faiz, enfilasyon, kur...bunlar nedir?

faiz, enfilasyon, kur...bunlar bir oyun
borsa gibi, foreks gibi...

sonuçta, bunlar parayı büyütme, paradan para kazanma oyunlarıdır...
(bankalar, borsalar vb)

bunlar önemli şeyler değildir...desek doğru olmaz...
bunlar çalışarak yaşayan/geçinen, işçinin, memurun, çiftçinin, kısaca halkın gelirini çalan...azaltan...
mal alma gücünü azaltan oyunlardır...

önemli olan neymiş...
insanların aylık ya da yıllık gelir seviyesi...ya da satın alma gücü...
bu, tl olarak ya da dolar/avro olarak ifade edilebilir...

örnek,
amerikada bir mühendisin yıllık geliri...60 bin dolarsa (5 000 dolar/ay)
avrupada 45 bin avroysa (3700 avro/ay)
türkiyede (84 000 liraysa)(7 000 lira/ay)

bu parayla insanlar neler alabilirler (yiyecek, giyecek, barınma/kira, ev eşyası, araba, bilgisayar vb)...
önemli olan bu...

amerikada çalışan bir kişi, 60 000 dolar olan gelirinden sadece 1000 doları ile bir bilgisayar alsın...
avrupada yaşayan bir kişi, 45 000 avro olan yıllık gelirinden 900 avro ile aynı bilgisayarı alsın...
türkiyede çalışan bir kişi, 84 000 lira olan yıllık gelirinden, 12 000 lira ile bir bilgisayar alsın...

bu durumda
amerikalı gelirinin 60 ta biri ile bir bilgisayar alır....
avrupalı, gelirinin, 45 te biri ile bir bilgisayar alır
bir türk, gelirinin 7 de biri ile bir bilgisayar alır...

kalabalık söze gerek yok...
türkler fakir...yaşar, feleği şaşar
avrupalı, amerikalı adam gibi yaşar...

tarihte ve şimdi, yüksek enfilasyon, yüksek faiz ve yüksek devalüasyon yaşanan türkiye'de...
çalışanların (devlette ya da özel sektörde asgari ücretle çalışan işçi, devlette çalışan memur ve bunların emeklileri),
maaş ve ücretlerinin, acilen yeniden düzenlenmesinde fayda vardır...
ayrıca, işsiz insanlara/gençlere iş verilmeli, istihdamı artıran bir siyaset izlenmelidir...

devalüasyonla/enfilasyonla, 1-2 yıl gibi kısa zamanda, paranın satın alma gücünün, yarı yarıya (%50-%100) azalmış olması,
ücretlerin yeniden düzenlenmesi ve artırılması gereğini ortaya çıkarmıştır ...
(bu durum, mal ve hizmetlere yapılan %35-50 zamlarla kendini göstermektedir)

(buğdayın, arpanın, mısırın, et, süt ve ürünlerindeki fiyat artışları, meyve ve sebze fiyat artışları da bu durumu göstermekte)

maaş ve ücretlerde yapılacak artışlar, üretimde ve kalkınmada (büyüme) kendini gösterecek...
yaşanan sıkıntı azalacaktır....
asgari ücretin, 5500-6000 lira olarak tespit edilmesi halinde, bir nebze rahatlama ve moral olacaktır...

Traktör Seçimi

Merhabalar. Hayırlı işler. Bol bereketli kazançlar.

Hibe desteği kapsamında fındık patos u alacagim. Traktörüm yok. Onun icin sizlerin değerli bilgilerinize ihtiyacım var.

Trabzon da kullanacağım. Patos ve romork ile yuk taşıma işi yapacagim. Malum bizim buranın yolları dar ve yokuşlu. 110 bin tl param var. Benim icin uygun traktör onerileriniz nelerdir. Bir de Traktörün ön tekerlerinin büyük olmasi ne gibi avantaj dezavantajları vardir. Simdiden cok teşekkür ederim.

2021 kuraklık desteği neye göre yazıldı.

Selamlar arkadaşlar,
Tarım ilçe müdürlüğüne kuraklık desteğine başvurdum,
Cks'de daha önce susuz olan parsellere ödeme yapılacak,
Cks'de sulu olan yerleri vermiyoruz,, dediler.
Bende onlara bu kuraklık desteği,
Sulu tarla kalmadıki,dereler ve sulama göletleri kurudu,sulu olan tarlamız yok dedim,
Hem bu sene bu ilçeye yağış asla düşmedi sizde biliyorsunuz dedim, ama kifayet etmedi,
Bu nasıl bir kuraklık desteği aldatmacası.???
Bazı illerde çiftçi beyanı ve meteorolojik kayıtlar esas alınmış.
Sizler nasıl yaptınız, ne ettiniz,hangi kriterlere göre yazıldınız.

ÇKP Kuşağı Ve Yolu İş Başında – Uganda Havaalanını Xi'ye Kaybetti

ÇKP Kuşağı Ve Yolu İş Başında – Uganda Havaalanını Xi'ye Kaybetti​

28 Kasım 2021 10:20 IWB tarafından


Kuşak ve Yol işini yapıyor.
Afrika medyasında çıkan haberlere göre, Uganda hükümeti kredisini geri ödemediği için ana havaalanını Çin'e kaptırdı.
Today'in bildirdiğine göre, hükümet, tek havaalanını iliştirmek için geri ödeme koşullarına sahip olan Çinlilerle yaptığı bir kredi anlaşmasını geri çevirmeyi başaramadı.


Raporda, Entebbe Uluslararası Havaalanı ve diğer Uganda varlıklarının eklendiği ve kredinin tahkim edilmesi üzerine Çinli borç verenler tarafından devralınması kabul edildi.

odishatv.in/news/international/uganda-loses-most-belirli-havalimanı-çin-for-failing-to-repay-loan-164945
www.orissapost.com/uganda-loses-most-prominent-airport-to-china-for-failing-to-repay-loan/
Çin, genişleme emelleri olan distopik bir güçtür. ÇKP tüm insanlığın düşmanıdır.


Kaynak:https://www-investmentwatchblog-com...sl=auto&_x_tr_tl=tr&_x_tr_hl=tr&_x_tr_pto=nui

Çin'den para almanın faturası köprüleri, otoyolları, havaalanlarını, tarla ve arsaları kaybetmekle ödeniyor.

Satılık Cam Gibi 3000 Ford 1971 T4 Blok

Herkese merhabalar forum ahalisi küçük devi çiftçiliği bırakacağım için satıyorum temiz traktör arayanların dikkatine...

1971 Model T4 Blok
-Motor durumu güzel yağ yakma üfleme hararet yağ veya su eksiltme gibi sorunları yoktur
-Şanzıman durumu güzel viteslerde atma ötme gibi sorunlar yok
-Lastk durumu önler yeni arkalar %60-65 civarı
-Fren bakımı yeni yapıldı
-Muayene ve evrağı vardır satışında sorun yok
-Aküsü 1 senelik
-Koltuğu 1 senelik
-Düz dingil hidrolik direksiyona çevrilmiştir
-Hidrolik sistemi ve damperi sorunsuz çalışıyor
-Ekstra olarak kontak açık kaldığında, akü voltajı veya motor yağ basıncı düşerse sesli ikaz veren buzzer mevcuttur
-Fiyat 45.000 TL pazarlığa açıktır. Yer Ankara/Gölbaşı
( Çamurluk sinyal lambaları fotoğraflarda kırık duruyor onları sıfırı ile değiştirdim bilginize )

Resimler ve ekler

  • 20211123_161834.jpg
    20211123_161834.jpg
    358.6 KB · Görüntüleme: 120
  • 20211123_161848.jpg
    20211123_161848.jpg
    444.6 KB · Görüntüleme: 122
  • 20211123_161902.jpg
    20211123_161902.jpg
    421 KB · Görüntüleme: 113
  • 20211123_161912.jpg
    20211123_161912.jpg
    461.7 KB · Görüntüleme: 114
  • 20211123_162015.jpg
    20211123_162015.jpg
    430.2 KB · Görüntüleme: 108
  • 20211123_162150.jpg
    20211123_162150.jpg
    244.1 KB · Görüntüleme: 101
  • 20211123_162206.jpg
    20211123_162206.jpg
    466.6 KB · Görüntüleme: 118

2021 sezonu bugdaylarda son durumlar

13 Kasımda ektigimiz bugdaylar, 14. gününde cıkmaya başladılar. rumeli cinsi, dekara 25 kg tohum, 20 kg dap kullanıldı. Çünkü analiz sonucu toptakta potasyum tam, fosfor çok eksik çıktı... ekildikten hemen sonra üstüne dekara 3 litre hümik asit atıldi... genelde rumeli tohumunu kullandım. 4 tarlaya hamza, 1 tarlaya eksperia ve 1 tarlayada bulgar bugdayı primus ektim deneme amaçlı...
yeni buğday sezonu tüm üretici arkadaşlarımıza hayirlisi olsun.

Resimler ve ekler

  • 20211127_134840.jpg
    20211127_134840.jpg
    233.2 KB · Görüntüleme: 273
  • 20211120_161633.jpg
    20211120_161633.jpg
    872 KB · Görüntüleme: 269
  • 20211113_153001-1-1.jpg
    20211113_153001-1-1.jpg
    669.6 KB · Görüntüleme: 270

Eski Tarım Bakanı Mevcut Duruma Sessiz Kalamadı: "Süt olmadan et olmaz! "

⭕ 2015-2017 yılları arasında Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı yapan Faruk ÇELİK, son dönemde süt üreticilerinin yaşadığı sorunlar üzerine bir paylaşım yaptı. Yaptığı paylaşımda direkt olarak yazmasa da, mevcut istemin temellerine eleştirisini belirtmiş olduğu düşünülüyor. Yine paylaşımın yapıldığı gün Ziraat Odaları Birliği öncülüğünde ortak bildiriyle hayvancıların sorunu dile getirilmişti. Bunun tesadüf olmadığını düşünmek gerekebilir...

✅ Aralarında Sencer Solakoğlu'nun da bulunduğu sektörde söz sahipleri tarafından yayınlanan açıklamaya buradan ulaşabilirsiniz.




⭕ Faruk ÇELİK, geçtiğimiz günlerde Bursa'da bir konferansta da iddialı konuşmuştu:

✅ “Aman birileri zarar görecek konuşmasın Faruk Çelik” diye beklemesin. Çünkü benim de bir istiap haddim var. Ben bundan sonra her konuyu konuşacağım. Siyasetçisiniz, yüzleşmeden kaçıyorsanız sahtekârsınız. Bunun lamı cimi yok yani. Bunlar artık Bursa'da konuşulmalı."

1638044634221.png

Hayvancılık Sektörü Ortak Basın Açıklaması Yaptı | " 2008 krizinden ders alınmalı! "

⭕ Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Ş. Şemsi Bayraktar öncülüğünde; süt sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda sektör temsilcileri geçtiğimiz günlerde ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamanın tamamı şu şekilde:




Süt, hayvancılık sektörünün lokomotif ürünüdür. Büyükbaş hayvancılığın ayakta kalabilmesi ve kırmızı et üretiminde sıkıntı yaşanmaması ancak sütün istikrarlı ve güvenceli bir pazara sahip olmasıyla mümkündür.

Geçtiğimiz yaz aylarında üretici örgütleri olarak yaptığımız açıklamalarda, hayvancılığın önemli bir sınavdan geçtiğini, üreticilerin umutlarının tükendiğini, ellerindeki hayvanları elden çıkarıp sektörden kaçmak istediklerini, bu zorlu süreçte üreticilerimizi desteklememiz gerektiğini aksi takdirde çok büyük ve telafisi yılları alacak bir sorunla karşılaşmamızın kaçınılmaz olacağını belirtmiştik.

Maalesef şu an üreticilerimiz başta yem olmak üzere girdi maliyetlerini karşılayabilmek için her ay hayvanlarını kestirerek veya satmak zorunda kalarak hızla sektörden çıkmaktadır.

2008 yılının süt hayvancılığı için ne kadar kötü bir yıl olduğunu asla unutmamalıyız. Zira yem fiyatları anormal şekilde artmış, süt fiyatları dibe vurmuş, üreticiler damızlıklarını kestirmiş, tüm bunların sonucunda ise et fiyatları zirve yapmıştı.

2010 yılı ortalarında ithalat kapıları önce aralanmış, sonra da ardına kadar açılmıştı.
Bu krizin ülkemize sadece ithalat maliyeti 9,2 milyar dolar olmuştu.

Bugün de süt üreticilerinin sorunlarına çözüm bulamazsak benzer sorunlarla karşılaşmamız kaçınılmazdır.

Bu durumda;

· 2008 krizindeki gibi yaklaşık bir milyon -belki çok daha fazla- damızlık hayvan, kasaba giderse hayvancılığı tekrar nasıl canlandıracağız?

· İthalata yetecek paramız, doğan bir buzağının en az 2 yılda süt verebilecek seviyeye gelebildiği düşünüldüğünde bu kadar zamanımız var mı?

· Dolar’ın 12,55 lira, Euro’nun 14,15 lira olduğu bir ortamda; tanesi 1.950-2.350 Euro (27.592 TL- 33.252 TL) olan damızlık hayvanları hangi paralarla getirteceğiz?

· Kilosu 4,5 Euro’ya (63,68 TL) olan karkası Avrupa’dan nasıl getirteceğiz?

· Üreticilere dağıtılmak üzere kilosu 2,7-3,2 Euro olan (38,20 TL-45,28 TL) besilik hayvanları nasıl getirteceğiz?

· Borç yükü altında ezilen üreticilere hangi imkânlarla kredi kullandırıp bu hayvanları getirttireceğiz?

· Bu maliyetlerle üretim yapıldığında tüketicilerimiz ucuz et ve süt ürünlerine nasıl ulaşacak?

· Yoğun ithalat talebine paralel yabancı ülke fiyatlarının yükselişini nasıl önleyeceğiz?

· Her şeyden önemlisi satıcı ülkeler yeterli sayıda ve kalitede canlı hayvan ve et vermek istemezlerse ne yapacağız?


Üreticileri damızlık süt hayvanlarını kesip sektörden çıkmaya iten sebepleri iyi analiz etmeliyiz. Son dönemde çiğ süt fiyatları, enflasyonu artırır gerekçesiyle Gıda ve Tarımsal Ürün Piyasaları İzleme ve Değerlendirme Komitesi tarafından belirlenmekte ve Ulusal Süt Konseyi’ne (USK) açıklattırılmakta, konsey işlevsizleştirilip fiyat aslında bir anlamda frenlenmektedir.

Ancak, bunu aşmak için tarafların USK’da bir araya gelip maliyetleri de dikkate alarak pazarlık usulüyle çiğ sütün gerçek fiyatı oluşturulmalıdır. Dünyada serbest piyasa ekonomisinden bahsedilen hiçbir ülkede böyle bir uygulamanın olduğu, olsa bile başarıya ulaştığı duyulmamıştır. Fiyata yapılan bu müdahale uzun vadede gerek üretici gerek tüketicinin hayrına olacak bir uygulama değildir. Kaynağı kurutmamız halinde et ve sütte yüksek enflasyon kaçınılmazdır. Uzun süre çiğ süt fiyatlarını sabitlemek, Ulusal Süt Konseyi’nin özenle hesapladığı maliyet kalemleriyle oynayarak maliyeti düşürmeye çalışmak üreticiyi üretimden uzaklaştırmaktan başka bir işe yaramaz. Bu şekilde davranarak, bugün bizim üreticilerimize verilmeyen o paraların çok daha fazlasını yarın ithalatla dış ülkelerin üreticilerine vermek zorunda kalırız. Rusya’nın buğdayda uyguladığı yüksek fiyatı ve vergileri unutmamalıyız, yaşananlar söylediklerimizin yanlış olmadığını göstermektedir.



Milyarlarca dolar harcanarak oluşturulan damızlıkların kasaba, üretimi artırmak için verilen milyarlarca liralık desteklerin boşa gitmemesi, 2008 yılında yaşanan krizin tekrar yaşanmaması için üreticilerimizin sesine kulak verilmelidir. Eğer fiyatlar önümüzdeki dönem için hak ettiği oranda revize edilmeden bu şekilde uygulanmaya devam edecek olursa ne yazık ki hayvanların kasaba gidişi hızlanacak, bunu et krizi takip edecektir.

Dünyanın süt sektörü gelişmiş hiçbir ülkesinde, süt üreticileri piyasanın acımasız çarklarına mahkûm edilmemiştir. Bu ülkelerde devlet her zaman üretici lehine pozitif bir ayrımcılık yapmaktadır. Çünkü bilinmektedir ki, ‘süt üreticisi demek yerinde istihdam’ demektir, ‘süt üreticisi demek milyonlarca aile’ demektir, ‘süt üreticisi demek şehirlere göçün önlenmesi’ demektir.



Dövize bağlı gelişen yem fiyat artışları bir türlü durdurulamamaktadır. Son bir yılda süt yemi fiyatı yüzde 51, besi yemi fiyatı yüzde 48, mısır silajı fiyatı yüzde 31, yonca fiyatı yüzde 29, saman fiyatı ise yüzde 15 artmıştır.

Üreticinin süt fiyatı hariç, hiçbir şeye etkili müdahale edilememektedir. Çiğ süt fiyatları enflasyonu artırıyor gerekçesiyle müdahaleye maruz kalmakta buna karşılık yem fiyatları, ilaç fiyatları, elektrik fiyatları, sanayicilerin satış fiyatları, marketlerdeki tüketici fiyatları hiçbir müdahaleye uğramamaktadır. Enflasyonun yükselişine bir gerekçe aranıyorsa sorun sadece üretici fiyatlarında değil tüm zincirde aranmalı, çözümlere buradan başlanmalıdır.

Üretici ne olacağını kestiremediği maliyet artışları karşısında nasıl üretime devam edecek, nasıl geleceğini planlayacak? Nasıl işletme ölçeğini büyütecektir? Üreticilerimizi sektörden küstürmemek, üretimden koparmamak, sektöre tutunmalarını sağlamak gerekiyor.



Elimizdeki verilere göre üretici bir litre çiğ sütü Ekim ayı itibariyle ortalama 3 lira 2 kuruşa satmıştır. Bu ayda yemin kilosunu da 3 lira 30 kuruşa satın almıştır. Bir litre süt satarak alabileceği yem bir kilo bile etmemekte, 0,92 kilo etmektedir. Bu parite son yılların en düşük paritesidir.

Yetkililerde şöyle de bir inanış olduğunu görüyoruz; zam yapılan ayda fiyata süt teşvikini de ekleyerek 1,3’te sabitlemeye çalışalım, sonraki aylarda ne olursa olsun. Ama iş maalesef öyle değil, yukarıda görüldüğü gibi tavsiye fiyat Temmuz-Aralık arasında 6 ay süreyle sabitlenmiştir fakat parite Ekim ayına kadar 1,03’ten 0,92’ye gerilemiştir. Bu gerilemenin sebebi yeme gelen zamlardır. Yetkilileri belirlenen pariteyi sütün sabitlendiği dönem boyunca korumaya yönelik tedbir almak için de çaba göstermeye davet ediyoruz.



Üreticilerimiz yemin kilosuna Ekim ayında 3 lira 30 kuruş ödemişlerdir. 1,5 pariteye göre eline geçmesi gereken fiyat 4 lira 95 kuruş olmalıdır.
Bunun altındaki fiyat sürdürülebilirlikten ve üreticilerimizin beklentilerinden uzaktır. Sektörde bu sorunların devam etmesi halinde süt üreticilerinin zarar görmesine ve yabancı ülkelerin çiftçilerinin ithalat yoluyla finanse edilmesine neden oluruz.

Üreticilerimiz Dünya fiyatlarını takip etmektedir. Ulusal Süt Konseyi’nin 3 lira 20 kuruşluk fiyatına göre 100 litre için ele geçen brüt fiyat 25,60 Euro’dur. 3 lira 2 kuruş net fiyata göre ele geçen fiyat ise 24,16 Euro’dur.

Gelişmiş ülkelerde 100 litre çiğ süt fiyatları ise şöyleydi; Yeni Zelanda’da 38,80 Euro, ABD’de 34,46 Euro, AB’de ise ortalaması 38,00 Euro’dur. Görüldüğü gibi gelişmiş ülke üreticileri talep ettiğimiz fiyatı almaktadırlar.


Ulusal Süt Konseyi, pariteyi göz önüne alarak üreticilerin beklentilerine cevap verecek fiyatı 3’er aylık dönemler halinde açıklamalı ve paritenin korunması sağlanmalıdır. Örneğin; 4 lira 95 kuruşluk fiyat açıklaması 1 Aralık 2021 ile 28 Şubat 2022 tarihleri arasında geçerli olmalı, sonrasında güncellenmelidir.



Hayvancılık ülkemiz için bir millî güvenlik meselesidir. Ülkemizde 1 milyondan fazla süt işletmesi, 250 binden fazla da besi işletmesi vardır. Bu işletmelerde parasal değeri 55 milyar liradan fazla olan süt üretimi, 41 milyar liraya yakın da kırmızı et üretimi gerçekleşmektedir. Bunun derisi, sakatatı, üretilen ve sanayiye aktarılan süt ve et ürünleri, buna bağlı 7,6 milyar dolarlık ciroya sahip yem sektörü, 340 milyon dolara yakın dış ticareti, marketi, nakliyecisi, veteriner hekimi derken birçok kesimin buradan geçimini sağladığı söylenebilir. Böylesine önemli bir sektörün bel kemiği süt hayvancılığıdır.

Devletimizden daha önceki dönemlerde uyguladığı üzere hayvancılığımızın gelişimine önemli katkılar yapan süt primi, süt tozu desteği gibi teşvik uygulamaları başta olmak üzere diğer desteklerde de sektörümüzün güncel taleplerine göre politikalar uygulamasını bekliyoruz.

Pandemi bize çok büyük dersler verdi. Paranız da olsa gücünüzü üretimden alamıyorsanız her türlü dayatmalara ve baskılara boyun eğmek zorunda kalabilirsiniz. Özellikle olağanüstü dönemlerde istediğiniz fiyatlara değil dayatılan fiyatlara ürün almak zorunda kalır, vatandaşımızın ihtiyacını ancak öyle karşılayabiliriz.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.





Ş. Şemsi BAYRAKTAR, Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı

Tevfik KESKİN, Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı

Kamil ÖZCAN, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı

Ahmet ERTÜRK, Türkiye Hayvancılık Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı

Mehmet ÖZKURNAZ, Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı

Eray ÇİÇEK, KÖY-KOOP Merkez Birliği Genel Başkanı

Sencer SOLAKOĞLU, Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Genel Başkanı


Get

Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi Son 6 Yılın Rekorunu Kırdı !

Antalya Ticaret Borsası Başkanı Ali Çandır, Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi’ni (Tarım-GFE) değerlendirdi.


✅"TUİK Eylül ayı tarımsal girdi endeksini aylık yüzde 1.56, yıllık yüzde 27.79 olarak açıkladı. Bu rakamlar, aylıkta yükseliş ve yıllıkta ise düşüş göstermiştir. Yıllıktaki düşüş, geçen yılın Eylül ayındaki yüzde 2.31 gibi nispi yüksek artışın yerine yüzde 1.56’nın hesaba girmesi ile mümkün olmuştur. Yani baz etkisi bu düşüşü sağlamıştır. Bu düşüşe rağmen 1.56’lık rakam, son 7 yılın en yüksek üçüncü Eylül rakamı olmuştur. Yıllık yüzde 27.79’luk rakam ise son 6 yılın rekoru durumdadır. Mart ayından itibaren yıllık tarımsal girdi enflasyonu, son 6 yılın rekorlarını kırmaya devam etmektedir”

✅ "Tarımsal üreticinin satış fiyatındaki enflasyonu ifade eden Tarım-ÜFE’nin Eylül ayında aylık yüzde 1.46, yıllık ise yüzde 23.35 olarak ilan edildi. Olması gereken ya da sürdürülebilir olan aylık ve yıllık Tarım-GFE rakamlarının Tarım-ÜFE’den düşük seyretmesidir. Ancak bu durumda tarımsal üreticiler, varlıklarını ve faaliyetlerini sürdürebilirler. Ağustos ayında olduğu gibi Eylül ayında da ilan edilen rakamlar gösteriyor ki, tarımsal üreticiler aylık ve yıllık olarak zarar etmeye devam etmişlerdir. Bu zarar aylıkta yüzde 16, yıllıkta ise yüzde 18 düzeyinde seyretmiştir” diye konuştu.

✅ “Eylül ayında açıklanan aylık yüzde 1.55 ve yıllık yüzde 43.96 düzeyindeki yurtiçi üretici enflasyonu ile aylık yüzde 1.55 ve yıllık yüzde 28.87 düzeyindeki yurtdışı üretici enflasyonu, genel olarak sektörün geçmişten gelen maliyet yükünü gelecekte de artarak taşımaya devam edeceğini göstermektedir. Tarımsal dünya ile ilgili enflasyonlardan ortalama olarak yüzde 70 daha yüksek seyreden tarım dışı üretici enflasyonu ülke genelinde hakimdir” dedi.

21112021105744.JPG

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt