Akıllı Tarım, Hassas Tarım Nedir? | Tarım 4.0 Neler Sunuyor?

Tarım 1.0 ile başlayan tarımda teknoloji evrimi Tarım 4.0'a ulaştı. Hayatımıza akıllı, tarım hassas tarım, agtech, agritech gibi kavramlar girdi. Peki bu süreç nasıl başladı, nereye gidiyor? Tarım 4.0 bize neler sunuyor, gelmesi öngörülen Tarım X.0 bizi nerelere götürür? Tüm bu soruları sizler için cevapladık. İyi seyirler.

Video: Medyayı görebilmek için giriş yapınız

yem fiyatlarında artış, besicilikte kazanç?

besicilikte temel yem olan arpa fiyatındaki artış,
öteki yemlerin (yonca,saman, silaj) fiyatlarında da artış olması
beklentisi yarattı...
fiyatlar tam belli olmamakla birlikte,
besicilik bundan nasıl etkilenecek...
besicilik iki evrede değerlendirilebilir,
büyüme safhası
180 kg-225 kg sütten kesilen besi danalarının 400 kg-450 kg ağırlıklara eriştiği,
birinci safha,
400 kg dan 640-680 kg ağırlıklara, yüksek tahıllı rasyonlarla yapılan yemleme,
ikinci safha,

1-arpa fiyatındaki artıştan hangi safha daha çok etkilenir...
2- karkas fiyatı, 43-45 lira olursa, besicilikten elde edilen kazanç makul/yeterli olur mu?

besicilik yapan, deneyimli çiftçilerin fikri, görüşü nedir?

sakız hanım kızlar :)

milletin kocaları tektaş alır,kedi alır köpek alır, ne bileyim çiçek alır,en komiği tencere tava alır, :)
benim sevdiceğim; özel gün beklemeye ne luzum var deliye hergün bayram nasılsa e hatunum da sakızları çok seviyor der ve gider kuzu alır,
tektaş alsa belki 1 günlüğüne sevinirdim sonra geçerdi demir parçası sonuçta yüzüğü öpüp öpüp yüzüklerin efendisindeki golluma benzemeye hiiiiç niyetim yok:)
ama bunlar başka bişey ya :)bunları öpüp öpüp koklasam yine doymam,,
saf kan değiller belki biraz küçükler ama ben bakarım onlara büyütürüm hanım hanımcık kızlar olurlar,

doğum günü,evlilik yıldönümü,tanışma yıldönümü gibi özel günlerde hanımlarınıza tencere tava ütü ve süpürge almayın beyler,
alın böyle güzelliklerden sevinsinler yahu :)

Resimler ve ekler

  • kızlar.jpeg
    kızlar.jpeg
    139.9 KB · Görüntüleme: 59
  • kızlar2.jpeg
    kızlar2.jpeg
    167.2 KB · Görüntüleme: 57
  • kızlar3.jpeg
    kızlar3.jpeg
    185.8 KB · Görüntüleme: 57

Sizce ilaç etkisimi

Arkadaşlar abiler merhaba son yağıştan sonra tarlada kıymetsiz totalde yüzde 3.gibi ara ara bu şekilde nohut var biçimsiz yatayina çok dallı uçları kurumuş gibi cansız göbeğinden yeniden patlayan nohut lar var kalan kısmında hastalık felan hiç bişey yok ilaç etkisimidir acaba doz bindirmesi mi bide bizim oralarda pij Nohut derler böyle bişey mi yardımcı olur musunuz yorumlarınız için şimdiden teşekkürler

Kuraklık ve Şekerpancarı

Herkese merhabalar.
Malumunuz 2021 yılı son derece kurak bir yıl olmakta. Uzun zamandır şekerpancarı ekimi yapmaktayız. Böylesine kurak geçen bir yılda kendi tecrübelerimi 20 yıllık tecrübemle sizlere aktarmak istedim.
Bu yıl özellikle çıkışlarda büyük sıkıntılar yaşayanlar oldu. Ben bu kısımda değilim. Çünkü 21 Nisan günü ektim. Ektiğim günün ardından teknolojiden faydalanıp yağış olmadığını görünce 22 Nisan günü sulama malzememi tarlalarıma dizdim. Görece çok sayılabilecek kadar şekerpancarı ekmekteyim. Yaklaşık 110 dönüm yerimiz var. Tam 8 gün kaymak tabakası yapmadan mini sprink fiskiye kullanarak sulama yaptım. 44 dönümlük bir tarlam ırmak kenarında ve sulama sonucunda mil toprak olduğu için beton gibi sertleşti. Bunu farkedip içinde yüzde 24 kükürt bileşiği (sülfat) bulunan AS gübresinden dekara 10 kg kullanıp toprak yapısında gözle görülür bir yumuşama sağladım. Sonrasında üstten ot ilacı uyguladım. İlaç uygulamasında katlamalı ilaç yapmamaya büyük özen gösterdim. Zira bu kuraklikta pancar zaten streste. Katlamalı ilaç yapanlar ilacın üst üste geldiği yerleri yaktılar ve tekrar ekmek zorunda kaldılar. Pancarda ciddi miktarda kurta rastladım. Hemen ilaçlarımı temin edip, kurtların yüzeye çıktığı akşam saat 9 dan sonra uyguladım ve yüzde 90 başarıya ulaştım. Olabilecek en az kayıpla pancarım ilk 45 günü tamamladı. Bir kez ara çapası yaptım ve bir kez de işçi çapası yapılıyor halen.
Özellikle belirtmek isterim ki, böyle kurak senelerde mutlak suretle intaş sulamasinin yapılması gerekmektedir. Eğer sulama yapamayacak iseniz normalde hiç tavsiye etmem ama çıplak tohum ekiniz ve ekim sonrası üstten merdane uygulayınız. Ayrıca tohumun ekim derinliğinin çok fazla olmamasına dikkat ediniz (2-3 cm).
Sulayacak durumunuz varsa da yağmurlara kanıp tohumu alatavda bırakmayın. Mutlaka yağış derinliğini kontrol edin. Başarılı bir intaş için en az 40mm yağış almak gerekir.
Şekerpancarı ile alakalı herhangi bir sorunuz olursa konu altında sormaktan çekinmeyin. Bilgi paylaşıldıkça artar.
Ek olarak pancarın 40 günlük ve 30 günlük durumlarını paylaşıyorum. İlk fotoğraf 2 Haziran'da, ikinci fotoğraf 23 Mayıs'ta çekilmiştir. Tarla aynıdır.

Resimler ve ekler

  • IMG_20210603_125316.jpg
    IMG_20210603_125316.jpg
    258.2 KB · Görüntüleme: 73
  • IMG_20210523_110416.jpg
    IMG_20210523_110416.jpg
    285.2 KB · Görüntüleme: 68

2021'de hangi ürün ne kadar üretilecek? (TÜİK 1.tahmini - 27 mayıs 2021)

TÜİK'in 27 mayıs 2021'de yayınladığı Bitkisel Üretim 1.tahminini paylaşıyorum.

Nerdeyse üretimimizin %90'nını oluşturan ilk 5 ürünün hepsinde üretim düşüşü olacağı saptanmış.

En çok ürettiğimiz şeker pancarı 23 milyon tondan, 21 milyon tona
Buğday 20,5 milyon tondan, 19 milyon tona
Arpa 8 milyon 300 bin tondan, 7 milyo 800 bin tona
Mısır 6,5 milyon tondan, 6,4 milyon tona
Patates 5,2 milyon tondan, 5,1 milyon tona düşüş yaşayacak.

Bu TÜİK'in tahminleri, Allah herkesin yardımcısı olsun.





tüik 2021 tahminipng.png




İsteyen https://data.tuik.gov.tr/Bulten/Index?p=Bitkisel-Uretim-1.Tahmini-2021-37247 adresindeki tabloları inceleyebilir. Bilgiler buradan alınmıştır.

Virüs ve Bakteri Hastalıklarıyla Genel Mücadele Yöntemleri

Virüs hastalıklarıyla mücadele yöntemleri:

- Virüslerle kimyasal mücadele genel olarak yoktur bu yüzden proglagtik (koruyucu) tedbirler alarak mücadele etmek gerekir. Yine de dezenfaktan amacıyla 2 kimyasal madde kullanılabilir. Ekimden önce tohumların yüzeyi ve ekimden sonra bitki üzerine dezenfekte etmek amacıyla düşük konsantrasyonlarda Hidrojen peroksit ve çamaşır suyu püskürtülebilir.

- Virüsleri taşıyan böceklerle mücadele edilerek bitkiye virüs girişinin vektör yolu bir miktar kontrol altına alınabilir.

- Bitkide yaralanma yapacak tarım ekipmanları, şiddetli rüzgarlar, bakım aletleri, hayvanlar gibi faktörler kontrol edilebilirse ve biraz ütopik olacak fakat bitkide mikroskobik olarak bile yaralanma olmazsa virüsler bitki dokularından içeri giremez.

- Temiz, sertifikalı tohumlulukar, dikim materyalleri kullanılabilir.

- Virüslerin zarar yaptığı dönemler göz önüne alınarak bitkinin ekim/dikim tarihleri değiştirilebilir.

- En önemli mücadele yöntemi olarak ekilecek bitkinin (varsa) virüs hastalıklarına dayanıklı çeşitleri ekilmelidir.

- Toprak ve yaprak analizleri doğrultusunda dayanıklı bitki yetiştirmek. Böylece bitkinin virüsle mücadele edebilme gücü artar ve dokulardaki yaralanmalar azalır.

- Tohumla ve bitki artıklarıyla yayılan virüs hastalıklarında söz konusu iki materyalde bitkisel üretim yapılacak alanda kullanılmamalı, bitki artıkları tarladan uzaklaştırılı yakılmalıdır.

- Bir sonraki sene hastalığın görüldüğü tarlada o virüsün konukçusu olmayan bir bitki yetiştirmek.

Örnek virüs hastalığı: Buğdayda sarı cücelik

1622618573048.png


Örnek Hastalık 2: Buğdayda Mozaik Virüsü

1622618650723.png





Bakteri hastalıklaryıla genel mücadele yöntemleri:

- Temiz, sertifikial tohumlar/fideler kullanmak

- Eğer o bitkinin dayanıklı çeşitleri varsa temin etmek

- En önemli vektörleri olan böceklerle mücadele etmek.

- Bitkide yaralanma yapacak tarım ekipmanları, şiddetli rüzgarlar, bakım aletleri, hayvanlar gibi faktörler kontrol edilebilirse ve biraz ütopik olacak fakat bitkide mikroskobik olarak bile yaralanma olmazsa bakteriler yaralı bitki dokularından içeri giremez. Sadece doğal açıklıklardan girmek zorunda kalırlar.

- Bir sonraki sene hastalığın görüldüğü tarlada o bakterinin konukçusu olmayan bir bitki yetiştirmek. Örneğin domateslerde ve biberde solgunluk etmeni olan Clavibacter michiganensis; seneye fasülye ekilirse ve iyi bir yabancı ot mücadelesi yapılırsa konukçu bulamaz ve sonraki senelerde tekrar domates ve biber yetiştirmek için imkan sağlanır.

- Hastalıklı bitki artıklarını toprayıp yakmak ve hastalıklı tohumları üretim yapılacak alanda kullanmamak.

- Dikimi yapılacak fideler bir süre boyunca sıcak su altında bekletilerek tarlaya ekilmeden bakterilerle mücadelesi edilebilir.

- Faydalı virüs ve faydalı bakterileri; zararlı bakterilerin üzerine püskürterek parazit olanın ölmesini sağlamak.

- Bakteriyositleri yeşil aksama püskürtmek veya ekim/dikim öncesinde üreme organlarını dezenfekte etme amaçlı Dithiokarbamat ve Nitro bileşiklerinin olduğu çözelti içine daldırmak. Yeşil aksam ilaçlamasında bakırlı ilaç ve antibiyotikler kullanılmaktadır. Her ikisi de çevre sağlığına zararlıdır. Özellikle antibiyotikler bitki üzerindeki faydalı böcekleri de öldürmektedirler. Yine de antibiyotiklerin kök kanserine (Rhizobium radiobacter) karşı mücadelede etkinliği iyidir.



Örnek Bakteri Hastalığı: Buğdayda Bakteriyel Leke hastalığı

1622618739242.png


Örnek Bakteriyel Hastalık 2: Buğdayda Bakteriyel Çizgi hastalığı
1622618784409.png




KAYNAKLAR:


- Güncan Ahmet ve Poyraz Nuh. Fitopatoloji ders kitabı. 1998

-Prof. Dr. Kubilay Kurtuluş Baştaş hocamızın ders anlatımı.

2. Ürün Soya Yetiştiriciliği ile İthalat Kapatılır, Hayvancılık Rahatlar mı?

Şuan %95 olarak dışa bağımlı olduğumuz Soya fasülyesi, hayvancılıkta, tavuk, balık yeminde ve İnsan yiyeceği olarak kullanılıyor.

%20 yağ oranı ve %40 protein oranı ile çok değerli bir ürün. Hayvanlarda kilo yapıyor.

Son zamanlarda tonu 600$'ı geçmiş bir ürün. (1kg Soya = 5TL civarı)


Video 2018'de çekilmiş.
Konuşan abimiz Adana'nın 90 bin tonluk üretimle Türkiyede üretilen soyanın %60'nı karşıladığını, 2. ürün soya ekimine yeterli desteğin verilmesi ile Türkiyenin ihtiyacının (2 milyon ton) başka illerle birlikte karşılanabileceğini çok güzel anlatıyor.

Tarım bakanlığına konuyu 2018 yılında rapor olarak arz etmişler. Maalesef bu süreçte herhengi bir gelişme olmadı.
Umarız Çiftçimiz ve Hayvancımızın yüzünü güldürecek bu ürün tez zamanda gündeme gelir.

Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Buğdayda %20-30 rekolte kaybı öngörülüyor

21 Mayıs'ta Ulusal bir kanalda konuşan, Selçuk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Süleyman Soylu; üretici gündeminde olan kuraklık ile ilgili konuştu:



"Kesin tahmin yapmak için Mayıs ayının sonunu beklemek gerekiyor ama buğdayda yüzde 20-30 arası rekolte kaybı öngörebiliriz şimdiden. Bu biraz daha artabilir de azalabilir de. Türkiye'nin yıllık iç tüketiminin yaklaşık 18-19 milyon ton. Muhtemelen bu yıl iç tüketimi karşılamak için 2-3 milyon ton buğday açığımız olacak. Buna DİR kapsamındaki ithalatı dahil etmiyorum. Yani sadece iç tüketim için de bu yıl bir miktar dışarıdan alım yapmak zorunda kalacağız gibi görünüyor" dedi.

1622883588167.png

Yeni Elektrikli Traktör Geliyor !

Selçuk Üniversitesi ile fabrikası Konya'da bulunan AHS Anadolu Endüstri Anonim Şirketi arasında elektrikli traktör geliştirilmesine yönelik iş birliği protokolü imzalandı. Ziraat Fakültesi tarafından yürütülecek proje ile firmanın üretmiş olduğu traktörlerin, elektrikli traktör olarak geliştirilmesi ve üniversite-sanayi iş birliğinin artırılması hedefleniyor.

*Sizce yapılacak yeni proje ne zaman, nasıl bir ürün ile tamamlanır?

1622883182360.png


Firmanın ürettiği bazı traktörler:

1622883280853.png


1622883254554.png

Bitkilerde Hastalık Süreçleri

Parazit virüs, bakteri ve fungus türleri bitki bünyesinde önemli hastalıklara neden olur, bunlara "bitki patojenleri" de denir. Esasında bu parazit organizmaların amacı kendi yaşamını sürdürecek besini elde edit, neslini çoğaltmatır; dümnya üzerindeki tüm bitkilere ekonomik zarara uğratıp kıtlık ortaya çıkarmak değildir. Dersimiz olan "Fitopatoloji" nin ana konusu da parazitlerdir.


Bu parazitlerin bitkide hastalandırma kabiliyetine "patojenisite" denir. Her parazitin, her bitkide hastalandırma kabiliyeti farklıdır. Bir parazit bitki üzerinde bulunmasına rağmen tercih etmeme, uygun koşulların bulunmamasından dolayı o bitkiye hiç zarar vermeyebilir, tabi bunun tam tersi; bitkiye zarar vermesi de mümkündür. Şimdi parazitlerin bitkiyi hastalandırma aşamalarına giriş yapalım.


Her bitki paraziti ve hastalık belli bir sıra/düzen içinde olmaktadır ve bu sıranın bozulması söz konusu değildir, aksi iddia edilemez.

1622617692847.png


1) İnokulasyon: Parazit tür ile bitkinin mekanik temas ettiği aşamadır. Bitki zararlısı hayvanlar (başta böcekler), tarım makina ve ekipmanları, su, rüzgar ve hatta farklı bitkileri yapraklarına dokunan insan bile inokulasyona neden olabilir. Parazit ile konukçunun mekanik temasa geçtiği parazitin miktarına inokulum denir. İnokulum virüslerde partiküller, bakterilerde 1 bakteri hücresi, funguslarda ise sporlar, misel ve misel topluluğu olan sklerotium olabilir. İşte bu parazitin bitkiye bulaşmadan önceki beklediği yere İnokulum kaynağı denir. İnokulum kaynakları bitki artıkları veya hastalıklı haldeki bitki, kışlanan bitki veya kışlama materyali olabilir.

1622617832948.png


2) Penetrasyon: Bitki dokusu ile mekanik temas eden patojenin bitki dokularına girme aşamasıdır. Bitki patojenleri topluluğunda başı çeken funguslar bitki dokularına direkt kütikulayı veya hücre duvarını delerek, bitkinin bir nevi burnu olan stoma gibi doğal boşluklarından veya tarım makinaları, parazit bitkiler, böcekler, nematodlar ve diğer parazitler tarafından açılan yaralardan girerler. Diğer parazitler tarafından açılan yararda kural şu şekilde işlemektedir; en büyük fungus olduğu için en büyük yara onun zararında oluşur. Daha sonra delik genişliğinde sırasıyla bakteri ve virüs gelmektedir. Küçük boyutta olan rahatlıkla bir diğerinin açtığı deliklerden girebilir ancak türden türe parazitin büyüklüğünün değiştiğini de unutmamak gerekir. Orta şiddetteki rüzgar bile bitkiler birbirine temas ederek, yaprağın üst kısmındaki kütiküladaki kılları kırabilir, bu da yaralanmaya sebep olur. Bakteriler yine doğal boşluklardan ve yaralanan alanlardan girebilir. Virüsler ise sadece yaralardan girebilmektedir.

1622618049742.png


Yukardaki paragrafta fungusların diğer parazitlerden farklı olarak kütikula ve hücre duvarını delerek giriş yaptığını paylaşmıştık. Şimdi de bunun aşamalarından biraz bahsedelim. Fungun sporu konukçusunun dokularıyla mekanik temas ettikten sonra çimlenerek "hif" yapısını oluşturur. Funguslarda çimlenmenin olabilmesi için yaprak yüzeyinde genel olarak +%70 nem gerekir, çok istisnai funguslar %60 altındaki nemlerde de çimlenebilmektedir. Yine 20-30*C sıcaklıklar da fungus gelişimi için uygundur. Her neyse, hiflere geri dönelim; hifler büyüdükçe fungusun alt kısmında "apresorium" adlı köpük madde çıkar. Köpüğün taban kısmının ucu incelerek topuklu ayakkabı mantığı "penetrasyon peg" i oluşturur. Böylece olası basınç arttırılır ve fungus yukardan daha az güç uygulayarak dokuyu delebilir. Fungusun yukardan az bir hareketi ile doku delinir ve fungus dokuya/hücreye giriş yapar. Böylece fungus hifleri doku/hücre içinde eldiven gibi/kök gibi açılır. Bu aşamada açılan eldivenimsi kısma "hausporium" denir.



3) Enfeksiyon: Penetrasypnun gerçekleşmesiyle bitkinin canlı kısmıyla temasa geçen parazitin bitkiden besin maddeleri teminidir. Parazit tarafından hücre duvarının parçalanması ve hücre suyunun hücreler arası boşluklarda serbest gelmesi için bir takım enzimler salgılanır. Patojenlerin ortama salgıladıkları toksinler ile ilerideki aşamalarda gözde görülebilecek sararlamalar ortaya çıkar. Salgıladıkları antibiyotiklerle hücrenin başta protein sentezi yapmasını engelleyerek, hücrenin daha kolay teslim olmasını sağlar. Salgıladıkları polisakkarit dediğimiz büyük şekerlerle de bitkinin köklerinden toprak üstü dokulara madde ve su geçisini sağlayan iletim demetlerinin de tıkanmasına sebep olup bitkide genel solgunluk ortaya çıkarmaktadırlar. Bitki hücresi de hiç birşey olmamış gibi davranmayacak tabiki, bitki de parazite karşı savaşır. Savaşın galibini genelde çevre şartları belirlemektedir. Yukarı da da belirttiğimiz ideal olan 20-30*C sıcaklıklarda fungusların mücadele gücü önemli ölçüde artmaktadır ancak parazitten parazite çevre istekleri değiştiği için hepsini kapsayacak bir sıcaklık yoktur. Çevre şartlarının dışında bitkinin o parazite karşı toleransı ve çeşidine özgü savunma gücü de bitkinin o çeşide özel avantajlarındandır.



Varsayalım ki parazit tür bu savaştan galip çıktı ve hızla diğer hücrelere yayılıyor. Ancak insan gözü parazitin kısa vadedeki zararını göremez. Aradan zaman geçip, parazit aktivitesi biraz büyüyecek, bitki dokuları zarar görecek ki insan gözü oluşan belirtileri görüp gerekli mücadeleyi yapabilsin. İşte enfeksiyonun başlamasıyla insan gözünün görebileceği ölçüde zarar yapamsı arasındaki süreye "İnkubasyon süresi" denir. Bitki türünden, iklime ve parazit türüne göre bu süre değişmektedir.


1622618208496.png


4) Sporulasyon - Früktifikasyon: Konukçü bitkinin dokularından besin tedarik edip bitkideki sayısınını arttırmasından sonra, konukçunun yakınındaki diğer bitkilere yayılmak için neslini devam ettirecek olan üreme sürecine geçmesidir. Funguslar sporulasyon ile yayılsa da virüs ve bakteride bu tür eşeyli çoğalma söz konusu olmadığı için eğer parazitlerin üremesini genelleştirmek için bir kavram kullanacaksak "früktifikasyon" ifade daha kapsayıcı olmaktadır. Çoğu parazit türünde bu aşamaya geçme süresi değişmektedir, bazı parazitler bitkinin ölüp çürümesini beklemektedirler.




5) Parazitlerin yayılması: Bitkinin bir dokusunda üreme görevini yerine getiren parazitler aynı bitkinin diğer dokularına ve başka bitkilere geçmek için girerken de kullandıkları delikleri/açıklıkları tercih ederler. Rüzgar, böcek, kuş, su , tarım aletleri ile başka doku ve bitkilere yayılabilir. Örneğin pas hastalıkları binlerce kilometre, buğday mozaik virüsü de onlarca kilometre rahatlıkla yayılabilir. Parazitler içerisindeki virüsler konukçusundan çıktıktan sonra aktivitesini durdurur, bu durumda canlı olmadıkları için belli bir zaman sonra tekrar hücresinden besleneceği bir canlı bulamazsa çevre şartlarından etkilenerek zararsız halde geçmektedir. Funguslar da yayılma gerçekleştirkten sonra yeterli sıcaklık ve nemi bekleyip çimlenmektedir. Bakteriler ise yayılma esnasında canlı olduklarından dolayı çevresel faktörler izin verdiği sürece üremelerine devam edebilmektedirler. Kimi zaman ise bazı bakteriler sporları vasıtasıyla kötü çevre şartlarından kendini koruyabilmektedir ancak buradaki sporlar funguslardaki sporlar gibi üreme organı değil, korunma işlevini yerine getirecek organdır.



6) Patojenlerin kışlaması: Patojenin bir zarar verme-beslenme döneminin sona erip, uygun çevre şartlarının gelmesi için bir nevi uykuya dönmesidir. Çevre şartlarından korunup bir sonraki vejetasyon dönemini görebilen patojenler seneye aynı zararı yapabilir. Bu durumu önlemek için hastalıklı bitki artıkları, patojenin konukçusu olan yabancı otlar üretimin yapıldığı alandan uzaklaştırılıp yakılmalıdır.

1622618253072.png



KAYNAKLAR
- Güncan Ahmet ve Poyraz Nuh. Fitopatoloji ders kitabı. 1998
-http://gardenbotanik.blogspot.com /Paraziter Hastalık Etmenleri
-Bostan Hidayet vd. TÜRKİYE’DE TAHILLARDA VERİM VE KALİTE KAYIPLARINA NEDEN OLAN VİRÜS HASTALIKLARI
-Prof. Dr. Kubilay Kurtuluş Baştaş hocamızın ders anlatımı.

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt