BU ÇOCUK HER İŞİN ÜSTESİNDEN GELİYOR (İNEKLERİ BİLE SAĞIYOR)

Arkadaşlar Merhaba
İşletmeleri Gezelim Görelim Serimizin 3. Bölümünde Hakan Enginin işletmesine konuk oldum. Kızı Elanur beni bile hayretler içerisine düşürdü. Bu yaşta bu bilgisi takdire şayan. Videoyu çekerken bile çok eğlendim. Umarım sizlerde beğenirsiniz. Medyayı görebilmek için giriş yapınız

KURAKLIK, 2021 HUBUBAT ÜRETİMİNİ NASIL ETKİLEYECEK?

Kasım ayında, özellikle Ege, Marmara ve İç Anadolu’nun kuzey ve batısında normale göre azalma yer yer yüzde 80’lerin üzerine çıktı. Ege ve Marmara Bölgeleri’nde son 40 yılın en düşük ikinci Kasım yağışı gerçekleşti. Kasım ayında 2 mm ile Eskişehir en az yağış alan, Normaline göre en fazla azalma ise yüzde 96 ile Edirne’de meydana geldi.



kuraklik-konya-696x522.jpg
Fotoğraf: Prof.Dr. Süleyman Soylu

Türkiye son 7 ayı kurak geçirdi. Bazı bölgelerde neredeyse hiç yağış olmazken bazılarında çok az yağışla geçti. Özellikle sonbahar kuraklığı çok etkili oldu.
Ülkemizde kuraklık daha çok, İstanbul, Ankara ve İzmir’in “içme suyu” sorunu olarak algılandığı için tarımdaki gelişmeler çoğu zaman göz ardı ediliyor. Oysa, kuraklık aynı zamanda soframızdaki gıdayı da tehdit ediyor. Sonbaharda yağmayan yağış, etkili olan kuraklık 2021 yılı ürünlerinin ekilişini olumsuz etkiliyor. Üretimdeki düşüş sofralarımıza yüksek fiyat olarak yansıyacak. İthalata bağımlılık artacak.
Toprak Mahsulleri Ofisi, sahadaki gelişmeleri yakından izleyerek “Fenolojik Değerlendirme- Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizi” adıyla her ay rapor olarak yayınlıyor. Kasım 2020 raporuna göre, sadece Kasım’da yağışlar normalin yüzde 49 altında gerçekleşti.
Kasım ayında, özellikle Ege, Marmara ve İç Anadolu’nun kuzey ve batısında normale göre azalma yer yer yüzde 80’lerin üzerine çıktı. Ege ve Marmara Bölgeleri’nde son 40 yılın en düşük ikinci Kasım yağışı gerçekleşti. Kasım ayında 2 mm ile Eskişehir en az yağış alan, Normaline göre en fazla azalma ise yüzde 96 ile Edirne’de meydana geldi.
Bugünlerde yağışlar başlayınca, “kuraklık bitti” diye sevinmek yersiz. Yağış rejiminde büyük değişiklikler var. Çok uzun süre yağışsız geçtikten sonra, çok şiddetli ve sele neden olan, İzmir ve Antalya’da olduğu gibi büyük hasarlara yol açan yağışlar görülüyor.

Bölge bazında hububat ve bakliyatta ekiliş durumu​

Toprak Mahsulleri Ofisi’nin Kasım ayı raporuna göre, bölgesel bazda hububatta son durum özetle şöyle:
İç Anadolu Bölgesi: Buğday ekiliş alanlarının yüzde 38’ini kapsıyor. Bölge genelinde yağışlar; ekim, çimlenme ve bitki çıkışı dönemlerinde çok düşük seviyede kaldı. Konya ve Kayseri haricinde ekilişler tamamlandı. Pancar hasadı geciken lokal alanlarda buğday ekilişi devam ediyor.
Hububat ekilen kıraç arazilerin büyük çoğunluğunda bitki çıkışı ya hiç olmadı ya da çıkışlar dalgalı bir seyir izledi. Konya’da kıraç alanlarda alatav oluşumu nedeniyle yer yer tohum bozulmaları başladı.
Polatlı ve Kırıkkale çevresinde bakliyattan hububata %5-10, Sivas’ta %1-2 kayma beklenmektedir ve bu kaymanın büyük oranda arpaya olacağı, yine Kırşehir çevresinde ekilişlerin ağırlıklı olarak arpa olacağı (buğdaydan arpaya % 5) beklenmektedir. Aksaray çevresinde kıraç alanlarda ekmeklik buğdaydan makarnalık buğdaya % 1-2, arpaya % 2-3, sulu arazilerde ise ekmeklik buğdaydan yağlık-çerezlik ayçiçeği ve dane mısıra % 1-2 kayma beklenmektedir.
Kayseri’de önceki aylarda ekilen alanlarda çok düşük yağış nedeniyle çimlenme ve çıkış yaşanmaması sonucu ürünlerde verimlerin düşük olacağı algısı oluşmuş, bu da üreticilerin kışlık ekilişten vazgeçerek yazlık arpa, buğday veya hububata alternatif bakliyat vb. ürünlere kaymasına neden olacağı öngörülmektedir.
Yozgat’ta nohut maliyetinin düşük olması ve bu yıl piyasa fiyatının bir önceki yıla göre daha yüksek seyretmesinden kaynaklı buğdaydan nohuda geçiş olacağı tahmin edilmektedir.
Eskişehir’de sulama maliyetlerinin yüksek olması, münavebeli ekim, piyasa ?yatlarının yüksek seyretmesi vb. nedenlerden dolayı buğday, arpa ve yulaf ekim alanlarında bir miktar artış olacağı tahmin edilmektedir. Akşehir çevresinde şeker pancarı ve mısır hasadından boşalan sulu arazilere elektrik kullanım maliyetlerinin yüksek olması nedeniyle sulamada daha az enerji harcayacak olan yeşil bitkilere geçişlerin olabileceği öngörülmektedir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi: Buğday ekilişinin yüzde 15’i, kırmızı mercimek ekilişinin yüzde 94’ü bu bölgede gerçekleştiriliyor. İkinci Ürün mısır hasadının henüz tamamlanması, yağışın beklenmesi nedeniyle hububat ekilişleri bir miktar ötelendi. Kışlık ekilişler devam etmekle (%75 tamamlanmış) birlikte, ikinci ürün mısır hasadına müteakip (Şanlıurfa ve Mardin’de) Ocak ayı ortasına kadar buğday ekilişleri devam edecek. Erken ekiliş yapılan alanlarda çıkışlar başlamış fakat yetersizdir.
Diyarbakır’da buğday ve mısır ürünlerinden pamuğa, arpa ve nohuttan kırmızı mercimek ve buğdaya, buğdayın da kendi içinde ekmeklikten makarnalığa geçişi, Şanlıurfa’da arpadan ve (Siverek, Viranşehir ve Hilvan’da taşlık arazilerin temizlenmesiyle oluşan) yeni tarım alanlarından mercimeğe %10 geçiş beklenmektedir. Piyasa koşulları sebebiyle Batman’da arpadan ekmeklik buğdaya %5, ekmeklik buğdaydan makarnalık buğdaya %2, kırmızı mercimekten buğdaya %3 geçiş olacağı tahmin edilmektedir.
Marmara Bölgesi: Yağış yetersizliğinden Balıkesir’de ekilişler gecikmiş, bölgenin geri kalanında tamamlanmıştır. Edirne çevresinde ekilişlerin büyük çoğunluğu taban gübresi kullanılarak yapılmıştır. Edirne’de geçen yıl anıza ekim yapılan alanlar ve kanoladan geçişlerle birlikte hububat ekilişinde %2-3 artış, Kırklareli’nde de buğday ekilişinde % 8, arpa ekilişinde % 7 artış tahmin edilmektedir.
Karadeniz Bölgesi: Kıyı kesimlerde ekilişler %70, iç kesimlerde ise %50 civarında tamamlanmıştır. Amasya ve Tokat’ta Aralık ayında yağış alınması durumunda bir miktar daha buğday ekilebileceği, ancak Aralık ayından sonra artık buğday ekilişi yapılamayacağı ve arpa ya da nohuda geçiş olacağı, arazilerin bir kısmının ise nadasa bırakılacağı öğrenilmiştir. Çorum’da son yıllarda hayvancılık için yem hammaddelerine olan yüksek talep yanında alternatif ürünlerin piyasa fiyatlarının yüksekliği, üreticilerin özellikle buğday yerine arpa, ayçiçeği ve bakliyat (nohut) gibi ürünlere yönelmesine sebep olmuştur. Yine Çorum’da makarnalık buğday ekim alanlarının geçen yıla göre bir miktar artacağı, ekmeklik buğday ekim alanlarının %10 azalacağı, arpa ve tritikale ekim alanlarının ise %15 artacağı gözlenmiştir
Akdeniz Bölgesi: Hububat ekilişleri %90 tamamlanmıştır. Sahil ve düşük rakımlı kesimlerde çıkışlar meydana gelmiş ancak yüksek yerlerde henüz hiç çıkış görülmemiştir. Amik Ovası’nda pamuk ve mısır fiyatlarının yüksek seyretmesi ve pamuk desteğinin artması sebepleriyle hububat ekilişlerinde geçen yıla oranla % 3-5 azalış olacağı beklenmektedir.
Doğu Anadolu Bölgesi: Kışlık ekilişler tamamlanmış olup sıcaklığın eksi dereceye düşmesi ile birlikte bitki gelişimi durmuştur. Van ve Muş’ta buğdaydan arpaya, Bitlis’te fasulye ve patatese geçiş olduğu gözlemlenmiştir. Bingöl’de Süt Fabrikasının kurulması ile birlikte arpa ve buğdaydan yem bitkilerine geçiş, Malatya’da şeker pancarı ve yem bitkilerine geçiş söz konusudur.
Ege Bölgesi: İzmir, Aydın hattında bitki çıkışları zayıftır. Bölge genelinde sulanabilen ve erken ekilen alanlarda çimlenme ve çıkışların gerçekleştiği, Kütahya’da bitki boyunun 4-7 cm’ye ulaştığı tespit edilmiştir. Yağış eksikliğinden bazı alanlarda bitki çıkışı homojen gerçekleşmediğinden tarla yüzeyinde dalgalı bir görüntü oluşturmuştur. Afyonkarahisar’da büyük ve küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine olan yoğun yönelmeden dolayı yem bitkilerine ve silajlık mısıra geçiş söz konusudur. Denizli’de tarım için verilen baraj suyunun kesilmesi nedeniyle ikinci ürün mısır ekilen alanlardan buğday, arpa ve yulafa geçiş olacağı tespit edilmiştir.

Tohum satışlarına göre ürün ekilişindeki değişim​

– Akdeniz Bölgesi’nde hububattan, fiyatı yüksek olan mısıra ve destek miktarı artırılan pamuğa,
– İç Anadolu’da nohuttan, ekmeklik buğdaya, maliyeti daha düşük olması nedeniyle arpaya (gübre ve ilaç kullanımı daha az, bakımı daha kolay) ve piyasa fiyatının yüksek seyretmesi nedeniyle makarnalık buğdaya,
– Doğu Anadolu’da hububattan, şeker pancarı ve yem bitkilerine
– Ege Bölgesi’nde buğdaydan az bir miktar haşhaş ve yem bitkilerine,
– Karadeniz Bölgesi’nde ekmeklik buğdaydan; makarnalık buğday, arpa ve tritikaleye,
– Marmara Bölgesi’nde kanoladan buğday ve arpaya kayma,
– Güney Doğu Anadolu’da ise fiyatının yüksek seyretmesi nedeniyle kırmızı mercimek ve buğdayda artış, arpada ise azalış öngörülmektedir.
Özetle, sonbahar kuraklığı her bölgede hububat üretimini farklı biçimde etkiledi. Kuraklık, hava şartlarına ve ürünlerin fiyatına göre çiftçi ekeceği ürüne karar veriyor. Bunun yansımalarını 2021 ürününde göreceğiz.

Claas ARION 540 tarlada ilk video

Arkadaşlar kayinbiraderin satın aldığı CLAAS 540 ARION tarlada ilk denememizi yaptık.
Trakkul7pten BERK ÖZYURT arkadaşımızda Sağ olsun bizi kırmayıp ta tekirdag muratlidan geldi herturlu bilgi ve tecrübesini bizimbizimle paylaştı trakkulup dayanışması yine herzamanki gibi kendini ispat etmiş oldu.
Elimizde 5 li 12 no pulluk olduğu için mecburen şimdilik ancak bunlar ile deneyebildik.traktir gayet güçlü masallah .
Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Erkunt Hasret 125 CRD4, Traktörmetre İncelemesi

Geçtiğimiz Haziran ayında Türkiye pazarında satışa sunulacağı duyurulan ve forum yetkililerimizce ön incelemesi yapılan Hasret 125'in; kullanıcı yorumları ve teknik özelliklerini içeren detaylı incelemeye aşağıdaki videodan ulaşabilirsiniz.

Firmanın bu model için güncel tavsiye edilen satış fiyatı ise, tüm donanımlar dahil 399.300 TL.

Medyayı görebilmek için giriş yapınız
Trakkulüp ön inceleme videosu:
Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Özel Üretim, Yeşil renkli Mehmet Şimşeker 290

Adının da traktörün üzerinde yazıldığı üretici Mehmet Şimşeker kendi traktörünü inceliyor. Özel üretim olarak bir kaç ülke için üretilen bu traktörlerin, o ülkelerde pazar payında yukarılarda olduğu söyleniyor.

Sizce 3.sınıf ülkelerin biraz geriden gelme nedenlerinin en temelinde ne yatıyor?
Medyayı görebilmek için giriş yapınız

20.11.2020 Ekilen Bugday 16.12.2020 deki hali

40 dekarlık tarla cins masaccio
dekara 26 kgtohum 25 kg süper ekin ekim derinliği mibzerde en yüzeysel ayarda
bugdalarimizin son hali çıkışlar gayet güzel

Resimler ve ekler

  • IMG_20201216_174157.jpg
    IMG_20201216_174157.jpg
    104.3 KB · Görüntüleme: 306
  • IMG_20201216_174155.jpg
    IMG_20201216_174155.jpg
    110.2 KB · Görüntüleme: 299

Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, Ekim'de yükseldi

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 12,64 artarken, aylık yüzde 2,74 yükseldi​


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Ekim ayı verilerini yayınladı.

Ekim'de, bir önceki aya göre yüzde 2,74 yükselen ve yıllık bazda yüzde 12,64 artan Endeks, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,82 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 8,62 artış gösterdi.

Ana gruplar itibariyle bir önceki aya göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksi yüzde 2,41, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksi yüzde 2,79 artış gösterdi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksi yüzde 12,18, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksi yüzde 15,46 artış gösterdi.

2020 Ekim ayında artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla yüzde 4,04 ile makine bakım masrafları, yüzde 3,71 ile tohum ve dikim materyali ve yüzde 3,68 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.Aylık bazda en az artış yüzde 0,78 ile tarımsal ilaçlar alt grubunda oldu. Alt gruplar itibariyle, bir önceki aya göre en az artış gösteren diğer alt gruplar ise yüzde 1,46 ile diğer mal ve hizmetler ve yüzde 1,62 ile veteriner harcamaları oldu.

Alt gruplar itibariyle, bir önceki yılın aynı ayına göre en fazla artış sırasıyla yüzde 30,58 ile makine bakım masrafları, yüzde 20,18 ile hayvan yemi alt gruplarında gerçekleşti. Yıllık en fazla azalış yüzde 3,61 ile veteriner harcamaları alt grubunda oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren diğer alt gruplar ise yüzde 1,16 ile enerji ve yağlar ve yüzde 0,12 ile tohum ve dikim materyali oldu.

RUSYA’NIN TARIMDA ALDIĞI KARARLARIN TÜRKİYE’YE ETKİSİ

Tarım ürünleri dış ticaretinde Türkiye'nin en çok iş yaptığı pazarlardan birisi Rusya. Yaş sebze ve meyvede ihracatçı olarak, buğday başta olmak üzere, tahıl ve yağlı tohumlarda ise ithalatçı olarak bu pazardaki her gelişme bizi yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle Rusya'daki gelişmeleri çok yakından izlemek zorundayız.

Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-


bugday-daneleri-696x533.jpg
Türkiye, Rusya'nın en büyük buğday pazarı

Rusya Federasyonu bu günlerde tarım ve gıda ile ilgili çok önemli kararlar alıyor. Bu kararlar Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Sadece ilgilendirmekle kalmıyor, tarım ve gıda piyasalarını derinden etkiliyor.

Tarım ürünleri dış ticaretinde Türkiye’nin en çok iş yaptığı pazarlardan birisi Rusya. Yaş sebze ve meyvede ihracatçı olarak, buğday başta olmak üzere, tahıl ve yağlı tohumlarda ise ithalatçı olarak bu pazardaki her gelişme bizi yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle Rusya’daki gelişmeleri çok yakından izlemek zorundayız.

Bugünlerde Rusya’nın en önemli sorunlarından birisi yüksek gıda fiyatları ve buna bağlı olarak artan gıda enflasyonu. Türkiye’de olduğu gibi.

Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada gıda fiyatlarındaki artışın üretimle veya koronavirüs salgınıyla ilgisi olmadığını, spekülatörlerin aşırı kar hırsından kaynaklandığını söyledi. Putin, hükümetin gerekli önlemleri almasını istedi.

Bu açıklamalar çok da yabancısı olmadığımız, Türkiye’de sıklıkla duyduğumuz sözler. Türkiye’de daha da ileri gidilerek soğan, patates depolarına baskınlar yapılmıştı.

Türkiye’de bu tür durumlarda hemen ithalat vergileri sıfırlanarak çözüm dışarıda aranıyor. Fiyatı artan ürün ithal edilerek içerde fiyat düşüşü sağlanır. Sorun çözülmüş gibi davranılır. Oysa, ithalatla kısa sürede fiyat düşse de orta ve uzun vadede fiyatlar daha çok artar ve ülke tarımda dışa bağımlı hale gelir.

Tahıl ihracatı kota ve vergi ile kısıtlanıyor​

Rusya ise, ekmek fiyatını düşürmek için buğday ihracatını kısıtlayıcı önlemler alıyor. Amerika, Kanada, Avrupa Birliği’ni geride bırakarak en büyük tahıl ihracatçısı konumuna gelen Rusya, içerdeki fiyatları düşürmek için ihracata kısıtlamalar getiriyor. 2021 yılı 15 Şubat ile 30 Haziran tarihleri arasında yapılacak toplam tahıl ihracatı 17.5 milyon ton ile sınırlandırıldı. Yani tahılda 17.5 milyon ton kota belirlendi. Bu kota aşıldığı taktirde ürünün gümrük kıymetinin yüzde 50’si kadar vergi alınacak. Bu vergi ton başına 100 eurodan az olamayacak. Çavdar, arpa ve mısır ihracatında gümrük vergisi sıfır olarak uygulanırken buğdayda ton başına 25 euro gümrük vergisi alınacak.

Rusya Tarım Ürünleri Denetim Ajansı Rosselhoznadzor’a göre, Rusya’nın tahıl ihracatında Türkiye’nin lider konumu devam ediyor. Türkiye’nin bu yıl Rusya’dan 5.3 milyon ton tahıl alımı yaptığı ifade ediliyor.

Ekmek fiyatlarındaki artışı önlemek için, Rusya, buğday ihracatına kısıtlama veya ek vergi getirdiğinde bu ülkeden en çok buğday ithal eden Türkiye, daha yüksek fiyatlardan buğday aldığı için daha çok döviz ödemek zorunda kalıyor. Türkiye’de de fiyatlar yükseliyor. Bir bakıma Rusya’nın gıda enflasyonu da Türkiye’ye ithal ediliyor.

Yüksek gıda enflasyonu​

Rusya Federasyonu Federal İstatistik Servisi tarafından açıklanan verilere göre; Ocak-Kasım döneminde bazı ürünlerdeki fiyat artışına bakıldığında, toz şekerde yüzde 71.54, ayçiçeği yağında yüzde 23.78, makarnada yüzde 10.45, ekmekte yüzde 6.34 oranında artış oldu. Sadece Kasım ayında toz şeker fiyatı yüzde 8.9, ayçiçeği yağı yüzde 7.4, makarna yüzde 1.3 ve ekmekte ise yüzde 0.9 oranında artış kaydedildi.

Türkiye’de olduğu gibi Rusya’da da gıda enflasyonu normal enflasyonun üzerinde seyrediyor. 2020 yılının Kasım ayında Rusya Federasyonu’nda tüketici enflasyonu yıllık yüzde 4.42 seviyesinde gerçekleşti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,71 oldu.

Yıllık gıda enflasyonu yüzde 5.76 olan Rusya’da yaş sebze ve meyvede yıllık fiyat artışı ise yüzde 12.39 oldu.

Şeker, salatalık ve domates ürünleri en çok fiyat artışı yaşanan gıda ürünleri. Üzüm, ayçiçeği yağı ve yumurta ise fiyat artışında dikkat çeken diğer ürünler arasında.

Sabit fiyat uygulaması gündemde​

Ülkede gıda fiyatlarını frenlemek için bazı ürünlerde fiyatların 3 ay süre ile sabitlenmesi gündemde. Rusya Federasyonu Başbakanı Mihail Mişustin, başkanlığında geçen hafta toplanan hükümet, gıda fiyatlarındaki artışların önlenebilmesi amacıyla bazı ürünlerde fiyatların 3 ay sabitlenmesi görüşüldü. Özellikle şeker, ayçiçeği yağı, yaş meyve ve sebze fiyatlarındaki artışa böyle bir formülle fiyat artışı önlenmeye çalışılıyor.

Bu konuda Türkiye’nin deneyiminden yararlanabilirler. Türkiye’de çiğ süt fiyatı 15 Kasım 2019’dan bu litresi 2 lira 30 kuruş olarak sabitlendi. Litre başına yapılan 50 kuruşluk zam bile enflasyonu artırmasın(!) diye 1 Ocak 2021’den itibaren uygulamaya konulacak.

Türkiye’de pancardan elde edilen şekerin satış fiyatları ise 38 aydan bu yana artırılmadı. Sabit tutuluyor. Rusya belki de Türkiye’yi örnek alarak şeker ve ayçiçeği yağının satışlarında sabit fiyat uygulamasına geçebilir.

İthalat kısıtlaması domates fiyatını artırdı​

Rusya, tahılda ihracata kota ve vergi getirirken domates, biber, elma gibi ürünlerde ise ithalatta bazı bölgelere yasak uygulamaya başladı. Türkiye’den Antalya ve İzmir’den biber ve domates ithalatı yasaklandı. Özbekistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ın belli bölgelerinde ithalat yasaklandı. Rusya Federasyonu Federal İstatistik Servisi verilerine göre, domatesle ilgili kısıtlama kararları domates fiyatında önemli artışa neden oluyor. Sadece Aralık ayının ilk haftası domatesteki fiyat artışı yüzde 5 oldu.

Ticaret Bakanlığı’nın yayınladığı verilere göre, 8 – 4 Aralık 2020 döneminde Rusya’da yaş meyve sebze ürünlerinin fiyatları ortalama yüzde 3.2 oranında arttı. Fiyatı en çok artan ürünler arasında salatalık yüzde 13.3 ve domates yüzde 6.2 ile ilk sırada.

Türkiye’nin domates kotası 50 bin ton artırıldı​

Domatesteki bu yüksek fiyat artışından sonra Rusya Tarım Bakanlığı, Rus hükümetine Türkiye’nin 200 bin ton olan ihracat kotasını 50 bin ton artışla 250 bin tona çıkarılması önerisinde bulundu. Türkiye’den ithal edilecek domatesle fiyatların düşürülmesi hedefleniyor. Bir kaç gün ara ile önce Antalya ve İzmir’den virüs ve hastalığı gerekçe göstererek domates ve biber ithalatını yasaklayan Rusya, içerdeki fiyatı düşürmek için Türkiye’den domates ithalatını artırma kararı aldı.

Ayçiçeğindeki fiyat artışının faturasını Türkiye de ödüyor​

Rusya’da fiyatı en çok artan ürünlerden birisi bizimde ithalatını yaptığımız ayçiçeği tohumu ve ham yağ. Kuraklığa bağlı olarak üretimin azalması ayçiçeği tohumu, ham yağ ve piyasada ayçiçeği yağı fiyatı artıyor.

Ayçiçeğinde dünyanın en büyük ithalatçısı konumunda olan Türkiye, artan bu fiyatlardan olumsuz etkileniyor ve daha pahalıya ham madde ithal ediyor. Bu da raflara yine zam olarak yansıyor. Türkiye, Rusya veya başka ülkelerde artan ayçiçeği tohumu, ham yağ ithalatı yaparken aslında gıda enflasyonu da ithal ediyor.

Rusya, Türkiye’nin gıda ithalatında ilk sırada​

Rusya Federasyonu Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri ithalatında ilk sırada yer alırken, ihracatında ise 3.sırada.Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) tarafından Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden yararlanılarak hazırlanan rapora göre, 2020 yılı Ocak-Ekim döneminde tarım, gıda ve içecek sektörü 16.6 milyar dolar ihracat, 12.8 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi. Rusya, ithalatta ve ihracatta Türkiye’nin en önemli partneri konumunda.

Bu yılın ilk 10 aylık döneminde en çok ihracat yapılan ülke 2 milyar 356 milyon dolar ile Irak olurken, Almanya’ya 1 milyar 356 milyon dolar, Rusya’ya ise 979 milyon dolar tarım, gıda ve içecek ihracatı gerçekleştirildi. Aynı dönemde ithalatta ise Rusya Federasyonu ilk sırada. İlk 10 ayda Türkiye, Rusya’dan 2 milyar 445 milyon dolar değerinde gıda,tarım ve içecek ithalatı yaptı. Rusya’dan sonra en çok ithalat yapılan ikinci ülke 1 milyar 198 milyon dolar ile Brezilya olurken, 764 milyon dolarlık ithalatla Amerika Birleşik Devletleri üçüncü sırada yer aldı.

Rusya’dan en çok ithal edilen ürünler arasında buğday, ayçiçeği yağı ve ayçiçeği tohumu ilk sıralarda. İhracatımızda ise mandalina, şeftali, domates gibi yaş meyve ve sebze ürünleri var.

Özetle, dış ticarette Türkiye’nin en önemli partneri konumundaki Rusya’da tarım ve gıda konusunda atılan her adım, yapılan her açıklama bizi de yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle yakından izlenmesi gerekiyor. Kendi adıma Rusya ile ilgili gelişmeleri, türkrus adlı internet sitesinden, sputnik ve Ticaret Bakanlığımızın sayfasından takip ediyorum. Bu yazıda da bu kaynaklardan yararlandım.

  • Soru
Mazot deposu

Selamın aleyküm geçen yıl aldığımız 1 tonluk plastik deponun içinde kurumuş boya kalıntısı vardı en az 10 defa deterjan ve ilaçlı suyla yıkadık hatta yıkamacıda basınçlı suyla yıkadık fakat içinde kısım kısım zar şeklinde kalıntılar var. Bundaki mazotu birkaç kez 640 ta ve TD de kullandık bi sorun olmadı acaba Claas'a süzerek koysam bı sıkıntı olurmu fikirleriniz neler ?

MF 3625 vs 2635 basit kıyaslama

2635 le 3625 kıyaslıyorum;

2. el piyasaları birbirine yakın

3625 shuttle + agco sisu motor çoğu yönden üstün

2635 yalnızca 4 silindir, 3625 ise 3

2. el piyasasının birbirine yakın olmasını sadece silindir sayısına bağlayabilir miyiz sizce? Bana garip geldi.


Bu yüzden şu konu kafama takıldı

MF 6616 ve NH T7.185 Bir Arada

6 sınıfının gözdelerinden olan 6600 serisi ile 7 sınıfında sözü geçen T7 serisinin aynı tork ve beygir gücünde traktörleri toprak işlemesi yaparken test edilmiş. Farklı olan şeyler; sınıf farkı gereğince ek ağırlık ve T7'nin 6 silindir olması.

Peki sizce Massey Ferguson'un 7 sınıfı,6 silindir ve daha ağır bir traktörü ile aynı karşılaştırma yapılsaydı sonuç ne olurdu? Siz değerli üyelerimiz ve varsa kullanıcılarının yorumlarını bekliyoruz.

Aşağıdaki videodan Türkçe olarak izleyebilirsiniz.
Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Sertifikalı Tohum Desteklemelerindeki Oyun

Geçen sene verdiğimiz sertifikalı tohum kullanım desteğinde bi oyun yapmışlar.
8tl olan desteği iki katına çıkarttık diyorlar ama iki katı olarak vermiyorlar.
Örneğin
1000 kg tohum için eskiden dekara 20kg olarak hesap ediyorduk.
1000kg/20kg=50dekar yapıyordu açıklanan destekleme miktarına göre 16tl dekarda ödemesi vardı 50x16=800tl yapmalıydı ama çıkan icmalde dekara ekilebilecek ürünü 23kg'a çıkartmışlar .
1000kg/23kg=43.4dekar yapıyor 43.4x16=694tl
Kısacası 1000 kg tohum alan çiftçinin 106tl'sı kayboldu
Az miktarda çok belli olmuyor ama aldığınız tohum miktarı arttıkça o oranda zararı daha iyi hissedeceksiniz.
%4 kesintisi dahil değildir ayrıca bankaya para yatınca o da kesilecektir.

Traktor duman atması

Arkadaşlar mf 135 traktor böyle duman atıyor eskiden max 1-2 karış siyah atıyordu simdi sadece beyaz atıyor ben aldığım yakıttan şüpheleniyorum sizce nedendir motor ısınıncada basarsam aynı sekilde duman atıyor bilen varsa yazabilirmi birde bu tur eski traktorlere normal dizelmi alınması lazım yoksa euro yakıtmı ben normal dizel kullanıyordum babam euro koymuştu 50tl lik ben ondan sonra 50 tl normal koydum ondan olurmu bilen varsa yaza bilirmi birde yavaşca basarsam atmıyor birden sıkıştırınca atıyor devrine gelince kesiyor

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt