3 bin 243 personel alınacak

http://turkiyeakmerkez.net/bakan-du...lEuMNSLhDWC2PKSFu4IY7cmsFD6V6_pvC0V6bKDKBXvnY

Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, bakanlığına bağlı il ve ilçe müdürlüklerinde çalıştırılmak üzere 3 bin 243 sürekli işçi alımı yapacaklarını duyurdu.BAŞVURULAR NE ZAMAN? Bakan Kasapoğlu, Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) üzerinden yapılacak sürekli işçi alımı duyurusunun 11 Şubat Pazartesi günü 00:00 itibarıyla bakanlığın web sitesinden yapılacağını bildirdi. Gençlik ve Spor Bakanlığı, 278’i engelli, 146’sı eski hükümlü olmak üzere toplam 3 bin 243 sürekli işçi alımı yapacak. Bakanlığa bağlı il ve ilçe müdürlüklerinde çalıştırılmak üzere alınacak sürekli işçilerin meslek kolları şöyle:

HANGİ BÖLÜMLERDE ALIM OLACAK? “Temizlik Görevlisi, Cankurtaran, Mekaniker (Pedallı Araçlar), Otobüs Kaptanı (Şoför), Aşçı, Aşçı Yardımcısı, Elektrik Tesisatçısı (Bina), Güvenlik Görevlisi, Havuz Suyu Operatörü, Isıtma ve Sıhhi Tesisatçı, Garson (Servis Elamanı), Resepsiyon Görevlisi (Ön Büro Elemanı), Soğutma ve İklimlendirme Teknisyeni, Bilgisayar Donanım / Teknolojisi Teknikeri, Çim Alan Tesisi ve Yönetimi Teknikeri, Makine Teknikeri, Gençlik Lideri, Muhasebeci.”



BAŞVURULAR NASIL YAPILACAK? Başvurular Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) internet sitesinden 11.02.2019 ile 15.02.2019 tarihleri arasında online olarak yapılabilecek.Bakanlık tarafından alınacak engelli ve eski hükümlüler temizli görevlisi olarak işe alınacaklar. Başvuru yapacakların en az ilköğretim mezunu olmaları gerekiyor.

SÖZLÜ SINAV

Temizlik görevlisi olarak işe alınacak 278 engelli ve 146 eski hükümlü, 27 Şubat günü noter huzurunda kuraya tabi tutulacak ve kura sonucunda belirlenecek asıl adaylar ileri bir tarihte sözlü sınava tabi tutulacaklar. Çim Alan Tesisi ve Yönetimi Teknikeri, Makine Teknikeri, Gençlik Lideri ve Muhasebeci olarak işe alınacaklar sözlü sınava tabi tutulacaklar. Bunların dışında kalan meslek kollarında başvuranlar ise 27 Şubat günü noter huzurunda kuraya tabi tutulacak ve kura sonucunda belirlenecek asıl adaylar ileri bir tarihte sözlü sınava tabi tutularak işe alınacaklar.

Yeni kimliklerdeki çiplerin ne işe yarayacağı belli oldu

çiplerin ne işe yarayacağı belli oldu
Vatandaşlara dağıtılan yeni kimliklerde yer alan çipler pekçok hizmette kullanılacak. Yeni kimliklerle elektronik ortamda dokümanlar imzalanabilecek, ATM’lerden para çekilecek, ödeme yapılacak, noter ve sağlık hizmetleri alınabilecek. Kullanımın en kısa zamanda başlayacağı belirtiliyor.
Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi, kimliklere “elektronik sertifika” yükleme çalışmasını başlatıyor. Projeyle yeni kimliklerle elektronik ortamda dokümanlar imzalanabilecek, banka kartları, kredi kartları gibi kartların da doğrulaması yeni çipli kimlik kartlarıyla yapılabilecek. Kimlik kartlarının kullanım alanlarının artırılmasına yönelik yapılan çalışmalar neticesinde, çevrim içi alışverişten dijital bankacılık işlemlerine, sağlık hizmetlerinden noterlik hizmetlerine hatta sosyal medya hesaplarının yönetilmesine kadar birçok alanda kimlik kartının kullanımı en kısa zamanda hayatımızdaki yerini alacak. Yapılan çalışmayla çipli kimlikler, sahip olduğu temaslı ve temassız kimlik doğrulama mekanizmaları ve uluslararası standartlarda entegrasyon kabiliyetleri sayesinde bir çok cihaz ve uygulamayla entegre edilerek kullanılabilecek.



TEK KARTLA ÇOK İŞLEM
Kamu kurumlarının ve özel sektörün kimlik kartlarıyla entegrasyonunun sağlamasının ardından bankacılıktan noter, tapu sağlık ve sigorta işlemlerine birçok alanda kimlik kartıyla güvenli doğrulama işlemi sağlanabilecek. Aynı zamanda uluslararası standartlarda elektronik imza alt yapısına sahip olan kimlik kartlarının bu özelliği sayesinde her türlü elektronik imza işlemi, kimlik kartlarıyla yapılabilecek. Böylece 5070 Sayılı ‘Elektronik İmza Kanunu’na göre ıslak imzayla eş değer olan ve elektronik imza atılmasına imkan veren kimlikler sayesinde elektronik ortamda imza gerektiren her türlü işlem internet üzerinden gerçekleştirilecek. Bu durumun kötü amaçlı kullanılmaması içinde PIN ve biyometrik veri unsurları ile hem kimlik doğrulama hem de e-imza uygulaması yapılacak.



BANKALARLA ENTEGRASYON
Kimlik kartı üzerine yükleme çalışmaları başlatılan nitelikli elektronik sertifika ile toplam sertifika sayısının arttırılması planlanıyor. Böylece elektronik ortamda oluşturulan dokümanlar imzalanabilecek. Böylece verildiği kişinin kimliğini elektronik olarak doğrulamak için verilen bankamatik kartları, kredi kartları, mağaza kartları gibi bütün kartların yerine sadece çipli kimlik kartları kullanılabilecek. Bankalarla yapılacak olan entegrasyon çalışmaları neticesinde, bundan sonra bir bankadan para çekmek için kredi kartına değil kimlik kartına ihtiyaç duyulacak. Bir kişi sadece kendi kimlik kartıyla bankamatiklerden veya internet bankacılığından kimliğini doğrulayarak hesabına ulaşabilecek ve istediği işlemi yapabilecek. Aynı şekilde, yakın zamanda e-Devlet Kapısı üzerinden abonelik işlemlerinin gerçekleştirilebileceği elektrik, su ve doğalgaz abonelik işlemleri de kimlik kartları aracılığıyla yapılabilecek. Dijital Dönüşüm Ofisi’nin kimlik kartlarının kullanım alanlarının artırılmasına yönelik yapılan çalışmalar neticesinde, çevrimiçi alışverişten dijital bankacılık işlemlerine, sağlık hizmetlerinden noterlik hizmetlerine hatta sosyal medya hesaplarının yönetilmesine kadar birçok alanda kimlik kartının kullanımı en kısa zamanda 82 milyon vatandaşın hayatındaki yerini alacak.



3.6 MİLYON SERTİFİKA
ÇİPLİ kimlik kartları dijitaleşme ihtiyaçlarına uygun olarak geliştirilerek, eski nüfus cüzdanlarının yerine kullanılmaya başladı. Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi sonuçlarına göre, 31 Aralık 2018 tarihi itibariyle Türkiye’nin toplam nüfusu 82 milyona ulaştı. Elektronik sertifika sayısı ise dijitalleşen Türkiye’ye kıyasla toplam 3 milyon 628 bin 121’de kaldı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından hazırlanan, elektronik haberleşme sektörünün 2018 yılı üçüncü çeyreğine ilişkin bilgilerin yer aldığı ‘Pazar Verileri Raporu’nda, 2018 yılı üçüncü çeyrek itibarıyla toplam 6 yetkilendirilmiş elektronik sertifika hizmet sağlayıcısı bulunuyor.

Kaynak: Hürriyet

Çiftçiye Ucuz Mazot Kooperatiften

Çiftçiye ucuz mazot kooperatiften!
İzmir’deki bir kooperatif kendine ait akaryakıt istasyonundan çiftçisine ucuz mazot veriyor.

08 Şubat 2019, 11:15
Son Güncelleme:
08 Şubat 2019, 11:38
Çiftçiye ucuz mazot kooperatiften!


Tire Süt Kooperatifi ortaklarına ucuz mazot desteği veriyor. Kooperatif başkanı Mahmut Eskiyörük ortakların sütte Tarım ve Orman Bakanlığı’nın uyguladığı 15 kuruşluk en yüksek destek priminden faydalandığını ifade ederek “Mazot indirimini ise litrede 50 kuruşa çıkardık” dedi.

Çiftçiye piyasanın altında ucuz mazot
Yeni Asır gazetesinden Nadir Uysal’ın haberine göre ortaklarını korumaya yönelik yeni projeler ürettiklerini belirten Eskiyörük “2008 yılında kendi bünyemizde akaryakıt istasyonu kurduk. O günden bu yana ortaklarımıza piyasanın altında ucuz mazot sağlıyoruz. Ana misyonumuz üreticiyi korumak ve köylümüzü yerinde yaşatarak üretmesini sağlamaktır. Türk tarımının tüm yapısal sorunlarının çözülmesi ve gelişmesi ancak kooperatifleşme ile mümkündür. Tire Süt Kooperatifi ortakları ucuz makine hizmeti, ucuz mazot, yüksek destekleme primi gibi avantajları yaşamaktadır” diye konuştu.

Çare kooperatifçilik!
Kooperatifçiliğin gelişmesiyle tarım ve hayvancılık sektöründe büyük kazanımlar sağlanacağına işaret eden Eskiyörük sözlerini şöyle tamamladı: Kayıt dışı önlenerek haksız rekabet ortadan kaldırılacak. Üretim kontrol altına alınarak gıda güvenliği sağlanacak
http://www.ciftcidenhaber.com/haber...nwZtiVfE0qlJ6xMDNAqj9Sf9-_NZIpm0HAtu9YhtVuFr0

ÇİFTÇİ ÖLMÜŞ AĞLAYANI YOK

2002 yılında Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) kayıtlı 2 milyon 800 bin çiftçimiz vardı. 2 milyon 800 bin çiftçimiz bugün 2 milyona düştü. O çiftçimizin o gün yaklaşık 1 milyar borcu vardı. Gayri resmi borcu da 400 milyondu. 1 milyar 400 milyon borcu vardı.
Bakın çiftçi 800 bin kadar düşmüş. Bugün çiftçinin sadece bankalara 109 milyar borcu var. 100 kat borç artmış. Çiftçinin borcu 100 kat artmış.
Bunun içinde ne yok biliyor musunuz? İlaç bayilerine çiftçinin borcu bilinmiyor. Gübre bayilerine bilinmiyor. Tohum bayilerine bilinmiyor. Elektrik borcu bu işin içinde yok. Yaklaşık yüzde 40 da bu borçları ilave ediyoruz. 140 milyarın üzerinde çiftçinin borcu var. Bu ne demek biliyor musunuz? Çiftçi batmış, çiftçi ölmüş. Ağlayanı yok.

2019 Model Önallar Lepus D30 24 Metre

7-10 Şubat tarihleri arasında İzmir fuarındayız. Tüm Trakkulup üyeleri davetlidir.

Resimler ve ekler

  • EB49D127-E8C5-4ED4-9278-40C6F4A6BFC1.jpeg
    EB49D127-E8C5-4ED4-9278-40C6F4A6BFC1.jpeg
    2.4 MB · Görüntüleme: 179
  • EBBA0A1A-1EA7-4F4D-AA4F-CAA9F1B1428E.jpeg
    EBBA0A1A-1EA7-4F4D-AA4F-CAA9F1B1428E.jpeg
    2.3 MB · Görüntüleme: 182
  • CAD9C6BC-FD6B-4521-A8B2-CE646B62E219.jpeg
    CAD9C6BC-FD6B-4521-A8B2-CE646B62E219.jpeg
    2.2 MB · Görüntüleme: 167

Hayvansal üretim istatistikleri açıklandı

Hayvansal üretim istatistikleri açıklandı
Hayvansal üretim istatistikleri açıklandı
Büyükbaş hayvan sayısı, 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 6,9 artışla 17,2 milyon, küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 4,1 yükselerek 46,1 milyon oldu. Bal üretimi ise aynı dönemde yüzde 5,7 azalarak 107 bin 920 ton olarak kayıtlara geçti.
Büyükbaş hayvan sayısı, 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 6,9 artışla 17,2 milyona, küçükbaş hayvan sayısı da yüzde 4,1 yükselerek 46,1 milyona ulaştı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2018 yılına ilişkin hayvansal üretim istatistiklerini açıkladı. Buna göre, büyükbaş hayvan sayısı 2018'de bir önceki yıla göre yüze 6,9 artarak 17 milyon 221 bin olarak gerçekleşti. Büyükbaş hayvanlar arasında yer alan sığır sayısı aynı dönemde yüzde 6,9 yükselişle 17 milyon 43 bin olurken, manda sayısı yüzde 10,5 artış göstererek 178 bin 397'ye çıktı.

Küçükbaş hayvan sayısı ise bir önceki yıla göre yüzde 4,1 artarak 46 milyon 117 bin olarak kayıtlara geçti. Küçükbaş hayvanlar arasında yer alan koyun sayısı söz konusu dönemde yüzde 4,5 artış kaydetti ve 35 milyon 195 bin oldu. Keçi sayısı da yüzde 2,7 artışla 10 milyon 922 bin oldu.

Toplam süt üretimi, geçen yıl bir önceki yıla göre yüzde 6,9 artarak 22 milyon 121 bin ton olarak belirlendi. Bunun yüzde 90,6'sını inek sütü, yüzde 6,5'ini koyun sütü, yüzde 2,5'ini keçi sütü ve yüzde 0,3'ünü ise manda sütü oluşturdu.

BAL ÜRETİMİ AZALDI

Söz konusu dönemde yapağı, tiftik ve kıl üretimi artarken bal, balmumu ve yaş ipek kozası üretimi ise azaldı. Yapağı üretimi 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 4,9, tiftik üretimi yüzde 4,2, kıl üretimi yüzde 3,5 arttı. Bal üretimi yüzde 5,7 azalarak 107 bin 920 ton, balmumu üretimi de yüzde 11,2 düşüşle 3 bin 987 ton oldu.

İpekböcekçiliği faaliyeti yapan köy sayısı bir önceki yıla göre yüzde 5,2 artarak 693'e ulaştı. İpekböcekçiliğiyle uğraşan aile sayısı da yüzde 3,9 artışla 2 bin 210'a yükseldi. Açılan tohum kutusu sayısı bir önceki yıla göre yüzde 9,7 artarak 6 bin 238, yaş ipek kozası ise aynı dönemde yüzde 8 azalarak 94 ton olarak gerçekleşti.

Toplam kümes hayvanı sayısı 2018'de bir önceki yıla göre yüzde 3,2 arttı. Geçen yıl sonu itibarıyla et tavuğu sayısı yüzde 3,7 artışla 229 milyon 507 bine, yumurta tavuğu sayısı yüzde 2,1 artışla 124 milyon 55 bine çıktı. Hindi sayısı ise yüzde 4,4 artışla 4 milyon 43 bine yükseldi.

Söz konusu dönemde, ördek sayısı yüzde 8,4, kaz sayısı da yüzde 10,4 arttı.

ORMAN KÖYLÜLERİNE DESTEK VERİLECEK!

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, sivil toplum kuruluşları, muhtarlar ve kooperatif üyeleriyle bir araya geldiği İzmir Kiraz'da hayvancılık, süs bitkileri ve zeytincilik için yeniliklerden bahsetti.

Pakdemirli, ormanlık alandan geçen enerji nakil hatları ile yangın emniyet yol şeritlerinde yem bitkisi yetiştirilerek çiftçilere ücretsiz olarak verileceğini bildirdi. Süs bitkisi ve zeytincilikle ilgili açıklamalar da yapan Pakdemirli konuşmasında "Mevcut orman fidanlıklarından ihtiyaç fazlası olanları özel fidanlık sahiplerine kiraya veriyoruz. Ormanlık alanlarda süs bitkilerinin de yetiştirilebileceği özel orman fidanlığı kurulmasına izin verilmesini sağlayacağız. Hayvancılığın geliştirilmesi için orman alanlarında otlatmaya açılan miktarı artırarak bunu yüzde 53'e çıkartıyoruz. Ormanlık alanlarda yetişen yabani zeytinleri aşılayıp 3 yıl bakımını yaptıktan sonra orada yaşayan köylülerimize eşit bir şekilde ücretsiz olarak dağıtıp 49 yıllığına ürününü kendilerinin toplamasına izin vereceğiz." ifadelerine de yer verdi. Yangın emniyet şeritleri ortalama 6 metre genişlikte çıplak olabileceği gibi 6-20 metre genişliğinde sürekli otla kaplı da olabilmektedir.

İzmir Valisi Erol Ayyıldız ise hükümetin bölgeye yaptığı barajlar sayesinde İzmir’de son dönemde yaşanan aşırı yağış olaylarının bir felakete dönüşmesinin önüne geçilerek berekete dönüştürüldüğünü söyledi.

YEM SANAYİSİ İÇİN 2019 BEKLENTİSİ AÇIKLANDI!

Türkiye Yem Sanayicileri Birliği (Türkiyem-Bir) Yönetim Kurulu Başkanı Ülkü Karakuş, yem sektörü açısından 2019'un “mevcut durumu koruma yılı” olacağını öngördüklerini bildirdi.

Karakuş, yaptığı açıklamada, yem sektörünün son 30 yıldır her sene ortalama %10 büyüdüğünü söyledi. Sektördeki üretimin 2018’de bir önceki yıla kıyasla %7,7 arttığını belirten Karakuş, 24,1 milyar tonluk üretim rakamına ulaşıldığını bildirdi. Karakuş, aynı dönemde kanatlı yem üretiminin %10 artışla 98 milyon tonu, büyükbaş ve küçükbaş hayvan yemi üretiminin %65 yükselişle 13,7 milyon tonu bulduğunu dile getirdi.

2017 yılına kıyasla 2018’de görülen 1,7 milyon tonluk üretim artışının yarısının kanatlı, yarısının da büyükbaş ve küçükbaş hayvan yemi üretimlerindeki artıştan kaynaklandığını vurgulayan Karakuş, bu üretim artışının büyük bir kısmının kendi yemini üretenlerin kayıt altına girerek çalışmalarını Tarım ve Orman Bakanlığına bildirmesi neticesinde olduğunu düşündüklerini ifade etti.

Yem maliyetlerini etkileyen en önemli unsurun ham madde fiyatları olduğuna dikkati çeken Karakuş, "Geçtiğimiz yıl özellikle döviz kurunda yaşanan ciddi artışlar ve dalgalanmalar, yem ham madde fiyatlarının geçen yıl 2017'ye göre yüzde 34 artmasına neden olmuştur. Yem ham madde fiyatlarındaki en önemli artış Eylül 2018'de görülmüştür. Bu aydaki yem ham maddelerinin ortalama fiyatları 2018 başına göre yüzde 57 daha fazla gerçekleşmiştir. Yem ham madde fiyatları 2019 başlangıcında da bir miktar artmıştır ancak fiyatlarda geçtiğimiz yıla kıyasla daha stabil bir seyir beklemekteyiz. Hayvancılığımızın yaşadığı sorunlar yem satışlarının gerilemesine neden olmaktadır." diye konuştu.

Kamunun aldığı kararlarla sektörü korumaya çalıştığını aktaran Karakuş, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın Toprak Mahsulleri Ofisi kanalıyla hububat fiyatlarının artışına yönelik aldığı önlemleri olumlu bulduklarını da sözlerine ekledi.

AİLE İŞLETMELERİ KORUNACAK!

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, tarımda endüstrileşme ve mekanizasyon için çalışırken kırsaldan kente göçü önlemek amacıyla aile işletmelerini korumayı hedeflediklerini aktardı.

Pakdemirli, Fuarİzmir'de düzenlenen 14. Agroexpo Uluslararası Tarım ve Hayvancılık Fuarı kapsamında düzenlenen "Tarımın Geleceği" temalı "Tarım Bakanları Zirvesi"nde konuşma yaptı. Dünya nüfusunun artmasıyla tarımsal gıda üretim ihtiyacının da yükseldiğini söyleyen Pakdemirli, 2050 yılındaki gıda talebinin karşılanması için sulama suyunun yüzde 65, tarımsal arazilerinin ise yüzde 70 oranında artırılması gerektiğine dikkati çekerek "Küresel ısınma, yanlış gübreleme gibi sebeplerle tarımın geleceği tehdit altında. Bu konudaki zor ev ödevini tüm ülkeler bir araya gelerek birlikte yapabiliriz. Bu ev ödevini yaparken de 2-3 tane unsur var. Tabi ki aile işletmelerini koruyacağız. Köyden kente göçü azaltabilmek için aile işletmeleri önemli. Bunun yanında, bu talebi karşılamak için endüstrileşme ve mekanizasyon şart. Endüstri 4.0 diyoruz, tarım 4.0 uygulamalarına hayata geçirmemiz lazım. Robot sistemler, yapay zeka, kablosuz haberleşme sistemleri artık tarımda kullanmamız gereken şeyler. Değerli sektör paydaşları biliyor, biz ineklerin kulaklarını küpelemekle ilgili proje başlattık. Bu proje kapsamında kulak küpelerini normal küpe yapıyoruz ve bir cep telefonu niteliği içerecek. Bunu bir şekilde devlet olarak sübvanse edeceğiz. Hayvanımız neredeyse takibine başlayacağız." dedi.

Erozyonla mücadele konusunda Türkiye'nin dünyada lider olduğunu belirten Bakan Pakdemirli, Türkiye'de 2 milyon hektar alanı daha sulamaya açmaları gerektiğini vurguladı.

Buğday ithalatında tarihi rekor

16 yıllık AKP iktidarında 73.4 milyarlık dış alım yapıldı. AKP, iktidarda olduğu 2003-2018 yılları arasında 14.1 milyar dolar değerinde 52 milyon 250 bin ton buğday ithal etti. Böylece buğday ithalatında Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılmış oldu.

AKP, 16 yıllık iktidarı döneminde 52 milyon 250 bin ton buğday ithalatına tam 14 milyar 100 milyon dolar ödeyerek, Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdı. Sadece AKP döneminde buğday ithalatına ödenen 73 milyar 411 milyon Türk Lirası (TL), 2014-2019 yılları arasında üreticilere verilen 73 milyar 891 milyon tarımsal desteğe denk geliyor. 2018 yılında hasat zamanı üreticinin piyasaya ortalama tonunu 800-900 TL’den verdiği buğday, artık yurtdışından Toprak Mahsulleri Ofisi aracılığıyla tonu 1300-1350 TL’ye ithal ediliyor.


REKORUNU EGALE ETTİ

2014 yılında 5 milyon 285 bin tonla buğday ithalatında rekor kıran AKP, 2018 yılında 5 milyon 782 bin tonla kendi rekorunu egale etti. Bu rakam, aynı zamanda 20 milyon ton olan toplam buğday üretiminin yüzde 28.91’ine denk geliyor.

2002 yılında Türkiye nüfusu 65 milyonken buğday ekim alanları 93 milyon dekar, üretim ise 19.5 milyon tondu. 2018 yılında ise nüfusumuz 82 milyona ulaştığı halde buğday ekim alanlarımız 16 milyon dekar azalarak 77 milyon dekara düştü. 16 yılda buğday üretimi ise yerinde saydı. 2002 yılında kişi başına 300 kilo buğday düşerken AKP’nin “üretmeme” politikası nedeniyle kişi başına düşen buğday miktarı 2018 yılında 57 kilo azalarak 243 kiloya kadar düştü.tarim-ithali-grafik.jpg

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt