Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi, Ekim'de yükseldi

Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) yıllık yüzde 12,64 artarken, aylık yüzde 2,74 yükseldi​


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tarımsal Girdi Fiyat Endeksi (Tarım-GFE) Ekim ayı verilerini yayınladı.

Ekim'de, bir önceki aya göre yüzde 2,74 yükselen ve yıllık bazda yüzde 12,64 artan Endeks, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 10,82 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 8,62 artış gösterdi.

Ana gruplar itibariyle bir önceki aya göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksi yüzde 2,41, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksi yüzde 2,79 artış gösterdi.

Bir önceki yılın aynı ayına göre tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksi yüzde 12,18, tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksi yüzde 15,46 artış gösterdi.

2020 Ekim ayında artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla yüzde 4,04 ile makine bakım masrafları, yüzde 3,71 ile tohum ve dikim materyali ve yüzde 3,68 ile gübre ve toprak geliştiriciler oldu.Aylık bazda en az artış yüzde 0,78 ile tarımsal ilaçlar alt grubunda oldu. Alt gruplar itibariyle, bir önceki aya göre en az artış gösteren diğer alt gruplar ise yüzde 1,46 ile diğer mal ve hizmetler ve yüzde 1,62 ile veteriner harcamaları oldu.

Alt gruplar itibariyle, bir önceki yılın aynı ayına göre en fazla artış sırasıyla yüzde 30,58 ile makine bakım masrafları, yüzde 20,18 ile hayvan yemi alt gruplarında gerçekleşti. Yıllık en fazla azalış yüzde 3,61 ile veteriner harcamaları alt grubunda oldu. Bir önceki yılın aynı ayına göre azalış gösteren diğer alt gruplar ise yüzde 1,16 ile enerji ve yağlar ve yüzde 0,12 ile tohum ve dikim materyali oldu.

RUSYA’NIN TARIMDA ALDIĞI KARARLARIN TÜRKİYE’YE ETKİSİ

Tarım ürünleri dış ticaretinde Türkiye'nin en çok iş yaptığı pazarlardan birisi Rusya. Yaş sebze ve meyvede ihracatçı olarak, buğday başta olmak üzere, tahıl ve yağlı tohumlarda ise ithalatçı olarak bu pazardaki her gelişme bizi yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle Rusya'daki gelişmeleri çok yakından izlemek zorundayız.

Yazar
Ali Ekber Yıldırım
-


bugday-daneleri-696x533.jpg
Türkiye, Rusya'nın en büyük buğday pazarı

Rusya Federasyonu bu günlerde tarım ve gıda ile ilgili çok önemli kararlar alıyor. Bu kararlar Türkiye’yi de yakından ilgilendiriyor. Sadece ilgilendirmekle kalmıyor, tarım ve gıda piyasalarını derinden etkiliyor.

Tarım ürünleri dış ticaretinde Türkiye’nin en çok iş yaptığı pazarlardan birisi Rusya. Yaş sebze ve meyvede ihracatçı olarak, buğday başta olmak üzere, tahıl ve yağlı tohumlarda ise ithalatçı olarak bu pazardaki her gelişme bizi yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle Rusya’daki gelişmeleri çok yakından izlemek zorundayız.

Bugünlerde Rusya’nın en önemli sorunlarından birisi yüksek gıda fiyatları ve buna bağlı olarak artan gıda enflasyonu. Türkiye’de olduğu gibi.

Rusya Federasyonu Başkanı Vladimir Putin geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada gıda fiyatlarındaki artışın üretimle veya koronavirüs salgınıyla ilgisi olmadığını, spekülatörlerin aşırı kar hırsından kaynaklandığını söyledi. Putin, hükümetin gerekli önlemleri almasını istedi.

Bu açıklamalar çok da yabancısı olmadığımız, Türkiye’de sıklıkla duyduğumuz sözler. Türkiye’de daha da ileri gidilerek soğan, patates depolarına baskınlar yapılmıştı.

Türkiye’de bu tür durumlarda hemen ithalat vergileri sıfırlanarak çözüm dışarıda aranıyor. Fiyatı artan ürün ithal edilerek içerde fiyat düşüşü sağlanır. Sorun çözülmüş gibi davranılır. Oysa, ithalatla kısa sürede fiyat düşse de orta ve uzun vadede fiyatlar daha çok artar ve ülke tarımda dışa bağımlı hale gelir.

Tahıl ihracatı kota ve vergi ile kısıtlanıyor​

Rusya ise, ekmek fiyatını düşürmek için buğday ihracatını kısıtlayıcı önlemler alıyor. Amerika, Kanada, Avrupa Birliği’ni geride bırakarak en büyük tahıl ihracatçısı konumuna gelen Rusya, içerdeki fiyatları düşürmek için ihracata kısıtlamalar getiriyor. 2021 yılı 15 Şubat ile 30 Haziran tarihleri arasında yapılacak toplam tahıl ihracatı 17.5 milyon ton ile sınırlandırıldı. Yani tahılda 17.5 milyon ton kota belirlendi. Bu kota aşıldığı taktirde ürünün gümrük kıymetinin yüzde 50’si kadar vergi alınacak. Bu vergi ton başına 100 eurodan az olamayacak. Çavdar, arpa ve mısır ihracatında gümrük vergisi sıfır olarak uygulanırken buğdayda ton başına 25 euro gümrük vergisi alınacak.

Rusya Tarım Ürünleri Denetim Ajansı Rosselhoznadzor’a göre, Rusya’nın tahıl ihracatında Türkiye’nin lider konumu devam ediyor. Türkiye’nin bu yıl Rusya’dan 5.3 milyon ton tahıl alımı yaptığı ifade ediliyor.

Ekmek fiyatlarındaki artışı önlemek için, Rusya, buğday ihracatına kısıtlama veya ek vergi getirdiğinde bu ülkeden en çok buğday ithal eden Türkiye, daha yüksek fiyatlardan buğday aldığı için daha çok döviz ödemek zorunda kalıyor. Türkiye’de de fiyatlar yükseliyor. Bir bakıma Rusya’nın gıda enflasyonu da Türkiye’ye ithal ediliyor.

Yüksek gıda enflasyonu​

Rusya Federasyonu Federal İstatistik Servisi tarafından açıklanan verilere göre; Ocak-Kasım döneminde bazı ürünlerdeki fiyat artışına bakıldığında, toz şekerde yüzde 71.54, ayçiçeği yağında yüzde 23.78, makarnada yüzde 10.45, ekmekte yüzde 6.34 oranında artış oldu. Sadece Kasım ayında toz şeker fiyatı yüzde 8.9, ayçiçeği yağı yüzde 7.4, makarna yüzde 1.3 ve ekmekte ise yüzde 0.9 oranında artış kaydedildi.

Türkiye’de olduğu gibi Rusya’da da gıda enflasyonu normal enflasyonun üzerinde seyrediyor. 2020 yılının Kasım ayında Rusya Federasyonu’nda tüketici enflasyonu yıllık yüzde 4.42 seviyesinde gerçekleşti. Aylık enflasyon ise yüzde 0,71 oldu.

Yıllık gıda enflasyonu yüzde 5.76 olan Rusya’da yaş sebze ve meyvede yıllık fiyat artışı ise yüzde 12.39 oldu.

Şeker, salatalık ve domates ürünleri en çok fiyat artışı yaşanan gıda ürünleri. Üzüm, ayçiçeği yağı ve yumurta ise fiyat artışında dikkat çeken diğer ürünler arasında.

Sabit fiyat uygulaması gündemde​

Ülkede gıda fiyatlarını frenlemek için bazı ürünlerde fiyatların 3 ay süre ile sabitlenmesi gündemde. Rusya Federasyonu Başbakanı Mihail Mişustin, başkanlığında geçen hafta toplanan hükümet, gıda fiyatlarındaki artışların önlenebilmesi amacıyla bazı ürünlerde fiyatların 3 ay sabitlenmesi görüşüldü. Özellikle şeker, ayçiçeği yağı, yaş meyve ve sebze fiyatlarındaki artışa böyle bir formülle fiyat artışı önlenmeye çalışılıyor.

Bu konuda Türkiye’nin deneyiminden yararlanabilirler. Türkiye’de çiğ süt fiyatı 15 Kasım 2019’dan bu litresi 2 lira 30 kuruş olarak sabitlendi. Litre başına yapılan 50 kuruşluk zam bile enflasyonu artırmasın(!) diye 1 Ocak 2021’den itibaren uygulamaya konulacak.

Türkiye’de pancardan elde edilen şekerin satış fiyatları ise 38 aydan bu yana artırılmadı. Sabit tutuluyor. Rusya belki de Türkiye’yi örnek alarak şeker ve ayçiçeği yağının satışlarında sabit fiyat uygulamasına geçebilir.

İthalat kısıtlaması domates fiyatını artırdı​

Rusya, tahılda ihracata kota ve vergi getirirken domates, biber, elma gibi ürünlerde ise ithalatta bazı bölgelere yasak uygulamaya başladı. Türkiye’den Antalya ve İzmir’den biber ve domates ithalatı yasaklandı. Özbekistan, Azerbaycan ve Ermenistan’ın belli bölgelerinde ithalat yasaklandı. Rusya Federasyonu Federal İstatistik Servisi verilerine göre, domatesle ilgili kısıtlama kararları domates fiyatında önemli artışa neden oluyor. Sadece Aralık ayının ilk haftası domatesteki fiyat artışı yüzde 5 oldu.

Ticaret Bakanlığı’nın yayınladığı verilere göre, 8 – 4 Aralık 2020 döneminde Rusya’da yaş meyve sebze ürünlerinin fiyatları ortalama yüzde 3.2 oranında arttı. Fiyatı en çok artan ürünler arasında salatalık yüzde 13.3 ve domates yüzde 6.2 ile ilk sırada.

Türkiye’nin domates kotası 50 bin ton artırıldı​

Domatesteki bu yüksek fiyat artışından sonra Rusya Tarım Bakanlığı, Rus hükümetine Türkiye’nin 200 bin ton olan ihracat kotasını 50 bin ton artışla 250 bin tona çıkarılması önerisinde bulundu. Türkiye’den ithal edilecek domatesle fiyatların düşürülmesi hedefleniyor. Bir kaç gün ara ile önce Antalya ve İzmir’den virüs ve hastalığı gerekçe göstererek domates ve biber ithalatını yasaklayan Rusya, içerdeki fiyatı düşürmek için Türkiye’den domates ithalatını artırma kararı aldı.

Ayçiçeğindeki fiyat artışının faturasını Türkiye de ödüyor​

Rusya’da fiyatı en çok artan ürünlerden birisi bizimde ithalatını yaptığımız ayçiçeği tohumu ve ham yağ. Kuraklığa bağlı olarak üretimin azalması ayçiçeği tohumu, ham yağ ve piyasada ayçiçeği yağı fiyatı artıyor.

Ayçiçeğinde dünyanın en büyük ithalatçısı konumunda olan Türkiye, artan bu fiyatlardan olumsuz etkileniyor ve daha pahalıya ham madde ithal ediyor. Bu da raflara yine zam olarak yansıyor. Türkiye, Rusya veya başka ülkelerde artan ayçiçeği tohumu, ham yağ ithalatı yaparken aslında gıda enflasyonu da ithal ediyor.

Rusya, Türkiye’nin gıda ithalatında ilk sırada​

Rusya Federasyonu Türkiye’nin tarım ve gıda ürünleri ithalatında ilk sırada yer alırken, ihracatında ise 3.sırada.Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) tarafından Türkiye İstatistik Kurumu verilerinden yararlanılarak hazırlanan rapora göre, 2020 yılı Ocak-Ekim döneminde tarım, gıda ve içecek sektörü 16.6 milyar dolar ihracat, 12.8 milyar dolar ithalat gerçekleştirdi. Rusya, ithalatta ve ihracatta Türkiye’nin en önemli partneri konumunda.

Bu yılın ilk 10 aylık döneminde en çok ihracat yapılan ülke 2 milyar 356 milyon dolar ile Irak olurken, Almanya’ya 1 milyar 356 milyon dolar, Rusya’ya ise 979 milyon dolar tarım, gıda ve içecek ihracatı gerçekleştirildi. Aynı dönemde ithalatta ise Rusya Federasyonu ilk sırada. İlk 10 ayda Türkiye, Rusya’dan 2 milyar 445 milyon dolar değerinde gıda,tarım ve içecek ithalatı yaptı. Rusya’dan sonra en çok ithalat yapılan ikinci ülke 1 milyar 198 milyon dolar ile Brezilya olurken, 764 milyon dolarlık ithalatla Amerika Birleşik Devletleri üçüncü sırada yer aldı.

Rusya’dan en çok ithal edilen ürünler arasında buğday, ayçiçeği yağı ve ayçiçeği tohumu ilk sıralarda. İhracatımızda ise mandalina, şeftali, domates gibi yaş meyve ve sebze ürünleri var.

Özetle, dış ticarette Türkiye’nin en önemli partneri konumundaki Rusya’da tarım ve gıda konusunda atılan her adım, yapılan her açıklama bizi de yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle yakından izlenmesi gerekiyor. Kendi adıma Rusya ile ilgili gelişmeleri, türkrus adlı internet sitesinden, sputnik ve Ticaret Bakanlığımızın sayfasından takip ediyorum. Bu yazıda da bu kaynaklardan yararlandım.

  • Soru
Mazot deposu

Selamın aleyküm geçen yıl aldığımız 1 tonluk plastik deponun içinde kurumuş boya kalıntısı vardı en az 10 defa deterjan ve ilaçlı suyla yıkadık hatta yıkamacıda basınçlı suyla yıkadık fakat içinde kısım kısım zar şeklinde kalıntılar var. Bundaki mazotu birkaç kez 640 ta ve TD de kullandık bi sorun olmadı acaba Claas'a süzerek koysam bı sıkıntı olurmu fikirleriniz neler ?

MF 3625 vs 2635 basit kıyaslama

2635 le 3625 kıyaslıyorum;

2. el piyasaları birbirine yakın

3625 shuttle + agco sisu motor çoğu yönden üstün

2635 yalnızca 4 silindir, 3625 ise 3

2. el piyasasının birbirine yakın olmasını sadece silindir sayısına bağlayabilir miyiz sizce? Bana garip geldi.


Bu yüzden şu konu kafama takıldı

MF 6616 ve NH T7.185 Bir Arada

6 sınıfının gözdelerinden olan 6600 serisi ile 7 sınıfında sözü geçen T7 serisinin aynı tork ve beygir gücünde traktörleri toprak işlemesi yaparken test edilmiş. Farklı olan şeyler; sınıf farkı gereğince ek ağırlık ve T7'nin 6 silindir olması.

Peki sizce Massey Ferguson'un 7 sınıfı,6 silindir ve daha ağır bir traktörü ile aynı karşılaştırma yapılsaydı sonuç ne olurdu? Siz değerli üyelerimiz ve varsa kullanıcılarının yorumlarını bekliyoruz.

Aşağıdaki videodan Türkçe olarak izleyebilirsiniz.
Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Sertifikalı Tohum Desteklemelerindeki Oyun

Geçen sene verdiğimiz sertifikalı tohum kullanım desteğinde bi oyun yapmışlar.
8tl olan desteği iki katına çıkarttık diyorlar ama iki katı olarak vermiyorlar.
Örneğin
1000 kg tohum için eskiden dekara 20kg olarak hesap ediyorduk.
1000kg/20kg=50dekar yapıyordu açıklanan destekleme miktarına göre 16tl dekarda ödemesi vardı 50x16=800tl yapmalıydı ama çıkan icmalde dekara ekilebilecek ürünü 23kg'a çıkartmışlar .
1000kg/23kg=43.4dekar yapıyor 43.4x16=694tl
Kısacası 1000 kg tohum alan çiftçinin 106tl'sı kayboldu
Az miktarda çok belli olmuyor ama aldığınız tohum miktarı arttıkça o oranda zararı daha iyi hissedeceksiniz.
%4 kesintisi dahil değildir ayrıca bankaya para yatınca o da kesilecektir.

Traktor duman atması

Arkadaşlar mf 135 traktor böyle duman atıyor eskiden max 1-2 karış siyah atıyordu simdi sadece beyaz atıyor ben aldığım yakıttan şüpheleniyorum sizce nedendir motor ısınıncada basarsam aynı sekilde duman atıyor bilen varsa yazabilirmi birde bu tur eski traktorlere normal dizelmi alınması lazım yoksa euro yakıtmı ben normal dizel kullanıyordum babam euro koymuştu 50tl lik ben ondan sonra 50 tl normal koydum ondan olurmu bilen varsa yaza bilirmi birde yavaşca basarsam atmıyor birden sıkıştırınca atıyor devrine gelince kesiyor

Gelecek 10 yılda Avrupa'nın tarımı nasıl şekillenecek?

  • Soru
Arsalarımızın tapuları iptal edilebilir mi?

Selam arkadaşlar.bundan 15 yıl önce köyümüzde muhtarlık tarafından arsa dağıtımı yapıldı.şuan onların üzerine herhangi bir yapılaşma yapılmadığı için özel idare tarafından iptali gerçekleşeceği yönünde vatandaşlara bilgi veriliyor .yani ödemeleri yapılmış tapu evrakları olan arsalarımıza bu işlem yapılabilir mi ? Aynı zamanda tüm türkiyede bu işlemin yapıldığı söyleniyor .bilgisi olanlar yardımcı olabilir mi? Teşekkür ederim .

Bu parçanın adı nedir? Hidrolik damper valfinin orada

Selamün aleyküm

Geçenlerde traktörümüz çekmediği için, emanet traktörle birkaç dönüm yer sürdük. Sürerken nasıl olduysa alttaki parça kırılmış. Kırılan bu parçayı nasıl bulabiliriz? Adını, kodunu bilen?

20201221_185251.jpg
IMG-20201218-WA0007.jpeg
IMG-20201218-WA0009.jpg


Parçayı sanayii de bulamadık, serviste de yoktu. Yıl sonu fabrika sayıma girmiş, parça siparişini yılbaşından sonra isteyebilirlermiş.

Parça numarasını aldım, başka ilde bulduk. Getirdik ama parça uymadı, ya parça numarası yanlış yada model farkından kaynaklı uymadı

GÜBRE TERCİHLERİ

Arkadaşlar sizinde bildiğiniz gibi artık çağımızda her ürüne internet aracılığıyla ulaşmak mümkün. Fakat Bu konuda bence en şanssız kesim yine üreticiler..Mesela gübre firmalarının internet sitesine giriyorsun bakıyorsun yeni bir ürün çıkmış. Sipariş veremiyorsun bayiye gidiyorsun bayinin henüz o üründen haberi bile yok..t.kredi kooperatif inie gidiyorsun ondan bizde yok falan filan...Yani bişeyler üretmek için son gelişmeleri yenilikleri takip de etsen onu denemek kullanmak istesen o ürüne ulaşmak çok zor..Bence bu konuda bişeyler yapılmali...

CASELLİ EUROPA TEK DİNGİL 6T 3 YANA DEVİRMELİ RÖMORK TANITIM

Selamün Aleyküm arkadaşlar, yeni aldığımız caselli marka römorku, dilim döndüğünce tanıtmak istedim, almaya niyetlendiğimde çok araştırdım ancak, bu şekilde bi video bulamadım, bu yüzden böyle bi içerik hazırlamak istedim. Medyayı görebilmek için giriş yapınız Medyayı görebilmek için giriş yapınız

Cover Crops - Örtü Bitkilerinin Toprak Verimliliğine Etkisi

Örtü bitkileri;
-Toprağın sürekli boş kalmasından dolayı oluşan nem kabını, rüzgar erozyonunu ve yüzey akışı fazla olan sert topraklarda şiddetli yağışlardan dolayı oluşan su erozyonununu önler. Kullanılan örtü bitkisinin ekim sıklığı ve kazık köklü veya saçak köklü olması faydayı etkiler. Soğuk sonbahar ve kış aylarında bile gelişimini sürdürebilecek ürünler tercih edilmelidir. Özellikle çavdar bu amaca hizmet eder. En çok kullanılan yöntem biçim yapmadan direkt ekimdir. Bahar aylarında yem bitkisi ihtiyacınızı karşılamak amacıyla yeşile biçimde yapabilirsiniz. Bahar aylarında yeşile en erken biçilen mahsül olduğu için en 2.ekimde zaman kazanarak bahar yağışlarından yararlanabilirsiniz. Ancak az sonra belirteceğimiz yararların tam olarak sağlanması ve 2.ekim sürecinin dahada kısaltılıp, 1.ekim sürecinde ekim yapılabilmekte ve yağışlarının çoğunu ekilecek ana ürüne kaydırmak için direkt ekim önerilmektedir. İstenilirse sap parçalama makinaları kullanıldıktan sonra da ekim yapılabilir.
Header, rolling and planting at Rock Springs.jpg
55979_original.jpg


- Toprağın boş kalma süresinin azaltılması, kök ve yeşil aksamın toprağın yüzeyinde veya ilk 10cm'sinde kalması organik bir ortam oluşturmakta; solucanların ve mikroorganizmaların bu organik materyalleri parçalamasına yardımcı olup, toprak canlılığının ratmasına yardımcı olmaktadır. Böylece organik madde artışı, verilen suni gübrelerin daha hızlı bitki tarafından alınacak formlara indirgenmesi, güneşten gelen UV ışınların engellenmesine ve köklerin oksijene rahat ulaşmasını sağlayacak hafif boşluklu yapının oluşmasını sağlar. Organik madde artışı ilede özellikle agregatlaşma ( organik madde ile toprağın fiziksel en küçük yapıları yapışarak, su geçirgenliği yüksek ve daha kolay sürülen bir toprak elde ederiz. Kaba bir hesap yapalım. Toprağın 25cm'sinde tarıma elverişli toprak olduğunu ve toprağın ölgül külesinin 1,25kg/1 lt olduğunu göz önüne alırsak; 1000m2'de 300 ton civarında toprak vardır diyebiliriz. Organik maddenin %1 arttırılması için 3 ton saf organik maddeye ihtiyaç vardır. Bitkilerin %90 organik ve %10 inorganik kimyasal yapıdan oluştuğunu düşünürsek, 1 birim organik madde artışı için 3,3ton kuru madde olarak bitki artığı ile amacımıza ulaşmış oluruz. Ayrıca çiftlik gübresininde %50 civarındaki organik yapısını dikkate alarak da bu rakamlar hesaplanabilir. Ancak çiftlik gübresinden farklı olaarak, yeşil gübreleme/örtü bitkilerinin pH'ı düşürmede daha kalıcı sonuçlar verdiği bilinmektedir. Başta örtü bitkileri ve çiftlik gübresi artıklarının ayrışması uygun nem ve sıcaklıkta artar. Ancak atıklardaki yüksek C/N oranı ayrışmayı yavaşlatmaktadır. Ayrıca azotun minarelizasyonunda da etkili olmaktadırlar. Örtü bitkilerinin/ yeşil gübre bitkilerinin C/N oranı 25:1'den düşükse organik ve amonyum azotunun nitrata indirgenme hızı artar. Mısırdan önce ekilen fiğin C/N oranı 10-20:1 olduğu için ayrışma hızlıdır. Mısırdan önce buğday ve çavdar ekildiyse, ayrışma yavaş olmaktadır.
earthwormsinhand.jpg


cover_crop2.jpg


- Örtü bitkileri gelişirken toprak üzerinde oluşturdukları fiziksel rekabet ve topraktaki fiziksel ve kimyasal rekabet sayesinde yabancı otların çimlenmesini ve gelişimini önler, bunun kimyasal kısmına "Allelopati" denir.Örtü bitkierlinden fiğ; kaz ayağı, sarı tüylü darı, sarı topalak, tarla sarmaşığı ile çavdar; kaz ayağı, kırmızı köklü tilki kuyruğu ile buğday; tarla sarmaşığı ile Allelopatik olarak savaşır. Özellikle tilki kuyruğu tohumları toprakta uzun yıllar kaldırklarından ve çıkışlarından sonra kimyasal mücadelesi zor olduğundan dolayı örtü bitkileri sayesinde mücadele etmek göz ardı edilmemeli. Smeda ve Weller 1996'da yaptıkları araştırmada, çavdarın yem bitkisi olarak biçimden sonraki 8 haftaya kadar Allelopatik etkisinin yabancı otlarda sürdüğünü görmüştür. Böylece eğer 2.ekim olarak mısır tarımı yapılacaksa; bu 8.haftaya kadar mısır krtitik gelişim dönemine girerek sonradan çıkan yabancı otlarlada toprak üzerindeki fiziksel yapısı sayesinde rekabet etmiş olur. Geleneksel yöntemlerde erken bahar döneminde dikey işleme ile yabancı ot kontrol edilirken su kaybıda gözlenir. Ek amortisman ve yakıt maliyetleri de söz konusudur.
allelopati.jpg

- Örtü bitkilerinin hastalık yapıcı mikroorganizmalar ( patojenler) üzerine olumlu/olumsuz/ sıfır etkileri olabilir. Bu etkiler patojen türüne ve gelişim dönemine göre farklılık gösterebilir. Bundan dolayı ekilecek örtü bitkisi ve bölgede görülen hastalıklar dikkate alınıp detaylı bir araştırma yapılabilir. Cruciferae (turpgiller) familyasındaki bazı örtü bitkileri, toprakta patojen yoğunluğunu azaltır. Kök-ur nematodlarının çok fazla konukçuya sahip olması nedeniyle özellikle kumlu topraklarda riskleri vardır. Yem börülcesi, lüpen, kadife fasulyesi ise kök ur nematodlarını azaltmaktırken; Amarillo yer fıstığı arttırır. Kolza/kanola ise çoğu parazit nematodu engellemektedir. Henüz bu konuda detaylı bilgiler araştırılıyor.
BCNfemales.jpg
-Örtü bitkileri, çoğu bitki gibi hem zararlı hem yararlı böcekleri kendine çeker. Yetişticilecek ana bitki ve çevre koşullarına bilgimizi adapte edersek, böceklerle de kimyasal savaş olmadan savaşabiliriz. Mesela ana ürün olarak domates yetiştirilecek tarlalarda çavdarın örtü bitkisi olara kullanımı Mısır yuvarlak kurdu (Helicoverpa zea) zaranını engellerken, kımıl zararını arttırmaktadır. Elma bahçelerinde baklagil bitki örtüsünün kullanımı,elma iç kurdu zararını azaltmaktadır. Ceviz bahçelerinde ise tahıl örtüsünün erken dönemde yaprak bitlerine konukçuluk yapmaması için biçilmesi tavsiye edilmektedir.Sebze yetiştiriciliğinde zararlı böcekler henüz ortada yokken, ötrü bitkileri salgıladıkları böcek çekici hormonları , nektar ve çiçek tozları ile faydalı böcekleri üzerlerine toplamaktadırlar. Böylece faydalı böcekler tarafından bitki gelişimi desteklenir ve zararlı böcekler geldiğinde faydalı böcekler, ortamı kaybetmemek için zararlılarla savaşır. Domates yetiştiriciliğinde fiğ ve üçgül örtüsünün kulanımı büyük gözlü tahta kuruları ve gelin böcekler gibi faydalı böcekleri tarlaya çekmektedir. Meyve ağaçlarının çiçek tozları ise tarlaya "avcı akar" çeker. Avcı akarlar hem çiçek tozları ile hemde meyve ağaçlarına direkt zarar veren diğer akarları yiyerek beslenir. Turunçgil ve avakado bahçelerinde gözlemlenir.

Ayrıca yeni yeni yaygınlaşan feromon tuzakları böceklerle mücadelede yavaş yavaş kimyasal mücadelenin yerini alarak daha sağlıklı ürünler yetiştirmemize olanak sağlıyor.

53948_original.jpg

- Örtü veya yeşil gübreleme amacıyla ekilen baklagiller, eğer toprakta azot miktarı azsa "Rhizobium" bakterileri ile bir alışveriş yapar. Bakteriler, toprak içindeki boşluklardan geçen/ son işlemede depolanmış havadaki serbest azotu (N2) toprağa fikse eder. Bu serbest azotu da sadece baklagiller topraktan alıp kullanabilir. Böylece yabancı otlarında bu azottan yararlanması doğal olarak engellenir ve yabancı ot mücadelesi de dolaylı olarak yapılmış olur. Baklagiller ise onlara bunujn karşılığında glikoz verir. Buna win-win yani simbiyotik ilişki denir. Baklagillerin örtü bitkileri olarak kullanıldığında kuruduktan sonra köklerindeki yarayışlı azot toprağa katkı sağlasa da, bitki yeşil aksamını kurutmadan, toprağın fazla derinlerine bitki artıklarına vermemesi gereken dik rotovatör veya diskaro ile karıştırılması gerekir. Eğer herhangi bir yeşil gübreleme bitkisi sararıp kurursa, hücrelerinde selüloz oranı artar, azot oranı düşer. Bu yüzden gübreleme tam amacıyla yapılmamış olur.

mbt213517-fig-0001-m.jpg


Yaygın olarak kullanılan örtü bitkileri ise fiğ,üçgül, yem bezelyesi, çavdar, arpa, buğday, soya fasülyesi, sorgumdur.

(Özeker ve Ulutürk, 2006) : Organik Tarımda Örtü Bitkilerinin Kullanımı, Elmas ÖZEKER veMine ULUTÜRK. Ege Üniv. Ziraat Fak. Derg., 2006, 43(2):153-164 ISSN 1018-8851

Süt desteği & buzağı desteği nasıl alınır?

Merhaba arkadaşlar.
Askerliğim var geldikten sonra nasipse süt hayvancılığına başlamayı düşünüyorum.

İthal simental gebe düve alarak başlamayı planlıyorum.

Sütü perakende satış imkanım var.


Ahır var fakat ruhsatı yok, nasıl ruhsat alırım?

Buzagı desteği nasıl alınır?

Süt desteği nasıl alınır?

Büyükbaş hayvancılık yapanların herhangi bir belgesi, sertifikası oluyor mu varsa nereden alırım? Şartları nedir?

Filtrele


Hakkımızda

TrakKulüp, içinde 100.000'den fazla konuyu, 1.300.000'den fazla mesajı barındıran Türkiye'nin ilk ve en büyük traktör, tarım ekipmanları ve çiftçilik paylaşım sitesidir. 86.000 üyemiz gibi sizi de aramızda görmek isteriz.
Üst Alt