6537 sayılı kanun uygulamaları >> Yeni miras kanununa göre tarlalar nasıl paylaşılır 2021

6537 sayılı kanun uygulamaları >> Yeni miras kanununa göre tarlalar nasıl paylaşılır 2021

Tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesi kanunu

"Yeni Miras kanununa göre tarım arazilerinin miras yoluyla bölünmesi ve tarım arazilerinin miras yoluyla intikal işlemleri miras bırakanın ölüm tarihine göre farklılık göstermektedir. Miras bırakan yani muris 15 Mayıs 2014 tarihinden önce ölmüşse mirasın paylaşımı eski mevzuata göre olmakta yani tarımsal araziler istenirse mirascı sayısı kadar hisselere bölünmekte ve hisseli tapu çıkarılabilmekte, yada arazilerin satış işlemi yapılacaksa arazilerin büyüklüklerine bakılmadan hissedarlar birbirlerine yada bir başkasına satış yapabilmektedir.Eğer Miras bırakan yani muris 15 Mayıs 2014 tarihinden sonra ölmüşse o zaman arazilerin satışı yada mirascıların arazileri kendi aralarında paylaşmaları belli şartlara bağlıdır. Eğer mirascılar mirasa konu arazileri satmak isterlerse ekonomik bütünlüğü olan arazilerin hepsini aynı anda satmalıdırlar.Elbirliği halinde mülkiyet olan parsellerde iştirakciler hisselerini birbirlerine devredebilirler.Ancak parseldeki iştirakciler hisselerini birbirlerine devrederken ekonomik bütünlüğü olan parsellerde bütün iştiracikler farklı parsellerdeki hisselerini her parselde farklı bir hissedara devredemezler.Mirascılar parselleri kendi aralarında paylaşmak isterler ise ekonomik bütünlüğü olmayan arazileri istedikleri gibi parsel parsel paylaşabilirler. Ancak ekonomik bütünlüğü olan arazilerin paylaşımında arazilerin bulunduğu ilçedeki yeter gelir arazi büyüklüğü baz alınarak ekonomik bütünlüğü olan arazilerin ya bir mirascıya yada yeter gelir arazi büyüklüğünün katları olarak şekilde birden fazla mirascıya devri yapılmalıdır. "

Bakan Pakdemirli yerli elektrikli traktör için tarih verdi

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, salgından dolayı geciken elektrikli traktörün 3 ay içinde banttan ineceğini açıkladı. Bakan Pakdemirli, büyük tasarruf sağlayacak olan elektrikli traktörle ilgili, “Dünyada Türkiye’den başka seri üretime hazır bir elektrikli traktör platformu yok” dedi.​

Güncellenme: 21:37, 18/01/2021
HaberlerEkonomi
Bakan Pakdemirli yerli elektrikli traktör için tarih verdi


Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen ‘Covid-19 Süreci ve Sonrasında Gıda Sektörü Değerlendirme Toplantısı'na katıldı.
“EKONOMİNİN BÜYÜMESİNDE TARIM ÖNEMLİ”
Türkiye ekonomisinin büyümesinde tarımın önemli bir rolü olduğunu kaydeden Bakan Pakdemirli, “Yüzde 5.3 büyüyen bir sektör tarım orman sektörü. Türkiye ilk üç çeyrekte 0.5 büyüdü. Yüzde 5.14 tarım sektörü büyüdü. Doğru işler yaptık ki gıdada, tarımda, tarımın paydaşlarında doğru neticeler alabildik” dedi.
“3 AY İÇİNDE HAZIR”
Elektrikli traktör konusunda da açıklamalarda bulunan Bakan Pakdemirli şunları söyledi;
*Tarımın geleceği, geleceğin tarımı diye bir platform altında hem dijital projeler hem de Türkiye'nin büyük iş adamlarıyla buluşarak onları da tarıma yönlendirme konusunda bir platform oluşturduk.
*Türkiye'nin elektrikli traktörünü bantlardan çıkarmak üzereyiz. Dünyada Türkiye'den başka seri üretime hazır bir elektrikli traktör platformu yok. Tahmin ediyorum ilk 3 ay içerisinde, aslında sene başında olacaktı üretim, pandemiden dolayı bazı malzemeler tedarik edilemedi. İlk 3 ay içerisinde elektrikli traktörümüz hazır.
*Bunun manası ne? Yüzde 80 daha tasarruflu bir ürünle, elektrikli traktörle çiftçimiz çok daha rahat bir şekilde üretimini yapabilecek. 45 dakikada 8 saatlik şarj olacak. İHA

Tarimda Ergene Nehri Tehlikesi



  • share.png

Tarımda 'Ergene' tehlikesi

Tarımda 'Ergene' tehlikesi

Trakya'da geçtiğimiz günlerde etkisini gösteren yağış nedeniyle, kirliliğiyle gündemde olan Ergene Nehri taşarken, binlerce dönüm tarım arazisi de sular altında kaldı... Trakya Platformu Sözcüsü avukat Bülent Kaçar, Ergene'den taşkın sularıyla yıllardır kirlilik sonucu dipte olan çamurun da yayıldığına dikkat çekerek, “Kansorejen maddeler şu an tarıma ve doğaya saçılmış durumda" dedi... Uzunköprü İlçesi Ziraat Odası Başkan Vekili Özcan Kayalı da Ergene'nin taşmasıyla sular altında kalan buğday ve kanola bitkilerinin çürüme tehlikesi yaşadığını söyledi…

Olgay GÜLER
Trakya'da geçtiğimiz günlerde etkisini gösteren yağış nedeniyle, kirliliğiyle gündemde olan Ergene Nehri taşarken, binlerce dönüm tarım arazisi de sular altında kaldı.
Son 91 yılın en kurak dönemini yaşayan Trakya'da son günlerde etkili olan yağış, Edirne'deki Tunca ve Meriç nehirlerinin su seviyelerini arttırdı. Yağış, kirliliği ile gündemde olan Ergene Nehri'nin su seviyesini de 10 metre-küp/saniyeden 250 metreküp/saniyeye yükseltti. DSİ Edirne 11 Bölge Müdür-lüğü'nün 'turuncu alarm' verdiği Ergene Nehri, Edirne'nin Uzunköprü ilçesinde taşarak, bölgedeki ekili tarım arazilerini sular altında bıraktı. Taşkının kent merkezine doğru geldiği görülürken, nehir sularının getirdiği kimyasal atıklar, çevreyi siyaha boyadı.
'ENDİŞE VERİCİ '
Yıllardır sanayi atıklarıyla kirli akan Ergene Nehri'nin taşmasının büyük bir çevre kirliliğine yol açacağını söyleyen Trakya Platformu Sözcüsü avukat Bülent Kaçar, "Trakya'da beklenen, özlenen yağışlar geldi. Hem Meriç hem de Ergene Nehri'nin debileri arttı. Önlem alınmayan noktalarda taşkınlar yaşanıyor. Şu an Uzunköprü ilçesinin kenar mahallerindeki evlere kadar, tarım arazilerine yayın su çoğalmış durumda. Tabi bu durum bizim açımızdan endişe verici. Şu an tarım yapılan tarlalarımıza kimyasal sanayi atıkları yayılıyor. Ergene'de yıllardır kirlilik sonucu dipte çökermiş olan çamurlarda yayılıyor. Kansorejen maddeler şu an tarıma ve doğaya saçılmış durumda. Şu an taşan çamurlar, nehir kıyısındaki çimeni lacivert renge çevirirken betonları siyaha boyamış durumda. Tarım arazilerine taşan bu zehirli su, çevreye ve yer altı kaynaklarına karışacak" dedi.
'BUĞDAY VE KANALO ÇÜRÜYEBİLİR'
Uzunköprü İlçesi Ziraat Odası Başkan Vekili Özcan Kayalı da Ergene'nin taşmasıyla sular altında kalan buğday ve kanola bitkilerinin çürüme tehlikesi yaşadığını söyledi. Kayalı, "Ergene ovasında 60 bin dekar tarım arazisi sular altında kaldı. Meriç Nehri'nde taşkın var ve orada da 100 bin dekar arazi ile ekili arazilerinin de sular altında kaldığı söyleniyor. Su 5 gün içinde çekilmez ise ekili buğday ve kanola suyun altında çürüyebilir. Bugün üçüncü gün, iki gün daha suyun altında kalırsa, bitki yok olur. Taşkın sularının bir an önce ekili araziden akması lazım. Ergene Nehri'nden tarım arazilerine yayılan suyun, tarlalara zararı olacaktır" şeklinde konuştu. İlçedeki ekili arazileri sular altında kalan üreticiler de tedirgin olduklarını dile getirdi.

Yağda zam nereye kadar?

Yağda zam nereye kadar?

Ayçiçeği yağındaki yıllık zam yüzde 60'ları bulurken, Türkiye'de ayçiçeği üreticilerinin en büyük kuruluşu olan Trakya Birlik'in Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akgün, ayçiçeği yağındaki yüksek fiyat artışının ayçiçeği ekiminin yetersizliğinden kaynaklandığını söyledi… Yağ fiyatlarının ürün fiyatlarına paralel olarak arttığına dikkat çeken Akgün, “Ayçiçeği üretimi ve tüm tarım ürünleri desteklenmeli. Bu desteklemeleri ne kadar arttırırsak insanlar o kadar ekim sağlar” dedi…

Sevcan KALIPÇİNDEN ELMACI
Türkiye'de ayçiçeği üreticilerinin en büyük kuruluşu olan Trakya Birlik'in Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akgün, ayçiçeği yağındaki yüksek fiyat artışının ürün ekiminin yetersizliğinden kaynaklandığını söyledi. Ürün fiyatı arttığından yağ fiyatlarının da arttığına dikkat çeken Akgün, “Ayçiçeği üretimi ve tüm tarım ürünleri desteklenmeli. Bu desteklemeleri ne kadar arttırırsak insanlar o kadar ekim sağlar” dedi.
Yağ fiyatlarına yılda yüzde 60 civarında gelen zam tüketiciyi zorluyor. Mutfaklarda yemeklerin olmazsa olmazı yağ fiyatındaki artışla ilgili Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akgün, "Ayçiçeği fiyatı arttığından yağ fiyatı da arttı, artış daha yukarı gitmez" dedi.
Geçen yıl 40- 42 Lira olan 5 litrelik yağ yılda yüzde 60 civarında zam gördü. Tüketiciyi yağ fiyatlarındaki artış zorluyor. Trakya Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Akgün yağ fiyatı artışlarına ilişkin şu açıklamayı yaptı:
YILDA YÜZDE 60 ZAM
“Ayçiçeği fiyatı arttığından dolayı yağ fiyatları da arttı. Geçen yıl 40-42 TL olan 5 litrelik yağ, bugün 65-66 TL civarında. Yağ Sanayicileri Başkanı da geçen gün yüzde 20 artabilir şeklinde bir açıklama yaptı. Bu da insanların dikkatini çekiyor. Öyle bir yere geldik ki bugün için pandemi, kuraklık hepsi bir araya gelince tüm ürünlerin fiyatı arttı. Sadece yağ fiyatları artmadı. Ama tabi ki yağ daha fazla gündemde kalıyor. Herkesin evine az da olsa çok da olsa lazım olan bir ürün. Bu artış daha çok yukarı gider mi? Çok yukarı gideceğini sanmıyorum.
"DAHA YUKARI GİTMEZ"
Bugün 65-70 TL civarında 5 litrelik yağ fiyatı var. Bu daha yukarı gitmez. Dünyada ilk sezon Adana'da başlıyor. Adana'da çıkana kadar bir artış olacağını zannetmiyorum. Çünkü Ramazan'a kadar artışlar hafif hafif olsa da yüzde 20 olacağını biz kestiremiyoruz. Böyle bir şey olacağını zannetmiyorum.
YURTDIŞINDAKİ ARTIŞ İÇ PİYASAYI ETKİLİYOR
Ufak ufak ve yurt dışından artışlar var. Bu iç piyasayı etkiliyor. Ama bunun daha yukarı gideceğini sanmıyorum. Dünyada kimsede ayçiçeği yok diye bir şey yok var. Bizim zaten 3 milyon 500 bin ton ürüne ihtiyacımız var. Bu ürünlerin 1 milyon 400 bin tonu bizde karşılanıyor. Biz zaten dışarıdan almak mecburiyetindeyiz. Bununla beraber üretimin ne kadar çok olursa ürünün fiyatı iç piyasada daha dengelenir. Daha farklı olur. Onun için de ayçiçeği üretimi ve tüm tarım ürünleri desteklenmeli. Bu desteklemeleri ne kadar arttırırsak insanlar o kadar ekim sağlar. Ekim sağladığında da ürünün fiyatını bu kadar çok düşünmeyiz.”

Bill Gates ABD'nin en büyük toprak sahibi oldu

Bill Gates, toplamı bin kilometreye yaklaşan tarım arazileriyle birlikte ABD'deki en büyük tarım arazisi sahibi oldu​


Microsoft’un kurucusu ve milyarder Bill Gates ABD’de en büyük tarım arazisine sahip kişi oldu.

Gates’in portföyünde 979 kilometrekare tarım arazisi (Yaklaşık 979 bin dönüm) ve 109 kilometrekare (Yaklaşık 109 bin dönüm) civarında diğer kullanım arazileri yer alıyor. Böylece, Gates'in ABD'deki toplam arazi varlığı 1 milyon dekarın üzerine çıkıyor.

Gates’in holdingine ait en büyük araziler Louisiana ve Arkansas’ta bulunuyor. Gates’in Washington’daki 64 kilometrekare büyüklüğündeki arazisinin değeriyse 171 milyon dolar civarında.

132 milyar dolar net varlığa sahip Gates’in kişisel varlığını yönetmek için kurduğu Cascade Investment doğrudan ya da dolaylı olarak bu arazilerin büyük bir bölümüne sahip.

2014 yılında Wall Street Journal’e röportaj veren Cascade’ın baş yatırım strratejisti Michael Larson, Bill Gates'in California, Illinois, Iowa, Louisana ve diğer eyaletlerde en azından 100 bin dönümlük bir tarım arazisi bulunduğunu söylerken tüm arazilerin toplamının Manhattan’dan 7 kat daha büyük olduğunu belirtiyor.



Gates’in bu kadar fazla tarım arazisine neden yatırım yaptığıysa hala gizemini koruyor.

Elon Musk, Aralık ayında dünyanın en zengin ikinci kişisi olan Bill Gates'i tahtından ettikten sonra Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’u da geçerek dünyanın en zengin kişisi olmuştu.

Bill Gates ise şu anda dünyanı en zengin üçüncü kişisi konumunda bulunuyor.

Sözleşmeli tarım modeli için 12 maddelik öneri

Adana Çiftçiler Birliği, sözleşmeli tarım modelinin teşviki ve gelişmesi için 12 maddelik öneri hazırladı.​


Tarımsal üretimde planlama sorunu, yüksek girdi maliyetleri ve arz-talep-fiyat dengesizliği, sektördeki kırılganlığı artırırken, son yıllarda çiftçiler ve sanayiciler arasında sözleşmeli tarım modeli daha sık konuşulur ve tartışılır oldu.

Ancak, sözleşmeli tarım modeli uygulanırken, dönemsel olarak tarafları mağdur etmeyecek ve sistemin daha sağlıklı ve sürdürülebilir işlemesi için de bazı yapısal reformlara iihtiyacı olduğu sektör paydaşları tarafında da sık sık dile getiriliyor.

Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru, sözleşmeli tarım modelinin teşviki ve gelişmesi için birlik adına 12 maddelik öneri listesi açıkladı.

Adana Çiftçiler Birliği'nin 12 maddelik işlevsel ve istikrar bir piyasaya zemin hazırlayacak sözleşmeli tarım modeline dair önerileri şöyle:



1- Sözleşmeli tarımın tarafları çiftçi ve ürünü alarak işleyen sanayici olmalıdır, ürünlerin ticaretini yapanlar sözleşmeli tarım kapsamına alınmamalıdır.

2- Sözleşmeli tarımı teşvik etmek için alıcı taraftaki sanayiciye, çiftçiyle yapacağı sözleşme ibrazıyla kamu bankaları aracılığıyla hazine destekli Sözleşmeli Tarım Ürünü Alım Kredisi kullandırılmalıdır. Alımın sözleşmeye uygun olarak yapıldığı fatura veya müstahsille belgelenmeli, aksi halde kredi faizindeki hazine desteği alıcıdan cezasıyla tahsil edilmelidir.

3- Çiftçimiz için sözleşmeli tarımın cazip olması açısından, sözleşmede belirtilen ürünün tohum veya fidesi ile üretimde kullanılacak gübre alıcı tarafından piyasadaki peşin fiyattan çiftçiye sağlanmalı ve hasat sonu ürün bedelinden faizsiz olarak mahsup edilmelidir.

4- TARSİM sigortasındaki yüzde 50 devlet desteği; Tarım ve Orman Bakanlığının kurduğu DİTAP’a kayıt olan ve sözleşmeli tarım yapan çiftçiler için yüzde 75’e çıkarılmalıdır.



5- Primlerinin alıcı tarafından ödenmesi şartıyla fiyat düşmelerine karşı alıcıyı korumak için TARSİM tarafından sözleşmeli tarım yapan sanayiciye Alım Fiyatı Sigortası yapılmalı ve bu sigorta primleri de devlet tarafından yüzde 50 desteklenmelidir.

6- Sözleşme hükümlerine aykırı davranan taraflar için verilen tüm devlet destekleri cezasıyla geri tahsil edilmelidir.

7- Sözleşmeli tarıma finansman sağlayan kamu bankalarını teşvik etmek için her iki tarafın da bu bankada hesap açması, her türlü sigortacılık ve ödeme işlemlerinin bu bankalar tarafından yapılması şartı sözleşmede yer almalıdır.

8- Sözleşmeli tarım yapan çiftçiden alınan ürünler TOBB’un alacağı bir kararla Borsa tescil ücretinden ve Maliye Bakanlığının kararıyla stopaj vergisinden muaf olmalıdır.

9- Finansmanı sağlayan bankanın da taraf olduğu sözleşmeler borsa tescili ile hukuksal bir akit haline getirilmeli ve her iki taraf için de bağlayıcı cezai şartlar içermelidir.

10- Sözleşmeye konu olan her tarımsal ürün için ürün kalite tanımları yapılmalı ve anlaşmazlıklar halinde geçerli olacak analiz laboratuarları belirlenmelidir.

11- Yaş meyve ve sebzelerin sözleşmeli tarımında, kalıntı miktarları için Tarım ve Orman Bakanlığının limitleri ve zirai ilaç kullanım talimatnamesi baz alınmalıdır.

12- Sözleşmeli tarımda çiftçi ekimden hasada kadar olan her faaliyetini kayıt altına alarak, yaprak gübresi, zirai mücadele ilacı gibi kullandığı tüm girdilerin içerik ve dozajlarını, suyunun analizini alıcı tarafa ibraz etmelidir.

İçeride 1650 TL’ye arpa varken yurt dışından 2000 TL ye arpa ithal ettik

Yurt içinde arpa fiyatları 1550 ile 1650 TL arasında seyrederken, TMO’nun yurt dışından 2000 TL’den arpa ithal etmesi tepkilere neden oldu.


TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, Türkiye’de yeterli arpa olmasına rağmen fiyatların yükseleceği gerekçesiyle satışa konu edilmediğini, bunun da piyasaları regüle etmek için ithalatı mecbur kıldığını belirtirken, çiftçiler de “TMO bizim arpamızı 1600 TL’den almazken, yurt dışından 2000 bin TL’den ithal ediyor” tepkisinde bulundu. Tarım Politikaları Uzmanı Ergin Kahveci ise, çiftçide yeterli ürün varken ve TÜİK rakamlarına göre Türkiye’nin yeterliliği yüzde 100’ün üstünde olan bir üründe TMO, 2000 TL’den arpa ithal ediyorsa o zaman şu sorunun cevabının verilmesi gerekiyor; ‘TMO kim için regülasyon yapıyor?’ dedi. Diyarbakır’da 30 yıldır buğday tarımı yapan Ziraat Mühendisi Faik Toy ise, “Çiftçinin buğdayına 1650 TL çok görüldü ama elin arpasına 2000 TL ödedik. Bakın isteyince para varmış ama yabancı çiftçiye ve ithalatçıya” tepkisinde bulundu.

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, 19 Ocak’ta yapılacak 400 bin ton buğday ithalat ihalesi ve 12 Ocak’ta yapılan arpa ithalatıyla birlikte gündeme gelen iddialarla ilgili Milli Gazete’ye değerlendirmelerde bulundu.

Milli Gazete'den Sadettin İnan'ın haberine göre, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin yurt içinde arpa fiyatları 1550 ile 1650 TL arasında seyrederken yurt dışından 2000 TL’den arpa ithal etmesi, ‘TMO kim için regülasyon yapıyor?’ tartışmasını gündeme getirirken, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, pandemiden dolayı piyasalarda büyük bir belirsizlik yaşandığını ve önümüzdeki sürecin ne getireceği bilinmediği için ithalat yaptıklarını dile getirdi.

ahmetguldal.jpg


ÇİFTÇİ BÖYLE TEPKİ GÖSTERİYOR: TMO ARPAYI 1650 TL’DEN BİZDEN ALMIYOR 2000 TL’DEN YURT DIŞINDAN İTHAL EDİYOR!

TMO’nun 12 Ocak’ta yaptığı arpa ithalatı, Tarım ve Orman Bakanlığının hububatta öngörüsüzlüğünü gündeme getirirken, yapılan bu ithalat çiftçinin de tepkisini çekti. Çiftçi, ‘TMO bizden 1550 ile 1650 TL’den almadığı arpayı yurt dışındaki çiftçiden 2000 TL’den alıyor‘ tepkisinde bulunurken, TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, “Kendi çiftçimizden almış olsak havuza bir katkısı olmaz. Aynı havuzun içinde doldur boşalt yapmış oluruz. Ürün yeterliliğinde Türkiye’nin bir sıkıntısı yok ancak fiyatlar yükselmesine rağmen hala ürününü satmayanlar var. TMO olarak yaptığımız ithalatla hem arpa fiyatlarının 1600 ile 1650 TL fiyat aralığında kalmasını sağlıyoruz hem de hayvancılıkta besicilerin yem maliyetlerini düşürerek onları desteklemiş oluyoruz” dedi.

TMO GENEL MÜDÜRÜ: TABAN FİYATI İYİ AÇIKLADIK ANCAK ÇİFTÇİDEN YETERLİ ÜRÜN ALAMADIK!

4 Mayıs’ta açıklanan taban fiyatın o dönem çiftçiler tarafından büyük bir memnuniyetle karşılandığını belirten Güldal, ancak açıklanan iyi fiyata rağmen çiftçiden yeterli ürün alınamamasının nedeninin bir öngörüsüzlük olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını ileri sürdü. Çiftçiden ürün almak için 4 Mayıs’ta açıklanan taban fiyatın sonradan yükseltilmesinin de soruna bir çözüm olmayacağını ifade eden Güldal, “TMO olarak biz fiyatı yükseltseydik, bizim dışımızda da fiyatlar yükselecekti” dedi.

İTHAL ETMEZSEK HAVUZDA DOLDUR BOŞALT YAPMIŞ OLACAKTIK!




TMO’nun görev zararı yapamadığı için yurt içinden üreticiden 1600 TL’den arpayı almayarak yurt dışından 2000 TL’den ithal etmek zorunda kaldığına yönelik iddialara da cevap veren Güldal, “Doğrudur yurt içinden üreticiden aldığımız ürünü daha düşük fiyata satarak görev zararı yapma yetkimiz yok ancak kurum zararı olarak bunu yapabiliriz. Buna yetkimiz var fakat aynı havuzun içinde doldur boşalt yapmış olacağız. Bunun havuza bir katkısı olmaz” dedi.


HAZİNE ZARARI YERLİ ÜRETİCİNİN ÜRÜNÜNE YOK YABANCI ÇİFTÇİNİN ÜRÜNÜNE VAR!

Bilindiği üzere TMO’nun görev zararı sadece yurt dışından ithal ettiği ürünler için geçerli. Yani TMO, yurt dışından 2000 TL’ye ithal ettiği arpayı piyasayı regüle etmek için 1475 TL’den satabiliyor. Aradaki fark hazine tarafından karşılanıyor. Ancak TMO, yurt içinden üreticiden 1650 TL’den alacağı arpayı piyasayı regüle etmek için 1475 TL’den satamıyor. Satarsa aradaki zarar Hazine tarafından karşılanmıyor.

19 OCAK’TA FİYATLAR YÜKSEK OLURSA İHALEYİ İPTAL EDERİZ

TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal, 19 Ocak’ta yapılacak 400 bin ton buğday ithalat ihalesinde, fiyatların beklentilerinin çok üstünde gerçekleşmesi durumunda ihalenin iptal edilebileceğini söyledi. Güldal, yine içeride buğday stoklarını koruyabilmek için makarna ihracatında ithal buğday kullanma zorunluğu getirildiğini ve bunun da 31 Nisan’a kadar devam edeceğini belirtti.

ergin_yeni.jpg


TARIM POLİKALARI UZMANI ERGİN KAHVECİ: TMO’NUN ASLİ GÖREVİ ÇİFTÇİ LEHİNE PİYASALARI REGÜLE ETMEKTİR

Tarım politikaları uzmanı ziraat mühendisi Ergin Kahveci, TMO’nun yurt içinde arpa fiyatları 1650 TL seviyesinde bulunurken yurt dışından 2000 TL’den arpa ithal etmesine tepki göstererek, “TMO’nun asli görevi tarımsal piyasaları çiftçi lehine regüle etmektir. Kuruluş amacı budur. Çiftçinin ürününün gerçek değerini bulmasını sağlamaktır. Çiftçide yeterli ürün varken ve TÜİK rakamlarına göre Türkiye’nin yeterliliği yüzde 100’ün üstünde olan bir üründe TMO, 2000 TL’den arpa ithal ediyorsa o zaman şu sorunun cevabının verilmesi gerekiyor; ‘TMO kim için regülasyon yapıyor?’ TMO’nun asli görevi çiftçinin ürününü korumak için regülasyon yapmaktır, tüketici ve sanayici adına regülasyon yapma asli görevi değil, ikincil görevidir” dedi.

faik_toy_1.jpg


ZİRAAT MÜHENDİSİ FAİK TOY: ÇİFTÇİMİZİN BUĞDAYINA 1650 TL ÇOK GÖRÜLDÜ AMA ELİN ARPASINA 2000 TL ÖDEDİK!

Diğer yandan Diyarbakır’da 30 yıldır buğday tarımı yapan ziraat mühendisi Faik Toy da TMO’nun yurt içinde üreticide arpa varken TMO’nun daha yüksek fiyattan arpa ithal etmesine sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla tepki gösterdi. Toy, yaptığı paylaşımlarda; “Sevgili basın duydun mu? TMO 12 Ocak’ta 268.5 dolara arpa ithal etti. Bırakın arpayı benim çiftçim buğdayı 1650 TL’ye satamamıştı. Çiftçimin buğdayına 1650 TL çok görüldü ama elin arpasına 2000 TL ödedik. Bakın isteyince para varmış ama yabancı çiftçiye ve ithalatçıya” dedi

Ziraat Bankası bağ, bahçe, tarla zengini oldu!

Ziraat Bankası'nın borçları ödenmediği için haczettiği ve satışa konu olan 1918 gayrimenkulün 874'ü tarla, bağ ve bahçeden oluşması dikkat çekti.


Ziraat Bankası’nın internet sitesindeki ilanlarda tam 874 adet satılık tarla, bağ ve bahçe bulunuyor. Çiftçiler borçlarını ödeyemedikçe, geçim kaynağı olan tarlalar Ziraat Bankası’nın eline geçiyor. İlanlarda 1 milyon liralık bahçeler de var, 15 bin liralık buğday tarlaları da. Birgün gazetesinin haberine göre, 2020, özellikle tarım kesimi için zor bir yıl oldu. Bir yandan artan çiftçi borçları, diğer yandan döviz kurlarının yukarı yönlü hareketiyle artan girdi maliyetleri, pandemiyle birlikte başlayan ihracat yasaklarıyla birleşince bir çok çiftçi borcunu ödemekte zorlandı. Bu durum Ziraat Bankası’nı tarla zengini haline getirmiş durumda. Bankanın internet sitesinde ilana çıkan yüzlerce tarla bulunuyor. Borçlar ödenmekte zorlanınca, borçlunun varlıkları haczediliyor.




ziraat-bankasi-toprak-zengini-oldu-830452-1.jpg



Ziraat Bankası’nın bu şekilde sahip olduğu 1918 gayrimenkul dün itibariyle internet sitesinde satışta görünüyor. Bu gayrimenkullerin ise 874’ü tarla, bağ ve bahçeden oluşuyor. Bunlar ise çeşitli fiyat aralıklarında değişiyor. İlanlarda 1 milyon TL’nin üzerinde portakal bahçesi de, 15 bin TL’lik buğday tarlası da bulunuyor.

Öte yandan Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre tarım kesiminin bankalara kasım ayı itibariyle 128,8 milyar lira kredi borcu bulunuyor. Bu borcun 2019’un aynı ayında 108,3 milyar lira olduğu düşünülürse, çiftçilerin borcunda son 1 yıldaki artış yüzde 18,9 oranında gerçekleşti.

Çim Kesme Makineleri için Traktör Otomatik Dümenleme - TAS

Merhaba kulüp ahalisi,

Uzun zamandır konu açmıyordum, bir kısa bilgi vereyim dedim.

TASAI adlı yapay zeka tabanlı yazılımlar içeren, kamera görüntülerinden rota çıkarımı yaparak traktör dümenlemesini gerçekleştiren ar-ge projemiz ile alakalı geçenlerde link'teki konu aracılığıyla paylaşım yapmıştım. Aynı ar-ge projemizin bir alt çıktısı olan TAS projemizi ise sonuçlandırarak bir çim üretim çiftliğine kurulum yaptık.

Çim kesme makineleri ile rulo çim hasadı sırasında traktörün optimal rotada ilerlememesinden dolayı kesilmeden yerde kalan çimler oluşmakta ve müşteriye gönderilen çimlerin genişliği sürekli değişmekteydi. Bu durum kalitesizlik ve verimsizlik maliyetlerine sebep olmaktaydı. TAS ile traktör ve çim kesme makinesine birlikte 4 modülden oluşan TAS projemizi entegre ederek bahsedilen durumun önüne geçebildik. Ve ürün zayiatını minimuma indirerek eller serbest sürüşe imkan verdik.

Örnek uygulamamızdan görüntüleri ve videoları aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

Ek olarak kameralı traktör yönlendirme projemiz olan TASAI'ın ar-ge sürecinin % 85 indeyiz. Bunun için de ZY Elektrikli Traktör gibi gelecek vaadeden firmalarla ve TürkTraktör gibi normal firmalarla iş birliği yapmaya çalışıyoruz.

Asıl geliştirmenin bizler gibi kullanıcılardan alınan geri dönüşlerle yapıldığını bildiğimiz için, konu ile alakalı her türlü yönlendirme, iş/fikir birliği ve beyin fırtınasına açık olduğumuzu bilmenizi isterim. Değerli yorumlarınızı/önerilerinizi beklerim.

Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Resimler ve ekler

  • TAS (1).jpg
    TAS (1).jpg
    90.2 KB · Görüntüleme: 23
  • IMG_20210115_124345.jpg
    IMG_20210115_124345.jpg
    200.3 KB · Görüntüleme: 26
  • IMG_20210115_155019.jpg
    IMG_20210115_155019.jpg
    353.6 KB · Görüntüleme: 27
  • IMG_20210115_160436 - Copy.jpg
    IMG_20210115_160436 - Copy.jpg
    95.2 KB · Görüntüleme: 28

İşlemesiz Tarım | Toprağın Uyanışı

Doğrudan ekim ve azaltılmış işlemenin ele alındığı bu belgeselde, gelecekte pulluk kullanma nedeniyle yaşanacak afetler-felaketler, çiftçi tabularını yıkarken yaşanan zorluklar; ziraat mühendislerinin, öncülerin, Özdöken tarım makinaları müdürünün görüşleri yer alıyor.

Keyifli seyirler.

Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Kuraklıkla Mücadele için 25 Yeraltı Barajı Yapılıyor

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli ; Önümüzdeki hafta 25 yeraltı barajı yapılacağını, 2023'e kadar toplamda 150 adet yeraltı barajı yapılacağını dile getirdi.

Yeraltı barajının farkından bahseden Pakdemirli:

"Örneğin; Burdur Gölü’nde yağışın dört katı kadar bulaşma var. Gelen su kaynakları kesilse Burdur Gölü diye bir şey kalmaz. Yeraltı barajları özellikle böyle kuraklık günlerinde büyük önem taşıyor. Bu barajlar İzmir’de, Uşak’ta, Kütahya’da, Trakya bölgesinde var. Bu barajlar Türkiye genelinde olacak” dedi.

1610977019162.png

"Döver"den "Biçer-Döver"e Tarih

İlk harman makinası, ülkemizdeki adıyla patoz, İskoç mühendis Andrew Meikle tarafından 1786'da icat edildi. Başka bir kaynağa göre ise Michael Stirling'in 1758'in icat ettiği söylenir ancak destekleyici delil bulunamamıştır. İlk harman makineleri elle besleniyor ve at gücüyle çalışıyordu. Zamanla geliştiler, müstakil motorla veya harici bir motor desteğiyle çalışmaya başladılar.

330px-Andrew_Meikle_by_A._Reddock.jpg

Andrew Meikle

Harman makinaları hayatımıza girdikten sonra en ilginç gelişme İngiltere'de yaşandı. Tarım işçileri, giderek düşen işçi ücretlerinin yanında harman makinalarının üretilmesinin getirdiği işsiz kalma endişesiyle 1830'da büyük bir isyan başlattı. Ağustos ayından Ekim ayınna kadar süren ve tarihe Swing isyanları olarak geçen bu isyanda 100'den fazla harman makinası yakıldı. İsyancılar sadece harman makinelerini yakmakla kalmadı, büyük çiftliklerin tarım ürünlerine ve hayvanlarına da zarar verdiler. Bu isyan çok ağır bir şekilde bastırıldı, isyancıların bazıları asıldı, bazıları ise ülke dışına sürgün edildi.

Batteuse_1881 (1).jpg

1881 yılında bir biçerdöver

Makineleşmenin önünde hiç bir gücün duramayacağı anlaşılmıştı. Zaman geçtikçe harman makinaları daha da gelişti. Sadece dövme işlemi yapan makinalar, artık biçmeye de başladı ve tam anlamıyla biçer-döver oluştu. İlk atla çekilen biçerdöveri 1883'te Benjamin Holt üretti. Biçerdöverin modeline göre çeken at sayısı 16 ile 40 arasında değişiyordu. Hem biçen hem de döven bu makina ile önceki harman makinalarına göre tam iki kat fazla iş yapılabiliyordu.

Zaman daha da ilerledikçe üzerinde motoru bulunan kendi yürür biçerdövlerler ortaya çıktı. İlk motorlu biçerdöveri de 1911 yılında Benjamin Holt'un şirketi Holt Manufacturing Company üretti. Günümüz Caterpiller'ın kökleri de Holt Manufacturing Company'e dayanmaktadır.

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt