticilere dekar başına 8 lira yerine 16 lira, diğer ürünlerde ise dekar başına 4 lira yerine 8 lira ödendi.
Gübre zamları Şubat’tan sonra daha hızlı yükselmeye başladı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin 2021 Aralık ayı başında yaptığı açıklamaya göre son 1 yılda, amonyum sülfat gübresi yüzde 441, üre gübresi yüzde 394, amonyum nitrat gübresi yüzde 373, DAP gübresi yüzde 259 ve 20.20.0 kompoze gübresinde yüzde 236’lık bir artış yaşandı. Bu dönemde mazot fiyatı yüzde 38, besi yemi yüzde 51,4, süt yemi yüzde 60, elektrik fiyatları ise yüzde 56 oranında arttı. 20 Aralık’ta dövizdeki düşüş ile birlikte gübrede ortalama yüzde 20-30, yemde yüzde 5-15 arasında indirim yapıldı.
2021 yılı için gübre desteği, fiyatlar bu kadar artmışken sadece buğday, arpa, yulaf, tritikale ve çavdarda üreticilere dekar başına yüzde 25 artışla 20 liraya çıkarıldı. Diğer ürünlerde destek artışı yapılmadı. İlk kez bir yıl sonrasının desteği açılanarak 2022’de gübre desteğinin yüzde 100 artırılacağı duyuruldu. Yani çiftçinin en fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde 2021 yerine 2023’te ödemesi yapılacak destek artırıldı.
Gübrede fiyat artışı sadece Türkiye’de değil, dünyada da tarım sektörünü olumsuz etkiledi. Yaşanan hammadde krizi dünya gıda üretimini tehdit eder noktaya geldi.
2- Yem fiyatlarındaki artışa rağmen çiğ süt fiyatının düşmesi süt ineklerinin kesilmesine neden oldu. Ulusal Süt Konseyi, 8 Aralık’ta geçerli olmak üzere çiğ süt referans fiyatını litre başına 3 lira 20 kuruştan 4 lira 70 kuruşa çıkardı. Ancak süt parası çiftçinin cebine girmeden artan yem zamları ile fiyat yeniden maliyetin altına düştü.

Gıda fiyatları tüketicinin kabusu oldu​

3- Yıl boyunca gıda fiyatları, gıda enflasyonu hep tartışma konusu oldu. Gıda fiyatları, tarladan başlayarak sofraya kadar olan süreçte yaşanan sorunları çözmek yerine yine etiket üzerinden tartışıldı. Cumhurbaşkanı e Recep Tayyip Erdoğan zincir marketleri fahiş fiyat artışı ve stokçulukla suçladı. Rekabet Kurumu zincir marketlere toplamda 2.7 milyar lira ceza kesti.
4- Ayçiçeği yağı başta olmak üzere bitkisel yağlarda yüzde 100’ü aşan zamlar 2021’e damgasını vuran gelişmelerden birisiydi. Artan yağ fiyatlarını düşürmek için ayçiçeği, kanola ve aspirde ithalat vergileri sıfırlandı. Toprak Mahsulleri Ofisi’ne verilen yetki çerçevesinde hem yılın başında hem de sonunda iki kez ham ayçiçeği yağı ithalatı yapıldı. Buna rağmen fiyatlar düşürülemedi.
5- Ekmek ve şeker zammı günlerce gündemi meşgul etti. İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerde belediyelerin satışa sunduğu halk ekmek büfeleri önündeki kuyruklar hem ekonomik olarak hem de siyasi olarak gündemin ana konularından birisi oldu. Ekmek 4 lira hatta 5 lira olur mu? tartışması yaşandı. Yumurtadaki fiyat artışı gündem oldu. Marketler yağ, şeker, un gibi maddelerin satışına sınırlama getirdi.
6 – Dünyada da gıda fiyatları, yükselen enflasyon en önemli sorunlardan birisi oldu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’ nun her ay açıkladığı gıda fiyatları endeksi genel olarak hep çok yüksekti. Tahıllardan et ve süte, şekerden bitkisel yağlara gıda fiyatları son 10 yılın en yüksek seviyelerinde seyretti.

Kuraklık ve su sorunu öne çıktı​

7- Bu yıla damgasını vuran en önemli gelişmelerden birisi kuraklık ve su sorunu oldu. Özellikle Güneydoğu, Doğu ve İç Anadolu’da yaşanan kuraklık nedeniyle ürünü yüzde 30-80 arasında zarar gören çiftçiler oldu. Hükümet kuraklık için 2.6 milyar lira destek ödemesi yapacağını duyurdu. Ödemeler başladı.
8- Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan 2021 yılı “Bitkisel Üretim 2. Tahmini” ne göre tahıl üretimi geçen yıla göre toplamda yüzde 15 düşüşle 37 milyon 187 bin tondan 31 milyon 626 bin tona gerileyeceği tahmin edildi. 2020 yılında 20 milyon 500 bin ton olan buğday üretimi 2021 yılında 17 milyon 650 bin ton olması bekleniyor. Amerika Tarım Bakanlığı, Türkiye’nin buğday üretiminin 16.5 milyon ton olarak tahmin ettiğini aylar önce açıklamıştı. Buğdayda son 14 yılın, arpada son 32 yılın en düşük üretimi gerçekleşti. Kuru bakliyat ürünlerindeki üretim yüzde 18,5 oranında düşeceği ve üretimin toplamda 1 milyon 292 bin tondan 1 milyon 53 bin tona gerileyeceği tahmin edildi.
2020 yılında toplamda 2 milyon 620 bin ton olan yağlı tohumlar üretimi 2021’de yüzde 14,4 oranında artışla 2 milyon 997 bin tona ulaşması bekleniyor.
Kütlü pamuk üretiminde yüzde 26,9 oranında artışla geçen yıl 1 milyon 773 bin ton olan üretimin bu yıl 2 milyon 250 bin tona ulaşması bekleniyor. Geçen yıl 23 milyon 25 bin ton olan şeker pancarı üretiminin yüzde 15,3 oranında düşüş ile 19 milyon 500 bin ton olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Tütün üretiminin ise aynı dönemde yüzde 7,7 oranında azalarak 79 bin tondan 73 bin tona gerilemesi tahmin ediliyor.
Sebze üretiminin toplamda yüzde 0,2 azalacağı, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 4,6 oranında artacağı tahmin edildi. Zeytinde yüzde 35,4 artış, Antep fıstığında yüzde 59,7 düşüş bekleniyor
9- Kuraklık nedeniyle Aydın Valiliği, “Kısıtlı Sulama Programı” kapsamında 2021 yılı sulama sezonunda Adıgüzel, Kemer ve Çine Barajı’ndan sulanan Akçay, Aydın, Bozdoğan, Koçarlı ve Söke sulamalarında çiftçilere sadece 2 kez su verildi.

TMO’nun alım fiyatları ve ithalat ihaleleri​

10- Toprak Mahsulleri Ofisi’nin hububat ve bakliyat alım fiyatı ile yaptığı ithalatlardaki ürün fiyatları büyük tartışmalara neden oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 17 Mayıs’ta Ofis’in hububat ve bakliyat alım fiyatları açıklandı. Ekmeklik buğday alım fiyatı yüzde 36,4 oranında artışla ton başına 2 bin 250 lira olarak açıklandı. Makarnalık buğday alım fiyatı ton başına 2 bin 450 lira, arpa, çavdar ve tritikale alım fiyatı ton başına 1.750 lira, yulaf alım fiyatı ise ton başına 1.900 lira olarak belirlendi. Bakliyat ürünlerinden kırmızı mercimekte ton başına 5 bin lira fiyat açıklandı. Yeşil mercimekte 4 bin 150 lira olarak belirlendi. Nohutta ise ton başına 4 bin 50 lira olarak açıklandı.
Toprak Mahsulleri Ofisi, açıklanan bu fiyatlarla iöçerden ürün alamadı. Haziran’ın 24’ü itibariyle 21 Aralık’a kadar arpa ithalatı için 8, buğday ithalatı için 7 kez ihale yaptı. İthal buğday ve arpanın fiyatı açıklanan alım fiyatının iki katına çıkınca yapılan her ihalede çiftçiye verilen fiyatla, ithalata verilen fiyat tartışma konusu oldu.
11- Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin elinde kalan soğan ve patatesleri satın alarak ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Soğan ve patates dağıtılırken düzenlenen törenler, vatandaşa teslim edilirken verilen pozlar, yaşanan izdihamlar çok tartışıldı.

Bakan Pakdemirli’den tartışma yaratan sözler​

12- Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yaptığı açıklamalar ve gaflarla gündeme geldi. Pakdemirli, Haber Türk TV’de Serap Belet’in sorularını yanıtlarken 19-20 ayda karkas et fiyatının sadece yüzde 11-12 arttığını belirterek yetiştiricilerin maliyeti 45 lira olan karkas etin kilosunun 43 liradan sattığını itiraf etti. Pakdemirli’nin İzmir Bayındır’da düzenlenen “Küçük Menderes Havzası Tarım ve Orman Sektör Buluşması” nda yaptığı konuşmadaki “Özellikle, çiftçimizin ‘biz zarar ediyoruz’ dediği bir ürün yok” ve ” toplumda eğer kayrılan bir kesim varsa çiftçi kesimidir.” sözleri hem çiftçilerden büyük tepki gördü hem de çok tartışılan, gündem olan konuşmalardan birisi oldu.

İklim değişikliği ve orman yangınları​

13- İklim değişikliğine bağlı olarak aşırı sıcakların etkisi ile bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de büyük orman yangınları yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, 28 Temmuz’da başlayan ve 17 gün süren, Türkiye tarihinin en büyük orman yangınlarının yaşandığı 2021’de Antalya, Muğla ve Isparta başta olmak üzere 54 ilde yaklaşık 300 orman yangını çıktı. Ülkedeki herkesi derinden üzen yangınlarla yaklaşık 200 bin hektar orman yandı.
14– Türkiye, Paris İklim Anlaşması’nı 6 Ekim 2021’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onayladı.
15– Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli “İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilim Temeli” başlıklı raporu yayınladı. Rapor, insanlığın, tartışmasız, küresel ısınmaya neden olduğu ve gezegenin durumunu kalıcı olarak aşağıya çektiğine dikkat çekildi.
16- Birleşmiş Milletler, Madagaskar’ın iklim değişikliğine bağlı kıtlık yaşayan ilk ülke olduğunu açıkladı. Nüfusun yüzde 70’i günlük 1 dolar gelire sahip olan Madagaskar’ın toplam ihracatının yüzde 70’ini tarım ürünleri oluşturuyor. Türkiye de bu ülkeden börülce ithalatı yapıyor.

Tarımdaki büyüme ve destekler​

17- Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, tarım sektörü 2021’in ilk çeyreğinde yüzde 8.3, ikinci çeyrekte yüzde 0.6 büyüme kaydederken, 3. çeyrekte yüzde 5,9 küçüldü. Büyüyen tarım sektörü küçülme trendine girdi. Dördüncü çeyrek verileri 2022’de açıklanacak. Yıllık büyüme oranı o zaman daha net ortaya çıkacak.
18- Tarım destekleri yine çok geç açıklandı. “2021 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar” Resmi Gazete’nin 11 Kasım 2021 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bir çok destek kaleminde artış yapılmadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesine göre tarım desteklerinde sadece yüzde 12.5 oranında artış yapıldı. 2022 bütçesinde tarım destekleri için ayrılan kaynak25.8 25.8 milyar lira.

“Uluslararası Meyve ve Sebze Yılı”​

19- Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kararı ile 2021 yılı “Uluslararası Meyve ve Sebze Yılı” ilan edildi. Yıl boyunca beslenmede meyve ve sebzenin önemi, üretimden tüketime kadar olan süreçte yaşanan sorunlar, kayıplar, açlıkla mücadelede önemi, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısı, küçük aile işletmelerine gelir sağlayıcı özelliği ve bir çok konuda çalışmalar yapılacak, etkinlikler düzenlendi. Türkiye, dünya sebze üretiminde 4.sırada, meyve üretiminde 5. sırada yer alıyor. Ancak bu potansiyelini yeterince değerlendirdiğini söylemek çok zor.

İki büyük kayıp​

20-Anadolu’da tarıma, çiftçiliğe, kırsal kalkınmaya, aydınlanmaya öncülük eden Nazmi Ilıcalı, çiftçilerin verdiği isimle “Organik Nazmi” 23 Mayıs’ta yaşama veda etti. Bilgisiyle, enerjisiyle, yıllarca Doğu Anadolu’da tarımsal üretimin, kırsal kalkınmanın, organik tarımın gelişmesi için öncülük eden Organik Nazmi dostumu saygıyla anıyorum.
21- Hayvancılık sektörüne ömrünü adamış, bilim insanı, Türkiye’de bir çok hayvancılık işlemesinin kuruluşunda, faaliyetinde emeği ile, bilgisi ile katkıda bulunan Doç. Dr. Ömer Tömek 11 Kasım’da yaşama veda etti. Hayvancılık sektörü Ömer Hoca’sını unutmayacak. Saygıyla anıyorum.
Sağlık ve bereket getirmesi dileği ile yeni yılınızı kutlar, 2022’nin daha iyi bir yıl olmasını dilerim.

Kaynak: https://www.tarimdunyasi.net/2021/12/28/tarimda-2021de-neler-oldu/

TANIŞTIRALIM - "Püskürteç"

⭕ Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Hüseyin Duran ile Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri ve Teknolojileri Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Caner Koç'un "Akıllı Bahçe Pülverizatörü Prototip Tasarımı ve İmalatı Projesi" kapsamında geliştirdiği, meyve ağaçlarında bölgesel alanda ilaçlama yapabilen akıllı bahçe pülverizatörünün (püskürteç) prototipi yapıldı.


Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Duran:

✅ "Kimyasal mücadele uygulamalarında esas amaç, pestisiti uygun değerlerde hedef zararlılara ulaştırmak ve hedeflerde tutunmasını sağlamaktır. Türkiye'de bağ bahçe ilaçlamasında genellikle ağaç kanopisini (Ağaç taç yapraklarının oluşturduğu gölgelik alan) dikkate almayan, değişken oranlı ilaçlamaya uygun olmayan bahçe pülverizatörleri kullanılıyor. Bu makinelerin kullanılmaları operatörlerin ilaçlamayı başlatmaları ve sonlandırmaları esasına göre olmaktadır. Burada pestisit uygulanacak bahçede düzensiz bir ilaçlama ortaya çıkabilmektedir. Bu şekilde yapılan uygulamada, püskürtülen pestisit rüzgar ile sürüklenerek doğaya, çevreye ve canlılara da çok önemli zararlar verebilmektedir. Hatalı ve yanlış pestisit uygulamaları üreticilerin ekonomik ve zaman kaybına neden olduğu gibi, gereksiz pestisit uygulamaları kültür bitkilerinin zarar görmelerine ve çevre kirliliğine de yol açmaktadır."

✅ "Geliştirdiğimiz akıllı bahçe pülverizatörünün üzerinde yer alan kameralar sayesinde ağacın kapladığı alan tespit edilerek ilaçlama yapılıyor. İlaçlama GPS cihazlarından alınan konum verilerine göre yapılmaktadır. Bahçenin harita verileri ya da görüntüleri ilaçlama yapılacak bölgelerin konumları bir dizüstü bilgisayara aktarılarak kontrollü olarak tüm bahçe yerine, yeri belirlenmiş olan ağaçlara kimyasal uygulama yapılabilir. Bilgisayara aktarılan verilerden faydalanacak bir kumanda kartı ve kontrol programı aracılığıyla hassas bir ilaçlama yapılabilir. Prototipi üretilen ve performans denemeleri gerçekleştirilmiş olan pülverizatörün yapılacak olan Ar-Ge çalışmalarına öncülük edeceği düşüncesiyle çiftçimizin kullanım imkanı bulmasını düşünüyoruz. Değişken oranlı ilaçlama ile yapılacak kimyasal uygulamaların avantajlarından birisi daha az miktarda pestisit harcanacağı için satın alma maliyetinde de azalma ve kazanç sağlanabilmesidir."

✅ "Hassas tarıma uygun akıllı makinelerle yapılacak kimyasal uygulamalarda yüzde 50-60 oranında pestisit tasarruf sağlanabileceği araştırmalarla ortaya konmuştur."

20211221-2-51397437-71803270-3d69gZYvLp.jpg

20211221-2-51397437-71803272-3d69h7vRHN.jpg

puskurte-yyeni1-3d69fmBPjs.jpg

Aralık 2021- 2.Aylık Traktör Satış Raporu | Tümosan Çok Geriledi

TARMAKBİR tarafından 24.12.2021'de güncellenen ve bugün yayınlanan Kasım ayının istatistiklerini kapsayan rapora göre;

✅ Yıllardan beridir 2.'lik koltuğunu bırakmayan Tümosan; bu yıl sonunda 6.çok satan traktör markası oldu.
✅ New Holland, Tümosan, Erkunt, Başak, Kubota ve John Deere pazar payı bundan bir önceki listeye göre düştü.
✅ Deutz-Fahr, Case IH ve Hattat'ın pazar payı artış gösterdi.


1640633223073.png


Traktör ihracat rakamları:
1640633242085.png


1640633266878.png



Traktör üretim rakamları:

1640633297791.png


1640633323408.png

SIFIR AYARINDA ÇOK TEMİZ DÖNERLİ PULLUK

07EFEE78-59F8-4570-A27C-B90F1B254239.jpeg
FİYATI: 55.000 TL
Arkadaşlar merhaba geçen yıl TD100 alma arafesindeyken yakın arkadaşımın pulluğunu aldım pulluk 2020 modeldir Etiketi paylaşıyorum arkadaşım pulluk toplam 70 dekar yer sürmüştür. Uçları orijinal fabrika uçlarıdır kontrol edebilirsiniz. Kırık ve deformasyon asla yoktur mayerdir. Dediklerim haricinde birşey çıkarsa gelen kişinin masraflarını karşılarım. 14 numara kulak mekanik ayarlanabilir şasedir. 91 ara Yüksek şasedir. Kendim aynısının 3 lüsünün sıfırını alacağım. Bayi aracılığıyla almak isterseniz 3 lü 14 numara modeliyle takas olur. Alan kişi banka vb. Yollarla 3 lüsünü alır takas ederiz öyle. 3 lü pulluk çekebilecek bir traktör alacağım. Not: Bayilere sorabilirsiniz Liste fiyatı bo modelin 65.000 TL dir.

Resimler ve ekler

  • 1BD6961F-CF9C-4F13-A7C4-34DE0FD6C0A9.jpeg
    1BD6961F-CF9C-4F13-A7C4-34DE0FD6C0A9.jpeg
    262.9 KB · Görüntüleme: 226
  • E4BD8107-B2CE-467C-B52D-AED15B8C83FD.jpeg
    E4BD8107-B2CE-467C-B52D-AED15B8C83FD.jpeg
    451.2 KB · Görüntüleme: 210
  • 3F4952E1-5644-4342-91C2-BB8C9AD09F63.jpeg
    3F4952E1-5644-4342-91C2-BB8C9AD09F63.jpeg
    520.6 KB · Görüntüleme: 200
  • 944580A2-6465-467E-9F70-C669A79E95F0.jpeg
    944580A2-6465-467E-9F70-C669A79E95F0.jpeg
    300.2 KB · Görüntüleme: 200
  • 6A01C17D-0430-494C-A873-A5084AEFD345.jpeg
    6A01C17D-0430-494C-A873-A5084AEFD345.jpeg
    157.9 KB · Görüntüleme: 206

SATILIK SIFIR AYARINDA DÖNERLİ PULLUK

FİYATI: 55.000 TL
Arkadaşlar merhaba geçen yıl TD100 alma arafesindeyken yakın arkadaşımın pulluğunu aldım pulluk 2020 modeldir Etiketi paylaşıyorum arkadaşım pulluk toplam 70 dekar yer sürmüştür. Uçları orijinal fabrika uçlarıdır kontrol edebilirsiniz. Kırık ve deformasyon asla yoktur mayerdir. Dediklerim haricinde birşey çıkarsa gelen kişinin masraflarını karşılarım. 14 numara kulak mekanik ayarlanabilir şasedir. 91 ara Yüksek şasedir. Kendim aynısının 3 lüsünün sıfırını alacağım. Bayi aracılığıyla almak isterseniz 3 lü 14 numara modeliyle takas olur. Alan kişi banka vb. Yollarla 3 lüsünü alır takas ederiz öyle. 3 lü pulluk çekebilecek bir traktör alacağım. Not: Bayilere sorabilirsiniz Liste fiyatı bo modelin 65.000 TL dir.

Resimler ve ekler

  • 5C19729A-07E1-4231-89ED-2C3B8EA20DAE.jpeg
    5C19729A-07E1-4231-89ED-2C3B8EA20DAE.jpeg
    262.9 KB · Görüntüleme: 101
  • 72956C95-5F44-4E3F-BB14-EBD9EB1DBE26.jpeg
    72956C95-5F44-4E3F-BB14-EBD9EB1DBE26.jpeg
    451.2 KB · Görüntüleme: 98
  • 5C2B4F6C-F5AF-4833-A05A-0F024B0D113D.jpeg
    5C2B4F6C-F5AF-4833-A05A-0F024B0D113D.jpeg
    520.6 KB · Görüntüleme: 96
  • 29F0FD8D-74D9-4DEE-9E3F-C7CD0BC99E8D.jpeg
    29F0FD8D-74D9-4DEE-9E3F-C7CD0BC99E8D.jpeg
    157.9 KB · Görüntüleme: 94
  • 0956F2ED-632C-44B7-ABC0-67C8FD0A8772.jpeg
    0956F2ED-632C-44B7-ABC0-67C8FD0A8772.jpeg
    300.2 KB · Görüntüleme: 98

  • Makale
2022’de sektörlere yön verecek 10 trend

2022’de sektörlere yön verecek 10 trend​




Economist Intelligence, 2022 yılında merkez bankalarının yeni sıkılaşma döngüsünün doları güçlendirmesini enerjiden gıdaya birçok sektörde enflasyon baskılarının devam etmesini bekliyor.​

Hilal Sarı
GÜNCELLEME 27 Aralık 2021 07:00

Hilal SARI
Küresel ekonominin COVID-19 pandemisiyle 2020’nin ilk aylarında benzeri görülmemiş bir şok yaşamasının üzerinden neredeyse iki yıl geçti. Milyonlarca insanın hayatını kaybettiği pandeminin hem ekonomik hem de siyasi sonuçları 2022’de de devam edecek gibi duruyor. The Economist’in araştırma birimi Economist Intelligence tarafından hazırlanan 2022 özel sayısında pandemi sonrası küresel ekonomiye hangi trendlerin yön vereceği ve 2022’de hangi sektörü nelerin beklediği inceleniyor.
Derginin genel yayın yönetmeni Tom Standage özel sayıdaki başyazısında “2022’nin pandemi sonrası yeni normale adaptasyon yılı olacağını” vurguluyor. Standage’e Economic Intelligence analizine göre 2022 pandeminin yeni tedaviler ve aşılama ile endemiye dönüşebileceği, enflasyon endişelerinin devam edeceği, ABD demokrasisi ve Çin otokrasisinin ihtilaflarının, istihdamın çevresinin evden çalışmayla dönüşümünün, kriptolardaki büyümenin süreceği, süper güçler arasındaki teknoloji ve uzay savaşlarının gündemi meşgul edeceği, küresel seyahatin eski günlerine dönmekte zorlanacağı ve iklim krizinin ise dönüşüm tartışmalarının odağında yer almayı sürdüreceği bir yıl olacak.

KÜRESEL BÜYÜME​

Küresel ekonominin 2022’de yüzde 4,4 büyümesini öngören Economic Intelligence, büyümenin eşit dağılmayacağına dikkat çekiyor. Hükümetlerin ve merkez bankalarının destekleri geri çekmesi ve bazı merkez bankalarının faizleri artırmaya başlaması 2022’de doların güçlendiren ve enfl asyon baskılarını azaltan en önemli etkenlerden biri olacak. Economic Intelligence tarafından yapılan analizlerde 2022’de farklı sektörlerdeki gidişata yön verecek 10 önemli iş trendi şöyle sıralanıyor:
SIKILAŞMA DÖNGÜSÜ: Ultra gevşek para politikalarından çıkılıyor. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) varlık alımlarını hızla azaltması ve 2022’nin sonuna doğru faizleri artırmaya başlaması bekleniyor. 2022 sonu itibariyle öngörülen federal fon faizinin mevcut 0,13 düzeyinden 0,63’e ulaşması öngörülüyor.

COVID-19 VE AŞILAR: Omicron gibi yeni varyantlarla sağlık hizmetleri yeniden sekteye uğrasa da aşı üretim kapasitelerine yapılan yatırımlar toplam aşı kapasitesini 5 katına - 22 milyar doza - yükseltecek.
ONLINE’DA YAVAŞLAMA: 2019’da toplam perakende satışlarda payı yüzde 10 olan ve 2021 itibariyle yüzde 17’ye yükselen online perakende büyümeye devam etse de kısıtlamaların kaldırılmasıyla yavaşlayacak.
TURİZMDE AKSAMALAR: Sektör 2022’de de kolay bir yıl geçirmeyecek. Yurtdışı uçuşlar yüzde 50 artışla bile 2019’u yakalayamayacak. Her yeni kısıtlama sektör için yeni bir zorluk anlamına gelecek.
ENERJİ ENFLASYONU: OPEC+ ittifakı petrol üretimini artırmaya devam etse de 2022’de petrol fiyatlarının yüzde 10 daha yüksek seyretmesi bekleniyor. Özellikle Avrupa’da doğalgaz fiyatları da yüksek seyrini koruyarak üreticileri zorlamaya devam edecek.
grf-1-3hre.jpg
EMTİA ENFLASYONU:
EI emtia fiyatları endeksi 2022’de çok hafif bir düşüşe seyretse de güçlü talep nedeniyle fiyatlar pandemi öncesi seviyelerin üzerindeki yüksek seyrini koruyacak.
5G YATIRIMLARI: En büyük 60 ülkenin 41’inde 2022’nin ilk aylarında 5G teknolojisi kullanılıyor olacak. Latin Amerika ve Asya bant genişliği ihalelerine öncülük edecek. ABD 6G denemelerine başlayacak.
DEV ALTYAPI PAKETLERİ: ABD’de ve Çin’de hükümetin dev altyapı paketleri küresel altyapı harcamalarını yüzde 5 artırarak 25 trilyon dolara yükseltecek.
BATI-ÇİN GERİLİMİ: NATO’nun odak noktası Asya’ya kaymaya devam edecek. ABD’nin Çin karşıtı askeri harcamalarını yüzde 1,6 artırması, Çin’in de buna harcamalarını yüzde 7 artırarak karşılık vermesi bekleniyor.
SİNEMADA GİŞE REKORLARI: Hollywood 2022’den umutlu. Uzun süredir beyaz perdeleri özlemiş sinema izleyicisinin salonlara geri dönmesiyle ABD’de 9 milyar dolar gişe geliri bekleniyor. Çin ise sektörün diğer dev oyuncusu.

SEKTÖRLER​

grf-2-leTY.jpg
OTOMOTİV​

Ee hızlanacak, toplam satış 2019’u yakalayamayacak​

Yeni araç satışlarının devam eden çip krizi ve tedarik darboğazları nedeniyle 2019 seviyelerini 2022’de de yakalayamayacağı öngörülüyor. 2021’e göre yeni araç satışları yüzde 6, ticari araç satışları yüzde 7 artacak. Avrupa en güçlü dönüşün yaşandığı bölge olacak, ABD ikinci sırada. Küresel satışların yarısı ise Asya’dan gelmeye devam edecek. ABDÇin teknoloji savaşları çip krizinin otomotivdeki olumsuz etkilerini ağırlaştıracak. Elektrikli araç satışlarının payı 2019’daki yüzde 4’ten yüzde 9’a yükselecek. ABD elektrikli araçlara 174 milyar dolar harcayacak. 5,6 milyon elektrikli araç satışının 4 milyonu Çin’de gerçekleşecek. Toyota Japonya ilk tam elektrikli aracını piyasaya sürecek. Vietnam’da VinFast ve Alibaba destekli Zhiji sektörün yeni oyuncularından. Şarj ve batarya altyapılarına yatırımlar devam edecek ancak hammadde darboğazı batarya tedariğini zora sokacak. Otonomda da vitesler yükselse de gelişim yavaş olacak.

SAVUNMA-HAVACILIK​

Savunma bütçeleri yükselecek​

Havalimanlarında yaşanan hareketlenme ile ticari uçak üretimi artacak. Boeing’in yasaklı 737 MAX’ı uçuşlarına başlayacak. Airbus ve Boeing üretimlerini özellikle kısa mesafe uçuşlarda kullanılan dar gövdeli jet uçaklarda hızlandıracak. Moody’s öngörülerine göre ticari havacılık da 2019 seviyelerini yakalayamayacak.
Savunmada ise harcamalar artacak. Afganistan’dan çıkan NATO odağını Çin’e kaydırıyor. En büyük savunma bütçesine sahip ABD Çin’e karşı askeri harcamalarını yüzde 1,6 artıracak. Çin de savunma bütçesini yüzde 7 yükseltecek. Hükümetlerin siber saldırı endişeleri güvenlik şirketlerine yarayacak. ABD Boeing’in yardımıyla askeri uyduların “siber sorti” yapmasını engelleyecek.

ENERJİ​

Enerji 2022’de de ucuzlamayacak​

2021’de yeniden açılmalar ve güçlü taleple artan enerji fiyatlarının 2022’de de yüksek seyrini koruması bekleniyor. Brent petrolün 2021’e göre yüzde 10 daha pahalı olması varil fiyatının 2022 yılında ortalama 79 dolardan işlem görmesi bekleniyor. OPEC+ üretiminin kademeli olarak artması Brent’in daha da yükselmesini engelleyecek. Avrupa’da rekorlar kıran doğalgazda ise 2021’e göre hafif bir düşüş görülse de fiyatlar 2019’a göre iki üç kat yüksek seyretmeye devam edecek. Aşırı soğuklar fiyatları daha da yükseltebilir. Petrol ve doğalgaza artacak talep karbon emisyonlarını da yükseltecek. Yenilenebilirin ABD ve Çin gibi devlerdeki payı pandemi öncesine göre yüzde 10 artsa da kirli enerji kaynaklarının hakimiyeti sürecek. Nükleer füzyon iklim kriziyle mücadele için hızlanması gereken sürdürülebilir enerjinin en büyük umutlarından.

grf-3-rwoX.jpg
EĞLENCE​

Oyun sektörü güçlü, sinemalar da umutlu​

Omicron’un Delta’ya göre çok daha hızlı yayılan bir varyant olduğunun anlaşılmasından önce yayınlanan analizde ekonomilerin tekrar katı karantinalar uygulamasının öngörülmediği 2022’de sinema salonlarının yeniden dolacağı öngörülüyor. PwC öngörülerine göre sinema gişe gelirleri 2022’de 2021’e göre yüzde 58 artacak. Ancak bu geri dönüş bile gişenin 2019’un yüzde 10’un altında kapatılmasıyla sonuçlandırıyor. Streaming’in dev oyuncuları orjinal içeriklere büyük paralar akıtacak - Netflix tek başına 17 milyar dolar harcayabilir. Oyun sektörü ise Çin’de getirilen kısıtlamalara rağmen pandemi öncesine göre yüzde 32 artışla 168 milyar dolar gelir elde edecek. Amazon, Apple, Google, Microsoft, Sony ve Tencent gibi devlerin liderlik savaşlarının devam ettiği sektöre Netfl ix gibi streaming platformları da giriyor. Ancak tüm bu oyun şirketleri Facebook’un liderlik ettiği ‘metaverse’ teknolojilerine de yöneliyor.

BANKACILIK​

Otoriteler fintekle yatıp kalkacak​

Fed’in öncülük ettiği küresel sıkılaşma döngüsünde enflasyon baskıları devam ederse faizler yükselecek ve zayıf bankalar için riskler artıyor. En kötü senaryoda Avrupa’nın kötü borçları 1,4 trilyon Euro’ya (1,6 trilyon dolar) ulaşabilir. Hindistan’da kötü kredilerin oranı yüzde 11’i bulabilir. En iyi senaryoda ise sıkılaşma çok kademeli seyreder ve küresel bankacılık varlıkları 2022’de yüzde 6 artışla 187 trilyon dolara ulaşabilir. Fintek patlamasına yetişmeye çalışan otoriteler yeni finans teknolojilerine yönelik regülasyonlara odaklanacak. Gelişmiş ekonomilerde politika yapıcıların finansal piyasalarta istikrarsızlık oluşturduğundan endişe edilen kriptoparalara karşı temkinli tutum sürecek. Hükümetler dijital bankacılık lisanslarıyla kontrolü ele almaya çalışacak ve kendi dijital para birimlerini geliştirecek. “Şimdi al, sonra öde” hizmetleri kredi kartlarına online alternatif haline dönüşecek. Halka arzlar fintek patlamasına finansman sağlayacak.

GIDA VE TARIM​

Fiyatlar 2019’un çok üstünde seyredecek​

Economist Intelligence’ın besin, gıda ve içecek fiyatlarını izleyen gıda fiyat endeksi 2022’de sadece yüzde 1 düşecek ve pandemi öncesinin çok üzerindeki seyrini koruyacak. 2021’de hayvan yemine olan güçlü talep ve bazı ülkelerde kötüleşen rekoltelerle artan fiyatlarda çok güçlü düşüşler beklenmiyor. Ekonomik büyümedeki yavaşlama ile tedarik darboğazlar da gevşeyecek. Mısır stoklarındaki artış fiyatlarda yüzde 5 düşüş getirse de 2019’a göre hala yüzde 45 daha pahalı olacak. 2021’de yüzde 43 artan yağlı tohum fiyatlarında üretim artışı yüzde 3’lük bir fiyat düşüşü getirecek. Soya fasulyesinde de benzer bir seyir bekleniyor. Küresel çay tüketimi yüzde 4, fiyatları yüzde 8 artacak. 2021’de Brezilya’daki soğuk havalar nedeniyle yüzde 20’nin üzerinde fiyat artışı görülen kahve fiyatlarında sıcak havalara bağlı bir geri çekilme olacak. Küresel ısınma İtalya’da avokado hasadı gibi sıradışı gelişmelere neden olacak. Start-up’lar ve gıda devleri 750 milyar dolar değerinde 1,6 milyar tonluk atık gıda sorununu çözmeye çalışacak.

grf-4-109c.jpg
SAĞLIK​

Aşı üretimi 5 katına çıkıyor​

Omicron gibi yeni tehlikeli ve bulaşıcı varyantlar 2022’de de sağlık sistemleri ve ekonomiler için risk olmaya devam edecek. Gelişmiş ülkeler ve fakir ülkeler arasında giderek artan aşı adaletsizliği de sürüyor. Ancak aşı üretim kapasitelerinde yaşanacak önemli artışla bu darboğaz da hafifl eyebilir. Dünyanın COVID-19 aşı üretimi kapasitesinin 5 katına çıkması ve 2022’de 22 milyar doz aşı üretilmesi öngörülüyor. Aşı hızlandıkça da Çin’de ve bazı ülkelerde küresel tedarik zincirlerini baskılama riski olan ‘sıfır COVID’ politikalarının gevşemesi bekleniyor. Küresel sağlık harcamalarının yüzde 5 artması, ABD’de Demokratların sosyal politikalarıyla harcamaların ortalamanın da üzerinde yükselmesi öngörülüyor. Pandemi nedeniyle kanser hastalığında ölüm oranlarının yükselebileceğinden endişe ediliyor. Akıl hastalıklarının sayısında da artış bekleniyor.

ALTYAPI​

ABD ve Çin başı çekecek​

Çin’in dev altyapı planları ve ABD Başkanı Joe Biden’ın 1 trilyon dolarlık altyapı paketinin de etkisiyle küresel altyapı yatırımları yüzde 6 artarak 25 trilyon dolara kavuşacak. En cazip küresel altyapı harcamalarının telekomünikasyon ağları, lojistik ve temiz enerji olması bekleniyor. 25 trilyon dolar altyapı harcamasının 12 trilyon doları Çin’de gerçekleşecek. ABD’de altyapı harcamalarının odağı ulaşım, temiz enerji, elektrikli araç ve bant genişliği. Çin’in Yol Kuşak projesi ile G7 ülkelerinin alternatif altyapı projesi kapışmaya devam edecek.

BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ​

IT pazarı yüzde 4, yazılım yüzde 12 büyüyecek​

Pandeminin dijitalleşme ihtiyacını beklenenden çok daha hızlı artırmış olması şirketlerin bilişim teknolojilerine yatırımlarını sürdürmesini sağlayacak. Uzaktan çalışmadan dış ticarette yük takibine şirketler birçok alanda pandemi ihtiyaçlarına bağlı yatırımlar yapıyor. Bu harcamaların devam edeceği 2022’de küresel IT pazarının yüzde 4 büyümesi bekleniyor. Gartner öngörülerine göre yazılım yüzde 12 büyüme ile IT pazarının parlayan yıldızı. Hibrit çalışma sistemlerinin yükselişi ve hükümetlerin siber güvenlik ihtiyaçları pazarın büyümesindeki en önemli etkenler. Gartner gelişmiş hükümetlerin izleme faaliyetleri için kritik olan Nesnelerin İnterneti (IoT) harcamalarının 2022’de 21,3 milyar dolar olmasını öngörüyor.

REKLAMCILIK​

Dijitalin payı yüzde 51’i bulacak​

2021 yılında pandemi öncesini yakalamayı başarmış olan küresel reklam harcamaları Japon medya devi Dentsu öngörülerine göre yüzde 7 yükselecek. ABD, İngiltere, Hindistan ve Rusya gibi büyük tüketici pazarlarında reklam büyümesinin - kaybedilen tüketicileri geri kazanmak isteyen şirketler sayesinde – daha da hızlı olması bekleniyor. Billboard, poster gibi reklamcılık harcamalarında ise aşılı tüketicilerin sokaklara dönmesiyle yüzde 19’luk bir artış öngörülüyor. Reklamda dijitalin payı ise yüzde 51’i bulabilir. Mobil reklamlar internet harcamalarının yüzde 64’ünden fazlasını oluşturacak. ABD’de Amazon dijital reklam pazarının yüzde 10’unu kontrol ediyor. eMarketer e-ticaret devlerinin bu payı daha da artırmaya çalışacağını söylüyor. Şirketlerin reklam verdikleri gazete ve dergilerin dijital versiyonlara desteklerinin artması bekleniyor.

MADENCİLİK​

Bakır yüzde 4 yükselecek, çelik düşecek​

Endüstriyel emtia fiyatlarında 2021 yılında yüzde 40’a yakın bir artışla son on yılın en hızlı yükselişi görülmüştü. 2022’de küresel büyümedeki yavaşlama ve pandemiye bağlı tedarik darboğazlarının gevşemesiyle fiyatlarda bir geri çekilme bekleniyor. Metal fiyatlarında yüzde 1,1’lik bir düşüş beklenirken, aralarında çeliğin de bulunduğu bazı metallerde fiyatlardaki düşüşün daha sert olacağı öngörülüyor. Birçok metalde fiyatlar Çin ekonomisinin seyrine göre yön bulacak. Yeşil enerji dönüşümü ve şehirleşme bakır ve alüminyuma olan talebin güçlü seyretmesini sağlayacak. Dünyanın en büyük bakır üreticilerin Peru’da maden şirketlerinin kamulaştırılması söz konusu. Zaten rekorda olan bakır fiyatlarının 2022’de elektrikli araç gibi yeşil dönüşüm ürünlerindeki ihtiyaca bağlı olarak yüzde 4 daha yükselmesi bekleniyor. Ancak otoritelerin dönüşümde fazla katı olması slüminyum ve çelik üretimini olumsuz etkileyebilir.

GAYRİMENKUL​

Kiracı tahliyeleri başlayacak​

Küresel gayrimenkul sektöründe hükümetlerin pandemi süresince sağladığı kira koruma desteklerinin sonlanmasıyla tahliyeler başlayacak. Şirketler ofislerini küçültecek, mağazalar online satışlardaki artışa bağlı mağaza kapatmalarına devam edecek. Ancak online mağazalar depo alanlarına ihtiyaç duyacak. Sadece Avrupa’da toplam arza 4 milyon metrekare depo alanı eklenecek. Faiz artışları ve parasal sıkılaşma gayrimenkulde kredileri yavaşlatacak. İngiltere, İspanya ve Kanada gibi gelişmiş ekonomilerde gayrimenkul vergileri artırılabilir. Önceliklerin değişmesiyle uzaktan çalışma Bahamalardan Maruitius’a özel resortlara olan talebi artıracak. Londra, Frankfurt ve Singapur gibi altyapısı iyi şehirlere ilgi artacak ve bu şehirlerdeki kiralık gayrimenkul pazarında yabancı yatırımcıların payı yüzde 47’ye yükselecek. Ofis kiraları 2022 sonuna doğru artacak. İnşaat sektörünün daha sürdürülebilir olması için regülasyon baskıları da izlenecek.

grf-5-kVc9.jpg
PERAKENDE​

Hızlı teslimat sınırları aşacak​

Online, toplam perakende satışlardaki payını yüzde 17’ye çıkaracak. Ancak hükümetlerin kısıtlamaları gevşetmesiyle birlikte sektörün yıllık büyüme hızı yüzde 13’e yavaşlayacak. Otoriteler rekabeti bozan ve gücünü kötüye kullanan e-ticaret şirketlerini cezalandırmaya devam edecek. Uluslararası mal satışlarının yüzde 22’si e-ticaretten gelecek. Asya ve Amerika online alışverişe daha yatkın, Avrupalı tüketici daha mesafeli. Ancak pandemi nedeniyle Avrupa da dahil birçok gelişmiş pazarda Getir gibi öncülerin yer aldığı hızlı teslimat pazarına yeni oyuncuların girebileceği ve şirketlerin ülke sınırlarını aşarak büyüyeceği belirtiliyor. Economist Intelligence analizinde hızlı teslimat hizmetiyle Avrupa’ya açılan Getir’in ABD pazarındaki ihtiyacı da karşılamaya başlayacağı öngörülüyor. Analize göre 1,4 milyar Çinli tüketici giyim ve ayakkabıya 437 milyar dolar harcayacak. Ancak Sincan pamuğu ve Uygur insan hakları ihalleri konularında yaşanan ABD-Çin gerilimi milliyetçi Çin gençliğini yerel markalara yönlendiriyor.

TELEKOMÜNİKASYON​

5G’de vitesler yükselecek​

2022’nin ilk aylarında en büyük 60 pazarın yüzde 41’inde 5G ağları yaygınlaşacak. Latin Amerika ve Asya’da önemli 5G spektrum ihaleleri yapılacak. Hindistan pandemiyle mücadelesi nedeniyle 5G konusunda geriden gelecek. En büyük pazarlarda 600 binden fazla 5G baz istasyonu kurulacak. ABD’de ve Asya’da bazı ekonomilerede 6G deneylerine de başlanacak. Ancak devam eden çip krizi 5G uyumlu hizmet ve mobil telefon gibi akıllı aygıtların üretiminde gecikmelere neden olabilir. Mobil ve sabit bant genişliği aboneliklerinde en güçlü büyümeler Latin Amerika ve Kuzey Afrika’da.

SEYAHAT VE TURİZM​

Havacılıkta konsolidasyon görülebilir​

Küresel turizm sektöründe 2019 düzeylerinin yakalanamayacağı ancak uluslararası turist sayısının 2021’e göre yüzde yüzde 50 artışla 1,1 milyarı yakalaması bekleniyor. Omicron’la gelen yeni kısıtlamalar ve iş seyahatlerindeki düşüş nedeniyle 2019 yılında görülen 1,5 milyar turist sayısı 2022 için mümkün görünmüyor. Havacılık sektöründe nakit erimeye devam ediyor ve sektörde bir konsolidasyon görülebilir. Pandemi öncesinde küresel ekonominin en büyük turist kaynağı Çin sınırlarını sadece Hong Kong ve Makau’ya açacak. Birçok ülke aşı-test-takip sistemleri sayesinde sınırlarını yabancı turiste tekrar açacak ancak yerli turist sektör için kritik önem taşımaya devam edecek.

KÜRESEL GSYH İLK KEZ 100 TRİLYON DOLARI AŞACAK​

Merkezi Londra'da bulunan Ekonomi ve İş Araştırmaları Merkezi'nin (CEBR) raporuna göre, dünya ekonomisi GSYH'si ilk kez 2022'de 100 trilyon doları aşacak.
CEBR’nin her yıl hazırladığı Dünya Ekonomi Ligi Tablosu 2022 raporuna göre küresel hasıla 2022'de ilk kez, önceki tahminlerden 2 yıl önce, cari fiyatlarla 100 trilyon doları aşmaya hazırlanıyor. CEBR, geçen yıl dünyanın GSYH'sinin ilk kez 2024'te 100 trilyon doları aşacağı tahmininde bulunmuştu. Kuruluşun öngörülerine göre Çin, 2030'da ABD'yi geçerek dünya ekonomisinin en büyüğü olacak. CEBR’nin 2021’e ilişkin raporunda bunun 2028’de olması öngörülmüştü. Çin'in ekonomik büyümesi 2020'den 2025'e kadar olan dönemde ortalama yüzde 5,7, 2026-2030 döneminde yüzde 4,7 ve 2030-2035 döneminde ise yüzde 3,7 olacak.
CEBR'in öngörülerine göre, Hindistan, dünyanın en büyük 6'ncı ekonomisi Fransa'nın sıralamasını gelecek yıl tekrar elinden alacak ve 2031'de de, daha önce tahmin edilenden bir yıl sonra, 3'üncü büyük ekonomi olacak. Avrupa'nın en büyük ekonomisi olan Almanya, 2033'te Japon ekonomisini geçecek. 2036'da dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisi sırasıyla Çin, ABD, Hindistan, Almanya, Japonya, İngiltere, Fransa, Endonezya, Brezilya ve Rusya olacak. ABD'deki COVID-19 sonrası hızlı ekonomik büyümeden yarar sağlayan Kanada 11'inci, Güney Kore 12'nci, İtalya 13'üncü, Avusturalya 14'üncü, İspanya 15'inci, Meksika 16'ncı, Suudi Arabistan 17'nci, Hollanda 18'inci, Türkiye 19'uncu ve Vietnam 20'nci sırada yer alacak.

Enflasyonla mücadele 2023 ve 2024’te resesyon getirebilir​

Rapora göre, küresel GSYH, COVID-19'un neden olduğu sağlık ve ekonomik kriz kaynaklı toparlanmanın devam etmesiyle yükselecek ancak enfl asyonun devam etmesi halinde politika yapıcıların ekonomilerin yeniden resesyona girmesini önlemesi zor olacak.
CEBR Başkan Yardımcısı Douglas McWilliams, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "2020'ler için önemli olan konu, dünya ekonomilerinin enfl asyonla nasıl mücadele edeceğidir." ifadesini kullandı.
McWilliams, para politikalarında "mütevazı" bir ayarlamanın, geçici olmayan unsurları kontrol altına alacağını umduklarını belirterek, enfl asyon kontrol altına alınmadığı takdirde dünya ekonomisinin 2023 veya 2024'te bir resesyona hazırlanması gerekeceğini iddia etti.

“Türkiye gelecek 4 yılda ortalama yüzde 3,4 büyüyecek”​

CEBR raporunda dünyadaki çoğu ülkenin aksine Türkiye ekonomisinin 2020'de yüzde 1,8 büyüdüğünü ve 2021'de yüzde 9 ile daha hızlı büyüyeceğini tahmin ediyor. Türkiye'nin ekonomik büyümesinin 2022'den 2026'e kadar ortalama yüzde 3,4 ve 2027-2036 döneminde yüzde 3,7 olacağını öngören CEBR, Türkiye'nin 2036'da dünyanın en büyük ekonomileri sıralamasında 19. sırada yer alacağı tahmininde bulundu. Türkiye'de kamu maliyesinin sağlıklı durumda olduğu belirtilen rapora göre, ülkenin 2020'de yüzde 39,8 olan kamu borcunun GSYH içindeki payı 2021'de yüzde 37,8'e düştü.

“TEDARİK ZİNCİRİ AKSAKLIKLARI 2022’DE DE DEVAM EDECEK”​

Dünyanın en büyük alacak sigortası şirketlerinden Euler Hermes, önümüzdeki dönemde küresel ticarette yaşanacak gelişmeleri yakından incelediği raporunda tedarik zinciri aksaklıklarının 2022’de de devam edeceğini vurguluyor. Euler Hermes 2021 yılında yüzde 8,3 artan küresel ticaret hacminin, kademeli olarak kriz öncesi uzun-vadeli ortalamasına dönmesi 2022 ve 2023 yıllarında sırasıyla yüzde 5,4 ve yüzde 4 olarak artmasını öngörüyor. Lojistik darboğazlar, Çin ithalatına bağımlılık, limanların durumu, COVID-19’un etkileri gibi ticarete etki eden pek çok faktörü yakından incelediği Küresel Ticaret Raporu’nda küresel tedarik zinciri aksaklıklarının COVID-19’un etkileri ve Çin Yeni Yılının talep ve lojistik kanadında yaratacağı oynaklık nedeniyle 2022 yılının ikinci yarısına kadar yüksek kalması bekleniyor.

Enerji, elektronik ve makine ihracatı güçlü devam edecek​

2022 yılında da ihracatlarını güçlü şekilde devam ettirecek sektörler enerji, elektronik, makine ve teçhizat olarak sıralanırken, 2023 yılında ihracatın kazananının otomotiv sektörü olacağı ifade ediliyor.
Raporda, 2020 yılının ikinci yarısından bu yana güçlü bir performans gösteren küresel mal ticaretinin bu yılın üçüncü çeyreğinde daraldığı, bu daralmanın yüzde 75'inin üretim açıklarından, kalan kısmının ise lojistik darboğazlarından kaynaklandığı vurgulanıyor.

Ticareti normale döndürecek 3 faktör​

COVID-19 salgınının tetiklediği küresel arz-talep ve nakliye kapasitesindeki uyumsuzluklardan kaynaklanan tedarik zinciri aksaklıklarının zirveyi görmesinin ardından bundan sonraki dönemde düşüşe geçmesi bekleniyor. 2022 yılının ikinci yarısından itibaren ticaretin normale dönmesinde etkili olacak üç faktör ise şu şekilde sıralanıyor:
TÜKETİMİN YAVAŞLAMASI: Yenilenme süreleri uzun olduğundan ve sürdürülebilir tüketim davranışları benimsenmeye başlandığı için dayanıklı mallara yönelik tüketici harcamalarının yavaşlaması.
STOKLARDAKİ ARTIŞ: Özellikle ABD’de sermaye harcamalarının artması ve çoğu sektörde stokların kriz öncesi seviyelere dönmüş, hatta o seviyeleri geçmiş olması nedeniyle girdi sıkıntılarının hafifl emesi.
KAPASİTELERDEKİ ARTIŞ: Kapasitenin artmasıyla nakliye sıkışıklıklarının azalması.

İhracatın kazananı Asya-Pasifik olacak​

İhracat açısından Asya-Pasifik, 2020 yılındaki 420 milyar dolarlık kaybın ardından 2021-2023'te 3 trilyon dolardan fazla olacak kazançlarla, önümüzdeki birkaç yıl daha ana kazanan olmaya devam edecek. Bu kazanımların yarısından fazlası 2021 yılında sağlanacak. Bunu 2022 yılında 630 milyar dolar ve 2023 yılında 710 milyar dolarlık kazanımlar izleyecek. Avrupalı ihracatçıların 2021-2023 dönemindeki toplam performansı da Asya-Pasifik'tekine benzer olacak. Kuzey Amerika'nın ihracat kazançlarının ise 2021-2023 döneminde 800 milyar dolara yaklaşması bekleniyor. Enerji, elektronik ve makine ve teçhizat sektörleri gibi 2021 yılının iyi performans gösteren sektörleri, 2022 yılında da ihracatlarını güçlü şekilde sürdürmeye devam edecek. 2023 yılında ihracatın bir numaralı kazananı ise iş yoğunluğu ve 2021 yılındaki düşük sermaye giderleri sayesinde otomotiv olacak.


Kaynak: https://www.dunya.com/dunya/2022de-sektorlere-yon-verecek-10-trend-haberi-644067

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt