Buğdaylara kök boğaz ilacı attım.

Herkese bereketli sezonlar buğdaylara kök boğaz atımı. 27 mart 2021
Daha önce yapılan işçilik
Ekim sonu 22 kg 20.20gübre 20 kg tohum
7 aralık 8 kg üre
13 şubat 14 kg üre
13 mart ot ilacı
26 mart 10 kg yavaş salınımlı üre

Resimler ve ekler

  • 6CFEE3E2-4272-4758-B8CD-57ECA2A0C6AC.jpeg
    6CFEE3E2-4272-4758-B8CD-57ECA2A0C6AC.jpeg
    510 KB · Görüntüleme: 207
  • 6DE5D197-2B17-4BD3-B1A0-8DF9423164C9.jpeg
    6DE5D197-2B17-4BD3-B1A0-8DF9423164C9.jpeg
    165.6 KB · Görüntüleme: 210
  • 92A8A97C-D9D5-49C1-9D43-6FEDE338D421.jpeg
    92A8A97C-D9D5-49C1-9D43-6FEDE338D421.jpeg
    390.8 KB · Görüntüleme: 211

bugday yapraklarindaki alttan uste kurumalar, sararmalar.

kumsal tarladaki bugday.
sadece 1 ay once tek sefer 15 kg üre atildi.
yagmur bol yagdi, kuraklik söz konusu degil.
yapraklardaki kurumalar üre eksikligi mi sizce?
analizde soylenen kirec atildi.
kokbogaz, ot ilaci ve yaprak gubreside atildi.

Resimler ve ekler

  • IMG-20210327-WA0013.jpeg
    IMG-20210327-WA0013.jpeg
    174.8 KB · Görüntüleme: 172
  • Screenshot_2021-03-27-22-13-20.png
    Screenshot_2021-03-27-22-13-20.png
    271.3 KB · Görüntüleme: 170

Ankara Büyükşehir Belediyesinden, 3 İlçeye %80 Hibeli Manda Desteği

Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından 29 Mart tarihinde; Şereflikoçhisar, Elmadağ ve Nallıhan ilçelerinde 51 üreticiye 153 adet gebe, %80 hibeli manda verilecek.


Manda desteği sağlanacak üreticilerin;
- 18-65 yaş aralığında fiziksel engeli olmaması,
- TÜRKVET sistemine kayıtlı olması,
- En az 2, en fazla 10 mandaya sahip olması,
- Destekten 10 mandayı barındırabilecek şahsi ya da 5 yıllığına kiralanmış ahır bulundurması gerekiyor.


*29 Mart’ta başvurusu onaylanan üreticilere Şereflikoçhisar Havyan Pazar Yeri’nde 96, Elmadağ Fen İşleri Yol Asfalt Şefliğinde 18, Nallıhan Hayvan Pazar Yeri’nde ise 39 gebe manda teslim edilecek.





Büyükşehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Daire Başkanı Ahmet Mekin Tüzün:

"İlk etapta 3 ilçemizde 51 üreticimize gebe manda dağıtarak, ilimizdeki manda varlığı artıracağız. Hedefimiz ‘Ankara İli Manda Yetiştiriciliği Birliği’ni kurmak. Manda Birliği’nin kurulmasının ardından ufak bir mandıra oluşturarak Ankara’daki manda yetiştiricilerimizin et ve sütünü değerlendirmek istiyoruz." dedi.

1616871263639.png

TARIM VE GIDADA ÇİFT YÖNLÜ FİYAT BASKISI VAR

TARIM VE GIDADA ÇİFT YÖNLÜ FİYAT BASKISI VAR​

Pandeminin etkisiyle artan belirsizlik ve ürün talebindeki yükselme nedeniyle tarım ve gıda ürünleri üretmek cazip görünse de maliyet baskısı istenilen seviyede üretim yapılmasını engelliyor.
Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-
12:54 | 25 Mart 2021


koyum2-696x392.jpg


Tarımsal üretim ve dolayısıyla gıda fiyatları üzerinde çift yönlü bir fiyat baskısı yaşanıyor. Türkiye, tarımsal girdiler bakımından büyük oranda dışa bağımlı olması nedeniyle dövizdeki artış doğrudan üretim maliyetine yansıyor. Çiftçi yüksek girdi maliyetleri ile üretim yapmak zorunda kalıyor. Fakat ürettiği ürünlerin fiyatı aynı oranda artmıyor. Bu nedenle para kazanamadığı için üretimden çekilmek zorunda kalıyor. Ya da başka bir ürüne yöneliyor. Bu da ciddi bir istikrarsızlık getiriyor. Üretimin planlanması bu şartlarda çok zor.
Pandeminin etkisiyle artan belirsizlik ve ürün talebindeki yükselme nedeniyle tarım ve gıda ürünleri üretmek cazip görünse de maliyet baskısı istenilen seviyede üretim yapılmasını engelliyor.

Gıda enflasyonu ithal ediliyor​

Dövizdeki artış, dünya gıda fiyatlarının artması nedeniyle ithalat daha pahalı hale geldi. Daha önceki yıllarda içerde fiyatlar yüksek olduğu gerekçesi ile düşük fiyatla ürün ithalatı yapılıyordu. Fakat, dünya fiyatlarının yükselmesi ile ithalatın faturası arttı. Kolay ve ucuz ithalat dönemi bir anlamda sona erdi. Gıda veya tarım ürünleri ithalatı ile gıda enflasyonu da ithal ediliyor.
Bu dönemde en çok talep gören ve fiyatların en çok yükseldiği hububat ürünlerinde çok çarpıcı bir tablo ortaya çıktı.

İthal ürün fiyatı yüzde 50 arttı​

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin önceki Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu’nun yaptığı hesaplama nasıl zor bir dönemden geçildiğini ve gıda enflasyonunun nasıl ithal edildiğini çok net ortaya koyuyor. Temmuz 2020’de 11,5 protein buğday için Fob fiyatlar ton başına 192 dolar seviyelerinde iken, yıl sonunda yüzde 50 civarında artış ile 290 dolar seviyesine yükseldi. Aynı dönemde 12,5 protein buğday, 198 dolardan yine yüzde 50 oranında artışla 296 dolara çıktı. Mısır, 180 dolardan yüzde 45 fiyat artışı ile 262 dolara ulaştı. Arpadaki artış yüzde 47 civarında ve aynı dönemde tonu 174 dolardan 256 dolara yükseldi.
Pandemi tedirginliği, ülkelerin yüklü alımları, kısıtlama ve yasaklamalar dahil kota ve benzeri uygulamalar, bazı bölgelerdeki rekolte azlığı, kuraklık endişesi, Çin’in ciddi miktardaki alımları fiyatların yükselmesindeki en önemli faktörler.

Çiftçiyi en çok zorlayan girdi, gübre​

Tarımda mazot, tohum, ilaç, işçilik maliyetleri sürekli artıyor. Çiftçiyi en çok zorlayan girdi ise gübre. Hammadde bakımından yüzde 90’nın üzerinde dışa bağımlı olan Türkiye, dövizdeki artış nedeniyle gübreyi pahalıya aşmak zorunda kalıyor. Dünyada da fiyatların artması ile gübrede son bir yılda fiyatlar yaklaşık yüzde 100 oranında artış kaydetti. Hükümetin gübre desteğini yüzde 100 oranında artırarak hububatta dekar başına 8 liradan 16 liraya, diğer ürünlerde ise 4 liradan 8 liraya çıkarması da sorunu çözmeye yetmedi. Çiftçi bu desteği de henüz alamadı.

Üretim desteklenmeli​

Özetle, pandemi sürecinde dünyada olduğu gibi Türkiye’de de tarımsal üretimin maliyeti ve gıda fiyatları artıyor. Dünya fiyatları da yükseldiği için ucuz ithalat dönemi de bitti. Zaten uzun yıllardır ithalata dayalı bir politika ile tarım sektörü çok büyük yara aldı. Üretim ortamını iyileştirecek, üretim odaklı bir politikaya dönülmesi ve girdi maliyetlerini düşürecek önlemlere ihtiyaç var. İthalatın maliyeti ve faturası üretimden çok daha yüksek. Tarımsal üretim ve gıda fiyatları üzerindeki baskıyı azaltmak için üretimin planlanması ve desteklenmesi gerekiyor.

Kooperatifçi Marketler ile Tüketici, 50 Kuruştan Patates ve Soğana Ulaşıyor

Aydın Büyükşehir Belediyesi, Halk Ege Et marketleri vasıtasıyla; üreticiden aracısız olarak alınan patates ve soğanın 50 kuruştan satışına başladı. Vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gösterildi.

Halk Ege Et Marketlerinin rafları, kırsal kalkınmaya destek olmak için kooperatif ürünleri ile dolduruluyordu. Söz konusu marketler İzmir'de de 15 adet bulunuyor.




Aydin Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu:

“Biz bu marketleri üreticiye satış sahası açan, gerektiğinde nefes aldıran bir alan olarak görüyoruz. Bu marketler Aydin çiftçisinin yuvasıdır ve rafları daima onlara açıktır. Halk Ege Et marketlerinin raflarında üreticinin emeği vardır. Birçok kooperatif ürünlerini tüketiciye rahatlıkla ulaştırabiliyor. Bunun yanında çiftçimize de destek olmak için zaman zaman alımlar yapıyoruz. Son olarak yüklü miktarda patates ve soğan aldık. Hem çiftçimize nefes aldırdık hem de vatandaşlarımızda çok uygun fiyata bu ürünleri ulaştırmış olduk”
dedi.


1616856840526.png

Süt ve Kombine Irkları Yatırımında Öncelikli İller Genişletildi

Tarım ve Orman Bakanlığının Resmi Gazete'deki Tebliğine göre; süt ve kombine ırk yetiştiriciliğinde "öncelikli bölge yatırımı" kriterleri değişti.

“Bingöl, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Muş ve Tunceli” illeri de artık öncelikli bölge konumunda.

Karar öncesi öncelikli bölge ilan edilen iller ise şu şekildeydi: "Adana, Afyonkarahisar, Aksaray, Antalya, Aydın, Balıkesir, Bilecik, Burdur, Bursa, Çanakkale, Denizli, Edirne, Eskişehir, Isparta, İstanbul, İzmir, Karaman, Kayseri, Kırklareli, Konya, Kütahya, Manisa, Mersin, Muğla, Nevşehir, Niğde, Sakarya, Tekirdağ, Uşak".

1616772108651.png

Reactor 36cs

Arkadaşlar geçtiğimiz sezon fmc nin titan gibi clomazone içerikli reactor ilacı da kuruya ilaçlama için raflarda yerini almış. CS yani kapsül teknoloji kullanılması avantaj gibi görünüyor.Karanfil ile beraber uygulamayı düşünüyorum. Uygulama yapan yada konuyla ilgili bilgisi olan arkadaşların düşünceleri benim için önemli.

Sanayici ve Tarım Kredi süt bıraktı, üretici endişeli

Haber Dünya gazetesi​

Sanayici ve Tarım Kredi süt bıraktı, üretici endişeli​

Çiğ süt üretiminin arttığı bu günlerde birçok sanayici ve Tarım Kredi Kooperatifleri süt alımını azalttı. Üretici ise elinde kalan sütü ne yapacağını bilemez durumda.​


Sütte yeni bir kriz kapıda. Mevsimsel olarak çiğ süt üretiminin arttığı bu günlerde birçok sanayici ve Tarım Kredi Kooperatifleri süt alımını azalttı. Üreticinin deyimi ile sütler bırakılıyor.
Çiğ süt üreticileri ve kooperatif başkanları Tarım ve Orman Bakanlığı'nın daha önce yaptığı gibi elde kalan sütün süt tozuna dönüştürülmesi için Et ve Süt Kurumu'nun devreye girmesini ve üretici örgütlerine kota dahilinde süt tozu üretimine geçilmesini istiyor.
Çiğ sütte yıllardır hep aynı sorunlar tekrar tekrar yaşanıyor. Kalıcı çözüm bulunamadığı için her seferinde aynı konular, aynı sorunlar konuşuluyor.

Üretici, tüketici, sanayici, kooperatifçi, bakanlık herkes endişeli​

Çiftçi yüksek yem fiyatı başta olmak üzere girdilerin pahalı, sütün ucuz olmasından yakınıyor. Bugünlerde sanayiciler süt bırakıyor(süt almıyor) diye elinde kalan sütü ne yapacağını bilemez durumda. Zarar edince süt ineklerini kesiyor.


Tüketici peyniri, yoğurdu, ambalajlı sütü pahalıya tüketmekten, para yetiştirememekten şikayet ediyor.
Sanayiciler, pandemi nedeniyle tüketimin azalmasından, enerji başta olmak üzere maliyetlerin çok yükselmesinden, zincir marketlerin ödeme yapmamasından yakınıyor.
Tarım ve Orman Bakanlığı bürokratları, çalışanlar bugünlerde bakanlık bölünecek mi, bakan kalacak mı, gidecek mi? Giderse kim gelecek?" kaygısı ile çalışamıyor.
Deyim yerindeyse neresinden tutsanız elinizde kalıyor. Mevsimsel olarak bu dönemde çiğ süt üretimi artıyor. Artan sütün bir şekilde değerlendirilmesi gerekiyor. Fakat, süt sanayicileri normal zamanda aldıkları sütün bile bir kısmını bırakıyor, sütü almıyor. Çiftçinin sahip olduğu, ortağı olduğu Tarım Kredi Kooperatifleri bile süt alımını azalttı. Sütün bir bölümünü bırakıyor.

Süt tozu üretimi desteklenmeli​

Telefonla görüştüğümüz Nazilli ve Çevresi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (ÖR- KOOP) Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Önal, süt konusunda ciddi sıkıntılar yaşandığını belirterek şu bilgileri verdi: " Biz kooperatif olarak günlük 350 ton süt toplamaya başladık. Son 15-20 gündür süt sattığımız sanayiciler hepsi süt alımını azalttı. Tük Şeker alıyordu onlar yaklaşık 1 aydır alımı tamamen bıraktı. Sadece bizde sütün yüzde 15'i bırakıldı, yani alınmadı. Bu günlük 40 ton süt demek. Biz şu anda kendi olanaklarımızla bu sütü süt tozuna çeviriyoruz. Fakat bizden başka da süt tozuna mecburen yönelenler var. Krema fiyatları kilo başına 30-31 liradan 26 liraya düştü. Daha önce olduğu gibi Tarım ve Orman Bakanlığı bu konuda harekete geçmeli. Et ve Süt Kurumu aracılığıyla kooperatiflere, birliklere belli kotalar dahilinde süt tozu üretimi desteklenmeli ve üretilen süt tozuna alım garantisi verilmeli. Yoksa üretici çok zor durumda kalır. Bölgelerle konuşuyoruz. İç Anadolu' da, Konya'da diğer illerde de benzer sıkıntılar var. Biz konuyu Hayvancılık Genel Müdürlüğüne arz ettik. Bir an önce harekete geçilmesini bekliyoruz. Süt tozu üretimi desteklenmeli."

Ödemeler 2.5-3 ayda yapılıyor​

Bademli Fidancılık Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bilgi, günlük 80-100 ton süt topladıklarını ve bu dönemde süt üretiminin arttığını belirterek sanayicilerin özellikle yem alımı konusunda baskı yaptığını söyledi. "Yemi bizden almazsanız sütünüzü almayız" baskısının bir kez daha arttığını anlatan Bilgi, ödemelerin de çok gecikmeli yapıldığını söyledi. Selçuk Bilgi: "Biz üreticiden sütü alıyoruz, parasını ödüyoruz. Fakat kooperatif olarak süt sattığımız sanayiciler daha önce 45 günde öderken şimdi 2.5-3 aya varan sürede ancak süt parasını ödüyor. Süt sattığımız bir sanayici kuruluşu, 1 Nisan'dan itibaren süt alamayacağını bildirdi. Süt alımını azaltanlar da var. Ne yapacağımızı bilemiyoruz. Şimdilik artan sütleri peynir yapıyoruz. Fakat, peynir yapma olanağı olmayanlar ne yapacak? Bir an önce devletin devreye girerek üreticinin elinde kalan süte çözüm bulması gerekir."

Tarım Kredi alımları azalttı, market açtıkça alımı artıracak​

Tarım Kredi Kooperatifleri İzmir Bölge Birliği yöneticileri, süt alımına devam ettiklerini ancak alımı bir miktar düşürdüklerini belirterek iddialarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: "Çiğ süt alımlarımız devam ediyor. Ancak bir miktar azaldı. Daha önce iki tanker alıyorsak bu bir tankere düştü. Piyasanın bunda önemli etkisi var. Biz 1000 market hedefiyle çalışıyoruz. Pandemi nedeniyle bu biraz yavaş yürüyor. Market sayımız arttıkça süt alımlarımız da artacak. Ayrıca, Kredi Yurtlar Kurumu'nun öğrenci yurtlarının peynir tedariğini biz yapıyoruz. Yurtlar kapanınca peynir tüketimi azaldı. Bunun da etkisi var. Biz olanaklarımız ölçüsünde üreticimizin yanında olacağız. Sanayiciler üretici üzerinde yem baskısı kuruyor. Yemimi almazsan sütünü almam diyor. Biz de bundan şikayetçiyiz. Biz yemin çuvalını 113 liraya satıyoruz. Üretici sütünü satabilmek için bizden değil, sanayiciden 125 liradan yem almak zorunda kalıyor."

Geç kalan önlem "ölüye serum bağlamak olur"​

Tire Süt Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Eskiyörük, Faruk Çelik'in Tarım ve Orman Bakanlığı döneminde üretici örgütleri üzerinden artan sütün süt tozuna dönüştürülmesi için çok başarılı bir çalışma yapıldığını söyledi. Eskiyörük:"Süt üretimi mevsimsel olarak artıyor. Çin'e ihracat olmasa çok daha büyük sorunlar yaşanırdı. Bakanlığımız yine üretici örgütlerine kota dahilinde artan sütü süt tozuna dönüştürecek çalışmalara hemen başlamalı. Geç kalınması "ölüye serum bağlamak" olur. Zaman yitirilmeden süt tozu üretimine geçilmeli." dedi.

Çiğ süt fiyatı Nisan'da belirlenecek​

Gıda Komitesi tarafından belirlenen ve Ulusal Süt Konseyi tarafından açıklanan çiğ süt referans fiyatı Nisan ayında yeniden belirlenecek. 1 Ocak 2021'den 30 nisan 2021 tarihleri arasında geçerli referans fiyat yüzde 3.6 yağ ve yüzde 3.2 proteinli süt için litre başına 2 lira 80 kuruş. Bu fiyat Nisan ayında yeniden ele alınacak ve yeni fiyat belirlenecek.
Aydın Damızlık Sığır yetiştiricileri Birliği Başkanı Sedat Güngör, çiğ süt fiyatının serbest bırakılması gerektiğini veya en fazla 3 aylık periyotlarla belirlenmesi gerektiğini söyledi. Yıllık belirlendiğinde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Sedat Güngör, fiyatın üretimin en çok olduğu dönemde belirlendiğinde üreticinin çaresiz kaldığını ve fiyatın düşük belirlendiğini belirterek Haziran veya en geç Temmuz'da fiyat belirlemesinin daha sağlıklı olacağını ifade etti.

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt