Solis Traktör Zamlı Fiyat Listesi | Temmuz 2022

📌 2014-2015 dönemi sonrası rüzgarı esen ve yeni modelleriyle önplana çıkan Solis Traktör,Temmuz ayı fiyat listesini yayınlandı. Yeni listeye göre;

✅ Solis 26'nın 9+9 ve "HST" modelleri eklenmiş.
✅ Solis 26 modellerine %25.6 zam,
✅ Solis 50 modellerine %25.6-35 zam,
✅ Solis 75 modeline %61 zam,
✅ Solis 75 CRD modeline %20 zam,
✅ Solis 90 modellerine %12 zam yapılmış.

1656443933712.png

Süt Sektörü Temsilcileri Ortak Basın Açıklaması | "Üreticinin üretme şevki, umudu kalmadı"

📌 Süt sektöründe yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri konusunda Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkanı Tevfik Keskin, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkanı Kamil Özcan, Tarım Kooperatifleri Merkez Birliği Genel Başkanı Ahmet Erken ve Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği Genel Başkanı Sencer Solakoğlu ortak basın açıklaması yaptı.



SÜT SEKTÖR TEMSİLCİLERİ’NDEN ORTAK BASIN AÇIKLAMASI


✅ Bilindiği üzere, Ulusal Süt Konseyi (USK)’nin 5 Mayıs 2022 tarihinde yapılan toplantısında 15 Mayıs 2022 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere soğutulmuş çiğ süt tavsiye satış fiyatı (çiğ süt destek primi hariç) 7,50 TL/litre olarak belirlendi. Konsey yaptığı açıklamada; ‘çiğ süt üretim maliyetinde önemli bir değişiklik olduğunda önümüzdeki süreçte piyasa şartlarına göre tekrar değerlendirme yapılacaktır’ demişti.

✅ Bugün itibariyle bir litre süt sattığında üreticilerimizin eline kesintiler çıktıktan sonra net olarak ortalama 7 lira geçiyor. Üreticilerimiz, Ulusal Süt konseyi tarafından tavsiye edilen süt fiyatı daha eline geçmeden yeme gelen zamlarla yüzleşmek zorunda kaldı. Bir kilo yemin fiyatı bazı yerlerde 7,6 liraya dayandı. Parite 1’in altına düştü.

✅ Yurtiçi ve yurtdışı hammadde fiyatları arttıkça yem fiyatları arttı. Üreticinin tek maliyeti yem değildir. Mazota da zam geldi ve gelmeye devam ediyor. Elektriğe de, işçiye de, nakliyeye de, ilaca da… Üreticilerimizin artık ne üretme şevki, ne de geleceğe dair umudu kaldı. Artık üreticilerimiz, ‘sürdürülemez çiğ süt fiyatları ve artan maliyetler nedeniyle sürekli fiyat talep eden’ konumunda olmaktan yoruldu. Yüksek süt fiyatlarına ulaşmakta zorlanan, sağlıklı ve dengeli beslenememe riskiyle karşı karşıya kalan tüketiciler de halinden pek memnun değil. Yüksek fiyatlı hayvansal ürünlere ulaşamayan bir halk nasıl sağlıklı nesiller yetiştirecek ve geleceğin Türkiye’sini inşa edecektir?

✅ Gelin sahanın sesine kulak verin. Üreticilerimizi girdiği bu zor şartlardan çıkaracak, onlara yol gösterecek, ışık olacak somut adımları hep birlikte atalım. Ülkeye yapılacak en öncelikli ve büyük yatırım, daha fazla kaynağın bu alana kanalize edilmesi olacaktır. Eskiden kırsalda üretimden kopan insanlar şehirlere göç öder, kendisine orada hayat bulmaya çalışırdı. Artık oralarda da hayat çok pahalı. İnsanların bu hayat pahalılığında yerinde kalmaktan, üretmekten başka çareleri yoktur.


Lütfen üreticilerimize sahip çıkalım, onları bu çıkmazdan kurtaralım. Onun için diyoruz ki;

Ulusal Süt Konseyi (USK) tavsiye fiyatının belirlediği sürelerde çiğ süt /yem paritesinin 1,5 olması için ya çiğ süt fiyatları artırılmalı ya da yem fiyatları düşürülmeli,
✔ Kaba ve kesif yemlere gelen zamlara yönelik tedbir alınmalı,
✔ Diğer maliyet artışlarını durduracak tedbirler hayata geçirilmeli,
Çiğ süt fiyatları aylık olarak belirlenmeli,
✔ Üreticiye hayatını devam ettirecek istikrarlı bir gelir elde etmesini sağlayacak piyasa oluşturulmalı,
Çiğ süte verilen 20 kuruşluk prim desteği hem üreticiyi destekleyecek hem de kayıt dışılığa kaymanın önüne geçirecek seviyeye yani en az 1 lira seviyelerine çıkartılmalı,
✔ Damızlık hayvanların kesilmesini engelleyecek tedbirler hayata geçirilmeli,
✔ Tüketiciye uygun fiyattan hayvansal ürün alabilme imkânı sağlanmalı,
✔ Üreten ve tüketen mutlu Türkiye’nin inşası için etkin politikalar hızlı bir şekilde hayata geçirilmelidir."

Get.jpeg

Buğdayda Saf Azot İhtiyacı

Öncelikle selamın aleyküm herkese bol bereketli bir sezon diliyorum youtube da izlediğim ve birkaç yerde gördüğüm bazı programlarda buğdayda kuru ve suluda farketmeksizin 100 kg verim için 3 kg/d saf azot ihtiyaçı bulunur deniyor.En basit 300 kg bir verim potansiyeli için 9 kg/d saf azot ihtiyaçı var buda alt ve üst olmak üzere yaklaşık dekara 50 kilogram gübreye tekabül ediyor sizce bu rakamlar fazlamı veya eksikmi kendi denediginiz gözlemlediginiz ölçümler var ise paylaşabilirmisiniz şimdiden teşekkür eder iyi günler dilerim.

madencilik, kömür, altın, bakır, demir

bir ülkede,
yabancı maden şirketleri, maden üretimi yapıyorsa,
(yanlış bilmiyorsam, devletin aldığı pay %2-5 gibi az bir miktar)
o ülkenin tabiatı talan edilir, geriye kirletilmiş, zehirli bir tabiat kalır...
toprağın altı, üstüne getirilir...
hele, sözkonusu altın madenciliği ise, durum daha da vahimdir...
son günlerde, erzincandaki altın arama sahasında, siyanür havuzunun ya da borusunun patladığı söyleniyor...
çevreye, tabiata verilen zarar, doğrudan insana yapılan kötülüktür...
bırakın, altın madeni de yerin altında kalsın...

bu yabancı şirketlerin afrika kıtasındaki ülkeleri mahfettiklerini belgesellerde görmüşsünüzdür...
suların kirlenmesi ile, o bölgede tarım-hayvancılık ölür...

Milli eğitim bakanlığından dev proje

Milli Eğitim Bakanı Özer,

"81 İL de 100 noktada ki Meslek liselerinde Ekmek Fabrikası yapılacak. Vatandaşa ucuz ekmek olarak sunulacak"...

Harika fikir 😂😂😂👏👏
Okul bahçelerinede pancar ekip şeker fabrikası kurulmalı....
Matematik,fen,kimya,edebiyat nedir çocukları böyle seylerle meşgul etmeyelim. ...
Likayatta nirvana yasadigimiz ne güzel gunlerden geçiyoruz ki milli eğitim bakanı fırın açacak hemde 100 tane tarım bakanida venezuallada buğday üretecek eee sonra yine bizim okusun diye gönderdiğimiz çocuklara okullarda ekmek urettirip sattiracaklar gerçekten çok çılgın proje dünyada kimsenin aklına gelmezdi tebrikler...

3 traktör modeli arasında kaldım öneriniz hangisi (Tümosan 7170 - same tiger65 - mf 2620)

Herkese merhaba traktörumu değiştirme kararı aldım ve bu üç model arasında kaldım Tümosan 7071 -same tiger 65 - mf2620 hepsi 3 bin saat civarında ve aynı model yılı sayılır ve kabinliler bu modeller arasında kaldım sizce hangisi tercih etmeliyim başka aklınızı gelen modeller varsa yorumlarınızı beklerim kriterlerim 4 çeker olması ve kabinli olması bütçe 195 bin civarı

tahıl üretimi

yıllardır, tahıl üretiminin 18-22 milyon ton arasında değiştiği görülmekte...
son yıllarda, artan nüfüs yanında,
başka ülkeleden gelip kalanların sayısının da 8-10 milyon olduğu söylenekte...
kişi başına, yıllık 400 kg tahıl tüketildiği kabul edilirse,
türkiyede tahıl itiyacının 3-4 milyon ton attığı söylenebilir...
üretimin artmadığı kabul edildiğinde,
buğday açığını ithalatla karşılanmak gerekir...
tahıl ithalatının, ülke ekonomisine etkisi ne olur...

1986 model 8073 hidrolik sorunu

Selamun aleykum

Gecen hafta koye gittim, babamin 50, 55 dönum taşlı tarlası vardi, nadas etmekte kararsiz kalmistik(malum 30 tl mazot vs) yağmurun yumuşagına sür dedi bende kıramadim, (fakat babam steyr hidrolik ayarini bilmiyor, n-t-l yani hassasiyet kolunu falan bilmiyor)yastik başlarınıda ben yapayim dedi, sonra ne oldu bilmiyom hidrolik hiç kaldırmadı. Filitreyi ve yağı komple degistirdik, ilk başta kaldirmadi bi 5 dakka sonra kendi kendine yukarı aşağı inip kalkarak çalisti. Son durumda resimdeki kiliti kapatinca sorunsuz kalkıyor ama inmiyor, açınca çok cok yavaş ve titreşerek kalkıyor. Başına gelen oldu mu? Sorun nedir?
IMG_20220625_225859.jpg

İhracat ürünü ile yerli ürün nasıl ayırt edilir?

FB_IMG_1656183197106.jpg


Selamün aleyküm ustalar. Bir tanıdığım yaklaşık bir yıl önce 2012 model New Holland 5556s traktör aldı.
O da başkasından duyduğuna göre bu traktörlerin birde avrupaya özel üretimleri varmış. Avrupa'ya özel üretim ile yerli piyasaya üretim traktörlerin arasında da kalite farkı varmış. Bunu sadece traktörden çok iyi anlayan ustalar ve fabrika personelleri anlayabiliyormuş.
5556s bir traktör almak istesek avrupa'ya özel üretim ile Türkiye piyasasına üretim traktörleri nasıl seçebiliriz?
Bilenler lütfen söyleyebilir mi? Şimdiden teşekkür ederim.

  • Anket
Nohut Yerlerine ne Ekilmeli (sadece uzmanlar lütfen)

Nohut

  • Nohut Ekmekten vazgeç

    Kullanılan: 1 7.7%
  • Nohut'tan sonra Arpa ekilir

    Kullanılan: 5 38.5%
  • Nohut'tan sonra Buğday ekilir

    Kullanılan: 5 38.5%
  • Nohut Tarlayı verimsizleştiriyor

    Kullanılan: 0 0.0%
  • Buğday-Nohut-Arpa-Herk nöbetini uygula

    Kullanılan: 2 15.4%

Uzman arkadaşlar
Kıraç Arazilerde Bu sene nohut olan yerlere seneye ne ekmeliyiz.
Biz Nohut, arpa,herk,şeklinde Ekim nöbeti uyguluyoruz çokta verimli olmuyor işin doğrusu...
Nohut ekilen yerlere arpa ekilince verim düşüyor bu sene nohut'u hasat edip patlatma ile surüp bı kaç kazayağı çekip tamamına buğday ekeceğim eğer bundada verim kaybı olursa bir daha nohut ekmeyecegim çünkü yıllık Buğdaydaki verim kaybı nohuttan kazandığından daha fazlasına denk geliyor.
buğday-arpa-herk şeklinde münavebe edip eski sisteme döneceğim.
Bilinçli ve Bilgili arkadaşların yorumları benim için önemlidir teşekkür ederim.

İtalya ile Türkiye arasındaki Tarımda16 kat farkın nedeni ne?

Öncelikle haber değerli yazar
İrfan Donat
Bloomberg HT Tarım Editörü


İki hafta önce Rönesans’ın doğduğu şehir Floransa’daydık.

Donatello, Michelangelo ve Leonardo da Vinci'lerin şehri…

Medici Hanedanlığının 300 yıl süren hâkimiyetine ev sahipliği yapan kent…

Dört günlük seyahatin ardından sizlere Floransa’da yediğimizi, içtiğimizi anlatmayacağız ama gördüğümüz, okuduğumuz ve duyduklarımızdan bahsetmezsek olmaz.

Çünkü İtalya’nın kırsalında tarım ve gıda sektörüne dair gözümüze çarpan önemli ve ilginç anekdotlar var.

Bu yazıdaki gözlem ve tespitlerimiz sadece son seyahatimize dayalı değil. Daha önce de farklı zamanlarda İtalya'yı ziyaret etme ve kırsalını gözlemleme şansımız olmuştu. O yüzden bu yazımız tüm bu seyahatlerin bir derlemesi niteliğinde.

Son gidişimizde Floransa’nın merkezinden yaklaşık bir saat uzaklıktaki Tuskona Vadisinde üzüm bağlarını ve restoranları ziyaret ettik

Ve İtalya’da yaygın olarak bilinen bir deyişe şahit olduk: “Yemek, İtalya'nın ilk zenginliklerinden biridir.”

Bir ülkenin tarım, gıda ve turizm sektörleri arasında nasıl bir sinerji yarattığını ve işin içine inovasyon ile pazarlama bilimini ekleyip küresel manada nasıl bir marka oluşturduğunu daha net gördük.

Ülkenin tarımsal ihracatı 55 milyar doları aşıyor.

Peki bu ekonominin ardında nasıl bir vizyon var?

Tarımda nasıl bir yol haritası, gıdada nasıl bir strateji izliyorlar?
İtalya'nın genelinde insanların doğduğu yere aidiyet hissi çok güçlü.

Kırsaldan kente göç olgusu dünyanın her yerinde bir sorun olarak karşımıza çıkıyor ama İtalya’da bunun oldukça sınırlı olduğunu öğreniyoruz. Dünya Bankası verileri de bunu teyit eder nitelikte… İtalya’da toplam nüfusun yüzde 29’u kırsalda yaşıyor.

Bu oranın oldukça yüksek olduğunu söylediğimizde konuyu bilenlerden şu yanıtı alıyoruz: “İtalya’da tarım ve gıda sektörü çok önemseniyor. Çiftçinin alım gücü iyi durumda, kırsalda yaşam standardı yüksek. Algı olarak da İtalya'da üretici kesimi değerli, çiftçinin toplumda bir itibarı var.”

Ve bir de şunu öğreniyoruz: “Çiftçiye değer verildiği gibi çiftçinin ürettiği ürün de değer görüyor. Ülkede “yerli ürün” ve “yerel üretim” kalkınmada temel unsurlardan biri olarak konumlandırılıyor. Turizm sektörü, bu yaklaşımı bir fırsat olarak görüyor. Çünkü İtalya, sadece ürettiği ürünü değil, o ürünün hikâyesini de pazarlıyor. Yöresel ürünler coğrafi işaret tescilleri alınarak korunuyor ve bu alandan ciddi bir ekonomik getiri elde ediliyor.”

Tarım ve gıda sektöründe 100 yıl ve üzeri maziye sahip o kadar çok aile işletmesi var ki… İşin başında üçüncü ve dördüncü jenerasyonları görmek kimseyi şaşırtmıyor.

Ülkedeki çiftliklerin yüzde 47'si belirli tarımsal ürünlerin üretiminde uzmanlaşmış. Uzmanlaşma kriterleri belirlenirken bölgeler arası coğrafi şartlar, iklim, toprak ve su yapısı gibi faktörler ve biyoekonomik dengeler gözetilmiş.

Tarımda kooperatifleşme oldukça yaygın ve de etkin şekilde işliyor.

Ezbere ve rastgele üretim yok...






Üretimde standardizasyon, markalı pazarlamada da sürdürülebilirlik yaklaşımı öne çıkıyor ve kimse bunlardan feragat etmiyor.

İşte bu vizyon ve strateji başarıyı da beraberinde getiriyor.

İsterseniz bu söylediklerimizi bazı ürünlerden örnek vererek somutlaştıralım.

TÜRKİYE SATIYOR, İTALYA PAZARLIYOR

Dünya zeytinyağı üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu gerçekleştiren İtalya, küresel zeytinyağı ihracatında da yüzde 20 paya sahip.

Yaklaşık 1.6 milyar dolarlık zeytinyağı ihracatı ile İspanya’dan sonra dünya ikincisi olan İtalya, aslında marka algısı açısından dünya birincisi.

Ama İtalya sadece kendi ürettiği zeytinyağını değil ithal ettiği zeytinyağlarını da ihraç ediyor. Türkiye’den yıllar boyu ton bazında dökme zeytinyağı ithal eden ülke, bunu şişeleyip ambalajlayarak kendi markası ile tüm dünyaya İtalyan zeytinyağı olarak pazarlıyor. Bir başka deyişle işin hamallığını biz yaparken, kaymağını İtalya yiyor.

Merak edenler için paylaşalım: Türkiye’nin zeytinyağı ihracatı ise 135 milyon dolar seviyelerinde.

PEYNİRDE MARKALAŞMA

Tablo, peynirde de çok farklı değil…

Mozzarella, Parmesan ve Gorgonzola gibi yöresel peynir çeşitlerini dünyaya pazarlayan İtalya’nın toplam peynir ihracatından elde ettiği döviz geliri 3.6 milyar dolar düzeyinde.

İtalya’nın sadece mozzarella ve parmesan çeşitlerinin ihracatı 1 milyar doları aşıyor. 33 milyar dolar büyüklüğündeki küresel peynir ticaretinde yine merakta bırakmamak adına Türkiye’nin peynir ihracat gelirini de paylaşalım: 152 milyon dolar.

MAKARNADA DÜNYA LİDERİ

İtalya, küresel makarna pazarında da dünya lideri.

12 milyar dolar düzeyindeki dünya makarna ihracatında İtalya 3.6 milyar dolar ile toplam pazarın yüzde 30’unu elinde bulunduruyor. Türkiye’nin 2021 yılında makarna ihracatı 776 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti.

ÜZÜMÜN KATMA DEĞERLİ İHRACATI

Gelelim üzümün katma değerli haline…

İtalya’nın tarım ve gıda ihracatında en büyük katma değere sahip ürünlerinin başında şarap geliyor.

Dünya şarap ihracatında 11.6 milyar dolar ile ilk sırada Fransa yer alırken, İtalya, 7.2 milyar dolarlık şarap ihracatı ile dünya ikincisi. Türkiye ise geçen yıl sadece 7 milyon dolar seviyesinde şarap ihracatı gerçekleştirdi.

Özetle, İtalya’nın 55 milyar dolarlık tarım ve gıda ihracatında en fazla payı alan ürünlerin başında şarap, peynir, makarna ve zeytinyağı geliyor.

Sadece bu dört ürünün ihracatından İtalya 16 milyar dolar döviz geliri elde ediyor.

Türkiye’nin ise aynı ürünlerden elde ettiği döviz geliri 1 milyar doları biraz aşıyor.

Sizce İtalya ile Türkiye arasındaki 16 kat farkın nedeni ne?

Yorumu sizlere bırakıyoruz.

İtalya kırsalında gözümüze çarpan anekdotlar

Türkiye’nin kırsalını sık sık gezen biri olarak ve daha önceki İtalya seyahatlerimizden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz. İtalya, kırsal kalkınmanın en güzel örneklerinden birini sergiliyor.

Köyler modern…

Ulaşım ve altyapı neredeyse şehir standartlarına yakın.

İtalya kırsalında ziyaret ettiğimiz bölgelerin büyük çoğunluğunda internet altyapısının gayet iyi olduğunu gördük. Bu söylediklerimiz köyden kente göç olgusunu frenleyen faktörler.

İtalya'da sınırsız konuşma ve limitsiz internet paketinin fiyatını merak ettik. Aylık 10 euro imiş. Bir diğer merak ettiğimiz şey de İtalya'da çiftçinin kullandığı mazotun litre fiyatı. Bu aralar fiyatın arttığını söylüyorlar ve ekliyorlar: “Litresi 1.9 Euro oldu.”
Ülkenin gelir durumu ve insanların alım gücü göz önüne alındığında iletişim ve ulaşım maliyeti Türkiye’ye göre oldukça makul.






Kırsaldaki üreticilerin alım gücünü anlamak adına evlerin önlerinde park etmiş araçların yeni model olmaları dikkatimizi çekiyor.

Gittiğimiz her bölgede mimari dokunun yüzyıllar boyu çok iyi korunduğuna şahit oluyoruz. Tarihi yapılar özenle restore edilirken, yeni yapılar da bölge mimarisine uygun şekilde tasarlanıyor ve inşa ediliyor.

Agroturizm adı altında kırsalda betonlaşmaya geçit verilmemiş. (Trabzon’da Uzungöl'ün son 10-15 yılda ne hale geldiğini görmek için geçmiş yıllardaki fotoğraflar ve son dönemdekilere bakarsanız ne demek istediğimizi daha iyi anlayacaksınız.)

Yıkıcı değil yapıcı rekabet

İtalya’nın tarım ve gıdada yakaladığı başarının ardında sektörler arası sinerji ve devletin destek politikasının rolü büyük.

Destek dediysek sadece maddi bir destek gelmesin aklınıza...

Sektörü motive eden, önünü açan, ihracat pazarlarında markaları koruyan bir destek de söz konusu.

Bu işi sadece ülkenin tarım bakanlığı değil turizm ve ticaret bakanlığı da sahiplenmiş. Bütüncül bir üretim ve stratejik bir pazarlama politikası ile küresel pazarda kendi aralarında yıkıcı değil yapıcı bir rekabet yaklaşımıyla boy gösteriyorlar.

Basit bir örnek verelim…

Özellikle Japonya, ABD, Kanada gibi gelişmiş ülkelerin büyük zincir marketlerinde “Made in Italy” köşesi ya da “İtalyan ürünleri” raflarına rastlamak mümkün.

Tüketiciler, o stantlarda İtalyan marka peynir, şarap zeytinyağı, makarna, pesto sos ya da balzamik sirke gibi ülke ile özdeşleşmiş ürünleri bir arada bulabiliyor. Böylece görsel açıdan zengin bir sunum sayesinde hem tüketicide İtalya algısı güçleniyor, hem de şirketler pazarlama maliyetlerini bölüşüyor.

Bunun alt yapısını hazırlarken de pazar yönelimi çalışmaları ve ticaret anlaşmaları önemli bir rol oynuyor.

Bütüncül ve çözüm odaklı yaklaşım

Burada amaç, İtalya'nın tarım ve gıda sektörüne ya da kırsal politikasına yönelik güzelleme yapmak değil.

Amacımız, daha çok gözlem ve tespitlerimizi veriler ışığında sizlerle paylaşmak.

Gayemiz, aynı ürünlere ve o ürünleri üreten çiftçiye bakış açısını ortaya koymak.

Niyetimiz, iki ülke arasındaki farkları aktararak “Biz daha iyisini nasıl yapabiliriz?” sorusuna yanıt aramak.

Yoksa, İtalya'da tarım sektörü güllük gülistanlık mı?

Gıda sektörünün hiç mi sorunu yok?

Kırsalda her şey mükemmel mi?

Tabi ki değil…

Onların da kendi içlerinde uğraştıkları sorunlar var. Enflasyon meselesi tıpkı diğer ülkeler gibi İtalya’nın da ana gündeminde. Biz ekmek fiyatlarını nasıl konuşuyorsak orada da makarna fiyatları tartışılıyor. Başta gübre olmak üzere yükselen girdi maliyetlerinden İtalyan çiftçisi de şikâyetçi. Ama meseleye bakış açıları ve sorunlara yaklaşımları bizden farklı. Daha bütüncül ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergiliyorlar.

“Yenilik yapan kazanır” mottosuyla değişen tüketici talepleri ve trendler ışığında inovasyona odaklanıyorlar.

Bu da ülkenin tarım ve gıda sektörünü farklı bir yerde konumlandırıyor ve ülke ekonomisinde hatırı sayılır bir katma değer yaratıyor.

ARPADA SORUN

ARKADAŞLAR MERABA BEN BU ARPAYA 10 KGDAP GÜBRESİ VE 10 KG ÜRE + OT İLACI VE YAPRAK GÜBRESİ SEKLİNDE UYGULAMA YAPTIM SİZCE BU ARPADAKI SORUN NEDIR ÇOK AZ YAĞIS ALDI
İHTİMALLER
9 MİSAN TARIHINDE EKILDI COK GEÇ OLDUGUNU DÜŞÜNÜYORUM
TOHUM KISLIKTI BİZ BAHARDA EKTİK ODA OLABİLİR
SARI CÜCELİK HASTALIGI AKLIMA GELENLER SİZCE SORUN NEDIR
TOHUMU KOMSUDAN ALDIM NE OLDUGU BELLİ DEĞİL MALESEF

3f755d4a-27f8-471e-9b72-ea733a5556c6.jpg

AR

Resimler ve ekler

  • 62edcbd5-6296-4f19-b5c7-79d3ee508535.jpg
    62edcbd5-6296-4f19-b5c7-79d3ee508535.jpg
    185.6 KB · Görüntüleme: 74
  • 97eca854-113f-4877-aabf-b2e47c890db5.jpg
    97eca854-113f-4877-aabf-b2e47c890db5.jpg
    254.3 KB · Görüntüleme: 72
  • 23743ec5-f8b1-4061-8082-430c7e84054f.jpg
    23743ec5-f8b1-4061-8082-430c7e84054f.jpg
    232.6 KB · Görüntüleme: 76

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt