2021 Kasım 1-50 Baş Besi Maliyeti Hesabı | Ulusal Kırmızı Et Konseyi

⭕ Ulusal Kırmızı Et Konseyi yılın belirli dönemerinde besi maliyetlerini, o dönemde alınan besi danalarının 18 ay sonra kesim koşuluyla ne kadar maliyeti olabileceğini resmi internet sitesinde raporlarla paylaşıyor. Son Kasım ayı raporuna göre tüm işletmeler ve ırklar göz önüne alrak 57-65 TL/kg maliyeti bulunmuş.

1640983299539.png



✅ Buradan itibaren ülkemiz koşullarını en iyi kapsayan 1-50 baş aralığındaki maliyet hesabına nasıl varıldığını detaylı olarak paylaşıyoruz:

1640983275927.png


1640983244625.png


1640983142259.png

2022 Ocak Ayında 220.000 Ton Hububat Satışa Açılacak

⭕ Son yıllarda elinde bulundurduğu stoklarla, gerekliği gördüğünde piyasada müdehale alım ve satımları yapan TMO; besicilere, kanatlı hayvan yetiştiricilerine ve fabrikalara uygun fiyatlı hububat satışı yapacağını açıkladı. Detayları kaçırmamanız için, işte basın açıklamasının tamamı:




"Toprak Mahsulleri Ofisi, hasat başından bu yana kuraklık başta olmak üzere gerek iç gerekse dış piyasadaki gelişmeleri yakından takip etmekte, gereken tedbirleri ivedilikle hayata geçirmektedir.

Bu kapsamda öncelikle artan hammadde fiyatlarının et, süt ve yem üreticilerimizin maliyetleri üzerindeki olumsuz etkisini hafifletmek üzere Temmuz ayından itibaren Yem Regülasyon Çalışması kapsamında satışlara başlanmış, Eylül ayı itibariyle de Un Regülasyon Çalışması kapsamında un sektörüne yönelik ekmeklik buğday satışlarına başlanmıştır.

Un Regülasyon Çalışması ile TMO stoklarındaki ekmeklik buğdayın, un fiyatlarını makul seviyede tutacak şekilde taahhütname karşılığında satışı yapılmakta böylece ekmeğin hammaddesi olan unun uygun fiyatlarla fırıncı esnafımıza ulaşması sağlanmaktadır.

2022 yılı Ocak ayında da hububat ve bakliyat satışlarına devam edilecek olup bu kapsamda;

Kuruluşumuzca arpa satışlarımız 2.550 TL/Ton fiyatla, peşin bedel mukabili olarak BESİCİ VE YETİŞTİRİCİLERİMİZE,

Ekmeklik Buğday satışlarımız 3.2753.225 TL/Ton fiyatla peşin bedel mukabili olarak UN FABRİKALARINA VE BULGUR FABRİKALARINA,

Makarnalık Buğday satışlarımız 3.950-3.900 TL/Ton fiyatla peşin bedel mukabili olarak BULGUR FABRİKALARINA.

Mısır
satışlarımız 2.950 TL/Ton fiyatla peşin bedel mukabili olarak KANATLI HAYVAN BESİCİ YETİŞTİRİCİLERİNE (BEYAZ ET, YUMURTA VS.) VE BÜYÜKBAŞ YETİŞTİRİCİLERİNE (24 AYDAN BÜYÜK DİŞİ BÜYÜKBAŞ)

yönelik satış yapılacaktır.

Arpa, Buğday ve Mısır satışlarımız için başvurular 03 Ocak - 12 Ocak 2022 (dahil) tarihleri arasında alınacaktır.

Liman işyerlerimizden besici ve yetiştiricilerimize yapılacak arpa satışları “ELEKTRONİK SATIŞ PLATFORMU” üzerinden, iç merkezlerdeki arpa satışlarımız için ise TMO BAŞMÜDÜRLÜKLERİ/ŞUBE MÜDÜRLÜKLERİ vasıtasıyla yapılacaktır.

Mısır stoklarına tüm başvurular TMO ELEKTRONİK SATIŞ PLATFORMU üzerinden yapılabilecektir.

Buğday satışlarımıza ise ağırlıklı olarak “ELEKTRONİK SATIŞ PLATFORMU” üzerinden başvuru alınacaktır.

Un fabrikaları fiyat taahhütlerini başvuru süresi içerisinde (03 Ocak – 12 Ocak 2022 (dahil) saat 17.00’a kadar) TMO Elektronik Satış Platformu üzerinden yapacaktır.

Ocak ayında satışı yapılan stoklar için para yatırma süresi 26 Ocak 2022(dahil) tarihinde sona erecektir.

  • Ocak ayında tahsis yapılan başvuru sahiplerinden 26 Ocak 2022 (dahil) tarihine kadar parasını yatırmış olanlara Ocak ayı fiyatlarıyla 18 Şubat 2022 (dahil) tarihine kadar teslimat yapılabilecektir.
  • Aralık ayı buğday tahsisleri için parasını yatırmış olanların teslimatlarına 31 Ocak 2022’ye (dahil) kadar Aralık ayı fiyatlarıyla,
  • Kasım ayı arpa ve mısır tahsisleri için parasını yatırmış olanların teslimatlarına Kasım ayı fiyatlarıyla 31 Ocak 2022 (dahil) tarihine kadar devam edilecektir.


TMO tarafından iç ve dış piyasalar dikkatle ve güncel olarak takip edilmektedir. Stoklarımızın takviye edilerek piyasaya ürün arzımızın yeni hasada kadar kesintisiz devam etmesi için gerekli planlama yapılmış olup ayrıca tüm Kamu Kurum ve Kuruluşlarımızla işbirliği içinde ihtiyaç duyulması halinde her türlü tedbir alınacaktır.



Kamuoyuna saygıyla duyurulur."


TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

arpa1.jpg

Adana Çiftçiler Birliği: "Tüm fedakarlığı çiftçi yapıyor, fedakarlık sırası sizde !"

⭕ Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru twitter hesabından süt üreticilerinin mevcut pariteden dertli olması hakkında 2 adet tweet paylaştı:

✅ "Süt yem paritesi 1.50’dir. Yani çiftçi 1 Kg çiğ süt satarak 1.50 Kg yem alabilmelidir. USK Bşk. sn Çallı’ya göre üreticiler ülke şartları gereği fedakarlık yapmış ve parite 1.20 hesaplanıp 4.70 TL fiyat açıklanmış. Hangi üretici temsilcisi kabul etmiş bunu ? Açıklansın. Yazık."

✅ "Tüm fedakarlığı çiftçi yapıyor, taşın altına parmağını sokan, ezilen hep üretici. Lütfen unutulmasın ki övündüğümüz süt ve süt ürünleri fabrikalarının temel harçlarında çiğ süt üreten çiftçilerimizin alın teri ve emeği de vardır. Fedakarlık sırası sizde.. Hani aynı gemideydik ?"

zRYmEvfQ_400x400.jpg

2021 Besiciler için Nasıl Bir Yıldı? | Ulusal Kırmızı Et Konseyi Raporu

⭕ 2010'dan beri faaliyet gösteren Ulusan Kırmızı Et Konseyi tarafından 2021 yılında üretici ve tüketici açısından kırmızı etin durumu değerlendirdi. Zamanı olmayanlar için önemli hususların barındıran cümleleri koyu hale getirirerek belirttik. İşte raporun tamamı:




KIRMIZI ET ÜRETİMİ AÇISINDAN

2021 YILI DEĞERLENDİRMESİ
Kırmızı et sektörüne ilişkin olarak şöyle kısaca bir özet yapılabilir;

2021 yılı da kırmızı et sektörü açısından zorlu ve sabır içinde geçen bir yıl olmuştur.

Her ne kadar kırmızı et üretimini 2021 yılındaki gelişmeler yönüyle değerlendirecek olsak da, 2018 yılından bu güne kadar ki süreci de dikkatte almak gerekir. Çünkü 2021 yılı et sektöründeki bu durum, 2018 de başlayan sürecin devamı niteliğindedir.


Kırmızı et üretimimizin içinde yaklaşık %10’luk bir paya sahip olan küçükbaş hayvan eti üretiminde genel bir memnuniyetin bulunduğunu söyleyebiliriz. Ancak aynı şeyi Sığır eti üretimi için söylemek mümkün değildir. 2018 yılında yapılan sığır eti üretimi, önceki yıllara oranla daha yüksek gerçekleşmiş ve piyasa fiyatları arz fazlalığından dolayı son çeyreğinde maliyetin çok altına düşmüştür. Üreticinin zararını düşürmeye yönelik olarak Et ve Süt Kurumu (ESK) müdahale alımlarına başlamış ve yüz binlerce büyükbaşı kesip, on binlerce ton eti stoklamaya başlamıştır. 2019 yılı da üretici açısından yüz güldürmemiş, ESK müdahale alımları bu yılın büyük bölümünde devam etmiştir. Devletin bu çabası üretici açısından tam bir çözüm sağlamamıştır. Üretici bütün umutlarını 2020 yılına taşımış ancak daha yılın başında pandemi’nin patlak vermesi bütün umutları suya düşürmüş ve talep darlığı nedeniyle et fiyatları sürekli maliyetin altında kalmıştır.

Son üç yıldır kazanamayıp zarar eden besicilerimiz, 2021 yılına gelindiğinde, aşağıda tabloda görüldüğü gibi maliyet ve piyasa fiyatı arasındaki denge besici aleyhine daha da bozulmuştur. Sonuç olarak piyasalardaki karkas fiyatları yıl boyunca maliyetlerin altında seyretmiştir.

Tablo 1 2021 Değerlendirme.jpg

Tablo 2 2021 Değerlendirme.jpg



2021 yılındaki maliyet – satış fiyatı ilişkisindeki dengesizliğin başlıca nedenlerini maliyetlerin yüksekliği ve piyasada dana etine talebin azalması olarak gösterebiliriz.

Besi maliyetlerindeki artışın temeli kesif yem fiyatlarındaki artıştır
. Tüm dünyada, yem hammaddelerindeki döviz bazındaki artışlar ülkemizdeki yem fiyatlarının artışına neden olurken, son aylardaki döviz kurlarının yükselmesi de yemdeki fiyat artışına büyük bir ivme kazandırmıştır. Yem sanayicileri tarafından ayda bir yapılan fiyat güncellemeleri artık günlük hale gelmiştir. İthal yolla tedarik edilen ham maddelerin döviz bazında artışı ve döviz kuru artışı ile birlikte anında yeme yansıtılmıştır. Yıl içerisinde zaman zaman yaşanan döviz kurlarındaki düşüşlere rağmen bu durumun yem fiyatlarında tekrar indirim olarak yansıtılmamıştır. İlgili bakanlıklarımızın yem fiyatlarındaki gelişmeleri çok yakından takip etmesini, artışlar ile gerekçeleri arasındaki ilişkiyi kontrol edip, muhtemel haksız kazancın önüne geçmesini beklemekteyiz.

Toprak Mahsulleri Ofisinin (TMO) yıl içerisindeki yemlik arpa ve mısır satışlarının besicilerimize çok büyük bir desteği olmuştur
. Bu uygulamanın devam etmesinde çok büyük fayda görüyoruz.

Tablo 3 2021 Değerlendirme.jpg



2021 yılında yaşanan kuraklık ve ekonomik kriz kırmızı et üretiminde, artan maliyetler ve yüksek enflasyon ile küresel gıda fiyatlarının artışlarından etkilenmiştir. 2020 Yılının Aralık ayında dana karkas fiyatı 35,70 TL olup, 2021 yılının aynı döneminde 62,24 TL’ye ulaşarak % 74,34’lik artış gösterirken, kuzu eti fiyatları ise 2020 yılının aralık ayında 50,31 TL gerçekleşirken, 2021 yılında % 28,80 oranında bir artış ile 64,80 TL olmuştur.

Besi maliyetlerin artışında, yemin dışındaki diğer bir etken de besi materyali fiyatlarındaki artıştır. 2021 yılında sığır besiciliğinin kar sağlamaması nedeniyle işletmelerde kapasiteler düşürülmüş, bu nedenle 2021 yılının son çeyreğine kadar yerli besi materyali fiyatlarında bir artış gözlemlenmemiştir. Ancak dünya piyasalarında yem ham maddesi fiyatlarındaki ve navlunlardaki artış nedeniyle dolar bazında yaklaşık 30 ile 50 sentlik artış ve döviz kurlarındaki yükseliş besiye hayvan koymayı imkânsız hale getirmiştir. Bu günkü parametrelerle iç piyasadan Canlı baskül birim fiyatı 40 TL ye işletmeye giren bir sığırın birim karkas maliyeti 65-66 TL, 3,60 dolardan giren Güney Amerika malının 77 TL ve 3,60 Euro’dan giren Avrupa malının ise 75 TL ye mal olmaktadır. Yıl içerisinde karkas et fiyatlarının düşük seyretmesi nedeniyle besicilerimizde ortaya çıkan isteksizlik, ithal besilik hayvan ithalatında yapılan kısıtlamalar ve yılın son çeyreğindeki ithal besilik materyal tedariğinde ortaya çıkan maliyet artışları işletmelerin kapasite kullanımını düşürmüş ve gelecek yıl üretimi için ciddi bir risk doğurmuştur. Bu sorun sadece bu yıl için geçerli değildir. Daha öncesinde de sürekli olarak dile getirdiğimiz üzere, etçi ırklarla tohumlama yapmak üzere kullanma melezlemesinin yaygınlaştırılması suretiyle yerli hayvan kaynaklarımızı verimli kullanmalıyız. Bunun yanında gelecek yılların projeksiyonlarının iyi çizilmesi ve yurt içinden karşılanamayacak olan besilik materyalin ithalatının ihtiyaç nispetinde mutlaka yapılması sağlanmalıdır. Bu noktada yapılacak iyi bir planlama gelecekte yapılması muhtemel müdahaleleri ortadan kaldıracaktır.

Diğer yandan iki yıldır ulusal bazda kırmızı et üretimi tahminleri yansımadığından bu anlattığımız sıkıntıların üretimimizi ne ölçüde etkilediğini bilemiyoruz. Bu konuda ilgili kurumumuzun daha sağlıklı istatistik verisine ulaşmak için yöntem arayışında olduğunu biliyoruz ve bir an evvel bu çalışmaların sonuçlanmasını umut ediyoruz.

Kırmızı et piyasasında yaşanan fiyat dalgalanmalarını sadece üretici tarafından kaynaklanıyormuş şeklinde bir algı oluşturulmaktadır. .Bu yanlış bir yaklaşımdır. Kırmızı et sektörü besici, celep, sanayici, toptancı, perakendeci ve tüketiciden oluşan çok paydaşlı bir yapıdır. Sektörün tüm bileşenleri piyasa koşullarını belirlemektedir.


Çözüm önerileri:


Şuan içinde bulunduğumuz hassas ekonomik süreç tüm dünyanın içinde bulunduğu enflasyonist ortamda et sektörü üzerinde maliyet baskısı yaratmaktadır. Her zaman yerli üreticiye ihtiyacımız olacağını düşünerek bu kapsamda piyasaya müdahale edici söylem ve planlardan uzak durarak, ithalatı özendirmeden iç yapısal süreçlerimize tüm paydaşlarla birlikte odaklanmalıyız.

Şuan et fiyatının geldiği seviye temel odak ve algı olmamalıdır. Burada yapısal süreçleri hep birlikte ele almalıyız.



Yapısal süreçler olarak;

  1. Hayvan besleme girdilerin olabildiğince tümünün yurt içinden karşılanması amacı ile üreticiler özendirilmelidir
  2. Devlet destekleri gerçekçi ve günün şartlarına uygun seviyede belirlenmelidir.
  3. Tarım ve Gıda üretimi stratejik bir sektör olarak belirlenip pozitif ayrımcılıkla projeler uygulanmalıdır.
  4. Bu işle iştigal eden kooperatif ve birlikler yapısal olarak güçlendirilip etkinlikleri arttırılmalıdır.
Ana hatlarıyla değinmeye çalıştığımız sorunların, hayvan yetiştiricilerimizin, besicilerimizin, girdi tedarikçilerimizin, ilgili bakanlık birimlerimizin ve tüketicilerimizin sağduyulu, gayretli ve milli duygularla yaklaşımları ile aşılacağına inanıyor yarınlarımızın bugünden daha iyi olmasını temenni ediyoruz.

TARSİM'in 2021 Hasar Ödemesi 2.4 Milyar TL Oldu

TARSİM'in 2021 yılında Türkiye genelinde tüm tarım sigortası branşlarındaki hasar ödeme tutarı 2.4 milyar TL'ye ulaştı. 2021 yılından itibaren köy bazlı olarak uygulanmaya başlayan kuraklık verim sigortası kapsamında ise 84 bin adet poliçe üretildi. TARSİM'in şuana kadar açıkladığı verilere göre;

✅ Büyükbaş hayvan hayat sigortası branşında 238 bin adet poliçe üretildi ve 438 milyon TL hasar ödemesi,
✅ Küçükbaş hayvan hayat sigortası branşında ise 79 bin adet poliçe üretildi ve 99 milyon TL hasar ödemesi yapıldı.
✅ Üzüm ürünü için 66 bin adet poliçe üretildi. Üreticilerden alınan 190 milyon TL prim karşılığında 593 milyon TL hasar ödemesi yapıldı.
✅ Yangın sebebiyle 12 milyon TL hasar ödemesi yapıldı.

✋ 2021 yılı için TARSİM'in sigortalamadaki performansını nasıl değerleniriyorsunuz?

270828746_5369772949718766_2726415923323540056_n.jpg

  • Soru
TURBO İLAÇLAMA MAKİNESİ İLE AĞAÇ SULAMA

Merhabalar Sulama imkanı olmayan arazilerde turbo ilaçlama makineleri ile zeytin ağaçlarını yağmurlama sistemi ile yaz aylarında sulama yapmak işe yarar mı, zeytin ağacı suyunu yapraklarındanda alıyor deniliyor.İşe yararsa tahmini ne aralıklarla dönümde ne kadar su vermek gerekir?
Yoksa onun yerine tanker ile ağaç köküne su vermek mi mantıklıdır?

Kooperatifler Yeni Sistemle Şeffaflaştırılacak

⭕ Tarım ve Orman Bakanlığının resmi web sitesinde Kooperatif Bilgi Sistemi (KOOPBİS) tanıtıldı. Sistem 1 yıl içinde kurulacak ve kooperatiflerin bilgileri de 6 ay içinde işlenecek.

✅ Sistem tam anlamıyla kullanıma açıldığında; ortaklar tüm raporları elektronik ortamda şeffaf olarak görüntüleyebilecek.
✅ Hazirun Listesine de KOOPBİS'ten erişebilecektir.

👍 Bakanlık bu sistemi "Erişim kolaylığının ortakların etkin bilgi edinebilmesi ve seçim dönemlerinde adaylar arasında fırsat eşitliğinin sağlanması" açısından olumlu öngörüyor.

✋ Sizlerin konu hakkındaki görüşleri nedir?


Untitled-1.jpg

TÜDKİYEB Genel Başkanı Nihat Çelik'ten Sahte Dolar Yakma Eylemi

⭕ Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri Merkez Birliği Genel Başkan Nihat Çelik, Ankara'nın Gölbaşı ilçesinde bir koyunculuk işletmesinde sahte 100'lük banknot dolarları yakma eylemi gerçekleştirdi.


✅ "Amacımız insanlarımıza mesaj vermek. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın uygulamaları ve talimatları doğrultusunda, bundan sonra hiçbir vatandaşımız döviz kurları daha yüksek olacak diye mevduatını Türk lirasından dövize çevirmeye ihtiyaç duymayacak. Bu bizim için çok değerlidir. Uygulamada bankadaki TL varlığının mevduat kazancı, kur artışından yüksekse bu getiriyi elde edecek. Ama kur getirisi mevduat kazancının üstünde kalırsa aradaki fark doğrudan vatandaşımıza ödenecek. Bu kazanç stopaj vergisinden de muaf tutulacaktır. Döviz kurundaki dalgalanma sebebiyle fiyat vermekte zorlanan ihracatçı firmalarına doğrudan Merkez Bankası aracılığıyla ileri vadeli kur rakamı verilecek. Bu işlem sonunda ortaya çıkabilecek kur farkı ise Türk Lirası olarak ihracatçı firmalarına ödenecektir. Burada Türk Lirasının itibarı korunması hatta itibarının artırılmasının hedeflendiği anlaşılmaktadır. "

✅ "100 doların ABD'ye maliyeti 25 sent iken, Türkiye'ye maliyeti 1200 liradır. Ülke menfaatine zarar vermemek için sahte dolar yaktık. Yetiştiricilerin gerçek hayatında dolar, avro yoktur. Koyun vardır, keçi vardır. Biz bu sahte dolarları mesaj olsun diye yaktık. Milletimiz dolara değil, Türk lirasına yatırım yapsınlar. Kendi değerlerine sahip çıksınlar. Dolara heveslenen, her gün fahiş zam yapanlar, günde 3 defa fiyat etiketi değiştiren zihniyeti esefle kınıyoruz."

✅ "Geçen yıl 2 kilogram karkas etle 1 çuval yem alıyorduk. Bu yıl 3,5 kilogram karkas etle bir torba yem alamıyoruz. Geçen yıl 48-50 lira bandında seyreden karkas et fiyatı bu yıl 58-60 lira. Her şeye yüzde 100 zam yapılmışken, bizim artışımız yaklaşık yüzde 6-7 civarındadır. Bu vicdansızlar ellerini vicdanlarına koysunlar. Biz alın teri, göz nuruyla bu kadar emek veriyoruz. Bunlar bir anda çıtayı yükseltiyor. ve bu durum 84 milyon tüketicimizin canını yakıyor."

✅ "Denetimlerin sadece reyonlarda satılan ürünlerde değil, bizim ilacımızdan aşımıza, yem, gübre ve mazotta da yapılmasını ve fiyatların aşağı çekilmesini istiyoruz. Döviz düştü ama bazı kalemlerde maalesef gerileme olmadı" dedi.

1640802440383.png

Astronomik Gübre Fiyatlarına Alternatif: "Arıtma Çamuru" | Konya B.Belediyesi

⭕ Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, arıtma çamurlarının halen toprak ıslahı ve tarımsal amaçlı kullanıldığını belirterek, Konya Merkez Atık Su Arıtma Tesisleri’nde yıllık ortalama 35 bin ton arıtma çamuru üretildiğini söyledi.


✅ "Gerekli resmi onay süreçleri sonucunda alınabilen arıtma çamurlarının organik değerleri yüksek. Özellikle mısır, buğday, arpa ve yonca gibi ürünlerde organik gübre kullanımı ile verim daha da artıyor. Arıtma çamurunun bertarafı için yüksek maliyetli teknolojiler kullanılmaktayken, organik gübre değeri olan arıtma çamurunun, ekonomiye bir değer olarak kazandırılması ve atık olarak değil; hammadde olarak değerlendirilebileceği belediyemizin uygulamaları ile somut hale gelmiştir.”

✅ "'Stabilize Arıtma Çamurlarının Toprakta Kullanılmasına Dair Yönetmelik' kapsamında Konya Merkez Atık Su Arıtma Tesisinde oluşan stabilize arıtma çamurlarının talep eden kullanıcılara ücretsiz verilmesi sağlandı.“Stabilize Arıtma Çamuru Kullanım İzin Belgesi Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımızdan alınmıştır. Söz konusu izin belgemiz 3 yıllığına verilmiş olup yasal süreleri içerisinde belgemiz yenilenmiştir. Çiftçilerimizce alınan olumlu sonuçlar sonrasında, çiftçilerimizin stabilize arıtma çamuru talebi artarak devam etmektedir.”

✅ "Stabilize arıtma çamurları ile ilgili ülkemizdeki çeşitli kurum ve kuruluşlarla bilimsel çalışmalar da yapılıyor."

koski_gubre_0.jpg

TarımKredi'den Gübre Fiyatlarına İndirim

⭕ Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri'nin resmi internet sitesinden gübre fiyatlarıyla ilgili basın açıklaması yapıldı. İşte açıklamanın tamamı:


✅ "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kur Korumalı TL Mevduatı” açıklaması öncesinde piyasaya göre ton başına 3.800 TL’ye varan avantajlı fiyatlar oluşurken, söz konusu durum, döviz kurlarındaki düşüş trendiyle birlikte piyasanın gübre fiyatlarını indirmesinde de en önemli etken oldu.

✅ Gübre fiyatlarındaki artışlara karşı piyasayı regüle eden Tarım Kredi Kooperatifleri, ülkenin gıda güvenliğine verdiği önemi ve çiftçilerin yanında olduğunu bir kez daha göstermek üzere 25 Aralık 2021 tarihi itibariyle kimyevi gübrelerde ton başına 1.100 TL’ye varan, yavaş salınımlı gübreler ile damla sulama ve yaprak gübrelerinde ise ortalama yüzde 20 oranında indirim yaptı.

✅ Bu indirimli fiyatlar ile çiftçilerimizin maliyetlerinin düşürülmesi, tarımda verimliliğin ve kalitenin arttırılarak tarımsal üretimin sürdürülebilmesi hedeflendi."

dsc_4018.jpg

Aralık ayında bu kadar çok Yangın çıkması normal mi?

NASA'nın yangınları gösteren uygulamasından baktığımızda son 28 günde yani bu Aralık ayında Türkiye'de gerçekleşen yüzlerce orman yangını gözüküyor.

Screenshot_20211228-182215_1.png


Bu kadar yangının bu mevsimde çıkması normal mi? Bana çok tuhaf geldi.

Birde sizin bölgenizde gerçekten böyle yangınlar çıktı mı? Bilgiyi doğrulayabilir miyiz?

  • Makale
TARIMDA 2021’DE NELER OLDU?

TARIMDA 2021’DE NELER OLDU?​

Her açıdan 2021, çok zor bir yıl oldu. Üreticiler artan ürün fiyatlarına sevinemedi çünkü girdi fiyatları çok daha fazla yükseldi. Gübre, mazot, zirai ilaç, yem ve diğer girdilerdeki yüksek zamlar 2022 üretimini de olumsuz etkileyecek Hem artan fiyatlar hem de alım gücünün düşmesi ile yoksulluk arttı. Tüketici gıda fiyatlarına para yetiştiremez oldu.
Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-
7:15 | 28 Aralık 2021
https://www.tarimdunyasi.net/2021/12/28/tarimda-2021de-neler-oldu/#
bugday-basak-696x522.jpg

Kuraklık, girdi fiyatlarındaki zamlar, koronavirüs salgınının etkileri, gıda fiyatlarındaki yükselme, dövizdeki aşırı dalgalanma, orman yangınları, doğal afet ve felaketlerin yaşandığı bir yılı daha geride bırakıyoruz.
Sadece üreten çiftçiler için değil, gıda imalatçısı, ihracatçı, tüketici açısından da çok zor bir yıl oldu. Tarım ürünlerindeki fiyat artışı yine girdi fiyatlarındaki artışın gerisinde kaldı. Özellikle gübre, mazot, zirai ilaç başta olmak üzere bütün girdilerde fiyat artışları dövizdeki yükselmeye bağlı olarak kontrol edilemez seviyelerde arttı. Hem artan fiyatlar hem de alım gücünün düşmesi ile yoksulluk arttı. Tüketici gıda fiyatlarına para yetiştiremez oldu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıkladığı Toprak Mahsulleri Ofisi’nin ürün alım fiyatları, Ofis’in buğday, arpa, mısır ithalatındaki yüksek fiyatları, un ve yemdeki regülasyonu yine çok tartışıldı.
Yaklaşık 25 yıldır her yılın sonunda geleneksel hale getirdiğimiz üzere bu yılın son yazısında da tarımda 2021’e damgasını vuran gelişmeleri hatırlayalım:

Gübre, mazot, yem zamları 2021’e damgasını vurdu​

1- Tarım sektörüne 2021 yılında damgasını vuran en önemli gelişme kuşkusuz gübre, mazot, zirai ilaç zamları oldu. Hayvancılık için ise yem fiyatlarındaki yüksek artış, buna karşın üreticinin sattığı et ve sütün fiyatının düşük kalması sürekli gündemde olan konular arasındaydı. Gübre zamları 2020’nin sonlarında başlamış ve 2021 Aralık ayı ortasına kadar artarak zirveye ulaştı. Şubat ayında Cumhurbaşkanı Erdoğan 2020 yılı gübre desteğini yüzde 100 artırılarak çiftçiye ödeneceğini açıkladı. Buğday, arpa, yulaf, tritikale ve çavdarda üreticilere dekar başına 8 lira yerine 16 lira, diğer ürünlerde ise dekar başına 4 lira yerine 8 lira ödendi.
Gübre zamları Şubat’tan sonra daha hızlı yükselmeye başladı. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin 2021 Aralık ayı başında yaptığı açıklamaya göre son 1 yılda, amonyum sülfat gübresi yüzde 441, üre gübresi yüzde 394, amonyum nitrat gübresi yüzde 373, DAP gübresi yüzde 259 ve 20.20.0 kompoze gübresinde yüzde 236’lık bir artış yaşandı. Bu dönemde mazot fiyatı yüzde 38, besi yemi yüzde 51,4, süt yemi yüzde 60, elektrik fiyatları ise yüzde 56 oranında arttı. 20 Aralık’ta dövizdeki düşüş ile birlikte gübrede ortalama yüzde 20-30, yemde yüzde 5-15 arasında indirim yapıldı.
2021 yılı için gübre desteği, fiyatlar bu kadar artmışken sadece buğday, arpa, yulaf, tritikale ve çavdarda üreticilere dekar başına yüzde 25 artışla 20 liraya çıkarıldı. Diğer ürünlerde destek artışı yapılmadı. İlk kez bir yıl sonrasının desteği açılanarak 2022’de gübre desteğinin yüzde 100 artırılacağı duyuruldu. Yani çiftçinin en fazla ihtiyaç duyduğu bir dönemde 2021 yerine 2023’te ödemesi yapılacak destek artırıldı.
Gübrede fiyat artışı sadece Türkiye’de değil, dünyada da tarım sektörünü olumsuz etkiledi. Yaşanan hammadde krizi dünya gıda üretimini tehdit eder noktaya geldi.
2- Yem fiyatlarındaki artışa rağmen çiğ süt fiyatının düşmesi süt ineklerinin kesilmesine neden oldu. Ulusal Süt Konseyi, 8 Aralık’ta geçerli olmak üzere çiğ süt referans fiyatını litre başına 3 lira 20 kuruştan 4 lira 70 kuruşa çıkardı. Ancak süt parası çiftçinin cebine girmeden artan yem zamları ile fiyat yeniden maliyetin altına düştü.

Gıda fiyatları tüketicinin kabusu oldu​

3- Yıl boyunca gıda fiyatları, gıda enflasyonu hep tartışma konusu oldu. Gıda fiyatları, tarladan başlayarak sofraya kadar olan süreçte yaşanan sorunları çözmek yerine yine etiket üzerinden tartışıldı. Cumhurbaşkanı e Recep Tayyip Erdoğan zincir marketleri fahiş fiyat artışı ve stokçulukla suçladı. Rekabet Kurumu zincir marketlere toplamda 2.7 milyar lira ceza kesti.
4- Ayçiçeği yağı başta olmak üzere bitkisel yağlarda yüzde 100’ü aşan zamlar 2021’e damgasını vuran gelişmelerden birisiydi. Artan yağ fiyatlarını düşürmek için ayçiçeği, kanola ve aspirde ithalat vergileri sıfırlandı. Toprak Mahsulleri Ofisi’ne verilen yetki çerçevesinde hem yılın başında hem de sonunda iki kez ham ayçiçeği yağı ithalatı yapıldı. Buna rağmen fiyatlar düşürülemedi.
5- Ekmek ve şeker zammı günlerce gündemi meşgul etti. İstanbul, Ankara gibi büyük kentlerde belediyelerin satışa sunduğu halk ekmek büfeleri önündeki kuyruklar hem ekonomik olarak hem de siyasi olarak gündemin ana konularından birisi oldu. Ekmek 4 lira hatta 5 lira olur mu? tartışması yaşandı. Yumurtadaki fiyat artışı gündem oldu. Marketler yağ, şeker, un gibi maddelerin satışına sınırlama getirdi.
6 – Dünyada da gıda fiyatları, yükselen enflasyon en önemli sorunlardan birisi oldu. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO)’ nun her ay açıkladığı gıda fiyatları endeksi genel olarak hep çok yüksekti. Tahıllardan et ve süte, şekerden bitkisel yağlara gıda fiyatları son 10 yılın en yüksek seviyelerinde seyretti.

Kuraklık ve su sorunu öne çıktı​

7- Bu yıla damgasını vuran en önemli gelişmelerden birisi kuraklık ve su sorunu oldu. Özellikle Güneydoğu, Doğu ve İç Anadolu’da yaşanan kuraklık nedeniyle ürünü yüzde 30-80 arasında zarar gören çiftçiler oldu. Hükümet kuraklık için 2.6 milyar lira destek ödemesi yapacağını duyurdu. Ödemeler başladı.
8- Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yapılan 2021 yılı “Bitkisel Üretim 2. Tahmini” ne göre tahıl üretimi geçen yıla göre toplamda yüzde 15 düşüşle 37 milyon 187 bin tondan 31 milyon 626 bin tona gerileyeceği tahmin edildi. 2020 yılında 20 milyon 500 bin ton olan buğday üretimi 2021 yılında 17 milyon 650 bin ton olması bekleniyor. Amerika Tarım Bakanlığı, Türkiye’nin buğday üretiminin 16.5 milyon ton olarak tahmin ettiğini aylar önce açıklamıştı. Buğdayda son 14 yılın, arpada son 32 yılın en düşük üretimi gerçekleşti. Kuru bakliyat ürünlerindeki üretim yüzde 18,5 oranında düşeceği ve üretimin toplamda 1 milyon 292 bin tondan 1 milyon 53 bin tona gerileyeceği tahmin edildi.
2020 yılında toplamda 2 milyon 620 bin ton olan yağlı tohumlar üretimi 2021’de yüzde 14,4 oranında artışla 2 milyon 997 bin tona ulaşması bekleniyor.
Kütlü pamuk üretiminde yüzde 26,9 oranında artışla geçen yıl 1 milyon 773 bin ton olan üretimin bu yıl 2 milyon 250 bin tona ulaşması bekleniyor. Geçen yıl 23 milyon 25 bin ton olan şeker pancarı üretiminin yüzde 15,3 oranında düşüş ile 19 milyon 500 bin ton olarak gerçekleşmesi öngörülüyor. Tütün üretiminin ise aynı dönemde yüzde 7,7 oranında azalarak 79 bin tondan 73 bin tona gerilemesi tahmin ediliyor.
Sebze üretiminin toplamda yüzde 0,2 azalacağı, meyveler, içecek ve baharat bitkilerinde yüzde 4,6 oranında artacağı tahmin edildi. Zeytinde yüzde 35,4 artış, Antep fıstığında yüzde 59,7 düşüş bekleniyor
9- Kuraklık nedeniyle Aydın Valiliği, “Kısıtlı Sulama Programı” kapsamında 2021 yılı sulama sezonunda Adıgüzel, Kemer ve Çine Barajı’ndan sulanan Akçay, Aydın, Bozdoğan, Koçarlı ve Söke sulamalarında çiftçilere sadece 2 kez su verildi.

TMO’nun alım fiyatları ve ithalat ihaleleri​

10- Toprak Mahsulleri Ofisi’nin hububat ve bakliyat alım fiyatı ile yaptığı ithalatlardaki ürün fiyatları büyük tartışmalara neden oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 17 Mayıs’ta Ofis’in hububat ve bakliyat alım fiyatları açıklandı. Ekmeklik buğday alım fiyatı yüzde 36,4 oranında artışla ton başına 2 bin 250 lira olarak açıklandı. Makarnalık buğday alım fiyatı ton başına 2 bin 450 lira, arpa, çavdar ve tritikale alım fiyatı ton başına 1.750 lira, yulaf alım fiyatı ise ton başına 1.900 lira olarak belirlendi. Bakliyat ürünlerinden kırmızı mercimekte ton başına 5 bin lira fiyat açıklandı. Yeşil mercimekte 4 bin 150 lira olarak belirlendi. Nohutta ise ton başına 4 bin 50 lira olarak açıklandı.
Toprak Mahsulleri Ofisi, açıklanan bu fiyatlarla iöçerden ürün alamadı. Haziran’ın 24’ü itibariyle 21 Aralık’a kadar arpa ithalatı için 8, buğday ithalatı için 7 kez ihale yaptı. İthal buğday ve arpanın fiyatı açıklanan alım fiyatının iki katına çıkınca yapılan her ihalede çiftçiye verilen fiyatla, ithalata verilen fiyat tartışma konusu oldu.
11- Toprak Mahsulleri Ofisi, çiftçinin elinde kalan soğan ve patatesleri satın alarak ihtiyaç sahiplerine dağıttı. Soğan ve patates dağıtılırken düzenlenen törenler, vatandaşa teslim edilirken verilen pozlar, yaşanan izdihamlar çok tartışıldı.

Bakan Pakdemirli’den tartışma yaratan sözler​

12- Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, yaptığı açıklamalar ve gaflarla gündeme geldi. Pakdemirli, Haber Türk TV’de Serap Belet’in sorularını yanıtlarken 19-20 ayda karkas et fiyatının sadece yüzde 11-12 arttığını belirterek yetiştiricilerin maliyeti 45 lira olan karkas etin kilosunun 43 liradan sattığını itiraf etti. Pakdemirli’nin İzmir Bayındır’da düzenlenen “Küçük Menderes Havzası Tarım ve Orman Sektör Buluşması” nda yaptığı konuşmadaki “Özellikle, çiftçimizin ‘biz zarar ediyoruz’ dediği bir ürün yok” ve ” toplumda eğer kayrılan bir kesim varsa çiftçi kesimidir.” sözleri hem çiftçilerden büyük tepki gördü hem de çok tartışılan, gündem olan konuşmalardan birisi oldu.

İklim değişikliği ve orman yangınları​

13- İklim değişikliğine bağlı olarak aşırı sıcakların etkisi ile bir çok ülkede olduğu gibi Türkiye’de de büyük orman yangınları yaşandı. Tarım ve Orman Bakanlığı verilerine göre, 28 Temmuz’da başlayan ve 17 gün süren, Türkiye tarihinin en büyük orman yangınlarının yaşandığı 2021’de Antalya, Muğla ve Isparta başta olmak üzere 54 ilde yaklaşık 300 orman yangını çıktı. Ülkedeki herkesi derinden üzen yangınlarla yaklaşık 200 bin hektar orman yandı.
14– Türkiye, Paris İklim Anlaşması’nı 6 Ekim 2021’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onayladı.
15– Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli “İklim Değişikliği 2021: Fiziksel Bilim Temeli” başlıklı raporu yayınladı. Rapor, insanlığın, tartışmasız, küresel ısınmaya neden olduğu ve gezegenin durumunu kalıcı olarak aşağıya çektiğine dikkat çekildi.
16- Birleşmiş Milletler, Madagaskar’ın iklim değişikliğine bağlı kıtlık yaşayan ilk ülke olduğunu açıkladı. Nüfusun yüzde 70’i günlük 1 dolar gelire sahip olan Madagaskar’ın toplam ihracatının yüzde 70’ini tarım ürünleri oluşturuyor. Türkiye de bu ülkeden börülce ithalatı yapıyor.

Tarımdaki büyüme ve destekler​

17- Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, tarım sektörü 2021’in ilk çeyreğinde yüzde 8.3, ikinci çeyrekte yüzde 0.6 büyüme kaydederken, 3. çeyrekte yüzde 5,9 küçüldü. Büyüyen tarım sektörü küçülme trendine girdi. Dördüncü çeyrek verileri 2022’de açıklanacak. Yıllık büyüme oranı o zaman daha net ortaya çıkacak.
18- Tarım destekleri yine çok geç açıklandı. “2021 Yılında Yapılacak Tarımsal Desteklemelere İlişkin Karar” Resmi Gazete’nin 11 Kasım 2021 tarihli sayısında yayınlanarak yürürlüğe girdi. Bir çok destek kaleminde artış yapılmadı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilen Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesine göre tarım desteklerinde sadece yüzde 12.5 oranında artış yapıldı. 2022 bütçesinde tarım destekleri için ayrılan kaynak25.8 25.8 milyar lira.

“Uluslararası Meyve ve Sebze Yılı”​

19- Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Kararı ile 2021 yılı “Uluslararası Meyve ve Sebze Yılı” ilan edildi. Yıl boyunca beslenmede meyve ve sebzenin önemi, üretimden tüketime kadar olan süreçte yaşanan sorunlar, kayıplar, açlıkla mücadelede önemi, sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkısı, küçük aile işletmelerine gelir sağlayıcı özelliği ve bir çok konuda çalışmalar yapılacak, etkinlikler düzenlendi. Türkiye, dünya sebze üretiminde 4.sırada, meyve üretiminde 5. sırada yer alıyor. Ancak bu potansiyelini yeterince değerlendirdiğini söylemek çok zor.

İki büyük kayıp​

20-Anadolu’da tarıma, çiftçiliğe, kırsal kalkınmaya, aydınlanmaya öncülük eden Nazmi Ilıcalı, çiftçilerin verdiği isimle “Organik Nazmi” 23 Mayıs’ta yaşama veda etti. Bilgisiyle, enerjisiyle, yıllarca Doğu Anadolu’da tarımsal üretimin, kırsal kalkınmanın, organik tarımın gelişmesi için öncülük eden Organik Nazmi dostumu saygıyla anıyorum.
21- Hayvancılık sektörüne ömrünü adamış, bilim insanı, Türkiye’de bir çok hayvancılık işlemesinin kuruluşunda, faaliyetinde emeği ile, bilgisi ile katkıda bulunan Doç. Dr. Ömer Tömek 11 Kasım’da yaşama veda etti. Hayvancılık sektörü Ömer Hoca’sını unutmayacak. Saygıyla anıyorum.
Sağlık ve bereket getirmesi dileği ile yeni yılınızı kutlar, 2022’nin daha iyi bir yıl olmasını dilerim.

Kaynak: https://www.tarimdunyasi.net/2021/12/28/tarimda-2021de-neler-oldu/

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt