"Tarla Okulu"nda Biyolojik Böcek Mücadelesi Anlatıldı | Samsun/Bafra

Samsun'un Bafra ilçesinde ziraat mühendisleri öncülüğünde "Tarla Okulu" programı düzenlendi. Ziraat mühendisleri; kışlık sebze üretiminde hastalık ve zararlılar ile mücadelede kimyasal ilaç kullanmadan nasıl biyolojik mücadele yapılacağı anlattı.






Tarım ve Orman Bakanlığı Bitki Sağlığı ve Karantina Daire Başkanı Dr. Ersin Dilber:

“Biz Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü olarak ülkemizde spektif kullanımını azaltılmasına yönelik bazı faaliyetler sürdürmekteyiz. Çiftçi tarlasında bu kapsamda uyguladığımız bir çalışma. İlaç kullanım nedeniyle ülkemizdeki tarım ürünleri ihracatında son zamanlarda ciddi sıkıntılar yaşamaktayız. Rusya pazarından, Avrupa Birliği pazarından ilaç kalıntıları nedeniyle geri döndürülme olayları yaşayabiliyoruz. Ülkede biyolojik ve biyoteknik kapsamında kullanılan tüm ajanları destekliyoruz. Hem materyalleri hem ajanları. Doğada böcekler ve hastalık zararlıları normalde doğal bir denge içerisindedir. İnsanlar bu dengeyi bozdukları zaman böcekler ya da herhangi bir hastalık etkeni insanlara zarar vermeye başlar. Biz biyolojik mücadele kapsamında doğayı dengesi içerinde bırakacak her türlü katkıya destek veriyoruz. Tuzaklar kurarak böceğin davranışlarını değiştirerek tuzaklarda yakalamaya çalışıyoruz ve biz bu tuzakları yaklaşık Gıda Kontrol Genel Müdürlüğü olarak, tarım il müdürlüğü ve ilçe müdürlüğü kanalları olarak destekliyoruz. Buna üreticilerimizin rağbet etmesini bekliyoruz".



İl Tarım ve Orman Müdürü İbrahim Sağlam:

“Tarla okulunun amacı uzmanlarla çiftçilerimizi bir araya getirip bunları bilgilendirip bilinçlendirilmesini sağlamak. Samsun ilimizde de kışlık sebzede hastalık ve zararlılarla mücadele kısmında biz tarla okulu açtık. Buradaki amaç şu bir kimyasal mücadele yapılmadan yani ilaç kullanılmadan biyolojik mücadele ile veya biyoteknik mücadeleyle, kültürel önlemlerle sebzemizi nasıl yetiştirebiliriz. Diyelim ki bu eşik geçildi. Kimyasal mücadele gerekiyor ne kadar ilaç kullanılmalı, hangi eşikte kullanılmalı bununla ilgili uzmanlarımız tarafından çiftçilerimizin bilgilendirilmesi, bilinçlendirilmesi sağlanması aynı zamanda toplam 330 bin ton gibi bir kışlık sebzenin üretildiği Bafra Ovamızda ürünle tüketicinin sağlıklı bir şekilde buluşmasını, güvenilir bir sebzeyle buluşulmasını sağlamak. Hem Karadeniz Tarımsal Araştırma Endüstrimizde, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekiplerimizce çiftçilerimiz bilgilendirilecek. Yapışkan tuzaklarla gerek zararlıların biyolojik ve biyoteknik mücadele ve entegre mücadelenin artırılması ile ilgili burada sebze alanlarımızda ilaç kullanmadan üretimin sağlanması” ifadelerini kullandı.

1633028573485.png

1633028573276.png


1633028583493.png

Bakan Pakdemirli: "Pamuktaki fiyat artışının, desteğin artmasından kaynaklı olduğunu düşünüyoruz"

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, bugün Adana'da pamuk hasatına katılarak şunları söyledi:



"Pamukta bu sene çiftçinin yüzü güldü. Pamuk fiyatlarından çiftçimiz memnun. 2020'deki pamuk üretimimiz 1 milyon 774 bin tondu, bu sene 2 milyon 250 bin ton pamuk üretimi bekliyoruz. Buradaki ana artışın aslında 80 kuruş olan desteğin 1,1'e yani 30 kuruş arttırılmasından kaynaklı olduğunu düşünüyoruz. Bugün itibarıyla ekili pamuk alanı 330 bin hektar civarında. 2021'de de yani yüzde 27 artışla 2 milyon 250 bin ton bir ürün bekliyoruz. Son 19 yılda birim alandaki verim artışı yüzde 40."

"Geçen yıl dünya fiyatları 11,80 civarındaydı bu yıl itibarıyla 20 lira civarında bir dünya fiyatıyla karşı karşıyayız.
İzmir Ticaret Borsasının fiyatlarına da bakarsak benzer fiyatlar orası için de geçerli. 10,65 geçen yıl fiyatları, bugün itibarıyla de 20,50 lira bir fiyatla karşı karşıyayız. Çiftçimiz memnun, tarımsal destek bütçemizin yaklaşık yüzde 10'unu pamuğa ayırıyoruz. Üreticimize veriyoruz, ayrıca 62 lira dekarda mazot desteği, 8 lira gübre desteği dekarda biraz önce de söylediğim gibi fark ödemesi desteğini arttırarak 1,10 lira kilogramda vermeye başladık. Ayrıca organik veya organomineral gübre desteği kullananlar için de yani gübresini farklı kullananlar içinde bir 20 lira daha dekarda fazladan bir desteğimiz var. Organik tarım desteği ise yine bireyselde 40, üretici grubunda da 20 lira daha fazla bir desteğimiz var."

"Bu maliyetlerle siz ürününüzü üretmeye devam edin, bir gereğini yapacağız merak etmeyin."


1633028035547.png

Gübre Kullanımının Azaltılması, Nasıl Gidiyor?..

Bilindiği üzere 16 temmuz 2021'de yürürlüğe giren Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile Ticaret Bakanlığının hazırladığı, Çiftçileride yakından ilgilendiren Yeşil Mutabakat Eylem Planı uygulanmaya başlamıştır.


Bu genelge ve planla Kimyasal Gübre ve Pestisit kullanımı azaltılması amaçlanıyor, ne zaman ne yapılacağı planlanıyor.

193 ülkenin imza koyduğu Yeşil Mutabakat kararları ile aynı zamanlarda Gübre fiyatlarının yükselişe geçmesi sadece bir tesadüf mü? Yoksa Gübreyi alınamayacak kadar pahalı yapıp kullanımını azaltmak mı amaçlanıyor dünyada?

Bu fiyatlarla Gübre Azaltılması, Nasıl gerçekleşir dersiniz? Plan tutar mı?


1.png
29.png
30.png
53.png
16.png
gübre.jpg




Yeşil Mutabakat Eylem Planı Tam Metni

https://ticaret.gov.tr/data/60f1200013b876eb28421b23/MUTABAKAT YEŞİL.pdf

Cumhurbaşkanlığı Genelgesi
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/07/20210716-8.pdf

Bakan Pakdemirli: "Çiftçimizin zarar ettiği ürün yoktur"

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, Bayındır'da düzenlenen Küçük Menderes Havzası Tarım ve Orman Sektör Buluşması'na katıldı ve toplantıda çiftçilerin sorularına yanıtlar vererek, şu hususlara da değindi:


"Dünyada ister istemez gıda fiyatlarında bir artış var. Gerek yemde, gerek gübrede, gerek tarımsal hammaddede, gerekse petrol malzemelerinden tutun da çeliğe kadar birçok fiyatta artış var. Dünyanın gıda üretimi ile alakalı bir sıkıntısı yok. Buradaki ana sıkıntı şu; pandemi ile ilgili endişeler, fiyatları artırıyor. Bunlar da bizim tarımsal girdilerimizin fiyatlarını artırıyor. Gübrenin ana hammaddesi doğalgaz. Doğalgazın fiyatı arttıkça ister istemez gübrenin fiyatı da artıyor. Ancak artışlar olması gerekenin çok üstünde ama endişeler henüz dünyadan çekilmemiş olmasının vermiş olduğu bir genel fiyatlama yapısı ile alakalı genel bir kriz var. Biz de burada başta üretici olmak üzere tüketiciyi koruma gayesiyle Toprak Mahsulleri Ofisi, yem hammaddeleri satışına temmuzda başladı. 3 senedir besicimize, üreticimize vadeli şekilde bunları vermeyi sağlama konusunda adım atmıştık. Şimdi bunu daha da genişlettik. Bugünkü toplantının neticesinde burada da atılması gereken ekstra adımlar varsa hep birlikte atıyor oluruz."

"Desteklerin ne kadar verimli olduğu tartışılır ama destekleri ne kadar artırırsak bugün üretim de o kadar artıyor. Daha verimlisi olabilir ama bugün itibariyle desteklerin artışı ile beraber Türkiye'nin verimi artıyor. 'Destek bizden, üretmek sizden, bereket de Allah'tan' diyoruz. Son 3 senede, Türkiye tarımsal üretimde büyüyor ve büyümeye de devam ediyor. Allah'a şükürler olsun bugün itibariyle piyasada çiftçimizin 'Biz zarar ediyoruz' dediği bir ürün yoktur. Besicilik ve yetiştiricilerimizin zaman zaman maliyetlerin altına düştüğü dönemler olabiliyor ama bunlarla ilgili tedbirleri alıyoruz, almaya da devam edeceğiz. Birçok destek kaleminde artış oldu. Bu desteklerin 10 mislini vermek isterim ama elbette sınırlarımız var ama bugün itibariyle çok rahatlıkla şunu söyleyebilirim; toplumda eğer kayrılan bir kesim varsa çiftçi kesimidir. Bunu yapmamız gerekiyor. İmkanlar çerçevesinde daha da yapmamız gerekiyor"

"Biz de dedik ki, 'Sizin bir derdiniz varsa bizim de derdimiz var. Siz gece uyumuyorsanız biz de gece uyumuyoruz."


sektortopla.jpeg

"Geçmiş dönemlerde lobilerle mücadele ettik" | Ziraat Odaları Birliğinin Fındık Fiyatı Açıklaması

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar'ın twitter hesabı üzerinden fındık üretim ve fiyatı hakkında yaptığı paylaşımlar şu şekilde:




1-Ülkemiz, dünya fındık üretiminin yüzde 67’sini, ihracatının ise yüzde 72’sini tek başına gerçekleştiriyor. Yaklaşık 500 bin üreticimiz ise geçimini fındıktan sağlıyor.

2-Toprak Mahsulleri Ofisi fındık alım fiyatlarını açıkladı ve fındık pazara indi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da rekolte, fiyat, piyasa oyunları ile fındığımızın ve ülkemizin itibarını zedelemeye çalışan kesim faaliyete geçti. Buna müsaade edilmemelidir.

3-Türkiye Ziraat Odaları Birliği olarak geçmiş dönemlerde lobilerle büyük mücadeleler verdik. Bu mücadeleler sonucunda Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fındık piyasasına girerek alım yapması sağlandı. Bunu başaramasaydık bugün fındık fiyatları 10-15 liranın üzerine çıkamazdı.

4-2011 yılında kaldırılması planlanan alan bazlı gelir desteğinin devamı için Birlik olarak girişimlerde bulunduk. İlgili bakanları ikna ettik. Üreticilerimize can suyu olan destek ödenmeye devam etti. Çiftçimize sağladığımız kazanımlarla aynı zamanda büyük bir göçü önlemiş olduk

5-Fındık rekoltesi belirleme komisyonu 2021 yılı tahmini fındık rekoltesini 668 bin ton olarak belirledi. Ancak, her yıl olduğu gibi bu yılda yurtdışı menşeli bir kuruluş, görevi olmadığı halde ülkemizin 2021 yılı tahmini fındık üretimini 790 bin ton olarak açıkladı.

6-Rekoltenin yurtdışındaki bazı kuruluşlar tarafından yüksek gösterilmek istenmesinin asıl amacı, alım fiyatlarının düşük açıklanması ve üreticinin emeğinin hiçe sayılması anlamına gelmektedir. Bu duruma TZOB ve Ziraat Odaları hiçbir zaman sessiz kalmamıştır ve kalmayacaktır.

7-Bakanlığımız fındık üreticimizin mağduriyetine zemin oluşturan diğer kurum ve kuruluşların rekolte açıklamasına asla müsaade etmemelidir. Art niyetli açıklamalar ise Rekabet Kurumu vasıtasıyla yasal olarak engellenmelidir.

8-TMO'nun fındık fiyatını 26 buçuk lira açıklamasına rağmen serbest piyasaya baktığımızda 23 lira ile 23 buçuk lira gibi neredeyse maliyet fiyatına alımlar yapılıyor. Bu durum tekelleşmeyi gösteriyor. Bu duruma müdahale edilmeli ve fındık üreticisine sahip çıkılmalıdır.

9-TMO daha hızlı ve daha fazla alım yapmalı, alım merkezlerini artırmalı, çiftçimize ödemeleri peşin yapmaya gayret göstermelidir. Üreticilerimiz de fındıklarını TMO’ya götürüp teslim etmeli, piyasaya girişi azaltmalıdır. Emanete bırakılan fındıklar üreticimize zarar vermektedir

10- Rekabet Kurulu tekel oluşturup rekabeti önleyen üreticiyi ve yerli tüccarı mağdur eden bu zihniyete dur demelidir. Ancak devlet millet işbirliğiyle bu tekelci firmanın uygulamalarının önüne geçebiliriz.

1632945053915.png

Yeni basladim yardim

Arkadaslar benim atadan kalma parca parca 45 donum kadar arazim var hayvanlara ot icin yulaf ekmek istedim ancak tarlalar en son yaklasik 40 sene once felan suruldugunden midir suremiyorum eldeki traktor mf265 pulluk 8numara 3 pim kesen
Gelelim benim sorunlarima
Pulluk ayarini dogru yaptigima inanoyorum ama pulluk batinca patinaja dusuyorum hemem
Borde surekli pim kiriyor bu pulluk pim icin uygun capta civata aldim ama hic abartisiz soyluyorum pim kirmadan 5metre bile gidemedim. Bu arada toprak et topral ve agir toprak bunu biliyorum
Yorum ve onerilerinizi bekliyorum pim icin ne kullanmaliyim

Yatırılmayan Buzağı ve Süt Desteklemeleri Hakkında Soru Önergesi Verildi

Muhalefet partisi Denizli Milletvekili Yasin ÖZTÜRK; Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'nin bizzat cevaplamasını isteyerek;

-1 yıl geciken 2020 yılı 2.dönem buzağı desteklemeleri,
-Mayıs ayında ödenmesi planlanan Ocak-Mart süt prim desteklemeleri
-Temmuz sonunda bakanlığın web sitesine korsan saldırıların gerçekleştirilmesi
ve bunun hakkında fazla bilgilendirme yapılmaması konularında soru önergesi verdi.

1632857065892.png

Ziraat Odası Başkanlarının, "Çiftçi Borçları Yapılandırılsın" Talebi

Sivas İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Gürün Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aktepe ve Ziraat Odası Başkanları, Ziraat Bankası yetkilileriyle görüşerek faizsiz yapılandırma konusunda istişarede bulunarak çiftçilerin taleplerini iletti.




Sivas İl Koordinasyon Kurulu Başkanı ve Gürün Ziraat Odası Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aktepe:

“Çiftçilerimiz yaşanan kuraklık ve kredi borçları nedeniyle ciddi sorunlar yaşamaktadır. Tarsim’den de gerekli desteği alamayan çiftçilerimiz, girdi maliyetlerinin de artması ile ayakta kalma mücadelesi veriyor. Bu nedenle çiftçilerimize gerekli desteklerin verilmesi için Tarım İl Müdürümüzle birlikte Ziraat Bankası Bölge Yöneticisi Sayın Salih Zeki Sahna ile görüşerek taleplerimizi ilettik. Çiftçilerimizin borçlarının yapılandırılması faizlerin silinerek yeniden yapılandırılmasını talep ettik. Zor günlerden geçen çiftçilerimizin, yanında olunmasını ve yaşanan sıkıntılar karşısında bu şekilde çiftçimize destek verilmesini bekliyoruz. Şu günlerde yapılacak bir çalışma çiftçilerimize can suyu olacaktır. İlgi ve desteklerinden dolayı Ziraat Bankası Bölge Yöneticisi Sayın Salih Zeki Sahna’ya ve Tarım İl Müdürümüz Seyit Yıldız’a teşekkür ediyorum” dedi.

1632856817025.png

Bakan Pakdemirli: "Dünyanın en güçlü tarımsal Ar-Ge'sine sahip ülkesiyiz"

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, TAGEM bünyesindeki Bitkisel Gıdalar Araştırma Merkezi'nin açılış törenine katılarak, Türkiye'nin gıda üretimindeki yeri ve Bakanlığın desteklediği tohum Ar-Ge'leri hakkında düşüncelerini paylaştı.



"Bugün Türkiye, bulunduğu coğrafyanın en büyük ve en güçlü tarımsal Ar-Ge altyapısına sahip ülkesi. Türkiye, ekilen tarım alanı bakımında dünyada 15'inci, mera dâhil toplam tarım alanın bakımından dünyada 31'inci sıradadır. Bu sıralamaya rağmen ülkemiz, tarımsal hasılada Avrupa'da lider, dünyanın ise ilk 10 büyük tarımsal ekonomisinden birisidir. Bu başarının sahibi Türk çiftçisidir, Türk çiftçisinin emeğidir."

"Bakanlık olarak Ar-Ge çalışmalarımız için kendi Ar-Ge gelirlerimizle birlikte çeşitli kaynaklardan yıllık yaklaşık 1 milyar lira kaynak ayırıyoruz. Ülkemizde üretilen arpanın yüzde 85'i, makarnalık buğdayın yüzde 69'u ve ekmeklik buğdayın yüzde 60'ı TAGEM enstitülerimizde geliştirilmiştir. Sadece bu üç tür bitkiden dolayı ülke ekonomisine olan katkımız yıllık yaklaşık 23 milyar liradır. Ülkemizdeki tarımsal Know-How'ın, yani çözümlerin yüzde 70'i Bakanlığımız araştırma sistemine aittir."

Pakdemirli, Türkiye'nin, dünya un ve bulgur ihracatında birinci, makarna ihracatında ise ikinci sırada. 2016-2020 ortalaması baz alındığında bu ticaretten ülke ekonomisine yıllık yaklaşık 1 milyar dolar net dış ticaret geliri sağlandı. Bitkisel Gıdalar Ar-Ge Merkezi sayesinde, dünyanın en büyük un ve makarna üreticisi ve ihracatçısı ülkesi pozisyonumuzu, daha kaliteli ve yeni ürünlerle güçlendireceğiz. Merkezimiz, ülkemizde faaliyet gösteren un, yem, makarna, bulgur, bisküvi, irmik, çeltik gibi ürünler üreten 1737 fabrikaya hizmet sunacak. Ayrıca kendi enstitülerimize ve 931 özel tohumculuk şirketine, bitki ıslah sürecinde yapacağı kalite analizleriyle katkı sağlayacak."


B%c4%b0TK%c4%b0SEL%20GI.ARA%c5%9e.Merk.%20vitrin.jpeg

  • Makale
2008 Krizini Önceden Tahmineden Nouriel Roubini: Wall Street'in pembe senaryoları tutmayacak!..

Nouriel Roubini: Wall Street'in pembe senaryoları tutmayacak​



2008 krizini önceden tahmin eden Nobel ödüllü ekonomist Nouriel Roubini, Project Syndicate yazısında küresel piyasalar için 4 farklı senaryoyu inceledi. Roubini'ye göre merkez bankaları ve Wall Street pembe senaryolara inanıyor ancak "aşırı ısınma" senaryosu daha olası.​

28 Eylül 2021

Hilal SARI
Küresel finansal krizi öngörebildiği için “Kriz Kâhini” olarak da tanınan Nobel ödüllü ekonomist Nouriel Roubini, Wall Street analistlerinin küresel piyasalar için öngördüğü 4 senaryoyu inceledi. Wall Street’in ve merkez bankalarının en pembe senaryoya inandığına dikkat çeken Roubini, kendisinin “aşırı ısınma” senaryosunun gerçekleşeceğini, ardından da orta vadede bugünkü “ılımlı stagfl asyon” seyrinin “ağır stagfl asyona” dönüşebileceğini öngörüyor.
Bu 4 senaryodan hangisinin gerçekleşeceği konusunda ise Roubini yazısında şöyle diyor: “Piyasa analistleri ve politika yapıcıların büyük bir çoğunluğu en pembe senaryoya inanıyor ancak ben aşırı ısınma senaryosunun daha belirgin hale gelmesinden korkuyorum. Bugünün gevşek parasal, mali ve kredi politikaları düşünüldüğünde, Delta varyantının ve ona bağlı tedarik darboğazlarının hafifl emesi ekonomiyi aşırı ısıtacak ve merkez bankalarını iki arada bir derede bırakacak. Borç kapanı ve hedefl erin üstünde seyreden enflasyonla çok büyük olasılıkla destekleri geri çekmek konusunda ağırdan alacak. Hisselerde yükseliş bir süre devam etse de enflasyon beklentilerindeki yükselişle birlikte tahvilde reel getiriler artarak hisselerde düzeltmeye neden olacak.”

SENARYO 1​

GÜÇLÜ BÜYÜME - YAVAŞLAYAN ENFLASYON​

■ Mevcut stagfl asyon dönemi Delta varyantının oluşturduğu geçici bir süreç. Delta zayıfl adıkça, arz darboğazları da rahatlayacak, büyüme hızlanacak ve enflasyon düşecek.
■ Piyasalar bu senaryoda “refl asyon” işlemlerine geri dönecek ve güçlü büyüme şirket gelirlerine ilişkin beklentileri iyileştirerek hisseleri de yükseltecek

■ Bu pembe senaryoda enflasyon merkez bankalarının %2 hedefl erine geri gelecek
■ Tahvil getirileri kademeli olarak reel faiz oranlarıyla birlikte yükselecek
■ Merkez bankaları küresel piyasaları şoka uğratmadan destekleri varlık alımlarını azaltarak geri çekebilecek.
■ Yatırımcılar hisselerde ABD’den Avrupa, Japonya ve gelişen piyasalara dönecek.
■ Teknoloji gibi büyüme yaşayan hisselerden döngüsel hisselere bir rotasyon olacak.

SENARYO 2​

AŞIRI ISINMA - GÜÇLÜ BÜYÜME - YÜKSEK ENFLASYON​

■ Tedarik darboğazlarının çözülmesiyle büyüme hızlanacak, ancak enflasyon yüksek seyretmeye devam edecek ve “geçici olmadığı” anlaşılacak.
■ Harcanmamış tasarrufl ar ve ötelenen talep yüksek seyrederken, ultra-gevşek para politikaları ve mali politikalar talebi daha da artıracak.
■ Harcamalarla gelen büyümeye hedefl erin üzerinde seyreden enflasyon da eşlik edecek ve merkez bankaları haksız çıkacak.
■ Bu senaryoda piyasaların tepkisi merkez bankalarının nasıl tepki vereceğine göre değişecek:
■ Merkez bankaları tepki vermekte gecikirse reel tahvil getirileri düşük seyrederken hisseler bir süre daha yükselmeye devam edecek. Ancak enflasyon beklentilerindeki yükseliş nihayetinde nominal ve hatta reel tahvil getirilerini yükselterek hisselerde düzeltmeye neden olacak.
■ Eğer merkez bankaları şahinleşir ve enflasyonla mücadele etmeye başlarsa reel faiz oranları artar, tahvil getirileri daha da yükselir ve hisse piyasalarında daha da büyük bir düzeltme görülür.

SENARYO 3​

STAGFLASYON - ZAYIF BÜYÜME - YÜKSEK ENFLASYON​

■ Orta vadede staglasyon süreci devam edecek ve yüksek enflasyona çok daha yavaş bir büyüme eşlik edecek.
■ enflasyon gevşek para, kredi ve mali politikalarla beslenmeye devam edecek.
■ Merkez bankaları yüksek kamu ve özel sektör borçları yüzünden borç kapanına sıkışacak ve küresel finans piyasalarında bir çöküş tetiklemeden normalleşmekte hayli zorlanacak.
■ Tedarik şoklarının devam etmesi büyümeyi daha da yavaşlatacak, üretim maliyetlerini artırarak enflasyon baskılarına yenilerini ekleyecek. Bu olası şokların kaynakları ise Roubini’ye göre şöyle: Küreselleşmede tersine seyir, artan korumacılık, tedarik zincirlerinde “Balkanlaşma”, nüfusların yaşlanması, göç kısıtlamaları, ABD-Çin gerilimi, iklim değişikliğinin emtia fiyatları üzerindeki etkileri, pandemiler, siber savaşlar, gelir ve servet eşitsizliğiyle mücadele.
■ Bu senaryoda enflasyon beklentileri kontrol edilemediğinden, nominal tahvil getirileri çok daha fazla yükselecek. Reel tahvil getirileri de - merkez bankaları geç hareket etse bile - yükselecek çünkü hızlı ve volatil fiyat artışları uzun vadeli tahvillerde risk primini yükseltecek.
■ Hisse piyasalarında muhtemelen “ayı piyasasına” geçişe yol açacak - son zirvesinden en az %20’lik - keskin bir düzeltme görülecek.

SENARYO 4​

ZAYIF TALEP - ZAYIF BÜYÜME - ZAYIF ENFLASYON​

■ Son senaryoda büyüme zayıfl ayan talebe bağlı olarak yavaşlıyor.
■ Özellikle de - parasal ve mali - destekler çok erken çekilirse zayıfl ayan talep geçici değil yeni normal hale gelebilir.
■ Zayıf talep ve zayıf büyüme enflasyonu da zayıflatır
■ Hisselerde zayıf büyüme görünümünü yansıtacak bir düzeltme görülür ve tahvil getirileri daha da düşer, çünkü reel getiri ve enflasyon beklentileri de daha düşük olacaktır.

Küresel büyüme görünümü bozuluyor​

İngiltere merkezli küresel ekonomik araştırmalar yapan Oxford Economics, tedarik darboğazlarının imalat sektörü ve sanayide yol açtığı yavaşlama nedeniyle 2021 yılının 2. yarısına ve 2022’nin ilk çeyreğine ilişkin büyüme öngörülerini düşürdü. ABD ve İngiltere gibi büyük ekonomilerin merkez bankalarının son büyüme tahminlerindeki revizyonlar da Delta ve tedarik darboğazları nedeniyle aşağı yönlüydü.
44-ekjG.jpg


Oxford Economics bu yıl için daha önce öngördüğü yüzde 5,9’luk büyüme tahminini yüzde 5,8’e çekti. 2022 büyüme öngörüsü de ilk çeyreğe ilişkin aşağı yönlü revizyonla yüzde 4,8’den 4,7’ye düşürüldü. Yapılan açıklamada Küresel Bileşik PMI verilerinde ağustos ayında görülen düşüşün “küresel büyümede zirvenin geride bırakıldığı” anlamına geldiği belirtildi. Gelişmiş ekonomilerde hizmet alt endekslerinde ve tüketici güveninde yaşanan düşüşler ise kuruluşa göre Delta’nın ekonomileri baskılamaya devam edeceği anlamına geliyor.

Sizce hangi senaryo gerçekleşir?


Hububatta organomineral gübre kullanımı

Herkese merhabalar. Bu yıl buğday eleceğimiz alanlarda organomineral gübre kullanmayı düşünüyoruz henüz temin etmedik hangi firmanın gübresi daha iyidir? kullanım miktarı ne kadar olmalıdır? Daha önce kullanan arkadaşlardan klasik gübrelere kıyasla + ve - leri nelerdir bu gibi sorulara cevap almak için bu başlığı açtım cevap verenlere şimdiden teşekkür ederim.

Ankara - Nallıhan / Eymir Köyü 2021 Harmanı - 1

Ankara - Nallıhan / Eymir Köyü 2021 Harmanının 1. Bölümü
Kanala abone olmayı videoları beğenip yorum yapmayı unutmayın!

Medyayı görebilmek için giriş yapınız
Facebook Sayfamız:
https://www.facebook.com/ramazanakincisarisker

Resimler ve ekler

  • zgldL1632694257.png
    zgldL1632694257.png
    1.2 MB · Görüntüleme: 38

GÜİD: "Gübrenin tedarik ve fiyat sıkıntısı büyüyecek"

Antalya Ticaret Borsası'nın online olarak düzenlediği “Yeşil Mutabakat Sürecinde Antalya’da Bitki Besleme Ürünlerinin Sürdürülebilir Kullanımı Paneli” nde artan gübre fiyatları ve tarımın sürdürülebilirliği konuşuldu.




Gübre Üreticileri, İthalatçıları ve İhracatçıları Derneği (GÜİD) Başkanı Metin Güneş:

Öyle ki aldığımız hammaddeyi artık yerine koyamıyoruz. Doğalgaz fiyatının artması, navlun fiyatları gibi nedenlerle 2021 yılının başından itibaren gübre fiyatlarında aşırı artışla karşı karşıya kaldık. Pandemide tarım önemli hale geldi, birçok ülkenin gübre ve tarım ürünü ihracatı konusunda kısıtlamaya gitti, Hindistan ve Brezilya gibi ülkelerin gübre talebinin de artmasıyla arz talep dengesinin bozuldu. Bu nedenlerle gübrede yüzde 40 ile yüzde 150 arası fiyat artışının yaşandı.

"Önümüzdeki dönemde gübre konusunda tedarik ve fiyatla ilgili sorunların büyüyecek. Çin’deki bazı firmaların bakıma girmesi, doğalgazdaki fiyat artışı nedeniyle bazı firmaların üretime ara vermesi gibi nedenlerle gübrede fiyat artışı öngördüklerini, tedarikte de sıkıntısı yaşanabilir. 2016’de Türkiye’de 6.7 milyon ton gübre kullanılırken, 2018’de 5.6 milyon ton, 2019’da 6 milyon ton, 2020 yılında 7.1 milyon ton gübre kullanıldığını belirten Metin Güneş, bu yılki kullanımı öngöremiyoruz. "

"Çiftçinin doğru gübreyi doğru miktarda uygulaması için elimizden gelen fedekarlığı yapmalıyız. Hem bakanlık desteği artırmalı hem de özel sektör elinden gelen desteği vermeli. Bitkisel üretimin en önemli girdisi gübre. Gübre yoksa verim istediğimiz seviyede olamaz” diye konuştu.

1632768109309.png

  • Makale
Petrol fiyatları 3 yılın zirvesine tırmandı

Petrol fiyatları 3 yılın zirvesine tırmandı​



Petrol, küresel enerji krizinin devam etmesi ve düşük stoklarla beraber yeni haftaya da yüzde 1'den fazla yükselişle başladı.​


Petrol fiyatları, küresel çapta yaşanan enerji kriziyle beraber yeni haftaya hızlı bir yükselişle başlayarak varil başına 80 dolara doğru ilerliyor.
Brent petrol, pazartesi günü varil başına 79 doları aşarak Ekim 2018’den bu yana en yüksek seviyeye tırmandı. ABD’deki stoklar üç yılın en düşük seviyelerine yakın bir seyir izlerken doğalgaz fiyatlarında yaşanan yükseliş de petrol için talep görünümünü iyileştiriyor.
Goldman Sachs ise piyasadaki dengesizliğin beklediklerinden daha güçlü olduğunu belirterek yıl sonu Brent petrol fiyat tahminini 80 dolardan 90 dolara çıkardı.
İngiltere’de Brexit’in de etkisi ile yeterli kamyon şoförü bulunmaması sebebiyle haftasonu benzin istasyonları ve süpermarketlerde kuyruklar oluştuğu görüldü. İngiltere Başbakanı Boris Johnson, Brexit düzenlemelerinden geri adım atarak kamyon şoförlerine vize şartlarının gevşetileceğini açıkladı. Ayrıca ordudan da lojistik konusunda yardım istenecek.
Artan enerji fiyatları ve girdi maliyetleri sebebiyle Çin’de ülke çapında alüminyum, tekstil ve soya işleme gibi büyük fabrikaların faaliyetlerini azaltması veya durdurulması emri verildi. Çin’de 23 eyaletin neredeyse yarısı “enerji yoğunluğu” hedeflerinin altında kaldı. Enerji krizi yaşayabilecek eyaletler arasında sanayi eyaletleri Jiangsu, Zhejiang ve Guangdong da bulunuyor.

Kasım vadeli Batı Teksas Petrolü, Nymex piyasasında yüzde 1,4 yükselişle varil başına 75 doların üzerine çıktı.
Kasım vadeli Brent petrol, Londra ICE Futures Europe piyasasında yüzde 1,4 yükselişle varil başına 79 doların üzerini gördü.



Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt