New Holland Common-Rail Motorlara Geçiyor

New Holland, Nisan ayından itibaren 51'den 75 beygir gücüne kadar tüm traktörlerinde Common-Rail motor kullanacağını duyurdu. Bu değişikliğin traktör satışlarına, fiyatlarına, bakım masraflarına ve çevreye etkisi nasıl olur sizce?

Resimler ve ekler

  • FB_IMG_1609620132574.jpg
    FB_IMG_1609620132574.jpg
    86.5 KB · Görüntüleme: 70

6065 orta kol bağlantı noktası

İyi geceler arkadaşlar, bir konuda yardımınıza ihtiyacım var.
6065 traktörümüz var, traktörün ortakol bağlantı noktası, ekipmanların ortakol bağlantı noktasından yüksekte olduğundan ekipmanın düzgün çalışması için ortakolu uzatmak gerekiyor. Ancak hidroliği kaldırdığımızda ortakol uzun olduğu için ekipmanın arka kısmı geriye yaslanıyor. Özellikle sallı ekipmanlarda (pulluk gibi) arka kısım neredeyse yere değmektedir. Bu soruna nasıl bir çözüm bulabilirim. Bu durumda benim atladığım yada farkına varamadığım bir kullanım hatası var mıdır, varsa doğrusu nedir. Yardımcı olursanız memnun olurum, şimdiden teşekkürler.

Resimler ve ekler

  • 20210102_221844.jpg
    20210102_221844.jpg
    64.2 KB · Görüntüleme: 37

Tümosan Ocak 2021 Fiyat Listesi

Tümosan, 2020 Aralıkta güncellediği fiyat listesini 1 Ocak 2021'de tekrar güncellemiş.
Geçen aya göre fiyat listesine "4050 Tarla 2WD 8+2 RollBar" modeli eklenmiş.
En pahalı model olan, 8105 Tarla 4WD 16+16 Kabin Klima 420/85R34 modeli geçen ay 264.256,11 TL iken, bu ay 277.468,92 TL olmuş.
Tüm modellere %5 zam gelmiş.

Screenshot_2.png


Screenshot_4.png


Screenshot_6.png


Screenshot_8.png


Screenshot_9.png

2020’de üreticisini sevindiren ve üzen tarım ürünleri

2020 yılı geride kalırken hangi ürünlerde ne gibi verim değişikleri olduğuna göz atağımızda Antep fıstığı ve muz üreticisini “sevindirdi”, pamuk ve zeytin “üzdü” diyebiliyoruz.​

2020’de üreticisini sevindiren ve üzen tarım ürünleri

02.01.2021 13:30

Türkiye'de geçen yıl 2019'a kıyasla üretim Antep fıstığında yüzde 248,7 artarak 296 bin 376 tona, muzda yüzde 32,8 artışla 728 bin 133 tona ulaştı.
Türkiye'de 2020'de bitkisel üretim bir önceki yıla göre Antep fıstığında yüzde 248,7 artarak 296 bin 376 tona, muzda yüzde 32,8 artışla 728 bin 133 tona ulaşırken, kütlü pamuk üretimi yüzde 19,4 azalarak 1 milyon 773 bin 646 tona, zeytin üretimi yüzde 13,7 azalışla 1 milyon 316 bin 626 tona geriledi.

ÜRETİM ARTIŞI EN ÇOK TAHILLAR VE BİTKİSEL ÜRÜNLERDE YAŞANDI​

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, geçen yıl bitkisel ürün grupları içinde en fazla üretim artışı yüzde 8,7 ile tahıllar ve diğer bitkisel ürünlerde gerçekleşirken, bu ürün gruplarında üretim miktarı 69 milyon 337 bin 110 tona ulaştı.
Buğday üretimi yüzde 7,9 artarak 20 milyon 500 bin ton, arpa üretimi yüzde 9,2 yükselerek 8 milyon 300 bin ton, mısır üretimi yüzde 8,3 artış göstererek 6 milyon 500 bin ton oldu.
Yulaf üretimi aynı dönemde yüzde 18,7 artışla 314 bin 528 tona çıktı, çavdar üretimi yüzde 4,6 düşüşle 295 bin 681 tona geriledi.
Patates üretimi 2020'de yıllık bazda yüzde 4,4 artış gösterdi. Geçen yıl 5 milyon 200 bin ton patates üretildi. Nohut üretimi bu dönemde değişim göstermedi ve 630 bin tonda kaldı.
Yağlı tohumlarda ay çiçeği üretimi yüzde 1,6 düşerek 2 milyon 67 bin 4 tona gerilerken, yer fıstığı üretimi yüzde 27,5 artarak 215 bin 927 tona çıktı.

2020’de üreticisini sevindiren ve üzen tarım ürünleri #1

ANTEP FISTIĞI ÜRETİMİNDE ÖNEMLİ YÜKSELİŞ​

Bu dönemde ön plana çıkan ürünlerden Antep fıstığında üretim yüzde 248,7 artarak 296 bin 376 tona, ceviz üretimi de yüzde 27,4 artışla 286 bin 706 tona yükseldi.
Muz üretimi 2020'de yüzde 32,8 artış göstererek 728 bin 133 tona, incir üretimi yüzde 3,2 artarak 320 bin tona ulaştı.

KÜTLÜ PAMUK ÜRETİMİ AZALDI​

Tekstilde kullanılan ham bitkiler kapsamındaki kütlü pamuk üretimi ise yüzde 19,4 azalarak 1 milyon 773 bin 646 tona geriledi. Zeytin üretimi bu dönemde yüzde 13,7 düşerek 1 milyon 316 bin 626 tona, fındık üretimi yüzde 14,2 azalarak 665 bin tona geriledi.
Parfümeri ve eczacılık alanlarında kullanılan haşhaşın üretimi yüzde 24,7 azalarak 20 bin 542 tona düşerken, lavanta üretimi yüzde 139,3 artarak 3 bin 499 tona yükseldi.

Türkiye'de çiftçi tarımdan uzaklaştırılarak işçi mi yapılmak isteniyor? Çarpıcı iddia!

Türkiye'de çiftçi tarımdan uzaklaştırılarak işçi mi yapılmak isteniyor? Çarpıcı iddia!​


Türkiye’de çiftçi tarımdan uzaklaştırılarak işçi mi yapılmak isteniyor? Halpostasi.com yazarlarından Erdem Güner, dikkat çeken bir iddiada bulunarak, Türkiye’de çiftçinin tarımdan uzaklaştırılarak ucuz iş gücüne katılması yönünde bir politika uygulandığını ileri sürdü.

'Çiftçimiz işçileşirken emek ucuzluyor' başlıklı yazısında çarpıcı bir iddiayı gündeme getiren Halpostasi.com yazarlarından Erdem Güner, Türkiye'de bilinçi bir şekilde çiftçinin tarımdan uzaklaştırılarak işçileştirilmeye çalışıldığını kaydetti. Avrupa’nın, Türkiye'yi ucuz iş gücü olarak gördüğünü ve bunu daha da yaygınlaştırmak istediğini ifade eden Güner, ancak ucuz işçiliği yaygınlaştırmanın önünde en büyük engel olarak tarımın görüldüğünün altını çizdi. Güner, "Ne kadar çok çiftçi üretimden çıkarsa, o kadar çok işçimiz olur. Satmıyorsa haczederiz, sektörden çıkmıyorsa batırırız. Herkes işçi olacak; herkes bir fabrikaya girip, ucuza çalışacak. Bu konuda, herkesin vergi borcu affedilir, herkesin kredisi ertelenir, yapılandırılır ama çiftçiye, maazallah hiç affımız yok" dedi.
TÜRKİYE BİR TARIM ÜLKESİ

Halpostası yazarlarından Erdem Güner’in, 'Çiftçimiz işçileşirken emek ucuzluyor' başlıklı yazısında dikkat çeken satır başları şöyle:
indir_1.jpg
Türkiye, bir sanayi ülkesi değil. Türkiye, çok kimse böyle söyler ama bir turizm ülkesi de değil. Şöyle örnek verelim; Paris yılda 40 milyonun üzerinde turist ağırlıyor. Bütün Türkiye’nin bir yılda ağırladığı turist sayısı ise 52 milyon civarında. Üstelik Paris tek başına Türkiye’nin turizm hasılatının %40’ını elde ediyor. Yani turizmimiz de olağanüstü düzeyde ucuz. Olağanüstü ucuza satmıyorsak kimse bizim sattığımız şeyi almak istemiyor. Neden bilinmez.
Türkiye bir tarım ülkesi. Aklınıza gelebilecek her türlü olumsuzluğa rağmen hala üretmeye devam eden; bütün olumsuzluklara rağmen hala hatırı sayılır fiyatlara ürün ihraç edebildiğimiz bir sektördür tarım.
BATI TÜRKİYE’DE İŞÇİ SAYISI ARTSIN İSTİYOR
Ama çok önemli bir şey var; işçi sayımız az. İşçi sayımızın arttırılması lazım. Yukarıda bahsettiğimiz global gelişmeler ışığında, bütün dünya işçi sayımızın artmasını istiyor. En çok da yakın coğrafyamızdaki Avrupa ülkeleri.


İşçi sayımızın artması demek, işçiliğin daha da ucuzlaması demektir. Daha çok çocuk yapalım; daha çok işçi yaratalım; daha ucuza çalışalım; üstelik bunları mümkünse birkaç yıl içinde başaralım.

Birkaç yıl olmasa da bir 20 yılda işi bitirdik sayılır. Ama önemli bir engel var; tarım sektörü.
İŞÇİLEŞMENİN ÖNÜNDEKİ EN BÜYÜK ENGEL ÇİFTÇİLİK
Bir tarım ülkesi olduğumuz için geleneksel üretim anlayışıyla çalışan çok sayıda çiftçimiz var. Toprak mülkiyeti ve geleneksel tarım, insanların işçiye dönüşmesinin önündeki en büyük engeldir.
Öyleyse çiftçinin sahip olduğu toprakları satmasını sağlamak gerekir. Ayrıca ne kadar çok çiftçi üretimden çıkarsa, o kadar çok işçimiz olur.
Satmıyorsa haczederiz, sektörden çıkmıyorsa batırırız. Herkes işçi olacak; herkes bir fabrikaya girip, ucuza çalışacak. Bu konuda, herkesin vergi borcu affedilir, herkesin kredisi ertelenir, yapılandırılır ama çiftçiye, maazallah hiç affımız yok.
Bu arada çiftçimiz işçileşsin ama Türkiye olarak tarımdan vazgeçmek zorunda da değiliz. Her şeyimiz hazır; ağzının suyu akan binlerce batılı yatırımcı, Türkiye’de bedava arazilerde; bedava kredilerle, endüstriyel ölçekli vergisiz tarım yatırımı yapmak için ellerini ovuşturuyor.
Bizim çiftçimiz mi?
O da ellerini ovuşturuyor; maliyet ‘artışının’ (maliyetin değil) beşte birine kadar erimiş olan devlet destekleri ne zaman yatacak, onu gözetliyor.

Buğday ÜRE kullanımı hakkında.

Arkadaslar trakya bolgesinde 10 ocaktan sonra ayazlar gelecegi söyleniyor. Üre gübresini henüz atmadık fakat ay sonuna dogru atacagiz. Yagis yakalandiktan yani üreyi eritebildikten sonra eksi derecelerin olmasi olumsuz bir durum arz eder mi ? Ürenin çalışmasında bir aksilik yasanir mi? Yillarca bu aylarda, donlarda attık iyide sonuclar aldik fakat her kafadan farkli ses cikiyor dusuncelerinizi yazabilirsiniz iyi akşamlar.

Fendt 936 & Samson PG 20 | Mısır Sıra Arasına Biyogaz Artığı Bırakma işlemi

Biyogaz tesisinde ,mısır silajı vasıtasıyla elektrik üretilmesinden sonra ortaya çıkan organik atığın, tahmini 1 metre boylu mısırda sıra arası verilme işlemi... Ardından Fendt 313 ile mekanik ara çapalama işlemi yapılıyor.

Yapılan uygulamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?
Bu dönemde ara çapalama işlemi köklere zarar verir mi?
Ülkemizde biyogaz tesisi bulunan bölgelerde bu işlem nasıl yapılıyor?
Medyayı görebilmek için giriş yapınız

2020'de gümüş altını ikiye katladı

2020 yılında gümüş fiyatları yüzde 48 yükselerek altının performansını ikiye katladı.​


Altın bu sene yüzde 24,5 kazandırırken gümüşün yıllık kazancı altını neredeyse ikiye katlayarak yüzde 48 oldu.

Altın sene başından Ağustos ayına kadar pandeminin yarattığı belirsizlikle birlikte yüzde 36 civarında değer kazandıktan sonra bu tarihten itibaren düşüş eğilimine girmişti.




2271734_f044644568ebacf2e68399f112dcc664.jpg



Gümüş de bu belirsizlik ortamında yıl başından Ağustos ayına kadar yüzde 63 civarında yükseldikten sonra kazançlarının bir kısmını geri vermişti.

Her iki emtia için de 2020 son on senedeki en iyi yıl olarak geçerken aşı gelişmeleriyle birlikte altın ve gümüşün kazançları bir miktar azaldı.






2271734_3167765c99a9f4f415e51f0e5ff6d2dc.jpg



2021’e doğru ilerlerken bazı bankaların ise geleneksel güvenli liman altının kazançlarını artıramayacağına dair endişeleri var. Morgan Stanley yayımladığı bir notta, gelecek yıl finansal koşulların iyileşmesiyle birlikte altın fiyatlarının baskı altında kalacağını belirtti.

Bloomberg Dolar Spot Endeksiyse yılbaşından bu yana yüzde 5,8 civarında geriledi.

Altın yılın son gününde TSİ 08:52'de yüzde 0,23 değer kaybederek ons başına 1890,11 dolar civarından işlem görüyor.

30'lu yumurtanın fiyatı 50 liraya koşuyor!

2020 Ekim ayında 14 lira olan 30'lu yumurta kolisi, 35-40 TL'ye yükseldi. Fiyat artışının önüne geçilemezse 1 koli yumurtanın fiyatının 50 liraya ulaşabileceği iddia ediliyor
mask

Büyütmek için resme tıklayın


2020 Ekim ayında 14 lira olan 30'lu yumurta kolisi, 35-40 TL'ye yükseldi. Fiyat artışının önüne geçilemezse 1 koli yumurtanın fiyatının 50 liraya ulaşabileceği ifade ediliyor.
Samsun Kasaplar Odası Tavuktan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Pamuk, yumurtanın fiyatının değerinden oldukça fazla arttığını dile getirerek, “Tavuk ve yumurtadaki artışın sebebini dolar olarak söylüyorlar. Tavuk dolar yiyor diyebiliriz. Tavuk kilo bazında en az 2-3 lira zamlandı. Tavuğun kilosuna bu zam gelirken asıl zam yumurtaya geldi. Yumurta satışını da kaldırdık. Yumurta satmazsak fiyat düşer diye düşünüyoruz. Birçok esnaf da böyle yapıyor. 15-20 liraya alınmayan yumurtanın kolisi bu günlerde 35-40 liradan satılıyor. Vatandaş da mecburen yemek zorunda kalıyor. Müşteriye anlatırken utanıyoruz. Yumurta korkunç bir şekilde artmaya devam ediyor. Eğer ki önlem alınmazsa bir koli yumurtayı 50 TL’ye yiyebiliriz. Pandeminin ardından zamlar coşmaya başladı. Buna bir 'fırsatçılık' mı denir bilinmiyor. Bu kadar zam gelmemesi lazım. Bunun kesinlikle denetlenmesi lazım” dedi.

HAYVANCILIKTA 2020’DE NELER OLDU?

Hayvancılık yapanlar için 2020 çok zor bir yıl oldu. Sektörün ana girdisi olan yemde dışa bağımlılık, koronavirüsle gelen kısıtlamalar, dövizdeki artışa bağlı olarak fiyatlardaki artış yüzde 60'a ulaştı. Çiftçinin, ürettiği çiğ sütün, canlı hayvanın ve karkas etin fiyatı aynı oranda artmadı. Özellikle çiğ sütte fiyat 13 ayı aşkın bir süre devlet eliyle sabit tutuldu. Üretici zarar etti. Süt ineklerini kesmek zorunda kaldı.
Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-
7:15 | 30 Aralık 2020

TARIMDA 2020’DE NELER OLDU?

Tarım sektörü açısından bakıldığında hem Türkiye'de hem de dünyada koronavirüsün de etkisi ile tarım ve gıdanın önemi bir kez daha öne çıktı. Kendine yeterlilik, yerelde üretim, yerelde tüketim, çiftçiliğin, tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi, korumacılık daha çok önem kazandı. Gıda milliyetçiliği hiç olmadığı kadar yükseldi.
Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-
7:15 | 29 Aralık 2020

Arazi Toplulaştırmada, Yeter Gelirli Olmayan Arazide Kamulaştırma Yapılabilir mi?

5403 Sayılı TOPRAK KORUMA VE ARAZİ KULLANIMI KANUNU'nun Madde 8/K fıkrasında:

"Bu Kanunun uygulanması ile ilgili olarak, ihtiyaç duyulması hâlinde, yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğünün altındaki tarımsal arazileri yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüğüne çıkarmak veya mülkiyetten kaynaklanan ihtilafları gidermek amacıyla kamulaştırma, alım ile satım işlemleri Bakanlığın talebi üzerine Maliye Bakanlığınca ilgili mevzuatına göre yerine getirilir." yazmakta yani yeter gelirli arazi miktarına ulaşamayan kişilerin arazilerinin hazine tarafından KAMULAŞTIRILMASININ önü açık bıraklmış.

Benim sorum Arazi Toplulaştırmasına giren yerlerde "Sizin burada yeter gelirli arazi miktarı 120 dönüm ama sizin 40 dönüm araziniz var." denilip Hazine tarafından bu arazilerin Kamulaştırıldığını gören, duyan var mı? Yani Kanunun bu maddesinden dolayı toprağı alınan çiftçimiz var mı?

Kanun metninin son halinı https://www.mevzuat.gov.tr/MevzuatMetin/1.5.5403.pdf buradan inceleyebilirsiniz.


kamulaştırma.png

Bekir Pakdemirli'nin "Yılın Bakanı Ödülü" İptal Edildi

29 Aralık’ta Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği tarafından Bakan Pakdemirli’ye ‘Yılın Bakanı’ ödülü verileceği duyurusunu yapmıştı.

Ancak 29 Aralık’ta bakan bey, Merkez Birliği Başkanı Nihat Çelik’i kabul ederken, ‘Yılın Bakanı’ ödülü ile ilgili kamuoyuna hiçbir açıklama yapılmayarak, söz konusu kabulün normal bir ziyaret haberi şeklinde paylaşılması dikkat çekti.

Oysaki Tarım ve Orman Bakanlığının yazılı basın açıklamasında, ödül taktim edilirken canlı yayın TV frekansları da verilmişti.

İptalin nedeni tartışılıyor.
yYlYn_bakanY.jpg

kaynak : tarımdanhaber

Buzağı İshalleri

Buzağı İshalleri​

Buzağı ishalleri enfeksiyoz ve nonenfeksiyoz (beslemeye bağlı) sebeplere bağlı şekillenebilir. En önemli hazırlayıcı neden doğumdan sonra buzağının ilk 4-6 saat içerisinde canlı ağırlığının %10’u kadar kaliteli kolostrum alamaması neticesinde gelişen Pasif Transfer Yetmezliğidir.


tablo.png


İsalle Zemin Hazırlayan Faktörler: 1.Kolostrum yönetimi kötü olması,

2. Barınak ve Çevresel Şartların kötü olması

Nonenfeksiyoz Buzağı İshalleri: 1 Buzağının Yetersiz Kolostrum Alması

2.ÖğünAralıklarının Duzensiz Olması

3.Sutun Soğuk Verilmesi Sütun Aşırı Miktarda Verilmesi

4.Mamadan Süte Ani Gecişler

5. Aflatoksin İceren Yem ve Sutlerle Besleme

6. Kontamine Sutlerle Besleme



Enfeksiyoz Buzağı İsalleri:

Patojen Etkenlere​
Bakteriyel Hastalıklar​
Viral Hastalıklar​
Protozoal Hastalıklar​
E.Coli
Salmonella
Cl.Perfiringens B,C​
Corona
Rota
Toro
BVDV
Noro​
Kripto
Giardia
Eimeria​


Escherichia Coli (Colibasillosis): Colibasillosisin değişik formları vardır. Hastalık enteropatojenik veya non-patojenik formlardan meydana gelebilir. Bazı E.coli’ler toksin üretirler ve enfeksiyonlar özellikle bir haftalığın altındaki buzağılarda yüksek ölüm sebebidir. Hayvan E.coli, diğer bakteri ve viruslara doğar doğmaz maruz kalır. Özellikle E.coli’ye doğum kanalından geçiş sırasında maruz kalırlar. E.coli normalde rektum, kalın barsak ve ince barsağın bir bölümünde vardır. Abomasumla ince barsaktaki asidik ortam normal şartlarda burada bulunan enterecoclar için uygun çevre şartları sağlar. Colibasillosisin septisemik formunda enfeksiyon barsakların dış yüzünde meydana gelir. Bu hayvanlar genellikle yüksek ateşe sahiptirler, zayıftırlar, yemleyemezler ve depresiftirler. Bacak eklemleri şiştir ve beyin dokusunun enfeksiyonu ile birlikte hayvanlarda körlük, eklem kasılması ve konvülziyonlar meydana gelir. Doğumdan 2-6 saat sonraki ölümlerin sebebi colibasillosisin akut formudur. Kolostrumla E.coli’ye karşı direnç kazanılabilir bu nedenle bu enfeksiyondan korunmada kolostrum uygulanması çok önemlidir. Çünkü sütün içinde bolca bulunan antibodyler barsakta kalarak fiziksel bariyer oluştururlar.

Salmonella: Salmonellosis ateş, ishal, iştah kaybı, depresyon, dehidrasyon ve bacak eklemlerinde şişlikle karakterizedir. Bir aylıktan genç olanlarda şiddetlidir. Erkeklerde paratifo enfeksiyonunun kaynağıdır ve salmonellosisle enfekte buzağılarla temasta olan kişiler için potansiyel hastalık kaynağıdır. Tanı için dışkı veya enfekte buzağının doku izolasyonu yapılır.

Rotavirus: 5-15 günlük hayvanları etkiler fakat 1-7 gün arası buzağılarda daha etkilidir. Enfeksiyon başlangıcında hayvanlar normal bir görüntüye sahip, uyarılmış durumda ve emmeye devam ediyor olabilirler. Kısa bir zaman sonra hayvanlar depresif hale gelirler, emmek istemezler ve nihayetinde yere yatarlar. Eğer buzağılar hala emmeye devam ediyorlarsa bile alınan gıda maddeleri emilemeyecektir ve bakterilerin büyümesi için gereken şartlar sağlanacaktır. Virüsler laktoz formasyonunu ve buzağı sindirim sistemi için gerekli süt şekeri enzimlerini düşürür. Virüsler aynı zamanda enteretoksin salgılar ve bu da sıvı kaybını arttırır böylece şiddetli ishal meydana gelir. Dışkı açık renkli, yarı sulu ve mukusla kaplıdır. Sıvı kabına bağlı dehidrasyonla intestinal bölgede büyük zararlara sebebiyet verir. Öteki organizmalar E.coli gibi, buzağıyı aynı anda enfekte etmiş olabilirler.

Coronavirus: 5-14 günlük buzağıları enfekte ettiği gibi 3-4 haftalıktan büyük hayvanları da enfekte edebilir. Enfeksiyonlar 4 günlük ve daha büyük hayvanlarda E.coli ve Cryptosporidium etkenleri ile birlikte mix enfeksiyon şeklinde meydana gelir. Barsak villuslarındaki atrofi Rotaviruslarla olan enfeksiyondan daha şiddetlidir. Barsaktaki absorptif hücrelerin yıkımı hızlı su ve elektrolit kaybına yol açar. Barsak kriptleri de enfekte olabilir. Glikoz ve laktoz metabolizması da etkilenebilir ve hipoglisemi, laktik asidosis, hipovolemi meydana gelir. Mezenterik lenf nodülleri ve Payer plakta lenfosit sayısında azalmaya neden olabilir. Genellikle birkaç gün süren inatçı ishal görülür. İshal hacimli, mukoid, yapışkandır ve koyu yeşilden açık kahverengiye değişen renktedir. Kolitis, mukus ve kan Rotaviruslarla olan enfeksiyona göre daha sık görülür. Sıvı tedavisine karşı ölüm meydana gelir. Zoonotiktir, insanlarda ishal sebebi olabilir.

Bredavirus (Bovine Torovirus): İki aylıktan büyük buzağılarda 4-5 gün süren ishalin sebebidir. Klinik belirtilerle birlikte virüs saçılımı başlar. Barsaklarda epitel hücre dökümü ve yer yer nekrozlara yol açar. İmmunofloresan yöntemle tanısı konabilir.

Bovine Viral Diare Virus (BVD): 8-24 aylık hayvanlarda görülür. Virüs kemik iliği, lenfoid doku, sindirim sistemi epiteli ve plateletlerine zarar verir. Yeni doğanlarda yaşlı hayvanlardaki gibi klasik lezyonlar meydana gelmez. Sert ve yumuşak dokularda ülserasyonlar, intestinal kanama, ekimozis, trombositopeni, leukopeni şekillenir.

Parvovirus: Hayvanlar memeden kesildikten sonra ortaya çıkar. Ergin sığırlar %49-83 oranında taşıyıcıdırlar.

Buzağı İshalleri Sonucunda ortaya çıkan sonuçlar: dehidrasyon, metabolik asidoz, elektrolit dengesizlikleri, negatif enerji dengesi, ince bağırsak lumeninde gram negatif bakterilerin aşırı derecede üremesi ile sonuçlanabilir.


Buzağı isallerinde Ölüm Nedenleri: 1.Septisemi

2.Asidemi

3.Hiperkalemi

3. Uzun süreli malnutrisyon ve hipoglisemi

4. Hipotermi nedeniyle gelişmektedir

Buzağı Dışkı Puan Cetveli:

1.png
2.png
3.png
4.png
0 Puan​
1 Puan​
2 Puan​
3Puan​
Normal​
Hafif, gaitanın şekli var​
Gaita sulu şekilsiz​
Su gibi​
x​
İzle​
Tedavi​
Tedavi​


İshal Tedavisi:

Tedaviler muhakkak Veteriner Hekim tarafından yapılmalıdır. Süt miktarı azaltılmalı ve ılık su içirilmelidir. Vitamin Takviyesi yapılmalıdır. Bakteriel kaynak ya da enfeksiyon var ise antibiyotik kullanılmaktadır. Viral kaynaklarda antibiyokikler işe yaramamaktadır. Dehidrayon tedavisi yapılmalıdır. immunoterapik ve destek tedaviler yapılmalıdır.

Dehidrasyon Puan Cetveli:

dehidrasyon.png


PDF Çıktısı: https://drive.google.com/file/d/1Jap7gky58JnPVvw4Mzt9yMdAzSY2EAAX/view?usp=sharing

Fiat 70-56 & Hisarlar 205cm Rotovatör / 640 Karşılaştırması

İyi akşamlar Trakkulüp ailesi. Pancar yerinin sürümünden sonra, arpa ekimi için 2-3 Aralıkta 40dekar hazırlamıştım. Aslında pancar yeri 37-38 dekardı fakat havalı mibzerin ekemediği alanlarıda dahil edince alan arttı.

Pancar yeri sürümünde açtığım konudan hatırlarsınız, toprağın yukardaki 5-10cm'i aşırı sıkışmıştı. Sürüm yaparkende bu yukardaki sert tabaka hep kesek kaldırmıştı. Keseklerden dolayı tarlanın yüzey şekli bozulmuş;70-56'nın kafası , arka tekerleri keseklerden aşağı düşüyordu. Direksiyonu da sert olunca çok konforsuz bir ortam vardı.

40 dekarı takviye 2, 1700-1800 devir civarında bitirdim. Toprak hazırlığını beğenmedim, takviye 1'le yine güzel olmuyordu. 2 kere takvoye 2'de gitmek daha iyi kesek parçalıyordu. 12 dekarına tekrar aynı 2.viteste çektim.

Teknik detaları toparlayalım
-İşlenilen alan 52 dekar, kesekli pancar yeri
-Vites takviye 2, 1700-1800d/dak, 3.3km/h civarı
-Rotovatör yatay L bıçak 205cm
-Toplam süre 10.5 saat
-Toplam yakıt tüketimi 84 litre (15km yol dahil)
-Saatlik yakıt tüketimi 8litre/saat (+yol dahil)
-Dekarda yakıt 1.6 litre (yol dahil)
-Derinlik 18cm civarı

20201202_132629.jpg
20201203_154933.jpg

IMG_20201202_210907_194.jpg
20201203_165744.jpg


640'la farkları:

Geçmişteki bir mesajımda, yine aynı emanet traktörü karşılaştırıp; 640 genel olarak daha performanslı demiştim. Nedeni ise 70-56'da ayak gazına basıyorum, köklüyorum motor gitmiyordu. Gaz yemesi çok zayıftı. Meğersem 70-56nın gaz pedalının boyu fazlaymış. 640'a aynı oranda basınca çırpıyordu. Ancak böyle uzun soluklu bir işe el gazında kullanınca gerçek gücünü keşfettim. Orada bir hata olmuş düzeltelim onu 🙂.

70/64 yapınca %10luk bir güç farkı oluyor ve bu beygir gücü farkı hissediliyor (artık). 640 ve 70-56nın şanzıman aynı. Aynı vitesteki tepki olarak bariz 70-56 daha seri. 70-56'da vites konunun boyunu uzatmışlar, vites daha kolay değişiyor ama boy uzunluğundan dolayı koltukla vitesin arasına/ direksiyonun altındaki göğüs kısmına parmağınız sıkışabiliyor.

70-56nın hidrolik kontrol kolları aşırı sert ama lift-o matic olması kontrol kollarıyla işinizi bitiriyor. 640'da hidrolik kolunu en aşağı basmak istediğiniz zaman eğilmek zorunda kalıyorsunuz , yinede kollar yumuşak. Ama liftomatic yukarda olduğu için eğilme derdi olmuyor.

70-56da dingil arası mesafe daha uzun. 1 tık manevra kaybı ve önünün kalkmama durumu söz konusu.

70-56'nın kuyruk mili debriyajı daha ergonomik bir yerde olsa da çok sert.

70-56'nın spoolvalf çıkışları 2 adet ve çok aksi yerde, çok zor takılıyor. 640'ta 1 tane fakat ortalık yere koymuşlar, dar yerde değil.

Frenler aynı.

70-56'da 3.6 litre Doktaş blok,Tümosan motor var. 640'da klasik 3.5 fiat motoru var.

70-56nın arka ağırlıkları her tekerde 3'er tane. 640'da 2 tane. Çok azıcık 70-56 fazla çekiyor.

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt