Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kuraklık ve Destekleme ile ilgili konuştu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zonguldak'ta "MFA Kocayusuf Maske Fabrikası Açılış Töreni"nde konuştu:


"Kuraklığın oluştuğu bölgelerde hasar tespit çalışmalarının sonuçlarına göre çiftçilerimizin Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerine olan borçlarını erteliyoruz. Kuraklık Sigortası'nda TARSİM devlet desteğini önümüzdeki yıla özel %70'e, hasar ödeme oranını %80'e çıkaracağız. Kuraklıktan etkilenen buğday, arpa, yulaf, çavdar, nohut ve mercimek üreticilerine de verim kayıplarına göre dekara 100 liraya kadar doğrudan ödeme yapılacak. Mazot-gübre, sertifikalı tohum kullanım desteği ile toplamda dekara 151 TL'ye kadar destekleme ödemesi gerçekleştireceğiz" dedi.


1622882371130.png

BESİ DANASI İTHALATI ÖNLENEBİLİR Mİ

bilindiği gibi, yıllık yaklaşık 500 000 baş besi danası ithalatı yapılmakta...
ödenen döviz:
500 000 x 225 x 3.3 = 371 250 000 (=371 milyon) abd doları
371 250 000 x 8.6 = 3 192 750 000 TL (3 milyar 200 milyon lira)

etırkı inek sürüsünden, %80-90 buzağı verimi alındığı kabul edilirse,
600 000 başlık inek sürüsü ihtiyacı var...
bir ineğin, yıllık yem maliyeti...5000-6000 lira
(inek iriliğine/inek ağırlığına göre değişir)

225-250 kg ağırlıkta bir besi danası fiyatı 5700-6300 lira

süt verimi olmadığına göre, bu iş kazançlı değil...

bu iş %85 verimle çalıştığına göre:
6000 x 1.15 = 6900 liraya bir besi danası yetiştirilebilir...
bu besi danası, 6300 liraya satılırsa, inek başına 600-1000 lira zarar edilir...

devlet, dana başına, 5000 lira destek (hibe, yem hibesi) verirse...
50 baş ineği olan kişi (40 dana üretirse),
200 000 lira kazanç elde etmiş olur...

bu durumda,
etırkı (melez) inek sürüsü olan kazanır...
yem ziraatı yapan kazanır...
besici kazanır...
nakliyeci kazanır...
halk kazanır... (sağlıklı beslenmek için, sağlıklı yaşamak için, et tüketmek şart)

en son olarak, devlet kazanır...
371 milyon abd doları döviz tasarrufu yapılmış olur...

bilgi:
500 000 gebe düve (13 000 lira/gebedüve; tamamı 6.5 milyar lira), (50 baş/sürü) halinde 10 000 aileye dağıtılmalı
200 000 lira, yem parası, hibe olarak verilmeli (2 milyar lira)
bu iş için, ayrılacak destek (hibe) tutarı: 8.5 milyar lira...

bu iş yapılsa,
adalet duygusu zedelenir mi
bu, kararı vermek, makul mu (mantıklı mı, akla uygun mu)...

YERLİ ELEKTRİKLİ TRAKTÖR

Selamün aleyküm

Yerli elektrikli traktör almaya niyetim var ancak internette bulabildiğim hiç bir bilgi yok konu ile bilgisi olan arkadaşlar aydınlatırsa sevinirim öncelikle nereye müracaat edeceğiz? onun dışın da traktörün beygiri dışında pek bir bilgi paylaşılmadı şanzımanı nedir? hidrolik kaldırma kapasitesi ne kadar? parça ve servis konusunda nereyi kullanacağız onun dışında şarjı düşük seviyelere geldiği zaman motor performansı düşer mi?

Tarım üzerine üniversite okumuş gençlere 100.000 TL hibe desteği !

Resmi Gazete'de yayınlanan genelgeye göre Üniversitede tarım ve hayvancılıkla ilgili bölümlerden mezun olan gençlere “Uzman Eller Projesi” kapsamında 100bin TL'ye kadar hibe verilecek.

Yapılacak ödemeler, "Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı'ndan" sağlanarak, Ziraat Bankası aracılığıyla ödenecek.

Detayları öğrenmek isteyenler için genelgenin tamamını aşağıya ekledik:

20.5.4046-1.jpg

20.5.4046-2.jpg

20.5.4046-3.jpg

Ziraat Odaları Birliği: "Elektrik faturalarında %18 olan KDV %1'e indirilmeli"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, yapmış olduğu kamuoyu duyurunda şunları paylaştı:

"Kuraklıktan etkilenen üreticilere yönelik alınması gereken tedbirleri şöyle sıralamak istiyorum:

*Kuraklıktan etkilenen çiftçilere dekara 200TL nakli hibe kuraklık desteği verilmelidir.
*Üreticilerimizin Tarım Kredi, Ziraat Bankası ve özel bankalara olan borçları uzun vadeli ve faizsiz ertelenmelidir.
*Elektrikle sulama yapan üreticilerimizin maliyetleri artmıştır. Bu üreticilerin ödenmeyen faturalarından dolayı elektrikleri kesilmemelidir. Tarımsal sulama grubunda olan faturalarda %18 KDV %1'e indirilmelidir.
*Kuraklıktan etkilenen çiftçilere hibe tohumluk desteği verilmelidir.
*Basınçlı sulama sistemi hibe destekleri arttırılmalıdır. "

1622800823554.png

Toprakta Tuzluluk Nedir, Nasıl Oluşur

Ana nedenleri toprağın su geçirgenliğinin az olmasından, kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde yetersiz yağıştan dolayı tuzun aşağı doğru hareket edememesinden ve taban suyunun yüzeye çok yakın olmasından ileri gelmektedir. Toprağın yüzeyine yakın konumda bekleyen tuzlar, aşırı sıcak havalarda; topraktaki suyun buharlaşmak için yukarı yönlü hareketinden dolayı beraber toprağın üst kısmına taşınır. Yine yeterli drenajın yapılmadığı alanlarda da rastlanmaktadır.

1622617276270.png


Tuzluluğun artma nedenlerinden bir diğeri ise yine yağışı az olan bölgelerde kimyasal gübreleme ile toprağın A horizonunda tuz birikimidir. Bazı kimyasal gübrelerin tuzluluk değerleri ektedir:

1622616676785.png

Aşağıdaki tabloda bulunan anyon ve katyonlar birleşerek tuzları oluşturmaktadır. Toprakta yıkanmayarak biriken sodyumlu bileşikler de toprak analizlerinde çıkan «değişebilir sodyum yüzdesini» arttırmaktadır. Değişebilir sodyum yüzdesinin üst sınır olan %15’den fazla çıkması toprak verimliliğini tehtit etmektedir. Önce slaytlarda belirtilen aşamalardan sonra toprak yüzeyinde artan tuzluluk zamanla beyaz renk almaya başlar ve alkali özellik kazanır. Hem tuzlulaşmanın hem de alkalileşmenin meydana gelmesi «sodikleşme» olarak tek kavramda birleştirilir. Bu da başta bir çok besin elementinin alımını zorlaştırmakta ve bitkilerin ideal yetişme koşullarından uzaklaşmasına neden olarak maliyeti arttırmakta ve verimi düşürmektedir.

1622616754803.png


Toprak analizlerinde çıkan sonuçlara göre toprak tuzluluğunun (EC) 400 µS/cm ‘den küçük olması toprak kalitesi yönünden beklenen bir özelliktir. Bir çok kültür bitkisi bu sınırdan sonra ideal yetişme koşullarından uzaklaşmaktadır.

1622616795254.png


Bitki ve bitki besin elementlerinin topraktaki aktivitesini olumsuz etkileyen tuzluluğun sınıflandırılması :

1622616840672.png


Tuzluluğun bitki ve toprağa olumsuz etkileri:

Toprağın;
-Su tutma kapasitesi azalır,
-pH seviyesini yükselterek besin elementlerinin alımını düşürür.
-İnfiltrasyon yani suyun toprağa alınıp aşağı emilim oranı azalır,
-Azot döngüsünün etkinliğini azaltır,
-Toprak canlılığını sağlayan mikroorganizma faaliyetleri olumsuz etkilenir.

Bitkilerde;
- Aşırı konsantrasyonlarında tohumun çimlenmesine bile izin vermemekte, toprakta arttıkça çimlenme başarısını düşürmektedir.
-Besin elementlerinin alımı azalacağı için büyüme ve gelişme yavaşlar.
-Dokularda ölüm, nekroz ve yanıklıklar gözlenir.
-Hücrelerdeki turgor ve osmotik basıncı iyi dengelenemez.
- Bitkideki çabuk susamadan dolayı fotosentezin verimli işlememesi ve hasatta verimin düşmesine sebep olur.
1622616916896.png


Tuzluluk problemi çözüm önerileri:

1)Kaliteli sulama suyunu, uzmanlardan yardım alarak bilinçli şekilde kullanmak ve yine bilinçli şekilde gübreleme yapmak. Sulama suyu analizlerinin yazın yeraltı sularının çekildiği zamanlarda laboratuvara analiz için gönderilmesi önerilir çünkü suyun kalitesiz olduğu zamanlar yaz aylarının sonuna doğru, yer altı sularının azaldığı zamanlardır. Sulama suyunda 1000 ppm’den fazla tuz bulunması istenmez. Eğer suyumuz aşırı tuzlu çıktıysa, imkan bulabilirsek farklı sulama kaynağından kullanmalı ya da farklı sulama kaynağı ile eldekini birleştirerek tuzsuz sayılacak bir ortalama elde edip sulamamamız gerekir.

2) Kaliteli su kullanarak yetiştirme dönemleri öncesi toprağa 50 ton/dekar su verilerek toprağın yüzeyinde biriken tuzların yıkanması sağlanabilir.

3)Ayrıca seyrek ama fazla su ile sulama yapmaktansa sık ama ideal miktarda su vermek tuzun yıkanmasında daha mantıklıdır.


1622616944157.png


4) Drenaj kanalları açarak taban suyunun yüksek olduğu ( 1-2 metre derinlikte) alanlardaki suyu boş sulama kanallarına boşaltmak.

1622616987859.png


5) Tuzluluğun fazla olduğu alanlarda tuzluluğa karşı toleranslı bitkilerin yetiştiriciliğini yapmak. Örneğin tuz gölü çevresinde arpa, buğday, şeker pancarı ve kanola ekimi yapılabilir.

1622617005955.png


5) Arazi tesviyesi ile suyun çukur alanlarda fazlaca toplanması önlenerek suyun tarla boyunca dengeli şekilde infiltrasyona uğraması sağlanır.

1622617030949.png


6) Gübreleme: Ekim yapılırken özellikle tuzlu topraklarda tohum ve gübrenin aynı kanala düşmesi önlenmelidir. Böylece zaten fazla olan toprak tuzluluğuna ek olarak gübre tuzluluğu da tohumu daha fazla olumsuz etkilemeden çimlenmesine olanak sağlamaktadır. Ayrıca mümkün olduğunda tuzluluğu düşük gübrelerin tercih edilmesi gerekmektedir.

1622617061752.png



7) Derin işleme: Tercihen dipkazanlar ile toprağın 20-30 cm derinliğinde bulunan pulluk tabanı kırılarak, sulama suyuyla yıkanmak istenen tuzun burada biriimi önlenerek alt horizonlara hareketi sağlanır.

1622617079188.png





KAYNAKLAR:
(resimler de dahil)

-Kanber Rıza vd. SULAMA, DRENAJ ve TUZLULUK.
-Zengin Mehmet. BİTKİ BESLEME VE GÜBRELEME. 2021
-Ayers ve Westcot. TUZLULUK PROBLEMLERİNİN GİDERİLMESİ. 1986
-https://www.turktob.org.tr/en/toprak-sikismasi-ve-cozum-yollari/5049
-https://www.toros.com.tr/tr/gubre-faaliyetleri/urunler/bitki-besleme/klasik-gubreler
-https://www.youtube.com/watch?v=-9I3iwE0m4s
-https://www.hortiturkey.com/yazilar/topraklarimizdaki-tuzluluk
-https://www.amackeskin.com/toprak-v...ixture-jerry-stoller-adapte-eden-amac-keskin/
-http://peyzaj3m.com/tarimsal-drenaj/
-https://www.trthaber.com/haber/ekon...azi-kazananlara-402-bin-lira-ceza-543010.html

  • Makale
TARIMDA TEKELLEŞME İNSANLIĞI TEHDİT EDİYOR

TARIMDA TEKELLEŞME İNSANLIĞI TEHDİT EDİYOR​


İnsanların ve hayvanların beslenmesinde yaygın olarak kullanılan mısır, buğday, soya, ayçiçeği, mercimek gibi ürünlerde üretim bir kaç ülkenin tekelinde. Üretici ve ihracatçı ülke sayısı azalırken, ithalatçı ülke sayısı artıyor. Bu yapı, gıda ve yem fiyatlarının yükselmesine, spekülatif fiyat hareketlerinin artmasına neden oluyor.
Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-
23:36 | 03 Haziran 2021


Rusya-hasat-696x464.jpg


İklim değişikliği, açlık, yoksulluk, suya erişim, koronavirüs pandemisi, biyoçeşitliliğin yok edilmesi gibi bir çok küresel sorun yaşanırken, insanları tehdit eden bir başka önemli sorun yem ve gıdada tekelci bir yapının her geçen gün güçlenerek yükselmesidir.
İnsanların ve hayvanların beslenmesinde yaygın olarak kullanılan mısır, buğday, soya, ayçiçeği, mercimek gibi ürünlerde üretim bir kaç ülkenin tekelinde. Üretici ve ihracatçı ülke sayısı azalırken, ithalatçı ülke sayısı artıyor. Bu yapı, gıda ve yem fiyatlarının yükselmesine, spekülatif fiyat hareketlerinin artmasına neden oluyor.
Eski Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürü İsmail Kemaloğlu her ay yayınladığı “Tarım Ürünleri Piyasa Analiz Bülteni”nde bu tehlikeye dikkat çekiyor. Bu ay yayınladığı bültende ürün bazında bu tekelci yapıyı açıklıyor. Bazı temel ürünlerdeki tekelleşmeye bakalım:

Buğday​

Dünya buğday üretiminin yüzde 60’ını sadece 4 ülke gerçekleştiriyor. Buğday üretiminin yüzde 17’sini Avrupa Birliği, yüzde 17’sini Çin, yüzde 14’ünü Hindistan ve yüzde 11’ini Rusya gerçekleştiriyor.
Buğday ihracatının ise yüzde 76,68’ini 5 ülke yapıyor. Buğday ihracatında lider konumuna gelen Rusya, 2020-2021 sezonunda 39 milyon ton ile toplam ihracatın yüzde 20.1’ini gerçekleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri, 36.8 milyon ton ile yüzde 18.9’unu, Avrupa Birliği, 26.5 milyon ton ile yüzde 13.6’sını, Kanada 26.5 milyon ton ile buğday ihracatının yüzde 13,6’sını, Avustralya ise 20 milyon ton ile ihracatın yüzde 10.3’ünü yaptı. Bu 5 ülke dışında kalan tüm ülkelerin toplam buğday ihracatı yüzde 23.32 ile 44.9 milyon ton oldu.

Mısır​

Dünya mısır üretiminin yüzde 65’ini sadece 3 ülke yapıyor. Amerika Birleşik Devletleri mısır üretiminin yüzde 32’sini tek başına gerçekleştirirken, Çin, yüzde 23’ünü, Brezilya yüzde 10’nu gerçekleştiriyor. İhracatın ise yüzde 65’ini Amerika, Brezilya ve Arjantin yapıyor.

Soya​

Dünya soya fasulyesi üretiminin yüzde 82’sini Brezilya, Amerika ve Arjantin sağlıyor. Brezilya yüzde 37 ile ilk sırada, Amerika yüzde 31 ile ikinci, Arjantin yüzde 13,5 ile üçüncü sırada.
Hem gıda hem de hayvan yemi için en önemli iki ürün olarak kabul edilen soya ve mısırda üretimde, ihracatta 3 ülkenin, Amerika, Brezilya ve Arjantin’in egemenliği var.

Ayçiçeği​

Dünya ayçiçeği üretiminin yüzde 73’ünü 3 ülke gerçekleştiriyor. Sadece Rusya ve Ukrayna’nın üretimi yüzde 55 seviyesinde. Ukrayna dünya ayçiçeği üretiminin yüzde 28’ini, Rusya yüzde 27’sini ve Avrupa Birliği yüzde 18’ini üretiyor.

Mercimek​

Dünya mercimek üretiminin yüzde 60’ını sadece Hindistan ve Kanada gerçekleştirirken, ihracatın yüzde 58’ini tek ülke, Kanada yapıyor.
Türkiye bu 5 temel üründe de ithalatçı konumunda. Pandemi sürecinde bu ürünlerle ilgili üretici ve ihracatçı ülkelerin aldığı her kısıtlama kararı veya dünyadaki fiyat artışı Türkiye’nin ithalat faturasını kabarttı.

İthalat ürünlerde fiyat uçtu​

Bu ürünlerle ilgili fiyatlara bakalım. Ekmeklik buğdayın tonu 2020’de ortalama 234 dolardan ithal edilirken, 2021’de ortalama fiyat 277 dolar oldu.
Makarnalık buğdayda ortalama ton başına ithalat fiyatı aynı dönemde 303 dolardan 354 dolara yükseldi.
Ayçiçeği tohumu ithalatında 2020’de ton başına ortalama 512 dolar ödenirken, 2021’de 720 dolar ödendi.
Türkiye 2020’de soya fasulyesinin tonunu ortalama 393 dolardan ithal ederken 2021 ortalaması 553 dolar oldu.

İnsanlık için büyük tehlike!​

Bu tabloyu herkesin çok iyi okuması gerekir. Tarımda yaşanan sorunların sadece üreten çiftçilerin sorunu olmadığını, asıl tüketicilerin sorunu olduğunu bu tablo çok net ortaya koyuyor. Türkiye üretmezse, daha pahalıya gıda ve yem ithal etmek zorunda. Bu da tüketicinin yani herkesin daha pahalıya gıda tüketmesi demek.
Dünya çapında temel ürünlerdeki tekelleşme insanlık için en büyük tehlikelerden birisi. Biyoçeşitlilik, yerel tohumların korunması ve kullanılması her zamankinden daha önemli hale geldi.

Kaynak:

LÜTFEN BAŞTAN SONA KADAR OKUYUN!!

LÜTFEN BAŞTAN SONA KADAR OKUYUN!! (Bu uygulamayi kullanan abi abla ve kardeşlerimi kendime yakın gördüğüm için bunu burda paylaşıyorum görüşleriniz benim için önemli okursanız sevinirim. )
Liseden mezun olunca 2019 yılında kpssden aldığım 79.8 puan ile Sungurlu T Tipi Cezaevinde infaz koruma memuru olmak için temmuz ayında başvuru yaptım. Çorum adliyesinde boy kilo ve sözlü mülakatlari geçtim 5.yedek olarak listeye girdim. 2020 21 ocakta Çorum adliyesi adalet komisyonundan telefon geldi sıranın bana geldiği sağlık raporu ve diğer dosyaları göndermem istendi. Çankırı devlet hastanesine sağlık raporu almak için gittim fakat hastanedeki gözümde nistagmus (kesinlikle şaşılık değil) olduğu için raporum olumsuz yönde çıktı daha önce kara harp okulu ve polis okulunu kazandim fakat yönetmeliklerinde nistagmusun açık ve net bir şekilde engel olduğu belirtiliyodu. Fakat infaz koruma memurluğunun sağlık yönetmeliğinin 6.18c maddesinde şaşılık körlük işitme kaybı uzuy kaybı topallık engel yazıyodu ve bunların hiç biri bende yok . Bu yüzden ikm için başvuru yapmıştım ve ikm olarak çalışan kişilere daha öncesinde sormuştum bu rahatsızlığın engel olup olmadığını onlarda engel olmadığıni söylemişlerdi. Renk körü olan infaz koruma memuru tanıdığım ise bana yönetmelikte yazmiyosa sıkıntı olmayacağını söylemişti . Daha sonrasında raporumu Çorum adliyesi adalet komisyonuna gönderdim. Tarafıma adliyeden posta yoluyla iletilen yazıda yerime benden sonraki yedeğin alındığı yazıyodu. Bunun üzerine benim durumumda yani gözünde nistagmus olan ve ikm olarak görev yapan birini aramaya başladım. Şuan Afyonkarahisar cezaevinde görev yapan bir arkadaş buldum iletişime geçtim raporunu istedim sağolsun beni kırmadı raporunu gönderdi Manisa bölge şehir hastanesinden aldığı raporda yönetmelikte nistagmusla ilgili madde bulunmadığı için infaz koruma memuru olur şeklinde açıklanmıştı bana verilen raporda sadece nistagmus ve ikm olamaz yazıyordu. Bunun üzerine yine Çankırı devlet hastanesinde başka bir doktora gittik iki raporu karşılastirdi ve yanımda Ankara numune hastanesinde bir profesörü aradı durumu anlattı profesör nistagmusun ikm için engel barındırmadığını söyledi ve adli yoldan hakkımızı aramamızi bize iletti. Bunun üzerine Ankara ikinci ıdare mahkemesinde dava açtık kendi raporumu emsal teşkil eden olumlu sağlık raporu ve sağlık yönetmeliğindeki maddeleri avukat vasıtasıyla belirttik. 2020 Ekim ayında mahkeme bizden Ankara Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden rapor almamız istendi. Ankaraya rapor almak için gittim göz ve nöroloji doktorlarına görünmemim yeterli olduğu söylendi, göz doktoruna gittim muayene oldum göz doktoru bu hastalığın ikm için hiçbir engel teşkil etmediğini iki gözümdeki derecenin sağ 0.4 sol 0.5 olduğunu görme derecemin gayet iyi olduğunu söyledi, ardından nöroloji doktoruna muayene oldum evrakları kurula teslim ettim ve sağlık kurulu sonucun mahkemeye üst yazı olarak gönderileceğini bana bilgi verilmeyeceğini söyledi. Yaklaşık 10 gün sonra avukatım beni aradı ve raporun infaz koruma memuru olur yönünde çıktığını belirtti. Yine bi 10 gün sonra avukatım tekrar beni aradı ikinci ıdare mahkemesinin hasteneye yazı gönderdiği ve raporun açıklanmasini istediğini söyledi ve Ankara Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi hastanesinin sağlık kurulunda görev yapan doktorunun kendisini aradığını, benim hastaneye gelmem gerektiğini söyledi ve niye çağrıldığıma dair sebep söylenmeden sadece gelmem bildirildi. Ankara da hasteneye gittiğimde sağlık kurulundan avukatımı arayan doktorun yanına gittim mahkemeden gelen yazıyı beraber okuduk yazıda tekrardan rapor almamım değil kurulun raporu daha açık şekilde düzenlenmesi istendiği yazıyodu fakat doktor bana tekrar rapor alman gerekli dedi bende ama burda rapor istemiyo sadece rapora düzenleme istediğini belirttim bunun üstüne zaten yine aynı raporu vereceğiz değişen bişey olmayacak 15 gün içinde farklı rapormu vereceğiz bi tane daha rapor al dedi. Rapor için kayıt açtırdım yine göz ve nöroloji doktorlarına göründüm göz doktoru farklı bir kişiydi nöroloji doktoru ayni doktordu. Muayneleri oldum evrakları sağlık kuruluna teslim ettim 3 gün sonra kurul için gelmem gerektiği söylendi. 3 gün sonra gittim kurula çıktım içerideki nöroloji doktoru ikm olmasından herhangi bir sorun yoktur diye yazı yazmış raporu bana verdiler git muayene eden doktora karar yazdır gel dediler beni muayene eden doktoru buldum kuruldan geldiğimi belirttim raporu verdim ben dikilirken olumlu bişey yaziyo sanıyodum raporu bana geri verdi rapora adalet bakanlığında memur olamaz yazıyodu. Doktora daha 15 20 gün önce yine aynı hastaneden verilen olumlu raporu ve emsal raporun olduğunu söyledim zaten elindeki evrakların içinde bu raporlar mevcuttu bu benim kendi görüşüm kurul kararı verir dedi. Kurula girdim raporu verdim 5 dk dışarda bekle çağırınca gir içeri dediler. Çağırınca içeri girdim raporumun olumsuz olacağını söylediler kuruldaki doktorlarada bana henüz 15 20 gün önce verdikleri olumlu raporu emsal teşkil eden olumlu sağlık raporunu ve yönetmelikte yazanları söyledim. Ben mantıklı bi açıklama beklerken sol tarafta oturan doktor bana Cumhurbaşkanını kastederek "O zaman git reise söyle sanada bi yönetmelik çıkarsın sende işe gir" dedi bunun üstüne bana raporu almadan önce olumlu vereceğiz değişen bişey yok diyen doktora siz demediniz mi bana kendimizi mi yalanlacağiz diye dedim. Hiçbir cevap vermedi ve kuruldan çıktım memleketime geri döndüm. Mahkemeye olumsuz raporum gitti mahkeme yürütmeyi durdurmayi reddetti. Avukatım tekrardan yeni rapor için yazı yazdı. Ankara ikinci ıdare mahkemesi yeni rapor istememesine rağmen yeni bir rapor gönderildi ve bu rapor olumsuz yönde yani 20 25 gün içinde aynı hastane aynı kurul bi olumlu bi olumsuz rapor veriyo mahkeme buna hiçbir şey demiyo. Mahkeme raporun açıklanmasini isterken ve yeni rapor istememesine rağmen hastane yeni bir rapor gönderiyo ve bu rapor olumsuz mahkemedeki hakim neden bu hastane 20 günün içinde iki farklı rapor gönderiyo diye düşünmüyo emsal rapor ortadayken. Davam şuan 10 idare mahkemesinde. Benim askerlik yapmama silah tutmama engel olmayan gözümdeki nistagmus memur olmama nasıl engel oluyo. Adalet böylemi işliyor.

Resimler ve ekler

  • Screenshot_20210603_223817_com.android.gallery3d.jpg
    Screenshot_20210603_223817_com.android.gallery3d.jpg
    78 KB · Görüntüleme: 84
  • Screenshot_20210603_223804_com.android.gallery3d.jpg
    Screenshot_20210603_223804_com.android.gallery3d.jpg
    68 KB · Görüntüleme: 92
  • Ekran Alıntısı1.JPG
    Ekran Alıntısı1.JPG
    63 KB · Görüntüleme: 77
  • IMG-20210603-WA0011.jpg
    IMG-20210603-WA0011.jpg
    63.4 KB · Görüntüleme: 81

Traktör Satış Raporu | Nisan 2021

Evvlesi gün TARMAKBİR tarafından Nisan ayına ait aylık traktör satış raporu yayınlandı. Bu rapora göre;

-2021 yılındaki aylık traktör satışları son 5 senenin zirvesinde.
-Case IH, 2.'lik teki yerini sağlamlaştırdı.

*Listede birbirine yakın durumda olan Tümosan, Massey Ferguson, Deutz ve Erkunt bir sonraki raporda acaba nasıl dizilecek?


Screenshot_1.png


Screenshot_2.png

New Holland Zamlı Fiyat Listesi | Haziran 2021

New Holland'ın yenilenen fiyat listesinde, bir önceki listeye göre;

-TT4.50 modellerine %1; TT4.55 ,65, 75 modellerine %1,75 zam;
-TT4.50S modellerine %1; 75, TT4.60S ve TT4.70S modellerine %2,25 zam;
-TD65D modellerine %1; geri kalan TDD ve TDD TMR modellerine %1,75 zam;
-TR5 modellerine %1,75 zam;
-TR6 modellerine %1,75 zam yapılmış.



TT4 modelleri:

ModelFiyat
TT4.50 4WD GÖLG. 14.9R28 (Y61)​
170,090 TL
TT4.50 4WD KAB 14.9R28 (Y62)​
187,757 TL
TT4.50 4WD KAB. KLİ. 14.9R28 (Y63)​
190,788 TL
TT4.55 2WD GÖLG. 13x28 (Y65)​
158,019 TL
TT4.55 4WD GÖLG. 14.9R28 (Y76)​
188,354 TL
TT4.55 4WD GÖLG. 14.9R28 (Y78) PS​
197,022 TL
TT4.55 4WD GÖLG. 14.9R28 (Y79) PS SRG​
201,651 TL
TT4.55 4WD KAB 14.9R28 (Y81)​
207,138 TL
TT4.55 4WD KAB KLİ 14.9R28 (Y83)​
212,909 TL
TT4.55 4WD KAB KLİ 14.9R28 (Y85) PS​
221,566 TL
TT4.55 4WD KAB.KLİ 14.9R28 (Y86) PS SRG​
225,617 TL
TT4.65 4WD GÖLG. 14.9R28 (Y99)​
203,918 TL
TT4.65 4WD GÖLG. 14.9R30 (Y100)
205,019 TL
TT4.65 4WD GÖLG. 14.9R30 (Y102) PS​
213,656 TL
TT4.65 4WD GÖLG. 14.9R30 (Y103) PS SRG​
217,684 TL
TT4.65 4WD KAB. 14.9R30 (Y105)​
221,557 TL
TT4.65 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (Y107)​
228,118 TL
TT4.65 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (Y107S) SRG​
232,196 TL
TT4.65 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (Y109) PS​
238,019 TL
TT4.65 4WD KAB. KLİ. 14.9R30(Y110)PS SRG​
242,076 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 13.6R36 (Y123)​
234,705 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 14.9R30 (Y124)​
232,959 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 16.9R30 (Y144)​
234,126 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 13.6R36 (Y125) PS​
243,440 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 14.9R30 (Y126) PS​
241,695 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 16.9R30 (Y145) PS​
242,860 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 13.6R36 (Y127) PS SRG​
247,519 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 16.9R30 (Y146) PS SRG​
246,932 TL
TT4.75 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (Y130)​
257,704 TL
TT4.75 4WD KAB. KLİ 16.9R30 (Y147)​
258,873 TL
TT4.75 4WD KAB. KLİ. 13.6R36 (Y131) PS​
268,188 TL
TT4.75 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (Y132) PS​
266,426 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ 16.9R30(Y148)PS​
267,593 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ 16.9R30(Y148PRM)PS PRM​
271,417 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ. 13.6R36 (Y133)PS SRG​
272,265 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ. 14.9R30 (Y134)PS SRG​
270,516 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ 16.9R30 (Y135)PS SRG​
271,683 TL

TT4 TMR modelleri:

ModelFiyat
TT4.75 4WD GÖLG. 13.6R36 (Y125) PS TMR
247,020 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 13.6R36 (Y127) PS SRG TMR
251,160 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 14.9R30 (Y124) TMR
236,387 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 16.9R30 (Y144) TMR
237,570 TL
TT4.75 4WD GÖLG. 16.9R30 (Y145) PS TMR
246,434 TL
TT4.75 4WD KAB. KLİ 16.9R30 (Y147) TMR
262,675 TL
TT4.75 4WD KAB. KLİ. 13.6R36 (Y131) PS TMR
272,134 TL
TT4.75 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (Y130) TMR
261,494 TL
TT4.75 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (Y132) PS TMR
270,357 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ 16.9R30 (Y135)PS SRG TMR
275,676 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ 16.9R30(Y148)PS TMR
271,537 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ 16.9R30(Y148PRM)PS PRM TMR
275,415 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ. 13.6R36 (Y133)PS SRG TMR
276,275 TL
TT4.75 4WD KAB.KLİ. 14.9R30 (Y134)PS SRG TMR
274,497 TL



TT4.S modelleri:


T4.60S 4WD KAB.KLİ 14.9R28 (T4S13) PS SRG T4A
236,825 TL
T4.50S 4WD GÖLG. 14.9R28 (T4S01) TMR
170,918 TL
T4.50S 4WD KAB 14.9R28 (T4S02) TMR
188,668 TL
T4.50S 4WD KAB. KLİ. 14.9R28 (T4S03) TMR
191,712 TL
T4.60S 2WD GÖLG. 14.9-28 (T4S06) T4A
165,947 TL
T4.60S 2WD KAB. 14.9-28 (T4S23) T4A
186,122 TL
T4.60S 4WD GÖLG. 14.9R28 (T4S07) T4A
197,802 TL
T4.60S 4WD GÖLG. 14.9R28 (T4S08) PS T4A
206,905 TL
T4.60S 4WD KAB 14.9R28 (T4S10) T4A
212,735.00 TL
T4.60S 4WD KAB KLİ 14.9R28 (T4S11) T4A
223,586 TL
T4.60S 4WD KAB KLİ 14.9R28 (T4S12) PS T4A
232,686 TL
T4.70S 2WD GÖLG. 14.9-28 (T4S22) T4A
184,362 TL
T4.70S 4WD GÖLG. 14.9R28 (T4S14) T4A
212,103 TL
T4.70S 4WD GÖLG. 14.9R30 (T4S15) T4A
213,251 TL
T4.70S 4WD GÖLG. 14.9R30 (T4S16) PS T4A
222,229 TL
T4.70S 4WD GÖLG. 14.9R30 (T4S17) PS SRG T4A
226,423 TL
T4.70S 4WD KAB. 14.9R28 (T4S18) T4A
230,445 TL
T4.70S 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (T4S19) T4A
237,275 TL
T4.70S 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (T4S20) PS T4A
247,581 TL
T4.70S 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (T4S21) PS SRG T4A
251,797 TL
T4.70S 4WD KAB. KLİ. 14.9R30 (T4S24) SRG T4A
241,515 TL


1622746350663.png

Bitkilerin Gelişim Noktalarında Ölüm/Dumurlaşma Sebep ve Çözümleri

Gelişim noktalarının dumurlaşması (ölümü) bor (B) elementinin noksanlığında görülen bir durumdur. Kalsiyum ve bor sinerjizm ile işlevlerini yerine getirdikleri için çok ağır kalsiyum noksanlıklarında hem bor işlevlerini potansiyeli kadar yerine getiremeyeceği için hem de hücre duçarları güçsüz olacağı için bir miktar dumurlaşma gözlenir.

1622616022872.png


1622616220061.png


Topraktaki borun 1-2.4 ppm, bitki bünyesinde kuru maddede 20-100 ppm olması istenir. Eğer bor toprakta zaten azsa bor noksanlığından ötürü dumurlaşma görmek normaldir. Bunun dışında 6-7 pH bandından uzaklaştıkça, kireç ideal sınırından yukarı çıktıkça ve organik maddede %3 seviyelerinden aşağı doğru düştükçe bor alımı azalmaktadır. Sulama suyu kalitesizliği ve düzensizliği bitki köklerinden alınan borun taşınımını yavaşlatır ki zaten bor immobil bir element olduğu için bitki bünyesinde taşınması yavaş ve zordur. Aşırı gün ışığı koşullarında da bitki bünyesine alımı azalmaktadır. Bunun yanında çok düşük kalsiyum koşullarında da borun etkinliği azalacağı için yine dumurlaşma gözlenebilir. Esasında bor ve kalsiyum hücre duvarının yapısında görev alarak özellikle bitkinin gelişim noktasının dayanıklılığı ve canlılığını sağlar. Borun yeterli alınamadığı durumlarda yeni hücrelerde hücre duvarı normal olması gereken kadar dayanıklı olmayacağı için hücre duvarı zayıf hücreler zamanla ölür, dumura uğrar. Aşağıdaki resimde görebilirsiniz.

1622616044464.png



Problemin çözümü için eğer gerekliyse kalsiyum gübrelemesi topraktan veya yapraktan yapılabilir. Bunun dışında borun toprakta şiddetli antagonizm durumunda, toprağa verilecek şelatlı bir gübresi yoktur. Yani toprağa bor verilse bile tekrar bağlanır. Toprakta antagonizm varken yapraktan tarla bitkilerine 200gr boraks, borik asit, etidot-67 verilebilir. Toprakta antagonizm yokken de yine aynı gübreler toprağa verilebilir.



KAYNAKLAR:

-Barut Hatun vd. Bitkisel Üretimde Bor. 2018

-Güneş Aydın vd. Bor elementinin bitkiler için önemi. 2017

- https://www.drt.com.tr/TeknikBilgi.aspx?page=Bor

- https://sorhocam.com/mobil/konu.asp?sid=776&bitkilerde-bor-noksanligi.html

- Zengin Mehmet. Bitki Besleme ve Gübreleme 57-60.s . 2021

- Prof. Dr. Mehmet ZENGİN’in Bitki Besleme Gübreleme ders anlatımı.

Mikro granül gübre eklentisi

İyi bereketli günler
Öncelikle ağırlıkta mısır ve ayçiçek tarımı yapmakta olup mibzerin irtem 4sıralı gübresiz pnomatik makinesi (baltalı)
Ek olarak satılan mikro granül tertibatı ciddi rakamlar
Bende starter gübreler inin faydalı olacağını düşündüğüm için kullanmak istiyorum ancak o eklentiyi o paraların verilmemesi gerektiğini düşünüyorum
Bir kaö örnek bulabildim ağırlıkta silecek motoru ile yapılıyor ancak kafama takılan şeyler var
Depo yükleme kapak ve toprakla buluşma açısından sorun yok ancak mibzer kursaklarını tedarik konusunda sıkıntı çekicem gibi hiçbir şekilde bulamadım veya yeterki kadar araştırmadım silecek motorunun devrini potansiyometre ile yeterli devire getirebileceği düşunuyorum ancak traktör arkası elektrik çıkışlarının amper volt wat olarak değerlerini bilmiyorum bilgisi olan varsa aydınlatırsanız sevinirim bence trakkulup olarak bunlara bir çözüm bulabiliriz fikir ve yorumlarınızı bekliyorum iyi günler

Domateste Çiçek Burnu Çürüklüğü Sebep ve Çözümleri

Sebebi kalsiyumun bitki bünyesine alınamaması ve bazı erkenci domates çeşitlerinde periyotların hızlı olması gereği az alınan kalsiyumdan ileri gelmektedir. Kalsiyum 7-8 pH’larda iyi alınan bir elementtir, aksi durumlarda bitkiler tarafından alınımı azalmakta hatta toprak asitliği arttıkça toprakta yıkanmaktadır. Bilindiği gibi toprakta 1.150-3.500 ppm arasında kalsiyumun bulunması istenir. Toprakta düşük bulunduğu durumlarda mantıken kalsiyum gübrelemesi yapmak gerekir. Fazla bulunduğu durumlarda görülen noksanlık ise kalsiyumla antagonistik ilişkiye giren amonyum (50ppm altı ideal) magnezyum (ideal ölçüsü 160-480ppm) ve potasyum (ideal ölçüsü 110-290ppm) toprakta ideal sınırlarından fazla bulunduğu durumda kalsiyumun kılcal köklerden alınmasını zorlaştırırlar. Yine bu antagonizm bitki bünyesinde de geçerlidir. Bunun dışında sulama düzensizlikleri ve su stresleri de kalsiyumun bitki bünyesinde taşınımını zorlaştırmaktadır. Ayrıca kalsiyumla sinerjik ilişkiye giren bor da kalsiyum alımını arttırıp, kolay taşınmasını sağlamaktadır. Bunların yanında bitki bünyesine giren fazla potasyumu kontrol etmek için mangan gübrelemesi yapılır. Böylece bitki bünyesinde aşırı potasyum artışı önlenerek kalsiyum alımını zorluğu kolaylaşmaktadır.

1622615400918.png


Sebebi Ca+2’nin domates meyvelerinin en ucuna kadar taşınamamasından ileri gelmektedir, çünkü kalsiyum immobil olduğu için taşıması zor bir elementtir. Domateste çiçekler 6mm boyutlarına ulaşıncaya kadar hücre bölünmesini sürdürürler. Bu dönemde yeni hücrelerin hücre duvarlarının oluşması için çiçeklere kalsiyum taşınımı mutlaka gereklidir. Domateslerin meyve uçlarında stomalar bulunmadığı için de kalsiyumun meyvenin en ucuna ulaşması bir hayli zorlaşmaktadır. Eğer stomalar olsa idi bitki içerinde transprasyon ile su devr daim edip, terleme meyvede gerçekleşecek ve beraberinde bitki besin elementlerini de meyvelerin en ucuna da taşıyabilecekti.

1622615430723.png


Lekenin büyüdüğü, fazla kızarmış domateslerde tedavi etmek pek sonuç vermeyebilir ancak çiçeklenme öncesi dönemlerde topraktan kalsiyum alım hızının yavaş olduğunu düşünerek kalsiyumlu gübreler verebiliriz (örneğin Kalsiyum nitrat %26N). Eğer toprakta kalsiyumun alımına şiddetli derecede engel olan pH, yüksek amonyum azotu, Mg ve K varsa tarlada domates ekiliyken domatesi kaldırıp toprağı ıslah etmekle uğraşamayacağımız için yapraktan uygulamalar önerilir. Fide dönemi, çiçeklenme dönemi ve çürüklüğün hafif lekelerinin bulunduğu dönemlerde hızlı etki için %1’lik Kalsiyum nitrat veya %1’lik Kalsiyum klorür püskürtülebilir (organik tarımın yapıldığı alanlarda önerilir. Ayrıca çürüklüğün fazla ilerlemediği durumlarda aminoasit ile şelatlı kalsiyumda yapraktan püskürtme ile önerilmektedir, bu şekilde bitki hücrelerine kalsiyumun alımı kolaylaşır. Domates meyve kabuğu kalsiyumu hızlı emebildiği için hasattan sonraki tüketiminde insan sağlığı açısından sorun olmaz. Sulamaların düzgün periyotlarla, kaliteli su ile yapılması da çürüklüğün önlenmesi için gözden geçirilmelidir.



KAYNAKLAR:
-Deliboran Aişe vd. Çiçek Burnu Çürüklüğü ve Oluşum Nedenleri. 2014

-Özkan Nurdan vd. Farklı Kalsiyum ve Azotlu Gübre Uygulamalarının Domates Verimi ve
Kalsiyum İçeriği Üzerine Etkisi. 2017

-Üyemiz, Ziraat Mühendisi Harun Dal’ın video anlatımı

- Zengin Mehmet. Bitki Besleme ve Gübreleme 38-41.s 2021

- Prof. Dr. Mehmet ZENGİN’in Bitki Besleme Gübreleme ders anlatımı.

Ekipmanlarda İş Verimi Hesabı | Tarımsal Mekanizasyon 1

Son zamanlarda gösterge panelinde ve sağ trimdeki büyük ekran üzerinden traktörlerin anlık tarlayı işleme hızı, yakıt tüketimi gibi verileri saatlik ve 1 dekar alana göre hesapladığını görmüşsünüzdür. Bu paylaşımda aslında bunun çok basit olarak hesaplanabildiğini, basit formüller ile hesaplamayı göreceğiz.

1622614821269.png


Tarımda kullanılan bazı iş verim birimlerinin başında dekar/saat, m3/saat, kg/saat gelmektedir.

Kısaca bir ekipmanı kullanırken, dekar/saat hesabının; traktöre entegre pahalı sistemlere gerek duymadan nasıl hesaplanacağına geçelim.


Formülümüz aynen şu şekilde : [ İş verimi = İlerleme hızı x İş genişliği x Zamandan Faydalanma Katsayısı ]

Örneğin 3 metre genişliğimizde bir rotovatörümüz olsun. Tarlanın kesek durumuna göre tercihen 3km/saat süratte traktörümüzü yürüttüğümüzü düşünelim. Zamandan faydalanma katsayısını dahil etmeden hesaplarsak; traktörün 1 saat boyunca düz ilerleyerek işleyeceği alan olan 9.000m2'yi buluruz. Ancak 3km uzunluğunda tarlalar çoğu üreticide bulunmadığı için bu hesap sadece "anlık iş verimi" olarak kalır.

1 saatteki "ortalama iş verimini" bulmak için ise zamandan faydalanma katsayısını da hesaba katmamız gerekir. Peki nedir bu zamandan faydalanma katsayısı? Tarlaya iş yapmak için giderken her çiftçinin isteği koltuktan inip, rahatını bozmamaktır. Ancak tarlada önüne çıkan büyük taşları çekerken, makina ufak arızalar yaptığında, makinaya ufak ayar çekerken, temizlerken, bakım yaparken, traktörün yakıtı azaldığında işe ara vermek durumunda kalırız. Bunların dışında ise en ortalama iş verimini en çok azaltan yastıkbaşı /yastıklama olarak bilinen sıra sonu dönüşlerdir.

Örneğin 900 metre uzunluğunda bir tarlada sıra sonuna çıkana kadar 9 dakikamız geçiyor, 1 dakikasını da tekrar sıraya girmek için harcıyoruz. Yani 10 dakikamızı bir sıra için ayırmış oluyoruz. 1 saatte de 6 defa bu işlemi yapmış oluyoruz. Otomatikman 60 dakika içinde 6 dakikamızı sadece yastıkbaşları için harcamış oluyoruz. Bu da %90 zamandan faydalanma katsayısı demektir.

Bunun dışında bir de patinaj oranları var. Çoğu traktör bilgisayarı bu patinaj değerinden bihaber şekilde hesaplama yapar, sadece GPS destekli olan traktörlerde patinaj hesaba katılarak gerçek hız üzerinden hesaplama yapılır. Biz hız-patinaj hesabını kendimiz yapacağız. Bunu da traktörün net süratini ölçerek yapacağız.. Örneğin çizi içindeyken telefona yüklenen bazı uygulamalarla 10.1 gibi küsuratlı hızları, patinajdan arınmış şekilde görebiliriz. Mesela siz 1.viteste 1800 devirde bir ekipmanla toprak işleme yapıyorsunuz. Traktörün broşüründe verilen teknik detaylara göre o viteste, o devirde 7km/h hızla gittiğini biliyorsunuz. Ancak çizi içinde işleme yaparken traktör illaki patinaj atacaktır. İşte bahsettiğimiz telefona yüklenen, GPS'ten veri alan uygulamalar traktörün çizi içindeki net hızını 6.2 km/h olarak gösteriyor. Küsuratı göstermeyen uygulamalar da var fakat, hesaplamada bizi yanıltacaktır.

Bizim tavsiye edeceğimiz, Android telefona yüklenen bir uygulama:

Screenshot_2.png

Şimdi ekipmanımızın genişliğini biliyoruz, yastıkbaşlarında kaybedilen %'lik süreyi de hesapladık, patinajı da dahil ederek traktörün net hızını hesaplayan bir uygulama da indirdik. Gerisi formüle kalıyor.


Formülümüz neydi?

[ İş verimi = İlerleme hızı x İş genişliği x Zamandan Faydalanma Katsayısı ]

Bir örnek vererek konuyu pekiştirelim. Ahmet emminin 100 beygirlik bir traktörü ve arkasında da 5 kulak 12 inç bir pulluğu olsun. Bu pulluğun iş genişliği 150cm olacaktır (Pulluk iş genişliğinin nasıl hesaplandığını da bu serinin devamında paylaşırız.) Yastıkbaşlarında da %15 zaman kaybı olduğunu telefondaki kronometreden hesapladık, geriye %85 zamandan faydalanma katsayısı kalır. Geriye ne kaldı tabiki net hız. Çiziye girdikten sonra yukarda paylaştığımız gibi bir uygulamadan traktörün net hızını 7.5 km/h olarak ölçtük. Şimdi bunları formüle oturtalım.

[ İş verimi = İlerleme hızı x İş genişliği x Zamandan Faydalanma Katsayısı ]

İş verimi = 7.5 km/h x 1.5 metre x %85



Bütün bu değerleri çarptığımızda iş verimimiz 9.56 dekar / saat olur. Böylece ufak bir hesaplamayla büyük bir tarlanın kaç saatte biteceğini hesaplamış oluruz, buna göre yedek şoför, mazot bulundururuz.

Sizde bu konu altına kendi hesaplamalarınızı paylaşabilirsiniz. Ayrıca yukarda bahsettiğimiz türden uygulamalar traktörlerin son hızını da ölçebilir. Bereketli sezonlar.

Tümosan 01.06.2021 Zamlı Fiyat Listesi

Tümosan'ın Nisan ayında yayınlanan bir önceki fiyat listesi bugün tekrar güncellendi. Yeni listeye göre:

- 4050 Tarla 2WD 8+2 RollBar Gölgelikli 13.6/12.28 ürünü listeye eklendi.
- 5200, 6000, 7000 serilerine %2 zam geldi.
- 8000 ve 8100 serilerine ise %3 zam yapıldı.

Yeni listedeki en pahalı traktör 298.653,67 TL fiyat ile 8105 Tarla 4WD 16+16 Kabin Klima 420/85R34 modeli oldu.
0001.jpg

0002.jpg

0003.jpg

0004.jpg

0005.jpg

Konya'daki Çiftçi Protestosu Sonuç Verdi

Dün Konya'lı çiftçiler; Konya-Adana yolunu organize olarak traktörleriyle kapatıp, Beyşehir gölünden yeterli su alamadıklarını beyan ederek seslerini Ulusal TV kanalları ve pek çok sosyal platformda duyurmuşlardı.


1622576796132.png


Bugün ise Konya Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde; 10 iktidar partisi vekili, önde gelen Belediye yöneticileri, ildeki üst düzey bakanlık yetkilileri ve KOP Başkanı bir araya geldi. Konya Büyükşehir Belediye'sinin haberinde toplantı sonucu sadece şu şekilde paylaşıldı:

"Toplantıda; kuraklığa ve su sorunlarına karşı kısa, orta ve uzun vadede çözüm önerileri ve yapılması gerekenler ele alınarak el birliğiyle sorunların çözüleceği vurgulandı."


1622576976216.png

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt